AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ
]Ah çektikçe erir gider
Yüreğimin yağı benim
Seni görsem durur gider
Dillerimin bağı benim
Gam leskesi saf saf oldu
Hep sözlerim boş laf oldu
Senin yolunda mahv oldu
Gençliğimin çağı benim
Ah belimi büken oldu
Gurbet bana diken oldu
Altı aydır mekan oldu
Dibi kırkkız dağı benim
Sensin derdine düştüğüm
Hayal oldu konuştuğum
Her gün yediğim içtiğim
İçerimde ağu benim
Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
Gine coştu gam deryası
Garip gönlümün yaylası
Güzel hüsnün bağı benim
AŞIK VEYSEL
DÜNYADA TÜKENMEZ MURAD VAR İMİŞ
Dünyada tükenmez murad var imiş
Ne alanı gördüm ne murad gördüm
Meşakkatin adın Murad koymuşlar
Dünyada ne lezzet ne tad gördüm
Ölüm var dünyada yok imiş murad
Günbegün artıyor türlü meşakkat
Kalmamış dünyada ehli kanaat
İnsanlar içinde çok fesat gördüm
Nusverani Adil nerede tahtı
Süleyman mührünü kimse bıraktı
Resulü Ekrem'in kanunu haktı
Her ömrün sonunda bir feryat gördüm
Var mıdır dünyaya gelip de kalan
Gülüp baştan başa muradın alan
Muradı maksudu hepsi yalan
Ölümü dünyada hakikat gördüm
Dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
Çağlayan bir su var arkı belirsiz
Veysel neler satar narkı belirsiz
Ne müşteri gördüm ne hesap gördüm
AŞIK VEYSEL
Bunca Aşıkların sendedir meyli
Gesdirdin cihani, dolandım haylı
bir şirin gelmişdir,bir dahi leylı
Bir de sen gelmişsin cihane ,dilber
Yakuttur yanağın, hilaldır kaşin
Şekerdır dudağın,incıdır dişin
Gezdim şu cihani,yok imiş eşin
Bulamam hüsnüne bahane,dilber
Kaşların Lamelıf,gözlerin ayın
Huri kızlarında yok imiş payın
Şahındir bakışin,Ceylandır soyun
gözlerin benziyor şahane ,dilber
Nazlı yar bir derde girifdar olmuş
Hayeli gönlüme gelip gidiyor
Dedim kaşi karam,yar sana ne oldu
Gün günü gül benzin solup gidiyor.
Yar senin derdine ortak olayım
Demir çarık geyip derman olayım
Eğer öl, desen, dünden öleyim
Nice koç yığıtler ölüp gidiyor
Kalbımın aynası ol ,kaşi kara
Bulamadım senin derdine çare
Dedimın dilberı,sarılalım bir kere
Hasretlik kıymate kalıp gidiyor
Güzel olanların kalbı pak olur
İkrar verip ikrarında bek olur
Yardan ayrılanın bagrı yok olur
Gözlerim kan ile dolup gidiyor
Gönlüm eydür, uğradım dostta
Sen sag ol sevdiyim, kalmışım hasta
Geymişım karayı ,kalmışım yasta
Eller yiyip, içip, gülüp gidiyor
Bir Ulu Ağaçtan Bir Yaprak Düşse
Bir Ulu Ağaçtan Bir Yaprak Düşse
O Anda Acısın Duyar İniler
Katlansa Acıya Sakince Geçse
Esen Rüzgarlara Uyar İniler
Bu Aşkın Meyinden İçip De Kanan
Gendeki Başını Sevdaya Salan
Yarinden Ayrılıp Gurbette Kalan
Geçen Günlerini Sayar İniler
Çağlayıp Akıyor Bakarsın Suya
Yağan Yağmurlardan Zevk Duya Duya
Geçer Dolaplardan Yeter Arzuya
Başını Çarklara Koyar İniler
Dağlar Çiçek Açar Veysel Dert Açar
Derdine Düştüğüm Yar Benden Kaçar
Gerçek Ãşık Olan Kendinden Geçer
Derdini Aleme Yayar İniler
Aşık Veysel
Sevgili Gamze,
Öncelikle forumumuzda Edebiyat konu başlığı altında Türk halk şiirinin en büyük şairlerinden, diline, anlatımına doyum olmayan Aşık Veysel'in şiirlerine yer verdiğin için çok teşekkür ederim. Açtığın konu başlığının bugüne kadar daha çok işlenmiş olmasını umardım. Çünkü Aşık Veysel'in öyle güzel şiirleri var ki...
Şiirlerinde manalı konuları öyle yalın bir Türkçe ile ve öyle öze inerek dile getirmiş ki Aşık Veysel'e hayran olmamak elde mi?
Her ne kadar konumuz edebiyat olsa da Aşık Veysel denilince onun besteleme yönüne de değinmeden edemeyeceğim. Diğer şiirleri gibi Bir ulu ağaçtan bir yaprak düşse şiirini de öyle güzel, öyle şiiriyle uyumlu bestelemiş ki hayran olmamak elde değil. Şiirlerini Aşık Veysel'in kendi ağızından ve sazından dinlemek ayrı bir haz veriyor insana. Söylerken tonlamaları ve bestesiyle şiirin ruhuyla bütünleşiyor adeta...
Ağlayalım Atatürk'e (Ağıt)
Ağlayalım Atatürk'e
Bütün dünya kan ağladı
Başbuğa olmuştu ülke
Geldi acem can ağladı
Şüphesiz bu dünya fani
Tanrının aslanı hani
İnsi cinsi cem'i mahluk
Hepisi birden ağladı
Doğu batı cenup şimal
Aman Tanrı bu nasıl hal
Atatürk'e oldu zeval
Yas çekip mebusan ağladı
İskenderi zülgarneyin
Çalışmadı buncaleyin
Her millet Atatürk deyin
Cemiyeti akvam ağladı
Atatürkün eserleri
Söylenecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çektiler tan ağladı
Fabrikeler icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türk'e terketti
Döndü çark devran ağladı
Bu ne kuvvet bu ne kudret
Varıdı bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnönü İsmet
Gözlerinden kan ağladı
Tren hattı tayyareler
Türkler giydi hep karalar
Semerkantı buharalar
İşitti her yan ağladı
Siz sağolun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşal Fevz'askerleri
Ordular teğmen ağladı
Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalınız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı
Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil düşman ağladı
Aşık Veysel
Derdimi dökersem derin dereye
Derdimi dökersem derin dereye
Doldurur dereyi düz olur gider
Irakipler geldi girdi araya
Korkarım yar benden yoz olur gider
Ilgıt ılgıt yeller eser seherde
Yar beni düşürdü onulmaz derde
Yar ile buluşsak bir tenha yerde
Duyar düşmanlarım söz olur gider
Pervane ateşten sakınmaz canı
Uğruna koymuşum başı bedeni
Doldur tüfengini hedef al beni
Yaram doksan dokuz yüz olur gider
Veysel der çıkayım bir yüce dağa
Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa
Bir gün olur tenim düşer toprağa
Karışır toprağa toz olur gider
Aşık Veysel