Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: 24 Kasım'da Başöğretmene yazılan bir mektup
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
]Aşağıdaki mektup 2004 yılı Kasım'ında "Öğretmenler Günü" konulu kompozisyon dersinde tarafımca yazılmıştır.Lise-1 de yazmış olduğum bu mektup edebiyat öğretmenimce çok beğenilip okulun sitesinde yayımlanmıştır.Çok uzun olduğu için birçok yeri çıkartılmış ve bu haliyle sunulmuştur.


ATAM’A MEKTUP

Sevgili Atam;
Biliyorum bu mektup eline hiçbir zaman geçmeyecek. Hiçbir zaman yazdıklarımı o deniz mavisi gözlerinle okuyamayacaksın, ama çok iyi biliyorum ki sesimi duyuyorsun ve beni anlıyorsun.

Türkiye Cumhuriyeti’nin başöğretmeni olarak “öğretmenler yeni nesil sizlerin eseriniz olacaktır.” Demişsin. Gerçekten de böyle. Öğretmenleri bir sanatçı olarak düşünürsek çağın gençleri de birer sanat eseridir ve bir sanatçı eserine nasıl şekil verirse eseri o şekilde biçimlenir. Öğretmenlerimiz bizleri nasıl yetiştirirse, beynimiz neyle doldurursa biz de o sınırlar içerisinde hareket edebiliriz. Öğretmenler sırf maaş almak için evine ekmek götürmek için yapıyorlarsa bu işi; yetiştireceği öğrencilerde menfaat için bir şey yapmayı öğrenecektir. Eğer bir öğretmen vatanı için gelecekte çok güzel işleri başaracak nesiller yetiştirmek istiyorsa, işini severek yapıyorsa eğittiği nesil de kendisinin geçmişi gibi olur. Yani insanların birbirinin üzerine basarak yükselmediği menfaatlerin arka planda olduğu, vatanı için canını verebilecek ve başka ülkelere bağlı kalmaya izin vermeyen bir nesil! Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet yıllarını anımsadın değil mi Atam? Vatanını; ana kucağından baba ocağından üstün tutan, daha yaşına bile bakmadan gururla savaşa katılan çocukları gördün o yıllarda. Beraber savaşarak kurdunuz Cumhuriyet’i… yaşıtlarımız, kardeşimiz yaşındakiler elleri kalem tutması gerekirken boyundan büyük mermiler taşıdı cepheye. Şimdi ise değil bir savaş durumunda ( Allah Korusun! ) vatanı için canını vermek; kalem tutmaktan bile korkan, kaçan bir gençlik yetişiyor oysa sen bunları bize hiç yakıştırmadın. Hep laboratuvarlarda, kütüphanelerde sabahlayalım istedin. Utanıyorum Atam bu isteklerini gerçekleştiremediğimiz için… Sakın söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Ben bunları öğretmenleri kötülemek veya bütün sorumluluğu onlara yüklemek için yazmadım. Böyle bir şey haddim değil en başta! Yapmaya çalıştığım kimi öğretmenlerin kendi benliklerini hatırlamalarını sağlamak bir nebze de olsa. Çünkü bizden sonrakilerin buna bizden çok ihtiyacı var. Ve bunu onlardan esirgeyemeyiz. Bunu içindir ki içimizde öğretmen olmayı amaç edinenlere çok büyük bir görev düşüyor. Yazdığım bu mektubu okuyacak olan öğretmenler arasında sırf bizim için, bir kelime bile öğrenelim diye ne fedakarlıklar verenler var. Sözüm onlara değil zaten. Veya herhangi bir öğretmene de değil genel konuşuyorum. Ama her ne olursa olsun beni bugüne kadar yetiştiren gönlümü Atatük sevgisiyle dolduran bütün öğretmenlerime teşekkürlerimi sunuyorum.Onların emeklerini bir köşeye atıp da “dili de pabuç gibiymiş” demelerini istemem..

Atam söyleyecek şey çok da aslında bana ayrılan yer kısıtlı olduğundan bu kadarla yetiniyorum şimdilik. Biliyorum düştüğümüz durum için üzülüyorsundur ben anlatmasam da. Şöyle bir bakıyorsundur; bu devleti biz ne zorluklarla kurduk bizden sonrakiler ne hale getirmiş diye. Bu durumdan dolayı herkes adına senden özür diliyorum Atam. ve sana söz veriyorum; eğer bende bir öğretmen olabilirsem SENİN GİBİ olmaya çalışacağım. Hep seni tazeleyeceğim. Seni yaşatacağım öğrencilerimin beyninde ve kalbinde. Bunu sana olan sevgimden ve saygımdan; vatanım için, bizden sonrakiler için yapacağım..


Öğretmenler Günün kutlu olsun BAŞÖĞRETMENİM...

Pelin MERT




]Başta ilk öğretmenim olan illkokul öğretmenim Bülbül Akbulut olmak üzere tüm öğretmenlerimin ve tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü kutlu olsun.Özel olarak Doğan Öğretmenim ve Ali Hıdır Öğretmenim sizlerinde öğretmenler gününüzü kutlarım.. Smile