You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

‘AKP’nin Kürt Açmazı’

‘AKP’nin Kürt Açmazı’

Posting Freak
‘AKP’nin Kürt Açmazı’
Cumhuriyet
04.12.2009

‘AKP’nin Kürt Açmazı’

MERİÇ VELİDEDEOĞLU

1999 yılı Şubat’ında CIA’nın Ankara temsilcisi, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’la buluştuğunda, çok önemli bir öneride bulunur.

Öneri, Kenya’daki “Yunan” elçiliğinde saklanan A. Öcalan’ın ortak bir operasyonla yakalanıp Türkiye’ye getirilmesidir.

Yalnız ABD’nin bir koşulu vardır, Öcalan öldürülmeyecektir. Terörist başı Türkiye’ye getirilip yargılanır; idam cezası verilir; İmralı’da tutuklanarak bekletilir. Az sonra da Türkiye’de “idam” cezası kaldırılıverir.

ABD’nin bu isteği, Öcalan dolayısıyla “Kürt” kartını Ortadoğu konusunda kullanacağının apaçık bir işaretiydi.

Açıkçası ABD’nin Washington Doğu Politikaları Enstitüsü’nce yayımlanan (1994) “Irak Raporu”nun doğrultusunda atılan bir adımdı bu. Çünkü rapordaki stratejiye göre; Kuzey Irak’ta bir “Kürt Devleti” kurulacak, Türkiye’de bir “Kürt Federasyonu” oluşturulacak, sonra bu ikisi “Büyük Kürdistan Devleti” olarak birleştirilecekti.

ABD’nin gözetimindeki bu oluşum, Ortadoğu “enerji” kaynaklarını ve güzergâhını elde tutmak için sağlam bir dayanak olacaktı.

2001 yılında ABD ve dünya “11 Eylül” saldırısıyla şaşkına dönerken, ABD yöneticileri bu “şok”u, Ortadoğu’da özellikle de Irak’ta “Kürt” kartını daha güçlü kullanabilme “fırsat”ı olarak görür. Bu sırada da Türkiye’de yepyeni bir parti kurulmuştur: AKP; lideri de R. T. Erdoğan’dır. AKP, bir yıl sonra yapılan 3 Kasım 2002 seçimlerinde öne çıkar, iktidar olur. Böylece ABD’nin tasarladığı program gerçekleşmiştir.

Ne var ki Erdoğan yasaklıdır; A. Gül “emanet”en başbakan olur. Bunun “geçici” bir dönem olduğunu bilen ABD Başkanı Bush, Erdoğan’ı Washington’a çağırır. Konuşulacak konu, ABD’nin Irak’a yapacağı operasyondur. Pentagon Türkiye üzerinden “ikinci” bir cephe açmak istemektedir. Bunun için gerekenlerin yapılmasını Erdoğan’dan ister.

Ve artık ABD, Irak operasyonu için gün saymaktadır. İlkin Kuzey Irak’ta bir “Kürt Parlamentosu” kurulur. Açılışa Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand’ın eşi Bayan Mitterrand, onur konuğu olarak çağrılır. Kuşkusuz bu “madam” medyanın konuya ilgisini arttırır.

Kürt liderlerinden Molla Mustafa Barzani, “İngiliz” devrimcisi Oliver Cromwell’e benzetilerek yüceltilir.

Güneydoğu Türkiye’yi içine alan “14” tane türlü türlü Kürdistan haritası çizilerek “seçenek”ler(!) arttırılır.

ABD’li senatör J. Biden, Kürt Parlamentosu’nda bir konuşma yapar: “Dağlar, tek dostunuz değil!” diyerek, ABD’nin Kürtlerin yanında olduğu mesajını verir.

Kürtçenin daha kolay öğrenilmesi, anlaşılması için Kuzey Irak’ta “Latin” harfleri kullanılmaya başlanır. (Harf devriminin kulakları çınlasın.)

Kürt lider Celal Talabani önceleri, “Önce Iraklıyım sonra Kürtüm!” dermiş. Sanırım bir süre sonra da yalnızca “Kürtüm!” demeye başlayacaktır.

Kürt lider Mesud Barzani, ABD operasyonuna Türkler de katılırsa: “Bir Kürt intifadası, sokaklarımızı Türk ordusu için mezar haline getirir” tehdidini savurmuş. Wall Street Journal da, M. Barzani’nin gerçek yüzünü ortaya koyup ona “Mini Saddam” diyormuş.

ABD de: “Türkiye ne kadar destek verirse, savaş o kadar kısa sürer” diyormuş.

Tarihi bir Türk kenti olan “Kerkük”ün olası bir “Kürt devletine bağlanması düşünülemezmiş”. Oysa “atı alan Üsküdar’ı” çoktan geçmiş.

Kerkük’te Zehra İlkokulu’nda görevli öğretmen Müfide Enver’e, bir Kürt öğretmen: “Burası Kürdistan’ın başkenti. Bu memleket bizim. Amerika burayı bize verdi. Bize itaat edin ya da gidin!” deyivermiş.

Haksız da sayılmaz; çünkü Kerkük’e giren Kürt milisler, resmi daireleri yağmalamaya girişmiş, “yerleşim” ve “kimlik” bilgilerinin arşivleri tümüyle yok edilmiş, böylece “Kerkük’ün hafızası” ortadan kaldırılmış.

“1 Mart 2003” tezkeresi TBMM’de reddedildikten 18 gün sonra R. T. Erdoğan başbakan olur. Bush’un isteğini yerine getiremediğinden dolayı tedirgindir. Cezasını hafifletmek için, başbakan olduğu günün akşamı, ABD’ye hava alanlarımızı kullanma iznini veren 2. tezkereyi Meclis’ten geçirtir. Ama hâlâ “mahcup”tur. Ne yapması gerektiğini düşünürken aklına geleni hemen uygular: “ABD askerleri, aileleriyle birlikte Antalya’da tatil yapmaları için davet edilir...”

İşte bütün bunların, AKP iktidarları boyunca Kürt konusunda yaşananların ve bize yansıtılmayan olayların özü, nedeni gerçek boyutlarıyla günü gününe, saati saatine, dahası dakikası dakikasına, gazetemizin değerli muhabirlerinden Bahadır Selim Dilek’in “AKP’nin Kürt Açmazı” adlı kitabında okuyuculara sunuluyor, Cumhuriyet Kitapları tarafından.

B. S. Dilek’e yürekten teşekkürler.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.