Ankara’da 2010 yılında Atatürk Koşusunun yapılmasına güzergâh vermeyerek engel olan, 2011’de bu koşuyu Anıttepe güzergâhına sıkıştırarak Cumhuriyet ve Atatürk ile hesaplaşmasını sürdüren zihniyet, 2012’de de 19 Mayıs Törenleri’ne kısıtlamalar getirerek Cumhuriyet ve değerleriyle savaşına kaldığı yerden devam ediyor.
Mazlum-Der, İHH, Hikmet Vakfı, Özgür-Der, Akabe Vakfı, Fatih Akıncılar Derneği gibi sözde İslam’ın savunucusu ama Efendimiz Muhammed Mustafa (SAV)’in ’Vatan sevgisi imandan gelir’ hadisinden bihaber derneklerin, emperyalistlerin ve ihanet içinde olanların faaliyetlerine katkısı 2012’de de devam etmekte. Bu dernekler 32 kişilik heyetle, dua etmek ve taziyelerde bulunmak üzere Uludere’ye gittiler. Döndüklerinde yaptıkları basın açıklaması ile ’Tazminattan önce resmi özür bekliyoruz, Kaymakamımızı dövmekten tutuklu kişilerin mazur görülmesini ve serbest bırakılmasını; Denktaş’ın ölümüyle yarıya indirilen bayrakların gölgesi altında Denktaş güzellemeleriyle meşgul olan devletin ve medyanın, Uludere’de öldürülenlerin ailelerinden özür dilemesini bekliyoruz’ açıklamaları İslam adına hareket ettiğini söyleyen bu dernekler için utanç vericiydi.
Beni bir korku sardı!..
PKK, KCK ve Öcalan cephesinde de 2012’de bildiğimiz süreç devam ediyor. İzmir ve İstanbul’da PKK’ya ait patlayıcı ele geçirildi. Öcalan’ın İmralı’da ailesi ile görüşmek istemediği haberi geldi yüreğimiz burkuldu vah vah dedik. Karayılan çıktı ’Habur’u Erdoğan istedi, 5 yıldır devlet yetkilileri ile görüşüyoruz’ açıklamaları ile zaten hepimizin bildiği emin olduğu ama Sayın Başbakan ve ekibinin sürekli yalanladığı gerçekler birinci ağızdan itiraf edilmiş oldu.
Sonunda Kopenhag Mahkemesi Roj TV’nin ’terör örgütünün yayın organı olması gerekçesiyle kanalın uydu yayınının kesilmesine karar verdi. Beni bir korku sardı şimdi Roj TV’nin işsiz kalan çalışanlarını ’açılım sürecine katkı sağlamak’ adına TRT6 ’da çalıştırmaya başlarlarsa diye.
Komşu ülkelerimizle ilişkilerimiz de 2011’i aratmayacak kadar kötü seyretmeye devam ediyor. Suriye ve İran ile yaşadıklarımız ortada; Fransa ve AB üyesi ülkeler onların sözcüleri Ermeni Sorununu kaşımaya devam ediyorlar; Yunanistan’da Rodos’taki elçilik binamıza saldırıda bulunuldu, Irak Başbakanı Maliki ve Türk Hükümeti arasında restleşmeler devam ediyor, Türkiye’nin Bağdat elçiliğine roketatarla saldırı düzenleniyor. Yani ’Dış Politika’da Sıfır Sorun’ politikamız da büyük bir başarıyla 2012’de de devam etmekte.
Hepsi... Hepsi bir arada!
Hrant Dink’in öldürülmesi olayının yıldönümünü fırsat bilen sağcı, solcu, İslamcı, PKK’lı, KCK’lı, Mazlum-Der’li, Komünist Partili... Hepsi Hrant, hepsi Ermeni olabilmeyi başarmış, ama asla Türk gibi düşünüp, hissedip yaşamayı başaramamış; normalde bir akşam yemeğinde bir araya gelseler birbirlerini boğacak isimler, ’Katil devlet hesap verecek’ sloganı etrafında Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık noktasında birleşmişlerdi yine. Aralarında bir isim benim için çok dikkat çekiciydi, şaşırmadım desem yalan olur... Albay Dursun Çiçek’in kızı ve avukatı İ.Çiçek’in de bu toplulukla aynı söylemleri dile getirmesi anlaşılır gibi değil bence. Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğüne, etnik yapısına zarar veren eylemlerde görmeye alışkın olduğumuz bu kişi ve kurumları bir kez de Hocalı Katliamını, 20 Ocak Yanvar Katliamını, Asala terörünün katlettiği şehit diplomatlarımızı, şehit olan askerlerimizi anarken ve bu milli konularda protestoda bulunurken görsek de iyi niyet ve demokrasi âşıklıklarının doğru olduğuna inanmak için bir sebebimiz olsa.
YENİÇAĞ GAZETESİ
ASLI KILIÇ DEMİRCAN
2012 yılında da ihanet tam gaz...
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA