Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: 23 Nisan Nasıl İlan Edildi
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.

23 Nisan Nasıl İlan Edildi, 23 Nisan İlan Edilişi Kısaca Özet Bilgi



Millet meclisi Cumhuriyeti ilan etmek için 23 Nisan 1920’de toplanmıştı. Bunu sağlayan şey 22 Nisan 1920’de yapılan çağrı idi. Hacı Bayram Camisi’nde kılınan cumanın ardından tüm vekiller meclise geçtiler ve toplantı başladı Saat öğleden sonra ikiyi gösterdiğinde merasim ve dua ile birlikte meclis açıldı. En yaşlı üye saygı gereği meclis başkanlığına geçti. Bu kişi Sinop Mebusu Şerif Bey idi. Çok heyecanlı bir gün idi ve o günü yaşayan bir kişi şöyle konuşmaktaydı:

’Şu an ulus meydanı olarak bilinen yerde bir taburluk asker beklemekteydi. Ankaralılar da orada bekliyordu. Saat ikiyi gösterdiğinde yüzlerce kişilik bir kortej, en başta Mustafa Kemal olmak üzere hep birlikte Taşhan’a indi. Bu az sayıdaki insan yok edilmeye çalışılan bir milletin tek çaresiydi ve onların da tek çaresi Mustafa Kemal idi.


23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu milli bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.
Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak milli birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.
Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, milli bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.
Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.
Atatürk diyor ki:
’Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.’

**************************************************
TBMM ve 23 Nisan Neyi İfade Eder?

TBMM, ilk kez bir padişah onayı ve iradesi dışında açılan ve o iradenin onayına gerek duymadan kendi Başkanını ve Hükümetini seçerek çalışmaya başlayan; ulusal çıkarlardan başka hiçbir iç ve dış etkinin altında kalmadan faaliyet gösteren bir meclistir.

Demokrasi deneyimi fazla olmayan bir ulusun kendi içinden çıkardığı ve gerçek anlamıyla da demokrasinin altyapısını oluşturan ulusun iradesini ve ulusal egemenliği temsil eden bu meclis, tarih süreci içerisindeki ulusal yaşantımızda parlamenter demokratik rejimin güzel bir örneğini vermiştir.

Bu meclis, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra ve Yunanlılar'ın İzmir'i işgalini izleyen dönemde, bir merkeze bağlı olmaksızın meydana çıkan Kuvva-i Milliye (Ulusal Güçler) harekatını meclis emrine alarak tek elde toplamış, Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde düzenli bir ordu kurmayı, padişah ve İstanbul Hükümeti'nin kışkırttığı iç isyanları bastırmayı ve Ulusal Birliğimizi sağlamayı başarmıştır.

Atatürk'ün eşsiz dehası, güçlü kişiliği, seçkin devlet adamlığı ve erişilmez askeri yetenek ve komutanlık nitelikleriyle kaynaşıp özdeşleşen bu meclis, Bağımsızlık Savaşımızın yönetiminde, zaferin kazanılmasında Türk Ulusunun dayandığı başlıca güç olmuştur.

Bu meclis, Osmanlı Devleti'nin yıkılışını belgeleyen Mondros Ateşkes Antlaşması'nı ve Sevr'i yırtarak onun yerine ulusal bağımsızlığımızı ve Türklüğün şerefini kurtaran Lozan Antlaşması'nı koyan çok onurlu bir görev ifa etmiştir.

23 Nisan, yıkılarak tarih sayfasından silinen Osmanlı Devleti'nin yerine yeni bağımsız bir Türk Devleti'nin kuruluş günüdür. Bugün, aynı zamanda mazlum ulusların yaşamında ve kurtuluşunda da bir dönüm noktası olmuştur.

23 Nisan, evrensel boyutta etkiler göstererek uluslararası önemli bir sürecin başlatılmasında, sömürgeci emperyalist devletlerin mazlum uluslar üzerindeki kıskacının parçalanmasında tarihi bir başlangıç olmuş, günümüzdeki siyasal dünya coğrafyasının oluşumunda da örnek ve yol gösterici bir rol oynamıştır.

23 Nisan, padişaha "Kulluk Görevinden" başka hiçbir hakkı bulunmayan Türk Ulusunu Teb'alıktan (padişah uyrukluğundan) vatandaşlığa yükseltmiş, ümmet ve cemaat halinde yaşantısını sürdüren Türk toplumunu uluslaştıran bir siyaset atılımının da ilk günü olmuştur.

23 Nisan, padişahın mülkü olarak kabul edilen "Memalik-i Osmaniye'yi" vatan düzeyine çıkaran ve padişahın kişisel iradesine "İrade-i Seniye'ye" bağlı bir devlet anlayışı yerine laik, demokratik bir Cumhuriyet rejimini getiren bir günün tarihidir.

23 Nisan, ırk, dil, din, cinsiyet ve mezhep ayrımına yer vermeyen ve "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir" anlayışını kazandıran bir dönemin başlangıcıdır. Şunu hemen belirtmeliyim ki, Kurtuluş Savaşımıza fiilen katılan bağımsızlık savaşı dönemimizdeki Türkiye halkı, bugünkü Cumhuriyetimizi kuran, bizlere kazandıran ve emanet eden halktır.

Atatürk'ün gözündeki Türk Ulusu işte bu özlü sözün içinde yatmaktadır. Bugün Türk Ulusunu ırk, dil, din, cinsiyet açısından bölmeye çalışanlar ya da bu görüşü benimseyenler bağımsızlık ve Kurtuluş Savaşımıza katılmış bulunan, Cumhuriyetimizi kuran bugünkü Türkiye halkına hakaret ve hatta ihanet ettiklerini bilmelidirler. Cumhuriyetimizi onlar kurdu. Biz yüceltip sonsuza dek yaşatmaya Ulusça kararlı ve azimliyiz.

23 Nisanın bu temel felsefesine ve anlayışına sahip çıkmalıyız. Çünkü 1920'lerin Türkiye halkı ya da onun çocukları günümüzde de yaşamaktadır ve bu halkın tümü hiç kuşkusuz Türk Ulusunun eşit haklara sahip şerefli bireyleridir. Bu vatan hepimizin vatanıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hepimizin devletidir. Ülkemizin ormanları, dağları, nehirleri, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri hepimizin ve bu vatanda yaşayan herkesin ortak malıdır. Bu mal, hiçbir ayrılıkçı düşünceyle parçalanamaz, bölünemez ve bölüşülemez. Buna Türk halkı ve Türk Ulusu asla izin veremez ve bunu hoşgörüyle karşılayamaz. Bu böyle bilinmelidir’

23 Nisan, Türk Ulusal birliğinin sağlandığı, sınırları Misak-ı Milli ile saptanan Türk Vatanının kurtarıldığı; Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günün iki kelime ile ifadesidir.

23 Nisan ve Ulusal Egemenlik, Atatürk ilke ve devrimlerinin kilit taşını oluşturur. Bu nedenle ilke ve devrimlerin herhangi birinden ödün verenler, ulusal egemenlik haklarımızdan da ödün vermiş ve buna saldırmış olurlar.

Özetle 23 Nisan, Türkün Ulusal kimlik ve benliğini, kültürünü, örfünü ve geleneklerini saklı tutarak ulusumuzu çağdaş ve evrensel değerlerle bütünleştiren, bütün uygar uluslarla eşit ve insanlık aleminin seçkin ve şerefli bir üyesi durumuna yükselten bir tarihi gösterir.

23 Nisan, ümmet olma durumundan Ulus/Devlet olduğumuz bir günün de adıdır. Bu nedenlerledir ki, 23 Nisanın sonsuza dek yaşatılması için bu tarihi gün Atatürk tarafından Türk çocuklarına ve çocuklarımızın şahsında bütün dünya çocuklarına armağan edilmiştir. Bu tarihi günün 96. yılı kutlu olsun’.

Alıntıdır...
Yüceler yücesi ulu önder ,
Mustafa Kemal A T A T Ü R K

***********************************

23 . Nisan Cumhuriyet Bayrami Türk milletine kutlu olsun.

23. Nisan Mülkün temeli dir.

***********************************