âRamazan orucu ve 12 İmam orucu bizimdirâ
Ersin can öncelikle hoşgeldiniz,
Ben de bir kaç konuya değinmek istiyorum. Neye inandığınız, ne olduğunuz, hangi ritüelleri yerine getirdiğinize bir şey diyemem çünkü herkes inandığı gibi yaşamalı düşüncesindeyim. Sözüm meclisten dışarı diyerek ; inandığı gibi yaşarken öteye beriye çamur atmasına , daha it nefsini terbiye etmeden inanan diğer canlara akıl vermesine,
"hizaya, yola" getirme söylemlerine tahammül gösteremiyorum. Kulun kula üstünlüğü yoktur. Herkes kendi yolunu seçecek akıldadır.
Bugün yaşanan Alevilik kendi içinde çelişkiler yaşıyor.
Sebebi de tarihin Emevi zulmunün sonucunda yazılması. Emevi tarihi , 1500 yıl önce yaşananları olduğu gibi değil
"oldukları" gibi yazdı.
Saltanatlarını ayakta tutacak, kula kul, köle olacak her türlü
şeriatı ( yasayı) kendileri koydu ve Haktan gelmiş gibi insanlara bellettiler. Bir takım insanları parayla, toprakla satın aldılar, kimini önemli görevlere getirdiler. O gün yaşayan toplumu
"insan" yapabilmek için gelen peygambere ve soyu Ehlibeyte menfaatleri uğruna yapmadıkları kalmadı nihayetinde. Çünkü Saltanat peşindeydiler ama bunun için önlerinde bir engel vardı. O engel Ehlibeyt'ti. Ehlibeyt, Allah yolunun ibadet, inanç ve insanlık onuruna yakışan her türlü güzelliğini insanlara aktarmak ve insanları irşat etmek için Allah tarafından görevlendirilmişti. Ehlibeytin büyüklüğünü, yüceliğini ve görevini içlerine sindiremediler. Ehlibeyt'in insanlar üzerindeki etkisini kendileri kullanabilmek için Ehlibeyti yok etmenin gayretini güttüler. Kerbela'yı , Necef'i, Mekke Medine'yi kana bulamalarının sebebi buydu. Ehlibeyt, Ali, Üseyin diyen dilleri ve başları kesmeleri, Ehlibeyt Ana'larını cıplak develerde Şam sokaklarında gezdirmeleri Ehlibeyte olan kinlerinin büyüklüğünü göstermektedir. Ve Ehlibeyt, Anadolu'ya, İran'a, Azerbaycan'a, Orta Asya'ya göç etmek zorunda kaldı. Bu yaşananların kelimelere dökülmesi kolay ve zaman almıyor ama bir de bunları yaşayan ulu canlar var...
Alevilik temelde Muhammed Ali yani Hak yoludur. Ne eksiktir ne de yanlış. Alevilik ; herşeyden önce İnanç ve ibadet yoludur. Ehlibeyt hak sancağını çekerken aynı zamanda İnsanlık sancağını da çekmiştir. Bugün Mürşit Zöhre Ana'nın kapısında Alevi- Sünni ayrımı olmamasının , bir sürü Sünni canın Aleviliği, Muhammed Ali yolunu benimsemeleri ve seçmelerinin altında bu neden vardır. Zöhre Ana Hak sırrına erdiği ve can gözünün açıldığı günden bu yana 32 yıldır hiç kimseyi zorla, baskıyla Ehlibeyt yoluna katmamıştır. Kimseye de bana inanın dememiştir. O görevinin gereği Allah'ın bildirmek istediklerini olduğu gibi topluma aktarmıştır ve tebliğ etmiştir. İnanmak veya inanmamak tamamen kişinin kendi vicdanına bırakılmıştır.
Dediğim gibi yol birdir. Bu yolu süren Ehlibeyt evliyalarının bildirdiklerine göre yolumuzda Ramazan adında bir oruç yoktur. Bu konuda Mürşidimiz Zöhre Ana
" Bizim tuttuğumuz oruç değil, yastır " demektedir. Önemli olan ağzı bağlamak değil özümüzü bağlamaktır. Bizler Ehlibeytin katledilmesinden bu yana Yası Matem tutarız.
Hz.Muhammed Mustafa (Hızır) için 3 gün 26-27-28 Şubat
Hz.Ali için 3 gün 18-19-20 Ocak
Hz.Üseyin için 12 gün 4-15 Mart (Muharrem Ayı- Muharrem Yası- Muharrem Orucu denilen)
Hz.Hasan için 2 gün 15-16 Aralık
Hıdır ve İlyas için 2 gün 10-11 Mayıs
- Alevi yolunda her güzellik var ancak egemenler ve iş birlikçileri asimile ederek Aleviliğin içini boşaltmışlardır.Ahir zamanda tüm bunların karşısına Mürşit Zöhre Ana çıkmıştır. Mürşit Zöhre Ana'nın ALİ PİRİMDİR YOLU BİZİMDİR kitabında bütün inanç ve ibadetlerimiz Muhammed Ali zamanındaki gibi yani ilk haliyle olduğu gibi anlatılmıştır.
- Aleviler namazım yok derler ama vardır. Cem evlerinde cenaze namazı varsa demek ki Aleviler namaz kılabiliyorlar.Hakikatte Ehlibeyt namazı, 3 vakit ve 6 rekattır.Bugün Zöhre Ana'mızın sayesinde bu namazlarımıza da kavuştuk. Alevilikte Cuma namazı yoktur.
- Aleviler, Muhammed Ali musahip kardeşi derler. Halbu ki Musahip kardeşleri kız alıp vermezler.Yol düşkünü olurlar. Hz.Muhammed ve Hz.Ali'nin musahiplik olayı dedelerinden kalmıştır. Kendileri değildir.
- Muharrem orucunu Ramazan ve Kurbanın peşine takıp. Hz.Üseyin'in ne zaman şehit edildiğini unutturmak istediler.Önce Ramazan sonra Muharrem demek suretiyle bu yası matemi unutturmak isteyenlere karşın Mürşit Zöhre Ana " Hiç bir insanın doğum ve ölüm tarihi değişmez" demiş ve Hz.Üseyin'in şehit edilme tarihini gün be gün söylemiştir . Bu tarih 15 Mart'tır. Her yıl Muharremin farklı günlerde veya aylara denk gelmesi Hicri takvimin sonucudur. Hicri takvimin mucidi Ömer'dir. Hani 1500 yıldır Şia'nın ve Alevilerin lanet okuduğu ve çocuklarına bu ismi vermekten imtina ettikleri kişi.Resmi tarihe göre konuşuyorum; Ömerin bir marifeti de Ümeyye oğullarının Ehlibeyt düşmanlığı tasdikli iken Muaviye'yi Şam Valisi olarak atamasıdır. Osman'ın Mervanı yardımcısı olarak ataması gibi.Kuranın orjinalini Allah'tan emir gelmeden kendi fikrine göre yok etmesi de manidardır.
- Aşure lokması Hz.Üseyin için verilen bir Hak lokmasıdır. Aleviler hiçbir ölüsünün cenaze lokmasını kapı kapı dağıtmazken hem de sokak ortalarında, Hz.Üseyin gibi Allah şehidi olan şehitler serdarı Hz.Üseyin'in lokmasını kapı kapı dağıtmakta. Mürşit zöhre Ana, Hz.Üseyin'in Aşure lokmasının kapı kapı düzensiz ortamlarda dağıtılmaması gerektiğini söylemiştir. Ona inanan insanlar olarak bizler artık Aşure lokmalarımızı kapı kapı dağıtmıyoruz ve evimize Ehlibeyti sevenleri davet edip evimizde Hz.Üseyin için kesinlen kurban lokmalarımızı ve Aşure çorbalarını abdestimizi alarak, duayla gelen insanlara yediriyoruz.
Mürşit Zöhre Ana'ya gideli en az 20 sene oldu. Onun maddi vemanevi destekleri ile okudum. Fakültemi bitirdim. Onu tanıdığımdan beri "tırnağıma taş değmedi" bu yolda. Aleviliğin tüm ibadet ve inançlarını öğrendim.
Aleviliğin ne eksiği vardır ne de insanları haşa kötü yollara götüren kültürü, yaşam biçimi. Bu yol insanları daima sevgiye, birliğe, ilim irfana, Ehlibeyte götürmüştür. Böyle kutlu bir yol yol bilmezlerin elinde harcanmaktadır. İnançtan ve ibadetten yoksun bir Alevilik elbette eksiktir ve kesinlikle Alevilik değildir.
"Alevilik kısmında gözle görülür inkarlar ama dilde olmayan inkarlar tanıdım" böyle bir cümle kurmanızı normal karşılıyorum çünkü eğer Zöhre Ana'nın bildirdiği gerçek olan Aleviliği bilmezseniz resmi tarihin yani Emevi tarihinin içinden çıkamazsınız ve gerçekleri hiç bir zaman öğrenemezsiniz.
Bu öyle lanet ve alçak bir tarihtir ki Hz.Ali'yi abisinin eşiyle evli göstermekten, Ellinin üstündeki yüce Hz.Muhammet Mustafa'mızı 14-15 yaşlarındaki bir kızla ve yahudi biriyle evli gösterebilir. Halbu ki Alevilik yolunda tek eşlilik esastır.
Son söz olarak yineliyorum
"Herkes inandığı gibi yaşamalıdır."