10. Hafta Konuğumuz TÜLAY
Alıntı:Sevgili Tülay,
günümüz alevilerinin içinde bulunduğu birkaç tane çelişkiyi söyleyebilir misin? Sence kim nerede yanlış yapıyor?
Günümüz Aleviliği maalesef inançtan yoksun, inkarcı, ateistliğiyle gurur duyan, herhangi bir kitap yazarı ve senaristi (!) mürşit edinecek kadar zavallı duruma düşmüş, günü bitirmekten başka gayesi olmayan, kendi kendini sindiren bir topluluk halinde yaşıyor.
Yapılan hataların en büyüğü, Aleviliğin nerden geldiği hakkında, bazı aklıevvelllerin mesnetsiz, tamamen hayal ürünü yorum ve yazılarla önce kendini sonra bilinçsiz insanları kandırmasıdır. Bu kişiler nemalandıkları yerlere layık olabilme adına Alevilik tarihini yeniden yazma çabasında ve yarışındalar. Kendilerine, ya Arapça kuranı, ya düzmece islami kaynakları, ya da cemde dem(!) alan çağdaş(!) dedeleri referans aldıkları için bir türlü bir araya gelinemiyor. Çünkü bütün kaynaklar ayrı şeylerden bahsediyor. Biri diğerini yalanlıyor.
Yapılan bir başka büyük hata da alevi pirlerinin farklı kimliklere büründürülerek, kiminin halk ozanı, kiminin Hristiyan papazı, kiminin halife olarak lanse edilmesi. En kötüsü de adlarına dernekler, vakıflar kurdukları pirleri yalnızca isimlerinden para kazanırken “pir” ünvanına layık(!) görmek, diğer zamanlarda Alevilikle hiçbir şekilde bağdaştırmamak... Pir olmak bazılarına göre o kadar kolay ve sıradan ki, kirli işlere karışmış, yüz kızartıcı işlere girmiş kişileri Pir Sultan’ a alternatif olarak sunacak kadar ileri gidebiliyor.
Alevilik artık bazı kesimin rant sağlayacağı, herhangi bir topluluk, yaşayış şekli, felsefe gibi anılır oldu. İslami(!) kaynaklara dayanarak Hz. Ali’ nin kimliği hakkında, ehlibeyt hakkında, marjinal tanımlamalarla, çala kalem polemiklerle bazı bilinçsiz Alevi kesimi ikileme düşürülüp asimile ediliyor. Bu da günü kurtarma gayretindeki malum senarist, yazar ve bunun gibilerin ekmeğine yağ sürüyor.
Doğrular görmezden gelinerek hiçbir amaca ulaşılamaz, alevi toplumu bugünkü özenti durumundan özüne dönmedikçe, pirini tanımadıkça, bir gerçeğin eteğinden tutmadıkça iki yakası bir araya gelmez, ezilir, sindirilir muaviyeyi yeniden yaşar.
Teşekkürler TUNÇ abi.
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"