Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Fıkralar
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu
olduğundan gidip
üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak: " Okuzler ve kuslar ayni
masada
oturamaz!"
Ögrenci: "O zaman ben ucuyorum..."
Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve
sinavini basarisiz
gecmesi icin elinden geleni yapmis.
Yanliz sinavda
öğrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde
cevaplamis.
Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis.
Yolda yururken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var,
digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin?
ögrenci: "Para olan cuvali secerdim..."
Profesor: "Ben akil olan cuvali secerdim..."
Ögrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer...
Profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine
"Öküz"
yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.
Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis.
ŞahımAlidir yazdı:Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu
olduğundan gidip
üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak: " Okuzler ve kuslar ayni
masada
oturamaz!"
Ögrenci: "O zaman ben ucuyorum..."
Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve
sinavini basarisiz
gecmesi icin elinden geleni yapmis.
Yanliz sinavda
öğrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde
cevaplamis.
Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis.
Yolda yururken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var,
digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin?
ögrenci: "Para olan cuvali secerdim..."
Profesor: "Ben akil olan cuvali secerdim..."
Ögrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer...
Profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine
"Öküz"
yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.
Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "Sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis.


Bu nasıl bir zeka süper bir fıkra yaaSmile)
Kaz göndersem yolar mısın?

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş.

Yanına başvezirini alıp yola çıkmış.

Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.

Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.

Padişah, ihtiyarı selamlamış:
'Selamunaleykum ey pir'i fani...'

'Aleykumselam ey serdar'ı cihan...'

Padişah sormuş:

'Altılarda ne yaptın?'

'Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor...'

Padişah gülmüş:

'Bir kaz göndersem yolar mısın?'

'Hem de ciyaklatmadan...'

Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:

'Ne konuştuğumuzu anladın mı?'

'Hayır padişahım...'

Padişah sinirlenmiş:

'Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.'

Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.

'Ne konuştunuz siz padişahla...'

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:

'Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim.'

Baş vezir, yüz altın vermiş.

'Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu.'

'Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi.'

Vezir kafasını kaşımış.'Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek?...'

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

'Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.(32 ise ağızdaki dişten kinaye, boğaz)'


'Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek...'

Adam gülmüş.

'Onu da sen bul...'
[COLOR=#6a6aff]Huriye-Duriye-Nuriye

Huriye, Nuriye ve Düriye 75-80 yaşlarında, çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye Nuriye ye telefon eder ve Düriye ye gitmeye karar verirler ve giderler.

Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim der. Huriye ve Nuriye birşey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim der ve yapar getirir. Bizimkilerde yine itiraz yok.


Akşama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yola düşerler. Yolda bastonları ile yavaş yavaş yürürken aralarında şu konuşma geçer; Huriye : Kız Nuriye, gördün mü Düriye yi..!!! Ne kadar pinti olmuş. Bize bir kahve bile ikram etmedi Nuriye : Kıızzz Düriye yi ne zaman gördün??
[COLOR=#6a6aff]Sohbet

Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu,adama dönmüş ve - Biliyor musunuz, biryerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz,seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam,kitabı yavaşça kapatmış ve adama; - Hangi konuda sohbet etmek istersiniz? - Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz? - Olabilir,bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi,üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen,keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde,at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar.Sizce neden? Sohbet etmek isteyen adam,hayretle bakmış; - Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Kitabını okumak isteyen adam; - Hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin?
Bir adam tanrinin dogasini anlamak istiyormus ve ona sormus "Tanrim, 1 milyon yil senin icin ne kadar bir suredir?" Tanri soyle cevaplamis "1 milyon yil benim icin 1 dakika kadardir." Adam sormaya devam etmis "Peki,tanrim 1 milyon dolar senin icin ne kadardir?". Tanri cevaplamis "1 milyon dolar benim icin 1 penny dir" Adam dayanamamis."Tanrim bana bir penny verir misin? " demis. Tanridan soyle bir cevap gelmis "1 dakika."
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23