Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Muharrem Orucu nedir, Muharrem Orucu nasıl tutulur?
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Tags: Muharrem Ayı , Muharrem Orucu nedir, Muharrem Orucu nasıl tutulur,

Yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (dünya değiştirmek) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gayba girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyin’in gayba girdiği Mart aylarını kapsar.

15 Aralıkta Hz. Hasan, ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.

İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.

Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.

Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.

“Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”

Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir.

Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.

Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.

Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.

“Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.”

“ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.

ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;

SU İÇİLMEZ
ELMA,
KUŞBURNU,
MADIMAK OTU YENİLMEZ.
MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.

Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.

Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 6’da yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.

Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.

Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.


18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına götürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdır.

Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.

Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz.

Ehlibeytin Yası Matem Günleri | Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana
ben şimdi ulusal kanal da muharem ayıyla ilgili bi video izledim ordaki adam aklımda kaldı kadarıyla yas orucunda su içilmez tras olunmaz banyo yapılmaz gibi şeyler diyodu.şimdikiler hem yiyecek olarak hem içecek olarak bunları kullanmayarak oruc tutuyolar diyordu.
Peki banyo yapılmadan pis pis tutulan orucla ve bunu topluma yansıtarak yaptığı yanlış yönlendirmeyle öteki tarafta İmam Üseyin'in şefaatından yararlanabileceğini mi sanıyor ulusal kanalda ki bu adam... İnsanlara bangır bangır bağıra bağıra aleviler yas orucunda banyo yapmaz dersen insanlar neden alevilerin abdestinin olduğunu, ibadetlerinin yerinde ve mantıklı olduğunu düşünsün ki. Su içmemek doğrudur. Pir susuz şehit edilmiştir mübarek başı kesilerek, peki banyo yapmamakta ki amaç nedir?

Temiz bir şekilde banyo yaparak, tıraş olarak; sadece özümüzü temiz tutarak değil dış görüntümüzü de temiz tutarak yasımızı çekmeliyiz. O Pir'lere olan saygımızdan...
murat058 yazdı:ben şimdi ulusal kanal da muharem ayıyla ilgili bi video izledim ordaki adam aklımda kaldı kadarıyla yas orucunda su içilmez tras olunmaz banyo yapılmaz gibi şeyler diyodu.şimdikiler hem yiyecek olarak hem içecek olarak bunları kullanmayarak oruc tutuyolar diyordu.


İbadet demek, aklen ve ruhen Allah'ın huzuruna çıkmak, Allah'a kendini teslim etmek, Görmeden görüp varlığını kabullenmek, inancını ve saygısını gösterip Allah'tan aciz bir kul olarak aman dilemek demektir...

Bir insan sıradan bir akrabasının evine misafir giderken bile dolaptan en güzel kıyafetini, en temiz kıyafetini seçip, güzelce süslenip, traşını olup, saçını şekillendirip gidiyorsa, Koskoca yüce Yaratıcısı olan Allah'ın karşısına çıkarken nasıl kir pas, ter kokusu içerisinde ve de saç baş karışmış bir şekilde çıkabilir? Biraz mantıklı olmak lazım...

İbadet yaparken önce iç temizliği sonra da dış temizliğimize özen gösterip öyle yapmalıyız...

Öyle traş olmayım, banyo yapmayım, içkimi de içeyim diyerek ibadet yaptığını zannedenler kendilerine Alevi deyip de aslında Alevilik adı altında gezinen ateistlerdir...

Alevilikte her ibadetin başında hem iç hem dış temizlik gelir. O yüzden her daim ele, bele, dile sahip çıkaraktan, ibadet yapmadan önce mutlaka hem boy abdestimizi hem de gusül abdestimizi alır öyle ibadetlerimize başlarız...
Muharrem orucu nedir ve muharrem orucu nasıl tutulur alevileri birbirinden ayıran, alevileri yol ayrımına götüren bir konu aslında. Yol tek ise ibadette tek olmalıdır. Talihsizlikten öteye giden bir durum olan; yolu kendine uydurma durumu alevilerin farklı yollara sapmalarına açık kapı bırakan bir durum. Muharrem orucu; Hz. Hüseyin'in kerbelada yezit tarafından acımasızca şehid edilmesinin anısına, oniki imamlar'ın anısı ve sembolizminin de eklenmesiyle yüzyıllardır tutulan bir oruç değildir. Bir yas orucudur.

İmam Hüseyin’in çektiği çilelerin, ona yapılan eziyetlerin, mübarek başının gövdesinden ayrılmasının ardından Muaviyenın bozuk düzenini asıl olan kuran-ı değiştirerek insanlara yayması, insanları kandırması, ehlibeyte düşman ederek nesilden nesile aktarılacak yanlış bilgiler üretmesi Hüseyin'den daha güçlü olduğu anlamına gelmez. Hz.Ali Allah’ın arslanıdır. Arslandan arslan doğar. Yüzyıllardan beri insanlar öyle kandırılmıştır ki bugünün yaşayan tek Piri Zöhre Ana'nın Haktan bildirdikleri onlara yanlış gibi gelmektedir.

Muharrem orucunun tarihlerinin değiştirilmesine mantıklı bir açıklama getiremeyen bazı alevi önderlerinden ziyade Pirim Zöhre Ana ışığını saça saça anlatmakta. Onda cevapsız soru yoktur. Çünkü haktan alır. 1500 yıl önce yaşayan bir Pirin nefesini aktarır bedenini yansıtır.

Alevi toplumunun sorgulaması olmadığı için yanlış tarihlerde, yanlış ibadetler yapmaları kaçınılmaz. İnsanlar Pir Zöhre Ana’ya inanmak istemiyor. Mantıklı gelen dini bilgileri ve kerametini görmezden gelmiyorlar. Fakat alışkanlıklarını değiştirmek ve bunu çevresindekilere savunmak onlara zor geliyor. Yolun ağırlığını çekemiyorlar.