Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Ahmet yıldırım alevilerle ilgili iyi niyet cabasında
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Ahmet yıldırım alevilerle ilgili iyi niyet cabasında

Daha öncelerde defalarca yazdığımız gibi; Alevi toplumunun birliğine bugün her zamandan daha çok ihtiyaç ve gereksinimi var. Özellikle Türkiye boyutunda Aleviler önemli bir dönemeci geçmekte. Alevi toplumunun temel haklarının gündeme geldiği bu günlerde Aleviler sorunlarına bir bütünlük ve Alevi toplumunun birliğinin önündeki engeller ve sorunlar;

Günümüzde Aleviler eskiden olduğu gibi homojen bir yapıya sahip değiller. Alevi toplumunda kente göçle başlayan süreçte Aleviler arasında ciddi sosyal farklılaşmalarıda beraberinde getirmiştir. Bugün Alevi işci olduğu kadar, Alevi işvereni, memuru, devlet adamı, mıllet vekili vs.. vardır. Yani 40-50 yıl öncesi gibi köylü Alevi insan tipi yoktur karşımızda. Doğal olarak Alevi toplumunda yaşanan bu sosyal farklılaşma Alevilerin siyasi tercihlerine de yansımaktadır.

Alevi toplumunda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bu sosyal farklılaşmadan yarar sağlayanlar, tarihler boyu faklı etnik kimliklere sahip Alevileri bir arada tutan şeyin Alevi inancı olduğu gerçeğini göz ardı ederek, bunun aksine kendi sosyal, siyasal ve etnik konumlarından hareket ederek, Aleviliğe özünden uzak yeni yorumlar getirmeye başlaması, Alevilerin birlik olmaları önünde büyük bir engel teşkil etmiştir etmeyede devam etmektedir.

Aleviler için toplumsal birliğin adı; Alevi inancı’dır!

Yukarda da belirttiğimiz gibi, Anadolu topraklarında yaşayan Alevilerin birliği ve dirliği Alevi inanç değerleri etrafında olmuştur. Bu gerçek bugünde geçerlidir. Alevi inanç değerlerinin tartışma konusu yapıldığında ve ortadan kaldırılmaya çalışıldığında Alevileri bir arada tutan değerleride ortadan kaldırmış oluruz. Nihayet birileri tarafında Alevi değerlerinin tartışma konusu yapılması ve Aleviliğe siyasal içerikli yorumlar ve tanımlamalar getirilmesi Alevilerin bölünmesine neden olmuştur.

Oysa ki siyasi düşüncemiz ne olursa olsun, sosyal-etnik yapımız ne olursa olsun görülecektir ki, Alevi inanç değerleri temel alındığında ve o değerler etrafında birleşildiğinde güçlü bir Alevi varlığı ortaya çıkacaktır.

“Alevilik İslam dışıdır” görüşü Alevi toplumunun birliğinin önünde en büyük engeldir!

Alevi inanç değerlerini tartışma konusu yapan ve yer yer inkara giden, “Ali’siz Alevilik” , “Alevilik İslam dışıdır” gibi görüşler Alevi birlikteliğinin önündeki engeli oluşturmaktadır. Bu görüş Alevi toplumunun birliğini engellemekle kalmıyor, Alevi toplumun ezberini bozan, Alevi olma kollektif bilincini çöküntüye uğratan bir işlevide üstlenmiş durumdadır. “Ali’siz Alevilik” ve “Alevilik İslam dışıdır” gibi görüşler, Alevi toplumsal gerçekliğini yansıtmayan, tamamen siyasi ve idelojik bir arka planı olan, Alevileri bölen, parçalayan görüşlerdir.

Örnek alınması gerek Yahudi örneği

Bütün dünyada Yahudileri bir arada tutan ortak değer Yahudi inancı olmuştur. Yahudiler toplumsal olarak farklı sosyal, siyasal ve etnik yapılarına rağmen, hiç bir zaman kendilerini bir arada tutan inanç değerlerini tartışma konusu yapmamışlardır. Aksine Yahudi inancı Yahudilerin bir arada olmasının temel taşı olmuştur. Hatta bu durum o kadar ileri boyuta taşınmıştır ki, Yahudilik inancı adeta bir milleti kavramı haline gelmiştir.

Bu örnek Aleviler içinde geçerlidir ve olmak zorundadır.

İyi temenlilerde bulunmak yetmiyor bazı gerçekleri görmek kaçınılmazdır.

Alevilerin bölenmesine hizmet eden görüşleri ileri süren kurumlar ve adresler bellidir. Açıkça yazmak gerekirse; “Ali’siz Alevilik” ve “Alevilik islam dışıdır” görüşünün başını çeken Hakder’inde üye olduğu AABK’dır. Hakder bu kurumla çok uyumlu ve ahenk içersinde ortak çalışmaktadır. Hakder, hiç bir zaman Alevi değerlerinin tartışma konusu yapılmasına ve Alevi değerlerinin saldırıya uğramasına ses çıkarmamış bilakis bu düşüncede olanları desteklemiştir.

Hakder bu tutumunda vaz geçerse, Hakder ve Hakder yöneticileriyle hiç bir Alevinin problemi olmaz. Hakder bu tumunundan vaz geçmediği sürece bir birlikteliğin yaratılması da mümkün değildir.

Hakder’le birlik hangi temelde olmalıdır.

1. Hakder hem öyle hem böyle tutumundan vaz geçerek Alevilikten ne anladığını topluma açıkça deklere etmelidir.

2. Hakder “Alevilik islam dışıdır”, “Ali’siz Alevilik ” gibi Alevi değerlerini inkar eden görüşlere kapısını kapamalıdır.

3. Hakder bütün Alevileri inanç temelinde kucaklayacak bir anlayışa sahip olmalıdır.
Hakder in bu utanç verici zihniyetini şiddetle kınıyorum.Umarım birgün o birlik ve beraberliği Zöhre anamın ışığında sağlarız.
Hakder'in ALİ gibi görünüp osman çıkan yöneticilerini nefretle kınıyorum !..

Belki ilginizi çekip televizyon haberlerinden veya gazetelerden haberdar olmuşsunuzdur, İran kökenli kendisine "sanatçı" diyen bir bayan tarafından Hz. Muhammed ve Hz. Ali'nin sembolik resimleri homosexsulleri konu alan ve bir müzede sergilenecek olan resimlerde maske olarak kullanıldı. Ve işin vahim yanı Hollanda anayasası fikir özgürlüğünü başkalarını rendice edecek şekilde kullanılmasını yasaklamış olmasına rağmen, söz konusu olan bu resimlerin kamuya açık bir müze tarafından sergilenmek istenmesi ve bunun yanında bazı siyasi çevrelerin, "Müslümanlar tutuculuktan vaz geçip bu tür şeylere alışmalıdırlar" şeklinde yaklaşımları olayı daha da vahim boyuta taşımaktadır. Bu tavırlar Hollanda'da toplumsal huzuru bozmaya hizmet etmeye devam etmektedir.

Bu olayın daha da vahim olan yanı, kuruluş amacı Aleviliği korumak ve yaşatm ak olan Hakderin bu olay karşısında sessizliğini korumasıydı. Alevi inanç sahiplerini derinden ayaralayan bu çirkeflik karşısında susmayı ve bir şey yapmamayı tercih eden Hakder yöneticileri bununla kalmıyor, bu olayı kınamak yerine kendisine bağlı olan derneklere bir mektup gödererek birsey yapılmaması konusunda önemli "talimatlarda" bulunuyor...
Bugün yine her zaman ki gibi prof.yalçın Küçüğü skytürk de izledim ve program yayından kaldırıldı.Çok üzüldüm. Yalnızca gerçekleri konuşan tek programdı.Bugün söyledikleri bana biraz umut verdi.Ben tüm canımla ,kanımla,evlatlarım, için tüm insanlık adına Mustafa Kemal sancağını kanımın son damlasına kadar taşıycağıma söz veriyorum.
Her birimizin bir babası ve annesi var.Onlar olmasa idi dünyaya gelemezdik Eğer ATATÜRK,milletinin ve ordularının başında anadolu savaşlarını kazanmasa idi,bu dünyada vatansız ve hürriyetsiz kalırdık.Asıl öksüzlük budur.Hayatımızı ana-babamıza,hür,şanlı ve şerefliTürklüğümüzü CİĞERİM ATAMA borçluyuz