Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Malatya-Arguvan-Bozan Köyü Şah Sultan Türbesi
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Malatya Arguvan İlçesi Bozan Köyünde Türbesi bulunan ve Ehlibeyt Evliyalarından olan Şah Sultan Pirimiz ile ilgili halk arasında anlatılan menkıbeler şöyledir :


’...Şah Sultan Ana Malatya’nın İsa köyde doğmuştur. Doğum tarihi belli değildir. Ahmet Baba adında bir köylünün kızıdır.
Baba Ahmet’in kızı Sultan; uyanık, anlayışlı, duygulu bir kızdı. O sıralarda halk şairi Derviş Muhammet, İsa köyde hem deyişleriyle, hem çevresine yaptığı uyarmalarla bir din ulusu, yol büyüğü sayılıyordu.
Baba Ahmet’in kızı Sultan da Derviş Muhammet’in şiirlerini dinleye dinleye büyüdü; duyguları, düşünceleri gittikçe genişlik kazandı, sonunda Derviş Muhammet’e mürit oldu. Artık o da Derviş Muhammet gibi düşünmeye ve şiir söylemeye başlamıştı.
Önce büyük bir ilgi gördü, saygı gördü; kendisine Şah Sultan denildi. O da mürşidi Derviş Muhammet gibi öğüt yollu şiirler söyledi. Ustasının izinden gitti.
Öte yandan köyün ileri gelenleri bu gidişten hoşlanmıyorlardı. Derviş Muhammet’le dervişleri Ahmet Aşıki ve Şah Sultan bu yüzden köyün ileri gelenleri ile çatışmaya düştüler. Şah Sultan, onlar için taşlamalar söylemeye başladı.
Şah Sultan’ın kendi düşüncesinde olmayanlarla yaptığı bu münakaşalar aleyhindeki havanın gittikçe artmasına sebep oluyordu. Zaten Derviş Muhammet’le Ahmet Aşıki de köylülerle bu yüzden geçinemiyorlardı. Sonunda üçü hakkında hükümete şikayetler yapıldı, soruşturma açıldı. Derviş Muhammet de, dervişleri de artık bu köyde rahat edemeyeceklerini anlamışlardı.
Derviş Muhammet daha önce bu köyden ayrılmış, Divriği’nin Anzağar köyüne göç etmişti. Şah Sultan da onun ardından Anzağar’a gitti.
Derviş Muhammet’i sevenlerden, muhiplerinden bir bölük, Arguvan’ın Bozan köyünde oturuyorlardı. Bir müddet sonra Şah Sultan mürşidinden izin aldı; Anzağar’dan ayrılıp Bozan köyüne gitti, oraya yerleşti.
Ahmet Aşıki de Anzağar’dan ayrılıp Kayseri’ye göç etmişti. Üçler böylece dağıldılar.
Ahmet Aşıki ile Şah Sultan’ın sıcak, temiz bir dostluğu vardı. Bunların can yoldaşı oldukları o bölge köylüleri arasında söylenip gitmektedir.
Şah Sultan 1845 yılında Arguvan’ın Bozan köyünde ölmüştür’.

Başka bir menkıbeye göre ise şöyle anlatılmaktadır:
’Şah Sultan da Derviş Muhammet ve Aşıki Ahmet Ağa gibi İsa Köyünde doğmuştur. Babasının adı Babo Ahmet isminde fakir bir çiftçidir.
Şah Sultan’ın doğum tarihi belli değildir. Derviş Muhammet, hakiki evliya yolunu halka öğretmeye çalışarak dedelerin içkili ve değnekli soyguncu ayinlerinin doğru olmadığını, batıl bir yol olduğunu telkin edince Şah Sultan’ın babası Ahmet de Derviş Muhammet’e intisap etmiş, Şah Sultan da daha genç yaşında Derviş Muhammet’e bağlanarak ruhunu istila eden ilahi bir aşk ile dünya meşgalesinin ve zevkinin bir kıymeti olmadığını anlayarak tecerrüde(her şeyden vazgeçip Allah’a yönelme) girmiş, Derviş Muhammet’i ve Aşıki’yi köyden çıkaran müstebit beyler bu sefer de ’Bu kız evliyalık taslıyor’ diye zulme başlamışlar, bir çok defa zabıtaya ihbar etmişler, bir çok eza cefa görmüş ise de bir müddet daha tahammül etmiş; nihayet evini hırsızlar talamış ve türlü işkenceler yaparak köyden çıkarmışlardır. Bir zaman Anzağar'’a Derviş Muhammet'’n yanında kalmış ve sonra da Derviş Muhammed'’n müsadesiyle Bozan Köyündeki muhiplerin yanına yerleşerek hayatının sonuna kadar orada kalmış ve 1264(1847)'’e bu fani hayata gözlerini kapamıştır".


Şah Sultan’ın Türbesi:
Şah Sultan’ın türbesi Bozan köyünün kenarındadır. Kiremit çatılı ve toprak malzemeli türbede Şah Sultan’a ait bir kabir bulunmaktadır.

Türbenin girişinde görkemli bir Atatürk büstü yer almaktadır. Türbeye gelenlerin kurbanlarını kesip pişirmeleri için eklentiler yapılmıştır. Türbenin bitişiğinde oldukça büyük bir yemakhane bulunmaktadır.

Türbe kutsal günlerin dışında, daha çok adak adamak ve *****leri kabul olunca da kurban kesmek için çeşitli zamanlarda ziyaret edilmektedir. Çocuk sahibi olmak isteyenler, çocuklarının askerden veya gurbetten sağ salim dönmesini bekleyenler çoğunluktadır.

Söylence: Şah Sultan Cezaevine girmiş. Orada gardiyanlar Şah Sultan’a kötü davranmışlar. Evliyalığına inanmamışlar. Şah Sultan’a kötü davranan gardiyanın oğlu da askerde imiş. Gardiyana beddua etmiş. Oğlunun cenazesi gelmiş.


bilgiler alıntıdır...


Pirimiz Zöhre Ana'mızın Dilinden,
Gerçekte Şah Sultan Kimdir ?


Halk dilinde Şah Sultan olarak bilinen evliyanın birinci yaşamı Konya Karaman’da Şehriban Ana, ikinci yaşamı Tunceli-Erzincan arası Avuçan Ocağı, üçüncü yaşamı ise Şah Sultan Ana’dır. Malatya’nın Arguvan ilçesinin Bozan köyünde yatmaktadır.

Bildiren : Pir Zöhre Ana

[Resim: sah-sultan-turbesi-malatya%20(1).jpg]

Ölmeden ölümü gördüm
Ben ulu divana vardım
Şafahatımı kazandım
Bozan'daki Şah Sultanım.


Arguvan’ın Bozan köyünde yatan Şah Sultan Ana Eba Müslüm soyundan gelmektedir.

Şu Sultanım söyler çıkarım tepe
Suçum neydi acep giderim size
Arguvan köyünde Pirin elinde
Ağlıyor Şah Sultan Şah sende kaldı


Bildiren : Pir Zöhre Ana
Kaynak : Yukarıdaki bilgiler ve nefesler Pir Zöhre Ana'nın Mehtaptaki Erenler Kitabından alınmıştır.Sayfa: 183-188-189
Şah Sultan'ın kendi dilinden nefesleri - Bildiren : Pir Zöhre Ana

Şu dağları engin yüce aşardım
Şah Sultanım ben Pirimle coşardım
Mümin yoktu münkir çoktu şaşırdım
Sırrım Ali gizlendikçe kaçardım

Ben söylerim Zöhre Ana yazıyor
Kafir olan bize kuyu kazıyor
Günler geldi fermanını asıyor
Arguvan da jandarmalar basıyor

Babamın adını bilmez kimse
Künyemiz Yemen'de bildirek ite
Geçemez sıratı kör itler öte
Şah Sultan fakirdir yiyemez kete

Çoluk çocuk yağmur diye bağırır
Cibali Sultan'ın kızı haykırır
Hızır geldi Sultan Hatun aynıdır
Bir cemali güneş doğan ay mıdır

Babamın adı Müslüm mü
Ben soyuma küstüm mü
Ehlibeyt kızıyım
Kul insandır üstün mü


Okurum kevserde fıratı bitmez
Gözlerine kainatı görüyor yetmez
Bu cefalar Şah Sultan bizlerde bitmez
Ahuzar eyleyim ses sende kaldı

Ben Şah Sultanım dertliyim dertli
Lokman Hekim yok mu yanar ciğeri
Bu güzellik kalmaz senin şanına
Çok münkir münafık kıyardı bana

Geliyo divana atam bellidir
Abdurrahman Gazi Allah evidir
Derviş Muhammedim bahçe gülüdür
Bahçıvan Muhammed car sende kaldı

Hem yazıyor Allah hemi Ali'dir
Hem kuruyor cemi Bektaş Veli'dir
Hem dönüyor semah kanat kendidir
Uçuyor kanatlar yol sende kaldı

Şu Sultanım söyler çıkarım tepe
Suçum neydi acep giderim size
Arguvan köyünde pirin ilinde
Ağlıyor Şah Sultan şah sende kaldı

Ahuzar ediyom görmedi gözüm
Bir bağ bitirmişim alamam üzüm
Divanda sözlerim korudu közüm
Yanıyo kebabım kor sende kaldı

[BNefesleri Bildiren : Pir Zöhre Ana'mızdır... [/B]
Hakkın bitmez tükenmez ilim deryasından nefesler veren, inanç ve ibadetlerimizi bizlere ilk haliyle öğreten Pirimiz Zöhre Ana'mıza sonsuz teşekkürlerimizi sunar, yüce postuna ve Ehlibeytin tüm Erenlerine aşk ile niyaz eyleriz..Hak Muhammed Alim içimizdeki Ehlibeyt aşkını daimi eylesin, yolunuzdan ayırmasın..