Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Pozantı haberini yapan muhabir gözaltında!
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Adana ve İstanbul'da KCK adı altında düzenlenen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Pozantı Cezaevi'yle ilgili iddiaları ortaya çıkaran DİHA Adana Bürosu'nun üç muhabiri de gözaltında.

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) adı altında gerçekleşen operasyonu kapsamında Adana ve İstanbul'da çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Adana

Adana'da Dağlıoğlu, Gülbahçesi ile Barbaros mahallelerinde saat 04.00 sıralarında başlayan operasyonda çok sayıda adrese baskın düzenlendi. Operasyona Terörle Mücadele, Özel Hareket ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünden oluşan 500 polis katıldı.

Adana'da Pozantı Cezaevi'yle ilgili tüm ülkenin gündemine oturan iddiaları haberleştiren Dicle Haber Ajansı (DİHA) Bürosu da baskın düzenlenen adresler arasındaydı. DİHA Adana muhabirleri Ali Buluş, Hamdullah Keser ve Özlem Ağuş gözaltına alındı. DİHA bürosu ile muhabirlerin evlerinde yapılan aramalarda bilgisayar hard disklerine el konuldu

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İlçe başkanlarının yanı sıra BDP'li milletvekillerinin çağrısı üzerine başlatılan açlık grevinin sürdüğü Gülbahçesi Demokratik Kültür ve Dayanışma Derneği'nde de arama yapan ekipler açlık grevindeki yurttaşların da aralarında bulunduğu 25 kişiyi gözaltına aldı.

Fırat Dağıtım çalışanı Ferit Köylüoğlu da gözaltına alınanlar arasında.

Gözaltına alınan bazı isimler şöyle:

BDP Ceyhan İlçe Başkanı Hüseyin Oğaç, BDP Adana İl Başkan Yardımcısı Refik Bayal, İl Saymanı Zülküf Tezkorkmaz, İl Yöneticisi Hakkı Kuru, Demokratik Kültür Derneği Başkanı Mahmut Aslan ile Yardımcısı Adil Yalçın, Seyhan İlçe Yöneticisi Newroz Şendur, İl Sayman Yardımcısı Sadreddin Argın, Hal Kompleksi Başkanı Şefik Özbay, dönüşümlü açlık grevi eyleminde olan Hediye Aslan, Ayşe Alagaş, Güle Şendur, Şefik Şahin, Gule Yalçın, Berivan Yalçın, Sultan Adlan, Esma Ektiren ile M. Ali İnal, Ali Yasak, Şemsa Akın, Melle İsa Turan

İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen DİHA muhabiri Hamdullah Keser'e el konulan malzemelerin tutanağı imzalatıldıktan sonra serbest bırakıldı.

İstanbul

İstanbul'da ise, Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı ekipler sabaha karşı bazı adreslere operasyon düzenledi. "KCK gençlik yapılanması"na yönelik yapılan operasyonda, gözaltına alınanların bir kısmı Adli Tıp Kurumu'nda sağlık kontrolünden geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler daha sonra Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

POZANTI’DAKİ ÇOCUK CEZAEVİNDEN NAKİLLER BAŞLADI

ADANA’nın Pozantı İlçesi’nde tecavüz, taciz ve işkence iddialarıyla gündeme gelen Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ndeki 218 çocuğun Ankara’ya nakilleri başladı. İlk sevkiyatta 3 otobüse bindirilen tutuklu ve hükümlü çocuklar, geniş güvenlik önlemleri altında Sincan’daki Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi.

Pozantı'dan nakiller başladı [Resim: 21892_8719_06032012_14.jpg] Foto galeri için tıklayın

Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’nde sabah 06.30’dan itibaren hazırlıklara başlandı. Cezaevi kapısı önünde çok sayıda robocop jandarma görev aldı. Ayrıca kapı önüne basın mensuplarının görüntü ve fotoğraf çekmesini engellemek için ;4 cezaevi ring aracı ile perdeleme yapıldı. Polis ekipleri de cezaevi çevresinde ve yol güzergahlarında güvenlik önlemi aldı. Saat 08.15’de cezaevine getirilen 3 otobüs avluya alındı. Her biri 45 kişilik olan otobüslere tutuklu ve hükümlü çocuklar bindirildi. Bir saat kadar süren çalışmanın ardından otobüsler, eskortlar eşliğinde Ankara’ya doğru hareket etti. Bu sevkiyatta yaklaşık 135 çocuğun nakli yapıldı.

YOL BOYUNCA GÜVENLİK ÖNLEMİ

Adana’nın ;Pozantı İlçesi’nde tecavüz, taciz ve işkence iddialarıyla gündeme gelen Pozantı M Tipi Çocuk Cezaevi’ndeki 218 çocuğun Ankara’ya nakilleri, geniş güvenlik önlemi altında yapılıyor. ; İlk sevkiyatta 3 otobüse bindirilen tutuklu ve hükümlü çocuklar, Aksaray’daki geçiş güzergahlarında da güvenlik önlemi alındı.

Sincan’daki Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen çocukların bulunduğu otobüslere bir ambulans, 1’i sivil, 3 jandarma aracı eşlik ediyor.

ADALET BAKANI'NDAN AÇIKLAMA

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Pozantı
cezaevindeki iddiaları araştırmak üzere görevlendirilen müfettişlerin
çalışmasının bu hafta sonuna kadar biteceğini belirterek, çalışmanın sonucunda
tüm tespitlerin basınla ayrıntılı paylaşılacağını söyledi.

Pozantı cezaevindeki 199 çocuğun otobüslerle sabah erken saatlerden
itibaren Sincan’a getirilmek üzere yola çıkarıldığını da bildiren Ergin, ”Güllük
gülistanlık bir cennet vaat edilmedi şimdiye kadar. Türkiye’nin imkanları, şu
anda elimizdeki fiziki kapasite gereği yapılabileceğin en iyisi yapılmaya
çalışılıyor” dedi.

Ergin, Hakimevi’nde gazetecilerle biraraya gelerek, sorularını
yanıtladı.

Pozantı Cezaevindeki iddialarla ilgili konuşan Ergin, ”Bir şey yapıldı,
yapılmadı tartışmaları, bilen bilmeyen konuşuyor. Bir de gidip birkaç saatliğine
orada dolaşıp gelince raporlar yayınlanıyor, zannedersiniz bilimsel raporlar gibi
takdim ediliyor. Bunlar doğru şeyler değil, doğru yaklaşımlar değil” dedi.

Pozantı M tipi cezaevinin 1987’de inşa edildiğini, 2007’de çocuk kapalı
ceza infaz kurumuna dönüştürüldüğünü anlatan Ergin, Adana, Mersin, Tarsus,
Osmaniye bölgesinde çocukların bu cezaevine konulduğunu söyledi. Cezaeviyle
ilgili tüm cezaevlerinde olduğu gibi izleme kurulu raporlarının düzenli
alındığını, bakanlığın rutin denetimlerinin yapıldığını kaydeden Ergin, buralarda
her cezaevinde olabilecek bir takım asayiş olayları dışında dikkat çeken herhangi
özel bir duruma rastlanmadığını ifade etti.

Bakan Ergin, 2010 yılında bir milletvekilinin bu cezaevinde çocukların
dövüldüğünü ve çocuklara kötü muamele yapıldığını içeren bir şikayeti gündeme
taşıdığını anımsatarak, bunun üzerine 2010 yılında Adalet Bakanlığının
kontrolörler görevlendirdiğini ve cezaevinde denetim yapıldığını kaydetti. Ergin,
2 Şubat 2010 tarihinde denetim raporuna göre iddiaları doğrulayıcı bir tespite
ulaşılamadığını söyledi. Milletvekilinin iddialarıyla ilgili Pozantı
Başsavcılığınca da soruşturma başlatıldığını anımsatan Ergin, soruşturma
sonucunda iddiaları doğrulayacak herhangi bir bulgu olmadığından kovuşturmaya yer
olmadığına karar verildiğini belirtti.

İddialar üzerine ayrıca TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun çocuk
kapalı ceza infaz kurumlarında inceleme ve denetimler yaptığını, komisyonun 10
Mart 2010 tarihli raporunda da görüşülen çocukların iddiaları doğrulamadığının
belirtildiğini kaydetti. Ergin, ancak, komisyonun aynı raporunda ziyaret
ettikleri Pozantı, Bergama, İncesu kapalı ceza infaz kurumlarının fiziki
koşullarının yeterli olmadığı ve bunların kapatılması gerektiğinin ifade
edildiğini anlattı.

Adalet Bakanlığının kendi dönüşüm programı çerçevesinde yaptığı
çalışmaların da Meclisin bu raporu doğrultusunda olduğunu söyleyen Ergin,
2008-2009 yıllarında benzer tespitleri yaptıklarını ve buna dönük çalışma
başlattıklarını kaydetti.

Diyarbakır, Tarsus ve Kayseri’ye çocuk ve gençlik kapalı ceza infaz
kurumu, İstanbul, İzmir, Erzurum ve Diyarbakır’a da eğitim evi yapılmasının
planlandığını, yatırım programına alındığını, ihalelerinin yapıldığını anımsatan
Ergin, İzmir’dekinin bitirildiğini dile getirdi. Ergin, ”TBMM’nin bu raporu
öncesinde de bizim çalışmalarımız var. ’Adalet Bakanlığı niye bir şey yapmadı’
diye soruluyor. Tersine biz o rapor öncesinden o tespitleri yapmış ve hazırlık
başlatmıştık. İnsan Hakları Komisyonu raporu bizim tespitlerimizle örtüşüyordu”
diye konuştu.

Ankara Sincan kampüsü içerisinde bir çocuk eğitim evinin haziran ayında
hizmete açılacağını, Diyarbakır’daki cezaevi inşaatının devam ettiğini,
Tarsus’takinin arsa temininin tamamlandığını ve projesinin yapıldığını anlatan
Ergin, Erzurum ve Elazığ’daki eğitim evlerinin de proje ihalelerinin
tamamlandığını bildirdi.

Bakan Ergin, şunları kaydetti:

”Pozantı’daki yaşanan sürece kronolojik olarak baktığınızda, bunun
adımlarını atmışız, buraları kapatmak için gerekli altyapı hazırlıklarına
girmişiz ve şu anda yaptığımız çalışmaların meyveleri ortaya çıkmaya başlamış,
İzmir bitmiş, Ankara bitmek üzere. Tüm bunlar geçmişten gelen bir hazırlığın
ürünü. ’Bu tespitler dikkate alınmadı, tedbir alınmadı’ demek gerçeklerle
örtüşmüyor. Pozantı’da çalışan müfettişlerimizin çalışması bu hafta sonuna kadar
bitecek. Bir kafile çocuklar şu anda otobüsle sabah erken saatlerde yola
çıktılar. Yol durumunu gözeterek gece şartlarında çıkılmaması arzu edildi. 199
çocuk otobüslerle geliyorlar. Müfettişlerin çalışmasının bitiminde tüm tespitleri
basınla ayrıntılı paylaşacağız.”

”Denetimin sonucunu ayrıntılı paylaşacağız”

”Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası
yaptığı açıklamada ’yapılan incelemelerde kötü muameleye rastlanmadı’ dedi.
Raporlar sonuçlandı mı?” sorusuna Ergin, şu yanıtı verdi:

”Orada yanlış algılama var. Meclis İnsan Hakları Komisyonu raporlarıyla
2010 yılında Adalet Bakanlığının görevlendirdiği kontrolörlerin yaptığı denetim
sonucunda kötü muameleye rastlanmadığı belirtiliyor. Ayrıca Pozantı Cumhuriyet
Başsavcılığının 2010’da yaptığı soruşturmada da böyle bir tespit olmadığında
bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyor. Orada üç tane karar var.
Sayın Arınç’ın ifadesi odur. Şu anda kontrolörlerin yapmış olduğu denetim devam
ediyor. Dolayısıyla o denetimin sonucunu sizlerle paylaşacağız.”

”Çocukların ailelerinin Ankara’ya nakille ilgili sıkıntıları
aşılabilecek mi?” sorusu üzerine Ergin, ”Güllük gülistanlık bir cennet vaat
edilmedi şimdiye kadar. Türkiye’nin imkanları, şu anda elimizdeki fiziki kapasite
ve yapılabileceğin en iyisi yapılmaya çalışılıyor” dedi.

Sincan’a nakledilen çocukların ailelerinin Mersin, Tarsus, Adana ve
Osmaniye’de yaşadıklarını söyleyen Ergin, şöyle devam etti:

”Ama o civarda yakın bir bölgede böyle bir tesisimiz yok. Türkiye’nin
alt yapısı bu. Bu alt yapıyı güçlendirmek için planlaması, inşaatı, çalışmaları
yapılıyor. Kaldı ki bu çocukların istisnaları çıkarsanız ortalama kurumlarda
kalış süreleri 5 ay civarında tutuklu kaldıkları süre. Sonra tahliyeleri söz
konusu oluyor. Zaten bir müddettir bu çocuklar tutuklu orada. Yani ortalama 5 ay
tutuklu kaldıktan sonra salıveriliyorlar. İstisnalar elbette olacak. Bizim bu
ortaya koyduğumuz çözüm ideal, en güzeli gibi bir iddia taşımıyoruz. Ama şu anki
şartlarda alınabilecek önlemler arasında bunlar var. Temennimiz bu çocuklarımızın
bu noktaya gelmeden önce farklı tedbirlerle rehabilite edilebilmeleridir.”

Çocukların duruşmalara Ankara’dan nasıl gideceğinin sorulması üzerine
Ergin, yerinde sesli ve görüntülü ifade alınmasına olanak tanıyan, Sesli ve
Görüntülü İletişim Sisteminin (SEGBİS) daha önce kurulduğunu anımsattı. Sistemin
teknik alt yapısının 3 yıldır hazırlandığını Türkiye’deki tüm ağır ceza
merkezlerindeki duruşma salonlarına ve büyük cezaevlerine sistemin
yerleştirildiğini anlatan Ergin, ”Mahkemelerin takdiri halinde bu sistem
kullanılabilecek durumdadır. Sincan cezaevinde zaten böyle bir imkanımız önceden
kurulmuş idi. Adana, Mersin illerinde de benzer imkanlar var. Mahkemelerin uygun
görmesi halinde bu çocukların duruşmalarında bu sistem kullanılabilecektir”
dedi.

gazetevatan.com
insanlık dışı ayıbı neden ortaya çıkartmışlar. istenilen toplum modeline aykırılık söz konusu. toplumdan beklenen ;
düşünemeyen,
konuşamayan,
eleştiremeyen,
üretemeyen,
koyun sürüsü olmaları