<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - Röportajlar, Basında Zöhre Ana]]></title>
		<link>https://www.zohreanaforum.com/</link>
		<description><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - https://www.zohreanaforum.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:43:45 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[The Visual World of Zöhre Ana (Zöhre Ana’nın Görsel Dün]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-the-visual-world-of-zohre-ana-zohre-ana-nin-gorsel-dun.html</link>
			<pubDate>Sun, 23 Feb 2025 18:13:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-the-visual-world-of-zohre-ana-zohre-ana-nin-gorsel-dun.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">The Visual World of Zöhre Ana (Zöhre Ana’nın Görsel Dünyası) - Doç. Dr. Mark Lewis Soileau</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Amerika Birleşik Devletleri California Üniversitesi Sanat ve Beşeri Bilimler, Din Bilimleri alanında doktorasını yapan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doç. Dr. Mark Lewis Soileau</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kadın Vizyonları: Çağdaş Kadın İslam Tasavvufunun Dini Görsel Kültürü”</span> Özel Sayısı için <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">The Visual World of Zöhre Ana (Zöhre Ana’nın Görsel Dünyası)</span> adıyla bir makale yayınladı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dr. Mark Lewis Soileau'e bu çalışmasından dolayı teşekkür ederiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Web Sitemiz üzerinden makaleyi okuyabilirsiniz.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://zohreana.com/the-visual-world-of-zohre-ana-doc-dr-mark-lewis-soileau/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://zohreana.com/the-visual-world-of...s-soileau/</a></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">#pirzöhreana #marklewissoileau</span><br />
<br />
<img src="https://zohreana.com/wp-content/uploads/2025/02/The-Visual-World-of-Zohre-Ana-696x696.webp" loading="lazy"  width="696" height="696" alt="[Resim: The-Visual-World-of-Zohre-Ana-696x696.webp]" class="mycode_img" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">The Visual World of Zöhre Ana (Zöhre Ana’nın Görsel Dünyası) - Doç. Dr. Mark Lewis Soileau</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Amerika Birleşik Devletleri California Üniversitesi Sanat ve Beşeri Bilimler, Din Bilimleri alanında doktorasını yapan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doç. Dr. Mark Lewis Soileau</span>, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Kadın Vizyonları: Çağdaş Kadın İslam Tasavvufunun Dini Görsel Kültürü”</span> Özel Sayısı için <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">The Visual World of Zöhre Ana (Zöhre Ana’nın Görsel Dünyası)</span> adıyla bir makale yayınladı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dr. Mark Lewis Soileau'e bu çalışmasından dolayı teşekkür ederiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Web Sitemiz üzerinden makaleyi okuyabilirsiniz.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://zohreana.com/the-visual-world-of-zohre-ana-doc-dr-mark-lewis-soileau/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://zohreana.com/the-visual-world-of...s-soileau/</a></span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">#pirzöhreana #marklewissoileau</span><br />
<br />
<img src="https://zohreana.com/wp-content/uploads/2025/02/The-Visual-World-of-Zohre-Ana-696x696.webp" loading="lazy"  width="696" height="696" alt="[Resim: The-Visual-World-of-Zohre-Ana-696x696.webp]" class="mycode_img" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevi-Bektaşi Kültüründe Yaratılış Anlatıları Ve Toplumsal Cinsiyet İlişkileri]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-bektasi-kulturunde-yaratilis-anlatilari-ve-toplumsal-cinsiyet-iliskileri.html</link>
			<pubDate>Thu, 13 Jan 2022 00:15:30 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-bektasi-kulturunde-yaratilis-anlatilari-ve-toplumsal-cinsiyet-iliskileri.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVÃ-BEKTAŞÃ KÜLTÜRÜNDE YARATILIŞ ANLATILARI VE TOPLUMSAL CİNSİYET İLİŞKİLERİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Emine Yüksel  / Yüksek Lisans Tezi / Ankara, 2016<br />
<br />
</span><br />
<br />
<br />
<a href="https://www.hizliresim.com/ihcdydt" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Emine YÜKSEL tarafından hazırlanan ’Alevi- Bektaşi Kültüründe Yaratılış Anlatıları ve<br />
Toplumsal Cinsiyet İlişkileri’ başlıklı bu çalışma, 30.12.2016 tarihinde yapılan savunma<br />
sınavı sonucunda başarılı bulunarak jürimiz tarafından yüksek lisans tezi olarak kabul<br />
edilmiştir.<br />
<br />
<a href="http://cv.ankara.edu.tr/aksit@politics.ankara.edu.tr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Prof. Dr. Elif Ekin AKŞİT VURAL</a> (Başkan)<br />
<a href="https://avesis.hacettepe.edu.tr/ozlemsert" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Doç. Dr. Özlem SERT</a> (Danışman)<br />
<a href="https://avesis.hacettepe.edu.tr/mark.soileau" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Doç. Dr. Mark Lewis SOILEAU</a><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Ankara’nın Mamak ilçesinde büyük bir hizmet binası bulunan Zöhre Ana ise bu örneklerin en çarpıcısıdır. Zöhre Ana, 1982 yılında evin içinde bir nur gördüğünü, bazı kişilerin kendisine lokma yedirdiğini ve semaha gönderdiğini, çeşitli kişilerden dersler aldığını, bu kişilerin kendisine bundan sonra şifa dağıtan ve hizmet eden bir kadın olarak orada bir dergâh kurduracağını söylediklerini anlatır.<br />
<br />
Zöhre Ana bugün, sevenleri tarafından şifa dağıttığına inanılan, cem yürüten ve birçok inançsal hizmette bulunan bir Pir olarak görülmektedir. Modern iletişim araçlarını oldukça etkili kullanan Zöhre Ana’nın kendisine ait kitapları, bir internet sitesi ve bir web kanalı vardır.’</span><br />
<br />
***<br />
Yaratılış anlatıları toplumu oluşturan fertlerin varoluşsal sorularına yanıt vererek, yaşamın nasıl ortaya çıktığı, kimin ya da neyin yaşamı ortaya çıkardığı, erkek ve kadın olmanın ne demek olduğu, kişilerin birbiriyle, kendilerinin dışındaki dünyayla ve kâinatla<br />
nasıl ilişki kurdukları gibi konuları ele alır.<br />
 <br />
Yaratılışın bu sorulara verdiği cevaplar toplumsal cinsiyet ilişkilerini doğallaştırma işlevi görür ve kadın erkek rollerini ikiliklere dayandırır. Bu ikilikler temelinde kurulan, kadının erkeğe tâbi olması algısının doğallaştırılması, ataerkil ilişkilere ve cinsiyetle ilgili toplumsal ideolojilere yansır.<br />
 <br />
Yaratılışın anlaşılması ve temsili ile ilgili simge ve anlamlar, beden, soy, aile, mekân, dünya ve öbür dünya gibi unsurlar arasındaki ilişkilerin anlaşılmasında araçtır. Bu çalışma, Türkiye’de hatırı sayılır bir nüfusa sahip olan Alevi ve Bektaşi toplumunun yaratılış ile ilgili anlatılarını, bu anlatıların dini ve günlük hayatın akışında nasıl içselleştirilip doğallaştırıldığını, bu içselleştime sürecinin toplumsal cinsiyet ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır.<br />
 <br />
Aleviler’in ve Bektaşiler’in yaratılış anlatıları yolu ile kendi benlik algılarını nasıl şekillendileri ve öteki ile arasındaki sınırı nasıl çizdikleri, sözlü ve yazılı kaynaklara dayanarak, mitoloji, sözlü kültür ve toplumsal cinsiyet bağlamında incelenecektir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anahtar Sözcükler</span><br />
Yaratılış, Toplumsal Cinsiyet, Efsane, Alevi, Bektaşi, Kadın, Sözlü Kültür, Güruh-ı Naci<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELEKTRONİK KAYNAKLAR</span><br />
Kur’an-ı Kerim ve Meali. Erişim Tarihi: 20.09.2016,<br />
<a href="http://www.kuranikerim.com/m_diyanet_index.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">KURAN'I KERİM, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TÜRKÇE MEALİ</a><br />
İstanbul Kadı Sicilleri. Erişim tarihi: 08.11.2016, <a href="http://www.kadisicilleri.org/yayin.php" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.</a><br />
Pir Zöhre Ana: Yaşayan Tek Ehl-i Beyt Evliyası. Erişim Tarihi: 10.12.2016, <br />
<br />
Zöhre Ana web.tv. Erişim Tarihi: 10.12.2016, <a href="http://zohreana.web.tv/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://zohreana.web.tv/</a> <br />
*** <br />
TEZİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ. <br />
<a href="https://zohreana.com/wp-*******/uploads/2022/01/alevi-bektasi-kulturunde-yaratilis-anlatilari-ve-toplumsal-cinsiyet-iliskileri.pdf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Alevi-Bektaşi Kültüründe Yaratılış Anlatıları Ve Toplumsal Cinsiyet İlişkileri</a>  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVÃ-BEKTAŞÃ KÜLTÜRÜNDE YARATILIŞ ANLATILARI VE TOPLUMSAL CİNSİYET İLİŞKİLERİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Emine Yüksel  / Yüksek Lisans Tezi / Ankara, 2016<br />
<br />
</span><br />
<br />
<br />
<a href="https://www.hizliresim.com/ihcdydt" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Emine YÜKSEL tarafından hazırlanan ’Alevi- Bektaşi Kültüründe Yaratılış Anlatıları ve<br />
Toplumsal Cinsiyet İlişkileri’ başlıklı bu çalışma, 30.12.2016 tarihinde yapılan savunma<br />
sınavı sonucunda başarılı bulunarak jürimiz tarafından yüksek lisans tezi olarak kabul<br />
edilmiştir.<br />
<br />
<a href="http://cv.ankara.edu.tr/aksit@politics.ankara.edu.tr" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Prof. Dr. Elif Ekin AKŞİT VURAL</a> (Başkan)<br />
<a href="https://avesis.hacettepe.edu.tr/ozlemsert" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Doç. Dr. Özlem SERT</a> (Danışman)<br />
<a href="https://avesis.hacettepe.edu.tr/mark.soileau" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Doç. Dr. Mark Lewis SOILEAU</a><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Ankara’nın Mamak ilçesinde büyük bir hizmet binası bulunan Zöhre Ana ise bu örneklerin en çarpıcısıdır. Zöhre Ana, 1982 yılında evin içinde bir nur gördüğünü, bazı kişilerin kendisine lokma yedirdiğini ve semaha gönderdiğini, çeşitli kişilerden dersler aldığını, bu kişilerin kendisine bundan sonra şifa dağıtan ve hizmet eden bir kadın olarak orada bir dergâh kurduracağını söylediklerini anlatır.<br />
<br />
Zöhre Ana bugün, sevenleri tarafından şifa dağıttığına inanılan, cem yürüten ve birçok inançsal hizmette bulunan bir Pir olarak görülmektedir. Modern iletişim araçlarını oldukça etkili kullanan Zöhre Ana’nın kendisine ait kitapları, bir internet sitesi ve bir web kanalı vardır.’</span><br />
<br />
***<br />
Yaratılış anlatıları toplumu oluşturan fertlerin varoluşsal sorularına yanıt vererek, yaşamın nasıl ortaya çıktığı, kimin ya da neyin yaşamı ortaya çıkardığı, erkek ve kadın olmanın ne demek olduğu, kişilerin birbiriyle, kendilerinin dışındaki dünyayla ve kâinatla<br />
nasıl ilişki kurdukları gibi konuları ele alır.<br />
 <br />
Yaratılışın bu sorulara verdiği cevaplar toplumsal cinsiyet ilişkilerini doğallaştırma işlevi görür ve kadın erkek rollerini ikiliklere dayandırır. Bu ikilikler temelinde kurulan, kadının erkeğe tâbi olması algısının doğallaştırılması, ataerkil ilişkilere ve cinsiyetle ilgili toplumsal ideolojilere yansır.<br />
 <br />
Yaratılışın anlaşılması ve temsili ile ilgili simge ve anlamlar, beden, soy, aile, mekân, dünya ve öbür dünya gibi unsurlar arasındaki ilişkilerin anlaşılmasında araçtır. Bu çalışma, Türkiye’de hatırı sayılır bir nüfusa sahip olan Alevi ve Bektaşi toplumunun yaratılış ile ilgili anlatılarını, bu anlatıların dini ve günlük hayatın akışında nasıl içselleştirilip doğallaştırıldığını, bu içselleştime sürecinin toplumsal cinsiyet ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır.<br />
 <br />
Aleviler’in ve Bektaşiler’in yaratılış anlatıları yolu ile kendi benlik algılarını nasıl şekillendileri ve öteki ile arasındaki sınırı nasıl çizdikleri, sözlü ve yazılı kaynaklara dayanarak, mitoloji, sözlü kültür ve toplumsal cinsiyet bağlamında incelenecektir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anahtar Sözcükler</span><br />
Yaratılış, Toplumsal Cinsiyet, Efsane, Alevi, Bektaşi, Kadın, Sözlü Kültür, Güruh-ı Naci<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ELEKTRONİK KAYNAKLAR</span><br />
Kur’an-ı Kerim ve Meali. Erişim Tarihi: 20.09.2016,<br />
<a href="http://www.kuranikerim.com/m_diyanet_index.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">KURAN'I KERİM, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TÜRKÇE MEALİ</a><br />
İstanbul Kadı Sicilleri. Erişim tarihi: 08.11.2016, <a href="http://www.kadisicilleri.org/yayin.php" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.</a><br />
Pir Zöhre Ana: Yaşayan Tek Ehl-i Beyt Evliyası. Erişim Tarihi: 10.12.2016, <br />
<br />
Zöhre Ana web.tv. Erişim Tarihi: 10.12.2016, <a href="http://zohreana.web.tv/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://zohreana.web.tv/</a> <br />
*** <br />
TEZİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ. <br />
<a href="https://zohreana.com/wp-*******/uploads/2022/01/alevi-bektasi-kulturunde-yaratilis-anlatilari-ve-toplumsal-cinsiyet-iliskileri.pdf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Alevi-Bektaşi Kültüründe Yaratılış Anlatıları Ve Toplumsal Cinsiyet İlişkileri</a>  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ãşık ve Tekke 20. Yüzyıl Anadolu-Osmanlı-Türkiye- Zöhre Ana]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-%C3%A3%C2%82sik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-turkiye-zohre-ana.html</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2020 12:58:31 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-%C3%A3%C2%82sik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-turkiye-zohre-ana.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahmet Yesevi Üniversitesinden </span>DR. İMRAN GÜNDÜZ ALPTÜRKER'in yapmış olduğu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ãşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye çalışmasında Pirimiz Zöhre Ana'ya da yer vermiştir.<br />
<br />
</span>  <img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/asik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-turkiye-zohre-ana.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: asik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-...re-ana.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
 ZÖHRE ANA/ZÖHREM/ZÖHRE, Süheyla Höke <br />
<br />
 Zöhre Ana, Zöhrem, Zöhre <br />
<br />
 (d. 15.06.1957 / ö. ?) <br />
<br />
 âşık <br />
<br />
 (Ãşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)  <br />
<br />
<br />
<br />
 Asıl adı Süheyla Höke olan Zöhre Ana, Yozgat’ın Köçekkömü köyünde 15 Haziran 1957 tarihinde dünyaya gelmiştir (Özmen 1998: 611, Doğanay 2003: 335; Turan vd. 2014: 460). 1971 yılında ailesi ile Ankara’ya göç eden Zöhre Ana, 1973 yılında Yüksel Gülen ile evlenir (Koçer 2018: 4). Evli ve iki çocuk sahibi olan âşık, ilkokul mezunudur (Özmen 1998: 611, Doğanay 2003: 335; Turan vd. 2014: 460; zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html).<br />
<br />
  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yaşayan pir"</span> olarak anılan Zöhre Ana, 10 Kasım 1982 tarihinde Umman’a dalar ve bu ana kadar normal bir aile hayatı yaşarken bu tarihten sonra manevi bir inanç önderi olarak hayatına devam eder ve irşat çalışmalarına başlar (Koçer 1998: 4).<br />
<br />
  Zöhre Ana’nın nefeslerini içeren Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir isimli üç adet kaset ve CD’si ile; <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehtaptaki Erenler, Cem'den Gelen Nefesler ve Ali Pirimdir Yolu Bizimdir</span> adlı üç kitabı vardır (zohreana.com/kategori/eserleri). <br />
<br />
<br />
Cem'den Gelen Nefesler kitabı, gazeteci İsmet Solak’ın, Zöhre Ana ile gezip onu dinleyerek söylediklerini kayda alması neticesinde hazırlanmıştır. Zöhre Ana, şiirlerini doğaçlama söylemektedir. <br />
<br />
Şiirlerinde Allah-Muhammed-Ali üçlemesine, Hz. Ali ve On İki İmam aşkına, Atatürk sevgisine ve kadın haklarına yer vermektedir. Zöhrem, Zöhre, Zöhre Ana mahlaslarını kullanmaktadır (Özmen 1998: 611).<br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Kaynakça </span><br />
<br />
 Doğanay, Ezeli (2003). Kızılbaş Kadın Şairler. Ankara: İtalik Yay.<br />
<br />
  Koçer, Velimert (2018). ’Alevi Kadın İnanç Önderliği Bağlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ Ve Kültürel İşlevi’</span><br />
<br />
Uluslararası Folklor Akademi Dergisi. 2018/2, 1-14.   Özmen, İsmail (1998)<br />
<br />
Alevi-Bektaşi Şiirleri Antolojisi. Cilt V. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.<br />
<br />
  Turan, Fatma Ahsen, Reyhan Gökben Saluk, Özlem Ünal Ünalan (2014), Geçmişten Günümüze Sazda ve Sözde Usta Kadınlar<br />
Ankara: Gazi Kitabevi<br />
<br />
  zohreana.com/kategori/eserleri [erişim tarihi: 03.12.2018]<br />
<br />
  zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html [erişim tarihi: 03.12.2018]<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Madde Yazım Bilgileri </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yazar: DR. İMRAN GÜNDÜZ ALPTÜRKER </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yayın Tarihi: 06.01.2019<br />
<br />
 </span>  Kaynak:<br />
<a href="http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/zohre-ana-zohrem-zohre-suheyla" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/zohre-ana-zohrem-zohre-suheyla</a>  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> <br />
 </span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[TABLE="class: table table-sm, width: 1058"]<br />
<br />
[TH] Eser Adı  [/TH]<br />
[TH] Yayın evi  [/TH]<br />
[TH] Basım yılı  [/TH]<br />
[TH] Eser türü  [/TH]<br />
<br />
<br />
 Mehtaptaki Erenler  <br />
 Volkan Matbaacılık / Ankara  <br />
 1996  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
 Cem'den gelen Nefesler  <br />
 Güloğlu Matbaacılık / İzmir  <br />
 1991  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
 Ali Pirimdir Yolu Bizimdir  <br />
 Volkan Matbaacılık / Ankara  <br />
 1998  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
</span><br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ahmet Yesevi Üniversitesinden </span>DR. İMRAN GÜNDÜZ ALPTÜRKER'in yapmış olduğu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ãşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye çalışmasında Pirimiz Zöhre Ana'ya da yer vermiştir.<br />
<br />
</span>  <img src="http://www.zohreanaforum.com/yukle/img/asik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-turkiye-zohre-ana.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: asik-ve-tekke-20-yuzyil-anadolu-osmanli-...re-ana.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
 ZÖHRE ANA/ZÖHREM/ZÖHRE, Süheyla Höke <br />
<br />
 Zöhre Ana, Zöhrem, Zöhre <br />
<br />
 (d. 15.06.1957 / ö. ?) <br />
<br />
 âşık <br />
<br />
 (Ãşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)  <br />
<br />
<br />
<br />
 Asıl adı Süheyla Höke olan Zöhre Ana, Yozgat’ın Köçekkömü köyünde 15 Haziran 1957 tarihinde dünyaya gelmiştir (Özmen 1998: 611, Doğanay 2003: 335; Turan vd. 2014: 460). 1971 yılında ailesi ile Ankara’ya göç eden Zöhre Ana, 1973 yılında Yüksel Gülen ile evlenir (Koçer 2018: 4). Evli ve iki çocuk sahibi olan âşık, ilkokul mezunudur (Özmen 1998: 611, Doğanay 2003: 335; Turan vd. 2014: 460; zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html).<br />
<br />
  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yaşayan pir"</span> olarak anılan Zöhre Ana, 10 Kasım 1982 tarihinde Umman’a dalar ve bu ana kadar normal bir aile hayatı yaşarken bu tarihten sonra manevi bir inanç önderi olarak hayatına devam eder ve irşat çalışmalarına başlar (Koçer 1998: 4).<br />
<br />
  Zöhre Ana’nın nefeslerini içeren Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir isimli üç adet kaset ve CD’si ile; <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehtaptaki Erenler, Cem'den Gelen Nefesler ve Ali Pirimdir Yolu Bizimdir</span> adlı üç kitabı vardır (zohreana.com/kategori/eserleri). <br />
<br />
<br />
Cem'den Gelen Nefesler kitabı, gazeteci İsmet Solak’ın, Zöhre Ana ile gezip onu dinleyerek söylediklerini kayda alması neticesinde hazırlanmıştır. Zöhre Ana, şiirlerini doğaçlama söylemektedir. <br />
<br />
Şiirlerinde Allah-Muhammed-Ali üçlemesine, Hz. Ali ve On İki İmam aşkına, Atatürk sevgisine ve kadın haklarına yer vermektedir. Zöhrem, Zöhre, Zöhre Ana mahlaslarını kullanmaktadır (Özmen 1998: 611).<br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Kaynakça </span><br />
<br />
 Doğanay, Ezeli (2003). Kızılbaş Kadın Şairler. Ankara: İtalik Yay.<br />
<br />
  Koçer, Velimert (2018). ’Alevi Kadın İnanç Önderliği Bağlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ Ve Kültürel İşlevi’</span><br />
<br />
Uluslararası Folklor Akademi Dergisi. 2018/2, 1-14.   Özmen, İsmail (1998)<br />
<br />
Alevi-Bektaşi Şiirleri Antolojisi. Cilt V. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.<br />
<br />
  Turan, Fatma Ahsen, Reyhan Gökben Saluk, Özlem Ünal Ünalan (2014), Geçmişten Günümüze Sazda ve Sözde Usta Kadınlar<br />
Ankara: Gazi Kitabevi<br />
<br />
  zohreana.com/kategori/eserleri [erişim tarihi: 03.12.2018]<br />
<br />
  zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html [erişim tarihi: 03.12.2018]<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Madde Yazım Bilgileri </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yazar: DR. İMRAN GÜNDÜZ ALPTÜRKER </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yayın Tarihi: 06.01.2019<br />
<br />
 </span>  Kaynak:<br />
<a href="http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/zohre-ana-zohrem-zohre-suheyla" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/zohre-ana-zohrem-zohre-suheyla</a>  <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> <br />
 </span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[TABLE="class: table table-sm, width: 1058"]<br />
<br />
[TH] Eser Adı  [/TH]<br />
[TH] Yayın evi  [/TH]<br />
[TH] Basım yılı  [/TH]<br />
[TH] Eser türü  [/TH]<br />
<br />
<br />
 Mehtaptaki Erenler  <br />
 Volkan Matbaacılık / Ankara  <br />
 1996  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
 Cem'den gelen Nefesler  <br />
 Güloğlu Matbaacılık / İzmir  <br />
 1991  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
 Ali Pirimdir Yolu Bizimdir  <br />
 Volkan Matbaacılık / Ankara  <br />
 1998  <br />
 Diğer  <br />
<br />
<br />
</span><br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İftiracı "Alevi Dedesi"]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-iftiraci-alevi-dedesi.html</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2020 22:14:19 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-iftiraci-alevi-dedesi.html</guid>
			<description><![CDATA[ Bir facebook sayfasında paylaşılan aşağıdaki yazının sahibi bir "Alevi Dedesi". <br />
<br />
Alevilik;  Eline, Diline ve Beline sahip olmaksa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">elinde hiç bir somut kanıt olmadan ve sunmadan</span> Pirimiz Zöhre Ana'nın 38 yıldır söylemediği ve hiçbir zaman sahip olmadığı bir fikri Zöhre Ana'mız söylemiş gibi paylaşmak ve O'nu yalan yanlış bilgilerle itham etmek tamamen yalancılıktır, sahtekarlıktır, iftiradır.<br />
<br />
Alevi dedesi olan bir kişinin iftira atması kabul edilir bir durum değildir !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İddia sahibi iddiasını ıspatlamakla mükelleftir!  <br />
<br />
[COLOR=#0000cd]Haysiyet cellatlığı yapan bu Alevi dedesini bu iddiasını ıspatlamaya davet ediyoruz.  Paylaşım yaptığı mecralarda bu delilleri sunsun. <br />
<br />
</span>Söylenen her kem sözü olduğu gibi iade ediyoruz.   <br />
 <br />
Alevilikte dedelik, ocakzadelik çok kutsal ve değerli bir kurumdur. Hiç kimsenin bu kuruma zarar verme hakkı yoktur.  Ortaya herhangi bir delil sunmadan "çamur at izi kalsın" nasılsa inanan insanlar çıkar diye düşünerek Pir Zöhre Ana'nın adını karalamaya çalışan bu haysiyet celladını Şahı Merdan'a haval ediyoruz.<br />
Hak bilir işini...<br />
<br />
<br />
 <blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>[COLOR=#1C1E21]] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kasım Dede 2020</span>:<br />
"BİSMİŞAH ALLAH ALLAH DİYELİM.<br />
HACI BEKTAŞ VELİNİN BİLİNMEYEN YÖNLERİ.<br />
Zöre ana dedikleri ne yediği belirsiz zat, Hünkara iftira atıyor, Hünkar,Alevi değildir o bir şamanizimi savunan zattır diyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli; Hak sırrına eren, Şar kapısını açan, Muhammet Ali yolunu yaşadığı dönemde süren, inancıyla ibadetiyle , insani değerlerle toplumu iyiye güzelliğe yönlendiren bir Ehlibeyt evliyasıdır. Ehlibeyt soyu Muhammet ve Ali'ye dayanır. Yani Evliyalar Alevi toplumunda çok önemli yerleri olanlardır</span>    <br />
[COLOR=#1C1E21] 1500 yıl önce Ehlibeyte kastedip , her türlü işkence ve iftiraları atıp, Ehlibeytin bildirdiği yolu değiştirerek tarihe geçirenler bugün de Ehlibeyt evliyası Bektaşi Veli'nin kökenini sünnileştirmenin peşindeler. Bizler bu tür girişimlere yabancı değiliz ve bilmelisiniz ki ne boyun eğeriz ne de kabul ederiz.  <br />
 1826 yılında 2.Mahmut'un Yeniçeri Ocağını kapatması ve akabinde yüzlerce Alevi-Bektaşi Dergahını da dağıtması, ocakzadeleri ya sürgüne ya da dar ağacına göndermesini unutmadık.<br />
<br />
Yüzlerce yıllık Hacı Bektaş Veli dergahının o dönemdeki postnişi Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşını Şeriat mahkemelerinde adice, hakaretlerle "yargılayıp" idam kararı aldılar. Ancak son anda padişah fermanı ile Amasya'ya sürgüne gönderildiler. Hamdullah Çelebi'nin yerine Nakşibendi şeyhlerinden( Hamza efendiyi görevlendirdiler? !. Bektaşi Velinin derganının içine ve türbeyi arkalarına alacak şekilde bir de Cami yaptılar. Böyle bir din anlayışı olabilir mi ? Aynı durum yüzyıllar sonra Makedonya Kalkandelendeki Harabati Tekkesinde de yaşandı. 500 yıllık Bektaşi tekkesinin içine bir cami yapıp 5 vakit ezan okuyorlar. Mesele ne cami ne de Ezan ! Mesele Alevi Bektaşileri yok etmek. Yoksa memlekette yer mi yok cami yapmaya.  <br />
 Bir Türkmen beyliği olarak kurulan Osmanlı devletinin; yüzyıllar sonra devşirilerek -padişah analarının çok büyük çoğunluğunun ecnebi olması- Emevi,Yezid zihniyetine dönüştürülmesi Osmanlı'nın Türkmen Alevi Bektaşilere düşman olmasına neden olmuş ve Pir Sultan Abdal gibi gelen bütün Ehlibeyt evliyalarının asılmalarına kadar gitmiştir.  <br />
 Hacı Bektaşi Veli Alevi değildir demek tamamen saçmalıktan ibaret bir art niyetli Zöhre ana dedikleri cahil bir zatın ifadesidir."  <br />
  </blockquote>
<br />
<br />
 İFTİRACI DEDENİN FOYASI DÜŞTÜ !!!  <br />
<br />
 İftiracı Alevi dedesi Pirimiz Zöhre Ana'nın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hacı Bektaşı Veli Alevi Değil"</span> dediğini iddia ediyor. Bu iddiasının sebebi de 2014 yılında Zöhre Ana Forumda paylaşılan bir ALINTI HABER'den kaynaklanıyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte linki:  </span> <a href="http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber/50598-haci-bektasi-veli-alevi-degil.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber...degil.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Siteye üye olmayanlar için link:</span>  zohreanaforum.com/alevi-haber/50598-haci-bektasi-veli-alevi-degil.html<br />
<br />
 Zöhre Ana Forumda paylaşılan bu haber aşağıdaki siteden alınmıştır. <br />
<br />
ALINTI HABERİN LİNKİ:  memleket.com.tr/haci-bektasi-veli-alevi-degil-295908h.htm <br />
<br />
 Başka bir siteden kopyalanan ve sitemizde eleştirilmek için paylaşılan bu haber habere bizzat kendim 2014 yılında cevap vermişim. Benim verdiğim cevabı paylaşıyorum. <br />
 <br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli; Hak sırrına eren, Şar kapısını açan, Muhammet Ali yolunu yaşadığı dönemde süren, inancıyla ibadetiyle , insani değerlerle toplumu iyiye güzelliğe yönlendiren bir Ehlibeyt evliyasıdır. Ehlibeyt soyu Muhammet ve Ali'ye dayanır. Yani Evliyalar Alevi toplumundan gelir.<br />
<br />
1500 yıl önce Ehlibeyte kastedip , her türlü işkence ve iftiraları atıp, Ehlibeytin bildirdiği yolu değiştirerek tarihe geçirenler bugün de Ehlibeyt evliyası Bektaşi Veli'nin kökenini sünnileştirmenin peşindeler. Bizler bu tür girişimlere yabancı değiliz ve bilmelisiniz ki ne boyun eğeriz ne de kabul ederiz.<br />
<br />
1826 yılında 2.Mahmut'un Yeniçeri Ocağını kapatması ve akabinde yüzlerce Alevi-Bektaşi Dergahını da dağıtması, ocakzadeleri ya sürgüne ya da dar ağacına göndermesini unutmadık.<br />
Yüzlerce yıllık Hacı Bektaş Veli dergahının o dönemdeki postnişi Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşını Şeriat mahkemelerinde adice, hakaretlerle "yargılayıp" idam kararı aldılar. Ancak son anda padişah fermanı ile Amasya'ya sürgüne gönderildiler. Hamdullah Çelebi'nin yerine Nakşibendi şeyhlerinden Hamza efendiyi görevlendirdiler !. Bektaşi Velinin derganının içine ve türbeyi arkalarına alacak şekilde bir de Cami yaptılar. Böyle bir din anlayışı olabilir mi ? Aynı durum yüzyıllar sonra Makedonya Kalkandelendeki Harabati Tekkesinde de yaşandı. 500 yıllık Bektaşi tekkesinin içine bir cami yapıp 5 vakit ezan okuyorlar. Mesele ne cami ne de Ezan ! Mesele Alevi Bektaşileri yok etmek. Yoksa memlekette yer mi yok cami yapmaya.<br />
<br />
Bir Türkmen beyliği olarak kurulan Osmanlı devletinin; yüzyıllar sonra devşirilerek -padişah analarının çok büyük çoğunluğunun ecnebi olması- Emevi,Yezid zihniyetine dönüştürülmesi Osmanlı'nın Türkmen Alevi Bektaşilere düşman olmasına neden olmuş ve Pir Sultan Abdal gibi gelen bütün Ehlibeyt evliyalarının asılmalarına kadar gitmiştir.<br />
<br />
Hacı Bektaşi Veli Alevi değildir demek tamamen saçmalıktan ibaret.</span></blockquote>
<br />
<br />
<br />
 OKUYUNCA GÖRECEKSİNİZ Kİ: <br />
<br />
İFTİRACI ALEVİ DEDESİ  [COLOR=#800080]BENİM YORUMUMU KENDİ FİKRİ GİBİ  MİLLETE SATIYOR VE BİR DE PİRİMİZ ZÖHRE ANA'YA İFTİRA ATIYOR.<br />
<br />
YUH OLSUN SANA...<br />
<br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Bir facebook sayfasında paylaşılan aşağıdaki yazının sahibi bir "Alevi Dedesi". <br />
<br />
Alevilik;  Eline, Diline ve Beline sahip olmaksa <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">elinde hiç bir somut kanıt olmadan ve sunmadan</span> Pirimiz Zöhre Ana'nın 38 yıldır söylemediği ve hiçbir zaman sahip olmadığı bir fikri Zöhre Ana'mız söylemiş gibi paylaşmak ve O'nu yalan yanlış bilgilerle itham etmek tamamen yalancılıktır, sahtekarlıktır, iftiradır.<br />
<br />
Alevi dedesi olan bir kişinin iftira atması kabul edilir bir durum değildir !<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İddia sahibi iddiasını ıspatlamakla mükelleftir!  <br />
<br />
[COLOR=#0000cd]Haysiyet cellatlığı yapan bu Alevi dedesini bu iddiasını ıspatlamaya davet ediyoruz.  Paylaşım yaptığı mecralarda bu delilleri sunsun. <br />
<br />
</span>Söylenen her kem sözü olduğu gibi iade ediyoruz.   <br />
 <br />
Alevilikte dedelik, ocakzadelik çok kutsal ve değerli bir kurumdur. Hiç kimsenin bu kuruma zarar verme hakkı yoktur.  Ortaya herhangi bir delil sunmadan "çamur at izi kalsın" nasılsa inanan insanlar çıkar diye düşünerek Pir Zöhre Ana'nın adını karalamaya çalışan bu haysiyet celladını Şahı Merdan'a haval ediyoruz.<br />
Hak bilir işini...<br />
<br />
<br />
 <blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>[COLOR=#1C1E21]] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kasım Dede 2020</span>:<br />
"BİSMİŞAH ALLAH ALLAH DİYELİM.<br />
HACI BEKTAŞ VELİNİN BİLİNMEYEN YÖNLERİ.<br />
Zöre ana dedikleri ne yediği belirsiz zat, Hünkara iftira atıyor, Hünkar,Alevi değildir o bir şamanizimi savunan zattır diyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli; Hak sırrına eren, Şar kapısını açan, Muhammet Ali yolunu yaşadığı dönemde süren, inancıyla ibadetiyle , insani değerlerle toplumu iyiye güzelliğe yönlendiren bir Ehlibeyt evliyasıdır. Ehlibeyt soyu Muhammet ve Ali'ye dayanır. Yani Evliyalar Alevi toplumunda çok önemli yerleri olanlardır</span>    <br />
[COLOR=#1C1E21] 1500 yıl önce Ehlibeyte kastedip , her türlü işkence ve iftiraları atıp, Ehlibeytin bildirdiği yolu değiştirerek tarihe geçirenler bugün de Ehlibeyt evliyası Bektaşi Veli'nin kökenini sünnileştirmenin peşindeler. Bizler bu tür girişimlere yabancı değiliz ve bilmelisiniz ki ne boyun eğeriz ne de kabul ederiz.  <br />
 1826 yılında 2.Mahmut'un Yeniçeri Ocağını kapatması ve akabinde yüzlerce Alevi-Bektaşi Dergahını da dağıtması, ocakzadeleri ya sürgüne ya da dar ağacına göndermesini unutmadık.<br />
<br />
Yüzlerce yıllık Hacı Bektaş Veli dergahının o dönemdeki postnişi Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşını Şeriat mahkemelerinde adice, hakaretlerle "yargılayıp" idam kararı aldılar. Ancak son anda padişah fermanı ile Amasya'ya sürgüne gönderildiler. Hamdullah Çelebi'nin yerine Nakşibendi şeyhlerinden( Hamza efendiyi görevlendirdiler? !. Bektaşi Velinin derganının içine ve türbeyi arkalarına alacak şekilde bir de Cami yaptılar. Böyle bir din anlayışı olabilir mi ? Aynı durum yüzyıllar sonra Makedonya Kalkandelendeki Harabati Tekkesinde de yaşandı. 500 yıllık Bektaşi tekkesinin içine bir cami yapıp 5 vakit ezan okuyorlar. Mesele ne cami ne de Ezan ! Mesele Alevi Bektaşileri yok etmek. Yoksa memlekette yer mi yok cami yapmaya.  <br />
 Bir Türkmen beyliği olarak kurulan Osmanlı devletinin; yüzyıllar sonra devşirilerek -padişah analarının çok büyük çoğunluğunun ecnebi olması- Emevi,Yezid zihniyetine dönüştürülmesi Osmanlı'nın Türkmen Alevi Bektaşilere düşman olmasına neden olmuş ve Pir Sultan Abdal gibi gelen bütün Ehlibeyt evliyalarının asılmalarına kadar gitmiştir.  <br />
 Hacı Bektaşi Veli Alevi değildir demek tamamen saçmalıktan ibaret bir art niyetli Zöhre ana dedikleri cahil bir zatın ifadesidir."  <br />
  </blockquote>
<br />
<br />
 İFTİRACI DEDENİN FOYASI DÜŞTÜ !!!  <br />
<br />
 İftiracı Alevi dedesi Pirimiz Zöhre Ana'nın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Hacı Bektaşı Veli Alevi Değil"</span> dediğini iddia ediyor. Bu iddiasının sebebi de 2014 yılında Zöhre Ana Forumda paylaşılan bir ALINTI HABER'den kaynaklanıyor. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte linki:  </span> <a href="http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber/50598-haci-bektasi-veli-alevi-degil.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/alevi-haber...degil.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Siteye üye olmayanlar için link:</span>  zohreanaforum.com/alevi-haber/50598-haci-bektasi-veli-alevi-degil.html<br />
<br />
 Zöhre Ana Forumda paylaşılan bu haber aşağıdaki siteden alınmıştır. <br />
<br />
ALINTI HABERİN LİNKİ:  memleket.com.tr/haci-bektasi-veli-alevi-degil-295908h.htm <br />
<br />
 Başka bir siteden kopyalanan ve sitemizde eleştirilmek için paylaşılan bu haber habere bizzat kendim 2014 yılında cevap vermişim. Benim verdiğim cevabı paylaşıyorum. <br />
 <br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli; Hak sırrına eren, Şar kapısını açan, Muhammet Ali yolunu yaşadığı dönemde süren, inancıyla ibadetiyle , insani değerlerle toplumu iyiye güzelliğe yönlendiren bir Ehlibeyt evliyasıdır. Ehlibeyt soyu Muhammet ve Ali'ye dayanır. Yani Evliyalar Alevi toplumundan gelir.<br />
<br />
1500 yıl önce Ehlibeyte kastedip , her türlü işkence ve iftiraları atıp, Ehlibeytin bildirdiği yolu değiştirerek tarihe geçirenler bugün de Ehlibeyt evliyası Bektaşi Veli'nin kökenini sünnileştirmenin peşindeler. Bizler bu tür girişimlere yabancı değiliz ve bilmelisiniz ki ne boyun eğeriz ne de kabul ederiz.<br />
<br />
1826 yılında 2.Mahmut'un Yeniçeri Ocağını kapatması ve akabinde yüzlerce Alevi-Bektaşi Dergahını da dağıtması, ocakzadeleri ya sürgüne ya da dar ağacına göndermesini unutmadık.<br />
Yüzlerce yıllık Hacı Bektaş Veli dergahının o dönemdeki postnişi Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşını Şeriat mahkemelerinde adice, hakaretlerle "yargılayıp" idam kararı aldılar. Ancak son anda padişah fermanı ile Amasya'ya sürgüne gönderildiler. Hamdullah Çelebi'nin yerine Nakşibendi şeyhlerinden Hamza efendiyi görevlendirdiler !. Bektaşi Velinin derganının içine ve türbeyi arkalarına alacak şekilde bir de Cami yaptılar. Böyle bir din anlayışı olabilir mi ? Aynı durum yüzyıllar sonra Makedonya Kalkandelendeki Harabati Tekkesinde de yaşandı. 500 yıllık Bektaşi tekkesinin içine bir cami yapıp 5 vakit ezan okuyorlar. Mesele ne cami ne de Ezan ! Mesele Alevi Bektaşileri yok etmek. Yoksa memlekette yer mi yok cami yapmaya.<br />
<br />
Bir Türkmen beyliği olarak kurulan Osmanlı devletinin; yüzyıllar sonra devşirilerek -padişah analarının çok büyük çoğunluğunun ecnebi olması- Emevi,Yezid zihniyetine dönüştürülmesi Osmanlı'nın Türkmen Alevi Bektaşilere düşman olmasına neden olmuş ve Pir Sultan Abdal gibi gelen bütün Ehlibeyt evliyalarının asılmalarına kadar gitmiştir.<br />
<br />
Hacı Bektaşi Veli Alevi değildir demek tamamen saçmalıktan ibaret.</span></blockquote>
<br />
<br />
<br />
 OKUYUNCA GÖRECEKSİNİZ Kİ: <br />
<br />
İFTİRACI ALEVİ DEDESİ  [COLOR=#800080]BENİM YORUMUMU KENDİ FİKRİ GİBİ  MİLLETE SATIYOR VE BİR DE PİRİMİZ ZÖHRE ANA'YA İFTİRA ATIYOR.<br />
<br />
YUH OLSUN SANA...<br />
<br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevi kadin inanç önderliği bağlaminda "Yaşayan Pir Zöhre Ana" ve kültürel işlevi]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi.html</link>
			<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 10:22:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=5">EKİN</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİ KADIN İNANÇ ÖNDERLİĞİ BAĞLAMINDA ’YAŞAYAN PİR ZÖHRE ANA’ VE KÜLTÜREL İŞLEVİ </span><br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öz</span><br />
<br />
21. yüzyılı idrak ettiğimiz bu günlerde, küreselleşen dünyada hızlı bir kültür emperyalizmi yaşanmaktadır. Diller, yeme içme alışkanlıkları, giyim kuşam gibi kültürel ögeler değiştiği gibi kültürlerin büyük bir bölümünü oluşturan ve onu bütünüyle etkileyen inançlar da değişim süreci yaşamaktadır. Alevilik, ülkemizde pek çok dönemde gerek tartışmaların gerek araştırmaların konusu olmuş bir inançtır. Bugüne kadar pek çok boyutuyla incelenmiş olup konu hakkında benzer veya farklı fikirler sunulmuştur. Biz bu çalışmamızda Aleviliği, kadın inanç önderliği bağlamında, günümüzdeki bir örneğinden hareketle incelemeye çalıştık. Tarihsel süreçte, inanç içinde yer almış kadın inanç önderlerinin bazılarından hareketle günümüzde Ankara Mamak’ta dergâh kurmuş ve kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ olarak adlandırılan Süheyla Gülen’in hayatını, Alevi inancı içerisinde gerçekleştirdiği ve yer yer kendi yorumunu da kattığı; cem yürütmek, Muharrem ayı sebebi ile yas ve anma törenleri düzenlemek, nikâh kıymak, düğün ve cenaze ritüellerini gerçekleştirmek, 10 Kasım, 29 Ekim gibi milli günleri etkinliklerle kutlamak gibi faaliyetlerini derledik. Konunun genişliği çalışmanın hacmini belirleyen başlıca faktör olmuştur. Çalışmamızda kaynak kişimiz Zöhre Ana ile görüşülmüş, dergâh ziyaret edilmiş; görüşme, soru- cevap teknikleri kullanılmış bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın; Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir adlı nefeslerini ihtiva eden kasetlerinden; Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir gibi kitaplarından faydanılmıştır. <br />
<br />
Çalışmada Türk Kültüründe Kadın başlığı altında İslamiyet öncesi dönemden başlamak üzere kültürümüzde kadının yeri irdelenmiş,  Alevilerce Kutsal Sayılan Kadın İnanç Önderleri ve Alevilikte Kadın başlığı altında Hz Hatice, Hz Fatıma, Kadıncık Ana, Anşa Bacı, Adviye Ana gibi kadın Er’ler hakkında da bilgi verilmiştir. Çalışmamızın devamında, sevenleri tarafından,  tarihteki bu önderlerin bugünkü temsilcisi niteliğinde sayılan Zöhre Ana’nın biyografisi, kurduğu dergâh ve faaliyetleri, çok önemsediği Atatürk hakkındaki düşünceleri, Zöhre Ana’dan **** bulduklarını ifade eden hastalarla yapılan görüşmeler, gösterdiğine inanılan kerametler ve tüm bunlardan hareketle Zöhre Ana’nın Alevi kültürü açısından işlevi incelenmiştir.<br />
<br />
<br />
Zöhre Ana’nın Cem yürütmesi, dergâhta yaptığı ibadet niteliği taşıyan ayinlerle inancı diri tutması, ocakzade olmayıp kendisinin bir ocak olarak kabul edilmesi, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, öğrencilere verilen burslar, milli bayramların dergâhta yapılan etkinliklerle anılması, bizi onun pir olarak değerlendirilebileceği sonucuna götürmüştür. Zöhre Ana’nın Alevi kültür havzasında bilinen, saygı duyulan ancak özellikle dedeler tarafından dışlanan bir inanç önderi olduğu sonuçları da elde edilmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">(Yıl 2018, Cilt , Sayı 2,  </a>Sayfalar 1 - 14) </span><br />
<br />
*************************<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevi Kadın İnanç Önderliği Bağlamında ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ ve Kültürel İşlevi Â Velimert KOÇER</span><br />
<br />
Makale Bilgisi / Article Info<br />
Geliş / Recieved: 22.04.2018<br />
Kabul / Accepted: 24.07.2018<br />
Sayfa / Page : 1-14<br />
Hakemler / Referees<br />
Dr. Çiğdem AKYÜZ, Doç. Dr. Sibel TURHAN TUNA<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, <a href="mailto:velimertkocer@hotmail.com" class="mycode_email">velimertkocer@hotmail.com</a></span><br />
21. yüzyılı idrak ettiğimiz bu günlerde, küreselleşen dünyada hızlı bir kültür emperyalizmi yaşanmaktadır. Diller, yeme içme alışkanlıkları, giyim kuşam gibi kültürel ögeler değiştiği gibi kültürlerin büyük bir bölümünü oluşturan ve onu bütünüyle etkileyen inançlar da değişim süreci yaşamaktadır.<br />
Alevilik, ülkemizde pek çok dönemde gerek tartışmaların gerek araştırmaların konusu olmuş bir inançtır. Bugüne kadar pek çok boyutuyla incelenmiş olup inanç hakkında benzer veya farklı fikirler sunulmuştur. Bu çalışmamızda Alevilik, kadın inanç önderliği bağlamında, günümüzdeki bir örneğinden hareketle incelenmeye çalışıldı. Kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ olarak adlandırılan Süheyla Gülen’in hayatı ve Alevi kültürü adına yapmış olduğu cem yürütme, Muharrem ayında yas ve matem törenleri düzenleme; düğün, nikâh ve cenaze gibi geçiş dönemi ritüelleri incelendi. 10 Kasım ve 29 Ekim gibi milli günlerin kutlanması esnasında gerçekleştirdiği uygulamalar da derlendi. Bu uygulamaların, genel Alevi inancı ile benzer ve farklı yönleri belirlenmeye çalışıldı.<br />
Çalışmamızda Zöhre Ana’nın hayatı, dergâhı, eserleri hakkında kısa bir bilgi verildi, esas ekseni oluşturan ve yukarıda sayılan kültürel ögeler incelenmeye çalışıldı. Bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın Atatürk’e verdiği değer sebebi ile ’Zöhre Ana ve Atatürk’ başlıklı bir bölüm de açıldı. Çalışmamızda kaynak kişilerimize yönelik görüşme ve soru cevap teknikleri kullanılmış olup bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın ’Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir’ adlı nefeslerini ihtiva eden kasetlerinden; ’Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir’ gibi kitaplarından yararlanıldı.<br />
Zöhre Ana’nın Cem yürütmesi, dergâhta yaptığı ibadet niteliği taşıyan ayinlerle inancı diri tutması, ocakzâde olmayıp kendisinin bir ocak olarak kabul edilmesi, gösterdiğine inanılan kerametlerle hastalıkları iyi etmesi, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, öğrencilere verilen burslar, milli bayramların dergâhta yapılan etkinliklerle kutlanması, bizi onun pir olarak değerlendirilebileceği sonucuna götürmüştür. Zöhre Ana’nın Alevi kültür havzasında bilinen, saygı duyulan ancak özellikle dedeler tarafından dışlanan bir inanç önderi olduğu sonuçları da elde edilmiştir.<br />
Anahtar Sözcükler: Alevilik, Kadın, Zöhre Ana<br />
’LIVING PİR (WISE PERSON) MOTHER ZOHRE’ AND ITS CULTURAL FUNCTION IN THE CONTEXT OF ALEVİ WOMEN’S FAITH LEADERSHIP<br />
Abstract<br />
In these days, in the 21st century, there is a rapid cultural imperialism in the globalizing world. Cultural elements such as languages, eating habits, clothing, and so on, have changed, and beliefs that make up a large part of the cultures and affect them all are also undergoing a process of change. Alevism is a belief that has been the subject of debates and investigations many times in our country. It has been examined in many dimensions until today and similar or different ideas about this faith have been presented.<br />
In this study, Alevism was tried to be studied in the context of the leadership of women’s faith, moving from a present-day sample. In the study, Süheyla Gülen’s life, who is called as the ’Living Pir Mother Zohre’ by her believers and the transition period rituals executed by her on behalf of the Alevi culture such as cem execution, mourning ceremonies in the month of Muharrem and wedding and funeral events were examined. The practices that were performed by her during the celebration of the national memorial days such as November 10 and October 29 were also compiled. The similar and different aspects of these practices with the general Alevi faith were tried to be determined.<br />
In our study, a brief information was given about the life of Mother Zohre, her dervish lodge and her works and the above mentioned cultural elements which constitute the main axis were tried to be examined. In addition to these, a section entitled ’Mother Zohre and Atatürk’ was opened due to the value that she gave to Atatürk.<br />
In our study, interviewing and question-answer techniques were used for our resource people. Besides these, the cassettes containing the breathes of Mother Zohre ’Pir Breath is Divine’, ’God is The Divine Word’ ’and ’Ali is the Guide of Science’ and her books such as ’Those Wise People Who are in the Moonlight’,’Breaths Coming from Cem’,’Ali is my Guide and His Road is Ours’ were used.<br />
Mother Zohre’s practices such as the Cem executions, keeping the faith alive with the rituals of worship performed in her dervish lodge, the acceptance of her healing power, the healing of diseases with the means believed shown by her, the donations given to people who are in need, the scholarships given to students, the celebrations of national holidays with the activities in the lodge, led us to the conclusion that she can be considered as pir. It was also found that Mother Zohre was a known and respected leader of faith in the Alevi culture basin but she was excluded especially by Dedes.<br />
Key Words: Alevism, Woman, Mother Zohre<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giriş</span><br />
TDK güncel Türkçe sözlüğünde Aleviliği ’Hz. Ali’ye bağlı olma durumu’ olarak tanımlamaktadır.1 Aksüt ise Alevi sözcüğünü ’Hz Ali’ye bağlı olan, ibadeti cem olan, bağlı olduğu bir mürşit ve ocak bulunan kişi’ olarak tanımlamaktadır (2012: 22). Ocak ise Alevilik için ’Alevilik terimi Hz. Ali’ye beslenen sevgi ve ona inanma durumu ile ilgilidir. (’) Günümüzde Alevilik deyince akla iki zümre gelir biri Hatay, Lübnan ve Suriye bölgelerinde yaşayan Nusayriler, diğeri ise Anadolu’da yaşayan ve Osmanlı belgelerinde Kızılbaş olarak tabir edilen zümredir’ demektedir (1989: 368Â369).<br />
TDK güncel Türkçe sözlüğünde ’Pir’ sözcüğünü ’Yaşlı, koca ve ihtiyar kimse; bir tarikat veya sanatın kurucusu’ şeklinde tanımlamaktadır.2 Pala ise pir sözcüğü için ’Yaşlı, ihtiyar, bir tarikatın ilk kurucusu’ tanımını yapmıştır (2010: 382). Alevilerce kutsal kabul edilen İmam Cafer Buyruğu adlı kitabın ’Pirlik Kimden Kaldı’ başlıklı bölümünde ise pirlik için ’(’)Pirlik Muhammet Ali’den kaldı, ol sebepten evlad-ı resulden gayrısına pirlik etmek ve talip olmak caiz değildir.(’)’ ifadesi kullanılmıştır (Atalay, 2014: 27).<br />
Yukarıdaki tanımlardan hareketle Alevilik en geniş anlamıyla Hz. Ali’ye bağlı olma durumu olarak tanımlanabilir. Pirlik ise genel anlamda tarikat kuruculuğu, Alevilik açısından düşünüldüğünde ise Hz. Ali’nin soyundan gelen ve Alevi inancının esaslarını insanlara anlatan kişi şeklinde ifade edilebilir.<br />
Pirlikle ilgili ehlibeytten olma şartı Hacı Bektaş’taki Babağan kolu tarafından kabul edilmemektedir. Babağan kolu asıl olanın ’bel oğlu olmak değil yol oğlu olmak’ olduğunu ileri sürer ve yola hizmet ederek olgunlaşan herkesin irşat görevi görebileceği düşüncesini savunur. Ayrıca, Keçeci Baba, Hıdır Abdal, Garip Musa, Yanyatır, Hacı Emirli, Koca Haydar gibi konumu belirlenemeyen ocakların da kurucularının seyyid olduğu şüphelidir (Aksüt, 2012: 377- 384). Bu tanımlamalar ve örnekler Alevilikte pir olabilmek için geçerli iki durumun olduğunu gösterir. Bunlardan ilki ehlibeytten olmak,<br />
1) <a href="http://www.tdk.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Türk Dil Kurumu Ana Sayfası</a><br />
2) <a href="http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;arama=gts&amp;guid=TDK.GTS.5b4712be88a1f0.23388553" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">TÜRK DİL KURUMU</a><br />
  <hr class="mycode_hr" /> ikincisi ise bu ocaklardan birine hizmet ederek orada seyr-i sülÃ»ku tamamlayıp icazet almaktır. Araştırmamızın konusu olan Zöhre Ana bu iki tanıma da uymamaktadır. Çünkü o, ne bir dergâha hizmet etmiş ne de bir ocakzâdedir. Onun pir olarak adlandırılmasının sebebi, ona inananların, Zöhre Ana’nın keramet gösterdiğine inanmaları ve ’pir’ ismini ona kendilerinin vermeleridir.<br />
Zöhre Ana kurduğu dergâhta, cem, musahip kardeşliği, görgü ve sorgu erkânı, muharrem ayı yas-ı matemi, ehlibeyt nikâhı ve cenaze erkânı gibi uygulamaları kendisine tabii olan bir talip topluluğu ile devam ettirir. Tarihsel süreç içerisinde var olan uygulamalar ile yazılı ya da sözlü tarihte olmayan ancak Zöhre Ana tarafından uygulanan ritüeller, kendisini bir inanç önderi olarak karşımıza çıkarır. Kültürün aktarımında bir kadın ve önder olarak görev alması çalışmamızın ana eksenini oluşturmaktadır.<br />
Çalışma boyunca yukarıda ifade edilen uygulamalarla ilgili kaynak kişi mülakatı ve doküman analizi çalışmaları yapılmıştır. Kaynak kişiler arasında isminin saklı tutulmasını isteyenler olmuştur, bu sebeple kaynaklar bölümünde isimleri verilmemiş isimler arşivimize kaydedilmiştir.<br />
[BZöhre Ana’nın Kısa Biyografisi, Dergâhı ve Eserleri[/B]<br />
Zöhre Ana 15 Haziran 1957 tarihinde Yozgat’ın Köçekkömü köyünde doğar. 1971 yılında ailesi ile Ankara’ya göç eder ve 1973 yılında Yüksel Gülen ile evlenir. Bu evlilikten Selver ve Gazi adında iki çocuğu olur. 10 Kasım 1982 tarihinde Umman3’a daldığı ana kadar normal bir aile hayatı yaşayan Zöhre Ana, bu tarihten sonra manevi bir inanç önderi olarak hayatına devam eder ve irşat çalışmalarına başlar. Kendisine inananların sayısı zamanla arttığından ve evi bu hizmeti görmeye yetmediğinden 1997 yılında Mamak’ta bir dergâh inşa edilir. Dergâh içerisinde; cem evi, bekleme salonu, kütüphane, mağara, zemzem kuyusu, aşevi ve yemekhane, kurban kesim yeri, düğün salonu, misafirhane, gasil hane ve morg bulunmaktadır. Dergâh ay yıldız şeklinde inşa edilmiş olup; hilal şeklinde tasarlanan ayın ortasında bir ’H’ harfi bulunur. Bu harf kendisinin ifadesi ile Hızır’ı temsil eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> Umman, Zöhre Ana’ya yolun gereklerinin öğretildiği bâtıni âlem olarak tanımlanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bakınız: <a href="http://www.zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/hayati-anil...imdir.html</a> (02.12.2017)<br />
  <hr class="mycode_hr" /> [BZöhre Ana, dergâhın kuruluş amacını[/B]<br />
’(’) Hak, Muhammet, Ali yolunun gerçek inanç, ibadet ve öğretilerinin bilinmesi, yaşatılması ve yayılarak güçlenmesi gerekmektedir.(’) Hizmet binamızda mezhepçilik yapılmadığı gibi dil, din, ırk ve her türden inanç ayrımcılığına karşı olunmaktadır. Bizi bu çatı altında bir araya getiren ilke ehlibeyt sevgisi ve Atatürkçü değerlere bağlılıktır.’ şeklinde ifade eder.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4</span><br />
Zöhre Ana’nın ’Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir’ adlı üç adet kitabı; ’Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir’ isimli üç adet de kaset ve CD’si bulunmaktadır.<br />
[BZöhre Ana ve Atatürk[/B]<br />
Zöhre Ana, Atatürk’e ve devrimlerine bağlı bir yurttaş olduğunu ifade eder. Her 10 Kasım’da, kendisine inananlarla birlikte Anıtkabir’i ziyaret etmektedir. Çalışma sürecimiz içerisine denk gelen 10 Kasım (2017) anma etkinliği dergâhta gözlemlenmiştir.<br />
10 Kasım günü Zöhre Ana ve ona inananlar Atatürk için bir günlük yas-ı matem (Matem orucu) tuttuklarını ifade ettiler. Anıtkabir ziyaretinden sonra saat 20.00’de Zöhre Ana’nın izni ile oruçlar açıldı5 ve sonrasında cem evine geçildi. Saat 23.00 ile 06.00 arası Atatürk için anma töreni düzenlendi.<br />
Öncelikle gençlerden oluşan bir gurup tarafından Atatürk’ün anılarından yararlanarak oluşturulan bir temsil canlandırıldı daha sonra Zöhre Ana tarafından Atatürk hakkında kısa bir konuşma yapıldı. Sonrasında muhabbet denilen etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikte 10 Kasım münasebeti ile başta Atatürk, sonrasında ehlibeyt uluları adına nefesler okundu.<br />
Muhabbet esnasında, Zöhre Ana’nın zaman zaman ummana daldığı, gözlerini bir noktaya dikerek nefesler okuduğu, arada anlayamadığımız bir dilde (Farsça)6 bir şeyler söylediği gözlemlendi. Zöhre Ana’nın ummana daldığı esnada bağlamaların çalınmadığı, topluluğun diz üzere oturduğu ve yalnız Zöhre Ana’yı dinlediği görüldü. Bir ara aşk haline (vecdeye) gelen<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: htpp://www.zohreana.com/ (Erişim:02.12.2017)<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5</span> Normal durumlarda oruç açma saati 18.00’dir. 10 Kasım’da Anıtkabir ziyareti sebebi ile dergâha geç gelinmiştir. Bu sebeple oruçlar 20.00’de açılmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6</span> Zöhre Ana bu dilin Hz. Muhammet’in dili olduğunu ve kendisine ummanda öğretildiğini ifade eder.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Zöhre Ana, bağlamalar eşliğinde çeşitli el kol figürleri sergiledi7 ve aşk hali bitiminde kısa bir süre cem evinden ayrıldı. Sonrasında geri dönen Zöhre Ana muhabbete devam etti. Muhabbetin sonunda ziyaretçiler tarafından getirilen ve lokma adı verilen yiyecekler Zöhre Ana tarafından dualandı ve gelen misafirlere dağıtıldı.<br />
Zöhre Ana, Atatürk için söylediği bir nefeste ’Atatürk büyüktür ruhu Ali’dir/ İkinci kardaşım Bektaş-ı Veli’dir/ Anıtkabir yerim, kim der ölüdür/ Ali Rıza, Zübeyde nişan gülümdür’8 ifadelerini kullanır. Bu dörtlükte Zöhre Ana Atatürk’e bir kutsallık atfeder. Aleviler tarafından sevilen Atatürk, Zöhre Ana tarafından kendisine bir kutsallık yüklenerek siyasi bir lider olmaktan çıkar ve manevi bir önder şekline bürünür. Ayrıca 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi milli günler de dergâh bünyesinde yapılan çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.9<br />
[BZöhre Ana’nın Alevi İnanç ve Kültürü Açısından İşlevi[/B]<br />
Alevi inancı içerisinde cem, Muharrem orucu, türbe ziyareti, adak adama gibi uygulamalar ile toprak ve su kültü etrafında şekillenen inanışlar, inancın temelini oluşturmakla birlikte devamlılığı için de önem arz eder. Zöhre Ana kurmuş olduğu dergâh ile yukarıda saydığımız uygulama ve inanışlara yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesine imkân sağlamaktadır.<br />
Cem ibadeti Alevilerin temel ibadeti olup görgü, sorgu, musahiplik ve Abdal Musa cemi gibi çeşitleri vardır. Zöhre Ana dergâhta bulunan cem evinde tüm bu ibadetleri gerçekleştirmektedir. ’Cem olacağı zaman Ana, cem evinin kapısı önüne serilen postta oturur. Ceme girecek olanlar tek tek Ana’nın yanına gelir ve görgüleri olur. Ana onların günahlarını yüzlerine karşı söyler ve hatalarını tekrarlamamalarını, tövbe etmelerini yani Hakk’a ikrar vermelerini söyler. Bu olaydan sonra aynı kusuru tekrar işleyenleri artık ceme almaz.’(KKÂ1)10. Kaynak kişinin verdiği bu bilgiye göre Zöhre<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7</span> ’Buna bilinenin dışında bir semah diyebiliriz’(KKÂ1).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8</span> <a href="http://www.zohreanaforum.com/tartismalar/38863-hz-ali-ataturk-olarak-dondu.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/tartismalar...dondu.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9</span> <a href="https://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal...utlu-olsun</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10</span> KKÂ1: Zöhre Ana Dergâhı’nda çalışmaktadır. Zöhre Ana ile görüşemediğimiz zamanlarda, sorularımızı Zöhre Ana adına kendisi cevaplandırmıştır.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Ana, kişinin saklı, gizli yapmış olduğu hataları kişinin kendisine söyleyerek bir keramet göstermiş olur.<br />
Muharrem orucu Alevilik içerisinde yer etmiş başka bir ibadettir. Bu ay tüm Müslümanlarda olduğu gibi Alevilerce de de hicri takvime göre ihya edilir. Ancak Zöhre Ana, Muharrem orucunu üç aylar kavramı ile şekillendirmiş ve miladi takvim üzerinde sabitlemiştir. Zöhre Ana’ya göre üç aylar ve matem günleri aşağıdaki gibidir;<br />
15 Aralık İmam Hasan’ın zehirlendiği gün, 16 Aralık İmam Hasan’ın şehit düştüğü gün, 18 Ocak İmam Ali Cem evinde hançerlendiği ve şehit düştüğü gün, 19 Ocak İmam Ali’nin cenazesinin kalktığı gün, 20 Ocak İmam Ali toprağa verildi, 26.27.28 Şubat Hz Muhammet ( Hızır) için yas, 1.2.3 Mart: Eba Müslüm, 4 Mart’ta İmam Hüseyin’e işkence başladı ve on iki gün sürdü, 15 Mart İmam Hüseyin Kerbela’da şehit düştü, 16 Mart: Aşure.<br />
Yukarıda belirtildiği üzere üç gün Hz. Muhammet, üç gün Eba Müslüm, on iki gün İmam Hüseyin olmak üzere toplamda on sekiz gün yas-ı matem tutulur. 15 Aralık- 15 Mart arası doksan gün olup Zöhre Ana’ya göre üç aylar, bu tarih aralığıdır. Zöhre Ana, günlerin miladi takvime sabitlenmesinin sebebini hayatın güneşle bağlantılı olmasıyla ve hayatın devamı için güneşe ihtiyaç olmasıyla açıklar.<br />
’15 Mart akşamı dergâhta ehlibeyt muhabbeti yapılır. 16 Mart günü Zöhre Ana, dergâhında kendi aşuresini pişirir ve gelenlere yedirir. Zöhre Ana’yı sevenler ve onun bu öğretisini kabul edenler ise aşurelerini 17- 31 Mart tarihleri arasında pişirip yedirirler. İsteyenler aşurelerini dergâhta yapıp burada da yedirebilir. Bu iş için hiçbir ücret talep edilmez.’(KKÂ1)<br />
’Namaz’ kavramı bir ibadet olarak Alevilikte olmakla birlikte namazın şekli konusunda Aleviler arasında ihtilaf vardır. Alevilerin bir kısmı, cemlerde kılınan halka namazını namaz olarak kabul ederken, Sünnilik etkisinde kalan bir kısım ise namazı, Sünnilikte olduğu gibi kılmaktadırlar. Kaynak kişi ’Zöhre Ana namazı da kendisine ummanda öğretildiği şekliyle kıldırmakta ve günde üç vakit olarak sabitlemektedir. Bu namazlar sabah, öğlen ve akşam namazlarıdır. İkindi ve yatsı namazları yoktur.’(KKÂ1) bilgisini vermektedir. Yapılan gözlemlerde namazın şeklinin Sünnilik ve Şiilikte olduğu şeklinden başka bir şekilde kılındığı gözlemlenmiştir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Zöhre Ana Kurban Bayramı’nı da dergâhında ona inananlarla birlikte kutlar. Kendisi Kurban Bayramı namazında, imam olarak, gelen ziyaretçilere namaz kıldırır. İslam fıkhı temel alındığında bir kadının, erkeklerin içinde bulunduğu bir cemaate imam olarak namaz kıldırması caiz görülmemektedir. Ancak Zöhre Ana yapmış olduğu bu uygulama ile İslam’a ve Aleviliğe yeni bir yorum getirir. Bu uygulamanın Alevi toplumu içerisinde kabul görmesi, Aleviler tarafından kadına verilen değerin göstergesi niteliğindedir.<br />
Adak ve kurban kesiminde dikkat edilen husus, kesilecek ******ın erkek olmasıdır. Zöhre Ana bu durumu ’Dişi ****** kesilmemesinin sebebi karnında yavru olma ihtimalidir. Yoksa koçu doğuran da koyundur. Koyun kurban olur ama yavrusu olduğu bilinmeden kesilir ve kuzulu olduğu anlaşılırsa günaha girilmiş olur.’ şeklinde açıklar.<br />
Dergâh içerisinde düğün ve ölüm gibi geçiş dönemi ritüellerini gerçekleştirmeye yönelik bölümler de bulunur. Bunlar düğün salonu, morg ve gasil hanedir. Düğün salonunda kına gecesi, sünnet düğünü ve düğün etkinlikleri gerçekleştirilir. Bu etkinliklerde Zöhre Ana geline ’Ehlibeyt Kınası’ adı verilen bir kına yakar. Bu tören esnasında Adile Ana11’nın dilinden söylenen bir nefes okunur12. Cenaze, gasil hanede yıkandıktan sonra cenaze namazı kılınır13. Son dönemde bazı Alevi kuruluşlarının ’Alevi Cenaze Erkânı’ adıyla, bağlama eşliğinde yaptığı cenaze töreni dergâhta uygulanmaz.<br />
Türbe ziyareti Alevi inancında önemli bir yere sahiptir. Türbeler hastalıklara **** bulmak, ***** dilemek, çeşitli sebeplerden ötürü dua etmek amacıyla sık sık ziyaret edilen mekânlardır. Alevi inancında türbeye girerken önce eşiğe niyaz edilir14 ve eşik üzerine basılmaz. Dergâha gelen ziyaretçiler, dergâhın iç ve dış kapılarına, cem evinin kapı ve eşiğine niyaz ederek içeri girerler. Dergâhın alt katına ehlibeyt imamlarının çekmiş oldukları sıkıntıları simgelemesi amacıyla inşa edilen Mağara bölümünde ***** dilemek için ayrılmış bir mum yakma yeri bulunur. Buraya gelen ziyaretçilerden bazıları mum yakarak ***** dilerler. Eğer adak adarlar ve *****leri kabul olursa adaklarını getirip burada keserler. Adaklarını yerine getirmezlerse başlarına<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11)</span> Zöhre Ana’ya ummanda verilen bilgiye göre Hz. Hatice’nin adı Adile Ana’dır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12)</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Zöhre Ana, 1998: 83Â86<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13)</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Zöhre Ana(1998), Ali Pirimdir Yolu Bizimdir. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14)</span> Eşiği öpmek ve onu kutsamak anlamına gelmektedir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> uğursuzluk geleceğine inanırlar. Bir kaynak kişi konu ile ilgili ’Benim üç kızım vardı. Bir erkek çocuk diledim Allah’tan. Ana’yı rüyamda gördüm elinden elma yedim. Kurban adadım. Sonra bir oğlum oldu ama köylük yerdeydim gelip adağımı yerine getiremedim. Adak yerine gelmeyince oğlanın dili tutuldu. Anlatmak istediğini gelip yanağımıza vurarak anlatıyordu. Hiç konuşamıyordu. Geldik kurbanımızı kestik. Ana oğlanı okudu. Karanlık bir yerde yatırdım. Şimdi konuşması neyi her şeyi düzeldi.’’ (KKÂ5) bilgisini vermiştir.<br />
Bir başka kaynağımız ’2008’den beri Ana’ya devamlı geliyorum. Çok kerametini gördüm. Eşimi burada gördüm.(Eşi kaynak kişimiz Erkan Serim ’in kızı) İçimden bu kız bana nasip olsun dedim. Ana’yı üç kez rüyamda gördüm. Rüyamda kızı bana verdiğini söyledi. Ailemle geldim, eşimi Ana’dan istedim. Ana da uygun gördü. Sonra ikizlerim olsun diye ***** diledim. Evlendim bir yıl içinde ikiz bebeklerim oldu. Ana nasip etti. Şimdi de kurbanlarını getirdik.’’(KKÂ10) ifadelerini kullanmıştır.<br />
Yukarıdaki iki kaynak kişinin ifadelerinde rüya motifi görülüyor olup bu noktada Zöhre Ana, rüyalara giren ve *****leri gerçekleştiren bir ermiş olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte kaynak kişi ifadeleri dergâhın, inananlar tarafından kurban kesilebilecek bir türbe olarak algılandığını gösterir. Dergâhı, türbelerden ayıran durum ise, türbelerde keramet gösterdiğine inanılan zatın ölü olması iken dergâhta keramet gösterdiğine inanılan Zöhre Ana’nın diri olmasıdır. Bu sebeple Zöhre Ana kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir’ olarak kabul edilir.<br />
Su kültü de dergâh içerisinde yaşatılan bir inanış olarak karşımıza çıkmaktadır. Mağara bölümünde aslan ağızlı bir çeşmeden ’zemzem’ diye tabir edilen ve ****lı olduğuna inanılan bir su akar. Bu su, gelen hastalara Zöhre Ana tarafından tedavi için verilebildiği gibi gelen ziyaretçiler istekleri doğrultusunda kendileri de bu suyu alabilir. Bu durumla ilgili, bir kaynak kişimiz ’Bir defa ayak başparmağım şişti böyle derisi falan soyuldu. Buraya geldim. Bir pamuğu zemzem ile ıslattım, onu parmağıma birkaç gün sürdüm. Birkaç gün sonra parmağım iyi oldu derisi yerine geldi.’’(KKÂ8) demiştir.<br />
Zemzem suyunun aslan ağızlı bir çeşmeden akması, Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin iç avlusunda bulunan aslan ağızlı çeşme ile dergâhta bulunan zemzem çeşmesi arasında biçimsel ve işlevsel bir benzerlik kurulduğunu gösterir. Dergâh buraya inananlarca Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin zamanımızdaki yansıması olarak kabul edilir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Toprak kültü ise burada türbe inanışı ile birlikte yaşatılır. Zöhre Ana, kendisine gelen bazı hastalara bahçesinden toprak verir ve bu toprağı banyo suyuna katarak banyo yapmalarını veya zemzem suyu ile balçık haline getirip bu karışımı ağrıyan veya yaralı bölgeye sürmelerini tavsiye eder. Anadolu’da türbe çevresinden alınan topraklar da aynı amaçla kullanılır ve cüfer, cevher, teberik gibi isimlerle adlandırılır. Bu bağlamda dergâh, inananlarca bir türbe gibi algılanır.<br />
Zöhre Ana kendisine inananlarca keramet ehli bir ’ermiş’ olarak tanımlanmaktadır. Dergâh, hastaların sık sık ziyaret ettiği bir yerdir. Yaptığımız alan araştırması sırasında en çok, hastaların **** bulma amaçlı yaptıkları ziyaretler kaydedilmiştir.<br />
’’Ben küçük yaşta kekeme olmuşum daha doğrusu hiç konuşamıyormuşum. Beni Ana’ya getirmişler. Ana beni dualamış, karanlık bir odada yatmışım birkaç güne konuşmaya başlamışım. Hatta kendim de hatırlıyorum, okula başlamıştım o sene. Şimdi kızımın dili tutuk onun için geldik.’’(KK- 3) Duadan sonra karanlık bir odada yatma tedavinin bir parçasıdır ve inananlar tarafından efsun olarak adlandırılır.<br />
’’Benim bir kızım vardı. Sonra tekrar hamile kaldım. Doktor çocuk için ’Düşük tehlikesi var.’ dedi. Ben de Ana’ya geldim. Ana ’Korkma çocuk düşmeyecek.’ dedi. ’Oğlun olacak, adını Ata koy.’ dedi. Ben de koydum. Oğlum şimdi kocaman oldu. Bizim yolumuz burası, ehlibeyt yolu burası. Aynı zamanda Ana Atatürkçü bir insan.’’ (KKÂ7) Burada da kendisine ermişlik vasfı yüklenen Zöhre Ana’nın gaipten haber verdiği ifade edilmiştir. Ayrıca doğacak çocuğun cinsiyetini bildirmesi yine bir keramet örneği olarak kabul edilebilir. Ayrıca başka bir kaynak kişi Zöhre Ana’nın kanser hastalığını dahi tedavi ettiğini ifade etmiştir;<br />
’’Eşim akciğer kanseriydi yavrum. Üç kez kemoterapi gördü. Sonunda buraya geldik. Buradan iyi oldu. On sekiz senedir sapasağlam. Sürekli kontrol oluyor ve tahliller hep temiz çıkıyor. Sonra yine büyük oğlumun kulağının ardında Ana’nın deyimiyle ’yılan yumurtası’ çıkmıştı. Böyle büyükçe bir şişkinlikti. Ana, oraya zemzem sürdü. Ablamın evi buraya çok yakın, buradan çıkınca oraya gittik. Oraya varınca kulağının arkasına baktım oğlumun. Şişlik falan kalmamıştı.’’(KK- 11).<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Yapılan kaynak kişi görüşmeleri ve ’Cemden Gelen Nefesler’15 adlı kitaptan yola çıkarak Zöhre Ana’nın kerametleri ile iyi olduklarını ifade eden kişilerin hastalıkları böbrek taşı düşürme, romatizma, felç (göz, yüz, bedenin belli bir kısmına inen felç), kanser (beyin, akciğer, göğüs), kaşıntı ve iltihaplı yaralar, kalp rahatsızlıkları, kadın hastalıkları(kısırlık, kist,), sara, siğil, psikolojik bunalımlar, menenjit, konuşamama ve kekemelik, vücudun çeşitli bölgelerindeki ağrılar, beyin tümörü, körlük ve görme yetisi kaybı, yüksek tansiyon, nefes darlığı şeklinde sıralanabilir.<br />
Zöhre Ana bu tedaviler için ’Doktorlar bana telkin yapıyor diyorlar. Oysa ben telkin falan yapmıyorum. Dua ediyorum, inananlar ****sını buluyor. Yeşili<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16</span> de göstermelik sürüyorum. Bu bezde bir keramet yok. Benim iğnem ipliğim de yok. Esas olan duadır.’ demektedir.<br />
Ziyaretçilerin bazılarının da çocuk sahibi olabilmek için dergâhı ziyaret ettiği gözlemlenmiştir.<br />
’Ben çok yaramaz bir çocuktum. Beni Ana’ya getirdiler. Bizimle birlikte Ana’yı ziyarete gelen ve çocuk sahibi olmak isteyen insanlar da vardı. Onlara elma verdi, sonra duyduk, adamların çocukları olmuş.’’ (KKÂ6)<br />
’’Altı yıllık evliyiz. Çocuğumuz olmuyor. Tedavi olduk, defalarca tüp bebek denedik ancak olmadı. Buraya geldik buradan **** bulacağımızı umuyoruz. Elma aldık, Ana’ya dualatacağız.’’(KKÂ2)<br />
’Ablamın bir arkadaşı yıllarca çocuk sahibi olamadı sonra iki çocuğu oldu ikisi de ayrı ayrı zamanlarda’ Ana bu insanlara, çocuk için geldiklerinde elma vermiş oğlun olacak adını şunu koy, sonra geldiklerinde kızın olacak adını şunu koy diye cinsiyet bile bildirmiş. Olmuş da. İsimleri de Ana’nın dediği gibi koymuşlar.’’(KKÂ4) ’<br />
’Benim çocuğum olmuyordu. Buraya geldim bir elma yedim. Bir yıla kalmaz çocuğum oldu. Kızım 1993 doğumlu.’’(KKÂ9)<br />
Yukarıdaki kaynak kişi ifadelerden hareketle halk hikâyelerindeki elma motifinin burada yaşatıldığı görülür. Çocuğu olmayanlar, Hızır olarak kabul edilen Zöhre Ana’nın elinden elma yediklerini ve bu sayede çocuk sahibi olduklarını ifade ederler. Elma motifi ve dergâhın üstündeki ’H’ harfi buranın Hızır ile olan ilgisini gösterir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15)</span>  SOLAK, İsmet.(1998).Cemden Gelen Nefesler. Ankara; Zöhre Ana- Ali Sosyal Hizmet Vakfı, s:215- 320<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16)</span>  Zöhre Ana, hastalar için dua ettiği esnada hastanın vücudunu yeşil bez ile ovmaktadır.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Bu uygulamalara ek olarak Zöhre Ana, kurmuş olduğu ’Açık Kapı Derneği’ ile ihtiyaç sahiplerine yardım eder, derneğe başvuru yapan ve durumu uygun görülen öğrencilere burs verir.17 Dergâh oluşumuna ek olarak yapılan dernek faaliyetleri, topluluk arasında maddi ve manevi dayanışma kültürünü yaygınlaştırır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç</span><br />
Yapılan çalışmada bilinen adıyla ’Zöhre Ana’ olan Süheyla Gülen’in, Alevi kültürüne yaptığı hizmetler ve dergâhında gerçekleştirdiği faaliyetler incelenmiştir. Kendisine inananlar tarafından ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’, ’Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası’ gibi isimlerle anıldığı tespit edilmiştir. Günümüzde dergâh fenomenini yaşattığı gözlemlenmiştir. Bu uygulamalardan bazıları Alevilik içerisinde var olan uygulamalar iken bazı uygulamalar Zöhre Ana’nın pirlik vasfıyla yola dâhil ettiği uygulamalardır.<br />
Zöhre Ana kurmuş olduğu dergâhta, tarihsel süreç içerisinde var olagelmiş cem, musahiplik, Muharrem orucu gibi inancın temel esaslarını muhafaza etmektedir. Mum yakma, ***** dileme, türbede kurban kesme gibi ritüeller yine Alevilik içerisinde olan ve Zöhre Ana’ya inananlar tarafından dergâhta devam ettirilen ritüellerdir. Zöhre Ana’nın bu gelenekçi tutumu ’Ali’siz Alevilik’ söylemine karşı olduğunun bir göstergesidir.<br />
10 Kasım’da Atatürk için bir günlük yas(oruç) tutmak, inanca ait özel günleri miladi takvim üzerinde sabitlemek, günde üç kez namaz kılmak, kurban bayramı namazında cemaate imam olmak, milli bayramları dergâh bünyesinde kutlamak gibi uygulamalar geçmişte olmayıp Zöhre Ana’nın inanç içerisine dâhil ettiği uygulamalarıdır. Ziyaret yerlerinde kurban kesmek inanç içerisinde var olan bir ritüelken burada farklı olan, kurban kesme ritüelinin ölmüş bir evliyanın türbesinde değil ’’yaşayan bir pir’’in dergâhında gerçekleştirilmesidir. Kendisinin bir ocakzâde olmayıp erkân yürütmesi de yine farklı bir uygulamadır. Bu farklı uygulamalar onu, inancın temel yapılarını korurken aynı zamanda inancı biçimlendiren bir inanç önderi durumuna getirmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Ali ’siz Yol Yürünmez 1982- 2011 yılları Arası Sosyal Yardımlar ve Etkinlikler Bilgilendirme Broşürü.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Alevi dedeleri tarafından en çok eleştirilen yönler ise bu farklı uygulamalardır.<br />
Zöhre Ana’nın, çocuğu olmayanlara elma vererek onların çocuk sahibi olmalarını sağladığına inanılması Zöhre Ana’nın kendisine inananlarca Hızır olarak değerlendirildiği sonucuna varmamızı sağlamıştır. Ayrıca yapılan sosyal yardımlar dergâhın bir başka misyonu olup tarihsel süreç içerisindeki dergâhların işlevine bir yenisini daha eklemiştir.<br />
Her biri ayrı ihtisas alanı gerektiren hastalıkları iyi ettiğine inanılması, halk tarafından keramet olarak nitelendirilmiş ve bu sebeple Zöhre Ana, bir modern zaman evliyası olarak karşımıza çıkmıştır. Normalde her bir hastalık için farklı bir ocak ziyaret edilirken Zöhre Ana’ya inananlar, tüm hastalıklar için kendisini ziyaret etmektedirler. Bu noktada alışılagelmiş ocak fenomeninin değiştiği gözlemlenmiştir.<br />
Zöhre Ana’nın bir kadın olarak inancı yaşatması, inancı yaşatmak adına yaptığı faaliyetler onu bir kültür taşıyıcısı konumuna getirmiştir. Etrafında kendisine inanan bir insan kitlesi oluşturması, bu insanların Zöhre Ana’ya verdikleri değer, Alevi toplumu içerisinde kadına verilen değerin yansıması niteliğindedir.<br />
Tüm bunlar halk bilim, teoloji ve sosyoloji bilimlerinin konusu olduğundan alan araştırmacılarına, araştırma yapabilecekleri zengin bir kaynak tespit edildiği kanaatindeyiz. Benzer ve farklılıklar üzerinden inanç evrimi konusu araştırılabileceği gibi araştırma esnasında yeni memorat örnekleri de tespit edilebilecektir. Zöhre Ana’nın bir kadın olması da günümüzde kadınların vermiş olduğu toplumsal mücadele için ayrı bir inceleme konusu teşkil etmektedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span><br />
AKSÜT, Hamza.(2012), Aleviler. Ankara; Yurt Yayınları.<br />
ATALAY, Ali Adil.( 2014).İmam Cafer Buyruğu. İstanbul; Can Yayınları.<br />
OCAK, Ahmet Yaşar.(1989). Alevi. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 2, s: 368- 369<br />
PALA, İskender.(2010). Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü. İstanbul; Kapı Yayınları.<br />
SOLAK, İsmet.(1998).Cemden Gelen Nefesler. Ankara; Zöhre Ana- Ali Sosyal Hizmet Vakfı, s:215- 320<br />
Zöhre Ana(1996), Mehtaptaki Erenler. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
Zöhre Ana(1998), Ali Pirimdir Yolu Bizimdir. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
Sözlü Kaynaklar<br />
KKÂ1: Hakan Ekin, Ankara 1969, Üniversite Mezunu, Serbest Meslek (Görüşme: 27.10.2017, 10.10.2017, 22.10.2017)<br />
KKÂ2:Hatice Aydın, Ankara 1970, Üniversite Mezunu, Muhasebeci. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ3: İsim bilgisi arşivimizde mevcuttur, Kırklareli 1984, İşletmeci Mezunu. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ4: İsim bilgisi arşivimizde mevcuttur, Kayseri 1968, Yüksek Okul Mezunu. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ5: Sultan Öcal, Kırıkkale 1946, İlkokul Mezunu, Emekli. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ6: Tarık Yılmaz, Yozgat 1986, Lise Terk, İşçi. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ7: Emine Aluç, İstanbul 1977, Lise Mezunu, Serbest Meslek. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ8: Döne Köklü, Yozgat 1948, İlkokul Mezunu, Ev Hanımı. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ9: Erkan Serim, Ankara 1966, Lise Mezunu, Serbest Meslek. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ10: Ali Demirbilek, İstanbul 1980, Üniversite Mezunu, Mühendis.(Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ11: Elmas Özmen, Sivas 1955, Lise Terk, Ev Hanımı. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
İnternet Kaynakları<br />
<a href="http://www.zohreana.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreana.com/</a> (02.12.2017)<br />
<a href="http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;view=gts" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;view=gts</a> (02.12.2017)<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.zohreana.com/alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.zohreana.com/alevi-kadin-ina...rel-islevi</a><br />
<br />
zohreana.com/alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi<br />
<br />
<br />
<a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708</a> <br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://dergipark.gov.tr/@Velimert" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Velimert KOÇER </a><a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708#author850551" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">[1]</a></span>  <br />
<br />
<br />
  <br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ALEVİ KADIN İNANÇ ÖNDERLİĞİ BAĞLAMINDA ’YAŞAYAN PİR ZÖHRE ANA’ VE KÜLTÜREL İŞLEVİ </span><br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öz</span><br />
<br />
21. yüzyılı idrak ettiğimiz bu günlerde, küreselleşen dünyada hızlı bir kültür emperyalizmi yaşanmaktadır. Diller, yeme içme alışkanlıkları, giyim kuşam gibi kültürel ögeler değiştiği gibi kültürlerin büyük bir bölümünü oluşturan ve onu bütünüyle etkileyen inançlar da değişim süreci yaşamaktadır. Alevilik, ülkemizde pek çok dönemde gerek tartışmaların gerek araştırmaların konusu olmuş bir inançtır. Bugüne kadar pek çok boyutuyla incelenmiş olup konu hakkında benzer veya farklı fikirler sunulmuştur. Biz bu çalışmamızda Aleviliği, kadın inanç önderliği bağlamında, günümüzdeki bir örneğinden hareketle incelemeye çalıştık. Tarihsel süreçte, inanç içinde yer almış kadın inanç önderlerinin bazılarından hareketle günümüzde Ankara Mamak’ta dergâh kurmuş ve kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ olarak adlandırılan Süheyla Gülen’in hayatını, Alevi inancı içerisinde gerçekleştirdiği ve yer yer kendi yorumunu da kattığı; cem yürütmek, Muharrem ayı sebebi ile yas ve anma törenleri düzenlemek, nikâh kıymak, düğün ve cenaze ritüellerini gerçekleştirmek, 10 Kasım, 29 Ekim gibi milli günleri etkinliklerle kutlamak gibi faaliyetlerini derledik. Konunun genişliği çalışmanın hacmini belirleyen başlıca faktör olmuştur. Çalışmamızda kaynak kişimiz Zöhre Ana ile görüşülmüş, dergâh ziyaret edilmiş; görüşme, soru- cevap teknikleri kullanılmış bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın; Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir adlı nefeslerini ihtiva eden kasetlerinden; Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir gibi kitaplarından faydanılmıştır. <br />
<br />
Çalışmada Türk Kültüründe Kadın başlığı altında İslamiyet öncesi dönemden başlamak üzere kültürümüzde kadının yeri irdelenmiş,  Alevilerce Kutsal Sayılan Kadın İnanç Önderleri ve Alevilikte Kadın başlığı altında Hz Hatice, Hz Fatıma, Kadıncık Ana, Anşa Bacı, Adviye Ana gibi kadın Er’ler hakkında da bilgi verilmiştir. Çalışmamızın devamında, sevenleri tarafından,  tarihteki bu önderlerin bugünkü temsilcisi niteliğinde sayılan Zöhre Ana’nın biyografisi, kurduğu dergâh ve faaliyetleri, çok önemsediği Atatürk hakkındaki düşünceleri, Zöhre Ana’dan **** bulduklarını ifade eden hastalarla yapılan görüşmeler, gösterdiğine inanılan kerametler ve tüm bunlardan hareketle Zöhre Ana’nın Alevi kültürü açısından işlevi incelenmiştir.<br />
<br />
<br />
Zöhre Ana’nın Cem yürütmesi, dergâhta yaptığı ibadet niteliği taşıyan ayinlerle inancı diri tutması, ocakzade olmayıp kendisinin bir ocak olarak kabul edilmesi, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, öğrencilere verilen burslar, milli bayramların dergâhta yapılan etkinliklerle anılması, bizi onun pir olarak değerlendirilebileceği sonucuna götürmüştür. Zöhre Ana’nın Alevi kültür havzasında bilinen, saygı duyulan ancak özellikle dedeler tarafından dışlanan bir inanç önderi olduğu sonuçları da elde edilmiştir. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">(Yıl 2018, Cilt , Sayı 2,  </a>Sayfalar 1 - 14) </span><br />
<br />
*************************<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevi Kadın İnanç Önderliği Bağlamında ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ ve Kültürel İşlevi Â Velimert KOÇER</span><br />
<br />
Makale Bilgisi / Article Info<br />
Geliş / Recieved: 22.04.2018<br />
Kabul / Accepted: 24.07.2018<br />
Sayfa / Page : 1-14<br />
Hakemler / Referees<br />
Dr. Çiğdem AKYÜZ, Doç. Dr. Sibel TURHAN TUNA<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Programı Öğrencisi, <a href="mailto:velimertkocer@hotmail.com" class="mycode_email">velimertkocer@hotmail.com</a></span><br />
21. yüzyılı idrak ettiğimiz bu günlerde, küreselleşen dünyada hızlı bir kültür emperyalizmi yaşanmaktadır. Diller, yeme içme alışkanlıkları, giyim kuşam gibi kültürel ögeler değiştiği gibi kültürlerin büyük bir bölümünü oluşturan ve onu bütünüyle etkileyen inançlar da değişim süreci yaşamaktadır.<br />
Alevilik, ülkemizde pek çok dönemde gerek tartışmaların gerek araştırmaların konusu olmuş bir inançtır. Bugüne kadar pek çok boyutuyla incelenmiş olup inanç hakkında benzer veya farklı fikirler sunulmuştur. Bu çalışmamızda Alevilik, kadın inanç önderliği bağlamında, günümüzdeki bir örneğinden hareketle incelenmeye çalışıldı. Kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’ olarak adlandırılan Süheyla Gülen’in hayatı ve Alevi kültürü adına yapmış olduğu cem yürütme, Muharrem ayında yas ve matem törenleri düzenleme; düğün, nikâh ve cenaze gibi geçiş dönemi ritüelleri incelendi. 10 Kasım ve 29 Ekim gibi milli günlerin kutlanması esnasında gerçekleştirdiği uygulamalar da derlendi. Bu uygulamaların, genel Alevi inancı ile benzer ve farklı yönleri belirlenmeye çalışıldı.<br />
Çalışmamızda Zöhre Ana’nın hayatı, dergâhı, eserleri hakkında kısa bir bilgi verildi, esas ekseni oluşturan ve yukarıda sayılan kültürel ögeler incelenmeye çalışıldı. Bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın Atatürk’e verdiği değer sebebi ile ’Zöhre Ana ve Atatürk’ başlıklı bir bölüm de açıldı. Çalışmamızda kaynak kişilerimize yönelik görüşme ve soru cevap teknikleri kullanılmış olup bunların yanı sıra Zöhre Ana’nın ’Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir’ adlı nefeslerini ihtiva eden kasetlerinden; ’Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir’ gibi kitaplarından yararlanıldı.<br />
Zöhre Ana’nın Cem yürütmesi, dergâhta yaptığı ibadet niteliği taşıyan ayinlerle inancı diri tutması, ocakzâde olmayıp kendisinin bir ocak olarak kabul edilmesi, gösterdiğine inanılan kerametlerle hastalıkları iyi etmesi, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar, öğrencilere verilen burslar, milli bayramların dergâhta yapılan etkinliklerle kutlanması, bizi onun pir olarak değerlendirilebileceği sonucuna götürmüştür. Zöhre Ana’nın Alevi kültür havzasında bilinen, saygı duyulan ancak özellikle dedeler tarafından dışlanan bir inanç önderi olduğu sonuçları da elde edilmiştir.<br />
Anahtar Sözcükler: Alevilik, Kadın, Zöhre Ana<br />
’LIVING PİR (WISE PERSON) MOTHER ZOHRE’ AND ITS CULTURAL FUNCTION IN THE CONTEXT OF ALEVİ WOMEN’S FAITH LEADERSHIP<br />
Abstract<br />
In these days, in the 21st century, there is a rapid cultural imperialism in the globalizing world. Cultural elements such as languages, eating habits, clothing, and so on, have changed, and beliefs that make up a large part of the cultures and affect them all are also undergoing a process of change. Alevism is a belief that has been the subject of debates and investigations many times in our country. It has been examined in many dimensions until today and similar or different ideas about this faith have been presented.<br />
In this study, Alevism was tried to be studied in the context of the leadership of women’s faith, moving from a present-day sample. In the study, Süheyla Gülen’s life, who is called as the ’Living Pir Mother Zohre’ by her believers and the transition period rituals executed by her on behalf of the Alevi culture such as cem execution, mourning ceremonies in the month of Muharrem and wedding and funeral events were examined. The practices that were performed by her during the celebration of the national memorial days such as November 10 and October 29 were also compiled. The similar and different aspects of these practices with the general Alevi faith were tried to be determined.<br />
In our study, a brief information was given about the life of Mother Zohre, her dervish lodge and her works and the above mentioned cultural elements which constitute the main axis were tried to be examined. In addition to these, a section entitled ’Mother Zohre and Atatürk’ was opened due to the value that she gave to Atatürk.<br />
In our study, interviewing and question-answer techniques were used for our resource people. Besides these, the cassettes containing the breathes of Mother Zohre ’Pir Breath is Divine’, ’God is The Divine Word’ ’and ’Ali is the Guide of Science’ and her books such as ’Those Wise People Who are in the Moonlight’,’Breaths Coming from Cem’,’Ali is my Guide and His Road is Ours’ were used.<br />
Mother Zohre’s practices such as the Cem executions, keeping the faith alive with the rituals of worship performed in her dervish lodge, the acceptance of her healing power, the healing of diseases with the means believed shown by her, the donations given to people who are in need, the scholarships given to students, the celebrations of national holidays with the activities in the lodge, led us to the conclusion that she can be considered as pir. It was also found that Mother Zohre was a known and respected leader of faith in the Alevi culture basin but she was excluded especially by Dedes.<br />
Key Words: Alevism, Woman, Mother Zohre<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Giriş</span><br />
TDK güncel Türkçe sözlüğünde Aleviliği ’Hz. Ali’ye bağlı olma durumu’ olarak tanımlamaktadır.1 Aksüt ise Alevi sözcüğünü ’Hz Ali’ye bağlı olan, ibadeti cem olan, bağlı olduğu bir mürşit ve ocak bulunan kişi’ olarak tanımlamaktadır (2012: 22). Ocak ise Alevilik için ’Alevilik terimi Hz. Ali’ye beslenen sevgi ve ona inanma durumu ile ilgilidir. (’) Günümüzde Alevilik deyince akla iki zümre gelir biri Hatay, Lübnan ve Suriye bölgelerinde yaşayan Nusayriler, diğeri ise Anadolu’da yaşayan ve Osmanlı belgelerinde Kızılbaş olarak tabir edilen zümredir’ demektedir (1989: 368Â369).<br />
TDK güncel Türkçe sözlüğünde ’Pir’ sözcüğünü ’Yaşlı, koca ve ihtiyar kimse; bir tarikat veya sanatın kurucusu’ şeklinde tanımlamaktadır.2 Pala ise pir sözcüğü için ’Yaşlı, ihtiyar, bir tarikatın ilk kurucusu’ tanımını yapmıştır (2010: 382). Alevilerce kutsal kabul edilen İmam Cafer Buyruğu adlı kitabın ’Pirlik Kimden Kaldı’ başlıklı bölümünde ise pirlik için ’(’)Pirlik Muhammet Ali’den kaldı, ol sebepten evlad-ı resulden gayrısına pirlik etmek ve talip olmak caiz değildir.(’)’ ifadesi kullanılmıştır (Atalay, 2014: 27).<br />
Yukarıdaki tanımlardan hareketle Alevilik en geniş anlamıyla Hz. Ali’ye bağlı olma durumu olarak tanımlanabilir. Pirlik ise genel anlamda tarikat kuruculuğu, Alevilik açısından düşünüldüğünde ise Hz. Ali’nin soyundan gelen ve Alevi inancının esaslarını insanlara anlatan kişi şeklinde ifade edilebilir.<br />
Pirlikle ilgili ehlibeytten olma şartı Hacı Bektaş’taki Babağan kolu tarafından kabul edilmemektedir. Babağan kolu asıl olanın ’bel oğlu olmak değil yol oğlu olmak’ olduğunu ileri sürer ve yola hizmet ederek olgunlaşan herkesin irşat görevi görebileceği düşüncesini savunur. Ayrıca, Keçeci Baba, Hıdır Abdal, Garip Musa, Yanyatır, Hacı Emirli, Koca Haydar gibi konumu belirlenemeyen ocakların da kurucularının seyyid olduğu şüphelidir (Aksüt, 2012: 377- 384). Bu tanımlamalar ve örnekler Alevilikte pir olabilmek için geçerli iki durumun olduğunu gösterir. Bunlardan ilki ehlibeytten olmak,<br />
1) <a href="http://www.tdk.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Türk Dil Kurumu Ana Sayfası</a><br />
2) <a href="http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;arama=gts&amp;guid=TDK.GTS.5b4712be88a1f0.23388553" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">TÜRK DİL KURUMU</a><br />
  <hr class="mycode_hr" /> ikincisi ise bu ocaklardan birine hizmet ederek orada seyr-i sülÃ»ku tamamlayıp icazet almaktır. Araştırmamızın konusu olan Zöhre Ana bu iki tanıma da uymamaktadır. Çünkü o, ne bir dergâha hizmet etmiş ne de bir ocakzâdedir. Onun pir olarak adlandırılmasının sebebi, ona inananların, Zöhre Ana’nın keramet gösterdiğine inanmaları ve ’pir’ ismini ona kendilerinin vermeleridir.<br />
Zöhre Ana kurduğu dergâhta, cem, musahip kardeşliği, görgü ve sorgu erkânı, muharrem ayı yas-ı matemi, ehlibeyt nikâhı ve cenaze erkânı gibi uygulamaları kendisine tabii olan bir talip topluluğu ile devam ettirir. Tarihsel süreç içerisinde var olan uygulamalar ile yazılı ya da sözlü tarihte olmayan ancak Zöhre Ana tarafından uygulanan ritüeller, kendisini bir inanç önderi olarak karşımıza çıkarır. Kültürün aktarımında bir kadın ve önder olarak görev alması çalışmamızın ana eksenini oluşturmaktadır.<br />
Çalışma boyunca yukarıda ifade edilen uygulamalarla ilgili kaynak kişi mülakatı ve doküman analizi çalışmaları yapılmıştır. Kaynak kişiler arasında isminin saklı tutulmasını isteyenler olmuştur, bu sebeple kaynaklar bölümünde isimleri verilmemiş isimler arşivimize kaydedilmiştir.<br />
[BZöhre Ana’nın Kısa Biyografisi, Dergâhı ve Eserleri[/B]<br />
Zöhre Ana 15 Haziran 1957 tarihinde Yozgat’ın Köçekkömü köyünde doğar. 1971 yılında ailesi ile Ankara’ya göç eder ve 1973 yılında Yüksel Gülen ile evlenir. Bu evlilikten Selver ve Gazi adında iki çocuğu olur. 10 Kasım 1982 tarihinde Umman3’a daldığı ana kadar normal bir aile hayatı yaşayan Zöhre Ana, bu tarihten sonra manevi bir inanç önderi olarak hayatına devam eder ve irşat çalışmalarına başlar. Kendisine inananların sayısı zamanla arttığından ve evi bu hizmeti görmeye yetmediğinden 1997 yılında Mamak’ta bir dergâh inşa edilir. Dergâh içerisinde; cem evi, bekleme salonu, kütüphane, mağara, zemzem kuyusu, aşevi ve yemekhane, kurban kesim yeri, düğün salonu, misafirhane, gasil hane ve morg bulunmaktadır. Dergâh ay yıldız şeklinde inşa edilmiş olup; hilal şeklinde tasarlanan ayın ortasında bir ’H’ harfi bulunur. Bu harf kendisinin ifadesi ile Hızır’ı temsil eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3)</span> Umman, Zöhre Ana’ya yolun gereklerinin öğretildiği bâtıni âlem olarak tanımlanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bakınız: <a href="http://www.zohreanaforum.com/hayati-anilari/3680-zohre-ana-kimdir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/hayati-anil...imdir.html</a> (02.12.2017)<br />
  <hr class="mycode_hr" /> [BZöhre Ana, dergâhın kuruluş amacını[/B]<br />
’(’) Hak, Muhammet, Ali yolunun gerçek inanç, ibadet ve öğretilerinin bilinmesi, yaşatılması ve yayılarak güçlenmesi gerekmektedir.(’) Hizmet binamızda mezhepçilik yapılmadığı gibi dil, din, ırk ve her türden inanç ayrımcılığına karşı olunmaktadır. Bizi bu çatı altında bir araya getiren ilke ehlibeyt sevgisi ve Atatürkçü değerlere bağlılıktır.’ şeklinde ifade eder.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4</span><br />
Zöhre Ana’nın ’Mehtaptaki Erenler, Cemden Gelen Nefesler, Ali Pirimdir Yolu Bizimdir’ adlı üç adet kitabı; ’Pir Nefesi Haktır, Hak Sözü Allah, İlmin Sözü Ali’dir’ isimli üç adet de kaset ve CD’si bulunmaktadır.<br />
[BZöhre Ana ve Atatürk[/B]<br />
Zöhre Ana, Atatürk’e ve devrimlerine bağlı bir yurttaş olduğunu ifade eder. Her 10 Kasım’da, kendisine inananlarla birlikte Anıtkabir’i ziyaret etmektedir. Çalışma sürecimiz içerisine denk gelen 10 Kasım (2017) anma etkinliği dergâhta gözlemlenmiştir.<br />
10 Kasım günü Zöhre Ana ve ona inananlar Atatürk için bir günlük yas-ı matem (Matem orucu) tuttuklarını ifade ettiler. Anıtkabir ziyaretinden sonra saat 20.00’de Zöhre Ana’nın izni ile oruçlar açıldı5 ve sonrasında cem evine geçildi. Saat 23.00 ile 06.00 arası Atatürk için anma töreni düzenlendi.<br />
Öncelikle gençlerden oluşan bir gurup tarafından Atatürk’ün anılarından yararlanarak oluşturulan bir temsil canlandırıldı daha sonra Zöhre Ana tarafından Atatürk hakkında kısa bir konuşma yapıldı. Sonrasında muhabbet denilen etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikte 10 Kasım münasebeti ile başta Atatürk, sonrasında ehlibeyt uluları adına nefesler okundu.<br />
Muhabbet esnasında, Zöhre Ana’nın zaman zaman ummana daldığı, gözlerini bir noktaya dikerek nefesler okuduğu, arada anlayamadığımız bir dilde (Farsça)6 bir şeyler söylediği gözlemlendi. Zöhre Ana’nın ummana daldığı esnada bağlamaların çalınmadığı, topluluğun diz üzere oturduğu ve yalnız Zöhre Ana’yı dinlediği görüldü. Bir ara aşk haline (vecdeye) gelen<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: htpp://www.zohreana.com/ (Erişim:02.12.2017)<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5</span> Normal durumlarda oruç açma saati 18.00’dir. 10 Kasım’da Anıtkabir ziyareti sebebi ile dergâha geç gelinmiştir. Bu sebeple oruçlar 20.00’de açılmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6</span> Zöhre Ana bu dilin Hz. Muhammet’in dili olduğunu ve kendisine ummanda öğretildiğini ifade eder.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Zöhre Ana, bağlamalar eşliğinde çeşitli el kol figürleri sergiledi7 ve aşk hali bitiminde kısa bir süre cem evinden ayrıldı. Sonrasında geri dönen Zöhre Ana muhabbete devam etti. Muhabbetin sonunda ziyaretçiler tarafından getirilen ve lokma adı verilen yiyecekler Zöhre Ana tarafından dualandı ve gelen misafirlere dağıtıldı.<br />
Zöhre Ana, Atatürk için söylediği bir nefeste ’Atatürk büyüktür ruhu Ali’dir/ İkinci kardaşım Bektaş-ı Veli’dir/ Anıtkabir yerim, kim der ölüdür/ Ali Rıza, Zübeyde nişan gülümdür’8 ifadelerini kullanır. Bu dörtlükte Zöhre Ana Atatürk’e bir kutsallık atfeder. Aleviler tarafından sevilen Atatürk, Zöhre Ana tarafından kendisine bir kutsallık yüklenerek siyasi bir lider olmaktan çıkar ve manevi bir önder şekline bürünür. Ayrıca 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs gibi milli günler de dergâh bünyesinde yapılan çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.9<br />
[BZöhre Ana’nın Alevi İnanç ve Kültürü Açısından İşlevi[/B]<br />
Alevi inancı içerisinde cem, Muharrem orucu, türbe ziyareti, adak adama gibi uygulamalar ile toprak ve su kültü etrafında şekillenen inanışlar, inancın temelini oluşturmakla birlikte devamlılığı için de önem arz eder. Zöhre Ana kurmuş olduğu dergâh ile yukarıda saydığımız uygulama ve inanışlara yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesine imkân sağlamaktadır.<br />
Cem ibadeti Alevilerin temel ibadeti olup görgü, sorgu, musahiplik ve Abdal Musa cemi gibi çeşitleri vardır. Zöhre Ana dergâhta bulunan cem evinde tüm bu ibadetleri gerçekleştirmektedir. ’Cem olacağı zaman Ana, cem evinin kapısı önüne serilen postta oturur. Ceme girecek olanlar tek tek Ana’nın yanına gelir ve görgüleri olur. Ana onların günahlarını yüzlerine karşı söyler ve hatalarını tekrarlamamalarını, tövbe etmelerini yani Hakk’a ikrar vermelerini söyler. Bu olaydan sonra aynı kusuru tekrar işleyenleri artık ceme almaz.’(KKÂ1)10. Kaynak kişinin verdiği bu bilgiye göre Zöhre<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7</span> ’Buna bilinenin dışında bir semah diyebiliriz’(KKÂ1).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8</span> <a href="http://www.zohreanaforum.com/tartismalar/38863-hz-ali-ataturk-olarak-dondu.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreanaforum.com/tartismalar...dondu.html</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9</span> <a href="https://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal...utlu-olsun</a><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10</span> KKÂ1: Zöhre Ana Dergâhı’nda çalışmaktadır. Zöhre Ana ile görüşemediğimiz zamanlarda, sorularımızı Zöhre Ana adına kendisi cevaplandırmıştır.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Ana, kişinin saklı, gizli yapmış olduğu hataları kişinin kendisine söyleyerek bir keramet göstermiş olur.<br />
Muharrem orucu Alevilik içerisinde yer etmiş başka bir ibadettir. Bu ay tüm Müslümanlarda olduğu gibi Alevilerce de de hicri takvime göre ihya edilir. Ancak Zöhre Ana, Muharrem orucunu üç aylar kavramı ile şekillendirmiş ve miladi takvim üzerinde sabitlemiştir. Zöhre Ana’ya göre üç aylar ve matem günleri aşağıdaki gibidir;<br />
15 Aralık İmam Hasan’ın zehirlendiği gün, 16 Aralık İmam Hasan’ın şehit düştüğü gün, 18 Ocak İmam Ali Cem evinde hançerlendiği ve şehit düştüğü gün, 19 Ocak İmam Ali’nin cenazesinin kalktığı gün, 20 Ocak İmam Ali toprağa verildi, 26.27.28 Şubat Hz Muhammet ( Hızır) için yas, 1.2.3 Mart: Eba Müslüm, 4 Mart’ta İmam Hüseyin’e işkence başladı ve on iki gün sürdü, 15 Mart İmam Hüseyin Kerbela’da şehit düştü, 16 Mart: Aşure.<br />
Yukarıda belirtildiği üzere üç gün Hz. Muhammet, üç gün Eba Müslüm, on iki gün İmam Hüseyin olmak üzere toplamda on sekiz gün yas-ı matem tutulur. 15 Aralık- 15 Mart arası doksan gün olup Zöhre Ana’ya göre üç aylar, bu tarih aralığıdır. Zöhre Ana, günlerin miladi takvime sabitlenmesinin sebebini hayatın güneşle bağlantılı olmasıyla ve hayatın devamı için güneşe ihtiyaç olmasıyla açıklar.<br />
’15 Mart akşamı dergâhta ehlibeyt muhabbeti yapılır. 16 Mart günü Zöhre Ana, dergâhında kendi aşuresini pişirir ve gelenlere yedirir. Zöhre Ana’yı sevenler ve onun bu öğretisini kabul edenler ise aşurelerini 17- 31 Mart tarihleri arasında pişirip yedirirler. İsteyenler aşurelerini dergâhta yapıp burada da yedirebilir. Bu iş için hiçbir ücret talep edilmez.’(KKÂ1)<br />
’Namaz’ kavramı bir ibadet olarak Alevilikte olmakla birlikte namazın şekli konusunda Aleviler arasında ihtilaf vardır. Alevilerin bir kısmı, cemlerde kılınan halka namazını namaz olarak kabul ederken, Sünnilik etkisinde kalan bir kısım ise namazı, Sünnilikte olduğu gibi kılmaktadırlar. Kaynak kişi ’Zöhre Ana namazı da kendisine ummanda öğretildiği şekliyle kıldırmakta ve günde üç vakit olarak sabitlemektedir. Bu namazlar sabah, öğlen ve akşam namazlarıdır. İkindi ve yatsı namazları yoktur.’(KKÂ1) bilgisini vermektedir. Yapılan gözlemlerde namazın şeklinin Sünnilik ve Şiilikte olduğu şeklinden başka bir şekilde kılındığı gözlemlenmiştir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Zöhre Ana Kurban Bayramı’nı da dergâhında ona inananlarla birlikte kutlar. Kendisi Kurban Bayramı namazında, imam olarak, gelen ziyaretçilere namaz kıldırır. İslam fıkhı temel alındığında bir kadının, erkeklerin içinde bulunduğu bir cemaate imam olarak namaz kıldırması caiz görülmemektedir. Ancak Zöhre Ana yapmış olduğu bu uygulama ile İslam’a ve Aleviliğe yeni bir yorum getirir. Bu uygulamanın Alevi toplumu içerisinde kabul görmesi, Aleviler tarafından kadına verilen değerin göstergesi niteliğindedir.<br />
Adak ve kurban kesiminde dikkat edilen husus, kesilecek ******ın erkek olmasıdır. Zöhre Ana bu durumu ’Dişi ****** kesilmemesinin sebebi karnında yavru olma ihtimalidir. Yoksa koçu doğuran da koyundur. Koyun kurban olur ama yavrusu olduğu bilinmeden kesilir ve kuzulu olduğu anlaşılırsa günaha girilmiş olur.’ şeklinde açıklar.<br />
Dergâh içerisinde düğün ve ölüm gibi geçiş dönemi ritüellerini gerçekleştirmeye yönelik bölümler de bulunur. Bunlar düğün salonu, morg ve gasil hanedir. Düğün salonunda kına gecesi, sünnet düğünü ve düğün etkinlikleri gerçekleştirilir. Bu etkinliklerde Zöhre Ana geline ’Ehlibeyt Kınası’ adı verilen bir kına yakar. Bu tören esnasında Adile Ana11’nın dilinden söylenen bir nefes okunur12. Cenaze, gasil hanede yıkandıktan sonra cenaze namazı kılınır13. Son dönemde bazı Alevi kuruluşlarının ’Alevi Cenaze Erkânı’ adıyla, bağlama eşliğinde yaptığı cenaze töreni dergâhta uygulanmaz.<br />
Türbe ziyareti Alevi inancında önemli bir yere sahiptir. Türbeler hastalıklara **** bulmak, ***** dilemek, çeşitli sebeplerden ötürü dua etmek amacıyla sık sık ziyaret edilen mekânlardır. Alevi inancında türbeye girerken önce eşiğe niyaz edilir14 ve eşik üzerine basılmaz. Dergâha gelen ziyaretçiler, dergâhın iç ve dış kapılarına, cem evinin kapı ve eşiğine niyaz ederek içeri girerler. Dergâhın alt katına ehlibeyt imamlarının çekmiş oldukları sıkıntıları simgelemesi amacıyla inşa edilen Mağara bölümünde ***** dilemek için ayrılmış bir mum yakma yeri bulunur. Buraya gelen ziyaretçilerden bazıları mum yakarak ***** dilerler. Eğer adak adarlar ve *****leri kabul olursa adaklarını getirip burada keserler. Adaklarını yerine getirmezlerse başlarına<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11)</span> Zöhre Ana’ya ummanda verilen bilgiye göre Hz. Hatice’nin adı Adile Ana’dır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12)</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Zöhre Ana, 1998: 83Â86<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13)</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Zöhre Ana(1998), Ali Pirimdir Yolu Bizimdir. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14)</span> Eşiği öpmek ve onu kutsamak anlamına gelmektedir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> uğursuzluk geleceğine inanırlar. Bir kaynak kişi konu ile ilgili ’Benim üç kızım vardı. Bir erkek çocuk diledim Allah’tan. Ana’yı rüyamda gördüm elinden elma yedim. Kurban adadım. Sonra bir oğlum oldu ama köylük yerdeydim gelip adağımı yerine getiremedim. Adak yerine gelmeyince oğlanın dili tutuldu. Anlatmak istediğini gelip yanağımıza vurarak anlatıyordu. Hiç konuşamıyordu. Geldik kurbanımızı kestik. Ana oğlanı okudu. Karanlık bir yerde yatırdım. Şimdi konuşması neyi her şeyi düzeldi.’’ (KKÂ5) bilgisini vermiştir.<br />
Bir başka kaynağımız ’2008’den beri Ana’ya devamlı geliyorum. Çok kerametini gördüm. Eşimi burada gördüm.(Eşi kaynak kişimiz Erkan Serim ’in kızı) İçimden bu kız bana nasip olsun dedim. Ana’yı üç kez rüyamda gördüm. Rüyamda kızı bana verdiğini söyledi. Ailemle geldim, eşimi Ana’dan istedim. Ana da uygun gördü. Sonra ikizlerim olsun diye ***** diledim. Evlendim bir yıl içinde ikiz bebeklerim oldu. Ana nasip etti. Şimdi de kurbanlarını getirdik.’’(KKÂ10) ifadelerini kullanmıştır.<br />
Yukarıdaki iki kaynak kişinin ifadelerinde rüya motifi görülüyor olup bu noktada Zöhre Ana, rüyalara giren ve *****leri gerçekleştiren bir ermiş olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte kaynak kişi ifadeleri dergâhın, inananlar tarafından kurban kesilebilecek bir türbe olarak algılandığını gösterir. Dergâhı, türbelerden ayıran durum ise, türbelerde keramet gösterdiğine inanılan zatın ölü olması iken dergâhta keramet gösterdiğine inanılan Zöhre Ana’nın diri olmasıdır. Bu sebeple Zöhre Ana kendisine inananlarca ’Yaşayan Pir’ olarak kabul edilir.<br />
Su kültü de dergâh içerisinde yaşatılan bir inanış olarak karşımıza çıkmaktadır. Mağara bölümünde aslan ağızlı bir çeşmeden ’zemzem’ diye tabir edilen ve ****lı olduğuna inanılan bir su akar. Bu su, gelen hastalara Zöhre Ana tarafından tedavi için verilebildiği gibi gelen ziyaretçiler istekleri doğrultusunda kendileri de bu suyu alabilir. Bu durumla ilgili, bir kaynak kişimiz ’Bir defa ayak başparmağım şişti böyle derisi falan soyuldu. Buraya geldim. Bir pamuğu zemzem ile ıslattım, onu parmağıma birkaç gün sürdüm. Birkaç gün sonra parmağım iyi oldu derisi yerine geldi.’’(KKÂ8) demiştir.<br />
Zemzem suyunun aslan ağızlı bir çeşmeden akması, Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin iç avlusunda bulunan aslan ağızlı çeşme ile dergâhta bulunan zemzem çeşmesi arasında biçimsel ve işlevsel bir benzerlik kurulduğunu gösterir. Dergâh buraya inananlarca Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin zamanımızdaki yansıması olarak kabul edilir.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Toprak kültü ise burada türbe inanışı ile birlikte yaşatılır. Zöhre Ana, kendisine gelen bazı hastalara bahçesinden toprak verir ve bu toprağı banyo suyuna katarak banyo yapmalarını veya zemzem suyu ile balçık haline getirip bu karışımı ağrıyan veya yaralı bölgeye sürmelerini tavsiye eder. Anadolu’da türbe çevresinden alınan topraklar da aynı amaçla kullanılır ve cüfer, cevher, teberik gibi isimlerle adlandırılır. Bu bağlamda dergâh, inananlarca bir türbe gibi algılanır.<br />
Zöhre Ana kendisine inananlarca keramet ehli bir ’ermiş’ olarak tanımlanmaktadır. Dergâh, hastaların sık sık ziyaret ettiği bir yerdir. Yaptığımız alan araştırması sırasında en çok, hastaların **** bulma amaçlı yaptıkları ziyaretler kaydedilmiştir.<br />
’’Ben küçük yaşta kekeme olmuşum daha doğrusu hiç konuşamıyormuşum. Beni Ana’ya getirmişler. Ana beni dualamış, karanlık bir odada yatmışım birkaç güne konuşmaya başlamışım. Hatta kendim de hatırlıyorum, okula başlamıştım o sene. Şimdi kızımın dili tutuk onun için geldik.’’(KK- 3) Duadan sonra karanlık bir odada yatma tedavinin bir parçasıdır ve inananlar tarafından efsun olarak adlandırılır.<br />
’’Benim bir kızım vardı. Sonra tekrar hamile kaldım. Doktor çocuk için ’Düşük tehlikesi var.’ dedi. Ben de Ana’ya geldim. Ana ’Korkma çocuk düşmeyecek.’ dedi. ’Oğlun olacak, adını Ata koy.’ dedi. Ben de koydum. Oğlum şimdi kocaman oldu. Bizim yolumuz burası, ehlibeyt yolu burası. Aynı zamanda Ana Atatürkçü bir insan.’’ (KKÂ7) Burada da kendisine ermişlik vasfı yüklenen Zöhre Ana’nın gaipten haber verdiği ifade edilmiştir. Ayrıca doğacak çocuğun cinsiyetini bildirmesi yine bir keramet örneği olarak kabul edilebilir. Ayrıca başka bir kaynak kişi Zöhre Ana’nın kanser hastalığını dahi tedavi ettiğini ifade etmiştir;<br />
’’Eşim akciğer kanseriydi yavrum. Üç kez kemoterapi gördü. Sonunda buraya geldik. Buradan iyi oldu. On sekiz senedir sapasağlam. Sürekli kontrol oluyor ve tahliller hep temiz çıkıyor. Sonra yine büyük oğlumun kulağının ardında Ana’nın deyimiyle ’yılan yumurtası’ çıkmıştı. Böyle büyükçe bir şişkinlikti. Ana, oraya zemzem sürdü. Ablamın evi buraya çok yakın, buradan çıkınca oraya gittik. Oraya varınca kulağının arkasına baktım oğlumun. Şişlik falan kalmamıştı.’’(KK- 11).<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Yapılan kaynak kişi görüşmeleri ve ’Cemden Gelen Nefesler’15 adlı kitaptan yola çıkarak Zöhre Ana’nın kerametleri ile iyi olduklarını ifade eden kişilerin hastalıkları böbrek taşı düşürme, romatizma, felç (göz, yüz, bedenin belli bir kısmına inen felç), kanser (beyin, akciğer, göğüs), kaşıntı ve iltihaplı yaralar, kalp rahatsızlıkları, kadın hastalıkları(kısırlık, kist,), sara, siğil, psikolojik bunalımlar, menenjit, konuşamama ve kekemelik, vücudun çeşitli bölgelerindeki ağrılar, beyin tümörü, körlük ve görme yetisi kaybı, yüksek tansiyon, nefes darlığı şeklinde sıralanabilir.<br />
Zöhre Ana bu tedaviler için ’Doktorlar bana telkin yapıyor diyorlar. Oysa ben telkin falan yapmıyorum. Dua ediyorum, inananlar ****sını buluyor. Yeşili<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16</span> de göstermelik sürüyorum. Bu bezde bir keramet yok. Benim iğnem ipliğim de yok. Esas olan duadır.’ demektedir.<br />
Ziyaretçilerin bazılarının da çocuk sahibi olabilmek için dergâhı ziyaret ettiği gözlemlenmiştir.<br />
’Ben çok yaramaz bir çocuktum. Beni Ana’ya getirdiler. Bizimle birlikte Ana’yı ziyarete gelen ve çocuk sahibi olmak isteyen insanlar da vardı. Onlara elma verdi, sonra duyduk, adamların çocukları olmuş.’’ (KKÂ6)<br />
’’Altı yıllık evliyiz. Çocuğumuz olmuyor. Tedavi olduk, defalarca tüp bebek denedik ancak olmadı. Buraya geldik buradan **** bulacağımızı umuyoruz. Elma aldık, Ana’ya dualatacağız.’’(KKÂ2)<br />
’Ablamın bir arkadaşı yıllarca çocuk sahibi olamadı sonra iki çocuğu oldu ikisi de ayrı ayrı zamanlarda’ Ana bu insanlara, çocuk için geldiklerinde elma vermiş oğlun olacak adını şunu koy, sonra geldiklerinde kızın olacak adını şunu koy diye cinsiyet bile bildirmiş. Olmuş da. İsimleri de Ana’nın dediği gibi koymuşlar.’’(KKÂ4) ’<br />
’Benim çocuğum olmuyordu. Buraya geldim bir elma yedim. Bir yıla kalmaz çocuğum oldu. Kızım 1993 doğumlu.’’(KKÂ9)<br />
Yukarıdaki kaynak kişi ifadelerden hareketle halk hikâyelerindeki elma motifinin burada yaşatıldığı görülür. Çocuğu olmayanlar, Hızır olarak kabul edilen Zöhre Ana’nın elinden elma yediklerini ve bu sayede çocuk sahibi olduklarını ifade ederler. Elma motifi ve dergâhın üstündeki ’H’ harfi buranın Hızır ile olan ilgisini gösterir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15)</span>  SOLAK, İsmet.(1998).Cemden Gelen Nefesler. Ankara; Zöhre Ana- Ali Sosyal Hizmet Vakfı, s:215- 320<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16)</span>  Zöhre Ana, hastalar için dua ettiği esnada hastanın vücudunu yeşil bez ile ovmaktadır.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Bu uygulamalara ek olarak Zöhre Ana, kurmuş olduğu ’Açık Kapı Derneği’ ile ihtiyaç sahiplerine yardım eder, derneğe başvuru yapan ve durumu uygun görülen öğrencilere burs verir.17 Dergâh oluşumuna ek olarak yapılan dernek faaliyetleri, topluluk arasında maddi ve manevi dayanışma kültürünü yaygınlaştırır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç</span><br />
Yapılan çalışmada bilinen adıyla ’Zöhre Ana’ olan Süheyla Gülen’in, Alevi kültürüne yaptığı hizmetler ve dergâhında gerçekleştirdiği faaliyetler incelenmiştir. Kendisine inananlar tarafından ’Yaşayan Pir Zöhre Ana’, ’Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası’ gibi isimlerle anıldığı tespit edilmiştir. Günümüzde dergâh fenomenini yaşattığı gözlemlenmiştir. Bu uygulamalardan bazıları Alevilik içerisinde var olan uygulamalar iken bazı uygulamalar Zöhre Ana’nın pirlik vasfıyla yola dâhil ettiği uygulamalardır.<br />
Zöhre Ana kurmuş olduğu dergâhta, tarihsel süreç içerisinde var olagelmiş cem, musahiplik, Muharrem orucu gibi inancın temel esaslarını muhafaza etmektedir. Mum yakma, ***** dileme, türbede kurban kesme gibi ritüeller yine Alevilik içerisinde olan ve Zöhre Ana’ya inananlar tarafından dergâhta devam ettirilen ritüellerdir. Zöhre Ana’nın bu gelenekçi tutumu ’Ali’siz Alevilik’ söylemine karşı olduğunun bir göstergesidir.<br />
10 Kasım’da Atatürk için bir günlük yas(oruç) tutmak, inanca ait özel günleri miladi takvim üzerinde sabitlemek, günde üç kez namaz kılmak, kurban bayramı namazında cemaate imam olmak, milli bayramları dergâh bünyesinde kutlamak gibi uygulamalar geçmişte olmayıp Zöhre Ana’nın inanç içerisine dâhil ettiği uygulamalarıdır. Ziyaret yerlerinde kurban kesmek inanç içerisinde var olan bir ritüelken burada farklı olan, kurban kesme ritüelinin ölmüş bir evliyanın türbesinde değil ’’yaşayan bir pir’’in dergâhında gerçekleştirilmesidir. Kendisinin bir ocakzâde olmayıp erkân yürütmesi de yine farklı bir uygulamadır. Bu farklı uygulamalar onu, inancın temel yapılarını korurken aynı zamanda inancı biçimlendiren bir inanç önderi durumuna getirmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17</span> Ayrıntılı bilgi için bakınız: Ali ’siz Yol Yürünmez 1982- 2011 yılları Arası Sosyal Yardımlar ve Etkinlikler Bilgilendirme Broşürü.<br />
  <hr class="mycode_hr" /> Alevi dedeleri tarafından en çok eleştirilen yönler ise bu farklı uygulamalardır.<br />
Zöhre Ana’nın, çocuğu olmayanlara elma vererek onların çocuk sahibi olmalarını sağladığına inanılması Zöhre Ana’nın kendisine inananlarca Hızır olarak değerlendirildiği sonucuna varmamızı sağlamıştır. Ayrıca yapılan sosyal yardımlar dergâhın bir başka misyonu olup tarihsel süreç içerisindeki dergâhların işlevine bir yenisini daha eklemiştir.<br />
Her biri ayrı ihtisas alanı gerektiren hastalıkları iyi ettiğine inanılması, halk tarafından keramet olarak nitelendirilmiş ve bu sebeple Zöhre Ana, bir modern zaman evliyası olarak karşımıza çıkmıştır. Normalde her bir hastalık için farklı bir ocak ziyaret edilirken Zöhre Ana’ya inananlar, tüm hastalıklar için kendisini ziyaret etmektedirler. Bu noktada alışılagelmiş ocak fenomeninin değiştiği gözlemlenmiştir.<br />
Zöhre Ana’nın bir kadın olarak inancı yaşatması, inancı yaşatmak adına yaptığı faaliyetler onu bir kültür taşıyıcısı konumuna getirmiştir. Etrafında kendisine inanan bir insan kitlesi oluşturması, bu insanların Zöhre Ana’ya verdikleri değer, Alevi toplumu içerisinde kadına verilen değerin yansıması niteliğindedir.<br />
Tüm bunlar halk bilim, teoloji ve sosyoloji bilimlerinin konusu olduğundan alan araştırmacılarına, araştırma yapabilecekleri zengin bir kaynak tespit edildiği kanaatindeyiz. Benzer ve farklılıklar üzerinden inanç evrimi konusu araştırılabileceği gibi araştırma esnasında yeni memorat örnekleri de tespit edilebilecektir. Zöhre Ana’nın bir kadın olması da günümüzde kadınların vermiş olduğu toplumsal mücadele için ayrı bir inceleme konusu teşkil etmektedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span><br />
AKSÜT, Hamza.(2012), Aleviler. Ankara; Yurt Yayınları.<br />
ATALAY, Ali Adil.( 2014).İmam Cafer Buyruğu. İstanbul; Can Yayınları.<br />
OCAK, Ahmet Yaşar.(1989). Alevi. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 2, s: 368- 369<br />
PALA, İskender.(2010). Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü. İstanbul; Kapı Yayınları.<br />
SOLAK, İsmet.(1998).Cemden Gelen Nefesler. Ankara; Zöhre Ana- Ali Sosyal Hizmet Vakfı, s:215- 320<br />
Zöhre Ana(1996), Mehtaptaki Erenler. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
Zöhre Ana(1998), Ali Pirimdir Yolu Bizimdir. Ankara; Volkan Matbaacılık.<br />
Sözlü Kaynaklar<br />
KKÂ1: Hakan Ekin, Ankara 1969, Üniversite Mezunu, Serbest Meslek (Görüşme: 27.10.2017, 10.10.2017, 22.10.2017)<br />
KKÂ2:Hatice Aydın, Ankara 1970, Üniversite Mezunu, Muhasebeci. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ3: İsim bilgisi arşivimizde mevcuttur, Kırklareli 1984, İşletmeci Mezunu. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ4: İsim bilgisi arşivimizde mevcuttur, Kayseri 1968, Yüksek Okul Mezunu. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ5: Sultan Öcal, Kırıkkale 1946, İlkokul Mezunu, Emekli. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ6: Tarık Yılmaz, Yozgat 1986, Lise Terk, İşçi. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ7: Emine Aluç, İstanbul 1977, Lise Mezunu, Serbest Meslek. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ8: Döne Köklü, Yozgat 1948, İlkokul Mezunu, Ev Hanımı. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ9: Erkan Serim, Ankara 1966, Lise Mezunu, Serbest Meslek. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ10: Ali Demirbilek, İstanbul 1980, Üniversite Mezunu, Mühendis.(Görüşme: 27.10.2017)<br />
KKÂ11: Elmas Özmen, Sivas 1955, Lise Terk, Ev Hanımı. (Görüşme: 27.10.2017)<br />
İnternet Kaynakları<br />
<a href="http://www.zohreana.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.zohreana.com/</a> (02.12.2017)<br />
<a href="http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;view=gts" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&amp;view=gts</a> (02.12.2017)<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.zohreana.com/alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.zohreana.com/alevi-kadin-ina...rel-islevi</a><br />
<br />
zohreana.com/alevi-kadin-inanc-onderligi-baglaminda-yasayan-pir-zohre-ana-ve-kulturel-islevi<br />
<br />
<br />
<a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708</a> <br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://dergipark.gov.tr/@Velimert" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Velimert KOÇER </a><a href="http://dergipark.gov.tr/folklor/issue/38988/417708#author850551" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">[1]</a></span>  <br />
<br />
<br />
  <br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[O SES TÜRKİYE  programinda Zöhre Ana]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-o-ses-turkiye-programinda-zohre-ana.html</link>
			<pubDate>Sun, 25 Dec 2016 01:19:39 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-o-ses-turkiye-programinda-zohre-ana.html</guid>
			<description><![CDATA[ Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
24 Aralık Cumartesi günü Acun Ilıcalı'nın sunduğu O  SES TÜRKİYE programına yarışmacı olarak katılan "MALİ GÜNAY " isimli genç hayat hikayesini anlatırken ; Anne ve babasının bebekleri olmadığını ve "bir kadına" gittiklerini söyledi ve "O kadının" anne ve babasına çocuklarının olacağını ismini de "Muhammed Ali" olarak koyduğunu ama daha sonra bu ismi taşıyamaz diye "Mehmet Ali" olarak değiştirdiğini söyledi. "O kadının" çocuk için elma verdiğini de ifade etti.<br />
<br />
"O kadının" anne ve babasına <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Eğer çocuğun ismini değiştirirseniz, çocuk ya ölü ya da sakat olacağını"</span> da ifade etti. Yarışmacı 7 aylık ve bir kulağının sadece zar gibi incecik olarak  doğduğunu söyledi... <br />
<br />
***<br />
<br />
Yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı üzere, 34 yıldır hak sırrına eren Pirimiz Zöhre Ana Haktan okuduğu duaların kerameti sonucunda çocuğu olmayan on binlerce ailenin yüzünü güldürmüş ve daha bebekler dünyaya gelmeden isimlerini vermiştir. Aileleri aynı zamanda çocukların isimlerini değiştirmemeleri konusunda uyarmıştır.<br />
<br />
   [BNeden elma diye merak edenler için söylüyorum:[/B] <br />
[COLOR=#555555]Halil peygamber’in uzun bir zaman çocuğu olmadığı için Arafat dağının yüzeyine çıkar orada sarı bir taşın Üzerinde Allah’a yalvarır, dua eder gözyaşı döker dönermiş.’ [COLOR=#555555]Allah’ım bana bir oğlan ver, sen yüzümü güldür, kör ocağımı yaktır, onu yedi sene bana sevdir. Yedisinden sonra hakka kurban edeyim [COLOR=#555555] ’ diye dilek tutarmış.  [COLOR=#555555]Bu dua ve yalvarışları Allah tarafından kabul edilmiş ve rüyasında Bozatlı Hızır şöyle demiş: [COLOR=#555555]’Ya Halil Arafat Dağ’ındaki ettiğin dualar kabul edilmiştir. Senin bir oğlun olacak adı İsmail konacak ruhu Abdullah’ın ruhu olacak kör ocağını yakacak ancak onu yedisinde bıçağa yatırıp Hakka kurban edeceksin, çünkü dileğini böyle diledin der ve rüyanı kimseye deme yalnız Ak olukta suya anlat’ [COLOR=#555555]der. <br />
<br />
Bu rüyanın üstüne Halil Peygamber yerinden kalkar eline su güğümünü alarak doğru pınara giderek abdestini alır selafatını getirir suya rüyasını söyler. Suya söylemesinin nedeni ise  [COLOR=#555555]’Suyun büyüklüğü mürşit’tir. Mürşit Ali’ [COLOR=#555555]dir.   [COLOR=#555555]’Hayır ola, hayırlar karşı çıka bugün Ben Muhammed Mustafa Bozatlı Hızırı gördüm bana bir oğlun olacak ruhu Abdullah’ın ruhu olacak adı İsmail konacak, kör ocağını yakacak yedisinden sonra Hakka kurban edilecek’ [COLOR=#555555] dedi. Bunun karşılığını beklerim deyince kırmızı bir cennet elması gelerek güğüme düştü, niyaz vererek elmayı alıp evine döndü, sabah kahvaltısından sonra hiç bir şeyi anlatmadan üçüncü karısı Elif Ana’ya kalk güğümdeki elmayı al getir dedi ve bu elmayı dört parçaya bölüp hak lokması diyerek paylaştırdı. İlk Önce büyük karısı Kamer’e uzattı o elmayı  [COLOR=#555555]’kabuğunu soyda ver’ [COLOR=#555555] dedi. Sıra ikinci karısı Şemsi’ye gelmişti oda [COLOR=#555555]’karnını yarda ver’ [COLOR=#555555] yani Çekirdeklerini al dedi, üçüncü karısı Elif Ana ise elmayı  [COLOR=#555555]hiç bir şey demeden alıp yedi [COLOR=#555555].<br />
<br />
 Devamı için linke tıklayabilirsiniz. <a href="http://www.zohreana.com/kurban-bayrami" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kurban Bayramı | zohreana.com</a><br />
<br />
***<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bugün 23 Nisan'larda,19 Mayıs'larda,29 Ekim'lerde yapılan tüm faaliyetlerde Zöhre Ana'nın elma bebekleri hünerlerini göstermekte ve kerameti yaşadıkları Ehlibeyt okulunda hizmetlerine devam etmektedirler.  </span><br />
<br />
***<br />
<br />
"MALİ GÜNAY" ın anlatımlarını Acun Ilıcalı ve diğer jüri üyeleri ne yazık ki dalga geçerek,kahkahalar altında dinlemişler, bir yandan da hayretlerini gizleyememişledir. <br />
<br />
Ne Acun Ilıcalı'nın ne de Jüri Üyelerinin Zöhre Ana gerçeğini anlamasını, keramet ve mucizelerin kıymetini bilmesini beklemiyoruz !.. <br />
<br />
Ama beklediğimiz bir şey vardı o da daha saygılı davranmak. İnternette yer alan videoyu izleyince göreceksiniz tam bir rezalet !!!<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/N9BdSLP0lHI" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
<br />
<br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
24 Aralık Cumartesi günü Acun Ilıcalı'nın sunduğu O  SES TÜRKİYE programına yarışmacı olarak katılan "MALİ GÜNAY " isimli genç hayat hikayesini anlatırken ; Anne ve babasının bebekleri olmadığını ve "bir kadına" gittiklerini söyledi ve "O kadının" anne ve babasına çocuklarının olacağını ismini de "Muhammed Ali" olarak koyduğunu ama daha sonra bu ismi taşıyamaz diye "Mehmet Ali" olarak değiştirdiğini söyledi. "O kadının" çocuk için elma verdiğini de ifade etti.<br />
<br />
"O kadının" anne ve babasına <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Eğer çocuğun ismini değiştirirseniz, çocuk ya ölü ya da sakat olacağını"</span> da ifade etti. Yarışmacı 7 aylık ve bir kulağının sadece zar gibi incecik olarak  doğduğunu söyledi... <br />
<br />
***<br />
<br />
Yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı üzere, 34 yıldır hak sırrına eren Pirimiz Zöhre Ana Haktan okuduğu duaların kerameti sonucunda çocuğu olmayan on binlerce ailenin yüzünü güldürmüş ve daha bebekler dünyaya gelmeden isimlerini vermiştir. Aileleri aynı zamanda çocukların isimlerini değiştirmemeleri konusunda uyarmıştır.<br />
<br />
   [BNeden elma diye merak edenler için söylüyorum:[/B] <br />
[COLOR=#555555]Halil peygamber’in uzun bir zaman çocuğu olmadığı için Arafat dağının yüzeyine çıkar orada sarı bir taşın Üzerinde Allah’a yalvarır, dua eder gözyaşı döker dönermiş.’ [COLOR=#555555]Allah’ım bana bir oğlan ver, sen yüzümü güldür, kör ocağımı yaktır, onu yedi sene bana sevdir. Yedisinden sonra hakka kurban edeyim [COLOR=#555555] ’ diye dilek tutarmış.  [COLOR=#555555]Bu dua ve yalvarışları Allah tarafından kabul edilmiş ve rüyasında Bozatlı Hızır şöyle demiş: [COLOR=#555555]’Ya Halil Arafat Dağ’ındaki ettiğin dualar kabul edilmiştir. Senin bir oğlun olacak adı İsmail konacak ruhu Abdullah’ın ruhu olacak kör ocağını yakacak ancak onu yedisinde bıçağa yatırıp Hakka kurban edeceksin, çünkü dileğini böyle diledin der ve rüyanı kimseye deme yalnız Ak olukta suya anlat’ [COLOR=#555555]der. <br />
<br />
Bu rüyanın üstüne Halil Peygamber yerinden kalkar eline su güğümünü alarak doğru pınara giderek abdestini alır selafatını getirir suya rüyasını söyler. Suya söylemesinin nedeni ise  [COLOR=#555555]’Suyun büyüklüğü mürşit’tir. Mürşit Ali’ [COLOR=#555555]dir.   [COLOR=#555555]’Hayır ola, hayırlar karşı çıka bugün Ben Muhammed Mustafa Bozatlı Hızırı gördüm bana bir oğlun olacak ruhu Abdullah’ın ruhu olacak adı İsmail konacak, kör ocağını yakacak yedisinden sonra Hakka kurban edilecek’ [COLOR=#555555] dedi. Bunun karşılığını beklerim deyince kırmızı bir cennet elması gelerek güğüme düştü, niyaz vererek elmayı alıp evine döndü, sabah kahvaltısından sonra hiç bir şeyi anlatmadan üçüncü karısı Elif Ana’ya kalk güğümdeki elmayı al getir dedi ve bu elmayı dört parçaya bölüp hak lokması diyerek paylaştırdı. İlk Önce büyük karısı Kamer’e uzattı o elmayı  [COLOR=#555555]’kabuğunu soyda ver’ [COLOR=#555555] dedi. Sıra ikinci karısı Şemsi’ye gelmişti oda [COLOR=#555555]’karnını yarda ver’ [COLOR=#555555] yani Çekirdeklerini al dedi, üçüncü karısı Elif Ana ise elmayı  [COLOR=#555555]hiç bir şey demeden alıp yedi [COLOR=#555555].<br />
<br />
 Devamı için linke tıklayabilirsiniz. <a href="http://www.zohreana.com/kurban-bayrami" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Kurban Bayramı | zohreana.com</a><br />
<br />
***<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bugün 23 Nisan'larda,19 Mayıs'larda,29 Ekim'lerde yapılan tüm faaliyetlerde Zöhre Ana'nın elma bebekleri hünerlerini göstermekte ve kerameti yaşadıkları Ehlibeyt okulunda hizmetlerine devam etmektedirler.  </span><br />
<br />
***<br />
<br />
"MALİ GÜNAY" ın anlatımlarını Acun Ilıcalı ve diğer jüri üyeleri ne yazık ki dalga geçerek,kahkahalar altında dinlemişler, bir yandan da hayretlerini gizleyememişledir. <br />
<br />
Ne Acun Ilıcalı'nın ne de Jüri Üyelerinin Zöhre Ana gerçeğini anlamasını, keramet ve mucizelerin kıymetini bilmesini beklemiyoruz !.. <br />
<br />
Ama beklediğimiz bir şey vardı o da daha saygılı davranmak. İnternette yer alan videoyu izleyince göreceksiniz tam bir rezalet !!!<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/N9BdSLP0lHI" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
<br />
<br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zöhre Ana ve Birsen Temir Anadolu Kadınlar Hareketi Başkanı]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-ve-birsen-temir-anadolu-kadinlar-hareketi-baskani.html</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2015 05:00:17 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-ve-birsen-temir-anadolu-kadinlar-hareketi-baskani.html</guid>
			<description><![CDATA[2 Mart 2015 tarihinde HALK TV'de Ayşenur Arslan'ın sunduğu Medya Mahallesi programında Anadolu Kadınlar Hareketi Başkanı Birsen TEMİR , Pir Zöhre Ana'nın 21'inci yüzyılda posta oturduğunu ifade etti.<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/jV9EcgZYl1Q" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2 Mart 2015 tarihinde HALK TV'de Ayşenur Arslan'ın sunduğu Medya Mahallesi programında Anadolu Kadınlar Hareketi Başkanı Birsen TEMİR , Pir Zöhre Ana'nın 21'inci yüzyılda posta oturduğunu ifade etti.<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/jV9EcgZYl1Q" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zöhre Ana Kimdir?]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-kimdir--48149.html</link>
			<pubDate>Sat, 13 Dec 2014 01:10:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-kimdir--48149.html</guid>
			<description><![CDATA[Bu ismi uzun zamandır duymaktayım. Zöhre Ana'yı tanımış tanımamış bir çok kimseden çok şeyler duydum. Mesela en çok anlatılan çocuğu olmayanların çocuk sahibi olduklarıdır. Şimdi düşünüyorum tıbbi yöntemler okadar geliştiki, tıbbın çözemediğ bir problemi Zöhre Ana nasıl çözüyor? Kendisi doktor değil bunu biliyorum. Hani Zöhre Ana doktor olsada, bir yöntem bulmuş olsa diyeceğim ve bu yöntemi uyguladığı insanlar çocuk sahibi oluyor desem, böyle birşey de yok!! Ha unutmadan çocuğu olmayanlara Zöhre Ana elma veriyormuş!! Yani elmadan mı çocuk oluyor? Öyle olması zaten imkansız değil mi? Çünkü tanıdığım çocuksuz aileler var, bunların da normalde elma yediklerini biliyorum. Ama çocuk mocuk olduğu yok. Hatta ve hatta, bunlardan birisinin memleketlerinde elma bahçeleri var ve her zamanda, "bizim elma bahçelerimiz var" diye hava atar. Ve bu arkadaşlarıma memleketlerinden gelen elmalar, o kadar çok olur ki hepsini yiyemezler ve konu komşuya dağıtırlar. Ama çocukları hala yok. Bu ve benzeri durumlar, bana Zöhre Ana'nın insanları çocuk sahi yapmasındaki asıl unsurun, elma olmadığı fikrini veriyor. Başka bir şey olmalı diyorum. İşin tuhafı, kadın ya da erkek ve ya ikiside çocuk sahibi olamayacak durumda olabiliyor. Ancak Zöhre Ana'ya gidildikten sonra bu sorun, sorun olmaktan çıkıyor. Kafamı karıştıran bir başka durumsa eşler her ne durumda Zöhre Ana'ya gittilerse çocukları olsada bazıları kısırsa kısır kalmaya devam ediyor. Ve tekrar Zöhre Ana'ya gittiklerinde gene elma alıyorlar yiyip çocuk sahibi oluyorlar. Peki neden manavdan aldıkları elma bu etkiyi yapmıyor? Zöhre Ana bu elmalara ne yapıyor ki?!!<br />
   Birde sara hastalığı varki psikolog akrabam, bu hastalığın çaresinin olmadığını, sadece ilaçla tedavi edilmeye çalışıldığını anlatmıştı. Çaresi olmayan bu hastalıktanda Zöhre Ana sayesinde kurtulanların çok olduğunu duydum. Peki Zöhre Ana bunu ve diğerlerini nasıl gerçekleştiriyor?<br />
<br />
Aşağıdaki video  you tube de yayınlanıyor. Birde Zöhre Ana'ya ait web sitesi var zohreana.com<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=jGchmfMHnJ8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.youtube.com/watch?v=jGchmfMHnJ8</a><br />
<br />
Kaynak: <a href="http://neleryokkineler.blogspot.com.tr/2014/02/zohre-ana-kimdir-suheyla-gulen-bu-ismi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://neleryokkineler.blogspot.com.tr/2...-ismi.html</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu ismi uzun zamandır duymaktayım. Zöhre Ana'yı tanımış tanımamış bir çok kimseden çok şeyler duydum. Mesela en çok anlatılan çocuğu olmayanların çocuk sahibi olduklarıdır. Şimdi düşünüyorum tıbbi yöntemler okadar geliştiki, tıbbın çözemediğ bir problemi Zöhre Ana nasıl çözüyor? Kendisi doktor değil bunu biliyorum. Hani Zöhre Ana doktor olsada, bir yöntem bulmuş olsa diyeceğim ve bu yöntemi uyguladığı insanlar çocuk sahibi oluyor desem, böyle birşey de yok!! Ha unutmadan çocuğu olmayanlara Zöhre Ana elma veriyormuş!! Yani elmadan mı çocuk oluyor? Öyle olması zaten imkansız değil mi? Çünkü tanıdığım çocuksuz aileler var, bunların da normalde elma yediklerini biliyorum. Ama çocuk mocuk olduğu yok. Hatta ve hatta, bunlardan birisinin memleketlerinde elma bahçeleri var ve her zamanda, "bizim elma bahçelerimiz var" diye hava atar. Ve bu arkadaşlarıma memleketlerinden gelen elmalar, o kadar çok olur ki hepsini yiyemezler ve konu komşuya dağıtırlar. Ama çocukları hala yok. Bu ve benzeri durumlar, bana Zöhre Ana'nın insanları çocuk sahi yapmasındaki asıl unsurun, elma olmadığı fikrini veriyor. Başka bir şey olmalı diyorum. İşin tuhafı, kadın ya da erkek ve ya ikiside çocuk sahibi olamayacak durumda olabiliyor. Ancak Zöhre Ana'ya gidildikten sonra bu sorun, sorun olmaktan çıkıyor. Kafamı karıştıran bir başka durumsa eşler her ne durumda Zöhre Ana'ya gittilerse çocukları olsada bazıları kısırsa kısır kalmaya devam ediyor. Ve tekrar Zöhre Ana'ya gittiklerinde gene elma alıyorlar yiyip çocuk sahibi oluyorlar. Peki neden manavdan aldıkları elma bu etkiyi yapmıyor? Zöhre Ana bu elmalara ne yapıyor ki?!!<br />
   Birde sara hastalığı varki psikolog akrabam, bu hastalığın çaresinin olmadığını, sadece ilaçla tedavi edilmeye çalışıldığını anlatmıştı. Çaresi olmayan bu hastalıktanda Zöhre Ana sayesinde kurtulanların çok olduğunu duydum. Peki Zöhre Ana bunu ve diğerlerini nasıl gerçekleştiriyor?<br />
<br />
Aşağıdaki video  you tube de yayınlanıyor. Birde Zöhre Ana'ya ait web sitesi var zohreana.com<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=jGchmfMHnJ8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.youtube.com/watch?v=jGchmfMHnJ8</a><br />
<br />
Kaynak: <a href="http://neleryokkineler.blogspot.com.tr/2014/02/zohre-ana-kimdir-suheyla-gulen-bu-ismi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://neleryokkineler.blogspot.com.tr/2...-ismi.html</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Güner, Aleviler'e sahip çıktı]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-guner-aleviler-e-sahip-cikti.html</link>
			<pubDate>Sat, 18 Oct 2014 02:51:28 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-guner-aleviler-e-sahip-cikti.html</guid>
			<description><![CDATA[ 17 Mart 1996, Pazar<br />
<br />
Zöhre Ana&#150;Ali(va) Sosyal Hizmetler Vakfı'nın organize ettiği Mamak'taki Cemevi Külliyesi'nin temel atma töreninde konuşan Kültür Bakanı A. Oktay Güner, Alevi vatandaşlara her konuda yardımcı olacaklarını ve çeşitli faaliyetlerde onlara sahip çıkacaklarını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Allah rahmetini dağıtırken nasıl ki hiçbir topluluğu birbirinden ayırmıyorsa, biz de hizmet verirken hiçbir topluluğu dininden veya siyasi görüşünden dolayı ayırı tutmayacağız" diyen Bakan Güner, "Güneş tüm insanlığı ısıtırken, 'Bu Müslümandır, şu Hıristiyandır' şeklinde nasıl ki bir ayrım yapılmıyorsa, biz de hizmet anlayışında 'Şu RP'li, bu ANAP'lı, şu da CHP'li' diye ayrım yapmayacağız" dedi. Yunus Emreler'in, Ahmet Yeseviler'in ve Hacı Bayram Veliler'in Anadolu'nun Müslüman olmasında büyük payının olduğunu söyleyen Güner, "Aleviler bizim başımızın tacıdır. Çünkü onlarla aynı kitaba, aynı Allah'a inanmamızın yanısıra aynı kıbleye yöneliyor ve de aynı peygambere inanıyoruz. Alevi&#150;Sünni ayrımcılığı yapıp bu iki topluluğu birbirine düşürmek isteyenlerin Allah belasını versin"</span> dedi.<br />
<br />
CHP milletvekillerinden Ali Dinçer ve Seyfi Oktay'ın katıldığı temel atma törenine Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Mamak Belediye Başkanı İsmamil Değerli'nin yanısıra yurdun çeşitli yerlerinden gelen Alevi vatandaşlar da katıldı.<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.zaman.com.tr/gundem_guner-alevilere-sahip-cikti_435038.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Güner, Aleviler'e sahip çıktı</a><br />
<br />
<br />
[BZöhre Ana Ali Vakfı'nın açılışına ait fotoğraflar:[/B]<br />
<br />
<a href="http://www.zohreana.com/hizmet-binamiz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Hizmet Binamız</a><br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ 17 Mart 1996, Pazar<br />
<br />
Zöhre Ana&#150;Ali(va) Sosyal Hizmetler Vakfı'nın organize ettiği Mamak'taki Cemevi Külliyesi'nin temel atma töreninde konuşan Kültür Bakanı A. Oktay Güner, Alevi vatandaşlara her konuda yardımcı olacaklarını ve çeşitli faaliyetlerde onlara sahip çıkacaklarını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Allah rahmetini dağıtırken nasıl ki hiçbir topluluğu birbirinden ayırmıyorsa, biz de hizmet verirken hiçbir topluluğu dininden veya siyasi görüşünden dolayı ayırı tutmayacağız" diyen Bakan Güner, "Güneş tüm insanlığı ısıtırken, 'Bu Müslümandır, şu Hıristiyandır' şeklinde nasıl ki bir ayrım yapılmıyorsa, biz de hizmet anlayışında 'Şu RP'li, bu ANAP'lı, şu da CHP'li' diye ayrım yapmayacağız" dedi. Yunus Emreler'in, Ahmet Yeseviler'in ve Hacı Bayram Veliler'in Anadolu'nun Müslüman olmasında büyük payının olduğunu söyleyen Güner, "Aleviler bizim başımızın tacıdır. Çünkü onlarla aynı kitaba, aynı Allah'a inanmamızın yanısıra aynı kıbleye yöneliyor ve de aynı peygambere inanıyoruz. Alevi&#150;Sünni ayrımcılığı yapıp bu iki topluluğu birbirine düşürmek isteyenlerin Allah belasını versin"</span> dedi.<br />
<br />
CHP milletvekillerinden Ali Dinçer ve Seyfi Oktay'ın katıldığı temel atma törenine Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, Mamak Belediye Başkanı İsmamil Değerli'nin yanısıra yurdun çeşitli yerlerinden gelen Alevi vatandaşlar da katıldı.<br />
<br />
Kaynak: <a href="http://www.zaman.com.tr/gundem_guner-alevilere-sahip-cikti_435038.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Güner, Aleviler'e sahip çıktı</a><br />
<br />
<br />
[BZöhre Ana Ali Vakfı'nın açılışına ait fotoğraflar:[/B]<br />
<br />
<a href="http://www.zohreana.com/hizmet-binamiz" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Hizmet Binamız</a><br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zöhre Ana Ali Sosyal Hizmet Vakfı]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-ali-sosyal-hizmet-vakfi.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 May 2013 01:14:31 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-ali-sosyal-hizmet-vakfi.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">28 Şubat'ta el konulan vakıfların malları iade</span> <br />
<br />
28 Şubat post-modern darbesi ile malları elinden alınan vakıflara hükümetten iyi haber geldi. 1990’dan bugüne kadar dağıtılan tüm vakıfların kurucuları, sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabilecek. Vakıfların geçmişte ellerinden alınan tüm gayrimenkulleri de kendilerine iade edilecek. Düzenleme ile 28 Şubat’ta kapatılan aralarında Milli Gençlik Vakfı, [BZöhre Ana Vakfı,[/B] Zehra Vakfı, Polatlı Eğitim ve Kültür Vakfı ve İslami Dayanışma Vakfı’nın da bulunduğu 21 vakıf yeniden açılabilecek. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu’nda bu yönde yasal düzenleme yapılması kararı verildiğini söyledi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAHKEMELER ETKİLENDİ </span><br />
Vakıf Haftası’nın açılışı dolayısı ile TBMM’de konuşan Arınç, azınlıkların ellerinden alınmış gayrimenkullerin iadesi ne kadar doğruysa, mahkeme kararlarıyla kapatılmış vakıfların yeniden hayat bulmasını temin etmenin öylesine büyük bir mesuliyet olduğunu söyledi. TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun raporunu hatırlatan Arınç, darbelerin vakıflar ve derneklere de büyük baskı uyguladığını hatırlattı. Arınç, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Ben de şahidiyim ki Türkiye ’de bazı vakıfların, olağanüstü müdahale dönemlerinde yazı yazılmasına bile gerek duyulmadan bizzat tehdit ve şantajlarla kapatılması temin edilmiştir. Bunlar çok yüksek mahkemelere sirayet edecek kadar da etkili olmuştur, ilk derece mahkemelerinde bu işin başarıldığı zamanlar da olmuştur.<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"> Mahkemelere gönderilen belge ve bilgi olduğu söylenen bazı yazı ve kağıtlarda da kendi sübjektif kanaatleri suçlayıcı olarak mahkemeleri etki altına almıştır</span>’</span> dedi. <br />
<br />
GAYRİMENKULLER İADE EDİLECEK <br />
Bakanlar Kurulu’nda yasal düzenleme yapılması kararı verildiğini söyleyen Arınç, sözlerine şöyle devam etti: <br />
<br />
’1990’dan başlayarak günümüze kadar dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilmiş, aralarından cımbızla seçerek değil, tüm vakıfların yeniden bir prosedür dahilinde ihya olunmasına imkan sağlıyoruz. Yani kurucuları sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabileceklerdir. Bu vakıfların geçmişte ellerinden alınan, şüphesiz Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idaresine verilen tüm gayrimenkullerini kendilerine iade edeceğiz. Şüphesiz AİHM’e gitmiş ikiyi geçmeyen vakıf dışında, Türkiye yargısından sonra kendisine başka yol seçmemiş tüm vakıflarımız da bundan istifade edeceklerdir. İsimleri malum vakıflardır. Bize göre 20 civarındadır ama sadece 7’sinin gayrimenkulü vardır. Biz hepsinin açılmasına ve yeniden kanunlar çerçevesinde faaliyette bulunmasına izin ve imkan vereceğiz. Şimdiden hayırlı olsun.’ <br />
<br />
120-125 GAYRİMENKUL İADE EDİLDİ <br />
Son yıllarda azınlıkların ve farklı inanç gruplarının, cemaat vakıfları yoluyla edindikleri gayrimenkullerden elden çıkmış olanların veya Hazineye, Vakıflar’a intikal etmiş olanların da belli prosedür çerçevesinde hak sahiplerini iade edildiğini belirten Arınç, şu ana kadar müracaatlar sonucunda 120-125 gayrimenkulün iade edildiğini, üçünün de tazminat olarak bedelinin ödendiğiniz söyledi. Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına ilişkin bir çalışma olup olmadığı sorusuna Arınç, ’Söylediğim kapsamda Heybeliada Ruhban Okulu yok. O başka’ karşılığını verdi. <br />
<br />
MGV’DE KAPATILDI ZÖHRE ANA DA <br />
Düzenlemeden faydalanabilecek vakıflardan bazıları şunlar: <br />
<br />
MİLLİ GENÇLİK VAKFI (MGV): 1975 yılında Ankara’da kurulan Vakıf, 1997’de hazırlanan teftiş raporuna istinaden, aynı yıl açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. MGV’nin çoğunluğu Büyükşehir Belediye sınırları içinde olan toplam 156 taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
ZEHRA EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1989’da Eskişehir’de kurulan Vakıf hakkında müfettişlerce hazırlanan teftiş raporunda, ’Vakfın, Kürtçülük ve Ümmetçilik faaliyetleri çerçevesinde Şer’i esaslara dayalı bir Kürt devleti kurma amacı taşıdığı sonucuna varılarak’, 2001’de açılan dava sonucunda 2005’de dağıtıldı. 21 adet taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
İSLAMİ DAYANIŞMA VAKFI: 1993’de Malatya’da kurulan vakıf 1999’da açılan dava sonucunda 2009’da dağıtıldı. Vakfın bir adet taşınmazı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">ZÖHRE ANA-ALİ SOSYAL HİZMET VAKFI: </span>1992’de Ankara’da kurulan Vakıf, 1999’da hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2001’de dağıtıldı. Vakfın 4 arsası Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. </span><br />
<br />
SAHABE EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1996’da Kahta’da kurulan Vakıf, 1999’da hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. <br />
<br />
DAVET EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA VAKFI: 1993’de İstanbul ’da kurulan vakıf, 2000 yılında hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2005’de dağıtıldı. <br />
<br />
POLATLI EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1994’de kurulan vakıf, 2001’de hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. Vakfın bir adet taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
DÜNYA SPASTİK VE ORTOPEDİK ÖZÜRLÜLER VAKFI: 1995’de İstanbul’da kurulan Vakıf, 2000 yılında hazırlanan teftiş raporunda yer alan yasa dışı bağış toplama ve dolandırıcılık iddialarına istinaden açılan dava sonucunda 2001 yılında dağıtıldı.<br />
<br />
Kaynak:<a href="http://www.radikal.com.tr/turkiye/28_subatta_el_konulan_vakiflarin_mallari_iade-1132464" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">28 Şubat'ta el konulan vakıfların malları iade - Radikal Türkiye</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">28 Şubat'ta el konulan vakıfların malları iade</span> <br />
<br />
28 Şubat post-modern darbesi ile malları elinden alınan vakıflara hükümetten iyi haber geldi. 1990’dan bugüne kadar dağıtılan tüm vakıfların kurucuları, sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabilecek. Vakıfların geçmişte ellerinden alınan tüm gayrimenkulleri de kendilerine iade edilecek. Düzenleme ile 28 Şubat’ta kapatılan aralarında Milli Gençlik Vakfı, [BZöhre Ana Vakfı,[/B] Zehra Vakfı, Polatlı Eğitim ve Kültür Vakfı ve İslami Dayanışma Vakfı’nın da bulunduğu 21 vakıf yeniden açılabilecek. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu’nda bu yönde yasal düzenleme yapılması kararı verildiğini söyledi. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MAHKEMELER ETKİLENDİ </span><br />
Vakıf Haftası’nın açılışı dolayısı ile TBMM’de konuşan Arınç, azınlıkların ellerinden alınmış gayrimenkullerin iadesi ne kadar doğruysa, mahkeme kararlarıyla kapatılmış vakıfların yeniden hayat bulmasını temin etmenin öylesine büyük bir mesuliyet olduğunu söyledi. TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun raporunu hatırlatan Arınç, darbelerin vakıflar ve derneklere de büyük baskı uyguladığını hatırlattı. Arınç, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Ben de şahidiyim ki Türkiye ’de bazı vakıfların, olağanüstü müdahale dönemlerinde yazı yazılmasına bile gerek duyulmadan bizzat tehdit ve şantajlarla kapatılması temin edilmiştir. Bunlar çok yüksek mahkemelere sirayet edecek kadar da etkili olmuştur, ilk derece mahkemelerinde bu işin başarıldığı zamanlar da olmuştur.<span style="color: #FF0000;" class="mycode_color"> Mahkemelere gönderilen belge ve bilgi olduğu söylenen bazı yazı ve kağıtlarda da kendi sübjektif kanaatleri suçlayıcı olarak mahkemeleri etki altına almıştır</span>’</span> dedi. <br />
<br />
GAYRİMENKULLER İADE EDİLECEK <br />
Bakanlar Kurulu’nda yasal düzenleme yapılması kararı verildiğini söyleyen Arınç, sözlerine şöyle devam etti: <br />
<br />
’1990’dan başlayarak günümüze kadar dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilmiş, aralarından cımbızla seçerek değil, tüm vakıfların yeniden bir prosedür dahilinde ihya olunmasına imkan sağlıyoruz. Yani kurucuları sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabileceklerdir. Bu vakıfların geçmişte ellerinden alınan, şüphesiz Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idaresine verilen tüm gayrimenkullerini kendilerine iade edeceğiz. Şüphesiz AİHM’e gitmiş ikiyi geçmeyen vakıf dışında, Türkiye yargısından sonra kendisine başka yol seçmemiş tüm vakıflarımız da bundan istifade edeceklerdir. İsimleri malum vakıflardır. Bize göre 20 civarındadır ama sadece 7’sinin gayrimenkulü vardır. Biz hepsinin açılmasına ve yeniden kanunlar çerçevesinde faaliyette bulunmasına izin ve imkan vereceğiz. Şimdiden hayırlı olsun.’ <br />
<br />
120-125 GAYRİMENKUL İADE EDİLDİ <br />
Son yıllarda azınlıkların ve farklı inanç gruplarının, cemaat vakıfları yoluyla edindikleri gayrimenkullerden elden çıkmış olanların veya Hazineye, Vakıflar’a intikal etmiş olanların da belli prosedür çerçevesinde hak sahiplerini iade edildiğini belirten Arınç, şu ana kadar müracaatlar sonucunda 120-125 gayrimenkulün iade edildiğini, üçünün de tazminat olarak bedelinin ödendiğiniz söyledi. Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına ilişkin bir çalışma olup olmadığı sorusuna Arınç, ’Söylediğim kapsamda Heybeliada Ruhban Okulu yok. O başka’ karşılığını verdi. <br />
<br />
MGV’DE KAPATILDI ZÖHRE ANA DA <br />
Düzenlemeden faydalanabilecek vakıflardan bazıları şunlar: <br />
<br />
MİLLİ GENÇLİK VAKFI (MGV): 1975 yılında Ankara’da kurulan Vakıf, 1997’de hazırlanan teftiş raporuna istinaden, aynı yıl açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. MGV’nin çoğunluğu Büyükşehir Belediye sınırları içinde olan toplam 156 taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
ZEHRA EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1989’da Eskişehir’de kurulan Vakıf hakkında müfettişlerce hazırlanan teftiş raporunda, ’Vakfın, Kürtçülük ve Ümmetçilik faaliyetleri çerçevesinde Şer’i esaslara dayalı bir Kürt devleti kurma amacı taşıdığı sonucuna varılarak’, 2001’de açılan dava sonucunda 2005’de dağıtıldı. 21 adet taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
İSLAMİ DAYANIŞMA VAKFI: 1993’de Malatya’da kurulan vakıf 1999’da açılan dava sonucunda 2009’da dağıtıldı. Vakfın bir adet taşınmazı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #FF0000;" class="mycode_color">ZÖHRE ANA-ALİ SOSYAL HİZMET VAKFI: </span>1992’de Ankara’da kurulan Vakıf, 1999’da hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2001’de dağıtıldı. Vakfın 4 arsası Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. </span><br />
<br />
SAHABE EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1996’da Kahta’da kurulan Vakıf, 1999’da hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. <br />
<br />
DAVET EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA VAKFI: 1993’de İstanbul ’da kurulan vakıf, 2000 yılında hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2005’de dağıtıldı. <br />
<br />
POLATLI EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI: 1994’de kurulan vakıf, 2001’de hazırlanan teftiş raporuna istinaden açılan dava sonucunda 2004’de dağıtıldı. Vakfın bir adet taşınmazı Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti. <br />
<br />
DÜNYA SPASTİK VE ORTOPEDİK ÖZÜRLÜLER VAKFI: 1995’de İstanbul’da kurulan Vakıf, 2000 yılında hazırlanan teftiş raporunda yer alan yasa dışı bağış toplama ve dolandırıcılık iddialarına istinaden açılan dava sonucunda 2001 yılında dağıtıldı.<br />
<br />
Kaynak:<a href="http://www.radikal.com.tr/turkiye/28_subatta_el_konulan_vakiflarin_mallari_iade-1132464" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">28 Şubat'ta el konulan vakıfların malları iade - Radikal Türkiye</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zöhre Ana Kimdir ?]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-kimdir--40010.html</link>
			<pubDate>Tue, 02 Apr 2013 01:36:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-zohre-ana-kimdir--40010.html</guid>
			<description><![CDATA[İnternet'te bir vatandaşın kulaktan dolma bilgilerle, Zöhre Ana'mızı tanımadan tamamen ön yargılarla sorduğu sorular. Cevapları da aşağıda...<br />
<br />
[QUOTEZöhre Ana Kimdir ?<br />
<br />
Yaşayan Alevi Tek Piri Zöhre Ana Diye Geçer.<br />
 <br />
Size Bir Kaç Şey Sunuyorum Seçim Sizin !<br />
 <br />
1-) Hangi Eren Evliya Şan , Şöhret İçinde Yaşamıştır.<br />
2-) Hani Secereleri Hangi Ocağa Bağlıdır.<br />
3-) Hz.Pir'i Gören Bir Eren Her Yerde Sırrını Beyan Eder Mi?<br />
4-)Büyü Yapar Mı ?<br />
5-) Hizmetkarı Olur Mu ? Olmaz ,<br />
 <br />
 Erenin Kendisi Hizmetkar Olmalıdır.Hz.Muhammed Kırklara Geldiğinde Fakirlerin Hizmetçiyim Dediğinde İçeri Alındı.<br />
<br />
Eğer Haksızsam Beni Pir Gibi Bağışlasın Affetsin.Ama Haklıysam Siz Bir Eren Gibi Bağışlayın Gitsin !<br />
 <br />
Seyyid Anıl TurabÃ¯Â»Â¿<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://alevikulturbirligi.blogspot.com/2013/03/zohre-ana-kimdir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Alevi Kültür Yaşatma Birliği: Zöhre Ana Kimdir ?</a>[/QUOTE]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnternet'te bir vatandaşın kulaktan dolma bilgilerle, Zöhre Ana'mızı tanımadan tamamen ön yargılarla sorduğu sorular. Cevapları da aşağıda...<br />
<br />
[QUOTEZöhre Ana Kimdir ?<br />
<br />
Yaşayan Alevi Tek Piri Zöhre Ana Diye Geçer.<br />
 <br />
Size Bir Kaç Şey Sunuyorum Seçim Sizin !<br />
 <br />
1-) Hangi Eren Evliya Şan , Şöhret İçinde Yaşamıştır.<br />
2-) Hani Secereleri Hangi Ocağa Bağlıdır.<br />
3-) Hz.Pir'i Gören Bir Eren Her Yerde Sırrını Beyan Eder Mi?<br />
4-)Büyü Yapar Mı ?<br />
5-) Hizmetkarı Olur Mu ? Olmaz ,<br />
 <br />
 Erenin Kendisi Hizmetkar Olmalıdır.Hz.Muhammed Kırklara Geldiğinde Fakirlerin Hizmetçiyim Dediğinde İçeri Alındı.<br />
<br />
Eğer Haksızsam Beni Pir Gibi Bağışlasın Affetsin.Ama Haklıysam Siz Bir Eren Gibi Bağışlayın Gitsin !<br />
 <br />
Seyyid Anıl TurabÃ¯Â»Â¿<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://alevikulturbirligi.blogspot.com/2013/03/zohre-ana-kimdir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Alevi Kültür Yaşatma Birliği: Zöhre Ana Kimdir ?</a>[/QUOTE]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dün ’Zöhre Ana’ Bugün Durak Karabulut - İmambakır Üküş]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-dun-zohre-ana-bugun-durak-karabulut-imambakir-ukus.html</link>
			<pubDate>Sun, 11 Mar 2012 11:52:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=168">idil</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-dun-zohre-ana-bugun-durak-karabulut-imambakir-ukus.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Dün ’Zöhre Ana’ Bugün Durak Karabulut - İmambakır Üküş <br />
<br />
CHP’de yaşanan ideolojik-politik savrulmalar devam ederken, her gün ’yeni’ bir ’durum’la karşılaşıyoruz’<br />
Gerçektende CHP’de ’ilkler’ yaşanıyor’<br />
Gerçektende CHP’de ’yeni’lik üstüne ’yeni’lik oluyor’<br />
***<br />
Daha yakın bir zaman da Ankara’nın ’meşhur’ üfürükçüsü ’Zöhre Ana’yı CHP’ye törenle kattılar’<br />
Bir yanda örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Nihat Matkap diğer yanda CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun üfürükçü ’Zöhre Ana’ya rozet takarken resimleri basına servis edildi’<br />
CHP için bir ’yeni’likti’<br />
CHP için bir ’ayıp’tı’<br />
***<br />
Şimdi CHP bir ’ayıb’ı daha yaşıyor’<br />
Adamın adı ’Durak Karabulut’’<br />
Ama adamda ’dur-durak’ yok’<br />
O parti senin’<br />
Bu parti benim’<br />
Durmadan dolaşıyor’<br />
Adamdaki dönme hızı, dünyanın dönme hızından fazla’<br />
Yetiş, yetişe bilirsen’<br />
***<br />
Önce DSP’ye katılıyor’<br />
Üç bin kişiyle’<br />
Sonra oradan ayrılıyor’<br />
Sarıgül’ün TDH’sına katılıyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
Sarıgül, parti kurup seçime girmekten vazgeçince’<br />
Bu kez İ. Melih Gökçek’le işi pişiriyor’<br />
AKP’ye katılıyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
12 Haziran seçimlerinde ve sonrasında AKP’de ’istediği’ni alamıyor’<br />
Bu kez CHP’ye geçiyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
***<br />
Ben adamın dur-durak bilmemesine’<br />
Aziz Nesin’in Zübüğüne rahmet okumasına’<br />
’Kubi’nin dönme hızını geçmesine’<br />
Koca CHP’nin perişanlığına’<br />
Ama hiç, hiçbir şeye ’takılma’dım’<br />
Yalnız bu her bir partiye geçişte adı geçen ’üç bin kişi’ye takıldım’<br />
***<br />
Bu ’üç bin kişi’yi sayıyor’<br />
Noter tespitimi yapılmış’<br />
Nasıl oluyor da, oluyor’<br />
Bu ’üç bin kişi’ her parti değiştirmede hazır ve nazır oluyor’<br />
Bu ’üç bin kişi’ Durak Karabulut’un müktesap hakkı haline gelmiş’<br />
Tapulu ve noter tasdikli ’eleman’lar mı?<br />
***<br />
Ayıp gerçekten’<br />
Hadi, yaptınız bir ’ayıp’’<br />
Oturun, oturduğunuz yerde’<br />
Ne demek, ’örgütten sorumlu’ genel başkan danışmanı’<br />
Ne demek, ’özel yetkili’ programlar hazırlayıcısı’<br />
***<br />
Gerçekten, CHP bu ’danışman’ enflasyonuna bir son vermelidir’<br />
Bu gidişle, seçmen sayısı kadar CHP genel merkezinde ’danışman’ olacak’<br />
***<br />
Danıştığınız bunlarsa’<br />
Vay halimize’<br />
Vay CHP’ye’<br />
 </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih: 09.03.2012<br />
Kaynak : </span> <a href="http://www.istanbulgercegi.com/dun-zohre-ana-bugun-durak-karabulut-89802153.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Dn Zhre Ana Bugn Durak Karabulut | stanbul Gerei</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Dün ’Zöhre Ana’ Bugün Durak Karabulut - İmambakır Üküş <br />
<br />
CHP’de yaşanan ideolojik-politik savrulmalar devam ederken, her gün ’yeni’ bir ’durum’la karşılaşıyoruz’<br />
Gerçektende CHP’de ’ilkler’ yaşanıyor’<br />
Gerçektende CHP’de ’yeni’lik üstüne ’yeni’lik oluyor’<br />
***<br />
Daha yakın bir zaman da Ankara’nın ’meşhur’ üfürükçüsü ’Zöhre Ana’yı CHP’ye törenle kattılar’<br />
Bir yanda örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Nihat Matkap diğer yanda CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun üfürükçü ’Zöhre Ana’ya rozet takarken resimleri basına servis edildi’<br />
CHP için bir ’yeni’likti’<br />
CHP için bir ’ayıp’tı’<br />
***<br />
Şimdi CHP bir ’ayıb’ı daha yaşıyor’<br />
Adamın adı ’Durak Karabulut’’<br />
Ama adamda ’dur-durak’ yok’<br />
O parti senin’<br />
Bu parti benim’<br />
Durmadan dolaşıyor’<br />
Adamdaki dönme hızı, dünyanın dönme hızından fazla’<br />
Yetiş, yetişe bilirsen’<br />
***<br />
Önce DSP’ye katılıyor’<br />
Üç bin kişiyle’<br />
Sonra oradan ayrılıyor’<br />
Sarıgül’ün TDH’sına katılıyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
Sarıgül, parti kurup seçime girmekten vazgeçince’<br />
Bu kez İ. Melih Gökçek’le işi pişiriyor’<br />
AKP’ye katılıyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
12 Haziran seçimlerinde ve sonrasında AKP’de ’istediği’ni alamıyor’<br />
Bu kez CHP’ye geçiyor’<br />
Yine üç bin kişiyle’<br />
***<br />
Ben adamın dur-durak bilmemesine’<br />
Aziz Nesin’in Zübüğüne rahmet okumasına’<br />
’Kubi’nin dönme hızını geçmesine’<br />
Koca CHP’nin perişanlığına’<br />
Ama hiç, hiçbir şeye ’takılma’dım’<br />
Yalnız bu her bir partiye geçişte adı geçen ’üç bin kişi’ye takıldım’<br />
***<br />
Bu ’üç bin kişi’yi sayıyor’<br />
Noter tespitimi yapılmış’<br />
Nasıl oluyor da, oluyor’<br />
Bu ’üç bin kişi’ her parti değiştirmede hazır ve nazır oluyor’<br />
Bu ’üç bin kişi’ Durak Karabulut’un müktesap hakkı haline gelmiş’<br />
Tapulu ve noter tasdikli ’eleman’lar mı?<br />
***<br />
Ayıp gerçekten’<br />
Hadi, yaptınız bir ’ayıp’’<br />
Oturun, oturduğunuz yerde’<br />
Ne demek, ’örgütten sorumlu’ genel başkan danışmanı’<br />
Ne demek, ’özel yetkili’ programlar hazırlayıcısı’<br />
***<br />
Gerçekten, CHP bu ’danışman’ enflasyonuna bir son vermelidir’<br />
Bu gidişle, seçmen sayısı kadar CHP genel merkezinde ’danışman’ olacak’<br />
***<br />
Danıştığınız bunlarsa’<br />
Vay halimize’<br />
Vay CHP’ye’<br />
 </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarih: 09.03.2012<br />
Kaynak : </span> <a href="http://www.istanbulgercegi.com/dun-zohre-ana-bugun-durak-karabulut-89802153.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Dn Zhre Ana Bugn Durak Karabulut | stanbul Gerei</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Chp'nin Umudu Zöhre Ana| Türkiye Gerçeği]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-chp-nin-umudu-zohre-ana-turkiye-gercegi.html</link>
			<pubDate>Sun, 11 Mar 2012 11:49:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=168">idil</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-chp-nin-umudu-zohre-ana-turkiye-gercegi.html</guid>
			<description><![CDATA[ Tarih: 12.02.2012 - Saat: 12:19:00   <div style="text-align: center;" class="mycode_align"> <img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/33.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 33.jpg]" class="mycode_img" />  </div>
<a href="http://www.turkiyegercegi.com/chpnin-umudu-zohre-ana-62029900.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’ | Türkiye Gerçeği</a> - Önbellek - <br />
 <br />
<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://www.turkiyegercegi.com/index.php?logo=Turkiye-Gercegi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/1.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1.png]" class="mycode_img" /></a></span>   <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’</span>  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet devrimi, aynı zamanda Anadolu aydınlanması’ Cumhuriyet; hurafe ve gericiliğin yerine bilim ve aklın egemenliği demek’</span>   <br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet,</span> 88 yaşında’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyeti</span> kuran parti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet devrimi</span>, aynı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zamanda Anadolu</span> aydınlanması’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriye</span>t; hurafe ve gericiliğin yerine bilim ve aklın egemenliği demek’  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mustafa Kemal</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>, cumhuriyet devriminin yolunu açmak için ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tekke ve zaviye</span>’leri kapatıyor’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din </span>ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">devlet</span> işlerini ayırmaya çalışıyor’  <br />
 Dinin siyasetteki etkinliğini kırmak istiyor’  <br />
 Oluşmuş bağnazlık ve hurafelere karşı savaş açıyor’  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1920’l</span>erde devrimci bir atılımla cumhuriyeti kuranların gösterdiği <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">cesaret</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kararlılığı</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2011’l</span>er de gösteremiyoruz...  <br />
 Cumhuriyet devrimi yenilgiye uğruyor...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din</span> eksenli <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">siyaset</span>, devleti teslim alıyor...  <br />
 Türkiye’yi teslim alıyor...  <br />
 ***  <br />
 Ve daha acıklısı; trajik komiği <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’de yaşanıyor...  <br />
 Cumhuriyeti kuran parti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">umudu</span>’ ve ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">çıkışı</span>’ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">fakir</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">cahil</span> halkımız gibi ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçü</span>’de arıyor...  <br />
 Düzenlenen bir törenle kendini ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yaşayan</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tek</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">alevi</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">piri</span>’ ilan eden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçü</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatan</span> [BZöhre[/B] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ana</span> lakaplı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gülen</span> bizzat <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemal</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kılıçdaroğlu</span> tarafından rozet takılarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>ye üye yapılıyor...  <br />
 Bir yanda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span> oturuyor; iki yanında da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nihat Matkap</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemal Kılıçdaroğlu</span> oturup resim çektiriyor...   <br />
 <br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
Kim bu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana</span>’...<br />
 <br />
 İlkokul mezunu... <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yozgat’</span>ın Köçekkömü köyünde doğmuş...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendi anlatımıyla ’bir gün ev işleri ile uğraşırken bir süre sonra kendisinin anlam veremediği olaylar olmaya başlıyor. Evin içinden, dışarıdan, çatıdan, kapıdan, pencereden gelen bazı sesler duymaya başlıyor. Ama bunları kimseyle paylaşmıyor.</span>  <br />
 Devam ediyor <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>nin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>sı ta ki, 1982 yılının 10 Kasım sabahı saat 05:30’a kadar.  <br />
 Evin içinde her yerin ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yeşil</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dumanlar</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">içinde</span>’ olduğunu gören Süheyla Gülen, aniden evin içinde ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">nurlar</span>’ içinde olduğunu fark ediyor...  <br />
 Ve o andan itibaren bütün ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">pirler</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">evliyalar</span>’ onunla konuşuyor; ona görünüyorlar...  <br />
 Artık ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O</span>’ seçilmiş kişidir...  <br />
 ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Görünmeyen</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">âlemle</span>’ konuşabilen tek kişidir...  <br />
 ***  <br />
 O, artık ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şifa</span>’cıdır...  <br />
 Hastası olan, çocuğu olmayan, derdi olan ona gelmeye başlar...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mamak’ta</span> yoksul bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">gecekondudaki</span> hayatı değişir...  <br />
 Artık, onun ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">vakfı</span>’ vardır...  <br />
 Malikânelerde, helikopter pisti olan yerlerde yaşamaktadır...  <br />
 Yoksulluk bitmiş, artık servet içinde yüzmektedir.  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ Süheyla Gülen, Mustafa Kemal’in</span> önceki hayatında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli</span> olduğunu bile iddia edecek kadar <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatan</span> biridir...  <br />
 Benzer <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">uydur</span>-<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kaydır</span> iddialarını kendi web sitesinde bulmak mümkün...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ Süheyla Gülen </span>hakkında onlarca dolandırıcılık, üfürükçülük, tekke ve zaviyeler kanununa muhalefetten dava açılmıştır.  <br />
 ***  <br />
 Buraya kadar her şey ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">normal</span>’...  <br />
 Burası Türkiye, burası <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatanlar</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçüler</span> ülkesi...  <br />
 Normal olmayansa bu şarlatanın, hurafeci ve üfürükçünün <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’y</span>e hem de törenle üye olmasıdır...  <br />
 ***  <br />
 Tekke ve zaviyeler açılsın diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Referanduma ’evet’ diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Fetullah Gülen bilge insandır diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’de...  <br />
 Fetullah Gülen bir fenomendir diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Sağcısı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Cumhuriyet karşıtları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Bir eksiğimiz fıstıklı yeşildi...  <br />
 O da tamamlandı...  <br />
 Artık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>mız var...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’İktidar</span>’ olamayan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>nin derdine derman olacak...  <br />
 Üç vakte kalmaz<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">, CHP</span> iktidardır inşallah...  <br />
 Yaşayan tek pirimiz, sultanımız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ </span>sayesinde...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaka gibi gerçekten...</span>  <br />
 Umarım hayal görüyorumdur...  <br />
 Umarım bu bir kötü şakadır...  <br />
 Birisi çıkıp bizi uyandırır bu kâbustan...  <br />
 Birisi çıkar bunların şaka olduğunu söyler...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gerçekten burası Türkiye’de...</span>  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu parti CHP mi?</span>  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmambakır Üküş</span>  <br />
<br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketleme:</span>   İmambakır Üküş,Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’,CHP,Kemal Kılıçdaroğlu,Mustafa Kemal Atatürk,istanbul haberleri,türkiye haberleri,türkiye gerceği,istanbul gerceği,   ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Tarih: 12.02.2012 - Saat: 12:19:00   <div style="text-align: center;" class="mycode_align"> <img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/33.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 33.jpg]" class="mycode_img" />  </div>
<a href="http://www.turkiyegercegi.com/chpnin-umudu-zohre-ana-62029900.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’ | Türkiye Gerçeği</a> - Önbellek - <br />
 <br />
<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><a href="http://www.turkiyegercegi.com/index.php?logo=Turkiye-Gercegi" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/1.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1.png]" class="mycode_img" /></a></span>   <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’</span>  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet devrimi, aynı zamanda Anadolu aydınlanması’ Cumhuriyet; hurafe ve gericiliğin yerine bilim ve aklın egemenliği demek’</span>   <br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet,</span> 88 yaşında’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyeti</span> kuran parti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriyet devrimi</span>, aynı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zamanda Anadolu</span> aydınlanması’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cumhuriye</span>t; hurafe ve gericiliğin yerine bilim ve aklın egemenliği demek’  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mustafa Kemal</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>, cumhuriyet devriminin yolunu açmak için ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tekke ve zaviye</span>’leri kapatıyor’  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din </span>ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">devlet</span> işlerini ayırmaya çalışıyor’  <br />
 Dinin siyasetteki etkinliğini kırmak istiyor’  <br />
 Oluşmuş bağnazlık ve hurafelere karşı savaş açıyor’  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1920’l</span>erde devrimci bir atılımla cumhuriyeti kuranların gösterdiği <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">cesaret</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kararlılığı</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2011’l</span>er de gösteremiyoruz...  <br />
 Cumhuriyet devrimi yenilgiye uğruyor...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Din</span> eksenli <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">siyaset</span>, devleti teslim alıyor...  <br />
 Türkiye’yi teslim alıyor...  <br />
 ***  <br />
 Ve daha acıklısı; trajik komiği <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’de yaşanıyor...  <br />
 Cumhuriyeti kuran parti <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">umudu</span>’ ve ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">çıkışı</span>’ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">fakir</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">cahil</span> halkımız gibi ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçü</span>’de arıyor...  <br />
 Düzenlenen bir törenle kendini ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yaşayan</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">tek</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">alevi</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">piri</span>’ ilan eden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçü</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatan</span> [BZöhre[/B] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ana</span> lakaplı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gülen</span> bizzat <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemal</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kılıçdaroğlu</span> tarafından rozet takılarak <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>ye üye yapılıyor...  <br />
 Bir yanda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span> oturuyor; iki yanında da <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nihat Matkap</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemal Kılıçdaroğlu</span> oturup resim çektiriyor...   <br />
 <br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
Kim bu <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana</span>’...<br />
 <br />
 İlkokul mezunu... <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yozgat’</span>ın Köçekkömü köyünde doğmuş...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendi anlatımıyla ’bir gün ev işleri ile uğraşırken bir süre sonra kendisinin anlam veremediği olaylar olmaya başlıyor. Evin içinden, dışarıdan, çatıdan, kapıdan, pencereden gelen bazı sesler duymaya başlıyor. Ama bunları kimseyle paylaşmıyor.</span>  <br />
 Devam ediyor <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>nin <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>sı ta ki, 1982 yılının 10 Kasım sabahı saat 05:30’a kadar.  <br />
 Evin içinde her yerin ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yeşil</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">dumanlar</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">içinde</span>’ olduğunu gören Süheyla Gülen, aniden evin içinde ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">nurlar</span>’ içinde olduğunu fark ediyor...  <br />
 Ve o andan itibaren bütün ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">pirler</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">evliyalar</span>’ onunla konuşuyor; ona görünüyorlar...  <br />
 Artık ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O</span>’ seçilmiş kişidir...  <br />
 ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Görünmeyen</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">âlemle</span>’ konuşabilen tek kişidir...  <br />
 ***  <br />
 O, artık ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şifa</span>’cıdır...  <br />
 Hastası olan, çocuğu olmayan, derdi olan ona gelmeye başlar...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mamak’ta</span> yoksul bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">gecekondudaki</span> hayatı değişir...  <br />
 Artık, onun ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">vakfı</span>’ vardır...  <br />
 Malikânelerde, helikopter pisti olan yerlerde yaşamaktadır...  <br />
 Yoksulluk bitmiş, artık servet içinde yüzmektedir.  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ Süheyla Gülen, Mustafa Kemal’in</span> önceki hayatında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacı Bektaş Veli</span> olduğunu bile iddia edecek kadar <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatan</span> biridir...  <br />
 Benzer <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">uydur</span>-<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kaydır</span> iddialarını kendi web sitesinde bulmak mümkün...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ Süheyla Gülen </span>hakkında onlarca dolandırıcılık, üfürükçülük, tekke ve zaviyeler kanununa muhalefetten dava açılmıştır.  <br />
 ***  <br />
 Buraya kadar her şey ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">normal</span>’...  <br />
 Burası Türkiye, burası <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şarlatanlar</span> ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">üfürükçüler</span> ülkesi...  <br />
 Normal olmayansa bu şarlatanın, hurafeci ve üfürükçünün <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’y</span>e hem de törenle üye olmasıdır...  <br />
 ***  <br />
 Tekke ve zaviyeler açılsın diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Referanduma ’evet’ diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Fetullah Gülen bilge insandır diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP</span>’de...  <br />
 Fetullah Gülen bir fenomendir diyen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Sağcısı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Cumhuriyet karşıtları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>de...  <br />
 Bir eksiğimiz fıstıklı yeşildi...  <br />
 O da tamamlandı...  <br />
 Artık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>mız var...  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’İktidar</span>’ olamayan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP’</span>nin derdine derman olacak...  <br />
 Üç vakte kalmaz<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">, CHP</span> iktidardır inşallah...  <br />
 Yaşayan tek pirimiz, sultanımız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ </span>sayesinde...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şaka gibi gerçekten...</span>  <br />
 Umarım hayal görüyorumdur...  <br />
 Umarım bu bir kötü şakadır...  <br />
 Birisi çıkıp bizi uyandırır bu kâbustan...  <br />
 Birisi çıkar bunların şaka olduğunu söyler...  <br />
 ***  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gerçekten burası Türkiye’de...</span>  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu parti CHP mi?</span>  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmambakır Üküş</span>  <br />
<br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketleme:</span>   İmambakır Üküş,Chp’nin Umudu ’Zöhre Ana’,CHP,Kemal Kılıçdaroğlu,Mustafa Kemal Atatürk,istanbul haberleri,türkiye haberleri,türkiye gerceği,istanbul gerceği,   ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alevi Dünyası'nda Zöhre Ana dalgası hızla yayılıyor]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-dunyasi-nda-zohre-ana-dalgasi-hizla-yayiliyor.html</link>
			<pubDate>Sat, 03 Mar 2012 13:25:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=2">Mahir B.</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-alevi-dunyasi-nda-zohre-ana-dalgasi-hizla-yayiliyor.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /> </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> YEREL GÜNDEM  </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yusuf İNAN </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Genel Yayın Yönetmeni </span><br />
 <br />
Alevi Dünyası'nda Zöhre Ana dalgası hızla yayılıyor...<br />
 <br />
Zöhre Ana ismini bir kaç gün önce duydum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Çerkezler ve Aleviler CHP'den intikamlarını alıyor... ’ </span>başlıklı yazımı paylaşanları araştırırken Zöhre Ana ismiyle karşılaştım. Zöhre Ana sevenleri internette ses getirecek kadar örgütlü.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşayan Son Alevi Piri Zöhre Ana...</span><br />
 <br />
Türkiye'de yaşayan bir Alevi Piri var ve benim haberim yok. Doğrusu hem şaşırdım hem de utandım. Zöhre Ana'yı daha önce neden duymadım diye hayıflandım.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 3.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
O nedenle [BZöhre Ana'yı araştırdım ve yazmaya başladım.[/B] Zöhre Ana 15 Haziran 1957 yılında Yozgat’ın Köçekkömü köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Daha sonrası köyde olmadığı için okuyamamış. Esas adı Süheyla'dır.<br />
 <br />
Zöhre Ana'nın ailesi 1971 yılında Yozgat'tan Ankara'nın Mamak ilçesine taşınır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1973 yılında 16 yaşında evlenir.</span> Gazi ve Selver adında iki çocuk dünyaya getirir.<br />
 <br />
1982 yılının 10 Kasım sabahı saat 05.30'da hayatında bir değişiklik olur.<br />
 <br />
"Evin içini yeşil nur kaplar, bu manzara karşısında korkan ve şaşıran Zöhre Ana lambayı yakarken yanan sobayı kucaklar ama soba kendisini yakmamıştır. Aynı gece Hacı Bektaş-ı Veli'yi görür. Hacı Bektaş-ı Veli kendisine iki lokma et verir. Oradan Kırklar Semahı'na ulaşır. Esas adının Yusuf Ziya olduğunu söyleyen Gül Baba yanına gelerek: <br />
 <br />
’Sen dünya çapında duyulup yayılacaksın. Sevenlere, sayanlara, darda kalanlara, biz buraya dergâh açıyoruz. Gelenlere de şifa vereceksin’ der ve ortadan kaybolur."<br />
 <br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 4.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
[BZöhre Ana sabah kalktığında kendini dinç ve mutlu hisseder. Bu durumu ailesine anlatır. Ailesi hasta olduğunu sanır.[/B]<br />
 <br />
Kırklar birgün kendisine bir dua öğretir ve kurban kesmesini söylerler.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua okunur, kurban kesilir...</span><br />
 <br />
 <br />
Artık o <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Gelin Süheyla’</span> değil; tüm dünyaya şifa elini sunan, dertlere derman yaralara merhem olan, Muhammed Mustafa - Aliyel Murteza’nın sesini, nefesini duyuran, bâtın âleminin ateşinin dumanını bu dünyada tüttüren tek yaşayan ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pir</span>’, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>dır. <br />
 <br />
Zöhre Ana'nın şöhreti yayılır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama bir kısım insanlar onun erenlerden olduğuna inanmaz.</span> İnsanlar ona hastalarını getirmeye başlar. O kendisine gelen hastalara şifa dağıtır. Halk şifa dağıtan Zöhre Ana'yı sevmeye başlar ve evinin etrafındaki kalabalıklar artar.<br />
 <br />
Zöhre Ana isminin ön plana çıkması Alevi Camiası'nda da tartışmaların çıkmasına neden olur. [BZöhre Ana / Süheyla Gülen[/B]İslam Dini'ne inanıyor. Hz. Muhammed (sav), ve Hz. Ali (ra)'a inanıyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Dinsiz, ibadetsiz, Muhametsiz ve Alisiz Alevilik olmaz"</span> diyor. Atatürk'ü seviyor ve sayıyor. Cem Evleri'nden Atatürk'ün fotoğrafı kaldırılamaz diyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Alevilerle Kürtleri bir araya getirmeye çalışıyorlar, Aleviler ayrı, Kürtler ayrı’</span> diyor.<br />
 <br />
Zöhre Ana Alevi Camiası'nı öyle sallamışki, ortaya tereyağı mı çıkar, sirke anası mı bilmiyorum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevi Dünyası'nın önemli yazarlarından Rıza Zelyut'un kaleminden Zöhre Ana:</span><br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/5.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
’Eğer yargıçlar, suçluların hukukunu korumada gösterdikleri duyarlılığı, hukuku korumada da gösterseler, bugünkü hukuk rezaletlerini yaşamazdık.<br />
 <br />
Cumartesi ve pazar gününü Ankara'da geçirdim.<br />
 <br />
1998 yılının onuncu ayından 12. ayına kadar Ankara'daki bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">irtica merkezi</span>ni gündeme getirmiştim. Kendisine 'Zöhre Ana' adını takan, Süheyla Gülen isimli bir kadın, Mamak'ta bir büyük bina yaptırmış, buradan hastalara şifa dağıttığını iddia ederek büyük paralar toplamıştı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanları akıldışına yönlendiren bu faaliyeti de irtica olarak görmüştük ve Ankara Savcılığı'nı göreve davet etmiştik. </span>Sonunda bu kadın hakkında dava açılmış. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 'Zöhre Ana'</span> lakaplı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla </span>Hanım'a 1 yıl hapis cezası verilmiş. Ceza Tekke ve Zaviyeler Yasası'nı çiğneyenlere verilen en üst ceza... Ayrıca paraya çevrilmemiş, tecil de edilmemiş. Süheyla Hanım'ın avukatları bu kararı temyiz etmişler... <br />
 <br />
Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ni devrim uygulamada gösterdiği bu duyarlıktan dolayı kutluyoruz.’<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YA DİĞER MAHKEME?</span><br />
 <br />
Ankara Valiliği, Mamak'taki umut ticareti yapan bu mekanın kapatılması için 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmış.<br />
 <br />
Mahkemeyi arayıp bilgi almak istedik.<br />
 <br />
Anladık ki mahkeme yargıcı Süheyla Hanım'ın dava dosyasını özel korumaya almış. Bize, Süheyla Hanım'ın avukatlarından bilgi almamızı söyledi.<br />
 <br />
Fırsatını bulsa bizi bir kaşık suda boğacaklardan bilgi almamızı öneren bu hukuk adamına bir şey diyemedik... <br />
 <br />
İşin ilginç yanı şuydu: Asliye Ceza Mahkemesi, Zöhre Ana nam Süheyla Hanım'ı 1 yıl hapis cezasına çarptırıyor ama bu kadının icraat yaptığı mekanı kovuşturan yargıç bundan habersiz. Sayın yargıç, gecekondu bölgesine yaptırılan bu süperlüks irtica merkezinin kapatılması için hala belge toplamakla meşgulmüş.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öğrenebildiğimiz bu kadar...</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mahkeme yargıcı, Süheyla Gülen'in hukukunu korumakta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlarından daha titiz görünüyor.</span><br />
 <br />
Kendisini şiddetle kutluyorum.<br />
 <br />
Halkı kandıranların hukukunu korumakta bu kadar hassas davranan yargıçlarımız oldukça sırtımızın yere gelmeyeceğinden eminim.<br />
 <br />
 <br />
Ankara Mamak'ta yaptığım görüşmelerde anladım ki burada yıllarca müthiş paralar kazanan Süheyla Hanım, herkesi etkilemiş. Mamak'taki karakolda görüştüğüm bir komiser, Zöhre Ana olayını izlediğimi anlayınca telefonuyla oynamaya başladı ve bize yüz vermedi.<br />
 <br />
 <br />
Adliye'den zabıtaya kadar her kesimi dolaylı yollardan etkileyen Zöhre Ana'nın irtica merkezi ise hala açık. Gidip gördük, içeride adamlar, dışarıda adamlar... Burası,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Ankara, yani cumhuriyetin başkenti için bir utanç anıtıdır.</span><br />
 <br />
Sanıyorum ki Ankara Valiliği konuyu duyarlılıkla izleyecektir.<br />
 <br />
Biz de sonuna kadar izleyeceğiz. ’<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hastalara ’şifa dağıtan’ Zöhre Ana CHP’de</span><br />
 <br />
Zöhre Ana adıyla anılan ve şifa dağıttığını söyleyerek bunun üzerinden para kazanan ve hakkında çıkan haberlerin ardından 1 yıl hapis cezası alan Süheyla Gülen, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle CHP’ye üye oldu.</span><br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/6.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span> ismiyle anılan Süheyla Gülen geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiği CHP Genel Merkezinde bizzat Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle partiye üye oldu. Zöhre Ana adıyla anılan Gülen, 1998 yılında dönemin Akşam gazetesi yazarı Rıza Zelyut’un haberleri sonucunda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’insanlara şifa dağıttığı söyleyerek bunun üzerinden rant elde etmesi’</span> nedeniyle 1 yıl hapis cezası almıştı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Bir tür büyücülük faaliyeti yapıyordu’</span><br />
 <br />
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Güneş gazetesi yazarı Rıza Zelyut, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’1998 sürecinde tarikatlara dönük yapılan operasyonlarda Alevilik inancı üzerinden insanları kandıran Süheyla Hanım’ı tespit etmiştik. Bunun üzerine Ankara’ya gittim ve Süheyla Hanım’ın bir tür büyücülük faaliyeti yaparak şifa dağıttığını ve bunun üzerinde rant elde ettiğini tespit edip haber yaptım. Daha sonra Süheyla Gülen bu konu üzerinden ceza aldı ve etkisi de kırıldı’ </span>diyen Zelyut, Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasıyla ilgili ise CHP’nin bir kitle partisi olduğunu ve herkesin üye olabileceğini ancak yöneticilik gibi pozisyonlar alması durumunda konunun tartışılabileceğini dile getirdi.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aleviler yas orucu mu tutacak?</span><br />
 <br />
Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasının üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra Gülen’in Onursal Başkanı olduğu ’Açık Kapı Derneği’ 10 Kasım’da Atatürk’ün ölümünün 73. Yılında yas orucu tutma kararı aldı. Konuyla ilgili kimi basın kuruluşlarında Aleviler Mustafa Kemal için yas orucu tutacak haberlerinin çıkması üzerine konuya tepki gösteren <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Kenanoğlu</span> yaptığı değerlendirmede, Alevilerin oruç günlerinin belli olduğunu söylerken, bir derneğin aldığı kararın bütün Alevilerin kararıymış gibi gösterilmesinin doğru olmadığını dile getirdi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla Gülen’in Alevi değerlerini kullanarak rant elde ettiğine </span>dair haberlerin de çıktığını hatırlatan Kenanoğlu, Alevilerin genel anlamda yas orucu tutacağının doğru olmadığını da sözlerine ekledi.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Cumhuriyet 'değerleri' için üye olmuş"</span><br />
 <br />
10 Kasım’daki yas orucunun Atatürkçü değerler ve laiklik için yapıldığı belirtilirken laiklik için yas orucu tutulması ise son derece ilginç bir durum ortaya çıkaracak gibi görünüyor. Bunula birlikte yakın aile fertleriyle birlikte CHP’ye gelip üye olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ </span>Kılıçdaroğlu ile konuşmasında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Cumhuriyeti yaşatma noktasında emek vereceğiz. Bayramdan sonra partimize yoğun bir katılım gerçekleştireceğiz’</span> dedi.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/7.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da ziyaretten ve CHP’ye katılım kararından memnun olduğunu belirterek, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Bu ülke hepimizin. Bütün yurttaşlarımızı ayrım gözetmeksizin kucaklamak görevimizdir. Türkiye için kaygı duyan, Cumhuriyetin değerleri, insanımızın mutluluğu ve özgürlüğü için hassasiyet gösteren her yurttaşımıza CHP’nin kapıları ardına kadar açıktır. Her bir yurttaşımızın mutluluğu bizim en temel arzumuzdur’</span> dedi.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/8.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 8.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
Bana göre bu tartışma hergeçen gün alevlenir. Ama [BZöhre Ana artık Alevilerin sevdiği ve değer verdiği bir kadın lider olmuştur. [/B]Binlerce seveni, kitapları ve Alevi Şarkıları'ndan albümleri vardır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maddi ve manevi etkisi hergeçen artmaktadır.</span><br />
 <br />
Kendisine inanan kitlelerle Alevi Dünyası'na yeni bir ses ve nefes getirdiği muhakkak.<br />
 <br />
 <br />
Bu saatten sonra siyasi partiler de, Aleviler de, Zöhre Ana'yla iyi geçinmek zorunda. Kimse bu kadar seveni olan bir insanı yok sayamaz<br />
 <br />
KAYNAK:<br />
 <a href="https://www.sehitlerolmez.com/alevi-dunyasinda-zohre-ana-dalgasi-hizla-yayiliyor" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.sehitlerolmez.com/alevi-duny...-yayiliyor</a>  <br />
<br />
  <a href="http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusuf_inan/3732/alevi_dunyasinda_zohre_ana_dalgasi_hizla_yayiliyor.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusu...liyor.html</a><br />
<br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.zohreanaforum.com/" loading="lazy"  alt="[Resim: www.zohreanaforum.com]" class="mycode_img" /> </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> YEREL GÜNDEM  </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yusuf İNAN </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Genel Yayın Yönetmeni </span><br />
 <br />
Alevi Dünyası'nda Zöhre Ana dalgası hızla yayılıyor...<br />
 <br />
Zöhre Ana ismini bir kaç gün önce duydum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Çerkezler ve Aleviler CHP'den intikamlarını alıyor... ’ </span>başlıklı yazımı paylaşanları araştırırken Zöhre Ana ismiyle karşılaştım. Zöhre Ana sevenleri internette ses getirecek kadar örgütlü.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yaşayan Son Alevi Piri Zöhre Ana...</span><br />
 <br />
Türkiye'de yaşayan bir Alevi Piri var ve benim haberim yok. Doğrusu hem şaşırdım hem de utandım. Zöhre Ana'yı daha önce neden duymadım diye hayıflandım.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/3.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 3.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
O nedenle [BZöhre Ana'yı araştırdım ve yazmaya başladım.[/B] Zöhre Ana 15 Haziran 1957 yılında Yozgat’ın Köçekkömü köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Daha sonrası köyde olmadığı için okuyamamış. Esas adı Süheyla'dır.<br />
 <br />
Zöhre Ana'nın ailesi 1971 yılında Yozgat'tan Ankara'nın Mamak ilçesine taşınır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1973 yılında 16 yaşında evlenir.</span> Gazi ve Selver adında iki çocuk dünyaya getirir.<br />
 <br />
1982 yılının 10 Kasım sabahı saat 05.30'da hayatında bir değişiklik olur.<br />
 <br />
"Evin içini yeşil nur kaplar, bu manzara karşısında korkan ve şaşıran Zöhre Ana lambayı yakarken yanan sobayı kucaklar ama soba kendisini yakmamıştır. Aynı gece Hacı Bektaş-ı Veli'yi görür. Hacı Bektaş-ı Veli kendisine iki lokma et verir. Oradan Kırklar Semahı'na ulaşır. Esas adının Yusuf Ziya olduğunu söyleyen Gül Baba yanına gelerek: <br />
 <br />
’Sen dünya çapında duyulup yayılacaksın. Sevenlere, sayanlara, darda kalanlara, biz buraya dergâh açıyoruz. Gelenlere de şifa vereceksin’ der ve ortadan kaybolur."<br />
 <br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 4.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
[BZöhre Ana sabah kalktığında kendini dinç ve mutlu hisseder. Bu durumu ailesine anlatır. Ailesi hasta olduğunu sanır.[/B]<br />
 <br />
Kırklar birgün kendisine bir dua öğretir ve kurban kesmesini söylerler.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua okunur, kurban kesilir...</span><br />
 <br />
 <br />
Artık o <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Gelin Süheyla’</span> değil; tüm dünyaya şifa elini sunan, dertlere derman yaralara merhem olan, Muhammed Mustafa - Aliyel Murteza’nın sesini, nefesini duyuran, bâtın âleminin ateşinin dumanını bu dünyada tüttüren tek yaşayan ’<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pir</span>’, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span>dır. <br />
 <br />
Zöhre Ana'nın şöhreti yayılır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama bir kısım insanlar onun erenlerden olduğuna inanmaz.</span> İnsanlar ona hastalarını getirmeye başlar. O kendisine gelen hastalara şifa dağıtır. Halk şifa dağıtan Zöhre Ana'yı sevmeye başlar ve evinin etrafındaki kalabalıklar artar.<br />
 <br />
Zöhre Ana isminin ön plana çıkması Alevi Camiası'nda da tartışmaların çıkmasına neden olur. [BZöhre Ana / Süheyla Gülen[/B]İslam Dini'ne inanıyor. Hz. Muhammed (sav), ve Hz. Ali (ra)'a inanıyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Dinsiz, ibadetsiz, Muhametsiz ve Alisiz Alevilik olmaz"</span> diyor. Atatürk'ü seviyor ve sayıyor. Cem Evleri'nden Atatürk'ün fotoğrafı kaldırılamaz diyor.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Alevilerle Kürtleri bir araya getirmeye çalışıyorlar, Aleviler ayrı, Kürtler ayrı’</span> diyor.<br />
 <br />
Zöhre Ana Alevi Camiası'nı öyle sallamışki, ortaya tereyağı mı çıkar, sirke anası mı bilmiyorum. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alevi Dünyası'nın önemli yazarlarından Rıza Zelyut'un kaleminden Zöhre Ana:</span><br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/5.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
’Eğer yargıçlar, suçluların hukukunu korumada gösterdikleri duyarlılığı, hukuku korumada da gösterseler, bugünkü hukuk rezaletlerini yaşamazdık.<br />
 <br />
Cumartesi ve pazar gününü Ankara'da geçirdim.<br />
 <br />
1998 yılının onuncu ayından 12. ayına kadar Ankara'daki bir <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">irtica merkezi</span>ni gündeme getirmiştim. Kendisine 'Zöhre Ana' adını takan, Süheyla Gülen isimli bir kadın, Mamak'ta bir büyük bina yaptırmış, buradan hastalara şifa dağıttığını iddia ederek büyük paralar toplamıştı.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnsanları akıldışına yönlendiren bu faaliyeti de irtica olarak görmüştük ve Ankara Savcılığı'nı göreve davet etmiştik. </span>Sonunda bu kadın hakkında dava açılmış. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 'Zöhre Ana'</span> lakaplı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla </span>Hanım'a 1 yıl hapis cezası verilmiş. Ceza Tekke ve Zaviyeler Yasası'nı çiğneyenlere verilen en üst ceza... Ayrıca paraya çevrilmemiş, tecil de edilmemiş. Süheyla Hanım'ın avukatları bu kararı temyiz etmişler... <br />
 <br />
Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ni devrim uygulamada gösterdiği bu duyarlıktan dolayı kutluyoruz.’<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YA DİĞER MAHKEME?</span><br />
 <br />
Ankara Valiliği, Mamak'taki umut ticareti yapan bu mekanın kapatılması için 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmış.<br />
 <br />
Mahkemeyi arayıp bilgi almak istedik.<br />
 <br />
Anladık ki mahkeme yargıcı Süheyla Hanım'ın dava dosyasını özel korumaya almış. Bize, Süheyla Hanım'ın avukatlarından bilgi almamızı söyledi.<br />
 <br />
Fırsatını bulsa bizi bir kaşık suda boğacaklardan bilgi almamızı öneren bu hukuk adamına bir şey diyemedik... <br />
 <br />
İşin ilginç yanı şuydu: Asliye Ceza Mahkemesi, Zöhre Ana nam Süheyla Hanım'ı 1 yıl hapis cezasına çarptırıyor ama bu kadının icraat yaptığı mekanı kovuşturan yargıç bundan habersiz. Sayın yargıç, gecekondu bölgesine yaptırılan bu süperlüks irtica merkezinin kapatılması için hala belge toplamakla meşgulmüş.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Öğrenebildiğimiz bu kadar...</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mahkeme yargıcı, Süheyla Gülen'in hukukunu korumakta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlarından daha titiz görünüyor.</span><br />
 <br />
Kendisini şiddetle kutluyorum.<br />
 <br />
Halkı kandıranların hukukunu korumakta bu kadar hassas davranan yargıçlarımız oldukça sırtımızın yere gelmeyeceğinden eminim.<br />
 <br />
 <br />
Ankara Mamak'ta yaptığım görüşmelerde anladım ki burada yıllarca müthiş paralar kazanan Süheyla Hanım, herkesi etkilemiş. Mamak'taki karakolda görüştüğüm bir komiser, Zöhre Ana olayını izlediğimi anlayınca telefonuyla oynamaya başladı ve bize yüz vermedi.<br />
 <br />
 <br />
Adliye'den zabıtaya kadar her kesimi dolaylı yollardan etkileyen Zöhre Ana'nın irtica merkezi ise hala açık. Gidip gördük, içeride adamlar, dışarıda adamlar... Burası,<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Ankara, yani cumhuriyetin başkenti için bir utanç anıtıdır.</span><br />
 <br />
Sanıyorum ki Ankara Valiliği konuyu duyarlılıkla izleyecektir.<br />
 <br />
Biz de sonuna kadar izleyeceğiz. ’<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hastalara ’şifa dağıtan’ Zöhre Ana CHP’de</span><br />
 <br />
Zöhre Ana adıyla anılan ve şifa dağıttığını söyleyerek bunun üzerinden para kazanan ve hakkında çıkan haberlerin ardından 1 yıl hapis cezası alan Süheyla Gülen, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle CHP’ye üye oldu.</span><br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/6.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 6.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’</span> ismiyle anılan Süheyla Gülen geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiği CHP Genel Merkezinde bizzat Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle partiye üye oldu. Zöhre Ana adıyla anılan Gülen, 1998 yılında dönemin Akşam gazetesi yazarı Rıza Zelyut’un haberleri sonucunda, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’insanlara şifa dağıttığı söyleyerek bunun üzerinden rant elde etmesi’</span> nedeniyle 1 yıl hapis cezası almıştı. <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Bir tür büyücülük faaliyeti yapıyordu’</span><br />
 <br />
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Güneş gazetesi yazarı Rıza Zelyut, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’1998 sürecinde tarikatlara dönük yapılan operasyonlarda Alevilik inancı üzerinden insanları kandıran Süheyla Hanım’ı tespit etmiştik. Bunun üzerine Ankara’ya gittim ve Süheyla Hanım’ın bir tür büyücülük faaliyeti yaparak şifa dağıttığını ve bunun üzerinde rant elde ettiğini tespit edip haber yaptım. Daha sonra Süheyla Gülen bu konu üzerinden ceza aldı ve etkisi de kırıldı’ </span>diyen Zelyut, Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasıyla ilgili ise CHP’nin bir kitle partisi olduğunu ve herkesin üye olabileceğini ancak yöneticilik gibi pozisyonlar alması durumunda konunun tartışılabileceğini dile getirdi.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aleviler yas orucu mu tutacak?</span><br />
 <br />
Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasının üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra Gülen’in Onursal Başkanı olduğu ’Açık Kapı Derneği’ 10 Kasım’da Atatürk’ün ölümünün 73. Yılında yas orucu tutma kararı aldı. Konuyla ilgili kimi basın kuruluşlarında Aleviler Mustafa Kemal için yas orucu tutacak haberlerinin çıkması üzerine konuya tepki gösteren <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Kenanoğlu</span> yaptığı değerlendirmede, Alevilerin oruç günlerinin belli olduğunu söylerken, bir derneğin aldığı kararın bütün Alevilerin kararıymış gibi gösterilmesinin doğru olmadığını dile getirdi. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Süheyla Gülen’in Alevi değerlerini kullanarak rant elde ettiğine </span>dair haberlerin de çıktığını hatırlatan Kenanoğlu, Alevilerin genel anlamda yas orucu tutacağının doğru olmadığını da sözlerine ekledi.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Cumhuriyet 'değerleri' için üye olmuş"</span><br />
 <br />
10 Kasım’daki yas orucunun Atatürkçü değerler ve laiklik için yapıldığı belirtilirken laiklik için yas orucu tutulması ise son derece ilginç bir durum ortaya çıkaracak gibi görünüyor. Bunula birlikte yakın aile fertleriyle birlikte CHP’ye gelip üye olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Zöhre Ana’ </span>Kılıçdaroğlu ile konuşmasında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Cumhuriyeti yaşatma noktasında emek vereceğiz. Bayramdan sonra partimize yoğun bir katılım gerçekleştireceğiz’</span> dedi.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/7.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da ziyaretten ve CHP’ye katılım kararından memnun olduğunu belirterek, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">’Bu ülke hepimizin. Bütün yurttaşlarımızı ayrım gözetmeksizin kucaklamak görevimizdir. Türkiye için kaygı duyan, Cumhuriyetin değerleri, insanımızın mutluluğu ve özgürlüğü için hassasiyet gösteren her yurttaşımıza CHP’nin kapıları ardına kadar açıktır. Her bir yurttaşımızın mutluluğu bizim en temel arzumuzdur’</span> dedi.<br />
 <br />
<img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/03/8.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 8.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 <br />
Bana göre bu tartışma hergeçen gün alevlenir. Ama [BZöhre Ana artık Alevilerin sevdiği ve değer verdiği bir kadın lider olmuştur. [/B]Binlerce seveni, kitapları ve Alevi Şarkıları'ndan albümleri vardır. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maddi ve manevi etkisi hergeçen artmaktadır.</span><br />
 <br />
Kendisine inanan kitlelerle Alevi Dünyası'na yeni bir ses ve nefes getirdiği muhakkak.<br />
 <br />
 <br />
Bu saatten sonra siyasi partiler de, Aleviler de, Zöhre Ana'yla iyi geçinmek zorunda. Kimse bu kadar seveni olan bir insanı yok sayamaz<br />
 <br />
KAYNAK:<br />
 <a href="https://www.sehitlerolmez.com/alevi-dunyasinda-zohre-ana-dalgasi-hizla-yayiliyor" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.sehitlerolmez.com/alevi-duny...-yayiliyor</a>  <br />
<br />
  <a href="http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusuf_inan/3732/alevi_dunyasinda_zohre_ana_dalgasi_hizla_yayiliyor.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusu...liyor.html</a><br />
<br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TürkForum'da "Yaşayan Tek PİR Zöhre Ana CHPye katıldı..." adlı başlıkta yapılan yorumlar..]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-turkforum-da-yasayan-tek-pir-zohre-ana-chpye-katildi-adli-baslikta-yapilan-yorumlar.html</link>
			<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 23:43:20 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=14">HüsniyeDuman</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-turkforum-da-yasayan-tek-pir-zohre-ana-chpye-katildi-adli-baslikta-yapilan-yorumlar.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TürkForum'da "Yaşayan Tek PİR Zöhre Ana CHPye katıldı..." adlı başlıkta yapılan yorumlar..</span><br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>Mantık: Zöhre Ana denen kadın hakkında bilgimiz yok ama, üfürükçülük, muskacılık, okumalar üflemeler, yatırlar, türbeler, şifa dağıtan dergahlar... hakkında ülke olarak bayağı bilgi sahibiyiz... </blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>kafkaslar: CHP için biçilmiş kaftan ama CHP yine kendini rezil edecek.<br />
<br />
<a href="http://arsiv.sabah.com.tr/1999/02/05/r14.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">SABAH ARKA KAPAK HABER</a><br />
<br />
Kamuoyunda 'Zöhre Ana' olarak bilinen Süheyla Gülen'in, birçok kişiyi umut sömürüsü yaparak dolandırdığı, Tekke ve Zaviyelerin Men'ine Dair Kanun'a muhalefet ettiği gerekçesiyle, 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapis cezası, vakfının da kapatılması istemiyle yargılanmasına başlandı. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Devrim Kanunlarına muhalefet eden birisi CHP sıralarında </blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>EvRiMseL: kendisinin para almadığını duymuştum.<br />
kullandığı yöntemler üfürmek üflemek değil eskiden gelen tedavi yöntemleri olarak biliyorum.<br />
ben araştıralı çok zaman oldu hakkındaki davayı bilemiyorum ama CHP2nin alevi partisi olmasını ben istemem.<br />
tamam.baykal döneminde alevi kesim tasfiye edilmiş olabilir.En çok oyu aldığın kesime tabiki de partinde yer verebilirsin.En azından seslerini daha cok duymak ve duyurmak adına.<br />
Fakat bu alınan kişiler nerede ne yaptılar diye takip ediyorum.Hiç hareket edemiyorlar.Özgür görünmüyorlar.</blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>inmyplace: CHP'de kamikaze nan-stop devam. İktidar hırsı 80 yıllık belli prensipleri olan partiyi bataklığa sürüklüyor. Zöhre ana kimdir, bu ülkeye na katkısı olacaktır. Biz hayatta en hakiki mürşitin ilim olduğunu bilirdik , böyle hurafecileri partiye doldurarak iyiden iyiye saçmaladılar.</blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>gözcü: Said-i kürdi'nin , ''akıllı'' ve Ata-Türk'e yatkınlık sergileyen Cumhuriyetçi (!) bir İsrailiyatçı tipi...Nasıl oluyorsa, zamanla daha net anlayacağız.<br />
<br />
Herhalde bu İsrailiyatçılar, her kılığa kolaylıkla girmekte pek mahirler...<br />
<br />
Aleviler içersinde de İsrailiyatçılar (Kaballhçılar) çıkıbiliyorsa bu işin arkasında bol akçeli sermayedarlar var demektir...<br />
<br />
Bu işin altından da, ''Soros'' çıkarsa şaşmayın..</blockquote>
<br />
[QUOTENevhayaL: nasıl pir <br />
türbe mi bu kadın <br />
şifada dağıtıyormuş hmm.. chp'ye faydası olur belki, şifalı nefesiyle okur üfler bi.[/QUOTE]<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>cade: CHP yavaştan yavaştan KIZILBAŞ partisi olmakla ETÖ olma arasında BOCALIYOR..</blockquote>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak:</span> <a href="http://www.turkforum.net/1108738324-yasayan-tek-pir-zohre-ana-chpye-katildi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Yaşayan Tek PİR Zöhre Ana CHPye katıldı...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TürkForum'da "Yaşayan Tek PİR Zöhre Ana CHPye katıldı..." adlı başlıkta yapılan yorumlar..</span><br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>Mantık: Zöhre Ana denen kadın hakkında bilgimiz yok ama, üfürükçülük, muskacılık, okumalar üflemeler, yatırlar, türbeler, şifa dağıtan dergahlar... hakkında ülke olarak bayağı bilgi sahibiyiz... </blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>kafkaslar: CHP için biçilmiş kaftan ama CHP yine kendini rezil edecek.<br />
<br />
<a href="http://arsiv.sabah.com.tr/1999/02/05/r14.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">SABAH ARKA KAPAK HABER</a><br />
<br />
Kamuoyunda 'Zöhre Ana' olarak bilinen Süheyla Gülen'in, birçok kişiyi umut sömürüsü yaparak dolandırdığı, Tekke ve Zaviyelerin Men'ine Dair Kanun'a muhalefet ettiği gerekçesiyle, 1.5 yıldan 4.5 yıla kadar hapis cezası, vakfının da kapatılması istemiyle yargılanmasına başlandı. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Devrim Kanunlarına muhalefet eden birisi CHP sıralarında </blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>EvRiMseL: kendisinin para almadığını duymuştum.<br />
kullandığı yöntemler üfürmek üflemek değil eskiden gelen tedavi yöntemleri olarak biliyorum.<br />
ben araştıralı çok zaman oldu hakkındaki davayı bilemiyorum ama CHP2nin alevi partisi olmasını ben istemem.<br />
tamam.baykal döneminde alevi kesim tasfiye edilmiş olabilir.En çok oyu aldığın kesime tabiki de partinde yer verebilirsin.En azından seslerini daha cok duymak ve duyurmak adına.<br />
Fakat bu alınan kişiler nerede ne yaptılar diye takip ediyorum.Hiç hareket edemiyorlar.Özgür görünmüyorlar.</blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>inmyplace: CHP'de kamikaze nan-stop devam. İktidar hırsı 80 yıllık belli prensipleri olan partiyi bataklığa sürüklüyor. Zöhre ana kimdir, bu ülkeye na katkısı olacaktır. Biz hayatta en hakiki mürşitin ilim olduğunu bilirdik , böyle hurafecileri partiye doldurarak iyiden iyiye saçmaladılar.</blockquote>
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>gözcü: Said-i kürdi'nin , ''akıllı'' ve Ata-Türk'e yatkınlık sergileyen Cumhuriyetçi (!) bir İsrailiyatçı tipi...Nasıl oluyorsa, zamanla daha net anlayacağız.<br />
<br />
Herhalde bu İsrailiyatçılar, her kılığa kolaylıkla girmekte pek mahirler...<br />
<br />
Aleviler içersinde de İsrailiyatçılar (Kaballhçılar) çıkıbiliyorsa bu işin arkasında bol akçeli sermayedarlar var demektir...<br />
<br />
Bu işin altından da, ''Soros'' çıkarsa şaşmayın..</blockquote>
<br />
[QUOTENevhayaL: nasıl pir <br />
türbe mi bu kadın <br />
şifada dağıtıyormuş hmm.. chp'ye faydası olur belki, şifalı nefesiyle okur üfler bi.[/QUOTE]<br />
<br />
<blockquote class="mycode_quote"><cite>Alıntı:</cite>cade: CHP yavaştan yavaştan KIZILBAŞ partisi olmakla ETÖ olma arasında BOCALIYOR..</blockquote>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynak:</span> <a href="http://www.turkforum.net/1108738324-yasayan-tek-pir-zohre-ana-chpye-katildi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Yaşayan Tek PİR Zöhre Ana CHPye katıldı...</a>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>