[COLOR="black"]Hangi lider hangi Cumhurbaşkanı ölümünün ardından onca yıl geçmesine rağmen özlemle anılmakta?Liderlik ruh ve asil duruş gerektirir, 1938 den bu yana TC bunu henüz göremedi maalesef...Hüküm veren hüküm sahipleri toplumun içinden çıkmaktadır .Toplum iyi ise hükümeti de iyi olacaktır.Maleseflerle dolu bir ülkede yaşıyoruz malesef.
Hala Atatürk'ün fikir ve düşünceleriyle geleceğe ışık tutan sözlerinden yayarlanmaktayız.
Onun gücü asil karakterinden gelirdi.
Türkiye Cumhuriyeti böyle asaleti bir daha göremedi.
Pir G.M.Kemal ATATÜRK'ü saygı ve özlemle anıyor tüm Dünya'nın başı sağolsun diyorum.
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü
Konu Sahibi / Yazar
sa_fenomen
Kategori / Forum
Atatürk Resimleri
Yorumlar / Cevaplar
8
Okunma / Görüntüleme
4810
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü
Arkadaşlar ben Atamızın ölmediğine kesin inanan biriyim. O hala yaşıyor ve bizleri ülkemizi korumaya kollamaya devam ediyor.
Müsaadenizle sizlere bir anımı anlatmak istiyorum. Kurban olduğum Zöhre Anamla birlikte Afyonkarahisar Sandıklı Hüdai kaplıcalarında bulunuyorduk. Bu kaplıcayı kaynatan pir Zeynep Anadır.Mübarekle ilkgün oturduk sohbet ettik gece yatmaya çekildğimizde, arkadaşlarla aramızda şöyle bir isteğimiz oldu 'inşallah anayla bir piknik yaparız' dedik. Ertesi gün kalktığımızda sabah kaplıca banyolarına gittik çıktıktan sonra dönüşümüzde Zöhre Anam, 'çocuklar hazırlık yapın öğleden sonra piknik yapmaya gidelim' dedi. arkadaşlarla hem seviniyoruz, hemde Anamızın nelere kadir olduğunu konuşuyorduk. Hazırlığımızı yaptık ve Anamızın gösterdiği istikamette bir yere gittik. Bulunduğumuz yerde pek ağaç falan yoktu, araçların arasına çarşaf gererek gölgelik yaptık. Ağaç olmayan yere niye geldiğimize şaşırmıştık, ancak Anam burada piknik yapacağız deyince akan sular duruyordu elbette. Zira muhakkak bir bildiği vardı. Ve öyle oldu. Bulunduğumuz yer tümüyle madımakla kaplı idi. Piknik yaparken Anam ve bazı hanımlar tarlada madımak topladılar. Bir müddet geçtikten sonra sohbet ederken Ana birden ummana girdi. Pirimiz Ulu Gazimiz Mustafa Kemal Atatürk Zöhre Anamı ummana almıştı. Ummanda bizim bulunduğumuz yerin, Kurtuluş Savaşı sırasında düşman uçaklarından keşif yapıldığında onları aldatmak için kamp yeri gibi gösterildiğini bildirdi. Seni buraya boşuna getirmedim dedi. Ancak Zöhre Anamın ilk kez bizlerle de konuşarak ummanda olduğuna şahit olmuştum. Anam hem bize bir şeyler anlatıyor, hemde mübarek Atam ile konuşuyor. Bir ara Atatürkün geldiğini ve kendini 5 ayrı yerde gösterdiğini söyledi. Atatürkün bulunduğu yerleri bize gösteriyor, bir taşın üzerinde oturduğunu işaret ediyor, bir tepenin üzerinde ayakta olduğunu söylüyordu. Bir ara kurban olduğum Atatürkün bize çok yakın biryerde, hemen oturduğumuz yerin karşısında yüzünün olduğunu ve ona niyaz etmemiz için kendisini takip etmemizi istedi. Hepimiz sırayla peşinden gittik, elimiz ayağımız zangır zangır titriyordu, bizim için çok büyük bir olaydı. Hepimiz sırayla Atatürke niyaz ediyorduk. Bu müthiş bir olaydı. Kimimizin yanağına, kimimizin gözüne, kimimiz burnuna niyaz etmişiz, Anam hepsini görmüş ve bizlere söylemişti mübarek. Bizlere bunu yaşattığı için Zöhre Anama binlerce teşekkür ediyorum, binlerce niyaz ediyorum.
İşte bunları bizzat yaşadığım için diyorumki YÜCE ATAM ÖLMEDİ, ÖLMEYECEK O HEP SEVENLERİ İLE YAŞAYIP ONLARI KORUYACAKTIR.
Ne mutlu Alimi, Atamı, Anamı, sevenlere, onun yolunda yürüyenlere.
Müsaadenizle sizlere bir anımı anlatmak istiyorum. Kurban olduğum Zöhre Anamla birlikte Afyonkarahisar Sandıklı Hüdai kaplıcalarında bulunuyorduk. Bu kaplıcayı kaynatan pir Zeynep Anadır.Mübarekle ilkgün oturduk sohbet ettik gece yatmaya çekildğimizde, arkadaşlarla aramızda şöyle bir isteğimiz oldu 'inşallah anayla bir piknik yaparız' dedik. Ertesi gün kalktığımızda sabah kaplıca banyolarına gittik çıktıktan sonra dönüşümüzde Zöhre Anam, 'çocuklar hazırlık yapın öğleden sonra piknik yapmaya gidelim' dedi. arkadaşlarla hem seviniyoruz, hemde Anamızın nelere kadir olduğunu konuşuyorduk. Hazırlığımızı yaptık ve Anamızın gösterdiği istikamette bir yere gittik. Bulunduğumuz yerde pek ağaç falan yoktu, araçların arasına çarşaf gererek gölgelik yaptık. Ağaç olmayan yere niye geldiğimize şaşırmıştık, ancak Anam burada piknik yapacağız deyince akan sular duruyordu elbette. Zira muhakkak bir bildiği vardı. Ve öyle oldu. Bulunduğumuz yer tümüyle madımakla kaplı idi. Piknik yaparken Anam ve bazı hanımlar tarlada madımak topladılar. Bir müddet geçtikten sonra sohbet ederken Ana birden ummana girdi. Pirimiz Ulu Gazimiz Mustafa Kemal Atatürk Zöhre Anamı ummana almıştı. Ummanda bizim bulunduğumuz yerin, Kurtuluş Savaşı sırasında düşman uçaklarından keşif yapıldığında onları aldatmak için kamp yeri gibi gösterildiğini bildirdi. Seni buraya boşuna getirmedim dedi. Ancak Zöhre Anamın ilk kez bizlerle de konuşarak ummanda olduğuna şahit olmuştum. Anam hem bize bir şeyler anlatıyor, hemde mübarek Atam ile konuşuyor. Bir ara Atatürkün geldiğini ve kendini 5 ayrı yerde gösterdiğini söyledi. Atatürkün bulunduğu yerleri bize gösteriyor, bir taşın üzerinde oturduğunu işaret ediyor, bir tepenin üzerinde ayakta olduğunu söylüyordu. Bir ara kurban olduğum Atatürkün bize çok yakın biryerde, hemen oturduğumuz yerin karşısında yüzünün olduğunu ve ona niyaz etmemiz için kendisini takip etmemizi istedi. Hepimiz sırayla peşinden gittik, elimiz ayağımız zangır zangır titriyordu, bizim için çok büyük bir olaydı. Hepimiz sırayla Atatürke niyaz ediyorduk. Bu müthiş bir olaydı. Kimimizin yanağına, kimimizin gözüne, kimimiz burnuna niyaz etmişiz, Anam hepsini görmüş ve bizlere söylemişti mübarek. Bizlere bunu yaşattığı için Zöhre Anama binlerce teşekkür ediyorum, binlerce niyaz ediyorum.
İşte bunları bizzat yaşadığım için diyorumki YÜCE ATAM ÖLMEDİ, ÖLMEYECEK O HEP SEVENLERİ İLE YAŞAYIP ONLARI KORUYACAKTIR.
Ne mutlu Alimi, Atamı, Anamı, sevenlere, onun yolunda yürüyenlere.
ZÖHRE ANA PİRİMİZ
YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi