<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - İngilizce Öğreniyorum]]></title>
		<link>https://www.zohreanaforum.com/</link>
		<description><![CDATA[Pir Zöhre Ana Forum - https://www.zohreanaforum.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 06:11:12 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Yabancı dil öğrenmek için kullanabileceğiniz beş etkili yöntem]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-yabanci-dil-ogrenmek-icin-kullanabileceginiz-bes-etkili-yontem.html</link>
			<pubDate>Wed, 10 May 2023 16:03:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-yabanci-dil-ogrenmek-icin-kullanabileceginiz-bes-etkili-yontem.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dil Öğrenme Uygulamaları: </span>Yabancı dilleri öğrenmek için mobil uygulamalar son derece faydalıdır. Bu uygulamalar, kelime dağarcığınızı geliştirmek ve gramer kurallarını öğrenmenize yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konuşma Pratiği: </span>Bir dilin konuşarak öğrenilmesi en etkili yoldur. Yabancı bir dil konuşabilen arkadaşlar edinerek, aynı zamanda bu kişilerle düzenli olarak pratik yapmak, özgüveninizi arttırabilir ve doğru telaffuz öğrenebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okuma Alışkanlığı: </span>Yabancı bir dilde okumak, kelime haznenizi genişletmenin yanında okuduğunuz metinler sayesinde gramer kurallarını daha iyi anlamınıza yardımcı olur.Dil Eğitimi <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Programlarına Katılım:</span>Dil eğitimi programları, yabancı dilleri öğrenmek isteyenler için mükemmel bir seçenektir. Bu programlar, uzman öğretmenler tarafından verilen dersler sayesinde hem kelime haznenizi geliştirir hem de dinleme ve konuşma becerilerinizi ilerletebilirsiniz.Müzik ve <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Film İzlemek:</span> Yabancı müzik ve filmler izlemek, dil öğrenmek için eğlenceli bir yoldur. Bu sayede doğru telaffuz öğrenebilir ve farklı kültürleri keşfedebilirsiniz.Unutmayın ki, yabancı bir dili öğrenmek zaman alır ve düzenli pratik yapmak gerekir. Kendinize hedefler belirleyip, motivasyonunuzu yüksek tutarak başarıya ulaşabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dil Öğrenme Uygulamaları: </span>Yabancı dilleri öğrenmek için mobil uygulamalar son derece faydalıdır. Bu uygulamalar, kelime dağarcığınızı geliştirmek ve gramer kurallarını öğrenmenize yardımcı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Konuşma Pratiği: </span>Bir dilin konuşarak öğrenilmesi en etkili yoldur. Yabancı bir dil konuşabilen arkadaşlar edinerek, aynı zamanda bu kişilerle düzenli olarak pratik yapmak, özgüveninizi arttırabilir ve doğru telaffuz öğrenebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okuma Alışkanlığı: </span>Yabancı bir dilde okumak, kelime haznenizi genişletmenin yanında okuduğunuz metinler sayesinde gramer kurallarını daha iyi anlamınıza yardımcı olur.Dil Eğitimi <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Programlarına Katılım:</span>Dil eğitimi programları, yabancı dilleri öğrenmek isteyenler için mükemmel bir seçenektir. Bu programlar, uzman öğretmenler tarafından verilen dersler sayesinde hem kelime haznenizi geliştirir hem de dinleme ve konuşma becerilerinizi ilerletebilirsiniz.Müzik ve <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Film İzlemek:</span> Yabancı müzik ve filmler izlemek, dil öğrenmek için eğlenceli bir yoldur. Bu sayede doğru telaffuz öğrenebilir ve farklı kültürleri keşfedebilirsiniz.Unutmayın ki, yabancı bir dili öğrenmek zaman alır ve düzenli pratik yapmak gerekir. Kendinize hedefler belirleyip, motivasyonunuzu yüksek tutarak başarıya ulaşabilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SIFIRDAN İNGİLİZCE 1.DERS -Common Questions-What is your name?]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-sifirdan-ingilizce-1-ders-common-questions-what-is-your-name.html</link>
			<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 23:25:37 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-sifirdan-ingilizce-1-ders-common-questions-what-is-your-name.html</guid>
			<description><![CDATA[ SIFIRDAN İNGİLİZCE 1.DERS -Common Questions-What is your name? <iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/yp_8dy0XerA" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ SIFIRDAN İNGİLİZCE 1.DERS -Common Questions-What is your name? <iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/yp_8dy0XerA" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İngilizce Konuşmadaki TÜM ZAMANLAR l Hepsini 14 DK'da ÖÄREN!!]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-ingilizce-konusmadaki-tum-zamanlar-l-hepsini-14-dk-da-o%C3%A4%C2%9Eren.html</link>
			<pubDate>Sun, 26 May 2019 16:13:29 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-ingilizce-konusmadaki-tum-zamanlar-l-hepsini-14-dk-da-o%C3%A4%C2%9Eren.html</guid>
			<description><![CDATA[İngilizce Konuşmadaki TÜM ZAMANLAR l Hepsini 14 DK'da ÖĞREN!!<br />
[COLOR=#0A0A0A]İngilizce konuşmayı öğrenme serisine ZAMANLAR ile devam ediyoruz, serinin devamının gelmesini istiyorsanız,videoyu ingilizce öğrenmek isteyen arkadaşlarınızla paylaşmanız çok iyi olur.Tüm yorumlara da her zamanki gibi tek tek cevep vereceğim,anlamadığınız bir yer varsa sorabilirsiniz.<br />
<br />
[video=youtube]https://www.youtube.com/watch?v=  XOxlvTGY4mg[COLOR=#0A0A0A][/video]<br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İngilizce Konuşmadaki TÜM ZAMANLAR l Hepsini 14 DK'da ÖĞREN!!<br />
[COLOR=#0A0A0A]İngilizce konuşmayı öğrenme serisine ZAMANLAR ile devam ediyoruz, serinin devamının gelmesini istiyorsanız,videoyu ingilizce öğrenmek isteyen arkadaşlarınızla paylaşmanız çok iyi olur.Tüm yorumlara da her zamanki gibi tek tek cevep vereceğim,anlamadığınız bir yer varsa sorabilirsiniz.<br />
<br />
[video=youtube]https://www.youtube.com/watch?v=  XOxlvTGY4mg[COLOR=#0A0A0A][/video]<br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Online İngilizce Öğren- Basic English Grammar: Pronouns - SHE, HER, HE, HIS]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-online-ingilizce-ogren-basic-english-grammar-pronouns-she-her-he-his.html</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jan 2018 20:11:32 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-online-ingilizce-ogren-basic-english-grammar-pronouns-she-her-he-his.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Online İngilizce Öğren<br />
Basic English Grammar: Pronouns - SHE, HER, HE, HIS</span><br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/_IK_0sIsfxg" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Online İngilizce Öğren<br />
Basic English Grammar: Pronouns - SHE, HER, HE, HIS</span><br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/_IK_0sIsfxg" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Oxford English Daily Conversation [Episode 1]]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-oxford-english-daily-conversation-episode-1.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Nov 2017 02:09:49 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-oxford-english-daily-conversation-episode-1.html</guid>
			<description><![CDATA[Oxford English Daily Conversation [Episode 1]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oxford İngilizce Günlük Konuşma [B]ölüm 1]<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/%5B/B%5DxRTMsguD-So%5BB%5D" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oxford English Daily Conversation [Episode 1]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oxford İngilizce Günlük Konuşma [B]ölüm 1]<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/%5B/B%5DxRTMsguD-So%5BB%5D" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[How to Remember Vocabulary-İngilizce Kelimeleri Nasıl  Hatırlarsın?]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-how-to-remember-vocabulary-ingilizce-kelimeleri-nasil-hatirlarsin.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Nov 2017 02:08:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-how-to-remember-vocabulary-ingilizce-kelimeleri-nasil-hatirlarsin.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">How to Remember Vocabulary-İngilizce Kelimeleri Nasıl  Hatırlarsın?<br />
<br />
Kelime bilgisini hatırlamak zordur! Bu derste öğrendiğiniz yeni kelimeleri hatırlamanın beş basit yolu gösterilecektir. Bu önerileri takip ederseniz iyileştirileceksiniz.<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/%5B/B%5DJuoqE2lpRUM%5BB%5D" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">How to Remember Vocabulary-İngilizce Kelimeleri Nasıl  Hatırlarsın?<br />
<br />
Kelime bilgisini hatırlamak zordur! Bu derste öğrendiğiniz yeni kelimeleri hatırlamanın beş basit yolu gösterilecektir. Bu önerileri takip ederseniz iyileştirileceksiniz.<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/%5B/B%5DJuoqE2lpRUM%5BB%5D" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Basic English Grammar (Basit İngilizce Gramer) - Have, Has, Had]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-basic-english-grammar-basit-ingilizce-gramer-have-has-had.html</link>
			<pubDate>Wed, 29 Nov 2017 02:05:17 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-basic-english-grammar-basit-ingilizce-gramer-have-has-had.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Basic English Grammar (Basit İngilizce Gramer) - Have, Has, Had<br />
<br />
</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EnglishLessons4U - Learn English with Ronnie! </span><br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/Nd4MScADY94" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Basic English Grammar (Basit İngilizce Gramer) - Have, Has, Had<br />
<br />
</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EnglishLessons4U - Learn English with Ronnie! </span><br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/Nd4MScADY94" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İngilizce dinleme ve konuşma yeteneğinizi geliştirmek için 5 sır]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-ingilizce-dinleme-ve-konusma-yeteneginizi-gelistirmek-icin-5-sir.html</link>
			<pubDate>Sun, 26 Nov 2017 23:00:19 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=15535">alevi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-ingilizce-dinleme-ve-konusma-yeteneginizi-gelistirmek-icin-5-sir.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce dinleme ve konuşma yeteneğinizi geliştirmek için 5 sır</span><br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/GtKX_H5wr5o" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
[COLOR=#111111]Ruh hali-Sözkonusu İngilizce konuşmaksa, en büyük destekçiniz siz olmalısınız.<br />
Gelecek başarılarınız için heyecanlanıyorsanız , daha kolay ilerleme kaydedersiniz.<br />
Dinleme, okuma,konuşma.İngilizcenizi geliştirmek için farklı yollar araştırın ve bulun.sadece okumakla yetinmeyin.konuşun ve de dinleyin.bunlar ayakta kalmanızı sağlar ve ingilizce çalışma konusunda farklı yollar için ufkunuzu açın.<br />
Çeşitlilik-Diğer işlerle beraber ingilizce öğrenmekte mümkündür.farklı ilgi alanları ile uğraşmak kelime haznenizi büyütecek, hafıza ve anlama melekenizi artıracaktır<br />
Tahmin etmek-Dikkatini duyduklarına ve etrafında olup bitene ver.Şansını dene ve ne duyacağını tahmin et.Kullanma olasılığın bulunan kesin cevap ve kelimeleri öğren<br />
Büyük resmi görmek-İngilizce konuşmanın büyük kısmı doğru yapıyı kulllanmaktan ibarettir. İngilizce de cümlelerimizde farklı hecelerde vurgu yapar ve sesimizi belirli yerlerde yükseltiriz.İngilizce konuşmada ,bir kere geriye dönüp bütün resme baktığında kelimeler artık daha kolay hatırlanır.   ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce dinleme ve konuşma yeteneğinizi geliştirmek için 5 sır</span><br />
<br />
<br />
<iframe class="inline-block max-w-full" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/GtKX_H5wr5o" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
[COLOR=#111111]Ruh hali-Sözkonusu İngilizce konuşmaksa, en büyük destekçiniz siz olmalısınız.<br />
Gelecek başarılarınız için heyecanlanıyorsanız , daha kolay ilerleme kaydedersiniz.<br />
Dinleme, okuma,konuşma.İngilizcenizi geliştirmek için farklı yollar araştırın ve bulun.sadece okumakla yetinmeyin.konuşun ve de dinleyin.bunlar ayakta kalmanızı sağlar ve ingilizce çalışma konusunda farklı yollar için ufkunuzu açın.<br />
Çeşitlilik-Diğer işlerle beraber ingilizce öğrenmekte mümkündür.farklı ilgi alanları ile uğraşmak kelime haznenizi büyütecek, hafıza ve anlama melekenizi artıracaktır<br />
Tahmin etmek-Dikkatini duyduklarına ve etrafında olup bitene ver.Şansını dene ve ne duyacağını tahmin et.Kullanma olasılığın bulunan kesin cevap ve kelimeleri öğren<br />
Büyük resmi görmek-İngilizce konuşmanın büyük kısmı doğru yapıyı kulllanmaktan ibarettir. İngilizce de cümlelerimizde farklı hecelerde vurgu yapar ve sesimizi belirli yerlerde yükseltiriz.İngilizce konuşmada ,bir kere geriye dönüp bütün resme baktığında kelimeler artık daha kolay hatırlanır.   ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Günde Yalnızca 35 Dakika Çalışarak İngilizce Öğrenme Yolları]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-gunde-yalnizca-35-dakika-calisarak-ingilizce-ogrenme-yollari.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Mar 2017 01:51:53 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-gunde-yalnizca-35-dakika-calisarak-ingilizce-ogrenme-yollari.html</guid>
			<description><![CDATA[] Saatlerce kitapların başından kalkmadan, aynı soruları sürekli olarak çözmek zorunda olmadan veya bir kelimeyi öğrenmek için sayfalarca yazı yazmanıza gerek kalmadan, günde yalnızca 35 dakika çalışarak İngilizce öğrenmenin çok zahmetsiz ve keyifli yolları bulunuyor. Tüm bu düzeni anlamak ve ayak uydurmak için öncelikle İngilizce eğitiminin ikiye ayrıldığını bilmelisiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 1-    Pasif İngilizce öğrenme  </span><br />
 Pasif öğrenme, hiçbir şey yapmadan öğrenmeye devam etme anlamına geliyor. Eğer İngilizce konuşulan ortamlarda bulunuyorsanız, İngilizce müzik dinliyorsanız, kitap okuyorsanız ve film veya dizi izliyorsanız pasif bir şekilde dili öğreniyorsunuz demektir. İngilizceye maruz kaldığınız her an öğrenme süreci devam eder.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 2-    Aktif İngilizce öğrenme  </span><br />
 Aktif öğrenmek için derslere katılmanız, ödevleri yapmanız ve İngilizce konuşmanız gerekiyor. Kısaca International House İstanbul’da bulunduğunuz sürece veya İngilizce konuşma sınıflarına katıldığınız sürece aktif İngilizce öğrenme süreciniz devam eder.  <br />
  <br />
]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 35 dakikalık çalışma rutini ile İngilizce öğrenme  </span><br />
 35 dakika ne için yeterli olur demeyin. Sonuçta bazı sportif aktiviteleri de günde 35 dakika yapmanız vücudunuz için yeterli olabiliyor. İngilizce için de aynı şeyi düşünebilirsiniz. Aşağıdaki aktif İngilizce öğrenme yöntemlerini, günde 35 dakika yaparak İngilizce öğrenme sürecinizi hızlandırabilir, daha verimli hale getirebilirsiniz. Bu yöntemler ile aşağıdaki yeteneklere sahip olacaksınız<br />
  <br />
 Â    Kelimeleri daha iyi hatırlama  <br />
 Â    Gramer kurallarını daha iyi öğrenme  <br />
 Â    Okuduğunuzu veya duyduğunuzu daha iyi anlama  <br />
 Â    Yeni kalıpları keşfetme<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 7 dakikada 1 kelime  </span><br />
 Kelimeleri öğrenmek için kendinize çok rahat anlayabileceğiniz bir İngilizce-İngilizce sözlük bulmanız gerekiyor. Burası (<a href="http://www.learnersdictionary.com/definition/remain" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Remain - Definition for English-Language Learners from Merriam-Webster's Learner's Dictionary</a> ) sözcükleri açıklama konusunda herkesin anlayacağı basit bir dil tercih etmiş. Kelime öğrenirken kullanmak için harika bir web sitesi. Günde yalnızca 7 dakikanızı tek bir kelimeye ayırırsanız, o kelimeyi her türlü kullanım alanı için öğrenme şansınız bulunuyor.<br />
<br />
-Bir kelime seçin ve boş bir kağıt alın<br />
-Kağıdı dört parçaya bölün<br />
-Tam ortaya kelimeyi yazın<br />
-Sol üste kelimenin anlamını yazın, sol alta ise kelimenin anlamdaşı bulunuyorsa onu yazın.<br />
-Sağ üste kelimeyi kullanarak bir cümle yazın, sağ alta da kelimenin farklı halleri bulunuyorsa onları yazın.<br />
  <br />
 Bu adımlardan sonra 7 dakikada bir kelimeyi tam anlamıyla kavrayabilir ve kolay kolay unutmazsınız.  <br />
  <br />
]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakikada 1 deyim  </span><br />
 Bilmediğiniz bir İngilizce deyim seçin daha sonra onunla bir cümle kurun ve ana dilinizde benzerini düşünerek bulmaya çalışın. Deyimleri bire bir çevirmek yerine, düşünerek benzerini bulmak daha iyi öğrenmenizi ve unutmamanızı sağlayacaktır.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakikada gramer güçlendirme  </span><br />
 Ana dili İngilizce olan birine gramerle ilgili bir soru sorduğunda size vereceği tek cevap ’Kulağa doğru geliyor’ demek olur. Siz de kendi ana dilinizde bulunan tüm gramer kuralarını ezbere söyleyemezsiniz. Kulağınıza doğru geliyorsa o kalıp doğrudur. Bu yüzden İngilizce gramer çalışırken, ezberlemekten çok kulağınıza nasıl geldiğine odaklanmalısınız. Bunun alıştırmasını yaparken de bir kural inceleyip daha sonra kitap veya dergilerden örneğini arayıp, bularak ilerleyebilirsiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 13 dakika haber okuyun  </span><br />
 Haber okumak, yukarıda yaptığınız tüm alıştırmaların pekiştirmesi olacak, aynı zamanda kafanızı biraz olsun dağıtacak bir eylem. Yüksek sesle okuyarak telaffuz konusunda da alıştırma yapabilirsiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakika gözden geçirme  </span><br />
 Tüm yaptıklarınızı yalnızca 5 dakika tekrarlayın. 35 dakikalık verimli İngilizce çalışmanızın sonuna geldiniz.<br />
<br />
  <a href="http://www.ihistanbul.com.tr/gunde-yalnizca-35-dakika-calisarak-ingilizce-ogrenme-yollari/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.ihistanbul.com.tr/gunde-yalni...e-yollari/</a><br />
  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[] Saatlerce kitapların başından kalkmadan, aynı soruları sürekli olarak çözmek zorunda olmadan veya bir kelimeyi öğrenmek için sayfalarca yazı yazmanıza gerek kalmadan, günde yalnızca 35 dakika çalışarak İngilizce öğrenmenin çok zahmetsiz ve keyifli yolları bulunuyor. Tüm bu düzeni anlamak ve ayak uydurmak için öncelikle İngilizce eğitiminin ikiye ayrıldığını bilmelisiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 1-    Pasif İngilizce öğrenme  </span><br />
 Pasif öğrenme, hiçbir şey yapmadan öğrenmeye devam etme anlamına geliyor. Eğer İngilizce konuşulan ortamlarda bulunuyorsanız, İngilizce müzik dinliyorsanız, kitap okuyorsanız ve film veya dizi izliyorsanız pasif bir şekilde dili öğreniyorsunuz demektir. İngilizceye maruz kaldığınız her an öğrenme süreci devam eder.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 2-    Aktif İngilizce öğrenme  </span><br />
 Aktif öğrenmek için derslere katılmanız, ödevleri yapmanız ve İngilizce konuşmanız gerekiyor. Kısaca International House İstanbul’da bulunduğunuz sürece veya İngilizce konuşma sınıflarına katıldığınız sürece aktif İngilizce öğrenme süreciniz devam eder.  <br />
  <br />
]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 35 dakikalık çalışma rutini ile İngilizce öğrenme  </span><br />
 35 dakika ne için yeterli olur demeyin. Sonuçta bazı sportif aktiviteleri de günde 35 dakika yapmanız vücudunuz için yeterli olabiliyor. İngilizce için de aynı şeyi düşünebilirsiniz. Aşağıdaki aktif İngilizce öğrenme yöntemlerini, günde 35 dakika yaparak İngilizce öğrenme sürecinizi hızlandırabilir, daha verimli hale getirebilirsiniz. Bu yöntemler ile aşağıdaki yeteneklere sahip olacaksınız<br />
  <br />
 Â    Kelimeleri daha iyi hatırlama  <br />
 Â    Gramer kurallarını daha iyi öğrenme  <br />
 Â    Okuduğunuzu veya duyduğunuzu daha iyi anlama  <br />
 Â    Yeni kalıpları keşfetme<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 7 dakikada 1 kelime  </span><br />
 Kelimeleri öğrenmek için kendinize çok rahat anlayabileceğiniz bir İngilizce-İngilizce sözlük bulmanız gerekiyor. Burası (<a href="http://www.learnersdictionary.com/definition/remain" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Remain - Definition for English-Language Learners from Merriam-Webster's Learner's Dictionary</a> ) sözcükleri açıklama konusunda herkesin anlayacağı basit bir dil tercih etmiş. Kelime öğrenirken kullanmak için harika bir web sitesi. Günde yalnızca 7 dakikanızı tek bir kelimeye ayırırsanız, o kelimeyi her türlü kullanım alanı için öğrenme şansınız bulunuyor.<br />
<br />
-Bir kelime seçin ve boş bir kağıt alın<br />
-Kağıdı dört parçaya bölün<br />
-Tam ortaya kelimeyi yazın<br />
-Sol üste kelimenin anlamını yazın, sol alta ise kelimenin anlamdaşı bulunuyorsa onu yazın.<br />
-Sağ üste kelimeyi kullanarak bir cümle yazın, sağ alta da kelimenin farklı halleri bulunuyorsa onları yazın.<br />
  <br />
 Bu adımlardan sonra 7 dakikada bir kelimeyi tam anlamıyla kavrayabilir ve kolay kolay unutmazsınız.  <br />
  <br />
]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakikada 1 deyim  </span><br />
 Bilmediğiniz bir İngilizce deyim seçin daha sonra onunla bir cümle kurun ve ana dilinizde benzerini düşünerek bulmaya çalışın. Deyimleri bire bir çevirmek yerine, düşünerek benzerini bulmak daha iyi öğrenmenizi ve unutmamanızı sağlayacaktır.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakikada gramer güçlendirme  </span><br />
 Ana dili İngilizce olan birine gramerle ilgili bir soru sorduğunda size vereceği tek cevap ’Kulağa doğru geliyor’ demek olur. Siz de kendi ana dilinizde bulunan tüm gramer kuralarını ezbere söyleyemezsiniz. Kulağınıza doğru geliyorsa o kalıp doğrudur. Bu yüzden İngilizce gramer çalışırken, ezberlemekten çok kulağınıza nasıl geldiğine odaklanmalısınız. Bunun alıştırmasını yaparken de bir kural inceleyip daha sonra kitap veya dergilerden örneğini arayıp, bularak ilerleyebilirsiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 13 dakika haber okuyun  </span><br />
 Haber okumak, yukarıda yaptığınız tüm alıştırmaların pekiştirmesi olacak, aynı zamanda kafanızı biraz olsun dağıtacak bir eylem. Yüksek sesle okuyarak telaffuz konusunda da alıştırma yapabilirsiniz.<br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 5 dakika gözden geçirme  </span><br />
 Tüm yaptıklarınızı yalnızca 5 dakika tekrarlayın. 35 dakikalık verimli İngilizce çalışmanızın sonuna geldiniz.<br />
<br />
  <a href="http://www.ihistanbul.com.tr/gunde-yalnizca-35-dakika-calisarak-ingilizce-ogrenme-yollari/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.ihistanbul.com.tr/gunde-yalni...e-yollari/</a><br />
  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Word Order (Sözcük Dizimi)]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-word-order-sozcuk-dizimi.html</link>
			<pubDate>Fri, 01 Jul 2016 01:19:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-word-order-sozcuk-dizimi.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Word Order (Sözcük Dizimi)</span>   <br />
  [COLOR=#817E75] Normal koşullarda (yani, devrik yapı vs. bulunmayan durumlarda) en basit şekli ile İngilizce'de cümle iki unsurdan oluşur:    <br />
[COLOR=#817E75]  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özne      +   Yüklem</span> <br />
(Subject) +  (Verb)     <br />
[COLOR=#817E75] Türkçe'de özne çoğu zaman yüklemin sonuna bir "kişi eki" olarak eklenebildiği için açıkça kullanılmasına gerek kalmayabilir.    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]- (Ben) geldim. <br />
- (Sen) nasılsın ?     <br />
[COLOR=#817E75] İngilizce'de böyle birşey - çok sınırlı da olsa bazı konuşma durumları dışında - söz konusu olamaz.    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]- (I) came. <br />
- How are (you) ?     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; Türkçe ve İngilizce basit cümle yapıları sadece özne ve yüklem söz konusu olduğunda bir farklılık göstermediği için, çeviri konusunda yapı açısından bir sorun çıkmamaktadır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZNE (SUBJECT) + YÜKLEM (VERB)</span><br />
       Mehmet                        geldi. <br />
       Mehmet                       came     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>Çoğu zaman basit cümlede bir de nesne bulunur. Ve cümleye nesne eklendiği zaman Türkçe ile İngilizce dili arasındaki sözcük dizimi bakımından büyük bir fark ortaya çıkar.[/B]    <br />
[COLOR=#817E75] - <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Michelle reads a newspaper.</span><br />
   Subject    Verb        Object<br />
    [COLOR=#003366]Michelle   okur        bir gazete     <br />
[COLOR=#817E75] Yukarıdaki örnekte olduğu gibi özne ve yüklem, yani subject ve verb her zaman birlikte bulunur. İngilizce cümle kurarken Türkçe düşünürsek hata yaparız. Zaten İngilizce konuşurken ve yazarken yapılan hataların hemen hemen hepsi, Türkçe'yi referans almaktan kaynaklanmaktadır. Yukarıdaki örneği Türkçe düşünerek kurmaya çalışırsak aşağıdaki cümle ortaya çıkar.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Michelle a newspaper reads.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(YANLIŞ!)<br />
</span>  Subject      Object          Verb<br />
   [COLOR=#003366]Michelle     bir gazete    okur     <br />
[COLOR=#817E75] Bu konuya başka bir örnekle daha açıklayabiliriz. Türkçe bir cümle kuracağımız zaman sözcük dizimi aşağıdaki gibidir.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehmet oğluna     öğretti.</span><br />
ÖZNE + NESNE + YÜKLEM       <br />
[COLOR=#817E75] Halbuki İngilizce bir cümleye nesne eklendiği zaman, Türkçe cümle yapı ile arasındaki ilk temel fark ortaya çıkar.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehmet       taught    his son.</span><br />
SUBJECT + VERB + OBJECT     <br />
[COLOR=#817E75] O zaman şunu söyleyebiliriz.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkçe basit cümle dizilişi :</span>   ÖZNE + NESNE + YÜKLEM <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce basit cümle dizilişi:</span>  ÖZNE + YÜKLEM + NESNE     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>İngilizcede istisnalar dışında cümle yapısı aynıdır. Yani cümle içindeki kelimeler kendi dilimizde olduğu gibi değişmez ve devrik cümle kurulmaz. Bu da İngilizce öğrenenler için büyük bir avantajdır. İngilizce cümle dizilişini bir formül gibi öğrenen bir kişi, dilin yapısını büyük oranda çözmüş olur.[/B]      <br />
[COLOR=#817E75] İngilizce bir cümlede kelimeler,    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZNE + YÜKLEM  +  NESNE  +  BELİRTEÇ   +  YER    +   ZAMAN<br />
</span>Kim        Ne yaptı         Neyi            Nasıl         Nerede      Ne zaman     <br />
[COLOR=#817E75] şeklinde sıralanır. Bu mantığa göre aşağıdaki cümleyi inceleyin.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sue evde yerleri elektrik süpürgesi ile saatlerce süpürdü. </span> (Türkçe sözcük dizilişi)    <br />
[COLOR=#817E75] Sue    cleaned    the floor      with a vacoom cleaner       at home       for hours.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sue    süpürdü    yerleri        elektrik süpürgesi ile          evde        saatlerce</span>  (İngilizce sözcük dizilişi)     <br />
[COLOR=#817E75] Yüklem                  =  temizledi<br />
Kim                        = Sue<br />
Neyi                       = yerleri<br />
Nasıl                     = elektrik süpürgesi ile<br />
Nerede                 = evde<br />
Ne zaman            = saatlerce    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; İngilizce cümlelerde yer belirten kelimeler, zaman belirten kelimelerden her zaman önce gelir.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] We went to a party last night. (Doğru cümle)     <br />
[COLOR=#817E75] We went last night to a party (Yanlış cümle)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>Aşağıdaki örnekleri inceleyin[/B]     <br />
[COLOR=#817E75] - I walk to work everday<br />
- I go to bed early<br />
- We arrived at the airport at 4 o'clock      <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658;</span> İngilizce'de zaman belirten bazı zarfların kullanımı ise farklıdır. Aşağıda bu zarfların bir listesi verilmiştir.[/B]      <br />
[COLOR=#817E75] always, usually, often, sometimes, never, just, yet, already, all, still     <br />
[COLOR=#817E75] Aşağıdaki örneklerd bu zarfların cümlenin neresinde kullanıldıklarını görebilirsiniz.      <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEKLER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] I always  wake up early. (Her zaman  erken kalkarım)      <br />
[COLOR=#817E75] My sister usually  watches TV at night. (Kızradeşim genellikle  geceleri TV seyreder.)    <br />
[COLOR=#817E75] They often  play football at school. (Onlar sık sık  okulda futbol oynarlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] Students sometimes  make their teachers angry. (Öğrenciler bazen  öğretmenlerini kızdırırlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] I have just  arrived home. (Eve şimdi/henüz  vardım.)    <br />
[COLOR=#817E75] I haven't seen the new student yet . (Yeni  öğrenciyi henüz görmedim.)    <br />
[COLOR=#817E75] Thank, I have already  had breakfast. (Teşekkürler, (halihazırda/zaten ) kahvaltı yaptım.    <br />
[COLOR=#817E75] They are all waiting for the bus. (Onların hepsi  otobüs bekliyorlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] We are still  looking at the cat. (Hala  kediye bakıyoruz.)    ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Word Order (Sözcük Dizimi)</span>   <br />
  [COLOR=#817E75] Normal koşullarda (yani, devrik yapı vs. bulunmayan durumlarda) en basit şekli ile İngilizce'de cümle iki unsurdan oluşur:    <br />
[COLOR=#817E75]  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özne      +   Yüklem</span> <br />
(Subject) +  (Verb)     <br />
[COLOR=#817E75] Türkçe'de özne çoğu zaman yüklemin sonuna bir "kişi eki" olarak eklenebildiği için açıkça kullanılmasına gerek kalmayabilir.    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]- (Ben) geldim. <br />
- (Sen) nasılsın ?     <br />
[COLOR=#817E75] İngilizce'de böyle birşey - çok sınırlı da olsa bazı konuşma durumları dışında - söz konusu olamaz.    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]- (I) came. <br />
- How are (you) ?     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; Türkçe ve İngilizce basit cümle yapıları sadece özne ve yüklem söz konusu olduğunda bir farklılık göstermediği için, çeviri konusunda yapı açısından bir sorun çıkmamaktadır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZNE (SUBJECT) + YÜKLEM (VERB)</span><br />
       Mehmet                        geldi. <br />
       Mehmet                       came     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>Çoğu zaman basit cümlede bir de nesne bulunur. Ve cümleye nesne eklendiği zaman Türkçe ile İngilizce dili arasındaki sözcük dizimi bakımından büyük bir fark ortaya çıkar.[/B]    <br />
[COLOR=#817E75] - <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Michelle reads a newspaper.</span><br />
   Subject    Verb        Object<br />
    [COLOR=#003366]Michelle   okur        bir gazete     <br />
[COLOR=#817E75] Yukarıdaki örnekte olduğu gibi özne ve yüklem, yani subject ve verb her zaman birlikte bulunur. İngilizce cümle kurarken Türkçe düşünürsek hata yaparız. Zaten İngilizce konuşurken ve yazarken yapılan hataların hemen hemen hepsi, Türkçe'yi referans almaktan kaynaklanmaktadır. Yukarıdaki örneği Türkçe düşünerek kurmaya çalışırsak aşağıdaki cümle ortaya çıkar.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">- Michelle a newspaper reads.</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(YANLIŞ!)<br />
</span>  Subject      Object          Verb<br />
   [COLOR=#003366]Michelle     bir gazete    okur     <br />
[COLOR=#817E75] Bu konuya başka bir örnekle daha açıklayabiliriz. Türkçe bir cümle kuracağımız zaman sözcük dizimi aşağıdaki gibidir.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehmet oğluna     öğretti.</span><br />
ÖZNE + NESNE + YÜKLEM       <br />
[COLOR=#817E75] Halbuki İngilizce bir cümleye nesne eklendiği zaman, Türkçe cümle yapı ile arasındaki ilk temel fark ortaya çıkar.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehmet       taught    his son.</span><br />
SUBJECT + VERB + OBJECT     <br />
[COLOR=#817E75] O zaman şunu söyleyebiliriz.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkçe basit cümle dizilişi :</span>   ÖZNE + NESNE + YÜKLEM <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce basit cümle dizilişi:</span>  ÖZNE + YÜKLEM + NESNE     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>İngilizcede istisnalar dışında cümle yapısı aynıdır. Yani cümle içindeki kelimeler kendi dilimizde olduğu gibi değişmez ve devrik cümle kurulmaz. Bu da İngilizce öğrenenler için büyük bir avantajdır. İngilizce cümle dizilişini bir formül gibi öğrenen bir kişi, dilin yapısını büyük oranda çözmüş olur.[/B]      <br />
[COLOR=#817E75] İngilizce bir cümlede kelimeler,    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZNE + YÜKLEM  +  NESNE  +  BELİRTEÇ   +  YER    +   ZAMAN<br />
</span>Kim        Ne yaptı         Neyi            Nasıl         Nerede      Ne zaman     <br />
[COLOR=#817E75] şeklinde sıralanır. Bu mantığa göre aşağıdaki cümleyi inceleyin.    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sue evde yerleri elektrik süpürgesi ile saatlerce süpürdü. </span> (Türkçe sözcük dizilişi)    <br />
[COLOR=#817E75] Sue    cleaned    the floor      with a vacoom cleaner       at home       for hours.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sue    süpürdü    yerleri        elektrik süpürgesi ile          evde        saatlerce</span>  (İngilizce sözcük dizilişi)     <br />
[COLOR=#817E75] Yüklem                  =  temizledi<br />
Kim                        = Sue<br />
Neyi                       = yerleri<br />
Nasıl                     = elektrik süpürgesi ile<br />
Nerede                 = evde<br />
Ne zaman            = saatlerce    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; İngilizce cümlelerde yer belirten kelimeler, zaman belirten kelimelerden her zaman önce gelir.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] We went to a party last night. (Doğru cümle)     <br />
[COLOR=#817E75] We went last night to a party (Yanlış cümle)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658; </span>Aşağıdaki örnekleri inceleyin[/B]     <br />
[COLOR=#817E75] - I walk to work everday<br />
- I go to bed early<br />
- We arrived at the airport at 4 o'clock      <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[B]&#9658;</span> İngilizce'de zaman belirten bazı zarfların kullanımı ise farklıdır. Aşağıda bu zarfların bir listesi verilmiştir.[/B]      <br />
[COLOR=#817E75] always, usually, often, sometimes, never, just, yet, already, all, still     <br />
[COLOR=#817E75] Aşağıdaki örneklerd bu zarfların cümlenin neresinde kullanıldıklarını görebilirsiniz.      <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEKLER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] I always  wake up early. (Her zaman  erken kalkarım)      <br />
[COLOR=#817E75] My sister usually  watches TV at night. (Kızradeşim genellikle  geceleri TV seyreder.)    <br />
[COLOR=#817E75] They often  play football at school. (Onlar sık sık  okulda futbol oynarlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] Students sometimes  make their teachers angry. (Öğrenciler bazen  öğretmenlerini kızdırırlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] I have just  arrived home. (Eve şimdi/henüz  vardım.)    <br />
[COLOR=#817E75] I haven't seen the new student yet . (Yeni  öğrenciyi henüz görmedim.)    <br />
[COLOR=#817E75] Thank, I have already  had breakfast. (Teşekkürler, (halihazırda/zaten ) kahvaltı yaptım.    <br />
[COLOR=#817E75] They are all waiting for the bus. (Onların hepsi  otobüs bekliyorlar.)    <br />
[COLOR=#817E75] We are still  looking at the cat. (Hala  kediye bakıyoruz.)    ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Parts of Speech (Cümlenin Ögeleri)]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-parts-of-speech-cumlenin-ogeleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 30 Jun 2016 01:45:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-parts-of-speech-cumlenin-ogeleri.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Parts of Speech (Cümlenin Ögeleri)</span>   <br />
  [COLOR=#817E75] İngilizce öğrenmek isteyen herkes öncelikle İngilizce cümle yapısını tanımalıdır. İngilizcede sekiz sözbölüğü vardır ve sözcüklerin her biri bu sekiz türden birine aittir. Ancak, her sözcük için şu gruba aittir demek imkansızdır, çünkü anlamına göre bazı sözcükler birçok grupta yer alabilir. Örneğin,  İngilizce'de fast sözcüğü;     <br />
 [COLOR=#817E75]<br />
"<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oruç</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">isim </span><br />
    [COLOR=#817E75]    [COLOR=#817E75] "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oruç tutmak</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">fiil </span> <br />
  [COLOR=#817E75] "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hızlı</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">sıfat </span>  <br />
 "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hızlı, hızlı olarak</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zarf </span> olarak kullanılabilir.  <br />
 Bir kelimeyi öğrenirken tüm anlamlarını ve kullanımlarını öğrenen bir kişi, aynı zamanda bildiği kelime sayısını da otomatik olarak çoğaltmış olur.  <br />
 Bu yüzden bir kelimeyi öğrenirken farklı anlamlarını öğrenmek de çok önemlidir. Ayrıca sözlükten bir kelime ararken, kısaltmalarla belirtilen sözcük türlerine dikkat edilmeli, cümle içinde kullanımlarını sözcük türüne uygun olarak yapmak gerekir. Aşağıda farklı sözcük türleri verilmiştir. Etkili sözlük kullanımı ve kelime bilgisini geliştirmek için bu konunun çok iyi öğrenilmesi gerekmektedir.  <br />
 <br />
&#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Verb (v) - Fiil/eylem </span> <br />
<br />
go (Gitmek)  - talk (Konuşmak)  - sleep (Uyumak)  - play (Oynamak)  - run (Koşmak)-  walk (Yürümek)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">go </span> to work everyday . (Ben hergün işe giderim .)   <br />
 &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Noun (n) - isim </span> <br />
handbag (Çanta)  - armchair (Koltuk)  - Window (Pencere)  - eraser (Silgi)  - notebook (Defter)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> There is a <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">eraser </span> in the handbag . (Çanta nın içinde bir silgi vardır.)   <br />
 <br />
&#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Adjective (adj) - sıfat </span> <br />
beautiful (Güzel)  - Ugly (Çirkin)  - old (Yaşlı)  - young (Genç)  - dirty (Kirli)  - handsome (Yakışıklı)  - short(Kısa)  etc.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I have a <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">young </span> father. (Genç bir Babam var.)  <br />
  &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Adverb (adv) - zarf </span> <br />
noisy (Gürültülü)  - early (Erken)  - well (İyi)  - quickly (Çabuk)  - quietly (Sessizce)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I get up <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">early </span> . (Erken Kalkarım.)   <br />
 &#9658;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366] Preposition (prep) - Edat </span> <br />
in - on - at - from - behind (-in gerisinde)  - under ( altında)  - Near (Yanında)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> He is <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">near </span> the window. (O pencerenin yanındadır .)  <br />
   <br />
 &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Pronouns - zamirler </span> <br />
you (sen)  - he (o)  -  this (bu)  - each (her)  -  himself (kendisi)    <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I love <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">him </span> very much. (Onu çok seviyorum)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]&#9658;  Conjunctions - bağlaçlar </span> <br />
and (ve)  -  or (veya)  - so (bu yüzden, böylece)  -  but (ama)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example : </span>  I am ill, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">so </span> I am not going to school today.  (Hastayım, bu yüzden bugün okula gitmiyorum.)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]&#9658;   [COLOR=#003366]Interjections - ünlemler  <br />
</span>Hey! -  Oh! - Heaven!  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hey </span>, watch your head (Hey, kafana dikkat et.)   <br />
    ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Parts of Speech (Cümlenin Ögeleri)</span>   <br />
  [COLOR=#817E75] İngilizce öğrenmek isteyen herkes öncelikle İngilizce cümle yapısını tanımalıdır. İngilizcede sekiz sözbölüğü vardır ve sözcüklerin her biri bu sekiz türden birine aittir. Ancak, her sözcük için şu gruba aittir demek imkansızdır, çünkü anlamına göre bazı sözcükler birçok grupta yer alabilir. Örneğin,  İngilizce'de fast sözcüğü;     <br />
 [COLOR=#817E75]<br />
"<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oruç</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">isim </span><br />
    [COLOR=#817E75]    [COLOR=#817E75] "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">oruç tutmak</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">fiil </span> <br />
  [COLOR=#817E75] "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hızlı</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">sıfat </span>  <br />
 "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hızlı, hızlı olarak</span>" anlamında <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">zarf </span> olarak kullanılabilir.  <br />
 Bir kelimeyi öğrenirken tüm anlamlarını ve kullanımlarını öğrenen bir kişi, aynı zamanda bildiği kelime sayısını da otomatik olarak çoğaltmış olur.  <br />
 Bu yüzden bir kelimeyi öğrenirken farklı anlamlarını öğrenmek de çok önemlidir. Ayrıca sözlükten bir kelime ararken, kısaltmalarla belirtilen sözcük türlerine dikkat edilmeli, cümle içinde kullanımlarını sözcük türüne uygun olarak yapmak gerekir. Aşağıda farklı sözcük türleri verilmiştir. Etkili sözlük kullanımı ve kelime bilgisini geliştirmek için bu konunun çok iyi öğrenilmesi gerekmektedir.  <br />
 <br />
&#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Verb (v) - Fiil/eylem </span> <br />
<br />
go (Gitmek)  - talk (Konuşmak)  - sleep (Uyumak)  - play (Oynamak)  - run (Koşmak)-  walk (Yürümek)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">go </span> to work everyday . (Ben hergün işe giderim .)   <br />
 &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Noun (n) - isim </span> <br />
handbag (Çanta)  - armchair (Koltuk)  - Window (Pencere)  - eraser (Silgi)  - notebook (Defter)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> There is a <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">eraser </span> in the handbag . (Çanta nın içinde bir silgi vardır.)   <br />
 <br />
&#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Adjective (adj) - sıfat </span> <br />
beautiful (Güzel)  - Ugly (Çirkin)  - old (Yaşlı)  - young (Genç)  - dirty (Kirli)  - handsome (Yakışıklı)  - short(Kısa)  etc.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I have a <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">young </span> father. (Genç bir Babam var.)  <br />
  &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Adverb (adv) - zarf </span> <br />
noisy (Gürültülü)  - early (Erken)  - well (İyi)  - quickly (Çabuk)  - quietly (Sessizce)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I get up <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">early </span> . (Erken Kalkarım.)   <br />
 &#9658;<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366] Preposition (prep) - Edat </span> <br />
in - on - at - from - behind (-in gerisinde)  - under ( altında)  - Near (Yanında)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> He is <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">near </span> the window. (O pencerenin yanındadır .)  <br />
   <br />
 &#9658; <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Pronouns - zamirler </span> <br />
you (sen)  - he (o)  -  this (bu)  - each (her)  -  himself (kendisi)    <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> I love <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">him </span> very much. (Onu çok seviyorum)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]&#9658;  Conjunctions - bağlaçlar </span> <br />
and (ve)  -  or (veya)  - so (bu yüzden, böylece)  -  but (ama)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example : </span>  I am ill, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">so </span> I am not going to school today.  (Hastayım, bu yüzden bugün okula gitmiyorum.)   <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]&#9658;   [COLOR=#003366]Interjections - ünlemler  <br />
</span>Hey! -  Oh! - Heaven!  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Example:</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hey </span>, watch your head (Hey, kafana dikkat et.)   <br />
    ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Elementary Grammar- To Be (am-is-are)]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-elementary-grammar-to-be-am-is-are.html</link>
			<pubDate>Thu, 30 Jun 2016 01:44:45 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-elementary-grammar-to-be-am-is-are.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elementary Grammar- To Be (am-is-are)<br />
<br />
</span>  [COLOR=#817E75] "TO BE" etrafımızdaki nesneleri nitelemek, özelliklerini, yerlerini ve konumlarını belirtmek istediğimizde kullanacağımız temel fiildir. İngilizce bir cümle kurarken her zaman bir yükleme ihtiyaç duyulur. İçinde yüklem bulunmayan hiçbir yapı cümle olamaz.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
"Mary şişmandır" veya "Jane güzeldir" gibi cümlelerde ilk bakışta bir yüklem görülemez. Bunlar Türkçe dilbilgisinde isim ve sıfat fiillerdir. Oysa İngilizce'de isim ve sıfat fiil diye yapılar yoktur.İşte isim ve sıfat cümleleri kurarken bu boşluğı biz olmak (to be) fiili ile kapatırız.    <br />
[COLOR=#817E75] Kısaca TO BE yani olmak fiili ya bir nesneyi yada nesneyi niteleyen sıfatı belirtir. İçinde ( dır-dir ) anlamı saklamaktadır.To be cümleleri kesinlikle eylem cümlesi değildirler.İçinde hareket,ivme içeren hiçbir yapıyı anlatamazlar (gitmek,koşmak,gelmek’.)    <br />
[COLOR=#817E75]     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + sıfat</span>    <br />
[COLOR=#817E75] John is handsome (John yakışıklıdır)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + isim</span>    <br />
[COLOR=#817E75] Mary is a teacher (Mary bir öğretmendir)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + fiil kesinlikle olmaz</span> <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Şimdi de TO BE yardımcı fiillerinin zamirlere göre dağılımını bir tabloda inceleyelim. </span>    <br />
[COLOR=#817E75]     <br />
[TABLE="width: 228"]<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Normal Yazılış </span>  <br />
 [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kısaltma</span>          <br />
<br />
<br />
 I am (Ben)   <br />
 I'm  <br />
<br />
<br />
 You are (Sen)   <br />
 You're  <br />
<br />
<br />
 He is (O, erkek)   <br />
 He's  <br />
<br />
<br />
 She is (O, kadın)   <br />
 She's  <br />
<br />
<br />
 It is (O, cansız, hayvan)   <br />
 It's  <br />
<br />
<br />
 We are (Biz)   <br />
 We're  <br />
<br />
<br />
 They are (Onlar)   <br />
 They're  <br />
<br />
<br />
 [COLOR=#817E75] [COLOR=#817E75]    [COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] She is my sister (O benim kız kardeşim)     <br />
[COLOR=#817E75] His shoes are dirty  (Ayakkabıları kirli)     <br />
[COLOR=#817E75] Tom is tired  (Tom yorgun)     <br />
[COLOR=#817E75] Shops are closed (Mağazalar kapalı)     <br />
[COLOR=#817E75] Jane is at home (Jane evde)     <br />
[COLOR=#817E75] I am 21years old (Ben 21 yaşındayım)     <br />
[COLOR=#817E75] The movie is wonderful  (Film harika)     <br />
[COLOR=#817E75] Karen's eyes are green (Karen'in gözleri yeşil)     <br />
[COLOR=#817E75] It is Linda's bag  (O linda'ın çantası)     <br />
[COLOR=#817E75] They are in the kitchen (Onlar mutfaktalar)     <br />
[COLOR=#817E75]  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]QUESTIONS AND NEGATIVES (OLUMSUZ VE SORU CÜMLELERİ) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri soru haline getirmek için sadece yardımcı fiil cümlenin başına getirilir. Olumsuz yaparken ise yardımcı fiilden sonra 'not' getirilir. Bu kalıp İngilizce'nin bütün zamanlarında aynıdır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">QUESTIONS (SORU CÜMLELERİ)</span>     <br />
[COLOR=#817E75] am I.......?                                      <br />
are  you.......?                             <br />
[COLOR=#817E75] is he.......?                           <br />
[COLOR=#817E75] is she.......?                    <br />
[COLOR=#817E75] is it.......?                       <br />
[COLOR=#817E75] are we.......?                              <br />
[COLOR=#817E75] are they.......?                         <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)</span>     <br />
[COLOR=#817E75] Is she my daugther? (O benim kız çocuğum mu?)     <br />
[COLOR=#817E75] Are his shoes dirty? (Ayakkabıları kirli mi?)     <br />
[COLOR=#817E75] Is Tom tired? (Tom yorgun mu?)     <br />
[COLOR=#817E75] Are shops closed? (Mağazalar kapalı mı?)     <br />
[COLOR=#817E75] Is Jane at home? (Jane evde mi?)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]NEGATIVES (OLUMSUZ CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri olumsuz yapmak için yardımcı fiilden sonra "not" kullanılır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
I am not    <br />
[COLOR=#817E75] You are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] He is not (He isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] She is not (She isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] It is not (It isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] We are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] They are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] She isn't my daughter. (O benim kız çocuğum değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] His shoes aren't dirty. (Ayakkabıları kirli değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Tom isn't tired. (Tom yorgun değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Shops aren't closed. (Dükkanlar kapalı değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Jane isn't at home. (Jane evde değildir.)     ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elementary Grammar- To Be (am-is-are)<br />
<br />
</span>  [COLOR=#817E75] "TO BE" etrafımızdaki nesneleri nitelemek, özelliklerini, yerlerini ve konumlarını belirtmek istediğimizde kullanacağımız temel fiildir. İngilizce bir cümle kurarken her zaman bir yükleme ihtiyaç duyulur. İçinde yüklem bulunmayan hiçbir yapı cümle olamaz.    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
"Mary şişmandır" veya "Jane güzeldir" gibi cümlelerde ilk bakışta bir yüklem görülemez. Bunlar Türkçe dilbilgisinde isim ve sıfat fiillerdir. Oysa İngilizce'de isim ve sıfat fiil diye yapılar yoktur.İşte isim ve sıfat cümleleri kurarken bu boşluğı biz olmak (to be) fiili ile kapatırız.    <br />
[COLOR=#817E75] Kısaca TO BE yani olmak fiili ya bir nesneyi yada nesneyi niteleyen sıfatı belirtir. İçinde ( dır-dir ) anlamı saklamaktadır.To be cümleleri kesinlikle eylem cümlesi değildirler.İçinde hareket,ivme içeren hiçbir yapıyı anlatamazlar (gitmek,koşmak,gelmek’.)    <br />
[COLOR=#817E75]     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + sıfat</span>    <br />
[COLOR=#817E75] John is handsome (John yakışıklıdır)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + isim</span>    <br />
[COLOR=#817E75] Mary is a teacher (Mary bir öğretmendir)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#9658; To be + fiil kesinlikle olmaz</span> <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Şimdi de TO BE yardımcı fiillerinin zamirlere göre dağılımını bir tabloda inceleyelim. </span>    <br />
[COLOR=#817E75]     <br />
[TABLE="width: 228"]<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]Normal Yazılış </span>  <br />
 [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kısaltma</span>          <br />
<br />
<br />
 I am (Ben)   <br />
 I'm  <br />
<br />
<br />
 You are (Sen)   <br />
 You're  <br />
<br />
<br />
 He is (O, erkek)   <br />
 He's  <br />
<br />
<br />
 She is (O, kadın)   <br />
 She's  <br />
<br />
<br />
 It is (O, cansız, hayvan)   <br />
 It's  <br />
<br />
<br />
 We are (Biz)   <br />
 We're  <br />
<br />
<br />
 They are (Onlar)   <br />
 They're  <br />
<br />
<br />
 [COLOR=#817E75] [COLOR=#817E75]    [COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] She is my sister (O benim kız kardeşim)     <br />
[COLOR=#817E75] His shoes are dirty  (Ayakkabıları kirli)     <br />
[COLOR=#817E75] Tom is tired  (Tom yorgun)     <br />
[COLOR=#817E75] Shops are closed (Mağazalar kapalı)     <br />
[COLOR=#817E75] Jane is at home (Jane evde)     <br />
[COLOR=#817E75] I am 21years old (Ben 21 yaşındayım)     <br />
[COLOR=#817E75] The movie is wonderful  (Film harika)     <br />
[COLOR=#817E75] Karen's eyes are green (Karen'in gözleri yeşil)     <br />
[COLOR=#817E75] It is Linda's bag  (O linda'ın çantası)     <br />
[COLOR=#817E75] They are in the kitchen (Onlar mutfaktalar)     <br />
[COLOR=#817E75]  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]QUESTIONS AND NEGATIVES (OLUMSUZ VE SORU CÜMLELERİ) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri soru haline getirmek için sadece yardımcı fiil cümlenin başına getirilir. Olumsuz yaparken ise yardımcı fiilden sonra 'not' getirilir. Bu kalıp İngilizce'nin bütün zamanlarında aynıdır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">QUESTIONS (SORU CÜMLELERİ)</span>     <br />
[COLOR=#817E75] am I.......?                                      <br />
are  you.......?                             <br />
[COLOR=#817E75] is he.......?                           <br />
[COLOR=#817E75] is she.......?                    <br />
[COLOR=#817E75] is it.......?                       <br />
[COLOR=#817E75] are we.......?                              <br />
[COLOR=#817E75] are they.......?                         <br />
[COLOR=#817E75] [COLOR=#003366]<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER)</span>     <br />
[COLOR=#817E75] Is she my daugther? (O benim kız çocuğum mu?)     <br />
[COLOR=#817E75] Are his shoes dirty? (Ayakkabıları kirli mi?)     <br />
[COLOR=#817E75] Is Tom tired? (Tom yorgun mu?)     <br />
[COLOR=#817E75] Are shops closed? (Mağazalar kapalı mı?)     <br />
[COLOR=#817E75] Is Jane at home? (Jane evde mi?)     <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]NEGATIVES (OLUMSUZ CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"am-is-are" yardımcı fiiliyle yapılan cümleleri olumsuz yapmak için yardımcı fiilden sonra "not" kullanılır.</span>    <br />
[COLOR=#817E75] <br />
I am not    <br />
[COLOR=#817E75] You are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] He is not (He isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] She is not (She isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] It is not (It isn't)    <br />
[COLOR=#817E75] We are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] They are not (aren't)    <br />
[COLOR=#817E75] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">[COLOR=#003366]EXAMPLES (ÖRNEK CÜMLELER) </span>    <br />
[COLOR=#817E75] She isn't my daughter. (O benim kız çocuğum değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] His shoes aren't dirty. (Ayakkabıları kirli değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Tom isn't tired. (Tom yorgun değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Shops aren't closed. (Dükkanlar kapalı değildir.)     <br />
[COLOR=#817E75] Jane isn't at home. (Jane evde değildir.)     ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yabancı Dil Öğrenmenin 10 Temel Adımı]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-yabanci-dil-ogrenmenin-10-temel-adimi.html</link>
			<pubDate>Sun, 07 Feb 2016 18:26:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-yabanci-dil-ogrenmenin-10-temel-adimi.html</guid>
			<description><![CDATA[ Lisede okurken beden eğitiminden bozma Almanca hocamız yüzünden yabancı dil öğrenmekten ne kadar nefret edilebilirse o kadar nefret ettim. O dersleri nasıl geçtim bilmiyorum ama şu an Almanca’dan tek hatırladığım ’I <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">liebe</span> dich’. Bunu da muhtemelen erkek nüfusumuzun tamamına yakını biliyordur.  <br />
 Sonra kaderin garip bir cilvesi olarak üniversitede tamamı İngilizce olan ODTÜ’yü kazandım. Bölümüm tarihti. İlk birkaç ders dişimi sıktım ama sonrasında hemen tekrar üniversite sınavlarına hazırlanmaya topuklandım.  <br />
 <br />
  <br />
 Tarihe olan ilgim devam ediyordu. Ama Hacettepe’nin Tarih Arşivciliği Bölümünü kazandıktan sonra sevinçle gittiğim kayıttan hüzünle döndüm. Zira bölümüm İngilizce'ydi. Ne alaka ise’  Hasıl-ı kelam iş kayıtla kaldı.  <br />
 Ben artık İngilizce’ye mağlup olmuş yenilmiş bir gladyatördüm. Anadolu’da kullanılan güzel bir tabirle ’İngilizce öğrenmem ahirete kalmıştı.’ İngilizce öğrenme defterini bir daha açmamak üzere kapadım.  <br />
 Yıllar geçti. Kişisel gelişim dergi ve kitaplarına editörlük yaparken basit bir ’dil öğrenme engeline’ yenilmiş olmaktan rahatsız oldum. Zira hayatımın diğer tüm alanlarında hedeflerimi gerçekleştirmiştim. Neden bir dil engeli önüme sonsuza kadar dikilecekti ki?  <br />
 <br />
  <br />
 Hasılı bavulumu topladım ve Amerika’nın yolunu tuttum. Bir yandan dil öğrenecek bir yandan yazacağım yeni kitaplar için malzeme toplayacaktım.  <br />
 <br />
  <br />
 <a href="http://4.bp.blogspot.com/-zAX-sKtTB9U/UJ_PBmgSR9I/AAAAAAAAAA0/rwn9hMpzk1w/s1600/ingilizce-ogrenmek.png" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2016/02/4.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 4.png]" class="mycode_img" /></a>  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Ülkemizde dil öğreniminde neyi yanlış yaptığımızı, burada geçirdiğim 1 senenin sonunda çok iyi anladım.  <br />
 Bizim milli eğitimimizin yabancı dil öğretme stratejisi ’Yabancı dil nasıl öğretilmez’ üzerine kurulmuştur. Bu alanda da gerçekten ödül almamız gerekiyor. Zira 70 yıldır yurttaşlarına 6 yıllık orta ve lise eğitiminin sonunda 5 kelime konuşacak kadar dil öğretemeyen başka bir sistem dünyada yok.  <br />
 Umarım ülke olarak bu konuyu biran önce çözeriz. Zira dünyaya entegre olamayan toplumların geleceği hiç de parlak değil.  <br />
 Konuyu fazla dağıtmadan hemen asıl meselemize geliyorum. Buradaki İngilizce öğrenme tekniklerini gördükten sonra kendime göre bir dil öğrenme programı yaptım. Adım adım uyguladım. Kendimde çok işe yarayan bu programı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım sizlerin de işine yayar.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 1. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesin Karar Verin: </span>Dil öğrenmeye kaç kere başladınız? Muhtemelen birçok kez. Ama kursa gittiniz, kitap aldınız, internetten takip ettiniz ve sıkılıp bıraktınız. Tekrar bunu yaşamamak için dil öğrenmeye ciddi bir karar vermeniz gerekiyor. Neden dil öğrenmek istediğinizi  bilmeniz de tabi. Başka ülkelere yerleşmek, çalışmak, gezmek için olabilir. Başka dilde okumak, yazmak, izlemek için olabilir. Her ne olursa olsun siz kesin kararınızı verin ve öyle başlayın. Karar verirken de yabancı dili okumak, yazmak, konuşmak ya da hepsini yapmak için mi öğreneceğinizi de netleştirin. Sadece kitap okumak, internetten bilgi toplamak için dil öğrenecekseniz tabi ki programınız konuşmak için dil öğrenenden daha farklı olmalı.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 2. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zaman Takvimli Program Yapın: </span>Dil öğrenirken kendinizi kandırmayın. 3 ayda dil öğrenmek için 24 saat dille yatıp kalkmalısınız. Öğrenciysen, memursan, çalışansan, ev hanımıysan, patronsan neticede önce işini yapıp, okuluna gidip sonra dil öğreneceksin. O yüzden makul ve mantıklı bir zaman programı yapın.  Örneğin şöyle bir program olabilir: 6 ayda okuma, 10 ayda yazma, 12 ayda konuşma. 24 ayda çeviri yapma. Bu ortalama yeni bir dil öğrenen kişiler için oldukça uygun bir programdır.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 3. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Programınıza Uyun: </span>Her öğrenci için en zor olanı budur. Programa uymak. Çünkü çoğu zaman bir engel çıkar ve programımızı bozar. Bu konuda rahat olun. Bir gün çalışamadınız mı, akşam uyumadan önce 5-10 dakika öğrendiğiniz dilde cümleler kurmaya çalışarak uyuyun. Ya da arabanızla ya da otobüsle giderken telefonunuza yüklediğiniz materyallerden dinleyin. ’Asla kaç gündür çalışamıyorum bu iş olmayacak.’ demeyin. Her zaman devam edin. Küçük, ufacık öğrenme fırsatlarını bile kaçırmayın. Duş alırken, yemek yaparken, yürürken, spor yaparken’ Bazen elinizde olmayan nedenlerden dolayı programınız 1-2 aylık uzun süreler sarkabilir. O zaman kesinlikle bırakmayın, ara verdiğiniz süreyi zaman takviminize ilave edin ve devam edin.       <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 4. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düzenli Öğrenmeyin: </span>Bu ifadeyi yanlış yazdığımızı zannedebilirsiniz. Hayır, doğru yazdım: Düzenli öğrenmeyin. Kastım şu: Yani sıradan giderek gramer bilgilerini, en basit cümlelerden başlayarak konuşmaya çalışma egzersizleri yapmayın. Bir gün çok basit bir konu diğer gün hiç duymadığınız ağır bilgiler içeren başka bir konu çalışın. Grameri oradan, buradan, şuradan çalışın. Bir kitaba bağlı çalışıyorsanız, bazen başlardan bazen ortalardan bazen sonlardan çalışın. Unutmayın çocukken konuştuğumuz dili öğrenirken ne gramer biliyorduk ne de dilbilgisi. Duya duya bilinçaltımız öğrenmişti ve biz de konuşmaya başladık. Yeni dili de böyle düşünün. Her şeyden bir şeyler çalışın, dinleyin, konuşun.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 5. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezber Yapmayın:</span> Yabancı dil öğrenirken ezber yapmaya gerek yoktur. Çünkü hayattaki iletişimler ezberle yaşanmaz, o an gelişigüzel yaşanır. Yeni tanıştığınız herkesle adın ne, nerelisin, ne kadar süredir buradasın, neleri seviyorsun, gibi soruları peş peşe soruyor muyuz? Hayır, sohbet bizi o sorulara zaten götürüyor. Ezberlemek yerine kelimeleri ve cümleleri bol bol kullanın. Yeni bir kelime mi öğrendiniz. Bunu hemen kullanın. Mümkünse sıra dışı şekilde kullanın.  Örneğin yeşil kelimesini öğrendiğiniz dilde öğrendiniz, hemen sıra dışı tamlamamalar ve cümleler kurun: Yeşil adam gördüm, yeşil su içtim, yeşil ekmek yedim gibi.    <br />
 <br />
  <br />
 <a href="http://2.bp.blogspot.com/-NzGGcu6sZz4/UJ_PIz0VGwI/AAAAAAAAAA8/TV8QUiwcgIw/s1600/languages.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2016/02/10.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 10.jpg]" class="mycode_img" /></a>  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 6. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sesli Tekrar Yapın:</span> Bilinçaltınız sesi çok sever. Onu sesli konuşarak, okuyarak, yazarak bol bol şımartın. Film seyrederken, kitap okurken, müzik dinlerken sesli olarak tekrarlayın. Bu tekrarların sayısı artıkça ve zaman geçtikçe size ne kadar çok yararı olduğunu kendiniz göreceksiniz. Dilin kelimeleri ve cümleleri kendiliğinden aklınıza gelecek. Kursa gidiyorsanız kurstan verilenleri yoksa internetten bulduğunuz dokümanları bol bol okuyun, izleyin. Aynı konuları başka kaynaklardan çalışın, dinleyin. Bu konuda, bir kitapevine gittiğinizde ve internette o kadar çok yardımcı kaynak var ki, hiçbir zaman sıkıntı çekmezsiniz. Sadece siz bulduğunuz bu kaynakların hakkını verin.   <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 7. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arkadaş Edinin: </span>Dünyanın küçük bir köye döndüğü bu ortamda öğrendiğiniz dili konuşan arkadaşlar bulmak o kadar kolay ki. Facebook, Twitter, Msn, Gmail gibi sosyal ortamlardan ve yabancı dil arkadaşlığı için kurulan birçok siteden yararlanabilirsiniz. Buralardan bulacağınız bir arkadaş sizi dil öğrenirken tetikleyecektir.   <br />
 Dil Öğrenimde 8. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Altyazısız Film Seyredin: </span>Yabancı dil öğrenirken herkes filmlerden yararlanır. Ama çoğumuz altyazılı şekilde seyrederiz ki bir taraftan filmi anlayalım diye. Bunu kafanızdan silin. Filmlerde altyazı kullanmayın. Kullanacaksanız da öğrendiğiniz dilin altyazısı olsun. Seyredin seyredin. Zaten 5-10 filimden sonra ne kadar çok geliştiğinizi ve filmi az buçuk anlayabildiğinizi görünce siz de şaşıracaksınız.  <br />
 Dil Öğrenimde 9. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günlük Tutun:</span> Kendi dilimizde tutmuyoruz ki yabancı dilde tutalım diyebilirsiniz. Benim demek istediğim öğrenme günlüğü tutun. Bugün şu dersi çalıştım. Şu kelimeleri öğrendim. Şu anlama geliyorlar, şeklinde bilgileri yazın. Sonra onları okuyun. Zaman geçtikçe ne kadar çok bilgi öğrendiğinizi size gösteren ve sizi cesaretlendiren dostunuz olacak o günlükler.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 10. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cesur Olun Yanlış Yapın:</span> En önemli adımı en sonra sakladım. Zira dil öğrenmenin en kolay yolu bol bol hata yapmaktır. Eğer bir başkasıyla konuşurken, yazışıyorken yapıyorsanız doğal olarak size bunun doğrusunu öğretmek isteyecektir. Alın size bedavadan öğretmen. Kendi kendinize yaparsanız da doğrusuyla karşılaştığınızda bilinçaltınız sizi doğrusuna yönlendirecektir. Çünkü yanlışı belki bir kez yapacaksınız ama doğrular birçok yerde karşınıza çıkacak. Bilinçaltı her zaman çoğulun tarafındadır. Yaptığınız yanlışlar, öğrenirken her zaman bilinçaltınızı tetikleyecektir. Bu yüzden dil öğrenimde ’Cesur yürek’ olun ve durmadan yanlış - doğru saldırın.  <br />
 <br />
  <br />
   <br />
 <br />
  <br />
 Yabancı dil öğrenmek çok zor gibi gözüken ama beyninizde sizi korkutan engelleri kaldırdığınızda çok zevkli bir öğrenme sürecidir. Başka bir dilde sohbet etmenin, kitap okumanın, günlük tutmanın keyfi gerçekten bir başkadır.  <br />
 <br />
  <br />
 Yabancı dil öğrenme sürecinizde size başarılar diliyorum.  <br />
 <br />
  <br />
 Bir gün başka bir dilde buluşmak dileğiyle’  <br />
 <br />
   <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Adem Özbay  <br />
 ademozbaya@gmail.com  <br />
 <a href="http://www.ademozbay.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">www.ademozbay.com</a>  <br />
 <a href="http://www.gencgelisim.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">www.gencgelisim.com</a>  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Lisede okurken beden eğitiminden bozma Almanca hocamız yüzünden yabancı dil öğrenmekten ne kadar nefret edilebilirse o kadar nefret ettim. O dersleri nasıl geçtim bilmiyorum ama şu an Almanca’dan tek hatırladığım ’I <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">liebe</span> dich’. Bunu da muhtemelen erkek nüfusumuzun tamamına yakını biliyordur.  <br />
 Sonra kaderin garip bir cilvesi olarak üniversitede tamamı İngilizce olan ODTÜ’yü kazandım. Bölümüm tarihti. İlk birkaç ders dişimi sıktım ama sonrasında hemen tekrar üniversite sınavlarına hazırlanmaya topuklandım.  <br />
 <br />
  <br />
 Tarihe olan ilgim devam ediyordu. Ama Hacettepe’nin Tarih Arşivciliği Bölümünü kazandıktan sonra sevinçle gittiğim kayıttan hüzünle döndüm. Zira bölümüm İngilizce'ydi. Ne alaka ise’  Hasıl-ı kelam iş kayıtla kaldı.  <br />
 Ben artık İngilizce’ye mağlup olmuş yenilmiş bir gladyatördüm. Anadolu’da kullanılan güzel bir tabirle ’İngilizce öğrenmem ahirete kalmıştı.’ İngilizce öğrenme defterini bir daha açmamak üzere kapadım.  <br />
 Yıllar geçti. Kişisel gelişim dergi ve kitaplarına editörlük yaparken basit bir ’dil öğrenme engeline’ yenilmiş olmaktan rahatsız oldum. Zira hayatımın diğer tüm alanlarında hedeflerimi gerçekleştirmiştim. Neden bir dil engeli önüme sonsuza kadar dikilecekti ki?  <br />
 <br />
  <br />
 Hasılı bavulumu topladım ve Amerika’nın yolunu tuttum. Bir yandan dil öğrenecek bir yandan yazacağım yeni kitaplar için malzeme toplayacaktım.  <br />
 <br />
  <br />
 <a href="http://4.bp.blogspot.com/-zAX-sKtTB9U/UJ_PBmgSR9I/AAAAAAAAAA0/rwn9hMpzk1w/s1600/ingilizce-ogrenmek.png" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2016/02/4.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 4.png]" class="mycode_img" /></a>  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Ülkemizde dil öğreniminde neyi yanlış yaptığımızı, burada geçirdiğim 1 senenin sonunda çok iyi anladım.  <br />
 Bizim milli eğitimimizin yabancı dil öğretme stratejisi ’Yabancı dil nasıl öğretilmez’ üzerine kurulmuştur. Bu alanda da gerçekten ödül almamız gerekiyor. Zira 70 yıldır yurttaşlarına 6 yıllık orta ve lise eğitiminin sonunda 5 kelime konuşacak kadar dil öğretemeyen başka bir sistem dünyada yok.  <br />
 Umarım ülke olarak bu konuyu biran önce çözeriz. Zira dünyaya entegre olamayan toplumların geleceği hiç de parlak değil.  <br />
 Konuyu fazla dağıtmadan hemen asıl meselemize geliyorum. Buradaki İngilizce öğrenme tekniklerini gördükten sonra kendime göre bir dil öğrenme programı yaptım. Adım adım uyguladım. Kendimde çok işe yarayan bu programı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım sizlerin de işine yayar.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 1. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesin Karar Verin: </span>Dil öğrenmeye kaç kere başladınız? Muhtemelen birçok kez. Ama kursa gittiniz, kitap aldınız, internetten takip ettiniz ve sıkılıp bıraktınız. Tekrar bunu yaşamamak için dil öğrenmeye ciddi bir karar vermeniz gerekiyor. Neden dil öğrenmek istediğinizi  bilmeniz de tabi. Başka ülkelere yerleşmek, çalışmak, gezmek için olabilir. Başka dilde okumak, yazmak, izlemek için olabilir. Her ne olursa olsun siz kesin kararınızı verin ve öyle başlayın. Karar verirken de yabancı dili okumak, yazmak, konuşmak ya da hepsini yapmak için mi öğreneceğinizi de netleştirin. Sadece kitap okumak, internetten bilgi toplamak için dil öğrenecekseniz tabi ki programınız konuşmak için dil öğrenenden daha farklı olmalı.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 2. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zaman Takvimli Program Yapın: </span>Dil öğrenirken kendinizi kandırmayın. 3 ayda dil öğrenmek için 24 saat dille yatıp kalkmalısınız. Öğrenciysen, memursan, çalışansan, ev hanımıysan, patronsan neticede önce işini yapıp, okuluna gidip sonra dil öğreneceksin. O yüzden makul ve mantıklı bir zaman programı yapın.  Örneğin şöyle bir program olabilir: 6 ayda okuma, 10 ayda yazma, 12 ayda konuşma. 24 ayda çeviri yapma. Bu ortalama yeni bir dil öğrenen kişiler için oldukça uygun bir programdır.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 3. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Programınıza Uyun: </span>Her öğrenci için en zor olanı budur. Programa uymak. Çünkü çoğu zaman bir engel çıkar ve programımızı bozar. Bu konuda rahat olun. Bir gün çalışamadınız mı, akşam uyumadan önce 5-10 dakika öğrendiğiniz dilde cümleler kurmaya çalışarak uyuyun. Ya da arabanızla ya da otobüsle giderken telefonunuza yüklediğiniz materyallerden dinleyin. ’Asla kaç gündür çalışamıyorum bu iş olmayacak.’ demeyin. Her zaman devam edin. Küçük, ufacık öğrenme fırsatlarını bile kaçırmayın. Duş alırken, yemek yaparken, yürürken, spor yaparken’ Bazen elinizde olmayan nedenlerden dolayı programınız 1-2 aylık uzun süreler sarkabilir. O zaman kesinlikle bırakmayın, ara verdiğiniz süreyi zaman takviminize ilave edin ve devam edin.       <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 4. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düzenli Öğrenmeyin: </span>Bu ifadeyi yanlış yazdığımızı zannedebilirsiniz. Hayır, doğru yazdım: Düzenli öğrenmeyin. Kastım şu: Yani sıradan giderek gramer bilgilerini, en basit cümlelerden başlayarak konuşmaya çalışma egzersizleri yapmayın. Bir gün çok basit bir konu diğer gün hiç duymadığınız ağır bilgiler içeren başka bir konu çalışın. Grameri oradan, buradan, şuradan çalışın. Bir kitaba bağlı çalışıyorsanız, bazen başlardan bazen ortalardan bazen sonlardan çalışın. Unutmayın çocukken konuştuğumuz dili öğrenirken ne gramer biliyorduk ne de dilbilgisi. Duya duya bilinçaltımız öğrenmişti ve biz de konuşmaya başladık. Yeni dili de böyle düşünün. Her şeyden bir şeyler çalışın, dinleyin, konuşun.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 5. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezber Yapmayın:</span> Yabancı dil öğrenirken ezber yapmaya gerek yoktur. Çünkü hayattaki iletişimler ezberle yaşanmaz, o an gelişigüzel yaşanır. Yeni tanıştığınız herkesle adın ne, nerelisin, ne kadar süredir buradasın, neleri seviyorsun, gibi soruları peş peşe soruyor muyuz? Hayır, sohbet bizi o sorulara zaten götürüyor. Ezberlemek yerine kelimeleri ve cümleleri bol bol kullanın. Yeni bir kelime mi öğrendiniz. Bunu hemen kullanın. Mümkünse sıra dışı şekilde kullanın.  Örneğin yeşil kelimesini öğrendiğiniz dilde öğrendiniz, hemen sıra dışı tamlamamalar ve cümleler kurun: Yeşil adam gördüm, yeşil su içtim, yeşil ekmek yedim gibi.    <br />
 <br />
  <br />
 <a href="http://2.bp.blogspot.com/-NzGGcu6sZz4/UJ_PIz0VGwI/AAAAAAAAAA8/TV8QUiwcgIw/s1600/languages.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.zohreanaforum.com/images/imported/2016/02/10.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 10.jpg]" class="mycode_img" /></a>  <br />
 <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 6. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sesli Tekrar Yapın:</span> Bilinçaltınız sesi çok sever. Onu sesli konuşarak, okuyarak, yazarak bol bol şımartın. Film seyrederken, kitap okurken, müzik dinlerken sesli olarak tekrarlayın. Bu tekrarların sayısı artıkça ve zaman geçtikçe size ne kadar çok yararı olduğunu kendiniz göreceksiniz. Dilin kelimeleri ve cümleleri kendiliğinden aklınıza gelecek. Kursa gidiyorsanız kurstan verilenleri yoksa internetten bulduğunuz dokümanları bol bol okuyun, izleyin. Aynı konuları başka kaynaklardan çalışın, dinleyin. Bu konuda, bir kitapevine gittiğinizde ve internette o kadar çok yardımcı kaynak var ki, hiçbir zaman sıkıntı çekmezsiniz. Sadece siz bulduğunuz bu kaynakların hakkını verin.   <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 7. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arkadaş Edinin: </span>Dünyanın küçük bir köye döndüğü bu ortamda öğrendiğiniz dili konuşan arkadaşlar bulmak o kadar kolay ki. Facebook, Twitter, Msn, Gmail gibi sosyal ortamlardan ve yabancı dil arkadaşlığı için kurulan birçok siteden yararlanabilirsiniz. Buralardan bulacağınız bir arkadaş sizi dil öğrenirken tetikleyecektir.   <br />
 Dil Öğrenimde 8. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Altyazısız Film Seyredin: </span>Yabancı dil öğrenirken herkes filmlerden yararlanır. Ama çoğumuz altyazılı şekilde seyrederiz ki bir taraftan filmi anlayalım diye. Bunu kafanızdan silin. Filmlerde altyazı kullanmayın. Kullanacaksanız da öğrendiğiniz dilin altyazısı olsun. Seyredin seyredin. Zaten 5-10 filimden sonra ne kadar çok geliştiğinizi ve filmi az buçuk anlayabildiğinizi görünce siz de şaşıracaksınız.  <br />
 Dil Öğrenimde 9. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Günlük Tutun:</span> Kendi dilimizde tutmuyoruz ki yabancı dilde tutalım diyebilirsiniz. Benim demek istediğim öğrenme günlüğü tutun. Bugün şu dersi çalıştım. Şu kelimeleri öğrendim. Şu anlama geliyorlar, şeklinde bilgileri yazın. Sonra onları okuyun. Zaman geçtikçe ne kadar çok bilgi öğrendiğinizi size gösteren ve sizi cesaretlendiren dostunuz olacak o günlükler.  <br />
 <br />
  <br />
 Dil Öğrenimde 10. Adım  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cesur Olun Yanlış Yapın:</span> En önemli adımı en sonra sakladım. Zira dil öğrenmenin en kolay yolu bol bol hata yapmaktır. Eğer bir başkasıyla konuşurken, yazışıyorken yapıyorsanız doğal olarak size bunun doğrusunu öğretmek isteyecektir. Alın size bedavadan öğretmen. Kendi kendinize yaparsanız da doğrusuyla karşılaştığınızda bilinçaltınız sizi doğrusuna yönlendirecektir. Çünkü yanlışı belki bir kez yapacaksınız ama doğrular birçok yerde karşınıza çıkacak. Bilinçaltı her zaman çoğulun tarafındadır. Yaptığınız yanlışlar, öğrenirken her zaman bilinçaltınızı tetikleyecektir. Bu yüzden dil öğrenimde ’Cesur yürek’ olun ve durmadan yanlış - doğru saldırın.  <br />
 <br />
  <br />
   <br />
 <br />
  <br />
 Yabancı dil öğrenmek çok zor gibi gözüken ama beyninizde sizi korkutan engelleri kaldırdığınızda çok zevkli bir öğrenme sürecidir. Başka bir dilde sohbet etmenin, kitap okumanın, günlük tutmanın keyfi gerçekten bir başkadır.  <br />
 <br />
  <br />
 Yabancı dil öğrenme sürecinizde size başarılar diliyorum.  <br />
 <br />
  <br />
 Bir gün başka bir dilde buluşmak dileğiyle’  <br />
 <br />
   <br />
  <br />
 <br />
  <br />
 Adem Özbay  <br />
 ademozbaya@gmail.com  <br />
 <a href="http://www.ademozbay.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">www.ademozbay.com</a>  <br />
 <a href="http://www.gencgelisim.com" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">www.gencgelisim.com</a>  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[14 Günde İngilizce-1. Gün - Niye Öğrenemedin?]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-14-gunde-ingilizce-1-gun-niye-ogrenemedin.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jan 2016 17:30:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-14-gunde-ingilizce-1-gun-niye-ogrenemedin.html</guid>
			<description><![CDATA[ 1. Gün - Niye Öğrenemedin?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Bu bölümde neden bir türlü İngilizce öğrenemediğimizin en önemli sebepleri sunulmaktadır. <br />
<br />
</span>[COLOR=#817E75]Birinci gün İlker ve Hasan Hoca Sultanahmet’te, cami duvarının yanına dizilmiş hasır iskemlelerin sıralandığı bir çay bahçesine oturdular. İlker de garip bir heyecan vardı. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Okulun ilk gününde gibiydi. Ama Hasan Bey’in yüzüne baktığında kendisini çok rahatlatan bir ifade hissediyordu. Şimdiye kadar hep birilerine rahatsızlık vermemek için gayret gösteren İlker’in en büyük endişesi Hasan Bey’in bu işi zorla yapıyor olması ihtimaliydi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Hasan Bey gayet keyifli bir şekilde kayıt cihazını çıkardı, dörde katlamış olduğu birkaç not kâğıdını cihazın yanına koydu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kayıt cihazını açabilir miyiz? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tabi ki hocam’ Benim için mesele yok.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Peki, teşekkür ederim. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Eğilip kayıt cihazının düğmesine bastı Hasan Bey. Cihazın üzerinde yeşil bir düğme yandı. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Türkiye’de İngilizce yüzünden mutsuz olan o kadar çok insan var ki üzülmemek elde değil. Sen de bunlardan birisisin, öyle değil mi? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, öyle diyebiliriz.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yani tek olan anadiline uygun bir aday bulup izdivaç niyetine girdin ama daha söz döneminde nişanı attın? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hafifçe gülümsedi. Örnek çok hoşuna gitmişti. <br />
<br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, hatta nişanı bile yapamadan ayrıldık.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İlişkide bir sürü problem yaşamış birisi olarak da yeniden bu işlere bulaşmak zor geliyor mu? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geliyor tabi. Yeniden o gramer kurallarını falan dinlemek istemiyorum açıkçası.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Bak şimdi İlker. Türkiye’de yaşanan bir dram var. Birçok insan üniversite, askerlik ve izdivaç gibi önemli engelleri aşıp iş aramaya başlıyor. İş bulmak için gidip birkaç gazete alıyor ve en mütevazı iş ilanlarında bile ikinci yabancı dil mecburiyetini görünce benzi sararıyor tabi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hocam benden bahsediyormuşsunuz gibi geldi. Sanki size her şeyi anlatmışım gibi’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Anlatmana gerek yok ki. Herkesin olayı aynı’ Bu durumdaki insan ne yapar, evine en yakın dil kursuna koşar hemen. Sen de koştun mu? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker’in şaşkınlığı giderek artıyordu. Hasan Hoca bütün yaşadıklarını biliyor gibiydi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koştum tabi. Ama kafama uygun bir yer bulamadım.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Peki, kursa gidenler niçin gider? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce öğrenmek için tabi.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yani hayatlarındaki önemli bir boşluğu doldurmak için değil mi? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, hem de çok önemli bir boşluğu’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ama maalesef gidenlerden birçoğu İngilizce öğrenemeden ayrılır kurstan. Sebebi ne biliyor musun? Hayatındaki önemli bir boşluğu doldurmak için gittiğin kursta, kâğıt üzerinde boşluk doldurursun aylarca. Ve bir bakarsın, hala tek kelime konuşamıyorsun. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani kâğıt üzerinde boşluk doldurmak hiçbir işe yaramıyor mu?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Elbette yaramıyor. Önüne konan çoktan seçmeli testlerde en şık şıkkı seçerek aylar sonunda gelebileceğin tek nokta sınavlardan iyi puan almaktır. Bunun ötesine geçemezsin. <br />
[COLOR=#817E75]’Vay be!’ diye düşündü İlker içinden. Bu adam şiir gibi konuşuyordu. Ama asıl önemli olan bu anlattıkları bir işe yarayacak mıydı acaba? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Sen de dil kursuna gitmiş olsaydın muhtemelen farklı şeyler yapmayacaktın. Aylar boyunca yeni kelimeleri cümle içinde kullanacaktın ama o cümleleri hayatın içinde kullanamadıktan sonra ne fayda eder? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki hocam, ’Anlıyorum ama konuşamıyorum’ cümlesi sizce mantıklı mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kendi içinde bir mantığı olabilir belki ama iş görüşmelerinde,  ’Söyleneni anlıyorum ama konuşamıyorum.’ [COLOR=#817E75]ifadesinin mülakatçılar açısından pek ikna edici özelliği yoktur maalesef. İlk görüştüğümüzde ’Benim oğlum da anlıyor ama konuşamıyor,’ diye espri yaptığımda aslında her şeyi açıklamış oldum. Bir insan anlıyor ama konuşamıyorsa zamana ihtiyacı vardır. Her çocuk belli bir yaşa gelince konuşmaya başlar. Her neyse, insanlar dediğim aşamalardan geçtikten sonra pes edip yabancı dil mecburiyeti olmayan bir iş bulup çalışmaya başlıyorlar. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani o kadar emek çöpe gidiyor hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Hayır, boşa gitmiyor aslında. Kişi kesinlikle dil öğrenemeyeceğine ikna oluyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Hafifçe gülümsedi İlker. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben ikna olmadım henüz hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İkna olsan zaten beni aramazdın. Şimdi de ben biraz soru sorayım sana. İngilizce diğer bazı dünya dilleriyle karşılaştırıldığında çok kıytırık bir dildir. Peki, sen o kadar uğraşmana rağmen niye öğrenemedin bu dili? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kafam basmıyor herhalde hocam, ne bileyim?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Saçma. Kuantum fiziğinden bahsetmiyoruz. Dünyada milyonlarca insanın konuşabildiği bir dilden bahsediyoruz. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Problem bende değil mi yani?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur, ona geleceğiz. Önce sen şunu söyle, Türkçe konuşabiliyor musun? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">E, yani’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Öyleyse doğuştan getirdiğin bir dil yeteneğin var demektir. Aksi halde Türkçe de konuşamazdın. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru valla. Hiç böyle düşünmemiştim.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Niye ülkemizdeki birçok insan tüm gramer konularını içeren çoktan seçmeli bir testten 95 alabiliyorken, Simple Present Tense ile basit bir cümle kurmakta zorlanıyor biliyor musun? Cevap gayet basit’ Dil kesinlikle boşluk doldurmak veya şık işaretlemek için değil, iletişim kurmak için öğrenilir. Dil kursları veya okullar öğretemiyor deyip kestirip atmak doğru olmaz. Evet, belki böyle söyleyenlerin haklılık payı vardır ama asıl problem sende. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Problemin bende olduğunu biliyorum zaten hocam, ama nerede olduğunu kestiremiyorum.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur daha, çok acele gidiyorsun. İki hafta sonra her şeyi anlamış olacaksın. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnşallah. Ama ben şu ana kadar İngilizceyle ilgili kim bilir kaç yüz saat çalışma yaptım. Evdeki gramer kitaplarını üst üste dizsem tavana değer. Bunların hiç mi faydası olmadı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Faydası olmuştur elbette. Ama yanlış stratejiler yüzünden gördüğün zarar faydayı geçiyor. Sınavlardaki gibi üç yanlış bir doğruyu götürmüyor dil eğitiminde. Bir yanlış, onlarca doğruyu götürebiliyor. <br />
[COLOR=#817E75]Bir yanlış ve onlarca doğru ha? İlker kaç yanlış yapmıştı acaba şu ana kadar? Geçmişe doğru bir baktığında, kendisini hep gramer çalışırken görüyordu.   <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O zaman benim İngilizce öğrenemememin en büyük sebebi gramer takıntım mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Şimdi çok kesin bir şey söyleyemem. Ama öyle olduğunu tahmin ediyorum. Piyasada İngilizce öğrenmek için kullanabileceğin belki yüzlerce, belki binlerce kitap var. Bu kitapların hepsinde de gramer açıklamaları, kelime egzersizleri, okuma parçaları gibi bölümler yer alıyor. Ve bu kitapların hepsinin ortak bir tarafı var. Kitabın kapağını açtığında, bütün sayfalarında dilin bir amaç olarak kullanıldığını görürsün. Yani her sayfada bir gramer kuralı açıklaması ve dilin yapısıyla ilgili öğretici bölümler görürsün. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru, aynen söylediğiniz gibi.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İşte sen bu kitabın içine gömülüp, dilin aslında fiziği olan yapıları çözmeye çalışırken iletişim kelimesini aklına bile getirmezsin. Sonuç olarak da şu anda Türkiye’de dil öğrenemeyen grubun içinde bulursun kendini. Gayet normal. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İyi de benim anlamadığım bir konu var. Grameri iyi bilen bir insan dili daha iyi konuşmaz mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur sana bir hikâye anlatayım. Kırkayak ayaklarının hepsini rahatça kullanarak yürüyüş yapıyormuş. Karşısına çıkan bir arkadaşı ’Ne kadar dikkatlisin’ demiş, ’Her zaman yürümeye üçüncü ayağınla başlıyorsun, hiçbir zaman yirmi birinci ayağından önce sekizinci ya da otuz altıncıdan önce yirmi dördüncüyü atmıyorsun.’ Bunu duyan kırkayak ’Öyle mi, hiç farkında değildim,’ demiş ve hangi ayağını hangi sırayla attığına dikkat etmeye çalışırken bir adım bile atamaz hale gelmiş. <br />
[COLOR=#817E75]İlker kendisini düşündü. Hakikaten bir yabancıyla konuşurken zamanı, yapıyı düşünürken bir türlü cümleye giremiyordu. Öyleyse kuralları hiç öğrenmemiş olsa belki de daha iyi konuşuyor olurdu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu durumda ben gramer bilmeseydim daha rahat konuşuyor olurdum. Çok enteresan.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ama ben gramer konularını çok iyi biliyorum ve çok da iyi konuşabiliyorum. Önemli olan izlenen sıra ve mantık’ Amaçları iyi belirlemek yani... Ben önce dili edinmeye çalıştım, daha sonra öğrendiğim yapıların ne olduğunu merak edip öğrendim. Tıpkı anadilini öğrenen bir çocuğun yaşadıkları gibi’ Önce edin, sonra öğren. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okulda olmaz o zaman bu iş hocam. Çünkü hocalar sürekli tahtaya başlık atıp konu anlatıyorlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Okulda olur belki ama senin bahsettiğin okulda olmaz. İki zil arasına sıkışıp kalan dil eğitimini evine buyur etmeyen, hayatının bir parçası olarak görmeyen bir kişinin dil öğrenmesi imkânsızdır. Bu arada suçu İngilizce öğretmenlerine atıp durma. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suç atmıyorum hocam ama ben sekiz sene İngilizce dersine girdim, çıktım. Düşününce sinirlerim bozuluyor. Ya ben çok aptalım diyorum, ya da benim zamanımı çalmışlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Bak şimdi sana bir şey söyleyeceğim. Bu diyeceğim şey bilimsel olarak kesinliği olan bir tez. Okulda sekiz yıl boyunca İngilizce derslerine İngilizce öğretmeni yerine sohbeti güzel bir İngiliz girseydi ve sadece sohbet etseydi şu anda İngilizce konuşuyor olurdun. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama bu çok korkunç bir iddia!</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Korkunç tabii ki’ <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O zaman benim de aklıma şöyle bir şey geliyor. Sanki Türkiye’de gizli bir örgütün üyeleri bir araya gelmişler ve biz ne yaparız da müfredatta İngilizce dersi olduğu halde bir şey öğretmeyiz diye kafa yormuşlar. Ve sonunda etkili bir yöntem bulup uygulamaya başlamışlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Aynen öyle. Sekiz senede bir dili öğretememek, öğretmekten daha zordur. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama ben dersime giren öğretmenlerin kötü niyetli olduklarını düşünmüyorum. Hatta çoğu bir şeyler öğretmek için kendini parçalıyordu.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ben zaten kötü niyetli olduklarını söylemedim. Suç onların değil. Zihniyet değişmeden hiç bir şey değişmez. Theodore Zeldin’in bir sözü var. Diyor ki; ’Zihniyetler buyrukla değiştirilemez. Çünkü yok edilmesi neredeyse imkânsız olan bir şeye, hatıralara dayanırlar.’ Senin öğretmenlerinin de hatıralarında hep aynı yöntemler olduğu için sistemi devam ettiriyorlar. Yıllar önce televizyonda bir haber seyretmiştim. Sarayburnu’nda denizde boğulmak üzere olan bir adamı çıkarıp yere yatırmışlar. Abinin birisi de üstüne çıkmış kalp masajı yapıyor. Ama adamın kolları ayakları oynuyor. Bazı öğretmenlerin yaptığı da aynen buna benziyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam anlayamadım hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kalp masajı sadece kalbi duran insanlara yapılır. Kalbi çalışan bir insana yapmaya kalkarsan öldürebilirsin. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilmiyordum. Yani iyi niyet yetmiyor her zaman?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yetmez tabii ki. İşini önemseyen bir insan biraz araştırma yapar, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışır. Öğretmenlik kutsal meslek elbette ama bütün öğretmenler kutsal mı? Git bak öğretmenevlerine, içi okey oynayan öğretmenlerle dolu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, bir keresinde bir öğretmenin yaş gününü kutlamak için gitmiştik. Aynen dediğiniz gibiydi. Çok hayal kırıklığına uğramıştım.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Benim meslek hayatım boyunca yaşadığım bir paradoks var. Ne zaman öğrencilerim bir konuda bana hayranlık duysalar hep aynı soruyu sordular; ’ Hocam, siz niye öğretmen oldunuz?’[COLOR=#817E75] Sağda solda kutsal meslek diye anlatanlara bakma sen. Hepsi hikâye. Öğrencilerin algıları kendi kendine oluşmuyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hakikaten hocam, siz öğretmen misiniz? Bu konudan hiç bahsetmedik.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Öğretmenim. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki, gazetede ne işiniz var?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Gazetede çalışmıyorum. Sadece dışarıdan bir yazı dizisi yazdım. Yazı işleri müdürü üniversiteden arkadaşım. Teklif etti ben de yazdım. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir dakika hocam ya! İşler iyice ilginçleşti. Siz her zaman gazetede bulunmuyor musunuz?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Hayır. Son iki-üç haftadır gelip gidiyorum. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah Allah! Ben de tam orada bulunduğunuz zamanı tutturmuşum. Peki, danışmada hemen nasıl tanıdılar sizi?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ee, yazı işleri müdürünün arkadaşı olunca böyle oluyor. Geçen hafta birisi ziyarete gelmişti, aşağıdan ’Öyle birisi yok’ demişler. Sonra öyle bir fırça yediler ki Sedat’tan, hepsiyle çok iyi tanışıyoruz. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anladım. Peki, siz öğretmenliği niye tercih ettiniz gerçekten?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          En sona yazmıştım, hiçbir yer tutmazsa bari öğretmenlik tutsun diye. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hafif bir kahkaha attı. Gün batıyordu. Biraz daha sohbet edip kalktılar. İlker dalgın bir şekilde eve doğru yürüdü. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlk gün harika geçmişti. İngilizce öğrenmek açısından bir işe yarayacak mı hala emin değildi ama en azından sohbeti güzel, birikimli birisiyle konuşuyordu ve Hasan Hocanın her cümlesinden bir şeyler çıkarıyordu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hayatında belki de ilk defa öğrenmeyi öğreniyordu. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Not: Bu yazı dersimizingilizce.com sitesinin kurucusu Salih Uyan’ın "Anlıyorum Ama Konuşamıyorum" kitabından alınmıştır. Kitabı beğendiyseniz, aşağıdaki linkten sipariş verebilirsiniz.</span> <br />
<br />
<a href="http://www.bkymarket.com/Anliyorum-Ama-Konusamiyorum,PR-146.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Bky - BabÃÂ±ali KÃÂ¼ltÃÂ¼r YayÃÂ±ncÃÂ±lÃÂ±Ã?ÃÂ± A.Ã?</a><br />
<br />
<a href="http://www.dersimizingilizce.com/1-gun-niye-ogrenemedin-/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">1. Gün - Niye Öğrenemedin?</a>  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ 1. Gün - Niye Öğrenemedin?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Bu bölümde neden bir türlü İngilizce öğrenemediğimizin en önemli sebepleri sunulmaktadır. <br />
<br />
</span>[COLOR=#817E75]Birinci gün İlker ve Hasan Hoca Sultanahmet’te, cami duvarının yanına dizilmiş hasır iskemlelerin sıralandığı bir çay bahçesine oturdular. İlker de garip bir heyecan vardı. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Okulun ilk gününde gibiydi. Ama Hasan Bey’in yüzüne baktığında kendisini çok rahatlatan bir ifade hissediyordu. Şimdiye kadar hep birilerine rahatsızlık vermemek için gayret gösteren İlker’in en büyük endişesi Hasan Bey’in bu işi zorla yapıyor olması ihtimaliydi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Hasan Bey gayet keyifli bir şekilde kayıt cihazını çıkardı, dörde katlamış olduğu birkaç not kâğıdını cihazın yanına koydu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kayıt cihazını açabilir miyiz? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tabi ki hocam’ Benim için mesele yok.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Peki, teşekkür ederim. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Eğilip kayıt cihazının düğmesine bastı Hasan Bey. Cihazın üzerinde yeşil bir düğme yandı. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Türkiye’de İngilizce yüzünden mutsuz olan o kadar çok insan var ki üzülmemek elde değil. Sen de bunlardan birisisin, öyle değil mi? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, öyle diyebiliriz.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yani tek olan anadiline uygun bir aday bulup izdivaç niyetine girdin ama daha söz döneminde nişanı attın? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hafifçe gülümsedi. Örnek çok hoşuna gitmişti. <br />
<br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, hatta nişanı bile yapamadan ayrıldık.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İlişkide bir sürü problem yaşamış birisi olarak da yeniden bu işlere bulaşmak zor geliyor mu? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geliyor tabi. Yeniden o gramer kurallarını falan dinlemek istemiyorum açıkçası.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Bak şimdi İlker. Türkiye’de yaşanan bir dram var. Birçok insan üniversite, askerlik ve izdivaç gibi önemli engelleri aşıp iş aramaya başlıyor. İş bulmak için gidip birkaç gazete alıyor ve en mütevazı iş ilanlarında bile ikinci yabancı dil mecburiyetini görünce benzi sararıyor tabi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hocam benden bahsediyormuşsunuz gibi geldi. Sanki size her şeyi anlatmışım gibi’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Anlatmana gerek yok ki. Herkesin olayı aynı’ Bu durumdaki insan ne yapar, evine en yakın dil kursuna koşar hemen. Sen de koştun mu? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker’in şaşkınlığı giderek artıyordu. Hasan Hoca bütün yaşadıklarını biliyor gibiydi. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Koştum tabi. Ama kafama uygun bir yer bulamadım.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Peki, kursa gidenler niçin gider? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İngilizce öğrenmek için tabi.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yani hayatlarındaki önemli bir boşluğu doldurmak için değil mi? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, hem de çok önemli bir boşluğu’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ama maalesef gidenlerden birçoğu İngilizce öğrenemeden ayrılır kurstan. Sebebi ne biliyor musun? Hayatındaki önemli bir boşluğu doldurmak için gittiğin kursta, kâğıt üzerinde boşluk doldurursun aylarca. Ve bir bakarsın, hala tek kelime konuşamıyorsun. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani kâğıt üzerinde boşluk doldurmak hiçbir işe yaramıyor mu?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Elbette yaramıyor. Önüne konan çoktan seçmeli testlerde en şık şıkkı seçerek aylar sonunda gelebileceğin tek nokta sınavlardan iyi puan almaktır. Bunun ötesine geçemezsin. <br />
[COLOR=#817E75]’Vay be!’ diye düşündü İlker içinden. Bu adam şiir gibi konuşuyordu. Ama asıl önemli olan bu anlattıkları bir işe yarayacak mıydı acaba? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Sen de dil kursuna gitmiş olsaydın muhtemelen farklı şeyler yapmayacaktın. Aylar boyunca yeni kelimeleri cümle içinde kullanacaktın ama o cümleleri hayatın içinde kullanamadıktan sonra ne fayda eder? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki hocam, ’Anlıyorum ama konuşamıyorum’ cümlesi sizce mantıklı mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kendi içinde bir mantığı olabilir belki ama iş görüşmelerinde,  ’Söyleneni anlıyorum ama konuşamıyorum.’ [COLOR=#817E75]ifadesinin mülakatçılar açısından pek ikna edici özelliği yoktur maalesef. İlk görüştüğümüzde ’Benim oğlum da anlıyor ama konuşamıyor,’ diye espri yaptığımda aslında her şeyi açıklamış oldum. Bir insan anlıyor ama konuşamıyorsa zamana ihtiyacı vardır. Her çocuk belli bir yaşa gelince konuşmaya başlar. Her neyse, insanlar dediğim aşamalardan geçtikten sonra pes edip yabancı dil mecburiyeti olmayan bir iş bulup çalışmaya başlıyorlar. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani o kadar emek çöpe gidiyor hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Hayır, boşa gitmiyor aslında. Kişi kesinlikle dil öğrenemeyeceğine ikna oluyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]Hafifçe gülümsedi İlker. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben ikna olmadım henüz hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İkna olsan zaten beni aramazdın. Şimdi de ben biraz soru sorayım sana. İngilizce diğer bazı dünya dilleriyle karşılaştırıldığında çok kıytırık bir dildir. Peki, sen o kadar uğraşmana rağmen niye öğrenemedin bu dili? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kafam basmıyor herhalde hocam, ne bileyim?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Saçma. Kuantum fiziğinden bahsetmiyoruz. Dünyada milyonlarca insanın konuşabildiği bir dilden bahsediyoruz. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Problem bende değil mi yani?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur, ona geleceğiz. Önce sen şunu söyle, Türkçe konuşabiliyor musun? <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">E, yani’</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Öyleyse doğuştan getirdiğin bir dil yeteneğin var demektir. Aksi halde Türkçe de konuşamazdın. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru valla. Hiç böyle düşünmemiştim.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Niye ülkemizdeki birçok insan tüm gramer konularını içeren çoktan seçmeli bir testten 95 alabiliyorken, Simple Present Tense ile basit bir cümle kurmakta zorlanıyor biliyor musun? Cevap gayet basit’ Dil kesinlikle boşluk doldurmak veya şık işaretlemek için değil, iletişim kurmak için öğrenilir. Dil kursları veya okullar öğretemiyor deyip kestirip atmak doğru olmaz. Evet, belki böyle söyleyenlerin haklılık payı vardır ama asıl problem sende. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Problemin bende olduğunu biliyorum zaten hocam, ama nerede olduğunu kestiremiyorum.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur daha, çok acele gidiyorsun. İki hafta sonra her şeyi anlamış olacaksın. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İnşallah. Ama ben şu ana kadar İngilizceyle ilgili kim bilir kaç yüz saat çalışma yaptım. Evdeki gramer kitaplarını üst üste dizsem tavana değer. Bunların hiç mi faydası olmadı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Faydası olmuştur elbette. Ama yanlış stratejiler yüzünden gördüğün zarar faydayı geçiyor. Sınavlardaki gibi üç yanlış bir doğruyu götürmüyor dil eğitiminde. Bir yanlış, onlarca doğruyu götürebiliyor. <br />
[COLOR=#817E75]Bir yanlış ve onlarca doğru ha? İlker kaç yanlış yapmıştı acaba şu ana kadar? Geçmişe doğru bir baktığında, kendisini hep gramer çalışırken görüyordu.   <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O zaman benim İngilizce öğrenemememin en büyük sebebi gramer takıntım mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Şimdi çok kesin bir şey söyleyemem. Ama öyle olduğunu tahmin ediyorum. Piyasada İngilizce öğrenmek için kullanabileceğin belki yüzlerce, belki binlerce kitap var. Bu kitapların hepsinde de gramer açıklamaları, kelime egzersizleri, okuma parçaları gibi bölümler yer alıyor. Ve bu kitapların hepsinin ortak bir tarafı var. Kitabın kapağını açtığında, bütün sayfalarında dilin bir amaç olarak kullanıldığını görürsün. Yani her sayfada bir gramer kuralı açıklaması ve dilin yapısıyla ilgili öğretici bölümler görürsün. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Doğru, aynen söylediğiniz gibi.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          İşte sen bu kitabın içine gömülüp, dilin aslında fiziği olan yapıları çözmeye çalışırken iletişim kelimesini aklına bile getirmezsin. Sonuç olarak da şu anda Türkiye’de dil öğrenemeyen grubun içinde bulursun kendini. Gayet normal. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İyi de benim anlamadığım bir konu var. Grameri iyi bilen bir insan dili daha iyi konuşmaz mı?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Dur sana bir hikâye anlatayım. Kırkayak ayaklarının hepsini rahatça kullanarak yürüyüş yapıyormuş. Karşısına çıkan bir arkadaşı ’Ne kadar dikkatlisin’ demiş, ’Her zaman yürümeye üçüncü ayağınla başlıyorsun, hiçbir zaman yirmi birinci ayağından önce sekizinci ya da otuz altıncıdan önce yirmi dördüncüyü atmıyorsun.’ Bunu duyan kırkayak ’Öyle mi, hiç farkında değildim,’ demiş ve hangi ayağını hangi sırayla attığına dikkat etmeye çalışırken bir adım bile atamaz hale gelmiş. <br />
[COLOR=#817E75]İlker kendisini düşündü. Hakikaten bir yabancıyla konuşurken zamanı, yapıyı düşünürken bir türlü cümleye giremiyordu. Öyleyse kuralları hiç öğrenmemiş olsa belki de daha iyi konuşuyor olurdu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu durumda ben gramer bilmeseydim daha rahat konuşuyor olurdum. Çok enteresan.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ama ben gramer konularını çok iyi biliyorum ve çok da iyi konuşabiliyorum. Önemli olan izlenen sıra ve mantık’ Amaçları iyi belirlemek yani... Ben önce dili edinmeye çalıştım, daha sonra öğrendiğim yapıların ne olduğunu merak edip öğrendim. Tıpkı anadilini öğrenen bir çocuğun yaşadıkları gibi’ Önce edin, sonra öğren. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okulda olmaz o zaman bu iş hocam. Çünkü hocalar sürekli tahtaya başlık atıp konu anlatıyorlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Okulda olur belki ama senin bahsettiğin okulda olmaz. İki zil arasına sıkışıp kalan dil eğitimini evine buyur etmeyen, hayatının bir parçası olarak görmeyen bir kişinin dil öğrenmesi imkânsızdır. Bu arada suçu İngilizce öğretmenlerine atıp durma. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suç atmıyorum hocam ama ben sekiz sene İngilizce dersine girdim, çıktım. Düşününce sinirlerim bozuluyor. Ya ben çok aptalım diyorum, ya da benim zamanımı çalmışlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Bak şimdi sana bir şey söyleyeceğim. Bu diyeceğim şey bilimsel olarak kesinliği olan bir tez. Okulda sekiz yıl boyunca İngilizce derslerine İngilizce öğretmeni yerine sohbeti güzel bir İngiliz girseydi ve sadece sohbet etseydi şu anda İngilizce konuşuyor olurdun. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama bu çok korkunç bir iddia!</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Korkunç tabii ki’ <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">O zaman benim de aklıma şöyle bir şey geliyor. Sanki Türkiye’de gizli bir örgütün üyeleri bir araya gelmişler ve biz ne yaparız da müfredatta İngilizce dersi olduğu halde bir şey öğretmeyiz diye kafa yormuşlar. Ve sonunda etkili bir yöntem bulup uygulamaya başlamışlar.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Aynen öyle. Sekiz senede bir dili öğretememek, öğretmekten daha zordur. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama ben dersime giren öğretmenlerin kötü niyetli olduklarını düşünmüyorum. Hatta çoğu bir şeyler öğretmek için kendini parçalıyordu.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ben zaten kötü niyetli olduklarını söylemedim. Suç onların değil. Zihniyet değişmeden hiç bir şey değişmez. Theodore Zeldin’in bir sözü var. Diyor ki; ’Zihniyetler buyrukla değiştirilemez. Çünkü yok edilmesi neredeyse imkânsız olan bir şeye, hatıralara dayanırlar.’ Senin öğretmenlerinin de hatıralarında hep aynı yöntemler olduğu için sistemi devam ettiriyorlar. Yıllar önce televizyonda bir haber seyretmiştim. Sarayburnu’nda denizde boğulmak üzere olan bir adamı çıkarıp yere yatırmışlar. Abinin birisi de üstüne çıkmış kalp masajı yapıyor. Ama adamın kolları ayakları oynuyor. Bazı öğretmenlerin yaptığı da aynen buna benziyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tam anlayamadım hocam.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Kalp masajı sadece kalbi duran insanlara yapılır. Kalbi çalışan bir insana yapmaya kalkarsan öldürebilirsin. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilmiyordum. Yani iyi niyet yetmiyor her zaman?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Yetmez tabii ki. İşini önemseyen bir insan biraz araştırma yapar, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışır. Öğretmenlik kutsal meslek elbette ama bütün öğretmenler kutsal mı? Git bak öğretmenevlerine, içi okey oynayan öğretmenlerle dolu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, bir keresinde bir öğretmenin yaş gününü kutlamak için gitmiştik. Aynen dediğiniz gibiydi. Çok hayal kırıklığına uğramıştım.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Benim meslek hayatım boyunca yaşadığım bir paradoks var. Ne zaman öğrencilerim bir konuda bana hayranlık duysalar hep aynı soruyu sordular; ’ Hocam, siz niye öğretmen oldunuz?’[COLOR=#817E75] Sağda solda kutsal meslek diye anlatanlara bakma sen. Hepsi hikâye. Öğrencilerin algıları kendi kendine oluşmuyor. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hakikaten hocam, siz öğretmen misiniz? Bu konudan hiç bahsetmedik.</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Öğretmenim. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peki, gazetede ne işiniz var?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Gazetede çalışmıyorum. Sadece dışarıdan bir yazı dizisi yazdım. Yazı işleri müdürü üniversiteden arkadaşım. Teklif etti ben de yazdım. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bir dakika hocam ya! İşler iyice ilginçleşti. Siz her zaman gazetede bulunmuyor musunuz?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Hayır. Son iki-üç haftadır gelip gidiyorum. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allah Allah! Ben de tam orada bulunduğunuz zamanı tutturmuşum. Peki, danışmada hemen nasıl tanıdılar sizi?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          Ee, yazı işleri müdürünün arkadaşı olunca böyle oluyor. Geçen hafta birisi ziyarete gelmişti, aşağıdan ’Öyle birisi yok’ demişler. Sonra öyle bir fırça yediler ki Sedat’tan, hepsiyle çok iyi tanışıyoruz. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]-           <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anladım. Peki, siz öğretmenliği niye tercih ettiniz gerçekten?</span><br />
<br />
[COLOR=#817E75]-          En sona yazmıştım, hiçbir yer tutmazsa bari öğretmenlik tutsun diye. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hafif bir kahkaha attı. Gün batıyordu. Biraz daha sohbet edip kalktılar. İlker dalgın bir şekilde eve doğru yürüdü. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlk gün harika geçmişti. İngilizce öğrenmek açısından bir işe yarayacak mı hala emin değildi ama en azından sohbeti güzel, birikimli birisiyle konuşuyordu ve Hasan Hocanın her cümlesinden bir şeyler çıkarıyordu. <br />
<br />
[COLOR=#817E75]İlker hayatında belki de ilk defa öğrenmeyi öğreniyordu. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Not: Bu yazı dersimizingilizce.com sitesinin kurucusu Salih Uyan’ın "Anlıyorum Ama Konuşamıyorum" kitabından alınmıştır. Kitabı beğendiyseniz, aşağıdaki linkten sipariş verebilirsiniz.</span> <br />
<br />
<a href="http://www.bkymarket.com/Anliyorum-Ama-Konusamiyorum,PR-146.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">Bky - BabÃÂ±ali KÃÂ¼ltÃÂ¼r YayÃÂ±ncÃÂ±lÃÂ±Ã?ÃÂ± A.Ã?</a><br />
<br />
<a href="http://www.dersimizingilizce.com/1-gun-niye-ogrenemedin-/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">1. Gün - Niye Öğrenemedin?</a>  ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Evde İngilizce öğrenmenin yolları]]></title>
			<link>https://www.zohreanaforum.com/konu-evde-ingilizce-ogrenmenin-yollari.html</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jan 2016 17:17:51 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.zohreanaforum.com/member.php?action=profile&uid=3">donanma44</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.zohreanaforum.com/konu-evde-ingilizce-ogrenmenin-yollari.html</guid>
			<description><![CDATA[ [COLOR=#414042]İngilizce öğrenmeyi seviyorsunuz fakat kursa gidecek kadar zamanınız mı yok veya okulda aldığınız İngilizce dersleriyle yetinmeyip daha fazlasını mı istiyorsunuz? O zaman bu haberimiz tam da size göre.<br />
<br />
   [COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte evde İngilizce öğrenmenin yolları...</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞRU EĞİTİM SETİNİ SEÇİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Seviyenize uygun eğitim setini edinin. İkinci el kitapçılardaki setleri inceleyerek doğru seti alabilirsiniz. Konuları atlamadan ve alıştırmaları mutlaka yaparak, kitabın arkasındaki cevap anahtarından kontrol ederek ilerleyin. Eğitim setinizdeki konuları internette konu anlatımlı videolar arasında bulun ve izleyin.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ACELE ETMEYİN VE BASİT DÜŞÜNÜN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Anadilinizi nasıl bir günde konuşmaya başlamadıysanız İngilizceyi de bir günde konuşmayacaksınız. Zaman geçtikçe ilerleme kaydettiğinizi göreceksiniz. Yapmanız gereken öğrendikleriniz için kendinizi tebrik etmek, hala bilmediklerinizi düşünerek kendinizi eksik hissetmek değil.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEVDİĞİNİZ ÇOCUK HİKAYELERİNİ OKUYUN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Biraz çocukluğa dönmek herkese iyi gelir. Çocuklar için basitleştirilerek yazılmış hikayeler arasından önceden bildiklerinizi ve sevdiklerinizi seçin. Bildiğiniz hikayeleri daha kolay anlarsınız.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEVDİĞİNİZ ŞARKILARI DİNLEYİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Sevdiğiniz şarkıların bir listesini yapın. Sözlerini internetten bulup bir boş sayfaya yazın. Bu sayfayı görebileceğiniz bir yere asın. Her gün birkaç kez sözlerini okuyarak dinleyin. Kısa sürede kendi kendinize söylemeye başlayacak, duyduğunuzda kelimeleri tanıyacak ve ne söylendiğini anlayacaksınız.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İLGİNİZİ ÇEKEN HABERLERİ OKUYUN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Moda haberlerini mi merak ediyorsunuz günlük gelişmeleri mi? Hayvanlarla ilgili haberler mi ilginizi çekiyor yksa başka bir şey mi? İlginizi çeken konulardaki güncel gelişmeleri İngilizce basından okuyun. Her gün birkaç başlık okuyup bilmediğiniz kelimeleri sözlükten öğrenin. Eğer aynı konudaki haberleri takip ederseniz bir süre sonra kelime haznenizin genişlediğini ve okuduklarınızı daha kolay anladığınızı göreceksiniz.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İHTİYACINIZ OLAN CÜMLELERİ YAZIN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Günlük ihtiyaçlarınızı dile getirebildiğinizde rahatlarsınız. Basit ama konuşmaya gelince zorlandığınız cümleleri üşenmeyin yazın, görebileceğiniz yerlere asın ve yüksek sesle tekrar edin.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HER GÜN 1 SAATİNİZİ İNGİLİZCEYE AYIRIN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Ne eksik ne fazla, günde 1 saat İngilizce vakit geçirin. Fazlası usandırabilir, daha azı ise etkili olmaz. Tekrar ettikçe öğrendikleriniz yerleşir.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ASLA VAZGEÇMEYİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Kendi imkanlarınızla arzu ettiğiniz hızda ilerleyemeyebilirsiniz. Yanlış konuşmaktan, tökezlemekten utanmayın. Asla öğrenmekten vazgeçmeyin. Unutmayın, öğrendiklerinizin hiçbiri boşa gitmiyor. Siz unuttuğunuzu sansanız bile karşınıza çıktıklarında hatırlayacaksınız.<br />
<br />
haber10    ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ [COLOR=#414042]İngilizce öğrenmeyi seviyorsunuz fakat kursa gidecek kadar zamanınız mı yok veya okulda aldığınız İngilizce dersleriyle yetinmeyip daha fazlasını mı istiyorsunuz? O zaman bu haberimiz tam da size göre.<br />
<br />
   [COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte evde İngilizce öğrenmenin yolları...</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DOĞRU EĞİTİM SETİNİ SEÇİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Seviyenize uygun eğitim setini edinin. İkinci el kitapçılardaki setleri inceleyerek doğru seti alabilirsiniz. Konuları atlamadan ve alıştırmaları mutlaka yaparak, kitabın arkasındaki cevap anahtarından kontrol ederek ilerleyin. Eğitim setinizdeki konuları internette konu anlatımlı videolar arasında bulun ve izleyin.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ACELE ETMEYİN VE BASİT DÜŞÜNÜN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Anadilinizi nasıl bir günde konuşmaya başlamadıysanız İngilizceyi de bir günde konuşmayacaksınız. Zaman geçtikçe ilerleme kaydettiğinizi göreceksiniz. Yapmanız gereken öğrendikleriniz için kendinizi tebrik etmek, hala bilmediklerinizi düşünerek kendinizi eksik hissetmek değil.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEVDİĞİNİZ ÇOCUK HİKAYELERİNİ OKUYUN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Biraz çocukluğa dönmek herkese iyi gelir. Çocuklar için basitleştirilerek yazılmış hikayeler arasından önceden bildiklerinizi ve sevdiklerinizi seçin. Bildiğiniz hikayeleri daha kolay anlarsınız.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SEVDİĞİNİZ ŞARKILARI DİNLEYİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Sevdiğiniz şarkıların bir listesini yapın. Sözlerini internetten bulup bir boş sayfaya yazın. Bu sayfayı görebileceğiniz bir yere asın. Her gün birkaç kez sözlerini okuyarak dinleyin. Kısa sürede kendi kendinize söylemeye başlayacak, duyduğunuzda kelimeleri tanıyacak ve ne söylendiğini anlayacaksınız.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İLGİNİZİ ÇEKEN HABERLERİ OKUYUN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Moda haberlerini mi merak ediyorsunuz günlük gelişmeleri mi? Hayvanlarla ilgili haberler mi ilginizi çekiyor yksa başka bir şey mi? İlginizi çeken konulardaki güncel gelişmeleri İngilizce basından okuyun. Her gün birkaç başlık okuyup bilmediğiniz kelimeleri sözlükten öğrenin. Eğer aynı konudaki haberleri takip ederseniz bir süre sonra kelime haznenizin genişlediğini ve okuduklarınızı daha kolay anladığınızı göreceksiniz.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İHTİYACINIZ OLAN CÜMLELERİ YAZIN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Günlük ihtiyaçlarınızı dile getirebildiğinizde rahatlarsınız. Basit ama konuşmaya gelince zorlandığınız cümleleri üşenmeyin yazın, görebileceğiniz yerlere asın ve yüksek sesle tekrar edin.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HER GÜN 1 SAATİNİZİ İNGİLİZCEYE AYIRIN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Ne eksik ne fazla, günde 1 saat İngilizce vakit geçirin. Fazlası usandırabilir, daha azı ise etkili olmaz. Tekrar ettikçe öğrendikleriniz yerleşir.    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ASLA VAZGEÇMEYİN</span>    <br />
[COLOR=#2C2A29][FONT=PT Sans] Kendi imkanlarınızla arzu ettiğiniz hızda ilerleyemeyebilirsiniz. Yanlış konuşmaktan, tökezlemekten utanmayın. Asla öğrenmekten vazgeçmeyin. Unutmayın, öğrendiklerinizin hiçbiri boşa gitmiyor. Siz unuttuğunuzu sansanız bile karşınıza çıktıklarında hatırlayacaksınız.<br />
<br />
haber10    ]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>