“ Gözlerimizde birer damla yaş, kalplerimizde sessiz hıçkırıklar yine Atatürk’ün huzurundayız.
Bugün, bütün Türk milleti derin bir sükût içinde O’nun ruhunu taziz etmektedir. Bu sükût, deniz uğultusu gibi içi ses doludur. Bütün acılarımızla, sevgilerimizle, hasret ve hatıralarımızla bu seste tekrar toplanmış bulunuyoruz.
Gözlerimizin önündeki ışık yüzü henüz solmamıştır. Vatan üstündeki yiğit sesi hâlâ her taraftan işitilmektedir. Mustafa Kemal adı gönüllerimizde dalgalanan bir bayrak, Gazi unvanı damarlarımızda vuran bir nabız, Atatürk ismi içimizde açan bir güneş, bir doğup bir daha batmayan bir güneştir.
O’nu bir meşale gibi bütün yurdu aydınlata aydınlata dolaşan güzel başı ile aramızda görememek, elbette kayıpların en büyüğüdür. Türk Tarihi Mustafa Kemal’i, asırların içinden süze süze getirmiş ve bir 19 Mayıs sabahı Türk milletine, tarihinin en büyük mükâfatı olarak sunmuştur. O’nun atılışlarında binlerce neslin hamlesinden Türk ruhunun şahlanışı vardır. O’nun haykırışlarında binlerce senenin mahrumiyetinden bir isyan, bir feryat vardır. Onun içindir ki, ölümü ile kürenin üstünde büyük bir ışık sönmüş ve dünya biraz küçülmüştür.
Gençler!.. İnsanlar çeşit çeşit ölebilirler... Ölmeden evvel ölebilirler. Sayılı senelerini bitirdikleri için ölebilirler. Fakat bir insan daha vardır ki, onu hadiseler yıprandıramaz. Seneler tüketemez. Herkese boyun eğdiren ecel onun manevi varlığına dokunamaz. Bu ölüme meydan okuyan, öldükten sonrada yaşayan insandır. Yeryüzünde hiçbir şey kaybolmaz. Millet için yaşayanlar, milleti yaşadıkça yaşarlar. Atatürk onun için yaşıyor. Atatürk Türklük aşkı idi. Türklük bu dünyada var oldukça O da Türklükle beraber var olacaktır. Atatürk fikir hürriyetinin, cumhuriyetin, insanlığın, dünya barışının ve medeniyet aşkının timsali idi. Bu değerler yeryüzünde bulundukça, O da beraber bulunacaktır.
1881 Atatürk’ün doğum tarihidir. 1938 ise asla ölüm tarihi olamaz. Bu tarih ancak fani vücudunun dünyayı terk ettiği, gözlerini bu dünyaya yumduğu tarihtir. Bu iki tarih arasındaki hayatı ise bir destandır. Bir efsanedir. Bir ömür ki, senelerin zinciri değil şahikaların silsilesidir.
O’nu bir gün yer yer dökülen vatan parçalarını toplamak için Bingazi’de, Trablusgarp’ta; başka bir gün elde kalan son çarelere tutunmak için Arabistan ve Suriye çöllerinde, başka bir gün vatanın muhtaç olduğu her yerde görürsünüz. Bir gün Çanakkale’de ordudan daha kuvvetli bir kumandandır. Bütün dünyaya buradan geçilmez diyecek ve onun dediği olacaktır. Bir gün anavatan dört tarafını saran yangınlarla, cayır cayır yanarken ve sarsıla sarsıla yıkılırken O’nun omuzlarındadır. Türklük bahtının kara matemini dinlerken, muzdarip başı onun göğsündedir.
1919’da Samsun’a çıkmış, ayak bastığı toprak yeni bir hayat titremeleri ile uyanmış; Erzurum’da görünmüş dağınıklıkları toplamış, imandan bir hisar olmuş;
Sivas’a gelmiş perişanlıkları millet yapmış; Ankara’ya geldiği gün dünya yeni bir Türk Devletinin şerefle yükseldiğini görmüş, zaferlerini kazandığı inkilaplarını ilan ettiği gün ise; cihanın hayranlığını üstünde toplamış ve O’nu bir millet öbür millete göstermiştir.
Gençler! Atatürk bir isyandı. Türk’ün yokluğunu ilan edenlere karşı varlığını ispat eden bir isyan... Atatürk bir imandı! Milletine inanmanın ondaki sonsuz kudrete dayanarak muvaffak olmanın imanı... Bu kaynaklar yaşadıkça hepimiz ondan kuvvet alacağız. Bu tükenmez hazinenin yolunu da bize açmış olan Atatürk, Türk Milleti ile ebedi olarak yaşayacaktır.
Atatürk memleketi için emsalsiz şeyler yaptı. Yer yer isyanlar, hıyanetler, irticalarla dolu perişan bir cemiyet yerine; kuvvetli bir millet, ileriye doğru hamleleri ile itibarlı bir devlet, muasır ve medeni bir Türkiye yarattı. Şimdi bir kelime ile Atatürk sizlersiniz... O, zerreler halinde bizlere dağılmış ve şuleler halinde gözlerinize aksetmiştir. Fani vücudu karşı tepede, fakat ruhu ve aşkı sizin kalplerinizdedir.
Atatürk’ü sevmek demek evvela çok çalışmak demektir. Bu memleketi yükseltme aşkını içinde kor halinde duymak demektir. Bu sabah takvim, Atatürk ile aramızdaki yılların bir yıl daha arttığını gösteriyor. Fakat biz her geçen sene O’na daha çok yaklaşma ihtiyacını duymuyor muyuz? Memleketi baştan başa kaplayan ruhu, yine hareketlerimizin tek ve eşsiz hakimi değil mi?...
Atatürk bu memleketin hayat şartıdır !..
Atatürk'ün meşalesi daima yurdun üstünde parlayacaktır. Bu sönmez ve ilahi bir ışıktır. Bu ışık bütün gelecek nesiller için bir kuvvet kaynağı olacaktır. Memleketin yükselmesi için çeşitli sahalarda daima yeni Atatürk’lere ihtiyaç vardır. Bir gün sizin içinizden de bu yolda, bu tarzda insanlar çıkacağına inanıyoruz. Bu bizim öğretmenlik hayatımızın en büyük bahtiyarlığı ve mükâfatı olacaktır. Vatanı yükseltme çalışmaları arasında, tek tek sizlerin çehrelerini arayacağız. Onun için 10 Kasım sadece bir matem günü değildir. Aynı zamanda kararlarımızı, taahhütlerimizi yenileme günüdür. Kendimize ve milletimize hesap verme günüdür. Atatürk yolunda kalplerimizi ve vazifelerimizi kontrol günüdür.
Atatürk’ün ölmez ruhunu ve sizin güzel çehrelerinizi bu sabah bu fikir ve bu hislerle selâmlıyorum ."
95 YAŞINDA BİR ATATÜRK GENCİ : ÖĞRETMEN CEMİLE AYTAÇ
[COLOR=Orange]Cemile öğretmenimin yüreğine sağlık !...
Yolumuz,aşkımız,Pirimiz,Mürşidimiz Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'üm ruhun şad olsun, yattığın kutsal vatan toprağı canını incitmesin. Ömrümün sonuna kadar kısmet olursa senin ve kurduğun Cumhuriyetin hizmetindeyim.
10 Kasım 1938
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Atatürk'ün Hayatı ve Ulusal Mücadele Tarihi
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
4216
10 Kasım 1938
10 Kasım 1938
Sana Borçluyuz Ta Derinden
Sana borçluyuz ta derinden
Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
Hasta, yorgun düşmüştük
Yaralarımızı iyice sardın
Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
Sanatkardın, denizler kadar engin
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin
Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
Yüzyıllar boyu geri kalmış
Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış
Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden
Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
"Öğün, çalış, güven"
Sana borçluyuz ta derinden
Işığısın bu yurdun
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun
Hürriyeti sen yaydın içimize
Halkçıyız dedin halk içinden
İnançta hür yetiştirdin bizi
Borçluyuz sana ta derinden
Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
Bu milleti temiz ellerin
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemallerin
Davullar zurnalar döğende
Biz seni hatırlarız!
Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız!
Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda.
Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük
Kemal Paşa!
Ölümsüz insan!
Şanlı Atatürk!
Cahit Külebi
Sana borçluyuz ta derinden
Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
Hasta, yorgun düşmüştük
Yaralarımızı iyice sardın
Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
Sanatkardın, denizler kadar engin
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin
Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
Yüzyıllar boyu geri kalmış
Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış
Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden
Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
"Öğün, çalış, güven"
Sana borçluyuz ta derinden
Işığısın bu yurdun
Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun
Hürriyeti sen yaydın içimize
Halkçıyız dedin halk içinden
İnançta hür yetiştirdin bizi
Borçluyuz sana ta derinden
Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
Bu milleti temiz ellerin
Sana borçluyuz ta derinden
En büyüğü Mustafa Kemallerin
Davullar zurnalar döğende
Biz seni hatırlarız!
Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız!
Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda.
Binler yaşa, yurdumuza hizmeti büyük
Kemal Paşa!
Ölümsüz insan!
Şanlı Atatürk!
Cahit Külebi
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi