You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular

12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular

Junior Member
12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
(Not: Bu yazı Sevgili üstad NAKİ BAKIR 'A AİTTİR... Bana, bu yazıyı paylaşmam konusunda yardımını esirgemediği için, teşekkürümü borç bilirim)

[B]****


1) 12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
[/B]


"Alevi-İslam"cıların yolundan gittiklerini iddia ettikleri 12 imamdan beşincisi olan İmam Muhammed Bakır, Peygamber’in abdest alışını fiili olarak şöyle tarif ediyor:

İmam, su dolu bir kap istedi. Önce ellerini yıkadı, sonra kabdan bir avuç su aldı, onunla yüzünün üst tarafından aşağıya doğru çekerek yüzünü yıkadı. Sonra bir avuç su alıp, dirsekten parmak uçlarına kadar sağ kolunu yıkadı. Sol kolunu da aynı şekilde yıkadı. Sonra, elindeki kalan ıslaklık ile başının ön tarafından bir kısmını meshetti, yine ellerinin ıslaklığı ile parmak uçlarından kaab kemiklerine (bilek hizasına) kadar ayaklarını meshetti.” (Furu-u kafi; c.3, s.24)

Peygamber buyuruyor ki: “Namaz dinin direğidir.”
….. Namazın ne olduğunu bilmeden kılan bir insanın (yaptığı ibadet) At’ın seten etrafında dönmesi gibidir. (Sefine tul – Bihar)

Fatma buyuruyor ki: “Allah, namazı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı

İmam Muhammed Bakır buyuruyor ki: “Allah’ın kullarından soracağı ilk sual beş vakit namazdır.

İmam Cafer Sadık buyuruyor ki: “Allah (Kitabında) Gerçekten namazı mümin olasınız diye kitapta bildirdik, işte mü-min için en büyük farz budur.”

İmam Muhammed Taki buyuruyor ki: “[B]Beş vakit namaz tıpkı bir nehirde gusül etmek gibidir. Nehir insanın dışını, Namaz ise içini temizler[/B].” (Vesaül Şia, C:4, Kitabı Salat)

İmam Mehdi buyuruyor ki: “Hiçbir şey namaz kadar şeytanın burnunu yere sürtmez, öyleyse namaz kıl, şeytanın burnunu yere sürt.” (Bihar, C:53, Sh:182)

[B]Sorular:[/B]

-Peygamberin namaz esnasında secdedeyken, sırtına çıkan Hasan ve Hüseyin’i üzmemek için onlar sırtından ininceye kadar secdeyi uzattığını duymadınız mı?

-Peygamber arkasında Ali ile birlikte namaz kılarken onları gören babası Ebu Talib’in diğer oğlu Cafer Tayyara: “Git sen de diğer kanadında namaz kıl” dediğinden haberiniz yok mu?

-Uhud harbi sırasında Ali’nin ayağına saplanan oku namaz esnasında çıkardıkları ve Ali’nin hiçbir acı hissetmediği öyküsünü duymadınız mı?

-Ali, bir savaş sırasında namaz kılmak için hazırlık yapmaya başladığında askerleri: “Şimdi namazın sırası mı ya Ali?" diye sorduklarında Ali’nin: “Biz zaten bunun için savaşmıyor muyuz?” dediğini de mi duymadınız?

-Savaşlarda Müslümanların birbirlerini bekleyerek sırasıyla namaz kıldıklarını bilmiyor musunuz?

-Ali’nin camide öldürüldüğünü de mi bilmiyor musunuz? Bir rivayete göre Sabah namazı esnasında rükudayken kılıç darbesine maruz kaldığını duymadınız mı?

-Hüseyin’in Kerbela’daki dostlarına namazın önemini vurgulamak için: “Meğer bizim kıyamımız (direnişimiz) namazı ayakta tutmak için değil mi?” dediği yalan mı?

-Hüseyin’in Kerbela’da öldürüldü sırada bile namaz kılmakta olduğu, son anlarını namazla geçirdiğinden haberiniz yok mu?

-İmam Cafer Sadık’ın hayatının son anlarında tüm dostlarını yanına çağırarak onlara: “Bizim şefaatimiz namazı hafife alanlara ulaşmayacaktır.” dediğini bilmiyor musunuz?

-İmam Musa Kazım’ın zindandayken sürekli namaz kıldığını ve bu yüzden onunla konuşmak için zindana gelen bir kişinin çok uzun bir süre imamın namazının bitmesini beklediğini anlatan rivayetleri duymadınız mı?

-İmam Rıza’nın bayram namazı kıldırma işini üstlenip bu işe başladığında halkın imama uymasından ve saltanatını kaybedeceğinden korkan sultanın onu yoldan çevirdiğini, izin vermediğini de mi duymadınız?

Not: Bunlar Sünni kaynak falan değildir. Bizzat Ehli Beyt okulu takipçilerinin yani Şia'nın kaynaklarından derlenmiştir.




2) "Alevi İslam"cılara sorular


"Alevi İslam"cılar, "İslamın özü"cüler, "Gerçek İslam biziz"ciler...

Israrla; Aleviliğin kadim geçmişini, ulu ezoterizm çınarının dallarından biri olduğunu yadsıyıp, “Alevilik İslam’dır, İslam’ın özüdür, gerçek İslam’dır” gibi, gerçek Müslümanlar bir yana bu konularda biraz okumuş birinin bile doğru olmadığını anlayacağı, inanmayacağı bir savunma içindesiniz!...


İslam’ın kitabı belli (Kuran). Müslümanlar bunun, Allah kelamı (kelamullah) olduğu, vahiy yoluyla O’nun resulu olan Muhammed’e gönderildiği, Muhammed’in de bu kitaptaki emir ve yasakları ümmetine bildirdiği, uyguladığı ve uygulattığına inanır. Siz bu kitabı kabul ediyor musunuz, buradaki emir ve yasaklara uyuyor musunuz?

Kuran’ın, daha sonraki dönemlerde İslam iktidarını ele geçiren Emevilerce tahrif edildiğini savunuyorsunuz. Bunu karşılaştırmalı olarak test etmek için elinizde “hakiki” Kuran’ınız var mı?

Muhammed’in ölümünden sonra halife olarak Ali’yi tayin ettiği, ancak çeşitli ayak oyunlarıyla Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın iktidarı gasp ederek, Ali’ye vermediği, islam’ı yanlış uyguladığı gerekçesiyle bu kişilere kin bağlıyor, hatta küfrediyorsunuz. Peki sizce Ali’nin bu kişilerle bir husumeti, kavgası ya da İslam’ın uygulanışı konusunda bir ihtilafı var mıydı?


Muhammed kızlarından Fatma’yı Ali’ye, Ümmü Gülsüm’ü de Osman’a veriyor. Demek ki Ali ile Osman bacanak oluyor. Muhammet, Ali ile Ozman’ın kayınbabası oluyor. Ömer Kızı Hafsa’yı Muhammet’e veriyor. Yani Ömer, Muhammet’in kayınbabası oluyor. Muhammet torunu, Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm’ü Ömer’e veriyor. Yani Ali Ömer’in kayınbabası, Fatma da kaynanasıdır. Ömer’in boşadığı Atike’yi Muhammet’in torunu Hüseyin alıyor. Ne kadar karışık ilişkiler yumağı değil mi? Kimin kimse nasıl akraba olduğu belli değil…

Kendilerine ‘Alevi Müslüman’ diyenler ne Osman’a, Ömer’e, Ebu Bekir’e ne kadar kızarlarsa kızsınlar, bu insanların kendi aralarındaki ilişkiler problemsizdir. Örneğin Peygamber Muhammet, Osman’a iki kızını vermiştir. İlk kızı Rukayye aslında Ebu Leheb’in ikinci oğlu Uteybe ile nişanlıdır. İslamiyet geldiğinde Ebu Leheb iman etmedi ve oğluna Mahmmet’in kızını boşamasını söyledi. Uteybe Rukayye’yi boşadı. Rukayye daha sonra Osman’a verildi. Bedir savaşından sonra Rukayye ölünce, Muhammed diğer kızı Ümmü Gülsüm’ü Osman’a nikahladı. Bu yüzden Osman’a ‘iki nur sahibi’ anlamına gelen ‘Zinnureyn’ denilmektedir. Bu bilgi İslam kaynaklarının tamamında vardır…..Muhammet de O’nu (Zeyd) kölelikten azat etmiş, oğul olarak kabul etmiş, kendi halasının kızı Zeynep’le evlendirmiş. Daha sonra da Zeynep’le kendisi evlenmişti
…”(Damlanın İçindeki Gerçek,-Alevilerin Büyük Sırrı, Ünsal Öztürk, Yurt-Kitap Yayınları, Ankara, 2005, s. 227-228)


O halde;
. Muhammet, Ali’nin de Osman’ın da kayınbabası.
. Ali ile Osman bacanak.
. Muhammed Ömer’in eniştesi, Ömer Muhammet’in kayınbabası (kızı Hafsa’dan dolayı)
. Ömer, Ali’nin damadı, Ali Ömer’in kayınbabası. (Kızı Ümmü Gülsüm’den dolayı)
. Ali, kayınbabası Muhammed’in kayınbabası olan Ömer’in kayınbabası…

Bunları biliyor musunuz?

Ali’nin, kendinden önceki halifelere Kuran, sünnet, fıkıh konularında danışmanlık yaptığını biliyor musunuz?

Bakınız Ali, kızı Ümmü Gülsüm'ü eş olarak verdiği Ömer'e ne diyor:

[COLOR=Green]“Sen değirmen taşının mili ol, savaş değirmenini Arap’la döndür; onları savaş ateşine sok, sen girme”

“savaşa katılıp altolduğun taktirde, Müslümanlar ... senden sonra sığınacakları birisini bulamazlar”

Ali, hakkını yediğini düşünseydi Ömer'e böyle der miydi?

"Aleviler" Ali'yi, Ali ise Ömer'i önder olarak görüyor.

Bu ne yaman çelişki?


Kuran’da birçok ayette geçen ve Müslümanlara farz kılınan namazı (Eğer Müslümansanız) kılıyor musunuz? İslam’ın ilk dönemlerinden beri okunan ezanın ardından bizzat Muhammed’in ümmetine öğrettiği şekilde vakit namazlarının farz veya sünnetlerini tüm Müslümanlar gibi kılar mısınız?

[COLOR=Green]Peygamberinizin sünnetine uyar mısınız?

Çok eşliliği kabul ediyor musunuz?

Muhammet’in biri Ebu Bekir’in 9 yaşındaki kızı Aişe olmak üzere toplam 9, Ali’nin de bir o kadar (Fatıma’nın ölümünden sonra) eş aldığını, özellikle İkinci İmam Hasan’ın, sürekli eşlerini boşayarak, aynı anda dörtten fazlasıyla nikahlı olmamak koşuluyla toplam 250 eş aldığı, bu yüzden kendisine “El Mıtlak” (Çok boşayan) sıfatı verildiğini biliyor musunuz?

Ali’nin Kerbela’da ölen onbir oğlu içinde Ömer, Osman, Bekir adlarını taşıyanların olduğunu bilir misiniz?

Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın Ali ile aynı dinden olduğunu, birlikte namaz kıldıklarını, Ramazan orucu tutup iftar açtıklarını biliyor musunuz?

Hile ve kanla hilafeti ele geçiren Emeviler’in (Ümeyyeoğulları), Muhammed ve Ali'nin mensubu oldukları Haşimoğulları ile amca çocuğu olduğunu bilir misiniz?

İktidar çatışmasında Ali’nin safında yer alan Ali şiasının günümüzde Necef, Kum, Kerbela merkezli olarak süren İslam anlayışının, küçük ayrıntılar dışında Sünni İslam’la temelde aynı olduğunu, bu Şiilerin sizleri Müslüman saymadığını biliyor musunuz?

Sünniliğin dört mezhebinden biri olan Hanefiliğin kurucusu sayılan ve büyük imam denilen (İmam-ı azam) Ebu Hanife’nin (Numan bin Sabit), Şia mezhebinin kurucusu kabul edilen Cafer-i Sadık'ın öğrencisi olduğunu, Ebu Hanife’nin dinsel uygulamalar ve anlayış açıdan İmam Cafer'e çok yakın, siyasi açıdan ise tamamen Ehli Beyt yanlısı olduğunu biliyor musunuz?

Aleviliğin kurucusu, önderi ya da rehber aldığı kişi kabul ettiğiniz Ali bin Ebu Talib’in kayıtlı hutbe ve sözlerinin toplandığı "Nehc’ül Belaga" adlı kitabı okudunuz mu, bu kitapta sizin bildiğiniz Aleviliğe ait ne var?


"Alevi Müslümanlar" a soruyorum; aşağıda Ali’ye ait sözlere katılıyor musunuz, bunları kabul ediyor musunuz? Örneğin namaz, oruç ve hac konusundaki emirlerini yerine getiriyor musunuz?

[COLOR=Green]“ [COLOR=Green]Biatten dönenlerle savaştım, gerçekten sapanlarla mücadele ettim,
dinden çıkanları kahrettim” (Nehc’ül Belaga, Der Y., s.133);

“... benim sözlerimi duydukları halde itaat etmeyip isyan edenlere, öleceğim güne kadar yürür de yürürüm, vurur da vururum” (Age, s.201),

“Savaş (cihat), İslam'ın en yüce rüknüdür” (Age., s.110)

“... kadınların kaygıları dertleri, dünya ziynetiyle bezenmek,
dünyada bozgunculuk etmektir” (Age., s.193);

“Sakın kadınlarla danışma, onların reyleri zayıftır, azimleri gevşek”tir (Age., s.344)

“Namaz her temiz kişinin Tanrı’ya yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın
savaşıdır. Her şeyin zekatı vardır, bedenin zekatı da oruçtur. Kadının
savaşı ise kocasıyla iyi geçinmesidir” (s.390);

“Namazı vaktinde kıldır...Bil ki yaptığın yapacağın her şey namaza bağlıdır” (s.364);

"Allah hürmeti vacip olan evini (Kabe’yi) ziyaret edip haccetmenizi size farz kıldı, o evi halka kıble kıldı” (s.26).

"...Peygamberin sünnetine uyun.” (s.110).

“Kur’an’ın ipine sarıl, onu kendine öğütçü bil, tam helalini helal tanı,
haramını haram” (s.349)

“Seni yarattıklarından bir şeye denk tutan, seni onunla bir
sayar; seni bir şeyle denk sayan, hükmü yerinde ve apaçık olarak indirdiğin ayetlerine kafir olur” (Age., s.41, ayrıca s.36-7).



******

Alevilik.... Başka şeye tövbe gerek yok...
[COLOR=Green]

[COLOR=Green]Alevilik ile.. [COLOR=Green]


Alevilerin başka dinlere asimile edilmeleri için yoğun çabanın olduğu ortadadır. Özellikle Müslümanlar, Devlet eliyle Alevileri kendi bünyeleri içinde eritmek, asimile etmek, camiye ve mescide sokabilmek için yoğun çaba içerisindedirler. Sırları kaybolmuş Alevilerde bilinçsiz bir şekilde ortada dolaşıp durmaktadır.Alevileri bilinçli olarak başka dinlere, özellikle İslam’a, Şiiliğe yamamaya çalışanlara gelince… onlar, bu dünyadan çekilip gidecekler.
Ünsal Öztürk
Posting Freak
12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
Bir başka konuda yazdığım bilgileri aynen aktarıyorum:
1. Dersimiz Uğruna yas Tuttuğumuz şehitler serdarı Hz. Hüseyinin evlilik hayatı

Önce yalanlar:

Varan 1

İbnü’l-Esir’in beyanına göre, Hz. Hüseyin, Ebü Murre b. Urve Sakafi’nin kızı Leyla ile evlenmişti. Bu hanımından Ali Ekber adında bir oğlu dünyaya gelmişti. Ancak Ali Ekber, Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da şehit olmuşlar. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.92, B.Y. ve Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.243, E.O.Y.

Varan 2

Hz. Hüseyin, kelbli İmrü’l-Kays’ın kızı Rebab ile evlenmişti. Bu hanımından Abdullah adında oğlu dünyaya gelmişti. Ancak Abdullah, Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da şehit olmuşlar. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.92, B.Y.

Varan 3

Taberi’nin beyanına göre, Hz. Hüseyin’in Ali Asgar (Zeynü’l-Abidin) diye bilinen oğlu o sırada çadırda hasta yatağında bulunduğundan öldürülmemiştir. Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.243, E.O.Y.

Varan 4

Hz. Hüseyin’in, Um Veled olan bir cariyeden Amr adında bir oğlu dünyaya gelmişti. Ancak o sırada Amr küçük görüldüğünden öldürülmemiştir. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.93, B.Y.


Varan 5

İbnü’l-Esir’in beyanına göre, Hz. Hüseyin’in Fatıma, Sukeyne (Sakine) ve Zeyneb adında üç kızı dünyaya gelmişti. Kaynak: İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.4, sa.86-87, B.Y. Tarih boyunca, İslam mezhebleri ve şiilik, sa.380-381, E.Y.

Ve Gerçek Bilgi

Hz. Hüseyin Hz. Ali ve Fatıma'nın oğludur. Kardeşi Hz. Hasan'dır. Hz. Hüseyin TEK EŞLİDİR. Nişanı (yani eşi) İmam Cafer ve Zöhre Ana'nın kızı Hüsniye Ana'dır. Hz. Hüseyin ve Hüsniye Ana'dan dört çocuk dünyaya gelmiştir. İsimleri Ali Ekber, Ali Asker, Şehriban ve Zekine Anadır. (Şehriban ve Zekine Ana'nın türbeleri Ankaradadır)

Kaynak: Pirlerin Şahı Zöhre Ana




2. Dersimiz Onikimamların başı, Pirlerin Serçemesi Hz. Alinin evlilik hayatı ve soyu

Önce yalanlar:


Varan 1

Hz. Ali, Hz. Muhammed davete başlamalarından otuz yıl önce (M. 580) receb ayının onüçüncü cuma günü, tanyeri ağırırken Kabe’nin içinde doğmuştur. Kaynak: İslam mezhepleri ve şiilik, sa.338 E.Y.


Varan 2


Hz. Muhammed’in amcasının oğlu, damadı ve dördüncü halife Hz. Ali b. (Abd Manaf) Ebü Talib b. Abdülmuttalib b. Haşim’in oğlu idi. Anasının adı Fatima binti Esad b. Haşim idi. Ancak Hz. Ali’nin doğduğu dönemde araplarda henüz hicri takvimi olmadığı için, Hz. Ali’nin hangi yılda doğduğuna dair kesin bilgiye sahip değiliz. Kaldıki ay ve günü tespit etmek imkansızdır. Muhammed İbni İshak’ın rivayetine göre: Hz. Muhammed davete başlamalarından Hz. Ali o zaman on yaşında idi. İbni Hişam, Muhammed İbni İshak’a itifak ederek aynı malumatı verir. Kaynak: Muhammed b. İshak, (M. ?-767), Siyer, sa.194 A.Y. Siret-i ibn-i Hişam (M. ?-834), c.1, sa.326 K.Y. Sahih-i Buhari (M.810-869), c.4, sa.40 D.İ.B.Y.


Varan 2

Hz. Ali’nin evlilik hayatı, tam bir saadet ve sükün içnde geçmiştir. O devirde birden ziyade kadın ile evlenmek adet olduğu halde; Hz. Ali, Fatima’nın vefatına kadar başka bir kadın ile evlenmemiştir. Zira bu keyfiyetin bir azda peygamberden çekinmiş olması da mümkündür. Hz. Ali’nin Fatima’dan, Hasan, Hüseyin, ve Muhsin (Mühsin, küçük yaşta vefat etmiştir) adında oğulları, Ümmü Gülsüm ve Zeyneb adında kızları Medine’den doğmuşlardır. Kaynak: Muhammed İbn İsahk (M. 704-769) Siyer, sa.310 A.Y. Sahih-i Buhari (M.810 – 869), c.4, sa.44 D.İ.B.Y.

Varan 3

Hz. Ali’nin, Hz. Muhammed’in kızı Fatima’dan olma kızı Ümmü Gülsüm, halife Ömer b. Hattab ile evlenmişti. Ümmü Gülsüm'ün halife Ömer'den, Zeyd b. Ömer adında bir oğlu ve bir de kızı dünyaya gelmişti. Halife Ömer b. Hattab onunla evliyken vefat etti. Hz. Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm, halife Ömer b. Hattab öldükten sonra Avn b. Cafer ile evlendi. Zira Avn b. Cafer'in Ümmü Gülsüm'den çocuğu olmadı. Avn b. Cafer, Hz. Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm ile evliyken öldü. Ümmü Gülsüm, onun ölümünden sonra Muhammed b. Cafer b. Ebü Talib ile evlendi. Muhammed b. Cafer, Ümmü Gülsüm'den hiç çocuğu olmadan öldü. Kaynak: Muhammed İbn İsahk (M. 704-769) Siyer, sa.311 - 314 A.Y.

Varan 4

Fatima’nın vefatından sonra Hz. Ali, Ummu’l-Benin binti Haram el-Kellabiye ile evlenmişti. Bu hanımından Abbas, Cafer, Abdullah ve Osman adlarında dört oğlu dünyaya gelmişti. Ancak Cafer, Abdullah ve Osman bunlar Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da şehit olmuşlar.


Varan 5

Hz. Ali, Temim kabilesinden Mesüd’un kızı Leyla ile evlenmişti. Bu hanımından Ubeydulla ve Ebü Bekir adlarında iki oğlu dünyaya gelmiş, bu iki oğlu da Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da şehit olmuşlar.

Varan 6, 7, 8, 9...

Hz. Ali, Hasam oğullarından Umeys’in kızı Esma ile evlenmişti, bu hanımında küçük Muhammed, Yahya ve Avn adlarında üç oğlu dünyaya gelmiş, bu üç oğlu da Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbela’da şehit olmuşlar.

Hz. Ali, Benü Tağlib kabilesinden Rabia’nın kızı Sahba ile evlenmişti, bu hanımında Ömer ve Rukiyye adlarında çocukları dünyaya gelmişti. Sahba, Halid b. Velid’in Aynu’t-Temr’de ele geçirmiş olduğu esirlerden biriydi.

Hz. Ali, Ebu’l-As’ın kızı Umame ile evlenmişti. Umame, Hz. Muhammed’in kızı Zeyneb’in kızı idi. Bu hanımında ortanca Muhammed adındaki oğlu dünyaya gelmişti.

Hz. Ali, Hanifeoğullarından Cafer’in kızı Havle ile evlenmişti, bu hanımında büyük Muhammed adındaki oğlu dünyaya gelmişti. Bu oğlu Muhammed b. Hanefiyye diye meşhur idi.

Hz. Ali, Urve b. Meshud es-Sekafi’nin kızı olan Ümmü Said ile evlenmişti, bu hanımında Ümmü Hasan ve büyük Remle ile Ümmü Külsüm adlarındaki kız çocukları dünyaya gelmişti.

Hz. Ali, Kelboğullarından İmrü’l-Kays’ın kızı Mahabba ile evlenmişti, bu hanımında küçük yaşta vefat eden bir kızı dünyaya gelmişti.

Taberi’nin beyanına göre, Hz. Ali şehit olduğu gün 14 erkek çocuğu ve 17 tane de kız çocuğu hayatta idi. Hz. Ali’nin nesli, Hasan, Hüseyin, Muhammed b. Hanefiyye, Abbas ve Ömer adlı oğullarından yürümüştür. Kaynak: Taberi (M.839-923) Tarih-i Taberi, c.3, sa.217-219 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234) El-Kamil, c.3, sa.404-405 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı, ma.Ali M.E.B.Y.


Ve Gerçek Bilgi

Hz. Ali'nin babası Mustafa'dır. Mustafa Büyük İmam Hüseyin ve Gülistan Ebe'nin oğludur. Mustafa'nın nişanı yani Hz. Ali'nin annesi, Hz. Muhammed'in halası olan İki Cihan Selveridir. İki Cihan Selveri ise Abdulmuttalip ve Zeynep Ana'nın kızlarıdır. Hz. Ali ve Hz. Fatıma'dan Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan gelmiştir. Hz. Ali tek eşlidir. Fatımadan başka nişanı yoktur.


Kaynak: Pirlerin Sergerdarı Zöhre Ana



Arkadaşlar sizler sünni ya da şia kaynaklardan yola çıkarak Aliyi, Muhammedi Ehlibeyt Yolundan (Şiilerin tuttuğu yol değil, Bu yol Hz. Muhammedin rehber, Alinin mürşit olduğu bugünkü İslamın üzerine yamandığı yoldur) uzaklaştırabilirsiniz...

Bugün bahsettiğiniz hadisleri, kitapları, risaleleri okuyan herkes Hz. Muhammedi, Aliyi, Hasanı, Hüseyini birer İslam savaşçısı olarak görür...

Ama bizim Pirlerimiz onları birer İslam savaşçısı olarak görmemişse ve bugün Pirimiz soy kütüğünü bu şekilde bizlere bildiriyorsa biraz kulak kabartmakta fayda var...

[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
[B][B] Kul Seyyid'den alıntı:

"O halde;
. Muhammet, Ali’nin de Osman’ın da kayınbabası.
. Ali ile Osman bacanak.
. Muhammed Ömer’in eniştesi, Ömer Muhammet’in kayınbabası (kızı Hafsa’dan dolayı)
. Ömer, Ali’nin damadı, Ali Ömer’in kayınbabası. (Kızı Ümmü Gülsüm’den dolayı)
. Ali, kayınbabası Muhammed’in kayınbabası olan Ömer’in kayınbabası…

Bunları biliyor musunuz?

Ali’nin, kendinden önceki halifelere Kuran, sünnet, fıkıh konularında danışmanlık yaptığını biliyor musunuz?

Bakınız Ali, kızı Ümmü Gülsüm'ü eş olarak verdiği Ömer'e ne diyor:

“Sen değirmen taşının mili ol, savaş değirmenini Arap’la döndür; onları savaş ateşine sok, sen girme”

“savaşa katılıp altolduğun taktirde, Müslümanlar ... senden sonra sığınacakları birisini bulamazlar”

Ali, hakkını yediğini düşünseydi Ömer'e böyle der miydi?

"Aleviler" Ali'yi, Ali ise Ömer'i önder olarak görüyor.

Bu ne yaman çelişki?"


Hz. Muhammed ve Hz. Ali nesli Arap topraklarında Ermeni, Afgan ve Arap zulmüne uğramış Türklerdir.

Hz. Muhammedin torunlarının katili Muaviye Ömer'den başkası değildir.
Osman ve Ebu Bekir Ömer'in çocuklarıdır.
Hz. Ali'nin kapısında bulup büyüttüğü ve namaz sırasında kendisini katleden Milcan Ebu Bekir'in ta kendisidir.
Ömer bu başarısından ötürü oğlu Milcan'ı Sultanlıkla( Halifelikle) ödüllendirerek tahta çıkarmıştır.
İkinci olarak tahta kendisi çıkmıştır.
Muhammed-Ali diyenlerin, Allah diye çağıranların başları gövdeden ayrılmıştır. Afganistandan gelen zalim peşmergeler Ehlibeyt halkına zulüm yapmıştır. Günümüzde de atalarının misyonunu sürdürmektedirler.
Bunların döneminde önce Hasan, sonra Hz. Ali, sonra da Hz. Hüseyin şehit edilmiştir. O nedenle Hz. Ali'nin halifelik yaptığı yalandır.
Bu gün okuduğumuz yazılı kaynaklar onların döneminde çarpıtılmış, uydurulmuş tarihlerdir.
Hz. Muhammed ve Hz. Ali Ömer, Osman ve Ebu Bekir'e kızlarını vermemişlerdir. Ehlibeyt analarını milcan sülalesiyle defalarca evlilik yaptığını idda etmek günahdır. Mahşer gününde ilk soru bu günahların hesabını sormak olacaktır.
O aileyle tek bağlantıları Hz. Hasan'a kara sevdaya tutulan Ömer'in kızı Ayşe'nin Hz. Hasan'a kaçarak evlilkik yapmasıdır. Bu yüzden evine girebilen ablası Eşe tarafından zehirlenmiştir. Bu zehiri gönderen Ömer'dir.
Osman zamanında Kuranı Kerim sorulunca evlerden altın karşılığında Arapça yazılar toplanarak Osman Mushafı oluşturulmuştur. Çünkü gerçek kuran Hz. Hüseyin'in katliyle birlikte yok edilmiştir.
Gerçek Kuran'da Ehlibeyt katillerinin isimleri bir bir verilmiştir. Bu kitap bu yüzden yok edilmiştir. Osman Mushafı Emevi'nin elinde meşruiyet aracı olmuş, iktidarlar zorda kaldıklarında bu sefer de hadis ve sünnet yalanına başvurarak katliamlarına, hırsızlıklarına kılıf bulma gayretine girmişlerdir.
Bu gerçekler her dönem gelen evliyalar tarafından anlatıldığı için onlar da zulme uğramışlardır.
Bu gün bu gerçekleri anlatarak gözümüzü açan Zöhre Ana'dır. Kör bile değneğiyle yürüyebilirken görenlerin "Gerçek" karşısındaki körlüğüne ancak Allah şifa versin demek gerekir.

Evliyalar rivayet etmezler, gerçekleri söylerler, evliyalar el alarak ermezler Hak tarafından seçilirler, evliyalar yazılı kaynaklardan okuyup öğrenmezler onların hocası Hz. Ali'dir. O nedenle ilk elden ilk ağızdan kaynak evliyalardır. Evliya kimseyi mumla davet etmez. Ona gidilir ona koşulur, ona tabi olunur. Gelen giden, yazan bozan hep Ali'dir. Evliya Ali elçisidir. Ararsan bulursun, gelirsen görürsün, dinlersen öğrenirsin. O zaman Ehlibeyt tarihinin Emevi kitaplarından öğrenilemeyeceğini anlarsın.
[/B][/B]

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Junior Member
12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
Bismillah şahh

Derlerki Allah Adem As Ve Havva As A Her Yıl Bir Erkek Ve Bir Kız çocugu Verdi
Bu Sene Dogan Erkek çocugunu Bir Sonraki Sene Dogan Kız çocuguyla Bu Seneki Dogan Kız çocugunuda Bir Sonraki Sene Dogan Erkek çocuguyla Evlendirdi

Vaktaki Hz şit As Ve Beraberinde Bir Kız çocugu Yani Ikizi Dünyaya Geldi Ve şitten Bir Sene önceki Dogan çocuklarla Beraber Büyüdüler Bunlar

Evlenme çagına Gelince Adem As Kanun Geregi Bunu Onlara Bildirdi

Derlerki şit As Bunu Kabul Etmedi Ve şite Allah Tarafından Temiz Bir Kız Gönderildi Ve şit As Bu Kızla Evlendirildi

Işte Bütün Peygamberlerin Soyu Bu Temiz Soydan Gelmektedir Ve O Soyu Allah Korur Nice Bedeller Verilmiştir Tarihte Iyiyle Kötütnün Kavgası Ama Kuran Bu Olayı Dogruluyor Tüm Peygamberlerin O Arınmış Soydan Geldiğini Ve Silsile Yoluyla Hepsinin Ademde Birleştiği Dogrudur

Işte Bunun Içindirki En Son Kerbela Faciasından Sonra Caferül Sadık Efendimiz Buyruk Kitabında Yezid Avretiyle Yatanın Derdine Derman Yoktur Demiştir

şimdi Bizi Ilgilendiren Sorun şudur Bu Cihana Bir Güneş Doğacaksa O Ehlibeyttendir Allah Onlardan Kusuru Kiri Gidermiştir Ahzab Suresi

Bu Temiz Ve Pak Soy Bizzati Sahibi Tarafından Korunacaktır

En Dogrusunu Allah Melekleri Kitabın Bilgisine Sahip Olanlar Bilir

Allah Allah

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.