"Lozan'da onursuz bir barış imzaladık. Bu İngiltere'nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür." İngiliz Sir ...Andrew Ryan

Lozan, 1912-1922 yılları arasındaki 10 yıllık aralıksız savaşa son veren barış antlaşmasıdır. Bu 10 yıllık savaşın sonunda Cumhuriyet Türkiyesi' ndeki 15 milyon nüfusun 1 milyonu topal, çolak, kör ve sakat kalmıştır. Anadolu insanının yiyecek yemeği, çayına koyacak şekeri, giyecek elbisesi yoktur. Kısacası barışa susamış bir ülke vardır. Osmanlı Devleti'nin 1699 Karlofça Antlaşması'yla başlayan büyük toprak kayıpları tam 224 yıl sonra 1923 Lozan Antlaşması'yla son bulmuştur.

Atatürk, Lozan'da sadece I. Dünya Savaşı'nın veya Kurtuluş Savaşı'nın değil, 300-400 senelik birikmiş hesapların görüldüğünü düşünmektedir. 19 Ocak 1923'te İzmit'te halka şöyle seslenmiştir:

"Lozan Konferansı, düne ve bugüne ait, üç seneye, dört seneye ait hesaplarının halli ve neticeye bağlanmasıyla meşgul olmakta değildir. Belki üç yüz, dört yüz senelik birçok birikmiş ve yoğunlaşmış hesapların görülmesiyle meşguldur. Dolayısıyla bu kadar derin ve bu kadar karışık ve bu kadar kirli hesapların az zamanda içinden çıkmak o kadar kolay değildir."

Atatürk Lozan'da sadece Kurtuluş Savaşı'na güvenmemektedir. Müttefiklerin Lozan'da olmazsa olmazlarımız durumundaki isteklerimizi (kapitülasyonların kaldırılması, Ermeni yurduna izin verilmemesi vb.) kabul etmemeleri durumunda onlarla savaşa hazırdır. Atatürk Lozan Konferansı kesintiye uğrarken, İngilizlerin 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal etmelerine benzer bir askeri harekata girişebileceklerini hatırlatarak, bu olasılık karşısında ise "Bu da mühim bir harp sebebi olur," demiştir.

Atatürk 16 Mart 1923'te Adana çiftçileriyle söyleşisinde de, "İnşallah iyi ve şerefli bir barış yapacağız. Barışın imzasıyla önümüzde bir çalışma devri açılacak. Devletlere verdiğimiz son karşı cevabı biliyorsunuz. Basit, meşru, hayati olan şartlarımızı devletler kabul etmezler de bizi harbe sevk ederlerse, sakın telaş etmeyin. Emin olunuz ki, o zaman belki şimdikinden daha kuvvetli bir devre nail olacak, daha müsait şartlar temin edeceğiz. Ordularımızın maddi ve manevi tertibatı sınırlarımızın her tarafında maddi manevi teminatı elde etmeye kafi kudrettedir."

Lozan'da Türkiye'nin yedi düvele karşı kora kor bir mücadele vermesinde ve sonuçta istediklerini büyük oranda almasında, "Barış istiyoruz, ama gerekirse savaşırız," tezini çok inandırıcı şekilde işlemesi etkili olmuştur.
Türkiye'nin Lozan'da birbirini tamamlayan iki temel isteğinden biri Misak-ı Milli, diğeri tam bağımsızlıktır. Lozan'da bazı eksiklerle Misak-ı Milli'yi gerçekleştiren Türkiye, tam bağımsızlığı da neredeyse eksiksiz gerçekleştirmiştir.

-Sinan Meydan, Panzehir Gerçeğe Çağrı sayfa 426-438


foto: Mustafa Kemal Lozan'ı imzalayan İsmet İnönü’yü Ankara'da karşılarken (15 Ağustos 1923)

Tüm forumdan rastgele konular:

  • » Yumurtadaki kan lekesine dikkat!
  • » Abdullah Gül'e ABD madalyası
  • » A İstanbul Sen Bir Han Mısın
  • » Avrupa Merkez Bankası'ndan İrlanda...
  • » Bembeyaz dişler mi istiyorsunuz?
  • » Çamaşırları yüksek ısıda yıkayın
  • » Türkü Sözleri....
  • » Dev Piton Kanguru Yedi
  • » Turizmcilerden hükümete acil çağrı
  • » Kırım'da ölü sayısı artıyor

Aynı kategoriden rastgele konular:

  • » Laik olmazsa olmaz
  • » Hasanoğlan Köy Enstitüsü, 1944
  • » 5 Aralık 1934 Kadınlara seçme ve...
  • » Türkiye Cumhuriyeti Yazısını Niçin...
  • » Türk kadınının ilkleri
  • » Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı
  • » Dil devrimi - 12 temmuz 1932
  • » Atatürk ilkesi
  • » Laiklik nedir?(Atatürk' ün ağzından)
  • » Saltanatın Kaldırılması-1 Kasım 1922