Alıntı:Fevzi Gümüş: “Hiç kimse demokratik Alevi hareketini ]sahipsiz sanmasın” dedi.[/color]
"Demokratik Alevi Hareketi" bu arkadaşların özellikle vurguladıkları bir tanımlama olabilir.
Eğer böyleyse Alevi hareketleri içinde ayrışma da başlamış demektir.
Kendilerini diğer Alevi hareketlerinden ayrı bir noktada göstermek istiyor olabilirler.
Örneğin bunlara bağlı dernek ve vakıflar Aleviliği islam dışında Anadolu halkının yaşam felsefesi olarak görüyor olabilirler.
Bir kısım Aleviler ise Aleviliği Müslümanlıkla iç içe görüyor olabilir.
Kökü dışarda birileri ise Ali'siz bir Alevilikten yana olabilirler.
Şimdi ne oldu biliyor musunuz?
Soğuk savaş döneminde (Türkiye'de 12 Eylül öncesi) onlarca sol franksiyonlar ve onların dernekleri vardı.
İşte bu güya Alevi önderleri oralardan transfer oldular. Fakat şimdi tabelalarında pirlerimizin adı var. Çünkü şimdi bu moda.
Bu insanlar hizipçilik ve franksiyonel sol hastalığını şimdi de Aleviliğe bulaştırıyorlar.
Siyasi İslam, Ilımlı İslam, Şeriat, Hizbullah vb. inancın siyasete alet edilmesinin sonucudur. Bunun bizi ve dünyayı getirdiği nokta ortadadır.
Peki öyleyse siyasetin ve Alevilik tabelası ile franksiyonel bir yapılanmanın Aleviliğe ve Alevi toplumuna ne yararı olabilir?
Bunun sonu önce kendi içinde ayrışma, çatışma ve dağılma nedeni olacak sonra da dinci faşizme karşı Alevi toplumunu savunmasız ve sahipsiz bırakacaktır.
Büyük büyük tabelaların altında, gösterişli Vakıf ve dernek isimleri altında, siyasi çıkar beklentileri peşinde giden bu liderler Alevi toplumunu hızla bir uçuruma doğru sürüklüyorlar. Çünkü "eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz."
Biz Aleviler çaresiz ve sahipsiz değiliz.
Aleviliğin tek önderi Zöhre Ana'dır.
Aleviliğin tek mekanı Zöhre Ana mekanıdır.
Alevilik siyasetle değil "yolda birlikle" büyüyecektir.