Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek 21 gün halka 'zararlı' denen suyu içirmiş.
Gökçek, Büyükşehir Belediyesi Basın merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Kızılırmak'tan verilen suyunun son derece kaliteli ve sağlıklı bir su olduğunu söyledi. Ankaralı'nın 21 gündür Kesikköprü'den gelen Kızılırmak suyunu içtiğini bildiren Gökçek, "Kimse de bunun farkına varmadı. İshal vakaları da artmadı" dedi.
Bu durumu önceden duyurmaları halinde, bazı sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi partilerin toplantılar düzenleyerek, ishal vakaları görüldüğü yönünde açıklamalarda bulunacağını öne süren Gökçek, "Bazı sivil toplum örgütlerinin bu durumu istismar ederek, ajitasyon yapmasını engellemek için bu gecikmiş açıklamayı yapıyorum. Ankaralılara hayırlı olsun. Böyle bir yola başvurduğum için halktan özür diliyorum" dedi.
[B]-"GÜNLÜK OLARAK 20 FARKLI BÖLGEDEN SU ÖRNEKLERİ ALINARAK TAHLİLLER YAPILIYOR"[/B]
Gökçek, Kızılırmak suyunun kalitesinin içilebilir olduğunu vurgulayarak 20 farklı bölgeden her gün alınan suyun günlük olarak tahlil edildiğini ve sonuçların ASKİ'nin internet sitesinde paylaşıldığını ifade etti. Ankara'da içilen suların sağlıksız olduğu iddialarını "ideolojik" açıklamalar olarak kabul ettiğini söyleyen Gökçek, "Bu açıklamadan sonra da benzer çarpıtıcı açıklamalar gelecektir" dedi. İvedik Su Arıtma Tesisi'nin resmi açılışının yakın bir zamanda yapılacağını bildiren Gökçek, sudaki sülfat oranının iddia edildiğinin aksine standartlar dahilinde olduğunu savundu. Kızılırmak Projesi'nin 12 ayda bitirilmesinin önemini vurgulayan Gökçek "Bu tür yapılan işi karalayıcı iddialar her zaman olacaktır. Halkına sağlıksız su vermesi için bir belediye başkanının hain olması lazımdır" şeklinde konuştu.
[B]-"İSHAL VAKALARININ NEDENİ SU DEĞİL"[/B]
Konya, Kırşehir ve Şereflikoçhisar'daki ishal salgını ile ilgili tartışmalara katılan Gökçek, "İshal salgınının nedeni Norovirüs adlı bir virüstür. Yaptığımız araştırmalar sonucunda zannedildiğinin aksine ishal salgınının nedeni su değil norovirüstür" dedi.
(Haber)
Kızılırmak suyuna ne tür ağır sanayi atıklarının atıldığını, Kızılırmağın kıyısında koyunlarını otlatan köydeki çoban bile biliyor. İçme suyu tadının hatırı sayılır derecede değiştiği Ankara'da içme suyu satışları patladı!
"Yanlış politikalar", daha doğrusu "olmayan politikalar" sonucunda kirli Kızılırmak suyunun Ankara'ya dağıtılması, Melih Gökçeğin sırtından geçindiği, içme suyu satın alama parası dahi olmayan fakir halkın özellikle de uzun vadede kanser olması demektir...
Bundan yıllar önce televizyonda izlediğim bir habere göre Japonya'da bir siyasetçi halkına verdiği sözü bir iki gün geciktirdi diye herkesin ortasında kafasına bir kurşun sıkarak intihar etmişti...
Haydi düşünelim...
Melih Gökçek Avrupa'da ya da örneğin Japonya'da olsaydı, bir de, çok zor bunu hayal etmesi biliyorum lakin, diyelim ki "görev bilinci olan, sorumluluk sahibi bir siyasetçi" olsaydı, çoluk çocuk, genç yaşlı 3 buçuk milyon nüfuslu Ankara insanını en tabi ihtiyacı olan "sağlıklı su içmekten" aylarca hatta yıllarca mahrum ettiği için bu durumda ne yapması gerekirdi?
Hayal bile edemiyorum...