06/11/2009, 20:50
]Gül’ün Alevi açılımının devamı gelecek
Murat Sabuncu
Yıllar evvel…
Bir seçim gezisi sırasında Hatay’da idim…
Milliyet günleri…
Bölgedeki bir dost beni alıp Samandağ yakınlarındaki bir “ibadethane”ye götürdü.
Alevi inancına mensup dostların kutsal bir mekanıydı.
Ayakkabıları çıkardık içeri girdik.
Bir “buhurdan” tütüyordu.
Ortada beyaz bir taşın üstü mermer bir duvarla çevrilmişti.
Kadın, erkek, çocuk o taşın etrafında öperek üç kez dolaşıp dileklerini söylüyor idi.
Burası Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın buluştuklarına inanılan yerdi.
Kutsal mekanın içinde sağda bir alanda Kur-an duruyordu.
Bir de bu alanın kutsallığını gösterdiğini düşündükleri, Kehf Suresi’ndeki alıntıyı çerçevelemişlerdi.
Sünni vatandaşların da gelip burada dua-ibadet ettiğini söyledi mihmandarımız…
Bir de her hafta Akdeniz’in sularının taşıp bu mekanı “yıkadığını” anlattı.
O güne kadar bir arkadaşımın babasının ölümü hariç Alevilerin kutsal mekanına hiç gitmemiştim.
Oysa…
Birbirimizin değerlerini anlamak için birbirimizin kutsalına daha sık gitmeliydik.
Hatay milat oldu benim için. Her açıdan…
Dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “cemevi” ziyaretini izlerken kendi deneyimim geldi aklıma…
İçi boşaltılmış bir laf ama Cumhurbaşkanı’nın yaptığı “devrimci bir hareket”.
Abdullah Gül’ün “Sünni” değerleri öne çıkartan bir siyasi gelenekten geldiğini biliyoruz…
İster kabul edelim ister etmeyelim o ve bir dönem mensubu bulunduğu partinin Sünni inanca atıfta bulunarak “icraat yaptıkları ya da söylemde bulundukları” günler uzağımızda değil..
O yüzden…
Gül’ün hem geçmişi hem de şu anda temsil ettiği makam açısından ziyareti son derece önemli..
Umarım bu gelişme tatlı bir fotoğraf olarak kalmaz.
Alevi kardeşlerimizin yıllardır talep ettikleri “inanç ile ilgili” hakları onlara en kısa zamanda teslim edilir..
Biliyorum AKP içinde bununla ilgili ciddi bir hazırlık var.
Yakında çok önemli bir “açılım” a şahitlik edeceğiz.
Bekleyin, göreceksiniz…
Murat Sabuncu
Yıllar evvel…
Bir seçim gezisi sırasında Hatay’da idim…
Milliyet günleri…
Bölgedeki bir dost beni alıp Samandağ yakınlarındaki bir “ibadethane”ye götürdü.
Alevi inancına mensup dostların kutsal bir mekanıydı.
Ayakkabıları çıkardık içeri girdik.
Bir “buhurdan” tütüyordu.
Ortada beyaz bir taşın üstü mermer bir duvarla çevrilmişti.
Kadın, erkek, çocuk o taşın etrafında öperek üç kez dolaşıp dileklerini söylüyor idi.
Burası Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın buluştuklarına inanılan yerdi.
Kutsal mekanın içinde sağda bir alanda Kur-an duruyordu.
Bir de bu alanın kutsallığını gösterdiğini düşündükleri, Kehf Suresi’ndeki alıntıyı çerçevelemişlerdi.
Sünni vatandaşların da gelip burada dua-ibadet ettiğini söyledi mihmandarımız…
Bir de her hafta Akdeniz’in sularının taşıp bu mekanı “yıkadığını” anlattı.
O güne kadar bir arkadaşımın babasının ölümü hariç Alevilerin kutsal mekanına hiç gitmemiştim.
Oysa…
Birbirimizin değerlerini anlamak için birbirimizin kutsalına daha sık gitmeliydik.
Hatay milat oldu benim için. Her açıdan…
Dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “cemevi” ziyaretini izlerken kendi deneyimim geldi aklıma…
İçi boşaltılmış bir laf ama Cumhurbaşkanı’nın yaptığı “devrimci bir hareket”.
Abdullah Gül’ün “Sünni” değerleri öne çıkartan bir siyasi gelenekten geldiğini biliyoruz…
İster kabul edelim ister etmeyelim o ve bir dönem mensubu bulunduğu partinin Sünni inanca atıfta bulunarak “icraat yaptıkları ya da söylemde bulundukları” günler uzağımızda değil..
O yüzden…
Gül’ün hem geçmişi hem de şu anda temsil ettiği makam açısından ziyareti son derece önemli..
Umarım bu gelişme tatlı bir fotoğraf olarak kalmaz.
Alevi kardeşlerimizin yıllardır talep ettikleri “inanç ile ilgili” hakları onlara en kısa zamanda teslim edilir..
Biliyorum AKP içinde bununla ilgili ciddi bir hazırlık var.
Yakında çok önemli bir “açılım” a şahitlik edeceğiz.
Bekleyin, göreceksiniz…
![[Resim: 091120090222238006097_2.jpg]](http://haber1.com/photos/091120090222238006097_2.jpg)