(Not: Bu yazı Sevgili üstad NAKİ BAKIR 'A AİTTİR... Bana, bu yazıyı paylaşmam konusunda yardımını esirgemediği için, teşekkürümü borç bilirim)
[B]****
1) 12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular [/B]
"Alevi-İslam"cıların yolundan gittiklerini iddia ettikleri 12 imamdan beşincisi olan İmam Muhammed Bakır, Peygamber’in abdest alışını fiili olarak şöyle tarif ediyor:
“İmam, su dolu bir kap istedi. Önce ellerini yıkadı, sonra kabdan bir avuç su aldı, onunla yüzünün üst tarafından aşağıya doğru çekerek yüzünü yıkadı. Sonra bir avuç su alıp, dirsekten parmak uçlarına kadar sağ kolunu yıkadı. Sol kolunu da aynı şekilde yıkadı. Sonra, elindeki kalan ıslaklık ile başının ön tarafından bir kısmını meshetti, yine ellerinin ıslaklığı ile parmak uçlarından kaab kemiklerine (bilek hizasına) kadar ayaklarını meshetti.” (Furu-u kafi; c.3, s.24)
Peygamber buyuruyor ki: “Namaz dinin direğidir.”
….. Namazın ne olduğunu bilmeden kılan bir insanın (yaptığı ibadet) At’ın seten etrafında dönmesi gibidir. (Sefine tul – Bihar)
Fatma buyuruyor ki: “Allah, namazı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı”
İmam Muhammed Bakır buyuruyor ki: “Allah’ın kullarından soracağı ilk sual beş vakit namazdır.”
İmam Cafer Sadık buyuruyor ki: “Allah (Kitabında) Gerçekten namazı mümin olasınız diye kitapta bildirdik, işte mü-min için en büyük farz budur.”
İmam Muhammed Taki buyuruyor ki: “[B]Beş vakit namaz tıpkı bir nehirde gusül etmek gibidir. Nehir insanın dışını, Namaz ise içini temizler[/B].” (Vesaül Şia, C:4, Kitabı Salat)
İmam Mehdi buyuruyor ki: “Hiçbir şey namaz kadar şeytanın burnunu yere sürtmez, öyleyse namaz kıl, şeytanın burnunu yere sürt.” (Bihar, C:53, Sh:182)
[B]Sorular:[/B]
-Peygamberin namaz esnasında secdedeyken, sırtına çıkan Hasan ve Hüseyin’i üzmemek için onlar sırtından ininceye kadar secdeyi uzattığını duymadınız mı?
-Peygamber arkasında Ali ile birlikte namaz kılarken onları gören babası Ebu Talib’in diğer oğlu Cafer Tayyara: “Git sen de diğer kanadında namaz kıl” dediğinden haberiniz yok mu?
-Uhud harbi sırasında Ali’nin ayağına saplanan oku namaz esnasında çıkardıkları ve Ali’nin hiçbir acı hissetmediği öyküsünü duymadınız mı?
-Ali, bir savaş sırasında namaz kılmak için hazırlık yapmaya başladığında askerleri: “Şimdi namazın sırası mı ya Ali?" diye sorduklarında Ali’nin: “Biz zaten bunun için savaşmıyor muyuz?” dediğini de mi duymadınız?
-Savaşlarda Müslümanların birbirlerini bekleyerek sırasıyla namaz kıldıklarını bilmiyor musunuz?
-Ali’nin camide öldürüldüğünü de mi bilmiyor musunuz? Bir rivayete göre Sabah namazı esnasında rükudayken kılıç darbesine maruz kaldığını duymadınız mı?
-Hüseyin’in Kerbela’daki dostlarına namazın önemini vurgulamak için: “Meğer bizim kıyamımız (direnişimiz) namazı ayakta tutmak için değil mi?” dediği yalan mı?
-Hüseyin’in Kerbela’da öldürüldü sırada bile namaz kılmakta olduğu, son anlarını namazla geçirdiğinden haberiniz yok mu?
-İmam Cafer Sadık’ın hayatının son anlarında tüm dostlarını yanına çağırarak onlara: “Bizim şefaatimiz namazı hafife alanlara ulaşmayacaktır.” dediğini bilmiyor musunuz?
-İmam Musa Kazım’ın zindandayken sürekli namaz kıldığını ve bu yüzden onunla konuşmak için zindana gelen bir kişinin çok uzun bir süre imamın namazının bitmesini beklediğini anlatan rivayetleri duymadınız mı?
-İmam Rıza’nın bayram namazı kıldırma işini üstlenip bu işe başladığında halkın imama uymasından ve saltanatını kaybedeceğinden korkan sultanın onu yoldan çevirdiğini, izin vermediğini de mi duymadınız?
Not: Bunlar Sünni kaynak falan değildir. Bizzat Ehli Beyt okulu takipçilerinin yani Şia'nın kaynaklarından derlenmiştir.
2) "Alevi İslam"cılara sorular
"Alevi İslam"cılar, "İslamın özü"cüler, "Gerçek İslam biziz"ciler...
Israrla; Aleviliğin kadim geçmişini, ulu ezoterizm çınarının dallarından biri olduğunu yadsıyıp, “Alevilik İslam’dır, İslam’ın özüdür, gerçek İslam’dır” gibi, gerçek Müslümanlar bir yana bu konularda biraz okumuş birinin bile doğru olmadığını anlayacağı, inanmayacağı bir savunma içindesiniz!...
İslam’ın kitabı belli (Kuran). Müslümanlar bunun, Allah kelamı (kelamullah) olduğu, vahiy yoluyla O’nun resulu olan Muhammed’e gönderildiği, Muhammed’in de bu kitaptaki emir ve yasakları ümmetine bildirdiği, uyguladığı ve uygulattığına inanır. Siz bu kitabı kabul ediyor musunuz, buradaki emir ve yasaklara uyuyor musunuz?
Kuran’ın, daha sonraki dönemlerde İslam iktidarını ele geçiren Emevilerce tahrif edildiğini savunuyorsunuz. Bunu karşılaştırmalı olarak test etmek için elinizde “hakiki” Kuran’ınız var mı?
Muhammed’in ölümünden sonra halife olarak Ali’yi tayin ettiği, ancak çeşitli ayak oyunlarıyla Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın iktidarı gasp ederek, Ali’ye vermediği, islam’ı yanlış uyguladığı gerekçesiyle bu kişilere kin bağlıyor, hatta küfrediyorsunuz. Peki sizce Ali’nin bu kişilerle bir husumeti, kavgası ya da İslam’ın uygulanışı konusunda bir ihtilafı var mıydı?
“Muhammed kızlarından Fatma’yı Ali’ye, Ümmü Gülsüm’ü de Osman’a veriyor. Demek ki Ali ile Osman bacanak oluyor. Muhammet, Ali ile Ozman’ın kayınbabası oluyor. Ömer Kızı Hafsa’yı Muhammet’e veriyor. Yani Ömer, Muhammet’in kayınbabası oluyor. Muhammet torunu, Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm’ü Ömer’e veriyor. Yani Ali Ömer’in kayınbabası, Fatma da kaynanasıdır. Ömer’in boşadığı Atike’yi Muhammet’in torunu Hüseyin alıyor. Ne kadar karışık ilişkiler yumağı değil mi? Kimin kimse nasıl akraba olduğu belli değil…
Kendilerine ‘Alevi Müslüman’ diyenler ne Osman’a, Ömer’e, Ebu Bekir’e ne kadar kızarlarsa kızsınlar, bu insanların kendi aralarındaki ilişkiler problemsizdir. Örneğin Peygamber Muhammet, Osman’a iki kızını vermiştir. İlk kızı Rukayye aslında Ebu Leheb’in ikinci oğlu Uteybe ile nişanlıdır. İslamiyet geldiğinde Ebu Leheb iman etmedi ve oğluna Mahmmet’in kızını boşamasını söyledi. Uteybe Rukayye’yi boşadı. Rukayye daha sonra Osman’a verildi. Bedir savaşından sonra Rukayye ölünce, Muhammed diğer kızı Ümmü Gülsüm’ü Osman’a nikahladı. Bu yüzden Osman’a ‘iki nur sahibi’ anlamına gelen ‘Zinnureyn’ denilmektedir. Bu bilgi İslam kaynaklarının tamamında vardır…..Muhammet de O’nu (Zeyd) kölelikten azat etmiş, oğul olarak kabul etmiş, kendi halasının kızı Zeynep’le evlendirmiş. Daha sonra da Zeynep’le kendisi evlenmişti…”(Damlanın İçindeki Gerçek,-Alevilerin Büyük Sırrı, Ünsal Öztürk, Yurt-Kitap Yayınları, Ankara, 2005, s. 227-228)
O halde;
. Muhammet, Ali’nin de Osman’ın da kayınbabası.
. Ali ile Osman bacanak.
. Muhammed Ömer’in eniştesi, Ömer Muhammet’in kayınbabası (kızı Hafsa’dan dolayı)
. Ömer, Ali’nin damadı, Ali Ömer’in kayınbabası. (Kızı Ümmü Gülsüm’den dolayı)
. Ali, kayınbabası Muhammed’in kayınbabası olan Ömer’in kayınbabası…
Bunları biliyor musunuz?
Ali’nin, kendinden önceki halifelere Kuran, sünnet, fıkıh konularında danışmanlık yaptığını biliyor musunuz?
Bakınız Ali, kızı Ümmü Gülsüm'ü eş olarak verdiği Ömer'e ne diyor:
[COLOR=Green]“Sen değirmen taşının mili ol, savaş değirmenini Arap’la döndür; onları savaş ateşine sok, sen girme”
“savaşa katılıp altolduğun taktirde, Müslümanlar ... senden sonra sığınacakları birisini bulamazlar”
Ali, hakkını yediğini düşünseydi Ömer'e böyle der miydi?
"Aleviler" Ali'yi, Ali ise Ömer'i önder olarak görüyor.
Bu ne yaman çelişki?
Kuran’da birçok ayette geçen ve Müslümanlara farz kılınan namazı (Eğer Müslümansanız) kılıyor musunuz? İslam’ın ilk dönemlerinden beri okunan ezanın ardından bizzat Muhammed’in ümmetine öğrettiği şekilde vakit namazlarının farz veya sünnetlerini tüm Müslümanlar gibi kılar mısınız?
[COLOR=Green]Peygamberinizin sünnetine uyar mısınız?
Çok eşliliği kabul ediyor musunuz?
Muhammet’in biri Ebu Bekir’in 9 yaşındaki kızı Aişe olmak üzere toplam 9, Ali’nin de bir o kadar (Fatıma’nın ölümünden sonra) eş aldığını, özellikle İkinci İmam Hasan’ın, sürekli eşlerini boşayarak, aynı anda dörtten fazlasıyla nikahlı olmamak koşuluyla toplam 250 eş aldığı, bu yüzden kendisine “El Mıtlak” (Çok boşayan) sıfatı verildiğini biliyor musunuz?
Ali’nin Kerbela’da ölen onbir oğlu içinde Ömer, Osman, Bekir adlarını taşıyanların olduğunu bilir misiniz?
Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın Ali ile aynı dinden olduğunu, birlikte namaz kıldıklarını, Ramazan orucu tutup iftar açtıklarını biliyor musunuz?
Hile ve kanla hilafeti ele geçiren Emeviler’in (Ümeyyeoğulları), Muhammed ve Ali'nin mensubu oldukları Haşimoğulları ile amca çocuğu olduğunu bilir misiniz?
İktidar çatışmasında Ali’nin safında yer alan Ali şiasının günümüzde Necef, Kum, Kerbela merkezli olarak süren İslam anlayışının, küçük ayrıntılar dışında Sünni İslam’la temelde aynı olduğunu, bu Şiilerin sizleri Müslüman saymadığını biliyor musunuz?
Sünniliğin dört mezhebinden biri olan Hanefiliğin kurucusu sayılan ve büyük imam denilen (İmam-ı azam) Ebu Hanife’nin (Numan bin Sabit), Şia mezhebinin kurucusu kabul edilen Cafer-i Sadık'ın öğrencisi olduğunu, Ebu Hanife’nin dinsel uygulamalar ve anlayış açıdan İmam Cafer'e çok yakın, siyasi açıdan ise tamamen Ehli Beyt yanlısı olduğunu biliyor musunuz?
Aleviliğin kurucusu, önderi ya da rehber aldığı kişi kabul ettiğiniz Ali bin Ebu Talib’in kayıtlı hutbe ve sözlerinin toplandığı "Nehc’ül Belaga" adlı kitabı okudunuz mu, bu kitapta sizin bildiğiniz Aleviliğe ait ne var?
"Alevi Müslümanlar" a soruyorum; aşağıda Ali’ye ait sözlere katılıyor musunuz, bunları kabul ediyor musunuz? Örneğin namaz, oruç ve hac konusundaki emirlerini yerine getiriyor musunuz?
[COLOR=Green]“ [COLOR=Green]Biatten dönenlerle savaştım, gerçekten sapanlarla mücadele ettim,
dinden çıkanları kahrettim” (Nehc’ül Belaga, Der Y., s.133);
“... benim sözlerimi duydukları halde itaat etmeyip isyan edenlere, öleceğim güne kadar yürür de yürürüm, vurur da vururum” (Age, s.201),
“Savaş (cihat), İslam'ın en yüce rüknüdür” (Age., s.110)
“... kadınların kaygıları dertleri, dünya ziynetiyle bezenmek,
dünyada bozgunculuk etmektir” (Age., s.193);
“Sakın kadınlarla danışma, onların reyleri zayıftır, azimleri gevşek”tir (Age., s.344)
“Namaz her temiz kişinin Tanrı’ya yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın
savaşıdır. Her şeyin zekatı vardır, bedenin zekatı da oruçtur. Kadının
savaşı ise kocasıyla iyi geçinmesidir” (s.390);
“Namazı vaktinde kıldır...Bil ki yaptığın yapacağın her şey namaza bağlıdır” (s.364);
"Allah hürmeti vacip olan evini (Kabe’yi) ziyaret edip haccetmenizi size farz kıldı, o evi halka kıble kıldı” (s.26).
"...Peygamberin sünnetine uyun.” (s.110).
“Kur’an’ın ipine sarıl, onu kendine öğütçü bil, tam helalini helal tanı,
haramını haram” (s.349)
“Seni yarattıklarından bir şeye denk tutan, seni onunla bir
sayar; seni bir şeyle denk sayan, hükmü yerinde ve apaçık olarak indirdiğin ayetlerine kafir olur” (Age., s.41, ayrıca s.36-7).
******
Alevilik.... Başka şeye tövbe gerek yok... [COLOR=Green]
[COLOR=Green]Alevilik ile.. [COLOR=Green]
12 imamın dinsel anlayışı ve "Alevi İslamcılar"a sorular
Alevilerin başka dinlere asimile edilmeleri için yoğun çabanın olduğu ortadadır. Özellikle Müslümanlar, Devlet eliyle Alevileri kendi bünyeleri içinde eritmek, asimile etmek, camiye ve mescide sokabilmek için yoğun çaba içerisindedirler. Sırları kaybolmuş Alevilerde bilinçsiz bir şekilde ortada dolaşıp durmaktadır.Alevileri bilinçli olarak başka dinlere, özellikle İslam’a, Şiiliğe yamamaya çalışanlara gelince… onlar, bu dünyadan çekilip gidecekler.
Ünsal Öztürk
Ünsal Öztürk