Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Şah Sultan Ana'mızı Anma Günü....
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3
Sevgili canlar...

1999 yılında ]Şah Sultan için bir şiir dinletisi düzenlemiştik...

]Pirimiz Zöhre Ana , ]Şah Sultan'ın çok fakir bir hayat yaşadığını ve özellikle "kete" yi çok sevdiğini ama imkansızlıklar yüzünden yiyemediğini bizlere söylemişti..

Tabiki o mübareğin gerçek gayba girdiği tarih değildir, ama bizlerde onun anısına kete yapıp lokma olarak dağıtmıştık..

Pirimizin canına değsin ve ruhu şad olsun...




Babamın adını bilmez kimse
Künyemiz Yemen'de bildirek ite
Geçemez sıratı köritler öte
Şah Sultan fakirdir yiyemez kete
Unutamayacağım anlardan biriydi.
Malatya Arguvan Bozan köyünde yatmakta olan Pirimizin türbesinde, Zöhre Ana'nın 1993 yılında yazdırdığı fakat daha sonra gerçekleri inkar gelenler tarafında kaldırılan mermer lahitte yazan deyişler:

Alıntı:
[B] Şu dağları engin yüce aşardım [/B]
[B] Şah Sultanım ben pirimle coşardım [/B]
[B] Mümin yoktu münkir çoktu şaşırdım [/B]
[B] Sırrın Ali gizlendikçe kaçardım [/B]

[B] Ben söylerim Zöhre Ana yazıyor [/B]
[B] Kafir olan bize kuyu kazıyor [/B]
[B] Günler geldi fermanımı asıyor [/B]
[B] Arguvanda jandarmalar basıyor [/B]

[B] Babamın adını bilmez kimse [/B]
[B] Künyemiz Yemen'de bildirek ite [/B]
[B] Geçemez sıratı köritler öte [/B]
[B] Şah Sultan fakirdir yiyemez kete [/B]

[B] Çoluk çocuk yağmur diye bağırır [/B]
[B] Cibali Sultanın kızı haykırır [/B]
[B] Hızır geldi Sutan Hatun aynıdır [/B]
[B] Bir cemali güneş doğan ay mıdır? [/B]

[B] Babamın adı Müslüm mü [/B]
[B] Ben soyuma küstüm mü [/B]
[B] Ehlibeyit kızıyım [/B]
[B] Kul insandır üstün mü [/B]

[B] Babasının adı: Cibali Sultan [/B]
[B] Annesi: Yeter Ana [/B]
[B] Kendisi: Şehriban Ana [/B]
[B] Soyu: Eba Müslümden gelme [/B]

[B] Birinci yaşamı: Şehriban [/B]
[B] İkinci yaşamı: Avucan [/B]
[B] Üçüncü yaşamı: Şah Sultan [/B]

[B] Bildiren: Zöhre Ana 1.9.1993 [/B]



ŞAH SULTAN`IN TÜRBESİ

Bozan köyünün 100 m. doğusunda, Sazlıca deresinin köye bakan batı yamacında bulunmaktadır. Yörede Sultan Hatun Türbesi diyenler çoğunluktadır. Yörede Hatun kelimesi `Hatın` olarak telaffuz edilmektedir. Dört bölümden oluşan türbenin 240 - 250 m2 kapalı alanı bulunmaktadır. Türbenin girişinde 100 metrekarelik bir eyvan bulunmaktadır. Eyvanın bir tarafına gelen ziyaretçilerin getirdikleri adak kurbanların pişirilmesi için ocaklar yapılmış, diğer tarafı gelen ziyaretçilerin getirdikleri lokmaların üzerinde yenilmesi için, masa ve tahta sıralarla donatılmıştır. Eyvanda sağa açılan kapının sağ tarafında, Şah Sultan`ın mezarının bulunduğu oda, sol tarafta mutfak bulunmaktadır. Karşı istikamette bulunan ikinci kapı yaklaşık 90 m2`lik geniş bir odaya açılmaktadır. Bu geniş odada sonbahar ve kış aylarında cem yapılır. Gelen ziyaretçilerin çok olması halinde diğer zamanlarda da cem ayinleri yapılır. Bu odanın içi halılarla donatılmış, kanepeler yerleştirilmiştir. Türbenin mutfak bölümünde buzdolabı, ocak, tüp, yemek kazanları, tepsi, tabak, kaşık vs. gibi eşyalar bulunmaktadır. Türbenin tüm iç duvarları yarıya kadar fayanslarla kaplanmıştır. Diğer kısımlar ise temiz bir şekilde boyanmıştır ve bakımlıdır. Ayrıca güneş enerjisi suyu mutfağa alınmıştır. Ziyaretçiler için dere yatağına yakın yerde ka-saphane ve tuvaletler yapılmıştır. Şebeke suyu buralara da bağlanmış ve ona göre de temizliği yapılmaktadır.


Urum ellerine bir can gönderdim
Yâ Ali sen gönder senden isterim
Bakmaz mısın kebabı oldum kavruldum
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Kerem eyle aşırasın belleri
Çok gezdirmeyesin gurbet elleri
Gariptir bilmezem uzak yoları
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Cem-i kuşlar konar yerli yerince
Hasbuhâl ederler dilli dilince
Yâd eller değmesin zülf-i telince
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Ahmed’im çekmiştir Mansur dârını
Hakk’a teslim etti cümle varını
Hıdır arzuluyu hûb cemâlini
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Bir söz geldi söyleyeyim dilime
Bakmaz mısın fırgatıma zarıma
Bir yaralı geldi düştü koluma
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Sevdüğümdür Allah-Muhammed-Ali
Zülfünün teline bend etti beni
Efendim sultanım canımın canı
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Sevdüğümdür Hacı Bektaş-ı Veli
Tavafa eriyi hep cümle varı
Ahmed’in makamı cümleden ulu
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Derviş Muhammed’im Hünkâr’ın canı
Pervane olmuşum yandırma beni
Şah Sultan derdinden delidir deli
Yâ Ali sen gönder senden isterim

ŞAH SULTAN
ŞAH SULTAN

Okurum kevserde fıratı bitmez
Gözlerine kainatı görüyor yetmez
Bu cefalar Şah Sultan bizlere yetmez
Ahuzar eyleyim ses sende kaldı

Ben Şah Sultan'ım dertliyim dertli
Lokman Hekim yok mu yanar ciğeri
Bu güzellik kalmaz senin şanına
Çok münkir münafık kıyardı bana

Geliyo divana atam bellidir
Abdurrahman Gazi Allah evidir
Derviş Muhammed'im bahçe gülüdür
Bahçıvan Muhammed car sende kaldı

Hem yazıyor Allah hemi Ali'dir
Hem kuruyor cemi Bektaş Veli'dir
Hem dönüyor semah kanat kendidir
Uçuyor kanatlar yol sende kaldı

Şah Sultan'ım söyler çıkarım tepe
Suçum neydi acep giderim size
Arguvan köyünde pirin ilinde
Ağlıyor Şah Sultan şah sende kaldı

Ahuzar ediyom görmedi gözüm
Bir bağ bitirmişim alamam üzüm
Divanda sözlerim korudu közüm
Yanıyo kebabım kor sende kaldı

ZÖHRE ANA
ŞahımMerdan;42330]Malatya Arguvan Bozan köyünde yatmakta olan Pirimizin türbesinde, Zöhre Ana'nın 1993 yılında yazdırdığı fakat daha sonra gerçekleri inkar gelenler tarafında kaldırılan mermer lahitte yazan deyişler:





ŞAH SULTAN`IN TÜRBESİ

Bozan köyünün 100 m. doğusunda, Sazlıca deresinin köye bakan batı yamacında bulunmaktadır. Yörede Sultan Hatun Türbesi diyenler çoğunluktadır. Yörede Hatun kelimesi `Hatın` olarak telaffuz edilmektedir. Dört bölümden oluşan türbenin 240 - 250 m2 kapalı alanı bulunmaktadır. Türbenin girişinde 100 metrekarelik bir eyvan bulunmaktadır. Eyvanın bir tarafına gelen ziyaretçilerin getirdikleri adak kurbanların pişirilmesi için ocaklar yapılmış, diğer tarafı gelen ziyaretçilerin getirdikleri lokmaların üzerinde yenilmesi için, masa ve tahta sıralarla donatılmıştır. Eyvanda sağa açılan kapının sağ tarafında, Şah Sultan`ın mezarının bulunduğu oda, sol tarafta mutfak bulunmaktadır. Karşı istikamette bulunan ikinci kapı yaklaşık 90 m2`lik geniş bir odaya açılmaktadır. Bu geniş odada sonbahar ve kış aylarında cem yapılır. Gelen ziyaretçilerin çok olması halinde diğer zamanlarda da cem ayinleri yapılır. Bu odanın içi halılarla donatılmış, kanepeler yerleştirilmiştir. Türbenin mutfak bölümünde buzdolabı, ocak, tüp, yemek kazanları, tepsi, tabak, kaşık vs. gibi eşyalar bulunmaktadır. Türbenin tüm iç duvarları yarıya kadar fayanslarla kaplanmıştır. Diğer kısımlar ise temiz bir şekilde boyanmıştır ve bakımlıdır. Ayrıca güneş enerjisi suyu mutfağa alınmıştır. Ziyaretçiler için dere yatağına yakın yerde ka-saphane ve tuvaletler yapılmıştır. Şebeke suyu buralara da bağlanmış ve ona göre de temizliği yapılmaktadır.


Urum ellerine bir can gönderdim
Yâ Ali sen gönder senden isterim
Bakmaz mısın kebabı oldum kavruldum
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Kerem eyle aşırasın belleri
Çok gezdirmeyesin gurbet elleri
Gariptir bilmezem uzak yoları
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Cem-i kuşlar konar yerli yerince
Hasbuhâl ederler dilli dilince
Yâd eller değmesin zülf-i telince
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Ahmed’im çekmiştir Mansur dârını
Hakk’a teslim etti cümle varını
Hıdır arzuluyu hûb cemâlini
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Bir söz geldi söyleyeyim dilime
Bakmaz mısın fırgatıma zarıma
Bir yaralı geldi düştü koluma
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Sevdüğümdür Allah-Muhammed-Ali
Zülfünün teline bend etti beni
Efendim sultanım canımın canı
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Sevdüğümdür Hacı Bektaş-ı Veli
Tavafa eriyi hep cümle varı
Ahmed’in makamı cümleden ulu
Yâ Ali sen gönder senden isterim

Derviş Muhammed’im Hünkâr’ın canı
Pervane olmuşum yandırma beni
Şah Sultan derdinden delidir deli
Yâ Ali sen gönder senden isterim

ŞAH SULTAN
Geçen yıl bu yazıyı okuduk ve çok üzüldük.Bir Allah evliyasının O ki ŞAHSULTAN'ın yokluk yüzünden kete'yi yiyememesi bizi çok duygulandırmıştı ve mübareğin lokması olarak kete yapıp ikram etmiştik.Bu yıl da kısmet olursa yine yapacağız.
Ben üniversitede okurken çok zor bir sınavım vardı yani geçmem imkansızdı çünkü o dersten 102 kişi kalmıştı.Zöhre Ana'ma niyaz etmiştim ve rüyamda Şahsultan'ı ve Zöhre Anamı aynı sıfatta hocamız olarak gördüm ve ben o sınavı geçen sadece 9 kişiden birisiydim.
Başka bir rüyamda da yine Zöhre Anamla canlı olarak(onlar ölmez)yanyanaydı.elinde ekmek bezesi vardı ve Zöhre Anamla konuşuyordu ,Zöhre Anam dediki ;bize bizden zarar gelmez .Rüyadan sonra öğrendimki Zöhre Anam Şahsultan'ın yaşamlarından biri olan avucan ocağına yakın bir yerdeymiş o sırada.
Rüya deyip geçmemek lazım çünkü onlar bize ayan beyan gözükmeyeceklerine göre ancak böyle rüyalarda görebiliyoruz.
Gösterene şükürler olsun.
Kete nin tarifini buraya yazan can olursa cok sevinecegiz. Mübarek icin kete lokmasi yemek nasip olur in$allah..........
Sayfalar: 1 2 3