05/04/2013, 04:11
Merhaba sevgili dostlar,
3 Nisan Çarşamba günü yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi 3 Nisan Hz.Muhammed Mustafa'nın doğduğu gün olarak bizler tarafından türbe ziyaretleri,dualar ve lokmalarla dolu dolu geçmektedir. Ayrıntıya girmeden önce bizlere bu özel günü bildiren Pirimiz,12 İmam Evliyası Zöhre Ana'mızın yüce postuna niyaz ederiz. Hak Muhammet Ali hepimizi bu yüzyılda O'nun sürdüğü yola layık eder inşallah...
O gün İstanbul grubundan Naciye,Gülten abla ve bazı arkadaşlarımızla İstanbul Göztepe'de bulunan Şahkulu Sultan Türbesini ziyarete gittik. Saat 2'ye yetiştiğimiz için öğlen namazımı da orada kıldık ve lokmaları olan dostlarımız lokmalarını dağıttılar. Lokmalar orada bulunan canlara dağıtılırken Cemal Dede ile tanıştık. Tunceli'den gelmiş ve Şahkulu Sultan'ı da ziyaret etmek istemiş. Arkadaşlarımız lokmayı verirken o da kendisini tanıtmış bizler de o kadar yoldan gelen Cemal dede'ye hem bir hoşgeldin hem de yolumuzla alakalı sohbet etmek için yanına gittik ve tanıştık. Cemal dede; temiz giyimli,saçları bembeyaz,ses tonu gayet sakin,konuştuğu zaman insanları kendine dinleten,oturaklı bir kişiliğe ve görünüme sahip.
Cemal dede,sohbetin ilerleyen bölümlerinde Gülten ablaya sizi sanki daha önce tanıyor gibiyim dedi. Sonra Cem vakfında çalıştınız mı diye ekleyince Gülten abla'da hayır dedi. Biz,Pir Zöhre Ana'nın sevenleriyiz... [BZöhre Ana adını duyunca Cemal Dede, niyazını verdi ve yüzünde bir gülümseme meydana geldi.[/B] Zöhre Ana'ya gitmek istediğini ancak daha kısmet olmadığını söyledi. Ayrıca,[BZöhre Ana'nın yaşadıkları bölgeye giysi yardımında bulunduğu söyledi ve bu giysileri kendisinin gariban insanlara dağıttığını anlattı.[/B]
Gülten abla,Cemal dede'ye " İbadetlerimizde bazı dedeler içki içiyorlar.Dem adı altında..." diye bir soru yöneltti.
Cemal Dede,bu soruya içkinin ne yazık ki ibadetlerimizde ve türbe başlarında içildiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Ayrıca bununla ilgili yaşadığı bazı olayları bize aktardı.
Sohbette aklımda kalanlar ve benim dikkatimi çeken bölümleri bunlardı.
Cemal dede'nin ellerini öperek sohbetimizi bitirdik.
Hak Muhammet Ali 12 İmam ve Ehlibeyt yolunda bütün dedelerimizin Cemal dede gibi doğruları hiç korkmadan,beni cem evinden uzaklaştırırlar,ekmeğimden olurumun derdine düşmeden bu kutsal yolun savunuculuğunu yapmasını bekliyoruz.
Pir Zöhre Ana'mız " Ben,ocaklara kurban olayım." demektedir. Çünkü, bu ocakların ateşini ancak ve ancak bir Evliya yakar. Evliya gayba girdikten sonra ocakzadeler bu yolu sürmeye gayret etmeli ve ecdadına layık olarak inancıyla,ibadetiyle,söz ve davranışlarıyla toplumunun önünde bir ışık gibi parlamalıdır.
Ocakzade olup ta en temel ibadetimiz olan Ehlibeyt'in Yası Matemlerini tutmayan, Hz.İmam Üseyin aşkına Aşure çorbasını kendi kazancından yapmayıp başında bulunduğu derneğin, vakfın, federasyonun kasasından bunu yapan ocakzadeler var. Tabi bu tiplere ocakzade denirse.
Pirimiz Zöhre Ana'nın bazı konuşmalarında eleştirdiği ocakzadeler iş te bu davranışları sergileyen kişilerdir.
3 Nisan Çarşamba günü yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi 3 Nisan Hz.Muhammed Mustafa'nın doğduğu gün olarak bizler tarafından türbe ziyaretleri,dualar ve lokmalarla dolu dolu geçmektedir. Ayrıntıya girmeden önce bizlere bu özel günü bildiren Pirimiz,12 İmam Evliyası Zöhre Ana'mızın yüce postuna niyaz ederiz. Hak Muhammet Ali hepimizi bu yüzyılda O'nun sürdüğü yola layık eder inşallah...
O gün İstanbul grubundan Naciye,Gülten abla ve bazı arkadaşlarımızla İstanbul Göztepe'de bulunan Şahkulu Sultan Türbesini ziyarete gittik. Saat 2'ye yetiştiğimiz için öğlen namazımı da orada kıldık ve lokmaları olan dostlarımız lokmalarını dağıttılar. Lokmalar orada bulunan canlara dağıtılırken Cemal Dede ile tanıştık. Tunceli'den gelmiş ve Şahkulu Sultan'ı da ziyaret etmek istemiş. Arkadaşlarımız lokmayı verirken o da kendisini tanıtmış bizler de o kadar yoldan gelen Cemal dede'ye hem bir hoşgeldin hem de yolumuzla alakalı sohbet etmek için yanına gittik ve tanıştık. Cemal dede; temiz giyimli,saçları bembeyaz,ses tonu gayet sakin,konuştuğu zaman insanları kendine dinleten,oturaklı bir kişiliğe ve görünüme sahip.
Cemal dede,sohbetin ilerleyen bölümlerinde Gülten ablaya sizi sanki daha önce tanıyor gibiyim dedi. Sonra Cem vakfında çalıştınız mı diye ekleyince Gülten abla'da hayır dedi. Biz,Pir Zöhre Ana'nın sevenleriyiz... [BZöhre Ana adını duyunca Cemal Dede, niyazını verdi ve yüzünde bir gülümseme meydana geldi.[/B] Zöhre Ana'ya gitmek istediğini ancak daha kısmet olmadığını söyledi. Ayrıca,[BZöhre Ana'nın yaşadıkları bölgeye giysi yardımında bulunduğu söyledi ve bu giysileri kendisinin gariban insanlara dağıttığını anlattı.[/B]
Gülten abla,Cemal dede'ye " İbadetlerimizde bazı dedeler içki içiyorlar.Dem adı altında..." diye bir soru yöneltti.
Cemal Dede,bu soruya içkinin ne yazık ki ibadetlerimizde ve türbe başlarında içildiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi. Ayrıca bununla ilgili yaşadığı bazı olayları bize aktardı.
Sohbette aklımda kalanlar ve benim dikkatimi çeken bölümleri bunlardı.
Cemal dede'nin ellerini öperek sohbetimizi bitirdik.
Hak Muhammet Ali 12 İmam ve Ehlibeyt yolunda bütün dedelerimizin Cemal dede gibi doğruları hiç korkmadan,beni cem evinden uzaklaştırırlar,ekmeğimden olurumun derdine düşmeden bu kutsal yolun savunuculuğunu yapmasını bekliyoruz.
Pir Zöhre Ana'mız " Ben,ocaklara kurban olayım." demektedir. Çünkü, bu ocakların ateşini ancak ve ancak bir Evliya yakar. Evliya gayba girdikten sonra ocakzadeler bu yolu sürmeye gayret etmeli ve ecdadına layık olarak inancıyla,ibadetiyle,söz ve davranışlarıyla toplumunun önünde bir ışık gibi parlamalıdır.
Ocakzade olup ta en temel ibadetimiz olan Ehlibeyt'in Yası Matemlerini tutmayan, Hz.İmam Üseyin aşkına Aşure çorbasını kendi kazancından yapmayıp başında bulunduğu derneğin, vakfın, federasyonun kasasından bunu yapan ocakzadeler var. Tabi bu tiplere ocakzade denirse.
Pirimiz Zöhre Ana'nın bazı konuşmalarında eleştirdiği ocakzadeler iş te bu davranışları sergileyen kişilerdir.