Hak insanlar arasında dil, din, ırk ayrımı yapmamıştır. Keza Muhammed-Ali döneminde de Alevilik diye bir şey yoktu. Pir Zöhre Ana’dan, kitaplardan, siz değerli forum üyelerinin bilgi ve yorumlarıdan öğrendiğim Alevilik;
Bu dünyayı kuranlara, Ehlibeyt’e, Hak için çile çekenlere, can fedakarlığı yapanlara, gerçek Kuran’a sahip olanlara inanmaktır. Bu inanç ve aşkla alev alev yanmaktır. İki cihan murtazası Hz. İmam Hüseyin için acı çekebilmek, yas tutabilmek, gözyaşı dökebilmektir. İnsanlık davası güdebilmektir.
Aleviliği yukarıdaki anlattıklarım gibi biliyordum. Ta ki Gerçeğin Sesi radyosunda yayınının birisinde, Pir Zöhre Ana’mın sohbetinde ‘’Alevi sunni olamaz, sunni de alevi olamaz. İnsan ne ise öyle kalmalıdır. Her ot kökünde biter’’ şeklinde buyurmalarını işitene kadar. Elbette bir Gerçek’ten gelen bu bilgiyi haşa sorgulayacak durumum yok. Ama ben mi yanlış anladım ya da yanlış mı yorumluyorum, sizlerle paylaşmak istedim.
Tanıdığım o kadar çok kişi var ki; alevi olduğunu söyleyen, Hz. Ali soyundan geldiğini iddia eden, ancak Pir Zöhre Ana’yı inkar eden, bir elinde saz, bir elinde içki bardağı günde 5 vakit türkü söyleyen, sonra da o haliyle semah dönüp cem yapan. Haşa Allah’tan-Muhammed’ten bi haber, Hz. Ali’yi sadece bir lider, din büyüğü, savaşmış, kendilerinin siyasi temsilcisi, bir islam alimi gören. Aleviliğin ne olduğunu bilmeyen ama sadece “Ben Aleviyim, Ali evindenim ” diyen…
Canlar bu kişiler Alevi mi sizce, Alevi olabilirler mi?. Alevi olmak için Hz. Ali soyundan mı gelmiş olmak şart? Eğer Alevilik kan bağıysa bu kişiler yani Hz. Ali soyundan, Ehlibeyt soyundan mı gelmiş oluyorlar? Peki ben kimin soyundanım? Benim soyumu da yaradan Ali değil mi?
Ben ise (özür dileyerek ve affınıza sığınarak yazıyorum-reklam değil amacım) maalesef?, sunni ana ve babadan dünya gelmişim. Hak öyle uygun görmüş, doğmuşum. Tüm cihanı, insanları yaradan, beni de seni de yaradan Allah aynı. Bu dünyayı kuranları, 18 bin alemin sahibini, Şah-ı Merdan Ali’yi bilmiş, öğrenmişim çok şükür. Hz. Hüseyin diyince içim titriyor. Yezide (ömere), eğer dedem de onlardansa ona’da, her daim lanet okuyorum. Bilmem kabul eder mi (inşallah) ama Yas-ı matemleri tutuyorum, gerçek namazı şartlar uygun olunca kılacağım. 2 sefer ceme girmiş, semah bile dönmüşüm. Dergaha, Pir Zöhre Ana-Ali-Allah’a kurban olmaktır tek dileğim. Yani Şah-ı Merdan bilir ama bence ben alev alev yananlardanım. Yani ben Aleviyim. Doğruyu, orijinali, insanlığı, yaradanı ve ona yapılacak gerçek ibadetleri anlatan, ilim, irfan, şifa ve keramet sahibi Pir Zöhre Ana’ya inanmak, öğrettiklerini uygulamak Alevi olmak için yeterlidir diye düşünüyorum.
Örneğin anne ve babası sunni ve ölmüş bir bebek, şartlar gereği sizin elinizde, dergahta büyüse, öğrendiklerini 4-4’lük uygulasa, Ali’yi, Muhammed’i, Zöhre Ana’yı sizin bildiğiniz gibi bilse ve şu an 15 yaşında olsa, bu kişi alevimi, sunni mi?
Sunnilerin; ne kadar inanırlarsa inansınlar, kaç kere ceme girerlerse girsinler, hep düşkün kalmalarına, musahip olamamalarına, ehlibeyt nikahına yanlış bilmiyorsam layık olamamalarına anlam veremiyorum. Hak beni affetsin ama yukarıdaki anlattığım alevilere layık oluyor, bana ise asla…Ne olur şu kardeşinizle bilgi ve fikirlerinizi paylaşın. Takdir edersiniz ki bu soruları Pir Zöhre Ana’ya sorabilmek o kadar da kolay bir durum değil. Özellikle yıllardır dergahta görev almış, Pir’in sohbetlerine katılmış çok eski forum üyeleri, genel sorumlu arkadaş, sizden rica ediyorum.
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
Konu Sahibi / Yazar
selocan93
Kategori / Forum
Bir Sorum Var
Yorumlar / Cevaplar
4
Okunma / Görüntüleme
6828
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
selocan93 yazdı:Hak insanlar arasında dil, din, ırk ayrımı yapmamıştır. Keza Muhammed-Ali döneminde de Alevilik diye bir şey yoktu. Pir Zöhre Ana’dan, kitaplardan, siz değerli forum üyelerinin bilgi ve yorumlarıdan öğrendiğim Alevilik;
Bu dünyayı kuranlara, Ehlibeyt’e, Hak için çile çekenlere, can fedakarlığı yapanlara, gerçek Kuran’a sahip olanlara inanmaktır. Bu inanç ve aşkla alev alev yanmaktır. İki cihan murtazası Hz. İmam Hüseyin için acı çekebilmek, yas tutabilmek, gözyaşı dökebilmektir. İnsanlık davası güdebilmektir.
Aleviliği yukarıdaki anlattıklarım gibi biliyordum. Ta ki Gerçeğin Sesi radyosunda yayınının birisinde, Pir Zöhre Ana’mın sohbetinde ‘’Alevi sunni olamaz, sunni de alevi olamaz. İnsan ne ise öyle kalmalıdır. Her ot kökünde biter’’ şeklinde buyurmalarını işitene kadar. Elbette bir Gerçek’ten gelen bu bilgiyi haşa sorgulayacak durumum yok. Ama ben mi yanlış anladım ya da yanlış mı yorumluyorum, sizlerle paylaşmak istedim.
Tanıdığım o kadar çok kişi var ki; alevi olduğunu söyleyen, Hz. Ali soyundan geldiğini iddia eden, ancak Pir Zöhre Ana’yı inkar eden, bir elinde saz, bir elinde içki bardağı günde 5 vakit türkü söyleyen, sonra da o haliyle semah dönüp cem yapan. Haşa Allah’tan-Muhammed’ten bi haber, Hz. Ali’yi sadece bir lider, din büyüğü, savaşmış, kendilerinin siyasi temsilcisi, bir islam alimi gören. Aleviliğin ne olduğunu bilmeyen ama sadece “Ben Aleviyim, Ali evindenim ” diyen…
Canlar bu kişiler Alevi mi sizce, Alevi olabilirler mi?. Alevi olmak için Hz. Ali soyundan mı gelmiş olmak şart? Eğer Alevilik kan bağıysa bu kişiler yani Hz. Ali soyundan, Ehlibeyt soyundan mı gelmiş oluyorlar? Peki ben kimin soyundanım? Benim soyumu da yaradan Ali değil mi?
Ben ise (özür dileyerek ve affınıza sığınarak yazıyorum-reklam değil amacım) maalesef?, sunni ana ve babadan dünya gelmişim. Hak öyle uygun görmüş, doğmuşum. Tüm cihanı, insanları yaradan, beni de seni de yaradan Allah aynı. Bu dünyayı kuranları, 18 bin alemin sahibini, Şah-ı Merdan Ali’yi bilmiş, öğrenmişim çok şükür. Hz. Hüseyin diyince içim titriyor. Yezide (ömere), eğer dedem de onlardansa ona’da, her daim lanet okuyorum. Bilmem kabul eder mi (inşallah) ama Yas-ı matemleri tutuyorum, gerçek namazı şartlar uygun olunca kılacağım. 2 sefer ceme girmiş, semah bile dönmüşüm. Dergaha, Pir Zöhre Ana-Ali-Allah’a kurban olmaktır tek dileğim. Yani Şah-ı Merdan bilir ama bence ben alev alev yananlardanım. Yani ben Aleviyim. Doğruyu, orijinali, insanlığı, yaradanı ve ona yapılacak gerçek ibadetleri anlatan, ilim, irfan, şifa ve keramet sahibi Pir Zöhre Ana’ya inanmak, öğrettiklerini uygulamak Alevi olmak için yeterlidir diye düşünüyorum.
Örneğin anne ve babası sunni ve ölmüş bir bebek, şartlar gereği sizin elinizde, dergahta büyüse, öğrendiklerini 4-4’lük uygulasa, Ali’yi, Muhammed’i, Zöhre Ana’yı sizin bildiğiniz gibi bilse ve şu an 15 yaşında olsa, bu kişi alevimi, sunni mi?
Sunnilerin; ne kadar inanırlarsa inansınlar, kaç kere ceme girerlerse girsinler, hep düşkün kalmalarına, musahip olamamalarına, ehlibeyt nikahına yanlış bilmiyorsam layık olamamalarına anlam veremiyorum. Hak beni affetsin ama yukarıdaki anlattığım alevilere layık oluyor, bana ise asla…Ne olur şu kardeşinizle bilgi ve fikirlerinizi paylaşın. Takdir edersiniz ki bu soruları Pir Zöhre Ana’ya sorabilmek o kadar da kolay bir durum değil. Özellikle yıllardır dergahta görev almış, Pir’in sohbetlerine katılmış çok eski forum üyeleri, genel sorumlu arkadaş, sizden rica ediyorum.
sn. Selocan93
Yazılarınızı takip ediyorum. İnanmanızı, ibadet etmenizi takdirle karşılıyorum.
Bana göre sizin bu soruları çoktan aşmanız gerekirdi. Alevi sünni meselesine takılıp kalmışsınız!
Zöhre Ana'ya inanan, yolundan giden binlerce sünni kardeşlerimiz var. Özellikle İzmir'den gelen, kendilerini içimizden biri olarak kabul ettiğimiz inançlı insanlar var. İnanın onlar bunu aşmışlar, yolda alevilik sünnilik yerine birlik, ibadet, Ehlibeyt sevgisinde birleşip ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar.Onlar bizlerin kardeşleridir. Ne bizim ne onların aklına, alevi sünni ayırımı gelmiyor.
Radyo gerçeğin sesinde dinlediğiniz Pirimiz Zöhre Ana'nın sözü herşeye nokta koymuştur. Bunu sorgulamak bana göre boş va anlamsızdır. Allah öyle nasip etmiş, öyle yaratmış. Bunu sorgulamak vesveseden başka birşey değildir.
KURTULUŞ SAVAŞINA KATILMIŞ, ŞEHİT DÜŞMÜŞ BİNLERCE VATAN EVLADI VAR. BUGÜN ONLARI ANARKEN ŞU ALEVİYDİ, ŞU SÜNNİYDİ DİYE AYIRIM YAPILIYOR MU? HEPSİNE, VATAN UĞRUNA ŞEHİT OLDULAR DİYE, MİNNET, ŞÜKRAN,SAYGI VE RAHMETLE ANILIYORLAR.
Sürekli ayırımı gündeme getirmek bölünmemize olanak sağlar. Yüce Yaratan'nın takdiridir deyip yolumuza, inancımıza (Allah Muhammed Ali Yoluna) sahip çıkmalıyız.
Saygılar.
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
Değerli selocan,
Bir Pirin, Allah'ın sözünü satan bir varlığın insanlar arasında ayrım yapması düşünülemez.
Pir Zöhre Ana'nın kapısı din, dil ve ırk ayrımının olmadığı bir kapıdır.
Alevilik ve sünnilik meselesinin temelinde Ehlibeyt'in katli vardır.
Alevilik "Ehlibeyt soyundan gelmektir" diye bir durum söz konusu değil. Çünkü öyle olsa idi bütün Pirler Ehlibeyt soyundan geldiği için şu an yaşayan ve kendilerini alevi diye nitelendiren herkesin Evliya olması gerekirdi.
Aleviller, edep ve erkan kurallarını İmam Cafer'in getirdiği Hak Muhammet Ali yoluna ikrar vermiş, Ehlibeyt katledilirken O'na sahip çıkmış, O'nların getirdiği inanç ve ibadetleri sürdürmeye çalışmış bir topluluktur.
Sünniliğin başlangıcı ise yukarıda anlatılanların tamamen zıddıdır. Ehlibeyti katleden, Onların inancını yok etmeye çalışan zihniyetin kaynağıdır.
İşte bu yüzden temeldeki bu farklılık yolda sahip olunan haklar bakımından bir takım ayrışmalara neden olmuştur.
Bu farklılık sadece dilden dile sosyolojik manada aktarılmamış aynı zamanda genetik manada da aktarılmıştır. Çünkü Hak Muhammet Ali inancına ve Ehlibeyte düşman bu baskıcı güruh zamanla verdikleri fetvalar, hutbelerle bir aleviyi öldürmenin ya da yollarından döndürmenin bin cennete eş değer olduğunu, bunun büyük sevabı olduğunu Allah'tan gelen bir emir gibi ruhlara ve beyinlere işlemişlerdir.
Ve ölmek istemeyen Aleviler önce ana yurtları olan Muhammet ALi'nin doğup büyüdüğü yörelerden sürülmüş ve daha sonra ANadolu'nun en ücra köşelerinde, köylerinde, dağlarda, bayırlarda, kendi aralarında kız alıp vererek dışarıya kapanmışlar ve bu şekilde inançlarını yaşamak zorunda bırakılmışlardır.
Ve sonuçta yola sahip çıksalar idi bu yolun bütün nimetlerinin kısmet olacağı sünni insanlar yolumuzdaki bazı temel ibadetlerden mahrum kalmışlardır.
Ancak şöyle de bir durum vardır. Allah her zaman adildir ve bir sünniden neden bir müsahip tutmadın ya da neden Ehlibeyt nikahı kıymadın diye elbette sorgu sormayacaktır. Her insan sahip olduğu inanca göre sorgulanacak ve yine elbette doğruluk, dürüstlük, cömertlik, yardım severlik gibi temel insani değerler her zaman bu sorgunun hamurunda yer alacaktır.
Bir Pirin, Allah'ın sözünü satan bir varlığın insanlar arasında ayrım yapması düşünülemez.
Pir Zöhre Ana'nın kapısı din, dil ve ırk ayrımının olmadığı bir kapıdır.
Alevilik ve sünnilik meselesinin temelinde Ehlibeyt'in katli vardır.
Alevilik "Ehlibeyt soyundan gelmektir" diye bir durum söz konusu değil. Çünkü öyle olsa idi bütün Pirler Ehlibeyt soyundan geldiği için şu an yaşayan ve kendilerini alevi diye nitelendiren herkesin Evliya olması gerekirdi.
Aleviller, edep ve erkan kurallarını İmam Cafer'in getirdiği Hak Muhammet Ali yoluna ikrar vermiş, Ehlibeyt katledilirken O'na sahip çıkmış, O'nların getirdiği inanç ve ibadetleri sürdürmeye çalışmış bir topluluktur.
Sünniliğin başlangıcı ise yukarıda anlatılanların tamamen zıddıdır. Ehlibeyti katleden, Onların inancını yok etmeye çalışan zihniyetin kaynağıdır.
İşte bu yüzden temeldeki bu farklılık yolda sahip olunan haklar bakımından bir takım ayrışmalara neden olmuştur.
Bu farklılık sadece dilden dile sosyolojik manada aktarılmamış aynı zamanda genetik manada da aktarılmıştır. Çünkü Hak Muhammet Ali inancına ve Ehlibeyte düşman bu baskıcı güruh zamanla verdikleri fetvalar, hutbelerle bir aleviyi öldürmenin ya da yollarından döndürmenin bin cennete eş değer olduğunu, bunun büyük sevabı olduğunu Allah'tan gelen bir emir gibi ruhlara ve beyinlere işlemişlerdir.
Ve ölmek istemeyen Aleviler önce ana yurtları olan Muhammet ALi'nin doğup büyüdüğü yörelerden sürülmüş ve daha sonra ANadolu'nun en ücra köşelerinde, köylerinde, dağlarda, bayırlarda, kendi aralarında kız alıp vererek dışarıya kapanmışlar ve bu şekilde inançlarını yaşamak zorunda bırakılmışlardır.
Ve sonuçta yola sahip çıksalar idi bu yolun bütün nimetlerinin kısmet olacağı sünni insanlar yolumuzdaki bazı temel ibadetlerden mahrum kalmışlardır.
Ancak şöyle de bir durum vardır. Allah her zaman adildir ve bir sünniden neden bir müsahip tutmadın ya da neden Ehlibeyt nikahı kıymadın diye elbette sorgu sormayacaktır. Her insan sahip olduğu inanca göre sorgulanacak ve yine elbette doğruluk, dürüstlük, cömertlik, yardım severlik gibi temel insani değerler her zaman bu sorgunun hamurunda yer alacaktır.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]
[size=7]Zöhre Ana[/size]
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
selocan93 yazdı:]Hak insanlar arasında dil, din, ırk ayrımı yapmamıştır. Keza Muhammed-Ali döneminde de Alevilik diye bir şey yoktu. Pir Zöhre Ana’dan, kitaplardan, siz değerli forum üyelerinin bilgi ve yorumlarıdan öğrendiğim Alevilik;
Bu dünyayı kuranlara, Ehlibeyt’e, Hak için çile çekenlere, can fedakarlığı yapanlara, gerçek Kuran’a sahip olanlara inanmaktır. Bu inanç ve aşkla alev alev yanmaktır. ]İki cihan murtazası Hz. İmam Hüseyin için acı çekebilmek, yas tutabilmek, gözyaşı dökebilmektir. İnsanlık davası güdebilmektir.
]Aleviliği yukarıdaki anlattıklarım gibi biliyordum. Ta ki Gerçeğin Sesi radyosunda yayınının birisinde, Pir Zöhre Ana’mın sohbetinde ‘]’Alevi sunni olamaz, sunni de alevi olamaz. İnsan ne ise öyle kalmalıdır. Her ot kökünde biter’’ şeklinde buyurmalarını işitene kadar. Elbette bir Gerçek’ten gelen bu bilgiyi haşa sorgulayacak durumum yok. Ama ben mi yanlış anladım ya da yanlış mı yorumluyorum, sizlerle paylaşmak istedim.
Tanıdığım o kadar çok kişi var ki; alevi olduğunu söyleyen, Hz. Ali soyundan geldiğini iddia eden, ancak Pir Zöhre Ana’yı inkar eden, bir elinde saz, bir elinde içki bardağı günde 5 vakit türkü söyleyen, sonra da o haliyle semah dönüp cem yapan. Haşa Allah’tan-Muhammed’ten bi haber, Hz. Ali’yi sadece bir lider, din büyüğü, savaşmış, kendilerinin siyasi temsilcisi, bir islam alimi gören. Aleviliğin ne olduğunu bilmeyen ama sadece “Ben Aleviyim, Ali evindenim ” diyen…
Canlar bu kişiler Alevi mi sizce, Alevi olabilirler mi?.] Alevi olmak için Hz. Ali soyundan mı gelmiş olmak şart? Eğer Alevilik kan bağıysa bu kişiler yani Hz. Ali soyundan, Ehlibeyt soyundan mı gelmiş oluyorlar? Peki ben kimin soyundanım? Benim soyumu da yaradan Ali değil mi?
Ben ise (özür dileyerek ve affınıza sığınarak yazıyorum-reklam değil amacım) maalesef?, sunni ana ve babadan dünya gelmişim. ] Hak öyle uygun görmüş, doğmuşum. Tüm cihanı, insanları yaradan, beni de seni de yaradan Allah aynı. Bu dünyayı kuranları, 18 bin alemin sahibini, Şah-ı Merdan Ali’yi bilmiş, öğrenmişim çok şükür. Hz. Hüseyin diyince içim titriyor. Yezide (ömere), eğer dedem de onlardansa ona’da, her daim lanet okuyorum. Bilmem kabul eder mi (inşallah) ama Yas-ı matemleri tutuyorum, gerçek namazı şartlar uygun olunca kılacağım. 2 sefer ceme girmiş, semah bile dönmüşüm. Dergaha, Pir Zöhre Ana-Ali-Allah’a kurban olmaktır tek dileğim. Yani Şah-ı Merdan bilir ama bence ben alev alev yananlardanım. Yani ben Aleviyim. Doğruyu, orijinali, insanlığı, yaradanı ve ona yapılacak gerçek ibadetleri anlatan, ilim, irfan, şifa ve keramet sahibi Pir Zöhre Ana’ya inanmak, öğrettiklerini uygulamak Alevi olmak için yeterlidir diye düşünüyorum.
Örneğin anne ve babası sunni ve ölmüş bir bebek, şartlar gereği sizin elinizde, dergahta büyüse, öğrendiklerini 4-4’lük uygulasa, Ali’yi, Muhammed’i, Zöhre Ana’yı sizin bildiğiniz gibi bilse ve şu an 15 yaşında olsa, bu kişi alevimi, sunni mi?
]Sunnilerin; ne kadar inanırlarsa inansınlar, kaç kere ceme girerlerse girsinler, hep düşkün kalmalarına, musahip olamamalarına, ehlibeyt nikahına yanlış bilmiyorsam layık olamamalarına anlam veremiyorum . Hak beni affetsin ama yukarıdaki anlattığım alevilere layık oluyor, bana ise asla…Ne olur şu kardeşinizle bilgi ve fikirlerinizi paylaşın. Takdir edersiniz ki bu soruları Pir Zöhre Ana’ya sorabilmek o kadar da kolay bir durum değil. Özellikle yıllardır dergahta görev almış, Pir’in sohbetlerine katılmış çok eski forum üyeleri, genel sorumlu arkadaş, sizden rica ediyorum.
Selocan aynı konuyu yanılmıyorsam yine açmıştınız yine cevap yazmıştık ama bu size yeterli gelmemiş sanırım, içinize sinmeyen birşeyler olduğu belli, kendinizi rahatlatmak için tekrar aynı şeyleri duymak istiyorsunuz,kendinize göre haklı olabilirsiniz ama
aslında siz,olması gerekn herşeyi yazmışsınız ve şöyle bir söz de kullanmışsınız:
Hak öyle uygun görmüş, doğmuşum
Aleviliğin bütün güzel taraflarını anlatmışsınız, bu güzellik sizin içinize sinmiş ki sünniliği benimsememişsiniz.
Siz inanç olarak Alevi, dini boyutu olan mezhep kısmında sünnisiniz.
Alevilik deyim yerindeyse "belden" gelir , o bahsettiğiniz isim hanesinde Alevi yazıp da gelen pirlere saygısı olmayan,Alevilikten bihaber yaşayan Alevilerden daha "insansınız".
Her ot kökünün üzerinde biteceği için Alevi doğan biri nasıl ki sünni olamazsa(o ibadetleri yapabilir ama kökü Alevi diye geçer) ,sünni doğan biri de Alevi olamıyor.
Bence siz inandığınız gibi yaşayın sadece , insanlık erdemlerini taşıyın,bu yol bize ne yapılması gerekeni anlatıyor,yol gösteriyor zaten.
Neden? diye sorgulamak biz kullara düşmez,yaradanın bir bildiği vardır muhakkak.
Ayrıca ahirette sorgular,insanların dinine,mezhebine göre değil "ameline" göre sorulur...
saygılar....
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
âAlevi olunmaz, Alevi doğulurâ.....!
TEŞEKKÜRLER ''ŞADUMAN'', TEŞEKKÜRLER ''ŞAHIMMERDAN'', TEŞEKKÜRLER 'FADİMEBK''... İLGİ, BİLGİ VE YORUMLARINIZ İÇİN.
SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARAK PİR ZÖHRE ANAM İÇİN YAZMIŞ OLDUĞUM ŞİİRİMİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.
PİR ZÖHRE ANA
Dergahına geldim, niyaza indim
Ben bende değildim, kendimi bildim
Işığım, Mürşid'im, aldığım nefesim
Derdi güzel, dermanı güzel Pir Zöhre Ana
Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Pir Zöhre Ana
Sen öğrettin insan olmayı bana
Yolu güzel, aşkı güzel Pir Zöhre Ana
Pir’imsin, Ali’msin, Allah’ımsın, Ata’msın
Cansızlara can katan Bektaş'ı Sultan'sın
Şah Hüseyin'e yanansın, kavrulansın
Eli güzel, Postu güzel Pir Zöhre Ana
Geçmişten söyleyen, geleceği bildiren
Ummanlara dalıp ta Üseyin diye inleyen
Muhammed-Ali yolunu bir bir öğreten
Şanı güzel, dergahı güzel Pir Zöhre Ana
Dertlere dermansın, gönüllere sultan
Karanlık dünyalara güneş gibi doğan
Çoktur Vallaha, senden muradın alan
Sazı güzel, sözü güzel Pir Zöhre Ana
Hak'kın bin donundan biri Ali olan
Biri de Zöhre Ana'dır postta oturan
Ya Üseyin dedikçe ciğerleri kopan
Dini güzel, dili güzel Pir Zöhre Ana
Bir derdim var bin dermana değişmem
Dönen dönsün, ben yolumdan dönmem
Alnı posta inmeyene bilmem ne desem
Edebi güzel, erkanı güzel Pir Zöhre Ana
Hakikat namazın öğrettin bize
Cümle alem hep geldi dize
Okursun Elif'i, Kuran'ı hece hece
Dili Ali, ruhu Ali Pir Zöhre Ana
Gel kardeş ayrım yapma inan bu yola
Din Muhammed-Ali'nindir, lanet et mavyaya
Kul olalım, ikrar verelim Beş Esma'ya
Cem'i güzel, Yas-ı güzel Pir Zöhre Ana
Selehattin.
yezidin şer'inden, ikiliğinden, vesveselerden bizi koru Pir'im.
Sana sığınırım Yüceler Yücesi ŞAH'ım....
SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARAK PİR ZÖHRE ANAM İÇİN YAZMIŞ OLDUĞUM ŞİİRİMİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.
PİR ZÖHRE ANA
Dergahına geldim, niyaza indim
Ben bende değildim, kendimi bildim
Işığım, Mürşid'im, aldığım nefesim
Derdi güzel, dermanı güzel Pir Zöhre Ana
Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Pir Zöhre Ana
Sen öğrettin insan olmayı bana
Yolu güzel, aşkı güzel Pir Zöhre Ana
Pir’imsin, Ali’msin, Allah’ımsın, Ata’msın
Cansızlara can katan Bektaş'ı Sultan'sın
Şah Hüseyin'e yanansın, kavrulansın
Eli güzel, Postu güzel Pir Zöhre Ana
Geçmişten söyleyen, geleceği bildiren
Ummanlara dalıp ta Üseyin diye inleyen
Muhammed-Ali yolunu bir bir öğreten
Şanı güzel, dergahı güzel Pir Zöhre Ana
Dertlere dermansın, gönüllere sultan
Karanlık dünyalara güneş gibi doğan
Çoktur Vallaha, senden muradın alan
Sazı güzel, sözü güzel Pir Zöhre Ana
Hak'kın bin donundan biri Ali olan
Biri de Zöhre Ana'dır postta oturan
Ya Üseyin dedikçe ciğerleri kopan
Dini güzel, dili güzel Pir Zöhre Ana
Bir derdim var bin dermana değişmem
Dönen dönsün, ben yolumdan dönmem
Alnı posta inmeyene bilmem ne desem
Edebi güzel, erkanı güzel Pir Zöhre Ana
Hakikat namazın öğrettin bize
Cümle alem hep geldi dize
Okursun Elif'i, Kuran'ı hece hece
Dili Ali, ruhu Ali Pir Zöhre Ana
Gel kardeş ayrım yapma inan bu yola
Din Muhammed-Ali'nindir, lanet et mavyaya
Kul olalım, ikrar verelim Beş Esma'ya
Cem'i güzel, Yas-ı güzel Pir Zöhre Ana
Selehattin.
yezidin şer'inden, ikiliğinden, vesveselerden bizi koru Pir'im.
Sana sığınırım Yüceler Yücesi ŞAH'ım....
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi