Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Yörelerimiz ve Yerel Konuşma Şivesi .
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12





göçek : güzel
donguz : domuz
kergi : keser
qaşeng : güzel
yaxçı : yakşı , iyi
hara : nere
gij : salak
gede : genç erkek
kişi : olgun erkek , insan
er : koca
işek : sidik
tuman : pantolon
uşaq : çocuk
hamı : kamu (bütünlük anglamında kullanılır. Hammısı : tümü, bütünü)
ürək : yürek
ürəkten : candan, yürekten
ülgüç : jilet , ustura
üz : yüz
haçar : açar, anahtar
beşöyür : ahmak
qalax : tezek yığını
tendir : toprağa gömülü ocak
torpax : toprak
toyux : tavuk
körpü : köprü
daşqa : at arabası
arx : ark, kanal
eyin : eğin, vücut, beden
dal : dal (ağaç parçası), arka, sırt
qabax : kabak, ön
heçkes : hiç kimse
danışmax : konuşmak
yerimek : yürümek
yu : yıka (yıkamak, yumak)
apar : götür
küçe : sokak
tumançax : donu olmayan, tumanı düşük
duz : tuz
duzca : tuzluca (ilçe adı)
İydir : Iğdır
daş : taş
yuxu : uyku
hansı : hangisi
tike : tane
qutarmax : bitirmek
ele : öyle
bele : böyle
bibi : hala
heye : evet
kiri : sus
besti : yeter
yallatmax : yalan söyleyip aldatmak
qartol : patates
pişiq : kedi
qonax : konuk
hayat : bahçe, avlu
kerpiç : toprak tugla
eziz : aziz
döş : göğüs
otaq : oda
od : ateş
heç : hiç
xırda : küçük
xırdaca : küçükçe
yeke : büyük
yesyeke : büsbüyük
bala : çocuk
ey : iyi
men : ben
be : ya
qoy : bırak
harma : ağaçtan yapılı damlara destek olan aygıt
dam : ev, çatı
qalamax : tutuşturmak
fıtılaq : sümük
çatmaq : yetişmek
sümüq : kemik
qulax : kulak
kerpetin : kıskaç biçimli araç
daq : kızgın
cırıx : yırtık
danga : büsbüyük, aşırı büyük

ARDAHAN ŞİVESİ Smile
Ardahan Yöresel Sözcükler






LEYAKIL DÜŞMEK :Yorgun düşmek
ŞOGURT :Salya
YEĞİN :Çalışkan titiz
ENDEZE :OLMAK Oyalanmak
TUSMAK :Sinmek
MURUSLARINI DÖKMEK : Suratını asmak
YÜNGÜL :Hafif
AĞZINI GÖZÜNÜ TUZ GİBİ YALAMAK :Çok özlenen kimseler için söylenir
GOMBA DÖNMEK :Takla atmak
GIGIL YÜZLÜ :Yüz yapısı küçük olan kimseler için söylenir
HERSLENMEK :Sinirlenmek
ABURSUZ :Rezil
PÜRÇEK :Saç Tutamı
GOLOP :Ağaçtan yapılmış yoğurt kapı
SİTİL :Yoğurt Kabı
GAGAÇ : Zayıf kimseler için söylenir
BİTİG :Köpek yavrusu
CİRTAKOZ Deli
GANFET :Akide Şekeri
FARS :Kötü rezil kadin
ÇAĞILDAMAK : Gülmek
CİCİP :Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar
TEŞT :Saç leğen
GEŞLENMEK Donmak,Üşümek
SOYHA, ANDIR, MERET : Uğursuz şeyler için söylenir
HINGILIM ATMAK :Gereksiz hareket ve işler
KÖÇMEK :Evlenmek
DILDIBIL :Çırılçıplak
GURUĞ TAVUK Anaç tavuk
HARO :Kiler,ambar
OBBAZ :İşe yaramaz aylak
SEĞİRTMEK : Çabuk davranmak
PELLÜK :Ayaktaşi oyunu
YAŞIK :Ağaçtan yapılan kasa
GOPPAL :Büyük burun
PORTLAK :Göz Yapısı büyük plan
VEDRA :Kova
BİBİ :Hala
CUCUL :Civciv
DOY DOY :Güvercin
PEŞ GÜN :Sofra
GUŞGANA :Tencere
CİNCAR :Isırgan Otu
ZIRZA :Aşmalı kilit
BİJLİ :Sivri
PALAZ :Bez
HERZAL :Tekerleksiz el arabası
ZAĞAR :Küçük köpek
İSTOL :Yer sandalyesi
GIJİK :Kıvırcık saç
ÇİRNAĞ :Tırnak
YEKTİ :Yetim
MUÇURLAMAK :Buruşturmak
ŞARILDAYAN :Yıldırım
COPLANMAK :Şişmek
PEŞKİR :Havlu
GIDİK : oğlak
GUDİK :Küçük Köpek
KARTOPU atates
BİŞKA :Kibrit
CAMUŞ :Manda
LAZUT :Mısır
BEDASIL :Soysuz
TEVÜR :Çeşit
GUNÇUL :Uç
GULLEP :Menteşe
GODET :Süpürge sapı
GOTİK :Manda Yavrusu
GAGAL :Göz
SEKÜ Divan
FURĞUN :Öküz Arabası
KOR ARABA :Kağnı
GAŞGA :At Arabası
İŞKAP Dolap
CİCE :Büyük Abla
GİZLENGUGİ :Saklambaç
BEYABUR Rezil
BAÇ ETMEK :Öpmek
GIJGIRMAK :Yoğurdun ekşimesi
HARMUTLAMAK :Suyu ılıtmak
GİDİL :Küçük
PİŞİK :Kedi
MOZİK Dananın büyüğü
GARABAN :Köy evinin girişi
KERSEN :Hamur teknesi
GODA :Büyük zar
FANTİ :İskambil
HERG :Sürülmüş Tarla
HAROS :Nadasa bırakılmış tarla
PULUL :Ot Yığını
GALAMAK :Yakmak
GALAK :Tezek Yığını
KOTETE :Tabure
CEMSE :Askeri araç konvoyu
KAVÇAL :Uzun çene
NİGART :Tavuğun gagası
TAR :Tavukların kümeste üzerine çıktıkları yer
ÇİMMEK :Banyo yapmak
TEREK :Raf GUZUK :Kambur
DILLO :Hafifmeşrep
ÇIKMAK :Yırtmak
GATAKLAMAK :Kovma, Uzaklaştırma
MURUSLARINI DÖKME :Suratını asma
MÜRGÜLEMEK :Uyumak
GAJ GÖZ :Çakır göz
CİNDAL :Kedi Yavrusu
GORUĞÇU :Kır Bekçisi
LOBYE :Fasulye
GIJO :Kozalak
BED :Çirkin
CANCUR :Erik
LIBBIZ: Parasız, Züğürt
KAYIŞ :Kemer
TELLÜK :Yünlü takke
MİNTAN :Gömlek
ÇENKÜRMEK :Küçük Köpeğin Havlaması
GOCİK :Kaban
ŞOŞARTMAK :Abartma
ŞUŞLANMAK :Fazla yatma
AĞBUN :Gübre
AKHORA :Yakın bir yer
BADİYE :Geniş ağızlı tas
BULUZ :Elbise
CİCLOBA :Arpacık
ÇİNÇAVAT :Varyemez, cimri
DEYHORA :Uzağı tarif eden işaret zamiri
GÜZGİ :Ayna
ĞUĞUN :Ağlama
HELHEL :Havai kimse
AGOZ :Sabanın açtığı iz
JUJUN :Tatlı kaşıntı
KERSEN :Hamur teknesi
KOLOPA :İçi oyulmuş kap
KÜSGİ :Ağaç sırık
GARAVUL :Bekçi
LÖK :Büyük
PÖRÇÜK :Tırpanı sapına bağlayan yeri
SOKO :Mantar
SAKO :Kolsuz ceket
ŞÜŞİT :Huni
ŞİNEL: Palto
ŞÖHE :Siyah boncuk
TAPUL, PULUL :Ot demeti
TAT :Çorabın ayağa giyilen daban kısmı
TORHOLA :Kabuk tutmamış yumurta
TIĞ :Saman ekin karışımı yığın
DINAZA :Alay etme
ÜLEŞMEK :Bölüşmek
YABA :Beş parmaklı ağaç dirgen
ZAĞ :Keskin sivri
ZABUN :Fakir
ZANGAL :Tabansız uzun çorap
ZEDA :Tarlanın sürülmemiş tarafı
GUZUK :Kambur
ZURGANA :Eğri büğrü vücutlu
ZENNE :Kadın
ZUBUN :Mintan
POCİLEMEK :Baltayı taşa vurma
MÜRGÜLEME :Otururken hafif uykuya dalma
TAĞAYİRLENME :Kendinden geçme
CENÇİKLERİN GEVŞEDİ :Hoşuna gitme
SINAMA Deneme


[TABLE]








[TABLE]


[TABLE]

[TD="class: headline2"] Giresun Yöresel Kelimeler



A

Abrul : Nisan
Abuş : Şapşal
Accuk : Azıcık
Aclanmak : Acıkmak
Adref : Etraf
Afkurmak : Havlamak
Ağanamak : İnlemek
Ağarlamak : Ağırlamak
Ağıl : Küçükbaş hayvan ahırı
Ağırşak : Eğerceğin yuvarlak parçası
Ağrı : -den doğru anlamında bir edat
Ağuşuk : Yarı açık
Ahaca : İşte burada
Akak : Ormanda artık suyu olmayan, dibi taş, eski su yolu
Akınmak : Kaymak
Akunduruk
Akunduz
Alaf : Hayvana verilen bitki demeti
Alamuk : Yağmurdan sonra güneşin bulutların arasından tesirli bir şekilde vurması
Alemeşkere : Alenen, insanlar görecek-duyacak şekilde
Allahu : AlemAllah bilir (tahminlerde kullanılır)
Andır : İşe yaramaz, fena, kötü
Andır galsın : Yerin dibine geçsin
Angaz : Büyük, ağır ve hantal eşya
Anlak : Meydan
Annaklamak : Gözlemek, bakmak
Angıramak1) Avazı çıktığı kadar bağırmak 2) Eşeğin anırması
Aranko : Boş boş, serseri gibi gezen
Argış
Arkulu : Paralel
Arkurulamak : Yan tarafa doğru gitmek
Aşana : Geleneksel evlerde mutfak
Aşar : Turşusu kurulan madde
Aşki : Tevekkeli
Atlamak : Ayıklamak
Ateşlük : AteşlikGeleneksel evlerde ateşin yakıldığı kısım
Avara : Boş gezen
Avu : AğuZehir
Ayam : Hava, hava durumu
Ayama : Lakap
Ayu : Ayı
Azuk : Yiyecek


--------------------------------------------------------------------------------------------
B


Bacca : bahçaBahçe, fındık bahçesi
Bad : Koyun geceleme yeri
Bardabaş : Çok gürültü yapan kişi
Başşak : SoğlamaFındık toplandıktan sonra geri kalan artıklar
Bayak : Az önce, demin
Bece : Bu gece
Bed : Kötü, çirkin
Bek : Sert
Belertmek (gözünü)1) Gözlerini iyice açmak 2) Gözünü açarak korkutmak
Bere : pereKoyunların sağıldığı yer
Besbelli : Herhalde, belli ki
Beter : Çok, fena
Bezene : Bezelye
Bıldır : Geçen sene
Bibi : Büyük hala
Bileki : İçinde ekmek yapılan çamurdan kap
Bitduma : CitdumaAzıcık
Boydak : Tek başına, başıboş
Bozaltı : Alaca karanlık
Böce : BöğceFasülye
Böğün : Bugün
Bulaşuk : İspiyoncu
Buymak : Üşümek
Buzakluk : İnek rahmi
Büngüldemek : Yerinde duramamak, oynamak


------------------------------------------------------------------------------------------------
C


Caht : Gayret, çaba
Camış : Bir büyükbaş hayvan türü
Caplama : Fraktıya yatay olarak çakılan çıta
Caranak : Sağanak yağmur
Caydak : Tek başına, yalnız, çıplak
Cazı : fesat kadın
Ceccal : Çok yaramaz çocuk, deccal
Celecoş : Keş'ten yapılan bir tür yemek
Cenik : Giresun Dağlarının kuzeyinde kalan yöre ve bu yöredeki köyler
Cereme : Zahmet, eziyet, sıkıntı
Cıbban : Alkış
Cıbıldak : Çıplak
Cıdık : Tuzak
Cıftır : gibiÇok hızlı bir şekilde
Cılga : İnce su yolu
Cımbış : Komik, şaka
Cıngıl : Bir nevi tenekeden yapılmış kulplu su kabı
Cırıtta : Bir tür hamur kızartması
Cırıtta gibi uşak : Su gibi delikanlı
Cırmak,cıymak : Ağaç kökünün uzantıları
Cıscıbıl : Çırılçıplak
Cıvırtmak : İshal olmak
Cicük Cicik : Meme
Cidduk, Cıddık, Cındık : Ufaklık, sevimli çocuk
Cinibiz : Keskin zekalı, hafızası kuvvetli
Citduma,Bitduma : Azıcık
Cilim : Çok yapışkan bir tür çamur
Cimbar : Harabe yer
Cimcük,Cimcik : Çimdik


------------------------------------------------------------------------------------
Ç


Çakal Yağmuru : Aniden bastıran kısa süreli yağmur
Çakır : Bir bayan ismi
Çakır Gözlü1) Renkli gözlü 2) Ela gözlü
Çalpamak : Çalkalamak
Çangal : Fasülye sırığı
Çapula : Eskiden giyilen bir tür ayakkabı
Çaput : Eski elbise
Çara : İnekten gelen akıntı
Çaruk : Ayakkabı
Çatmak : Rastlamak, rast gelmek
Çavgun,Çağulgun : Esintili yağan yağmur
Çaytak : Bacakları dışa doğru eğri kimse
Çeç : 1) Ayıklanmış fındık 2) Madeni para
Çekek : Küçük gemi barınağı
Çencik : ÇencükKapı mandalı
Çentiği : asdar'dan yapılan bir tür çanta
Çentik : ÇentükÇizik
Çepni : Çepniler, Türkiye Türklerinin ataları olan oğuzlar'ın 24 boyundan Üçoklar'ın Gökhan kolundan , dört oğuldan biridir. (Bayındır, Peçenek, Çavundur, ve Çepni)
Çettüğüm : Kördüğüm
Çerkez Bıçağı:Yöreye özgü hamsiye benzer küçük bıçak
Çıpırtlak:Çok renkli, rengi parlak, alacalı bulacalı
Çiğsenti : İnce yağan yağmur, çiğse
Çileklik Çalı çileği. Yaprağından çorba yapılır
Çimmek:Yıkanmak, yunmak
Çitemek Dikmek, tutturmak
Çivit : Limon, mandalina gibi meyvelerin çekirdeği
Çort : Dikenlik yer
Çotanak : Birkaç fındıktan oluşan fındık demeti
Çöğör : Mısırın biçildikten sonra toprakta kalan kısmı
Çölük : Küçük ağaç parçası
Çömen:Otluk
Çöten : Darı anbarı
Çömez:Ufak çocuk
Çükelik,Çükelük : Çökelek
Çürük Ayı : Temmuz ayı. Ağustos ve Temmuz çürüklük ayları olarak bilinir.


--------------------------------------------------------------------------------------------
D

Da : Anlamı güçlendiren ek
Dadduk : Sevimli, tatlı
Dani : lGeveze, dangalak
Darlanmak : Sıkılmak, bunalmak
Dasdar : Yün kilim
Davun : Kötü, andır
Dazıratmak :
Debertmek : Debelenmek
Değermen : Değirmen
Depebızdık : Takla
Derbey : Bir tür lastik ayakkabı
Deydağa : İşte orada
Deyha : İşte şurada
Dibek : Tahıl tanelerini dövmeye yarayan taştan oyulmuş araç
Dibek,Depük : Kuru
Dibleğ : Giresun'a has bir yemeğimiz
Dişemek : Yontmak, keskinleştirmek
Divrin : Bir ağaç türü
Divron : Ucu V şeklinde uzun sopa
Dizlik : Uzun erkek donu
Dobuç : Sivriliğini kaybetmiş, körelmiş
Dodol : iPipi
Dozik : Dangalak
Duman : Sis
Dundar : Üstü kapalı yer, sığınak
Düdek : Ham, olmamış meyve
Düşün : Mola, ara


---------------------------------------------------------------------------------------------
E


Ebeguşağa : Gökkuşağı
Ebrimek1) Erimek 2) : Eskimek
Efrini almak : Acıdan dolayı aklını almak
Eğercek : Yün eğirme aleti, kirman
Eğratlık : Bir tür imece
Ehe : lEhil, usta
Ekinci : Güneyli (Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk, Gümüşhane yöresi insanı)
Elçi : Evlilikte aracılık eden kişi
Elguvan : Mor renkli bir çiçek, ergüvan
Encamı : Topu topu
Enük : Kedi köpek yavrusu
Eşkere : Alenen, açıktan
Eteklik, Eteklük : Etek
Evlürmek : Yetmek
Evsi, Öğseğ : Bir kısmı yanmış odun parçası
Evşün : Ekmek çevirmeye yarayan alet
Evza : Kibrit
Ey : Bir seslenme edası
Ey vermek : Seslenmek, çağıran kişiye cevap vermek
Eyhe : Sana göre hava hoş
Eylenmek : Oyalanmak


------------------------------------------------------------------------------------
F


Fagaz : Bir armut türü
Fanila : Kollu atlet
Farfara : Bir tür meşale
Farimek : Hafiflemek, rahatlamak
Faşırtı : Parazit, Cızırtı
Fayrap : Birden alevlenen ateş
Felfekiç : Paramparça
Fene : Çok
Fer : Derman, hal, kuvvet
Feşel : Yaramaz
Fetir : Sac üstünde yapılan bir çeşit kızartma
Fırfıkıç : Ağzına kadar dolu
Fırıç : Pişmiş meyve
Fırtana : Fırtına
Fışkı : Dışkı
Fışırtmak : Fırlatıp atmak
Follamak : Kabuğunu ayıklamak
Foni : Bir ucu geniş, bir ucu dar; kaplara su doldurmaya yarayan gereç, huni
Fosaldak : Suyunu çekmiş
Fösük : Dişsiz, dişleri dökülmüş
Fraktı : Örme çit
Fuzuli : Boşu boşuna


--------------------------------------------------------------------------------------
G


Gabalak : Galdiriğe benzer bir bitki
Gaban : Kaş, yamaç
Gaccuk : Kadar
Gacır : Yaş fındık kabuğu
Gagiliç : Biçimsiz, tipsiz
Gagit : Kuru, dölsüz
Galdirik : Dere kenarlarında yetişen, turşusu da yapılan bir bitki türü
Galemlik : Bacanın üstüne, kuşların yuva yaptığı bölüm, bir nevi baca kapağı
Gam : bakKel
Ganayaklı : Sakin, uysal
Gararbazar : Göz kararı, aşağı yukarı
Garcaşturmak : Tahrik etmek, karıştırmak
Garduf : Patates
Garer : Karar, tam kıvamı
Garsamba : Ev içindeki eşya kalabalığı
Gartobak : Patates
Gasavet, gasevet : Dert, sıkıntı
Gasmuk1)Kabuk 2) : Kusmuk
Gasmuk bağlamak : Pislikten adeta katran bağlamak
Gavsak,Gavsun : Fındığın dışındaki yeşil kabuk
Gavun Armudu : Bir armut çeşidi
Gavunç : Hadım
Gaybana : Kahrolasıca, andır, hayrı dokunmayan
Gayda vurmak : Türkü söylemek
Gaydelenmek : Genellikle kendi kendine yavaş ritimli türküler söylemek
Gazel : Dökülmüş yapraklar
Gebiç : Kenarı olmayan
Gebiççi : Değirmenci
Gecin : Ayıklanmış fasülye kabuğu
Geçi, Ğeçi : Pis kötü şey, kötü insan, domuz
Gedik, Gedük : Oyuk
Gegecen : Bir çeşit orak
Gelçek : Merdiven
Gelincik : Kediden küçük, fareden büyük
Gerevi : Dal eğmeye yarayan ucu bükük sopa
Gıbrağa : Kurbağa
Gıdık : Küçük yumurta sepeti
Gıran : Köyün ya da mahallenin genellikle merkezine yakın, boş ve düz arazi
Gırnap, Gınnap : İp
Gırklık : Koyun kırpma aleti
Gırkmak : Kırpmak
Gışmık : Hayvan tekmesi, çifte
Gıynak : Tekleme fındık gavsağı
Girebi : Küçük balta
Glik : Sacda yapılan küçük ekmek
Gofil, Kofil : Fıçı
Goğoz, Goğuz : Aralı, hafiften açık(kapı)
Gogil : Saçların örülüp, başın arka tarafına 2 parça halinde toplanmasıyla oluşan saç demetinin her biri
Gohnik, Kohnik : Yaşlı kimse, moruk
Golan : Odun taşırken sırta sarılan ip
Goşmak,Goşama : İki eli birleştirerek yapılan büyük avuç
Got, Kot : Eski bir ölçü birimi
Gölük : Hayvan sürüsü
Güçük Ayı : Şubat Ayı
Göğnümek : Meyvenin kararıp yumuşaması
Göreslenmek : Göresi gelmek
Gumbul : Büyük sepet
Guruş Taşı : Evin ateşliğindeki çıkıntı taşı
Guvak : Kepek
Guytak : Çukur, kuytu
Güman : Umut
Gübür, Küpür : Pislik ve toz kırıntısı
Güni : Güney
GüveTahta : kurusu
Güvenek : Bir tür iri sinek
Güzine : Bir tür soba


------------------------------------------------------------------------------------------
Ğ


Ğeçi, Geçi : Pis kötü şey, kötü insan, domuz

H

Ha : Anlamda kesinliği artıran bir nevi önek
Haböle,Haşöle
Haole : Böyle, şöyle, öyle Habu,Haşu,HauBu, şu, o
Habura,Haşura
HauraBura(sı), şura(sı), ora(sı)
Hacat : İhtiyaç
Haccak : Güzel
Haçan1) Madem 2) Ne zaman
Haçan ki : Ne zaman ki
Halefet : Muhabbet, sohbet
Halik : Küçük taş
Halpıtmak : Yoğurt yemek
Haltuk : Buzağının boynundaki ip tasma
Happak : Sade yoğurt
Harar : Büyük örme sepet
Harın : Dayanıksız
Harez, Harız : Boş bırakılan arazi
Harman
Hartama : Çatıyı kaplayan tahta
Haset : Kıskanç, fesat
Haşindi : Tam şimdi
Haşlak : Yakıcı, kavurucu
Hatça : Hatice adının yöresel söylenişi
Haus : Hafız adının yöresel söylenişi
Havruz
Havse : Hafize adının yöresel söylenişi
Hayana : Önden
Hayat : Evin girişi, antre
Helenpir : Külüstür, angaz
Helim : Halim adının yöresel söylenişi
Helle : Un çorbası
Henki : Yaşlı, ihtiyar
Henkimek : İhtiyarlamak
Hennük : Toprağı suya doyuran yağmur
Hepek : Gizli geçit kapağı
Heri
Herk : Tarlaların sürülmesi işi
Hers : Hırsla karışık sinir
Herslenmek : Sinirlenmek
Hevlane : Küçük tencere
Heysin : Hasan adının yöresel söylenişi
Hılli : Göründüğü gibi olmayan, sinsi
Hıntak : Gevşek, tıkız olmayan
Hınkırmak : Sümkürmek
Hırp etmek : Örtmek
Hırtlamak : Ezerek parçalamak
Hışır : Eski, kırık dökük
Hızan : Çocuk ve torunlar
Hızar : Büyük testere
Hızım darı : Zayır mısır
Him : Duvalın temelinin oturduğu çukur
Hirtik : Dirliksiz, fesat çıkaran
Holasa : Gelişigüzel yapılan iş
Hollamak : Ayıklamak, follamak
Honça,Hemençe : Küçük yün torba
Hopalak : Tombul
Hopçurmak : Bir şeyin içine zıplayarak atlamak
Hopul : Unun tortusu
Horon : Kemençe ve tulum(gayde) ile oynanan yöresel oyunumuz
Horsa : Heves
Horsasını almak : Hevesini almak
Horsası geçmek : Hevesi geçmek
Hortik : Ayı yavrusu
Hoşkil : Kumar
Hoşkuran,Hoşuran : Bir tür bitki
Hoşmak : Bir yemeğimiz
Hozan : Sık çalılık
Höl : Islak
Höldirik : Dandik, adi yapılı eşya
Hörelenmek : Kafa tutmak, dayılanmak
Höshöldüremük : Tadına varılamadan alelacele içilen çay
Höşül1) Bulanık sıvı 2) : Çayın dip kısmı
Hulukçu gibi gezmek : Kalabalık bir halde ve çokça gezmek


-------------------------------------------------------------------
I


Imımak : Isınmak
ImıkIlık : ne sıcak ne de soğuk
Irgamak : Sallamak, hareket ettirmek
Irgat : Amele, işçi
Irıb : Yöntem, püf noktası
Istınka : Ağzına kadar dolu
Işgın : Fındık filizi


-----------------------------------------------------------------------------------------------
İ


İçlik : Gömlek
İğdiç : Eğri bacaklı
İkretmek : Tiksinmek, nefret etmek
İleki gün,Lekigün : Önceki gün
İlistir : ****l kevgir
İndem : O kadar da
İrepata : Ekmek yapmaya yarayan yassı alet
İsiyin : Hüseyin adının yöresel söylenişi
İşmar etmek : Baş, göz ve elle işaret etmek
İyicene : Hepten, iyice
İzavra : Köle, amele


J

Jile/Zile Pekmezi : Bir pekmez çeşidi

K

Kabakçı : Ordulu
Kakmuklamak : Yumrukla itip kakalamak
Kaliser : Şebinkarahisar
Kapşon : Giyeceklerin başlığı
Karakış Ayı : Aralık ayı
Karalastik : Lastik ayakkabı
Karatağuk : Bir çeşit kuş
Karşılama : Kemençeyle oynanan bir Giresun oyunu
Kasele
Katakulli : Oyun, üçkağıt
Katuk : Ayran
Kavuma : gitmek
Kaynarı : Ölmeyesice
Keçemen : Kertenkele
Keçibaş : Kafasının kenarları saçlı, ortası kel kimse
Kelçük : Meyve koçanı
Kelem : Karalahananın kökü, soyulup yenir
Keleplemek : Fırlatıp atmak
Kelif : Basit baraka
Kemçük : Biçimsiz, çukurca
Kemre : Hayvan gübresi
Kenef : Tuvalet
Kerenti : Tırpan
Kesek,Kötek : Kısa çubuk
Kesmük,Kösmük : Dövülürken savrulan tahıllar
Keşan : Yöreye özgü çubuk desenli şal
Keşgül : Su kabağı
Keşik : Sıra
Keşir : Meyvenin yenilmeyen kısmı
Keyfanı : Kocakarı, ihtiyar kadın
Kıble : Güneyden esen rüzgar
Kıymık : İnce odun parçası
Kile : Eski bir ölçü birimi
Kiraz Ayı : Haziran ayı
Kiraz Duzlusu : Kirazı soğanla kavurarak yapılan bir yemek
KirkoTirizme : vurma aleti
Kittik : Küçük sabun parçası
Kodaman : Yaşlı ve zengin kimse
Kofil : Fıçı
Konuşuk : Laf, konuşulan şey, söz
Kopça1)Düğme 2) : Kısa bacaklı kimse
Kopuk : Serseri, it gibi gezen
Korgon çorbası : Mısır çorbası
Koruk : İçi boş fındık
Köm : Ağır
Kömeç : Kuru ağaç parçası
Köstü : Köstebek
Köstüre : Yuvarlak bileme taşı
Kuma : Aynı erkekle evli kadınlar
Küpbaş : Koca kafalı, kafası büyük
Küpü : Baltanın sırtı
Külek kafalı : Koca kafalı, kafası büyük
Kürtük : Dağlarda yazın bile erimeyen kar yığını
Kürün : Sulama amacıyla içi oyuylmuş ağaç
Küskülemek : Gaza getirmek
Kütmek : Küçük tahta tabure
Küveç,güveç : Ağaçtan yapılmış kap


-------------------------------------------------------------------------
L


Laz armudu : Giresun'a has bir armut türü
Leftir
Lobya, Lomya : Fasülye
Lobut1) Büyük değnek 2) : Şişman ve iri adam
Löç : Çok ıslak, suya doymuş
Lülemek : Bir şeyin ucunu yontmak


----------------------------------------------------------------------------------------
M


Mabeyin : Oda
Macir1) Göçmen 2) : Gürcü (Acaralı)
Macirce : Macirlerin konuştukları dil; Gürcücenin Acara şivesi
Mada : İştah
Mafir : Defa, kez, kere
Mahna : Sebep, semete
Mahnaliğin : Sebebine, sayesinde
Makluvat : Zayıf yabani hayvan
Makta : Orman kesim işleri
Malak
Mam : Bir tür oyun
Mandalin : Mandalina
Maslı : Sepet çubuğu
Maraz : Ruhi hastalık, sıkıntı
Marşaba : Su kabı, maşraba
Maşat
Mavzer : Tüfek
Mazı :
Medek : Dişi manda
Meğel : Küçük geniş çapa
Meh : Buyur, al
Mendabur : Aşırı derecede pis insan
Merek : Serenti'ye benzer yapı, ot saklanan yer
Merulcan : Taze diken ucu
Miyese, Meyse : Miyase adının yöresel söylenişi
Mısgıç : Cimri
Mısmıl : Uyuşuk, tembel
Misir : Bir çeşit domates
Mamali, Momuli : Peynir kurdu, küçük böcek
Mostra
Mudara : Sağlam olmayan kalitesiz
Mugalif : Zayıf, dayanıksız
Mundar : Pis
Mühkem : Sağlam


N

Nacak : Küçük et doğrama baltası
Namazlağ, namazlık : Seccade
Nebri
Nene : Nine, babaanne ve anneanne
Nezük,Nezik : Güzel, tatlı
Nifi1) : Eskiden açık saçlı, çember takmayan gayrimüslim kadınlarına verilen ad
2) Çok açık saçık giyinen kadın


O

Obuz : Büyük su arkı
Okaru, Okarı : Yukarı
Osmak : Kıyaslamak, vuruşturmak
Oslama : Boşuna
Oyrak : Çukur arazi


Ö

Öğürsemek,Örsemek : İneğin boğa istemesi
Öklemek : Bağlamak
Örkenmek : Taklit etmek, özenmek
Ötürmek1) İshal olmak 2) : Kötü kelimeler kullanarak konuşmak


P

Paçka : Küçük ev, serentiye benzer yapı
Paçuri : Paçavra
Padar : Çamın dış kabuğu
Pağaç : Külde yapılan ekmek
Pahal : Kıskanç, çekemeyen
Palak : Ayı yavrusu
Palan : İnce minder
Palaz : Bir fındık türü
Palas Pandıras : Apar topar, Patır kütür
Pancar : Karalahana
Pança1) Pençe 2) : Çok kıllı erkek eli
Pandır
Pantul, Pontul : Pantolon
Papara : Dayak
Parabelli : Bir tür silah
Pasa : Habire, devamlı
Pattangoç : Bir çeşit oyuncak silah
Patoz : Fındık çekme makinası
Payandura : Destek
Paykırtmak : Kaçırmak
Pee : Taş duvar
Pelit : Meşe ağacının meyvesi, palamut
Pere, Bere : Koyun sağma yeri
Pervaz : Kapı, pencere kenarları
Pestil
Peş : Ek, yama
Pezük : Pazı bitkisi ve yemeği
Pıddak : Patlamış mısır
Picali : Bezelye
Poğol, Poğul : Suda pişmiş mısır
Pöstekisi Çıkmak : Pestili çıkmak
Pur : Sert kumlu toprak
Putana : Tahta turşu saklama kabı
Pür : Çamın iğne gibi olan yaprakları


R

Rafan gitmek : Çok hızlı ilerlemek

S

Sağrak : Yağ saklama kabı
Sahan : Bakır kap, tabak
Sakırca : Beyaz çiçekli, kökü yumurtayla kızartılarak yenen bir tür bitki
Sakırtlak : İnsana yapışan böcek
Sali1) : Salih adının yöresel söylenişi 2) Salı günü
Saplıyak : ****l yemek kepçesi
Sarıcalı : Balsız bir arı türü
Sasuk : Tatsız
Sazmak : Islak çimen, bataklık
Sef : Yanlış, hata
Seğiretmek : Fırlayıp koşmak
Semete1) Vasıta, sebep 2) : Uyku mahmurluğu
Sepetbaş : İçi boş kafalı
Serenti : Yöreye has bir yapı, bir nevi kiler
Sıçan : Küçük fare
Sırappa : Sıraya dizili
Sırgan1) : Isırgan otu ve yemeği
Sibek başlı : Gıcık, aksi, inat
Simelek : Uyuşuk
Sin
Sinmek : Saklanmak
Siron : Giresun'a has yufkadan yapılan yoğurtlu bir yemek
Sökütmek : Üstünü başını çıkartmak
Söykenmek : Yaslanmak
Sulu Sepken : Sulu yağan kar
Suluk : Süzme konulan yer
Süflü : Pasaklı
Sümüç : Parmak boyunda ölçü birimi
Sümsük


Ş

Şalak : Geçmiş salatalık
Şavgu : Şevki adının yöresel söylenişi
Şelek : Harar'ın küçüğü
Şenlik : Evin önünde yemeklik sebze yetiştirilen küçük bahçe
Şişek : Genç erkek koyun


T

TaDaha
Taflan : Kiraz'a benzer bir meyve, Karayemiş, Anadolu'da Laz kirazı olarak da bilinir.
Taflan Tuzlusu : Taflan'dan yapılan Giresun'a has bir yemek
Takkuma : Yöreye has bir kuş
Talanmak : Habire birşeylerle uğraşmak
TamAhır
Taran : Sudaki taşın altındaki boşluk
Tasal : Takatsiz, tembel
Tasattuk etmek : Dağıtmak
Tay : Yük, parça
Taylanmak : Hazırlanmak
Tehin : Çok hızlı hareket eden küçük bir hayvan
Tehin gibi : Atik olmak, eli çabuk olmak
Tekne Gazuntusu : Son çocuk
Telaşa : Telaş
Telaşiya Kalmak : Telaşa düşmek, telaşlanmak
Telef : Canı çıkmışçasına yorgun
Telef Tasal : Yorgun argın
Telesimek : Susamak
Terek : Tahtadan raf
Tesbermek : Kurumak
Tesçe : Çok aceleci
Tevek : Asma dalı
Tevekkel : Sakin, ganayaklı
Tez : Çabuk, hızlı bir şekilde
Tezen Peyniri : Giresun'a has bir peynir
Tıkız : Sıkı sıkıya kapalı
Tıman : Don
Tırmıt : Mantar
Tibal : Giyiminde çok titiz olan
Tili : Yemek seçen
Tirizme vurmak : Toprağı kazarak kökleri çıkarma
Toklu : Kuzunun büyüğü
Topur : Çoklu fındık çotanağı
Tulum1) : Bir tür peynir 2) : Giresun'da da kullanılan bir çalgı aleti, Gayde
Töngel : Bir tür muşmula
Tüğüm : Düğüm
Tülemek : Oluşmak meydana gelmek
Tünek : Kuş tüyü
Tünemek


U

Uheym : Bir hayret ve şaşırma nidası
Ula : Bir hayret ve sesleniş nidası
Uluk : Pis, pasaklı,kötü kadın
Uruf olmak : Üzülmek
Uslu : Köyün ve ailenin büyükleri, sözü geçenleri
Usulca : Yavaşça
Uşak : Erkek evlat
Uy : bir hayret nidası
Uyartmak : Uyandırmak


Ü

Üğüm : Fındık dalı
Üşmek : Eşmek, eşelemek
Üveç : Yaşı gelmemiş erkek koyun
Üzüm Ayı : Ekim Ayı


V

Vire : Daima, devamlı
Y
Yağlaş : Muhallebi
Yal : İnek yemeği
Yalak1) : Hayvanların su içmesi için çeşme altlarında oluşturulan çukur yer 2) : İnsanın sırtının ortasındaki çukurluk
Yalavu : Alev, kıvılcım, ateşin sıcaklığı
Yalavuz,Yalağuz : Yalnız, tek başına
Yane : Ne sandın?
Yarmaça : Yarılmış odun
Yasan Olmak : Ortadan kaybolmak
Yaşmak : Başörtüsü
Yavşu : Mısır tarlasında yetişen bir tür ot
Yaykın : Kızılağaç
Yayuk1) Ayran 2) : İçinde bu ayranın yapıldığı tahtadan ve uzunca eşya
Yenlik : Hafif
Yesir : Ebelemece türü bir oyun
Yitmek : Kaybolmak, gözle görünmez olmak
Yivtin : Bir bitki türü
Yolluk : Kilim
Yuka : Suyun derin olmayan kısmı
Yunmak : Yıkanmak, çimmek


Z

Zabacca : Sabahleyin
Zağar : Uyuz köpek
Zara : Un yapılan mısır ve buğday
Zatiberi : Zaten, eskiden beri
Zeğele : Akşam, akşama, akşamüstü
Zıbıç : Sebze ve meyvenin sap kısmı
Zıpçık : Taze daldan yapılan bir çeşit müzik aleti
Zıpka : Yöreye özgü paçası dar, üstü bol pantolon
Zivzik : Küçük fare
Zorlu, Zollu : Güzel, güçlü kuvvetli
Zorunan : Zorla
Zote : Saklambaç oyununun yöredeki adı
Zumbuk : Yumruk





Elazığ Yöresi - Gakkoş kelimesi ne anlama gelir ?

GAKKOŞ/GAKKO/GAKGO SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE
Elazığ yöresinde kullanılan bu sözcük Türkçe kökenlidir. Eski Türkçede ka "akraba, arkadaş" demektir. Kañ, baba demektir. Kadaş ise "akraba, arkadaş, kardeş" demektir. Yine kañdaş sözcüğü de "babaları aynı olan, kardeş" anlamındadır. Azerbaycan Türkçesinde gağa sözcüğü ağabey anlamındadır. Türkmen Türkçesindeki kaka sözcüğü ise baba demektir.

Görülüyor ki Türkçede soybağı (akrabalık) bildiren bu sözcüklerde ortak bir "ka" kökü vardır.
] Gakgo sözcüğü yalnızca Elazığ yöresinde kullanılmaz. Türkiyenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine pek çok yörede kullanılır. Bu sözcüğün "kaka, kako, kakko, keki, keke, keko, gaga, gağa, gacı, gada, gıcı, gıga, guca, gucca" gibi çok değişik biçimleri Türkiye'nin türlü yörelerinde kullanılmaktadır.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu ağızlarında bazı özel adlar kısaltılarak ve sonuna o sesi eklenerek söylenir:
Mustafa > Musto, Mısto
Ayşe > Eşo
Hasan > Haso
İbrahim > İbo
...
Bununla birlikte yine Doğu ve Güneydoğu Anadolu ağızlarında özel adlara sevgi anlamı yüklerken adın sonuna ş ünsüzü eklenir:
Fatma > Fatoş
İbrahım > İboş
Şimdi sözcüğü anlambilimsel olarak değerlendirince sözcüğün kökeni ile anlamının ne denli benzer olduğunu göreceğiz.
Gakgo sözcüğü "sevilen, sözü dinlenen, yaşına saygı gösterilen ocak büyükleri" için kullanılır. Bununla birlikte özel olarak "ağabey" anlamı taşır. Nitekim Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünde de gakko sözcüğü Elazığ kaynak gösterilerek "erkek kardeş" olarak tanımlanmış. Bir kızın, küçük erkek kardeşine "gakgom" demesi onu ağabeyi gibi gördüğü ve onu yücelttiği anlamına gelir.
Günümüzde gakgo sözcüğü, "yiğit, er, delikanlı, babayiğit" anlamlarına gelecek biçimde de kullanılmaktadır.
Görülüyor ki Türkçe kökenli olan gakko/gakkoş sözcüğü, artık yalnızca soybağı bildiren bir sözcük değildir. Soybağına ek olarak toplum ekininde (kültüründe) yer alan bir sözcük olmuştur. Ayrıca toplum içinde kişileri tanımlarken kullanılan bir kişilik ve öz yapı (karakter) sözcüğü olmuştur.


Kaynak : Türkçenin Diriliş Hareketi
urfa şivesi ile bazı kelime örnekleri; Smile


siye = sana
biye = bana
gelisen mı = geliyor musun
gidisen mı gidiyor musun
gelah = gelelim
gidah = gidelim
anê = anne
babo = baba
nene = nine
dedey = dede
bibi = hala
dayze = teyze
herif = koca
avrat = hanım bayan
güveg = damat
lo = erkek çağırılırken kullanılır
le = bayan çağrılırken kullanılır
deget = yürü git
güz = sonbahar
tez = çabuk
irak = uzak
suvak = sokak
mıhalle = mahalle
henek = şaka
afrit = şeytan yavrusu firlama kimselere denilir
hış oldum = döküldüm
öksedim = özledim
haho = yeter artık
kırtik = azıcık biraz
ağbati başiya = darısı başına
zerzur = sığırcık kuşu
kit = yabani güvercin
pısik = kedi
haket = gerçek
ğas = marul
bahtenis = maydanoz
pırpır = semiz otu
fırenk = domates
balcan = patlıcan
isot = urfa biberi
leymun = limon
pircikli = havuç
hıttı = bir salata çeşidi
bostana = bir çeşit salata (çok güzeldir)
savık = soğuk
ülbe = soğuk
tud = dut
ferik = taze, genç (aynı ben *)
payam = badem
kehke = simit
reçel = biber salçası
neçek = yazma
puşu = erkek baş örtüsü
haphap = takunya
kahke bezi = amerikan bezi
ezye = bayan elbisesi
sako = ceket
koyneg = gomlek
tuman = don, külot
kuşhana = tencere
teşt = leğen
sülahye = sürahi
koruk = olmamış üzüm
dürmük = dürüm
tike = nasil anlatsam bilmiyorum ama habbe deriz ya da lokma gibi bir şey.
şıllık = bir tatlı çeşididir.
germi = bulgur pilavi
tedirbe = sokak
heyat = evin geniş avlusu
mahle şenigi (şenik) = komşu, aynı çevrenin insanı
hâh = yabancı
hulh = bunu da nasil anlatacagimi bilmiyorum * hulhum dar demek içim sıkılıyor sabrım yok gibi
made = mide

************************************************************************************


urfa şivesi ile yazılmış bir mektup; :Smile)

[COLOR=#800080] Oğlum Mahir!
Ana heyran nasılsan?
Ne haldasan?
Biz seni aramasah, sormasah,
Sen bizi ne arisan, ne de sorisan;

Sen ne hersiz bir evlatmışsan!
Bemırad olmıyasan,
Hahin kızınan gezisen dolaşisan?
Edemisen anana mektup yazasan
Heç Allah'tan korhmisan bizi merakta bırahisan

Dünegin arkadaşın Hüsen gelmisti Ankara'dan
Getmişem sağlık haberin ondan almışam
Seni belediye otobozunda görmiş bir kıznan
Sözlüm diye bahsetmişsen o kızdan
Birde yüzüg tahmişsan barmagan
Niye oglum sen anasiz kalmişsan
Sansahan evlenmaga kalhmişsan?

Hüsen'e dedim ki;
"-- Hüsen! Hele birez kızı anlat"
Dedi ki:
"-- Ne anlatayım diyaza, ay parçası bemırad
Gülende güller açi,
Agliyanda incinen mercan saçi.
Bele güzel ne görülmiş, ne duyulmış,
Hak teala öz nurundan yaratmış."
Mahir!

Niye sen hirif olmışsan,
Böyükleren danışmadan evlenmaga kahmışsan
Kardaşından da mi ibret almisan?
Getti bir tango kız getirdi.
Ne kendisi rehet etti,
Ne de bizi rehet ettirdi
Kız da kız olaydı üregim yanmazdı
Ele zaif ele zaifti ki
Ayni Çirtik Eso'ya benzidi
Çirpi gibi bacagi
Emin aganin ayagi gibi ayagi
Çamaşir tokaci gibi de elleri vardi
Ne aglidi agliyasan,
Ne gülidi gülesen.
Ne konuşmagimizi begenidi
Ne pişirdigimizi yeyidi
Zıkkımın köküni yiyeydi
Her bişede kusur buludi
Her bişeye yeni yeni adlar tahidi
Ben deyidim babakanuç,
O deyidi " patlican ezmesi"
Ben deyidim lebeni,
O deyidi " yogurt çorbasi"
Ben deyidim hilorik aşı
O deyidi "ekşili izmir köftesi"
Yoh! Carut degil faraşmış
Küçe degil sokahmış
Hebene degil destiymiş
Havuca pirçikli demah ayıpmış
Ben bele konuşayım diye benden utanimiş.
Niye kendi yaptigindan utanmidi
Gün evle olidi yatahtan kahidi
Benim elimden çaput
Onun elinden roman düşmidi
Gezmeye gidende de en öne o düşidi.
Birgün baban dükkanden geldi
Hanimin kızı yerinden bile teprenmedi
Baban çoh agrina getti
Bırahsam, alimallah saçını pirçigini yolacahtı.
Ben ne şanssız bir karıymışam anam!
Kaynanaların zalim zamanında gelin olmışam
Gelinlerin zalim zamanında da kaynana olmışam
Kime ne etmisem ki bulmışam.

Mahir! sen sen olasan
Aklı başında bir kız alasan
ister Urfali olsun
istersen yedi yabancıdan olsun
Yeter ki helal süt emmiş bir kız olsun
Istiyem ki sonradan peşman olmıyasan
Karı kısmı ayakkabı degil ki,
Sıhtı mı çıharasan atasan
Namusumdur diyecahsan
Ömrü billah çekecahsan
Mahir! Biliyem eyisen hoşsan
Her şeye çabuh kizisan
Kızanda da alalo gibi kabarisan

Oglum! Asebi erkegin kahrı çoh olur
Kahir çeken karı zor bulunur
Onun için, karilarin hamuri sabirnan yogrulmuştur
Onlar hanımdır
Onlar hatundur
Onlar sultandır
Onların mekânı Cennet-i A'lâ'dır
Onlar ışıhtır
Onlar nurdur
Onlar yüce Allah'ın erkeklere bir lütfudur.


*********************************************



ADIYAMAN’ ın KENDİNE ÖZGÜ KONUŞMA ŞİVESİ - (ADIYAMANLILAR)

Adıyaman’ da Türkçe Kendine özel bir ağızla konuşulur. Ülkemizde bu ağıza en yakın sadece Kilis yöresinde rastlanır.

Kullanılan bu kelime ve deyimlerin etimolojik analizi yapıldığında; Azerbeycan, Gagavuz ve Türkmen Türkçeleri ile benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Ağırlık olarak Türkmen Türkçesinin özelliklerini taşıyan Adıyaman ağzının bu özelliğine M.Ö. yedinci yüzyılda bir süre Saka İskil Türklerinin egemenliği ve 1085 yılında da Selçuklu Türklerinin egemenliğinin etki ettiği söylenebilir.

A

A’llaf : Hutubat alıp-satan kişi.
Ahdaracah : Evde tandır üzerinde yapılan yufkaekmeği tandırın (sacın) üzerinde pişmesi için
çevirmeye yarayan tahta dan yapılmış kılıcı andıran alet.
Alamyon : Alimiyum.
Alıta : Sakat, arızalı, özürlü
Angut : Güvercin
Arıstah : Toprak damın ağaçla döşenmiş tavanı.
Asbap : Elbise
Avrat : Kadın-Bayan
Avrat namazı : Kuşluk namazı

B
Balah : Paça
Balıma : Bari
Baran : Çizgi, şerit halindeki çizgi, keder çizgisi,üzüm bağlarındaki asma (Tiyek) sıralı hali
Barmel : Fıçı
Baz : Bir kuş türü ( Kaz Kazına,baz bazınan herkes enteşınan ) ( Atasözü )
Berk : Sağlam
Bılata : Meyvelerin olgunlaşma zamanı
Bıldır : Geçen sene

C
Canan : Bağ bahçe işlerinde yardımcı hizmetçi
Cıncıh : Kuş veya kuş yavrusu
Cerbe’e : Su kenarında öten kurbağa
Cömçe : Kepçe
Cörten : Oluk
Cardah : Merdiven
Cığız : Yaramaz, oyun bozan huzursuzluk çıkaran
Cılğı : Şerit halinde kesilmiş bez
Cinik : Favori
Ç
Çağa : Bebek, yavru
Çağlın : Sakat, eli kolu tutmaz
Çeç : El
Çırtik : Eğlence anında baş parmakla orta parmağın sıkıca birbirine sürtülüp kaydırarak
Çıkarılan sese çırtiik çalma denir.
Çırtikli : Süslü olmaya çok meraklı, süslü-püslü, çıtkırıldım tavırlı
Çin : Omuz



D
Delbike : Darbuka
Deleme : Topaç
Dink : Buğdayı kepeğin ayırma işlemi yapılan yer
Dürmik : Dürüm
Darı : Mısır

E
Ehhe : Kaka
Elek : Oyunbaz,dilbaz, dalevereci
Elöpen : Kertenkele
Enik : Yavru, manıh
Enteş : Eş-Denk
Ergen : Evli olmayan, bekar
Evşen : Şiş
Eyiş : Küçük toz küreği
Etdor : Büyük dürüm
Erasa : Hutubat satılan yer
Etebe : Kapı ve pencerelerin üzerine çiriş olarak konulan kalas
Eyne : Ayna, ayrıca rötgen anl***** gelir

F
Fak : Tuzak
Fırınca : Kayık biçiminde ( Oval ) ekmek küreği
G
Gelin : Oğlun hanımı, gelen anl***** gelin derilmiştir.
Gever : Bahçe sulama için yapılan su kanalların suların kanallara taksim edildiği taksimat yeri
Gişi : Herif, koca, er, evin erkeği

H
Hamkef : Uykusu, henüz açılmamış, keyfi pek yerinde olmayan
Hampara : Orta boy taş, Toprak parçası, biçimsiz taş
Haphap : Takunya
Haraba : Boş arsa
Harar : Büyük çuval
Haraza : Kuyunun ağzına konulan 30-40 cm. yüksekliğinde taştan daire şeklinde tek parça
Çıkıntı.
Harıh : Ark, ince su yolu.
Hayma : Ahşaptan (ağaç ve dallardan) yapılmış bağ ve bahçelerde inşa edilen bekçi kulübesi.
Hazna : Su biriktirilen yer
Hecer : Yeni, teze
Hafdar : Çok yiyen canavar
Hellaç : Keçe işleri uğraşan, keçeci.
Hemam Leyenı : Büyükçe fazla derin olmayan yayvan su kab
Hevre : Kepekli undan yapılan hamur işi
Hışır : Takılar
Hıra : Cılız
Hım : Temel ( Evin Temili )
Hınd : Yuva ( Arının hındına barmah soğma)
Höllik : Huni şeklinde külah, normal külah
Hopan : Bakımsız bağ bahçe
Hökkız : Cevizin içinin tam bütün olarak çıkmış hali
Hökkeze : Olduğundan iri yapılı
Hölbe :Silindir ve elips şekilde genelde tuz konulan, katı ve sıvı bazı maddeler de konulan kap
Hölhöllı : Şüpheci
Höllik : Eskiden bebelerin kundakları içine çiş ve kakalarını yapmaları için konulan beyaz toprak
Hurç : Heybe
Hubar : Zerricik halinde toz
Hılt : Karışık tahıl
Hımbıl : Zarıf, cılız, avanak, enayi
İ
İdara : Tenekeden yapılmış, kumbara büyüklüğünde silindir veya koni şeklinde içerisinde
Gaz yağı ve fitil bundan aydınlatma aracı ’ çıra ’ da denilirdi.
İzar : Siyah çarçaf
İçme : Şifalı su, içmece
İnnedenlik : İğne tutturulan içi pamuk doldurulmuş minyatür yastık.
K
Kalın : Başlık parası
Kakma : Ağaç ve tahta kıymığı
Kantarma : Kemerli yapı
Kara kafir : Kertenkelenin büyükçesi.
Karulye : Karyola
Kaynana : Kaim ana, Kaim Valide(ana yerine geçen) anl*****
Kekre : Acımısı, dil büker şeklinde
Kuküç : Çekiç
Kelenguç : Kırlangıç.
Kelle : Tahta masanın çekmecesi, çekmece, para konulan çekmece.
Kendır : Kıldan yapılmış ( örülmüş ) kalın ip
Kenıf : Tuvalet –WC (Ayrıca tuvalet için, yüznumara, cartcurt damı, ay ahyolı, abdeshana
Hela isimlen de kullanılır. )
Keppır : Bozuk ve yokuşlu yol.
Keremet : İftira.
Kerrik : Olmamış, ham meyve.
Keşkeş : Farba, fırfır
Keveşe : Toprak damlarda, ağaçla toprak arasına giren tahta kamış v.s. malzeme.
Keyyim : Sağlam
Kıdik : Oğlak.
Kındırik : Ufak, tefek
Kırat : 7200 gr. Hububatı içine alan silindir şekilde ölçüm aleti.
Kırççik : Zayıf, cılız
Kildan : Hamamda yıkanılacak suyun içerisine konulması için bakırdan yapılmış özel kap.
Koka : Nakış ipi makarası.
Kordile : Kurdela
Kurrik : Eşek sıpası
Korrik : Belin bükük, kemiklerin çıkmış ve çok zayıf cılız hali.
Köm : Yığın tepecik
Kör kelız : Önü kapalı tabii su yolu.
Körefem : Pejmurde
Kört : Çukur
Köseği : Yarı yanmış odun
Kudımlı : Uğurlu
Kufa : Kamıştan ya da ağaç dalından yapılmış sepet
Kullep : Dalevre, hile hurda, oyun
Kulunç : İki omuz arası
Kuncik : Köşe duvar kenarı
Kuşkana : Bakırdan yapılmış derince, yemek pişirme tenceresi
Kuttik : Kısa boylu
Külınçe : Ekmek, yağlı yavan
L
Lallik : Dilsiz, ahraz
Lebbe : Boyuna takılan zincir gerdanlık
Lekkom : ’ Koyayım ’ anlamında sövme ve hakaret ifadesi
Lembır : Fincan kırığı
Lenger : Geniş, yayvan içine hamur ve köfte yoğrulan geniş kap
Loğ : Toprak damın yağmura karşı direncini antırmak üzere kullanılan taştan yapılmış silindir
Loğdır : Loğu toprak damın üzerinde gezdirmeye yarayan ahşaptan yapılmış makas şeklinde alet
Lop : Bedavadan elde edilen yiyecek, beleş yemek
Lopah : Bir lokma / Bir avuç
Lottik : Arkaya tekme atma
Lüllik : Musluk gibi suyun aktığı yer.
Lüllik : Oluk.
Lüllük : Tek elin içine sığabilecek bir sıkımlık ölçü. ( bir lülük köfte )

M
Mağ : Uzun olan maskan. ( Odanın arka tarafında ağaçla ikiye bölünmüş kısım )
Makat : Divan, Oturacak yer.
Mamız : Nabız.
Manca : Salata.
Mangaç : Cımbız
Marama : Mendil
Markama : Bonyo havlusu
Mehsere Kazanı: Büyük kazan
Mekir : Üzerine, den dolayı
Mesboh : Makbul olan.
Meyrat : Ölenden kalan giyisi
Mıh : Çivi
Melevız : Salak, sünepe
Mıllik : Kambur
Mırğıbı : Küçük karınca topluluğu
Mısandara : Evin salonun girişinde ahşaptan yapılmış korkuluk
Mısır Tovığı : Hindi.
Motorsıhlet : Motosiklet
Muhatara : Hastalıklı.

N
Nacar : Marangoz
Nanır : Bir yerde bulunan herkese ait ******ların toplanıp gün boyu o yerin dağ ve meralarında otlatılıp akşam olunca getirilme işi. ( ****** kendi evine kendi gelir )
[BNehit : Beyaz yapı taşı [/B]
Nukkıl : Gaga

O
Ohlağı : Ekmek açılan yuvarlak ince uzun merdane
Omça : İşlenebilir tahta parçası, odun
Oturah : İskembe

Ö
Öhlez : Cılız, ağır hareket eden, uyuz görüntülü.
Öhlez : Zayıf ışık
Örken : Pamuktan örülmüş kalın ip
Örtme : Kapatmak, örtmek ayrıca : Evin avluya açık üstü kapalı önü açık kısmı
Öttirikli : Hastalıklı
P
Pağa : Zornaklı kapının kilit yeri.
Pangılot : Lira
Papah : Sünnet çocuklarının başlarına taktıkları silindir şeklinde başlık
Partal : Mitil, ekski giysi
Patlah : Olmamış incirin yeşil hali
Peççel : Beceriksiz
Perçem : Saçın alına sarkan kısmı.
Perensek : Fır dönme
Perize : Biçilen ekinin tarlada kalan kısmı.
Peşkir : Havlu
Pızzik : Lahananın nazik kısmı
Pırtik : Küçük bez parçası
Pıssik : Kedi.
Pızzik(Pezzik): Ciltte çıkan sivilce ve benzer şeyler,
Pörçikli : Havuç
Post : Deri.
Pöçcik : Bir şeyin son kısmı, kuyruk sokumu, kıç
Pöççik : Sap, kuyruk
Pöççik : Kuyruk, izmarit.
Puşirik : Toprak damlarda ağaç dizildikten ve keveşe konulduktan sonra ince bir tabaka halinde
Konulan çamur.

R
Rıççik : Kökün ince dalları, kök
Rik : Kin, nefret
Rüzkatiye : Belge.

S
Sadana : Saf, salak, ağzı sağır
Salaca : Tabutun üzerine konulduğu dört kolu olan tahta
Sefertası : Birkaç çeşit yemek taşımak için yapılmış üst üste konulan kap.
Sehen : Sahan
Seklem : Sırtta taşıyabilecek kadar yük
Sele : Sepet
Sete : Kalas
Seki : Evin avlusunda topraktan yapılmış divan şeklinde yer
Sırğı : Toprak damlarda, yağan karı sıyırmak için tahtadan yapılmış kar küreği
Sırım : İp
Sikke : Demir kazık ( yere çakılan ) .
Sitam : Üşütme hastalığı, Sıtma
Sitil : Kova
Siyeç : Büyük çalı
Sokı : İçinde bulgur dövülen oyuk taş, dibek
Soyha : Ölünün sırtından çıkarılan giyecek.
Surfa : Sofra
Surha : Angarya iş, onun-bunun işi
Süngil : Genelikle ellerde görülen nokta şeklinde çıkıntı, siğil.
Süllüm : Toprak damlara çıkılmak için ağaçtan yapılmış merdiven.
Süvik : Toprak evlerin damının kenar kısımları



Ş
Şapşah : Sürahi
Şarmıta : Yaramazlık yapan kız çocuğu
Şavır olma : Aleme farş olma.
Şeb : Toprak sıva yaparken veya toprak zemini ıslatıp, çatlaklar varsa el sürerek kapatarak düzgün ve kaygan hale getirme ( şıkıllama )
Şekerdenlıh : Şeker konulan kap.
Şekgal : Eskimiş ayakkabı
Şekuka : Yapan armudu
Şellek : İnsanların taşıdığı yük biçimi.
Şendik : Kalabalık
Şenkor : Okun atıldığı ’ Yay ’ şeklinde ip ve yaydan oluşan bir ucu ilmek şeklinde kuş yakalamada kullanılan tuzak.
Şerdenlik : Bahşiş
Şev : Yörep, iniş aşağı.
Şığvın : Şiddetli sağanak yağmur
Şırğa : Ekinden kalan sapları taşımak için eşeğin sırtına uygun ağaçtan üçgen biçiminde yapılmış malzeme
Şibik : Göz çapağı.
Şörrik : Salya
Şimre : Yüzde yara halinde çıkan bir hastalık.

T
Tağar : Köşkerlerin içerisinde sağtiyan ( deri ) ıslattıkları su kovası
Taht : Yaz mevsiminde açık havada yatmaya uygun şekilde yapılmış tahtadan kanepe Kanefe
Taka : İçerisine eşya konulmak için, duvar içine oyulmuş küçük boş mekanlar.
Tay ( Tek ) : Bir adet
Tekeş : Ayrı ayrı iki tekten oluşan bir çift. ( her biri ayrı olan bir çift ayakkabı gibi )
Teberik : Hatıra
Tecir(Canbaz) : ****** salıp-satan
Telıs : Kıldan yapılmış çuval
Tentene : Tığla örülen yastık, yorgan kenarlığı desen veya çiçek dantel.
Teppır : Buğdaydaki yabancı maddeleri ayırmaya yarayan kenarsız, ahşap daire tepsi
Teşı : İpliği elde eğirmeye yarayan başı topaç şeklinde olan uzunca kuyruğu olan tahtadan alet
Tetırham : İshal.
Tıllane : Çok gezen
Tırsek : Korkak.
Tokaç : Toprak damın süvik denilen saçaklarının sertleştirilmesi için tahtadan yapılmış yassı tokmak.
Tola Suyu : Islatılmış kil dibe çöktükten sonra elde edilen kullü su. ( Eskiden çamaşırlar meşe ağacının külü ile yıkanırdı. )
Tollaz : Boş Boş gezen
Tommız : Yaz ayının en sıcak oluşunun ismi yada deleme ( topaç ) demirden olan ucu.
Tommızlan : Yaz mevsiminde görülen biraz büyükçe siyah bir böcek.
Tottik : Akıl, İz’ an.
Topalah : Yuvarlak.
Tovıh : Tavuk.

U-Ü
Ugard : Doğru taraf.
Urğın : Gizlice
Urıplağı : 1800 gr.’ın karşılığı ağırlık ölçüsü
Uşah : Çocuk
Üssıbı Kuşı : Yusufçuk Kuşu
Velesbit : Cansız at-bisiklet
Vızzik-mızzik : Mızmız.
Vırrik : Cıvık sulu kaka

Y
Yadırğı : Başkası, el, yabancı
Yapmış : Yan yan yürüyen
Yavaşa : Eşeğin ağzına vurulan gem.
Yazı : Mahalle aralarında, genelde çocukların oyun oynaya bilecekleri düz mekân, oyun yeri.
Yelpeme : Nefes darlığı ( Astım ) hastalığına verin ad.
Yermetı : Minder

Z
Zağal : Tembel, vurdum duymaz, ağzı sağır.
Zaringil : Bıkmış bezmiş, perişan
Zemmık : Yapıştırıcı, tutkal
Zerzembe : Karanlık derin çukur yer.
Zıknabıt : Zehir gibi acı
Zobı : Kalıbı büyük ve işe yaramaz, hantal
Zoppik : Çıkıntı
Zornah : Ahşap kapıların arkadan emniyetini sağlayan yine ahşaptan yapılmış sürgü
Zumzıh : Yumruk.






Gelom : Geliyorum
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Gelon’ mu Okula barabar gidek
• Sen ged ben gelom
* Gelon’ mu yazıya çelik çomak oynamaya.
Aney : Anne
Babo : Baba
Keko: Kardeş
Bibi : Hala
Taka : Duvara oyulmuş dolap
Örtme : Üstü örtülü ev avlusu
Kırtik : Parça
Bilokma : Birazcık
Çağa: Cocuk
Alayı : Hepsi
Emmi : Amca
Ağey: Baba, ağabey
Sümsürük : Sümük
Çörten : Damların suyunu tahliye eden tenekeden yapılmış oluk

Savuş : Geç ( Git )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Senin işin buruda yok savuş get burdan
• Benden konuşma savuş burdan
* Belli etmeden buradan savuş gardaş

Hesirim : Konuşulan sözü alaya almak
Şive olarak Konuşma Şekli:
• ( Anlatılan sözden sonra ) hesirim canım
• Hessirim canım anlattığın doğru değil

Höllük : Kundaktaki çocuğun bez görevini yapması için altına konulan beyaz toprak
Şife olarak Konuşma Şekli:
• Anam gardeşımın altını höllükle bağladı.
• Höllük satan adan neden bu hafta gelmedi
• Aney kardeşim altını pislemiş höllük yapıp değiştir.

Körtük : Çukur
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Yağmurda her taraf körtük olmuş
• Havlu da körtükler oluşmuş tamir edilmesi gerekor.


Arıstak : Toprak damın altındaki tavan ağacı
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Kavurmayı arıstaka as pisik yemesin
• Eti arıtsak tan getir
• Eti arıstaka komuştum ne oldu
Avrat
Şive olarak Konuşma Şekli :
Cıvık : Geveşek adam ( Gözüne güvenilmez )
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Bak şu adamın sözüne güvenilmez cıvak adam
• Ne kadar cıvık adam bu
• Oğlum bu günde cıvık’ laşma

Cücük : Serçe ( Kuş )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Karın üstünde yem arayan cücüğe bak görommu
• Geçen gün evimizin balkonuna yem attım cücükler kapış kapış yediler
• Cücüğe bak yuva kurmak için çöp topluyor.
Çağam
Şife olarak Konuşma Şekli :
Çirpi : Bağ bozumunda çıkan küçük odun parçaları
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bağ bozumunda çirpileri eve getirdik.
• Biraz çirpi getir sobayı tutuşturalım.
• Çirpileri kırarak içeriye aldık. :
Dam : Tek katlı toprak ev
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bizim damı tokaçlarmısın akıyor
• Dam’ ın üstünde yem attım serçeler kapış kapış yediler
• Örtümüzü dama ser aşağısı sıcak aney
Dambıra : Büyük Def
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bizim düğünde dambıra çalındı.
• Memet ne güzel dambıra çalıyor
•
Deleksiz
Şive olarak Konuşma Şekli :
Deleme : Topaç
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Yazıda arkadaşlarla beraber deleme çevirdik
• Senin delemen ne kadar güzel
• Deleme çevirerek 120 pas yaptım.
Denesen
Şive olarak Konuşma Şekli :
Deyensiz
Şive olarak Konuşma Şekli :
Dışlığım : Keyfi
Şife olarak Konuşma Şekli:
• Bu gün bana dokunma dışlığım yok
• Dışlığım yok ben gidom
• Dışlığım gelmesi için buradayım
Düneyin : Bir gün evvelki gün
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Düneyin maliye gitti işimi yapamadım
• Düneyin söz vermiştin neden gelmedin.
• Düneyin iyi eğlendik.
Elham : Herhalde ( olabilir )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Elham anam size gitti
• Elham su borcumu bu ay ödemedim.
* Söylediği söz Elham doğru
Ellik: Çocukların oynadığı uğur getirdiği misket
• Bu ellik’ ğim oyunu bundan oynayacağım.
• Ellik bana uğur getiriyor
* Bu ellik’ le çok misket yuttum.
Essehmi : Doğrumu
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Duyduğun olay essehmi
• Essehmi bu sene üniversiteyi kazanamadın.
• Söylediğin essehmi
•
Eşitlik : Dış Kapı önü
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Komşuların avratları eşitlike oturmuş dedi kodu yapıyorlar.
• Eşetlikte oturma iyi değil
* Eşitlikte oturma içeri gel
Eyiş :
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Evde eyiş i nereye koydun
* Eyiş’ i getir çöpü atayım
Gemiş
Şive olarak Konuşma Şekli :
Gevende : Çalgıcı
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Gevendeye istek yaptım benim türkümü çalacak
• Kaba konuşma çalgıcılar değil onlar hepsi bir sanatkâr
• Gevende olma yerinde otur.
Gıdık : Keçi ( 1 yaşında küçük keçi )
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Ziyarete bir gıdık adağım var
• Gıdık’ e iyi bakmışsın iyi eti çıktı.
•
Gidom : Gidiyorum
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Babam gile gidom
• Ben gidom işim var.
• Gidom çay ocağına çay içmeye beklom gel.
Gişi :Erkek ( Kadının Kocasına denir )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Gişim ev dönmedi
• Gişim bana bugün bilezik aldı.
• Gişim dükkana gitti haber gönderim şimdi gelir.
Deynek : Sopa
Şive olarak Konuşma Şekli:
• O çocuk deynek ile yola gelir
• Yaramazlık yaptığı için öğretmeni Abdurrahmanı sopa ile dövdü.
• Babam kardeşimi sopa ile dövdü
Goncik : Odaların en dip köşesi
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Paramı goncik’ e koydum gördümmü

• Goncik’teki halı getir serelim odaya
• Goncik’ teki takaya sigaram var getir. :

Guddik : Kısa boylu
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Hiç boyu çıkmıyor guddik kalacak
• Hele şu gelene bak guddik kalmış
• Mahallede boyu çıkmadığı için adamın lakabı guddik kado kaldı.
Gullep : Oyuna getirme ve hile ile yapılan iş
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Geçen gün bu adan bana gullep yaptı
• Abuzer arkadaşına gullep yapıp oyuna getirdi.
• Oyunu doğru oyna gullep yapma
Guşgana : Orta boy tencere
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Kızım guşganayı getir yemek yapalım
• Gaşgana maskanda getir yemek suyunu koyayım
Heket : Masal
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Ne güzel heket anlatıyor.
• Heket’ in sonunu getirmeden gitti
• Abuzer’i çağır bize Heket anlatsın.

Hakketmi : Söylediğin doğrumu
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Hakketmi Söylediğin doğru inanmıyorum.
• Hakketmi söylediği sözde bulunmadı abuzer
• Hakketmi seni Abuzer kandırdı.
Hampara: Kaba Tahta
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bizim evin girişi hampara
• Sizin evin girişi hampara ile yaptırmışsınız güzel olmuş
• Tanıdığım marangozcu var güzel hampara yapıyor.
Harık : Küçük su yolu
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Harık’ ın yolunu açta bahçeyi sulayalım.
• Harık yolunu değiştir
• Sabah Harık’ tan su getir
Hebbe : Tane
• Bir şey söylerken hebbe hebe anlat seni dinliyorum.
• Anlattığının bir hebbe doğru değil
• Adıyaman için bir hebbe iş yapmadık.
Herif : Koca
Şive olarak Konuşma Şekli
• Herif nereye gidon evde hiç sebze kalmadı
• Benim herif bugün bana bilezik aldı.
• Gözün kör olmaya herif ne yaptın.
Hıllı hış : Dağınık
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bak hele şu adam giysisi hılı hış gibi olmuş.
• Niye Yağmurda geziyorsun bak hale haline Hıllı hış gibi olmuşun
• Şu adan giyimine hiç önem vermiyor hıllı hış gibi geziyor.
Hıyar : Salatalık
Şive olarak Konuşma Şekli
• Bahçeye gittik hıyar yedik
• Hıyarlaşma doğru ol
• Hıyarın büyüklüğüne bak ne kadar büyümüş
Hizar : Çarşaf ( Siyah )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Hizar’ ı giymiş ve yüzüne peçe takmış geliyor.
• Herif Hizarım eskidi yenisini alırmışsın.
• Mehmet emmi güzel hizar dikiyormuş ona yaptır hizarı
Hopla : Atlamak
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Ağaçtan hopla gel sana söyleyeceğim var.
• Hopla’ma gürültü yapıyorsun.
Hüslan
Şive olarak Konuşma Şekli :
Iskeviyo
Şive olarak Konuşma Şekli :
İlangaç : Salıngaç
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bizim mahallede ilangaç kurmuşlar
• Fatma nine ilangaç kurmuş evine gelommu
Kenif : Tuvalet
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Ben kenife gidiyorum bir az sonra gelom bekle
• Çarşı camisinin kenif onarmışlar çok güzel olmuş
• Oturakçı pazarı kenif gazından patladı gördümmü
Keser :
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Keseri getir tahtayı yontum.
• Keseri getir çiviyi çakayım.
• Bu Keserin ağzı körelmiş
Kıymık : Küçük parça ( Genelde yeninen )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Ekmeğinden bir kıymık ver.
* Akıllı ol oğlum seni kıymık kıymık ederim.
Kötek : Dayak
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Geçen gün çarşıda adamın birine güzel bir Kötek çektiler
• Babam deynek le iyi bir kötek attı
• Kötek yiyeceksin ha akıllı ol
Lakırdı : Laf, söz
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Lakırdı etme
• Gel gidek hacıgınnas çok güzel lakırdı ediyor dinlemeye gidek.
• Bazı insanları lakırdısı dinlenir.
Lallik : Dili tutulmuş
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bak hale lallik olmuş konuşamıyor.
• Dilinimi ( lallik ) yuttun konuşsana
• Neden konuşamıyorsun lallik mi oldun.
Loğdır : Silidir şeklindeki taştan yapılymış loğ’u damın üstünde sağa sola taşıyan alet
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Evimizin damı akıyor loğdırlamam gerekiyor.
• Şu taş onarılır ise çok güzel dam loğdırı olur.
• Yağmurlar tam başlamadan ben damı loğdırlamam gerekiyor.
Lop : Sıvı içecek
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Lop diye bir kuşkana çorbayı içti
• Bir sehen pekmezi bir dikişte lop diye içti
• Bir sitil suyu lop diye içti
Lülük : Çiğköfte’ de bir sıkım
Şife olarak Konuşma Şekli :
• Hele bir lülük al tadına bak nasıl olmuş
• Lülük’ ü al tuzuna bak nasıl olmuş
• Yaptığından lülük lülük ette komşuya verelim.
Manca : Salata
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Manca yemeğin yanında iyi gider
• Bu yemeğin yanında manca iyi olur
• Mancanın tuzu fazla olmuş
Marhama : Mendil
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Evde Marhamamı getir.
• Marhaman varmı şunları sarayım.
• Merhamamı düşürdüm gördümmü :
Maskan : Kiler ( Kışlık yiyeceklerin saklandığı yer )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Kızım maskan’ dan bulguru getir
• Maskan’ dan kavurmayı getir hitap yapalım
* Kışlık erzakları maskan da saklardık.
Maskan : Oda ( Evin en dip odası )
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Maskanda bulguru getir
• Maskana penseyi getir.
Mehzere kazanı : Büyük kazan
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Geçen gün mahzere kazanı ile yemek yaptılar
• Eskiden mahzere kazanı ile bulgur kaynatılırdı.
•
Meyrat : İstenmeyen canlı
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Bu meyrat nereden çıktı
• Şu meyrat ta bak ( Yılana )
[BNe kadar ofınsın [/B]
Şive olarak Konuşma Şekli :
[BNeciye : Fiyat sorma [/B]
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Domatesin kilosu neciye dayı
• Neciye satıyorsun
• Fiyat neciye emmi
Nişlon : Ne yapıyorsun
Şife olarak Konuşma Şekli:
• Nişlon dışlığın geliyor mu ?
• Kele bacı nişlon ?
• Nişlon bugün havan yerinde mi
Össehet
Şive olarak Konuşma Şekli :
Pajmur
Şive olarak Konuşma Şekli :
Peşgir : Havlu
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Peşgir nerede getir yüzümü sileyim
• Peşgir askıya asmıştım nereye koydun.
Pırtı : Kumaşparça
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Ne kadar pırtı toplamışın
• Pırtıları getir minder yapalım.
Pisik : Kedi ( Küçük )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Pisik’ i getir evde fare dolaşıyor.
• Komşumuzun pisik’i evimizdeki etti götürmüş.
• Şu pisik ne kadar güzel renge renk

Polim : Oyuna getirip tuzağa düşürme
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Bir arkadaş vardı çok polim yapıyordu.
• Polime gelmem doğru ol.
• Polim yapma doğru dürüst konuş
Sako : Palto ( Palto’ nun kalını )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Abdurrahman evden sako’mu
• Bu gün hava soğuk sako’nu giy öyle çık
• Sako’ mu nereye koydun
Sehen :
Şive olarak Konuşma Şekli :
Semema
Şive olarak Konuşma Şekli :
Serpene :
Şive olarak Konuşma Şekli :
Sırpıncak
Şive olarak Konuşma Şekli :
Sıvış: Kaytarmak
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Belli etmeden buradan sıvış’mam gerekiyor.
• Sen buradan sıvış
• Bu senin işim değil sıvış buradan
Sıvtik
Şive olarak Konuşma Şekli :
Sokkum
Şive olarak Konuşma Şekli :
Soysop : Sülale
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Sen kimlerdensin soysop’ un kimlerden
• Soyu sopu belli ailenin çocuğu bu
• Bak hale soyun kimki sopun ne ola
Sövük : Toprak damın en uç kısmı
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Tokaçı getir sövük’ü takaçlayım.
• Komşumuzun damında Sövükte otlar çıkmış
•
Sülüm
Şive olarak Konuşma Şekli :
Şıllışop : Islanmak ( Yağmurlu havada elbiseleri yaşarmak )
Şive olarak Konuşma Şekli:
• Yağmurda şıllışop olmusun elbiseni değiştir.
• Aney şıllışop oldum bana yeni elbise ver
• Bak hele yağmurda geziyor şıllışop olmuş
Şollo
Şive olarak Konuşma Şekli :
Tavlı : Şişman
Şive olarak Konuşma Şekli
• Ne yedirdin böyle tavlı oldu.
• Kendine iyi bakmışınki bu kadar tavlı olmuşun
Tesmereke : Rastgele tesadüf
Şife olarak Konuşma Şekli :
• Gökte ararken tesmereke sana rastladım.
• Gelişi güzel tesmereke konuşuyor
• Tesmereke sen geldin
Teşi
Şive olarak Konuşma Şekli :
Tireto : Tiyatro
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Yazı’ ya tireto geldi.
• Oğlum sen tam bir tireto’ sun.
- Bu gün düğüne gittim filanın kızı tireto gibi oynadı.
Tiyek : Üzüm bağın dalları
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Üzüm bağındaki tiyekleri eve getirdik.
• Üzüm bağımızdaki bir tiyekte üzüm çok tutmuş
• Abuzer dayı güzel tiyekleri Budama yapıyor.
Tokaçsitili
Şive olarak Konuşma Şekli :
Tolloz : Boş gezen kişi
Şive olarak Konuşma Şekli
• Tolloz Tolloz gezme bir işe bak
• Gardaş gezme tolloz tolloz
• Bu gün her yeri tolloz tolloz gezdim.
Tophane : Somun
Şive olarak Konuşma Şekli :
• Tophaneyi güzel yapıyor filanın ekmek fabrikası
• Oğlum git 5 tane tophane al gel
• Tophane çok gevrek tadı da güzel
Tosbağı : Kaplumbağa [/
Diyarbakır Şivesi Nasıldır? Diyarbakır'lılar Nasıl Konuşur? :Smile))





Kadri Göral – Oğlum Ehsan
oğlum Ehsan!
ana heyran nasılsan?
ne haldasan?
biz seni aramasah sormasah
sen bizi ne arisan ne de sorisan
sen ne hersiz bir evlatmişsan
bemırad olmiyasan
hahın kızınan gezisen dolaşisan (hah:el alem)
edemisen anan mektup yazasan?
heç Allah’tan korhmisan bizi merakta bırahisan?
dünegin dayın oğli hüsen gelmişti ankara’dan
getmişem sağlık haberin ondan almişam
seni belediye otobozunda görmiş bir kıznan
sözlüm diye bahsetmişsen o kızdan
bir de yüzüg tahmişsan barmağan
niye oğlum sen anasız kalmişsan
sansahan evlenmağa kahmişsan? (sansahan: kendi kendine)
hüsen’e dedim ki;
’hüsen! hele birezım kızi anlat’ (birezım: biraz)
dedi ki:
’ne anlatayım deyza, ay parçası bemıraza’
gülende güller açi
ağliyanda incinen mercan saçi
bele güzel ne görülmiş ne duyilmiş
hak teala öz nurundan yaratmis.
Ehsan!
niye sen hırıf olmişsan
böyükleren danışmadan evlenmağa kahmişsan
kardaşından da mi ibret almisan?
getti bir tango kız getirdi
ne kendisi rehet etti
ne de bizi rehet ettirdi
kız da kız olaydı üregım yanmazdı
ele zaif ele zaif ki
ayni çırtik Eso’ya benzidi
çirpi gibi bacaği
emin ağanın ayağı gibi ayaği
çamaşır tokacı gibi de elleri vardi
ne ağlidi ağliyasan
ne gülidi gülesen
ne konulmağımızı begenidi
ne bitirdiğimizi yeyidi
zıkkımın köküni yiyeydi
hırçikli meftüneyi ağzına koymidi (meftüne: Diyarbakır’ın en klasik patlıcan yemeği)
kibekudura kaşığını degdirmıdi (kibekudur: bir çeşit bulgur pilavı)
pencegoşt kebabından hanımın meğdesi bulanidi
her bişeye de kusur bulidi
her bişeye yengi yengi adlar tahidi; (yengi: yeni)
ben deyidim babakanuç
o deyidi ’patlıcan ezmesi’
ben deyidim lebeni
o deyidi ’yoğurt çorbası’
ben deyidim hılorik aşi
o deyidi ’ekşili izmir köftesi’
yoh! carut değil faraşmiş
küçe değil sokahmiş
bellüe değil oluğmiş
hebene değil destiymiş
havuca pırçikli demah ayipmiş
ben bele konuşiyam diye de benden utanimiş.(bele: böyle)
niye kendi yaptığından utanmidi
gün evle olidi yatahtan kahidi
ne hevşi süpüridi ne ayah yoluna su dökidi (Hevş: avlu)
benim elimden çaput
onun elinden roman düşmidi
gezmağa gidende de hanımın kızı en öge o düşidi. (öge: öne)
birgün baban tükenden geldi (tüken: dükkan)
sakosi çininde içeri girdi
hanımın kızı yerinden bile teprenmedi (teprenmek: kıpırdamak)
baban çoh ağırına gitti
bırahsam, alimallah saçini pırçigini yolacahti.
ben ne şanssız bir kariymişam anam!
kaynanaların zalım zamanında gelin olmişam
gelinlerin zalım zamanında da kaynana olmişam
kime ne etmişem ki bulmişam.
Ehsan! sen sen olasan
akli başında bir kız alasan
ister Diyarbakır’li olsun
istersen yedi yabancidan olsun
yeter ki helal süt emmiş bir kız olsun
istiyem ki sonradan peşman olmiyasan
kari kısmi ayakkabı değil ki sıhtimi çıharasan atasan
namusumdur diyecahsan
ömribillah çekecahsan.
Ehsan! biliyem eyisen hoşsan
herşeye çabuh kızisan
kızanda da alalo gibi kabarisan (alalo: hindi)
oğlum! asebi erkegin kahri çoh olur
kahır çeken kari zor bulunur
onun için karilarm hamuri sabırnan yoğrulmuştur.
onlar hanımdır
onlar hatundur
onlar sultandır
onların mekanı cennet-i âlâdır
onlar ışıhtır
onlar nurdur
onlar yüce Allah’ın erkeklere bir lütfudur.
Artık televizyon sayesinde her bölgede olduğu gibi burada da yeni nesil daha standart bir dil konuşuyor ama Kadri Göral ne güzel gözlemlemiş Diyarbakır’lı yaşlı kadınları. ’Kaynanaların zalım zamanında gelin olmişam, gelinlerin zalım zamanında da kaynana olmişam ’ sözünü bugün çalışan gelinin çocuklarına bakmak zorunda olan birçok kadın hala kullanıyor.


]D İYARBAKIR AĞZI ( A – B – C – Ç Harfleri Alfabetik sıra)

Aba – Abla
Afrut- Çok yaramaz cin gibi
Akko- Saksağan
Allaf- Zahireci
Altıköşe – Uçurtma
Aluce – Ekşi küçük yeşil erik
Amaret- Ziynet eşyası
Ardele- Koyunun diz kısmı
Arut – Ham kalmış odun kömürü
Aşefçi- Kadın bahçivan
Avel- Enayi
Ayakyoli- Tuvalet
Azep – Bekar

Babaganuç – Patlican ezmesi yemek
Badiye – Büyük hamam hazanı
Baht – Vefa vicdan
Bahan – Bana
Bastok – Pestil
Battal – Boş gezen işsiz güçsüz
Beg – Bey
Beğdenus – Maydanos
Bekes – Kimsesiz
Belangaz – Zavallı çaresis
Belloa- Sokaklarda ve avlulardaki yağmur oluğu
Bemrat – Mutlu olmayan
Beyno – Aptal bunamış
Bi kırtık – Çok az
Bibi – Hala
Boran – Güvercin
Boranhane- Güvercinlik

Cahal – Genç bilgisiz cahil
Carut – Ateş küreği
Cazu – Büyü
Cenan – Bahçe işcisi bahçevan
Cığcığa – Folyo
Cınavır – Canavar
Çakala – Çagla
Çankal – Çengel
Çaput- Bez
Çekiş – Kavga münakaşa
Çömçe gelin – Ağaçtan kız bebek
Çömçe – Kepçe
Çırton – Dam saçaklarındaki yağmurluk
Çepik – Alkış
Çıllaka – Yaramaz şımarık kız
Çırtık – Hoppa hafifmeşrep kız
Çırto – Hafifmeşrep erkek
Çit – Tülbent yazma
Çöğen – Asa Baston
Çüküz – Cimri

DİYARBAKIR AĞZI ( D – E –F – G )

Dalda – Gölge
Damcı – Tavan akması damlama
Dal – Omuz
Degirmi- Yuvarlak çember
Dekbaz – Hilebaz
Dakhil – Para çekmecesi
Deli Bardağan – Yenen bir bitki
Dellek – Hamamda erkek yıkayıcı
Deyaz – Sığ nehir kıyısı
Dıngılafistan – Tahterevalli
Dımdık – Gaga
Diyaza – Teyze
Dünegin – Dün

Efrut – Masallardaki kötü cin ifrit
Egiş – Mangal soba küreği
Erk – Naz
Eşik – Kapı girişi
Eşkene – Et suyu
Eşbabiye – Kuru kaysı

Fanos – Gemici feneri
Felhan – Kırmızı ham toprak
Fessat – Dedikoducu iftiracı
Fetbaz – Kurnaz hilekar
Fetir – Mayasız ekmek
Fit olma – Ödeşme
Forta – Yalan böbürlenme

Geçınmakh- Ölmek
Gezemek – Basamak
Gezo – Meşe balı kudret helvası
Gogo – Bir çocuk oyunu
Gopo – Çok şişman
Gor – Mezar
Goşto – Çok şişman olana hitap şekli
Goppal – Baston
Gön – Kosele
Gurgurbaba – Gök gürültüsü
Gar – Bilye
Gezep – Çok yaramaz belalı

DİYARBAKIR AĞZI ( H – İ Â– K – L harfleri)

Habbenisk- Tüm mercimekten yemek
Haçan – Ne zaman
Hadır Â–İşte
Hamşo – Aptal beceriksiz
Hanek – Şaka
Harefene – Eğlenmek
Harkhota – Hurda kırık dökük
Has – Marul
Hasud – Kıskanç
Havli – Avlu
Hayf almakh – İntikam almak
Habene – Testi
Hedik – Nohutlu dövmeli yemek
Herbende – Pejmürde derbeder
Hırçık – Yırtık Pırtık
Hırtıko – Boğmaca
Hırpo – Argo zibidi
Hilafsız – Hakikaten gerçekten
Horozik – Öksürük boğmaca
Hut – Çok Obür
Hübür – Mor mürekkep
Hülle – Çardak kamıştan kulube
Hürme – Kadın- eş

İsıtma – Ateşli hastalık –Sıtma
İfağ – Ufak
İlan – Yılan
İlangeç – Yengeç
İncaz -Mor erik, Malta eriği
İşlik – Gömlek

Kabala – Götürü (Toptan iş)
Kağız – Kağıt
Kapan – El terazisi
Kantır – Katır
Karaş – Değirmenci
Karraş – Siyah üzüm hoşafı
Kasnak – Kalbur
Kayğanağ – Pekmezli omlet
Kef – Köpük
Kepire yatma – Yan çizmek kaytarmak
Kelek – Sal
Kelef – İnci dizisi gerdanlık
Keşkek – Nohutlu dövme pilavı
Ketek – Zahireci eleği
Kevaşe – Argo zibidi
Keyim – Sıkı sağlam
Kırk ayakh – Serseri ayak takımı
Kibe kudur – Naneli iri bulgur pilavı
Kildan – Bakırdan sabun ve tarak kabı
Kortik – Çukur
Kot – Kısa
Kuncik –Köşe yer
Kurre – Kibirli
Kurut – Kurutulmuş ayran
Kuşhana – Bakır tencere
Küçe – Sokak
Küft olmuş – Çok yorulmuş
Künci – Susam

Lehpo – Hantal
Lal – Dilsiz
Lalo – Dilsiz erkek
Lebzünye - Badem ezmesi
Leçek – Tülbent oyalı yazma
Lengeri – Bakırdan büyük pilav tabağı
Leymun - limon

Mabal – Vebal
Mahfel – Kilerde tahtadan iskele
Makle – İpekçilikte masura
Mankal – Mangal
Marhama – Mendil
Meftune – Ekşili patlıcan yemek
Melekof – Kadın geceliği
Melis – Büyük oda
Menecük – Menengiç
Meyil – İlgi alaka
Mezek – Alay etmek
Mih- Çivi
Mıkla – Yağda un kızartması
Mıtel – Döşek yorgan astarı
Muğul – Kıskanmak
Müuz – Muhtaç Yoksul biçare

Nahak – Haksız
Nahır – Sürü
Nahıre gogo – Oyunda sona kalmak
Nahit – Büyük kesme taş
Nane Çuçe – Yenen bir bitki
Nardan aşı – Bir Diyarbakır yemeği
Na’şi – Acemi bilgisiz
Natora – Kadın hamamcı
Nefse – Doğum yapmış loğusa
Nefsek – Obur aç gözlü
Nerdivan- Merdiven
Nıkra – Büyük bakır kazan
Nono – Çocuk dili güzel hoş
Not – Kağıt Para lira
Nüği – Tartıda yarım okka

O Ki – Mademki
Okçur – Yenen ekşimtırak bir bitki
Ögi – Önü
Öksemakh – Özlemek
Örgenmakh – Öğrenmek
Örtme – Kemerli sokak
Örük – Saç bağı
Özek – Özü soğanın cücüğü
Özi Özine – Kendi kendine

DİYARBAKIR AĞZI ( P – R – S – Ş Harfleri )

Pakhır – Bakır
Palas – Kilim
Paluze – Nişastadan muhallebi
Papağ – Kalpak
Papik – Patik
Papo – Çocuk dilinde ayak
Papur – Cadde
Payam – Badem içi
Peçiç – Bez topla oynanan oyun
Pekhas – Argo boşta gezen
Pıheri – Hamamda sıcak bölüm
Pineklemakh – Uyumak şekerleme yapmak
Pırçık – Küçük bir parça
Pişo – Kedi
Pişruk – Dam sıvası için çamur
Pıtpıt – Geveze
Poçik – Kuyruk sokumu
Puşi – Diyarbakır ipeklisi
Pürçikli – Havuç
Püşkül – Keçi koyun gübresi
Ruto – Çulsuz parasız
Rüsva – Utandırma

Sahan – Sana
Sahan,Sehen – Bakır tabak
Sakko – Ceket
Sallahana – Mezbaha
Sandal – Açık Ayakkabı
Sallama – Üç kollu çaycı tepsisi
Sarrat – Büyük elek
Sıfat – Yüz sima
Sıtara – Damda kurulan tahtın çevre örtüsü
Sıtıl – Bakraç
Sıvinek – Toprak damlarda saçak
Sindirik – Çok ince bulgur
Sirinmağ – Kaymak
Sonbet – Son bitti
Suhra – Angarya iş
Süküre – Bakır tas

Şak Şak – Değirmenin çalıştığını gösteren tahta
Şarpa – Eşarp
Şatır – Afacan hareketli
Şebbot – İri sazan balığı
Şekkal – Eski yırtık ayakabı
Şıtıl – Fidan
Şirik – Susam yağı
Şit – Gözüaçık kurnaz
Şivan – Ağıt feryat
Şorik – Salya
Şubara – Yün başlık küllah

DİYARBAKIR AĞZI ( T – U – V – Y – Z )

Tahvil – Yıkanmak Arındırmak
Takım – Sigara,ağızlık ,çakmak,tabaka
Takım – Takım Elbise
Takkala – Yuvarlak
Tango – Sosyetik kadın
Tantağ – Kaba et
Tavlı – Semiz şişman
Tay – Akran yaşıt
Teberik – Kutsal
Tekmik – Tekme
Telis - Çuval
Tentene – Kanaviçe işlemek
Teşi – Yün iğirme ağacı
Teşt – Büyük bakır leğen
Tospağa – Kaplumbağa
Toy – Düğün, deneyimsiz kişi
Tuht – Terazi ibresi

Uci,ucuna – Tam tamına
Ucun ucun – Azar azar
Ula – Ulan
Uy Havar – feryat , imdat

Vah lımın – Vay başıma gelen
Velime – Diyarbakır sıla geceleri
Vış kele – Hayret ifadesi
Vula – Ulan

Yalama – Laçkalaşmış aşınmış
Yanpıri – Yamuk Eğri buğri
Yarpuz – Yenen bir bitki
Yaslamak – Taklit alay etmek
Yengişten – Yeniden
Yetmek – Başa çıkmak
Yırlamak – Şarkı söylemek
Yükli - Hamile

Zantari –Dert
Zatani – Zaten
Zeğel – Beceriksiz tembel
Zerzemi- Bodrum
Zıbıl – Çöp Gübre
Zıkkum – Zehir
Zıknebut – Zehir zıkkım
Zıllut – Soyulmuş çıplak
Zıngıl – Lokmaya benzer hamur tatlı
Zırto – İşe yaramaz adam
Zingil – Çan çıngırak
Zozan – Yayla
Zumzuk – Yumruk
Zübun – Entari
Züdde – Saf katıksız
KAYNAK : Diyarbakır Türküsü Kitabı – Mehmet MERCAN
]
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12