![]() |
|
Yöresel ata sözleri. - Baskı Önizleme +- Pir Zöhre Ana Forum (https://www.zohreanaforum.com) +-- Forum: Soluklanmak İçin(https://www.zohreanaforum.com/forum-soluklanmak-icin.html)+--- Forum: Turizm, Seyahat (https://www.zohreanaforum.com/forum-turizm-seyahat.html) +--- Konu Başlığı: Yöresel ata sözleri. (/konu-yoresel-ata-sozleri.html) |
Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 14/10/2012 [B]Harika - Güzel Sözler [/B] [B] YÖRESEL ATASÖZLERİ Kahramanmaraş [/B] İte "hoş" dersen, o da "hav" der. Kurt keçinin iyisini seçer. Ağlayanın malı gülene hayır etmez Al görgülünün kızını iş tutsun ığranı ığranı,al görgüsüzün kızını iş tutsun kığranı kığranı Analı oğlak yarda,anasız oğlak yerde oynar Anam ağlar benim için,ben ağlarım yavrum için Anandan önce ahıra girme Anasını seven danasını da sever Aptal ata binince ağ (ağa) oldum sanırım şalgam aşa girince yağ oldum sanır Arda kalan derde kalır At ver dost ol kız ver düşman ol Avradı olmayanın aklı olmaz Avrat var zavranı zort (savurgan) avrat var çelebi zürt (pasaklı) avrat var hazreti mülk (erdemli) Bağ babadan zeytin dededen kalmalı Batman çakıla karıştı Bekara avrat dövmesi kolay gelir Beleş sirke baldan tatlı olur Ben kapalı bir kutuyum açarsan pis, açmazsan mis kokarım Ben yanarım yavruma yavrum yanar yavrusuna Bıçağını kavga mahallesine verme Bir kişi taşamazsa sembil sen onu sen (aşağılık) bil Bir külek bal, anası akıllı kızını al Bok al bok sat bok oğlu boka muhtaç olmaz Boş gezen ayağa bok bulaşır Boya bosa değil huya husa bak Çamın közü yalancının sözü olmaz El eliyle yılan tut Elden gelen öğün olmaz,olsa da karın doyurmaz Eline,diline,beline mukayyet ol Elini her deliğe sokma ya yılan çıkar yada akrep Emanet hayvanın paldımı yokuşta kırılır Erkek sel, kadın göl Esnafın avradı kuşluğa kadar aç kalır Eşşek çamura çökünce sahibimden yiğidi olmaz Evinde yok bulgur aşı,kendi gezer bölük başı Hasta ol benim için, ölürüm senin için Herkes gidişen(kaşınan)yerini kaşır Hırsız evde ise bulması zor olur İnsanı gözünden hayvanı bozundan tanırlar İnsanı sözünden hayvanı boynuzundan tutarlar ite biner,göçten geri kalmaz Kalırsan el,ölürsen yer beğensin Kancık yalanmayınca köpek dolanmaz Kaynana kaynar kazanKimseye borç eyleme yavan ye aşın,dilin rahat durursa rahattır başın Kız anadan beller sofra yazmayı,döl babadan beller sokak gezmeyi Kız olsun baldırı düz olsun. hem de ucuz olsun Komşu komşunun külüne muhtaçtır Gurkun cücüğü güzün sayılır Malın iyisi gözünden,insanın iyisi sözünden belli olur Ne oldum değil,ne olacağım de Ne umarsın bacından bacın ölüyor acından Nefesin varsa borazan başı ol Oduncunun gözü omçada,dilencisin gözü çomçada Oğlunu dövmeyen özünü,kızını dövmeyen dizini döver Oklavadan saca varda baklavalık açılmak senin olsun Oynaşa güvenen ersiz kalır Ölürsem anam ağlar gerisi yalan ağlar Ölüsü olan bir gün ağlar delisi olan her gün ağlar Sarı postalım sağ olsun,bulunmayan yar olsun Seni kayıran da bir, çekip budunu koparanda bir Söyleme sırrını dostuna,oda söyler dostuna Şalgamın sıkından seyreği iyi olur Taht değişmekle baht değişmez Tanırsan ilahı,bulursun ferahı Taş yitti çunuru başına kaldır Terazi var tartı var her şeyin bir zamanı var Tırnağın varsa başını kaşı Varlık seviştirir yokluk dövüştürür Yaş kesenle, baş kesen iflah olmaz Yiğidin sözü demirin kertiği Yiğit kızdan kıymetli gerek Yıkmak kolay yapmak zor Yüzü güzele doyulmuş, huyu güzele doyulmamış Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 16/10/2012 MALATYA'YA AİT Deyimler - Halk Söyleşileri - Atasözleri - Aç aç ile yatmış bir çıplak çıkmış. - Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin. - Aç gezip tok sallanmak. - Aç mezarı olmaz. - Açı işletme, toku depretme. - Ağlayanın malı gülene hayır etmez. - Ağılda oğlak doğar, ovada otu biter. - Ağzı açık ayran delisi. - Ağzının kalayını vermek. - Ağzının suyu akmak. - Allah deldiği boğazı aç koymaz. - An beni bir kozla (elmayla) o da çürük çıksın. - Anan sarımsak, baban soğan, nerden çıktın sen oğlan. - Asil azmaz, bal kokmaz. - Aş deliye kaldı. - Aştan artmaz, dişten artar. - Avratın kötüsü kelle paçaya bulgur salar. - Ayağımın altı çağala, herkes evine dağıla. - Ayının birkaç türküsü vardır o da elma ile armut üstüne. - Ayrana gidiyor, küleği ardına tutuyor. - Ayran yaydım yayık gibi, yağı çıktı oluk gibi. - Ayranım ekşi olsun sineği Bağdat’tan gelir. - Az çok deme evinde unun bulunsun, yaş kuru deme evinde odunun bulunsun, kara kuru deme evinde karın bulunsun. - Bal bal demekle ağız tatlanmaz. - Balı olan bal yemez mi. - Bibi bibi tavşanın dibi. - Beş ekmek verdim, hani ya biri? - Boğazdan düşmek. - Boğazı çüt demiriyle delinmiş olmak. - Boş haral dik durmaz. - Bu yaştan sonra rafa sehen mi dizeceğim? - Buğdayı firik der, arpayı kurut der. - Canı çekmek. - Çökelek tartar, boğazımı yırtar. - Çökelik, yemesek dökerik. - Dana öldü süt kesildi, inek öldü hep kesildi. - Dipsiz ölçek, boş ambar. - Dut demiş ki beni yiyen köküme dönsün. - Kiraz demiş ki beni yiyen çöpüme dönsün. - Düğün benim, canaşı babamın olmasa neye yarar? - Ekmediğin bostan, yemediğin karpuz. - Ekmek delisi. - Ekmek elden, su gölden, ye yavrum ye. - El kazanı ile aş kaynatılmaz. - Elde yiyen yolda acıkır. - Gözü doymamak. - İnsan insanı yeme ile sevmez. - İte taş atan da bir, ekmek atan da. - Kadın tuz der, erkek cız der. - Kalaylı bakır küflenmez. - Kalaylı tas, ağrısız baş. - Kalbur sudan ne getirir? - Kara keçiyi gören içi dolu yağ sanır. - Karı ekmeği hamam tokmağı. - Karın kararını bilir. - Karnı zil çalmak. - Kaşıkla verip sapıyla göz çıkarmak. - Kazan taşarsa çömçenin hesabı olmaz. - Kebabı kızartan közdür. - Kışın soba kovanın yazın katığı su olur. - Kız anadan beller sofra dizmeyi. - Oğlan babadan beller oba gezmeyi. - Kız yükü tuz yükü. - Kurdun kuşun payı. - Kursak kavurgasını ister. - Löp löp yemek. - Nefsi içinde kalmak - Nefsini körletmek. - Ocağını tüttürmek. - Öküz öldü, çüt yassıldı. - İnek öldü, hab kesildi. - Öküz çiftle, ambarı eşle. - Pisik sirke içmez. - Pişmiş aşa su katmak. - Sarımsak içli dışlı. - Soğan yalnız başlı. - Sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış. - Sofrada elini, sohbette dilini kısa tut. - Soğanı yiyen bilmez, doğrayan bilir. - Soğanın yalnızlığına bakma Sarımsakla içli dışlıdır. - Şunun çalımına bak, evdeki mikiline bak. - Tası tarağı toplamak. - Tavanın dibini sıyıranın düğününde kar yağar. - Tencere dibin kara, seninki benden kara. - Tok ağırlaması zordur. - Tuzu kuru. - Ver ki yiye, ört ki yata. - Yarımı yemez, bütünü bölmez. - Yazın başı pişenin kışın aşı pişer. - Yediği çanağa sıçan cinsten olmak. - Yediği önünde yemediği ardında olmak. - Yüzünü it yalasa doyar. Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 19/10/2012 Çorum Yöresine Ait Atasözleri ve Deyimler Çorumda doğup büyümüş yurddaşlarımızın ağzından çıktığı gibi şive ve söyleyişi bozulmadan yazıldığı için Çorum Yöresine Ait Atasözler ve Deyimler başlığı altında yayımlanmasını uygun bulduk. [B] A : Asıl azmaz, bal kokmaz. Az yede bir hizmetkar tut. Ayağını sıcak tut başını serin, kendine bir eş bul düşünme derin. Aslan yatağından belli olur. Adamın iyisi alışverişte, altunun iyisi mehenk taşında. Acı acıyı, su sancıyı kestirir. Acın koynunda çörek saklanmaz. Aşını ye, işine bak; el senin neyine. Adam hacı mı olur varma ile Mekke’ye; eşek derviş mi olur taş çekmekle tekkeye. Atlar depişir, arada eşek ölür. Ateş olurda yakmaz mı, yılan olur da sokmaz mı? Alan ile satan, güzel ile yatan bilir. Acı baldırcanı kırağı çalmaz. Akıllı düşününceye kadar deli hoplar geçer. B : Bahtı olmayınca başta, ne kuruda biter, ne yaşta. Bağa var izin olsun, üzüm yemeğe yüzün olsun. Bostancıya tere satma. Bakar isen bağ olur, bakmazsan dağ olur. Bak şu feleğin işine, ağı kattı aşıma. Benim başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Bir postum var açarım, nerede olsa yatarım. Bir dalda kırk ceviz görmeyince bir taş atmıyor. Bir ahbap kırk yılda kazanılır. Bir şeyin önüne bakma sununa bak. Bir gün rahat edeyim dedim; onan da komşunun merkebi gözsüz kunnadı. D-E : Değirmene vardım derdim yanmaya, değirmen başladı çır çır dönmeye Düşman düşmana küçük taş atmaz Dok ne bilir acın halinden Dost dostun ayıbını yüzüne söyler Deli ile getme yola, başına gelir türlü bela Dığdının dığdısı;dış kapının düğdüsü Deliye yel verirler;eline bel verirler Deve ile bulgur yeme üstüne kusar Dirgene dayanmayan porsuk harmana gelmez. Davarı güden kurdu görür. Emek olmadan yemek olmaz İ-I : İnsana güvenme ölür, ağaca güvenme kurur Ilıya ılıya yaz, soğuya soğuya kış gelir. Isıracak köpek dişini göstermez. K : Katranı kaynatmakla olur mu şeker, cinsi bozuk olan cinsine çeker. Kışın yaşa, yazın taşa oturulmaz. Kurbağanın vakvağası suyu bulandırmaz. S-T-Y-Z : Sel ağzına yatma sel alır ,tepe başına harman dökme yel alır. Sinek pekmezciyi tanır. Tarlanın taşlısı karının uzun saçlısı makbuldür. Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer. Zemheri ya iti öldürür, ya çiftçiyi güldürür. [/B] Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 21/10/2012 [B] Yöresel Sözler Erzincan Gözü işte, gönlü oynaşta. Ulu’nun ağzına bakmayan gider. Hol oldum, aşağıya (eli ayağı tutmamak) Atın tepmesi, itin kopmazı olmaz. Bir umruhum oldu. (Urum) Değirmeni sel aldı, savacak mı arıyorsun. Yarmış atmışım. Eşek sevmediği otu yerse başı şişermiş Asılıyor. Erzurum arpalık Erzincan buğdaylık Irgat orağı mı saklıyorsun? İt iti buyurur,itte kuyruğunu buyurur Su büyüğün, yol küçüğün. İt iti kapmaz Su büyüğün, sus küçüğün İt ürür kervan yürür Sen askerde candarma mıydın? Sokma akıl, yedi adım gider . Huyunu suyunu bilmediğin at yanına yaklaşma Açık gözleri candarma yaparlar. Orman çakalsız olmaz Dayın muhtar mı? Kavanoz yuvarlanmış kapağını bulmuş Yüreğim yarıldı İti an köteği hazırla Yüreğim ağzıma geldi. Seni anmazsak kapıda kalacaktım Dünya- ahiret bacım olsun. Buzağlı inek kış günü boğa sarmış Eline ayağına dolanayım. Boğulursan derin gölde boğul Yangından mal mı kaçırıyorsun? Nene gerek senin nara,çal çubuğu keyfini ara Gözü açık gitmek Sonu gelen köpek cami avlusuna pislermiş Var ol hortum, danayı boğdun. Aş taştı, kepçenin pahası sorulmaz. Eferim oğlan. (Aferin çocuk) Gizli boğasayan, eşkere doğurur. (Gizli kaçamak yapan, aleni –açık doğum yapan. Ali anlamaz. Kocamanlıkta genç karı olma, el için. Ben anlamam. Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş. Haburadan eve varmayayım. Ayıya gül vermişler, ...tutmuş. Pis boğazlı, aç gözlü. Ağzı yanbıldıyanın, sırtı gümbülder. Elin uşağı cin gibi, bizde bir numara yok. Oyunun sonu düvüş, rüzgarıın sonu yağış. Teveğine su yüürdü mü? Kızım, sana diyorum gelinim sen işit. Horozun öttü mü? Garip kuşun yuvasını Allah yapar. Kendini bildin mi? Yetimin yüzü gülmez. Akıllı hayvan, kendisine çubuk çıldırmaz. Akıl baliğ oldun mu? Ürmesini (havlamasını) bilmeyen köpek, fsürüye kurt getirir. Dağda tarlam yok, İmadlu ile kavgam yok Yatan ölmemiş te, yeten ölmüş. Ey gidi ey, ben kaçın kurasıyım. Adamın bir atı varmış, oda aygır çıkmış. Sen giderken, ben geliyordum. Kırkından sonra azanı teneşir paklar. Bekara karı boşamak kolaydır. Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. Kazan dışıın (dibin) kara, senin ki benden kara. Bana benden olur. Her ne olursa Aynı (senin dediğin gibi olsun) Rahat durursa dilim rahat eder belim Yaylanın tapusu, kazmanın küpüsü. DEYİMLER Kulağı delik olmak. Dokuz hızan ile mağarada mı kaldın? Misafirin kamçısı yemek miş Eldeki yara tahtadaki delik. İti bile yedirip öyle asarlarmış Ağalık bedende olur.?(Pıli) Önüne bakandan korkulur. Ananın çayırlığına mı doldu? Defterini dürmek Efendini yesinler . Yumurtasının kızılı olmaz Görürsem söylerim. Para ile değil sıra ile Onu geç. Ham tevek. İkile, anca gidersin Dışaru başlılık (Gözü dışarda olmak Anca beraber, kanca beraber Doğma olak....belli olur. . Kısa kes, Aydın havası olsun. Cabbar (yürekli , becerikli ) Anlat, anlat heyecanlı oluyor. Eli ağır. (Eli yavaş) Ateş, alemit gibi git-gel. Ne ötüyorsun? Öt. Ayranı yok içmeye, at ile gidiyor ... Yarım oldum İş ara, sigortalı olsun. Bir atımlık barutun var. Hınzır seni ...gezdiren yesin. Cıvırt fatak. (olmayacak bir iş için söylenir) Ebenin regesi. Varol doruk, pürün de var. Ebenin ki. Kıl oldum. Davul ağızlı. Kıl mı ...yorsun? (tuvalette fazla kalanlar için kullanılır. I hu hu. Diken üstünde kalmak.(çok aceleci olmak) Keyif kaçıklığı Sevgiliye (gırtıl, kız, manita, cancan, sevdam) Küçük su dökmek (Tuvalet ihtiyacı)[/B] Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 01/11/2012 [B]Sivas yöresine ait birbirinden güzel atasözleri Acı (yiti) sirke küpüne zarar verir. Bakan göze yasak olmaz. Çıkacak cana ceza olmaz. Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz. (iki aile bir arada barınamaz) Deli dağdan, aşık sudan, akıllı yeşillikten hoşlanır. Eken biçer, konan göçer, cennetin kapısını cömertler açar. El karnı ağrıyınca kara donu giydirir. El yumruğunu bilmeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır. En kötü koca bir dağdan iyi gölge verir. Gavur içinde din artmaz, yoksul içinde mal artmaz. Gönül halden bilmez, Erciyes’ten kar ister. Gurbette öğünmekle hamamda türkü söylemek kolaydır. Hak doğrunun yardımcısıdır, arşa çıkıncaya kadar. Hançer yarası geçer de dil yarası geçmez. Huylu huyundan vazgeçmez, ya öle, ya gebere. İşine (sanatına) hor bakan, boğazına torba takar. İtinen (itle) yatan bitle kalkar. Kadındır adamı deli eder, kadındır deliyi adam eder. Kadının yüklendiği göç şuraya varmaz. Kaynanalı gelin hatun gelin, kaynanasız gelin natır gelin (dir). Kel ölür sırma saçlı, kör ölür badem gözlü (olur). Kılıç kınını kesmez. Leyleğin ömrü lak lakla geçer. Mal biter malamatlık bitmez. Mart ayı dert ayı (dır). Meyvalı ağacı taşlarlar. Nasibi kesilen itin kurban bayramı arifesinde ayağı kırılır. Ne ekersen onu biçersin Nerde kazan kaynar orda maymun oynar. Oğlan anasını, inek danasını bilir. Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar. Paralı adamdan dağlar da korkar. Rahat koyun yerinden oynamaz. Rüzgâr eken fırtına biçer. Saç sefadan, tırnak cefadan uzar. Sağırın oğlu ağlamaz. Su aktığı yere yine akar Şalgam suya düşünce yağ oldum sanır. Toprağı işleyen, ekmeği dişler. Yenenle yanana dağ bile dayanmaz. Zülm ile âbâd olanın, ömrü berbat olur. Ağustostan sonra ekilen darıdan Bal vermeyen arıdan Kocasından sonra kalkan karıdan Haram kazanılan paradan Kimseye hayır gelmez Allahümme ferden Sakın kelden körden İlle topaldan ille topaldan Altundan kupa olsa, susuz çeşmeden dolmaz Yiğit ne kadar mert olsa, düşenin dostu olmaz Ananın ilki olmaktansa dağlarda tilki ol. Aslı paktan kemlik gelmez şek Katıra güvenme babası eşek Ayağını sıcak tut başını serin Kendine bir iş tut düşünme derin. Deh demeden giden at Buyurmadan gören evlat Eve girince gülen avrat Gir oyna çok oyna. Deh demeden gitmeyen at Buyurmadan görmeyen evlat Eve girince gülmeyen avrat Gir ağla, çık ağla. Dostun sofrasında ben yemem deme, elin gitsin gelsin yemesen de. Dur dur durmuşa var Askerden gelmişe var Karısı ölene var Kıymetini bilene var (Kıymetini bilenle evlen) El oğlu hilebazdır kimse bilmez fendini Her kime iyilik edersen sakın ondan kendini. Ev yapayım dersen himinden (temelinden) başla Zengin olayım dersen durmadan işle Fakir olayım dersen uykuya başla Uyku seni bir kenara götürür. Geçme muhannet köprüsünden koy aparsın su seni Yatma tilki gölgesinde koy yesin aslan seni. Irmak kenarında ev yapma sel için Dağ başında harman yapma yel için Kocalıkta genç karı alma el için. Önce deveni bağla, sonra tevekkül et. Sev seni seveni, yer ile yeksân ise Sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultan ise Söz bilirsen söyle ibret alsınlar Söz bilmezsen sus ki adam sansınlar. Tarlada ekinim var deme ambara girmeyince Hayırlı evladım var deme el koynuna girmeyince Sadık dostum var deme başına bir hal gelmeyince Vefakâr karım var deme yok gününü görmeyince Unu eleyene, kızı dileyene vermeli Üzümünü ye, bağını sorma Yolcu isen er (erken) git Borçlu isen ver git Rençber isen herk et (toprak işle) Atalar sözü yerde kalmaz Ata dostu oğula mirastır Alışveriş güldür, çabuk solar Başın (canın) sağlığı, dünya varlığı Büyük evin nimeti, küçük evin ziyneti Ev sahibinin aşına değil, kaşına bakılır Ustasız zenaat haramdır Her adam bir olmaz, her çiçek gül olmaz İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı İnsanı bir gemi Akıl dümeni Fikir yelkeni Kullan kendini Göreyim Kanma kötü sözüne bilse İyisini söyler Ağarmadık saç, ağrımadık baş olmaz Ağır taş yerinden kalkmaz, yuvarlanan taş yosun tutmaz Ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın (karın:insanın kendi, nefsi) Ev sahibinin nefesi eve direktir Ev dediğin evrendir, ucu dönmez kervandır Alma mazlumun ahını, gökten indirir şahini Ana baba ne demek bal ile kaymak yemek Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş Ar gitti Mısır’a, namus da ardı sıra Kağnı gider de Kayış ne çeker Araba devrilince yol gösteren çok olur Bana benden olur her ne olursa, başım rahat bulur dilim durursa Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır [/B] Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 26/11/2012 Siirt maniler - Atasözleri - Deyimler - Şiirler Siirt’te Kullanılan Atasözleri ve Deyimler :- İş na ehline verilmesin. - Akşam yağmurundan korkan, ikindiden tedbir alır. - Siyah köpek beyaz olmaz. - Söylemek adettir, gelse minnettir, gelmese devlettir. - Fakire nerden, zengine güle güle. - Çömlekçi kırık tastan su içer. - Deve besleyen kapısını geniş tutar. - Tilkinin bağladığı aslanı fare çözer. - Öküz yere düşünce bıçaklar bilenir. - Danışacak adam bulamayan, taşa danışsın. - Cumartesi-Pazar çalış, muhtaç olmamaya alış. - Dostumu tanıyana kadar, ömrüm son buldu. - Allah cahili, amir yapmasın. - Kıçında donu yok, canı paça istiyor. - Bilen bilir, bilmeyen bir tutam mercimek sanır. - Vadi tenha olunca, tilki vali olur. - Yazık o beldeye ki, amiri çocuk olsun. - Testiyi başaşağı dönder, kız anasına benzer, - Bazı musibet güldürür, bazısı ağlatır. - Hiç yoktan, bir fırt su da iyidir. - Nefsi uğruna hapsi boyladı. - Galip gelenin babası, Halep’e gitmiş. - Borç, göz ağrısından beterdir. - Alacaklı borçlusunu boğmaz. - Kötümserlik karartır, saadet aydınlatır. - İbrik efendi oldu, süpürge hanım. - At gelmeden yemini hazırladı. - Sadık dost arıyorum, dar günler için. - Ölüm olmasa darlık devam etmez. - On kişi bir arada, bir fare öldüremedi. - Her darlığın sonunda, ferahlık vardır. - Allah, “kalk beraber kalkayım” demiş, “yatta boğazına dökeyim” dememiş. - Ayaklarının kıymetini bilmeyen, ellerini yorar. - Allah erik vermiş, dişi olmayan ağza. Siirt’in Şiirleri : Siirt’li olan Hilmi YAVUZ, doğu şiirlerinde, doğunun hüznünü, acısını dile getirir. Doğunun kalıtıyla başlayan kitapta doğunun sevdaları, ölümleri, kadınları, bebeleri, gurbetleri ve gurbetçileri yer alır. Bu şiirlerde doğunun tarihini, günümüzdeki yaşamını, bu hüzünlü, acı yaşama karşı sorulan soruları verir. “Doğunun Bebeleri” isimli şiirinde doğu, gerçekçi bir görünümle tüm olarak çizilir. Doğunun bebeleri taş bebek değildir acıyı trahom, gündüzü emek, günüyse bir gelecek için kullanır say ki anaları ova, babaları dağ ve emzikleri tüfek Doğuyu derinlemesine bir akışla anlatan bu şiirin ardından şair, “Doğudan Bir Kent” isimli şiirinde Siirt’i betimler. Siirt, doğunun acısını, hüznünü, dününü, bugününü simgeleyen bir kenttir. Siirt, ağaçsız gömütlük çocukluğu doğal kireç bir kent, orda her kuyu bir ermiş kadar su bilir hüzne kil, öfkeye kum bir kent, orda duyguyu doldurur boydan boya zakkum Siirt, rüzgarlı saralı gençliği yol geçen hanı bir kent, korkunun pirinci gibi ayıklar zamanı dilencisi, kör nergis bir kent, ölü bir balı gömer arıya peteksiz Siirt, üzümü ayna yaşlılığı beton laleden bir kent, orda güz bile kurur acıyla birlikte çürür gurbetler yüklükte ve ölüm, bir büyük aile gibi dağılır konaklarında Yöresel ata sözleri. - Y O L C U - 04/02/2013 ERZURUM ATASÖZLERİ Aç koyarsan hırsız olur, çok söylersen yüzsüz Aç tavuk rüyasında darı görürmüş Ağacı kurt öldürür, insanı dert Ağır taşı kimse yerinden kaldıramaz Akıllı düşünene kadar deli oğlunu evermiş Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir Alışmış kudurmuştan beterdir Allah dağına bakar kar verir Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste Araz (Araş) akar, göz bakar Arsız neden arlanır, çulda giyse sallanır Asıl azmaz Aslını yitiren haramzadedir Aş taşınca kepçeye paha biçilmez At binenin, kılıç kuşananındır Ateşle barut bir arada bulunmaz Ateş olmayan yerde duman çıkmaz Atın ölümü arpadan olsun Ava giden avlanır Avcı avında yolcu yolunda gerek Avrat vardır arpa unundan aş yapar, avrat vardır dolu ambarı boş yapar Az tamah çok ziyan, getirir Balık baştan kokar Başa gelen çekilir Başı bezeklinin aşı tezekli olur Ben ağa sen ağa inekleri kim sağa Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından Benim için şap da bir şekerde Besle kargayı oysun gözünü Bir eli yağda bir eli balda Bir ye bin şükret Borcun yoksa kefil ol. vaktin çoksa şahit ol Boş çuval dik durmaz Büyük lokma ye, büyük söz söyleme Bugünün işini yarına bırakma Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir Buz üstüne bina yapılmaz Can boğazdan geçer Can çıkmadan huy çıkmaz Cömertsin der, maldan ederler. Yiğitsin der candan Çağrılan yere erinme, çağırmayan yere görünme Çarşıda mum yok korun (körün) talaşına (telâşına) Çıra, dibine ışık vermez Çok segirden (koşan) tez yorulur Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin Çöreğinde çiği olan gocunur Çürük tahta mıhi (çivi] tutmaz Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur Dağ ne kadar yüce olsa, yol onun üstünden aşar Davacısı kadı olanın, yardımcısı Allah olsun Davulun sesi uzaktan hoş gelir Deli dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun Delik büyük, yama küçük Deliye hergün bayram Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş Demiri nem çürütür, insanı gam Deveye diken lazım boynunu uzatsın Dilin kemiği yok Dinsizin hakkından imansız gelir. Dünya malı dünyada kalır Dünya yansa bir horum (bağ) otu yanmaz Düşmez kalkmaz bir Allah'tır Ecel geldi cihana, bas ağrısı bahane Eceli gelen keçi çobanın değneğine sıçrar Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste Elin ağzı torba değil ki çekip bûzesin El mi yaman, bey mi? Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz El kazanı ile aş kaynamaz El yarası onulur, dil yarası onulmaz Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez Eşek çamura batanca yol gösteren çok olur Et tırnaktan ayrılmaz Ev alma komşu al Ev danası öküz olmaz Evdeki hesap çarşıya uymaz Evli evinde, köylü, köyünde gerek Fazla mal, göz çıkarmaz Felek kimine kürk giydirir, kimine yelek Fukaranın ahı, tahttan İndirir şahı Gelen gideni aratır Gelin ata binmiş, "ya kısmet demiş '' Geven ne ki gölgesi ne ola Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur Gün doğar, âlem görür Gün doğmadan neler olur Güneş balçıkla sıvanmaz Güvenme varlığa, düşersin darlığa Güzelin basından çile eksik olmaz Güzün gelişi yazdan bellidir Hamama giden terler Harman yel ile düğün el ile olur Hazıra dağlar dayanmaz Her horoz kendi çöplüğünde öter Her kuşun eti yenmez Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar Hırsız evden olunca, öküz bacadan çıkar Hırsıza beyler borçludur İmam evinde aş ölü gözünde yaş bulunmaz İnsani arkadaşı azdırır İnsana dayanma ölür, ağaca dayanma kurur İnek öldü şab kesildi dana öldü hep kesildi İnsanın yere bakanından suyun durgun akanından kork İnsanoğlu kanatsız kuştur İsli kazanın yanında durma sana da is bulaşır İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü Kara İşten artmaz, dişten arta İyi dost kara günde belli olur İyi olacak hastanın doktor ayağına gelir Kabahat da gizli ibadet de Kabahat samur kürk olsa, kimse üzerine almaz Kabul olunmayacak duaya amin denilmez Kadı ekmeğini karınca yemez Kadı kızında bile kusur bulunur Kalp kalbe karşıdır Kalpten kalbe yol vardır Kara haber tez duyulur Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yere kucaklamış Kârını bilmeyen kasap, elinde kalır masat Kaş İle göz, gerisi söz Kaynayan kazan kapak tutmaz Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez Kazma kuyunu, kazarlar kuyunu Kediye ciğer emanet edilmez Komşu komşuya bakar canını ateşe yakar |