You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

1 Mayıs faciası...

1 Mayıs faciası...

Senior Member
1 Mayıs faciası...
[B]AKP vahşetinin tanığıyım! [/B]

1 Mayıs 2008, yaklaşık altı yıldan bu yana Türkiye’yi yöneten AKP’nin “gerçek” yüzünü, fazla söze gerek bırakmayacak bir şekilde gösterdi. AKP’nin tüm demogojilerine rağmen, bu partinin “hak ve özgürlükler”le, demokrasiyle, insan haklarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığı görüldü.

1 Mayıs günü, İstanbul’da “İşçi Bayramı” kutlamalarına katılmak isteyenler, AKP’li İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın verdiği talimat doğrultusunda “orantılı güç”ün şiddetine maruz kaldı. Dünyanın her yerinde kutlanan 1 Mayıs, Türkiye’de AKP yüzünden tam bir kabusa, ardından da vahşete dönüştü.

Polisin “orantılı güç” kullanımı karşısında, biber gazından zehirlenen binlerce kişi, canlarını kurtarmaya çalıştı. Biber gazından kurtulanlar, bu kez de cop yedi. Ortalık tam bir ana-baba günüydü. Ele ele tutuşan çiftler, sendikacılar, milletvekilleri, gazeteciler, işçiler, işsizler, ölümün o soğuk yüzüyle karşılaştı.

Öyle ki; DİSK’e destek vermek için İstanbul’a gelen CHP Milletvekili Mehmet Ali Özpolat, binaya sıkılan biber gazı yüzünden, bir ara ölüm tehlikesi geçirdi. CHP Milletvekili Çetin Soysal, Mehmet Sevigen, Nur Serter, Şahin Mengü, binaya sıkılan gaz yüzünden nefes alamadı. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, fenalık geçirdi.

Ara sokaklardaki tablo da bundan farksız değildi. Şahit olduğumuz görüntüler, AKP’yi canla başla savunanları, eğer biraz vicdanları kalmışsa, utandıracak tarzdaydı. Polis, göstericileri bir yandan tekmeliyor, bir yandan da kendi arasında şakalaşıyordu. Bir polis, biber gazını sıktıktan sonra şöyle diyordu: “Bunlara vurdukça, bundan zevk alıyorlar. Bizi bir tam serbest bıraksalar da biraz ekşın (hareket) olsa.”

Belli ki; AKP’yi canhıraş savunanlar, bu insanlık dışı görüntülere de bir ‘mazeret’ bulacaktır. Bulmak da zorundalar. Çünkü; midelerinden bağlandıkları ağa babaları, “arpa”larını hemen keser… Bu yüzden, AKP’yi savunma pahasına, insanlığın değerlerini ezip geçmek zorundalar.

Ancak; ne mutlu ki; o iğrenç ilişki ağı, henüz Türkiye’nin her yerini teslim alamadı. Bu vahşete direnen, insanlığın onurunu savunan binlerce kişi; en meşru hakları olan “İşçi Bayramı”nı kutlamaya çalıştı.

Biber gazına, copa, ‘orantılı güç’e karşı, demokrasiyi, insan haklarını, özgürlükleri savunanlar, bir yandan da AKP’nin makyajını akıttı. Bu makyajın adı, “demokrasi”ydi.

“Demokrasi” 1 Mayıs 2008 tarihinde, AKP’nin elinden kurtuldu.
Yalakaları demokrasi tekelini AKP’nin elinde tutmaya çalışsa da, yaşadığımız dehşet anları, oyunun bittiğinin habercisiydi.
1 Mayıs’ın en hayırlı an’ı da kuşkusuz buydu.
AKP şiddeti, AKP statükoculuğu, 12 Eylül ruhu, Şişli’de açıkça görüldü.
AKP’yi ‘demokrat’ diye savunanlar ise, utançlarından saklanacak köşe bucak aradı.

********

Cumhuriyet Gazetesi'nin bahçesinde polis tarafından dövülerek kolu kırılan meslektaşlarımız Ali Deniz Uslu ile yaralanan Esra Açıkgöz'e geçmiş olsun diyorum. Cumhuriyet çalışanlarına da biber gazlı saldırıya uğradıktan sonra, meslektaşlarına açtıkları dost kucağı için teşekkür ediyorum.

BARIŞ YARKADAŞ/GERÇEK GÜNDEM
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Posting Freak
1 Mayıs faciası...
ya bunlara ne desek az ama Sıhıyye'deki kutlamalarda işçiler polisleri azdaha linç ediyordu keşke İstanbul'da da aynı görüntü olsaydı:mad::mad::mad::mad:
Bizim yolumuz insanlık yoludur.
Zöhre Ana


İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.