Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: "Burası Kürdistan kabul edin artık"
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2
[COLOR=darkslategray]Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürt halkının dilini, kültürünü ve kimliğini kabul etmeyenlerin 20 yıldır verilen mücadele sonucu kabul ettiklerini söyledi.

Baydemir, “Bu mücadele böyle devam ederse, yakında bu topraklarında adını kabullenecekler” dedi. DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ise, Kandil'e bomba yağdırma talimatı veren Başbakan Erdoğan'ın Filistin'de barışı sağlayamayacağını ileri sürerek, “İsrail ne kadar barış ve ateşkesi istiyorsa Başbakan Erdoğan'da o kadar istiyor” diye konuştu.

29 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde DTP'den yeniden aday adayı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, tek aday adayı olarak, bugün Bağlar Belediyesi Kapalı Spor Salonu'nda oluşturulan ‘Seçim Platformu'nun karşısına çıktı. Sivil toplum kuruluşları, DTP'nin gençlik, kadın komisyonları, mahalle muhtarları ve mahalle komisyonlarının oluşturduğu seçim platformunun toplantısı, ‘demokrasi şehitleri' için saygı duruşu ile başladı. Toplantıya DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, DTP Diyarbakır milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Gültan Kışanak da katıldı.
[COLOR=darkslategray] [COLOR=darkslategray][Resim: 36.jpg]

[COLOR=darkslategray]

[COLOR=darkslategray]Toplantıda ilk konuşmayı Kürtçe yapan Divan Başkanı ve seçim komisyonu üyesi Lütfü Dağ, 29 Mart seçimlerinin Kürtler için yerel seçimden çok siyasi bir seçim olacağını savundui. Dağ şunları söyledi: “Bu seçim Kürtler için aynı zamanda bir referandum olacaktır. Biz sadece bir iki ili değil, bütün Kürdistan'da belediyeleri istiyoruz. Kimse Diyarbakır'ı bizden alamaz. Amed (Diyarbakır) Kürt halkının kalbidir. Dün din ile Kürtleri kandırmaya çalışanlar, bugün TRT 6 ile kandırmaya çalışıyorlar. Biz adaylarımızı konfederalizm sisteminde olduğu gibi belirlemeye çalıştık. Sorunlar olabilir, sıkıntılar yaşanmış olabilir ancak önümüzdeki başka seçimlerde bunlar da giderilecektir.”

[COLOR=darkslategray]‘BAŞBAKAN SAMİMİ DEĞİL'
DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı sert bir dille eleştirerek, Başbakan'ın Filistin'de barış ve ateşkesi sağlayamayacağını ileri sürdü. Demirtaş şöyle konuştu: “Başbakan, barış konusunda samimi değil. Samimi olsaydı önce kendi ülkesinde barış sağlanması için çaba sarf ederdi. Bu nedenle Başbakan'ı Ortadoğu'da kimse ciddiye almaz. Bir taraftan talimat verip günlerdir Kandil'i bombalayacaksın, diğer yandan Filistin için barış ve ateşkes isteyeceksin. Onun için İsrail, ne kadar barış ve ateşkes istiyorsa Başbakan Erdoğan da o kadar istiyordur. Başbakan, önce barış için kendi ülkesinden işe başlasın. Bu ülkenin topraklarına atılan her bomba olsa olsa AKP'nin sonunu getirecektir. Hava ve kara operasyonları derhal durdurulmalıdır. ‘Ya sev ya terk et' diyenler 29 Mart'ta sandıkta cevabı alacaklardır.”

Demirtaş, Kürtçe yayın yapan TRT 6'nın yayınları konusuna da değinerek, “TRT 6, Başbakan'ın maskelerinden biridir. Ama bu halk geçmişte yaşananları unutmadı. TRT 6 maskesini taksalar da kirli yüzlerini saklayamazlar. TRT 6 nevruzda yaşanan baskıları ve zulmu yayınlasın, biz de TRT 6'yı izleyelim. Bizim televizyonumuzdur diyelim” dedi.
[COLOR=darkslategray]‘BU TOPRAKLARIN ADINI DA KABULLENECEKLER'
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürtçe yaptığı konuşmada siyasi mesaj verdi. Türkçe konuşmasında ise 5 yılda yaptıkları çalışmaları sinevizyon gösterisi eşliğinde anlattı. Baydemir, Kürtçe konuşmasında, “Bu halkın dilini, kültürünü ve kimliğini kabul etmeyenler, 20 yıldır verilen mücadele sonucu bunu kabul ettiler. Bu mücadele böyle devam ederse, yakında bu toprakların da adını kabullenecekler” dedi. Türkiye'de geri kalan 21 ilin Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yer aldığını söyleyen Baydemir, şöyle konuştu: “Hükümetler, batı illerine fabrika, otabanlar yaparken, Doğu ve Güneydoğu'ya karakol yaptılar, Jandarma gönderdiler. Kimliğimizden, dilimizden, kültürümüzden ve inancımazdan asla vazgeçmeyeceğiz. 80 yılda yapılamayanı bütün engellemelere rağmen 8 yılda yaptık. Biz devletin bize biçtiği yoksulluk kefenini yırtacağız. Kimlik kadar, dilimiz kadar, bizim için ekonomik ve sosyal kalkınma da önemlidir. Sosyal ve ekonomik kalkınmayı da söke söke alacağız. İmar planı konusunda bu kentin 30 yılını planladık.” Konuşmalardan sonra basına kapalı olarak devam eden toplantıda Baydemir, seçilmesi halinde yeni dönemde yapacağı çalışmaları anlattı.
[FONT="Times New Roman"][COLOR="DarkSlateGray"]Dün dil istediler,bugün toprak...Yarın ne isteyecekler merak içerisinde bekliyorum.
Bu kadar aymazlık,bu kadar pişkinlik olurmu be kardeşim.30 bin insan öldü diyorsun,buna sebeb olan,bu oyuna ortak olan kim,geri kalan insanlarmı.Bir koltuk uğruna,para uğruna insanları biri birine kırdırdınız...Ayrıcalık istediniz fazlasını aldınız birde bunlar yetmiyor gibi,yok zulumler anlatılsın diye ortaya çıkıp demeç verebiliyorsun...Ben daha bir şey demiyorum...Söyleyeceklerim içimde kalsın şimdilik...
Kürt vatandaşlarımızın,kendi kültürünü,kimiliğini yaşaması kadar doğal birşey olamaz..Fakat,iş toprak istemeye gelincede ; 1 metre karesini ölürümde vermem !..

Ortadaki kandırılan halk,Kürtlerdir..Kandıranlar ise,Türkiye Cumhuriyet'ini bölmek isteyen dış mihraklardır.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve şehitlerimizin ruhu ne kadar rahatsız ve ızdıraptadır.

Hakikatten bu ne pişkinlik ne utanmazlık adamlar almışlar yolunu gidiyorlar.

Hey hat durun bu vatanın topraklarını pir olan aslı Şahı merdan dan gelen ulu evliyam

Atatürk'üm çizdi.Leş kargaları bunları paylaşmak size mi düştü.

Siz pembe rüyayı biraz daha görün sizin kabuzunuz atamın ilkeleri başınıza düştüğünde

o melun nefisleriniz yerle bir olacak toprak satmakmış paylaşmakmış hadi ordan be.

Daha çok havlarsınız.
T.C Devleti bayrağı altında yaşayan her insan aynı haklara ve imkanlara sahiptirler.Fakat amerikanın 1984 yılından günümüze uzanan ideolojik savaşında kullanılan maalesef ülkemizde yaşayan kürt kardeşlerimizdir.

Onlara kendilerini azınlık gibi hissettiren siyasilerimizin onlara yeterli değeri vermemesidir bence.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerimize korkularından değil ; bu ideolojiye hizmet eden bizim politikacılarımız kürt vatandaşlarımızı sahipsiz ve eğitimsiz bıraktıkları için tamamiyle devlete ve batıda yaşayan yurttaşlarına kızgınlar.

Artık yaşadıkları toprakları Türkiye'den ayrı kurtarılmış bölge gibi görmeleri çok sürmeyecek.Çünkü okuduğum bazı kaynaklara göre Hatay'dan Hakkari'ye kadar
uzanan tüm bölgeler israile peşkeş çekilecek onların sömürgesi olacaktır.

Yani bu bölge kürtlere de yar olmayacak....
Adı Osman.....! Tarihe Geri dönersek Bu Osmanlar Hep Böyle İnsanları Kandırırlar Milletleri birbirlerine düşman etmek için uğraşır bazılarıda katliyam yaparlar.

Bu Topraklar Kürdüyle Türküyle Bizim. Bizlerin Birbirleriyle sorunu olmadı olmayacakta. Unutma Osman...! Bu Toprakların Her Karışında Şehit Kanı Var. Sıkıysa Alsana.
Sevgili Canlar,
İsrailde yaşayan yahudi kadınlardan, hamile olup doğumu yaklaşanlar getirilip güneydoğu Anadolu'da doğumları yaptırılıp doğan çocukların nüfus kayıtları bu topraklar üzerine yapılmaktadır. Neden?

Çünkü bu topraklar İsraillerin kendilerine vadedilmiş kutsal topraklar olarak geçmektedir...

Dolayısıyla burda oynanan oyunlar abd ve israil tarafından önceden yazılıp çizilmiş oyunlardır... Kürt vatandaşlarımızın bu oyunlara gelmemeleri lazım...

Ancak üzülerek görüyoruz ki bugünkü hükümet bu konuda çok yardımsever davranmaktadır. Demokrasi adı altında olmadık yasalar, Para gelecek diye satılmadık topraklar bırakmıyor. Özellikle Yahudi israille arası mükemmel. Bakmayın öyle kuru gürlemelerine...

Peki nerden geliyor bu muhabbet? Tabi ki kanı bozuk soylarından... Ömer de İsrail asıllı bir yahudi değilmiydi? İşte kan kanı çekiyor. Başka bir açıklaması var mı?

...
Sayfalar: 1 2