Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Alevi Dünyası'nda Zöhre Ana dalgası hızla yayılıyor
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2
[Resim: www.zohreanaforum.com]

YEREL GÜNDEM

Yusuf İNAN
Genel Yayın Yönetmeni

Alevi Dünyası'nda Zöhre Ana dalgası hızla yayılıyor...

Zöhre Ana ismini bir kaç gün önce duydum. ’Çerkezler ve Aleviler CHP'den intikamlarını alıyor... ’ başlıklı yazımı paylaşanları araştırırken Zöhre Ana ismiyle karşılaştım. Zöhre Ana sevenleri internette ses getirecek kadar örgütlü.

Yaşayan Son Alevi Piri Zöhre Ana...

Türkiye'de yaşayan bir Alevi Piri var ve benim haberim yok. Doğrusu hem şaşırdım hem de utandım. Zöhre Ana'yı daha önce neden duymadım diye hayıflandım.

[Resim: 3.jpg]

O nedenle [BZöhre Ana'yı araştırdım ve yazmaya başladım.[/B] Zöhre Ana 15 Haziran 1957 yılında Yozgat’ın Köçekkömü köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Daha sonrası köyde olmadığı için okuyamamış. Esas adı Süheyla'dır.

Zöhre Ana'nın ailesi 1971 yılında Yozgat'tan Ankara'nın Mamak ilçesine taşınır.

1973 yılında 16 yaşında evlenir. Gazi ve Selver adında iki çocuk dünyaya getirir.

1982 yılının 10 Kasım sabahı saat 05.30'da hayatında bir değişiklik olur.

"Evin içini yeşil nur kaplar, bu manzara karşısında korkan ve şaşıran Zöhre Ana lambayı yakarken yanan sobayı kucaklar ama soba kendisini yakmamıştır. Aynı gece Hacı Bektaş-ı Veli'yi görür. Hacı Bektaş-ı Veli kendisine iki lokma et verir. Oradan Kırklar Semahı'na ulaşır. Esas adının Yusuf Ziya olduğunu söyleyen Gül Baba yanına gelerek:

’Sen dünya çapında duyulup yayılacaksın. Sevenlere, sayanlara, darda kalanlara, biz buraya dergâh açıyoruz. Gelenlere de şifa vereceksin’ der ve ortadan kaybolur."


[Resim: 4.jpg]

[BZöhre Ana sabah kalktığında kendini dinç ve mutlu hisseder. Bu durumu ailesine anlatır. Ailesi hasta olduğunu sanır.[/B]

Kırklar birgün kendisine bir dua öğretir ve kurban kesmesini söylerler.

Dua okunur, kurban kesilir...


Artık o ’Gelin Süheyla’ değil; tüm dünyaya şifa elini sunan, dertlere derman yaralara merhem olan, Muhammed Mustafa - Aliyel Murteza’nın sesini, nefesini duyuran, bâtın âleminin ateşinin dumanını bu dünyada tüttüren tek yaşayan ’Pir’, ’Zöhre Ana’dır.

Zöhre Ana'nın şöhreti yayılır. Ama bir kısım insanlar onun erenlerden olduğuna inanmaz. İnsanlar ona hastalarını getirmeye başlar. O kendisine gelen hastalara şifa dağıtır. Halk şifa dağıtan Zöhre Ana'yı sevmeye başlar ve evinin etrafındaki kalabalıklar artar.

Zöhre Ana isminin ön plana çıkması Alevi Camiası'nda da tartışmaların çıkmasına neden olur. [BZöhre Ana / Süheyla Gülen[/B]İslam Dini'ne inanıyor. Hz. Muhammed (sav), ve Hz. Ali (ra)'a inanıyor.

"Dinsiz, ibadetsiz, Muhametsiz ve Alisiz Alevilik olmaz" diyor. Atatürk'ü seviyor ve sayıyor. Cem Evleri'nden Atatürk'ün fotoğrafı kaldırılamaz diyor.

’Alevilerle Kürtleri bir araya getirmeye çalışıyorlar, Aleviler ayrı, Kürtler ayrı’ diyor.

Zöhre Ana Alevi Camiası'nı öyle sallamışki, ortaya tereyağı mı çıkar, sirke anası mı bilmiyorum. Alevi Dünyası'nın önemli yazarlarından Rıza Zelyut'un kaleminden Zöhre Ana:

[Resim: 5.jpg]

’Eğer yargıçlar, suçluların hukukunu korumada gösterdikleri duyarlılığı, hukuku korumada da gösterseler, bugünkü hukuk rezaletlerini yaşamazdık.

Cumartesi ve pazar gününü Ankara'da geçirdim.

1998 yılının onuncu ayından 12. ayına kadar Ankara'daki bir irtica merkezini gündeme getirmiştim. Kendisine 'Zöhre Ana' adını takan, Süheyla Gülen isimli bir kadın, Mamak'ta bir büyük bina yaptırmış, buradan hastalara şifa dağıttığını iddia ederek büyük paralar toplamıştı.

İnsanları akıldışına yönlendiren bu faaliyeti de irtica olarak görmüştük ve Ankara Savcılığı'nı göreve davet etmiştik. Sonunda bu kadın hakkında dava açılmış. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda, 'Zöhre Ana' lakaplı Süheyla Hanım'a 1 yıl hapis cezası verilmiş. Ceza Tekke ve Zaviyeler Yasası'nı çiğneyenlere verilen en üst ceza... Ayrıca paraya çevrilmemiş, tecil de edilmemiş. Süheyla Hanım'ın avukatları bu kararı temyiz etmişler...

Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ni devrim uygulamada gösterdiği bu duyarlıktan dolayı kutluyoruz.’

YA DİĞER MAHKEME?

Ankara Valiliği, Mamak'taki umut ticareti yapan bu mekanın kapatılması için 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmış.

Mahkemeyi arayıp bilgi almak istedik.

Anladık ki mahkeme yargıcı Süheyla Hanım'ın dava dosyasını özel korumaya almış. Bize, Süheyla Hanım'ın avukatlarından bilgi almamızı söyledi.

Fırsatını bulsa bizi bir kaşık suda boğacaklardan bilgi almamızı öneren bu hukuk adamına bir şey diyemedik...

İşin ilginç yanı şuydu: Asliye Ceza Mahkemesi, Zöhre Ana nam Süheyla Hanım'ı 1 yıl hapis cezasına çarptırıyor ama bu kadının icraat yaptığı mekanı kovuşturan yargıç bundan habersiz. Sayın yargıç, gecekondu bölgesine yaptırılan bu süperlüks irtica merkezinin kapatılması için hala belge toplamakla meşgulmüş.

Öğrenebildiğimiz bu kadar...

Mahkeme yargıcı, Süheyla Gülen'in hukukunu korumakta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlarından daha titiz görünüyor.

Kendisini şiddetle kutluyorum.

Halkı kandıranların hukukunu korumakta bu kadar hassas davranan yargıçlarımız oldukça sırtımızın yere gelmeyeceğinden eminim.


Ankara Mamak'ta yaptığım görüşmelerde anladım ki burada yıllarca müthiş paralar kazanan Süheyla Hanım, herkesi etkilemiş. Mamak'taki karakolda görüştüğüm bir komiser, Zöhre Ana olayını izlediğimi anlayınca telefonuyla oynamaya başladı ve bize yüz vermedi.


Adliye'den zabıtaya kadar her kesimi dolaylı yollardan etkileyen Zöhre Ana'nın irtica merkezi ise hala açık. Gidip gördük, içeride adamlar, dışarıda adamlar... Burası, Ankara, yani cumhuriyetin başkenti için bir utanç anıtıdır.

Sanıyorum ki Ankara Valiliği konuyu duyarlılıkla izleyecektir.

Biz de sonuna kadar izleyeceğiz. ’


Hastalara ’şifa dağıtan’ Zöhre Ana CHP’de

Zöhre Ana adıyla anılan ve şifa dağıttığını söyleyerek bunun üzerinden para kazanan ve hakkında çıkan haberlerin ardından 1 yıl hapis cezası alan Süheyla Gülen, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle CHP’ye üye oldu.

[Resim: 6.jpg]

’Zöhre Ana’ ismiyle anılan Süheyla Gülen geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiği CHP Genel Merkezinde bizzat Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle partiye üye oldu. Zöhre Ana adıyla anılan Gülen, 1998 yılında dönemin Akşam gazetesi yazarı Rıza Zelyut’un haberleri sonucunda, ’insanlara şifa dağıttığı söyleyerek bunun üzerinden rant elde etmesi’ nedeniyle 1 yıl hapis cezası almıştı.

’Bir tür büyücülük faaliyeti yapıyordu’

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Güneş gazetesi yazarı Rıza Zelyut, ’1998 sürecinde tarikatlara dönük yapılan operasyonlarda Alevilik inancı üzerinden insanları kandıran Süheyla Hanım’ı tespit etmiştik. Bunun üzerine Ankara’ya gittim ve Süheyla Hanım’ın bir tür büyücülük faaliyeti yaparak şifa dağıttığını ve bunun üzerinde rant elde ettiğini tespit edip haber yaptım. Daha sonra Süheyla Gülen bu konu üzerinden ceza aldı ve etkisi de kırıldı’ diyen Zelyut, Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasıyla ilgili ise CHP’nin bir kitle partisi olduğunu ve herkesin üye olabileceğini ancak yöneticilik gibi pozisyonlar alması durumunda konunun tartışılabileceğini dile getirdi.

Aleviler yas orucu mu tutacak?

Süheyla Gülen’in CHP’ye üye olmasının üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra Gülen’in Onursal Başkanı olduğu ’Açık Kapı Derneği’ 10 Kasım’da Atatürk’ün ölümünün 73. Yılında yas orucu tutma kararı aldı. Konuyla ilgili kimi basın kuruluşlarında Aleviler Mustafa Kemal için yas orucu tutacak haberlerinin çıkması üzerine konuya tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Ali Kenanoğlu yaptığı değerlendirmede, Alevilerin oruç günlerinin belli olduğunu söylerken, bir derneğin aldığı kararın bütün Alevilerin kararıymış gibi gösterilmesinin doğru olmadığını dile getirdi. Süheyla Gülen’in Alevi değerlerini kullanarak rant elde ettiğine dair haberlerin de çıktığını hatırlatan Kenanoğlu, Alevilerin genel anlamda yas orucu tutacağının doğru olmadığını da sözlerine ekledi.

"Cumhuriyet 'değerleri' için üye olmuş"

10 Kasım’daki yas orucunun Atatürkçü değerler ve laiklik için yapıldığı belirtilirken laiklik için yas orucu tutulması ise son derece ilginç bir durum ortaya çıkaracak gibi görünüyor. Bunula birlikte yakın aile fertleriyle birlikte CHP’ye gelip üye olan ’Zöhre Ana’ Kılıçdaroğlu ile konuşmasında ’Cumhuriyeti yaşatma noktasında emek vereceğiz. Bayramdan sonra partimize yoğun bir katılım gerçekleştireceğiz’ dedi.

[Resim: 7.jpg]

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da ziyaretten ve CHP’ye katılım kararından memnun olduğunu belirterek, ’Bu ülke hepimizin. Bütün yurttaşlarımızı ayrım gözetmeksizin kucaklamak görevimizdir. Türkiye için kaygı duyan, Cumhuriyetin değerleri, insanımızın mutluluğu ve özgürlüğü için hassasiyet gösteren her yurttaşımıza CHP’nin kapıları ardına kadar açıktır. Her bir yurttaşımızın mutluluğu bizim en temel arzumuzdur’ dedi.

[Resim: 8.jpg]

Bana göre bu tartışma hergeçen gün alevlenir. Ama [BZöhre Ana artık Alevilerin sevdiği ve değer verdiği bir kadın lider olmuştur. [/B]Binlerce seveni, kitapları ve Alevi Şarkıları'ndan albümleri vardır. Maddi ve manevi etkisi hergeçen artmaktadır.

Kendisine inanan kitlelerle Alevi Dünyası'na yeni bir ses ve nefes getirdiği muhakkak.


Bu saatten sonra siyasi partiler de, Aleviler de, Zöhre Ana'yla iyi geçinmek zorunda. Kimse bu kadar seveni olan bir insanı yok sayamaz

KAYNAK:
https://www.sehitlerolmez.com/alevi-duny...-yayiliyor

http://www.yerelgundem.com/yazarlar/yusu...liyor.html


Yusuf İNAN beyefendiye öncelikle konuya ön yargıdan uzak ,olduğu gibi yaklaştığı için teşekkür ederim. Medyanın giderek egemen gücün yanında taraf olduğu bir dönemde; kişiye değil "olay"a bakan,tarafsızca haber yapan tıpkı rahmetli Uğur Mumcu gibi bir gazetecinin varlığı şahsım adına sevindirmiştir beni.

Zöhre Ana adı Alevi Dünyasında olduğu kadar esasında toplumun tüm katmanlarında 30 yıldır konuşuluyor ve tartışılıyor.

Pir Zöhre Ana "Ehlibeyt Evliyası'dır" ,dede kızı değildir.
İlmi,din kitaplarından değil Hak'kın ilim deryasındandır.
Haktan alıp Halka verendir.
Bir ocaktan gelmemiştir bizatihi 21.yüzyılda Ehlibeytin ocağını tıpkı Hacı Bektaş Veli gibi açan ve Hak Muhammed Ali Ehlibeyt 12 İmam ilmini,kerametini bu mekanında toplumla paylaşandır.

Zöhre Ana sohbetlerinin tamamında "Alevi Toplumundan" geldiğini gururla ifade ederken; mekanında Alevilicilik gütmediğini her zaman ifade etmektedir.

Yolumuz "Hak Muhammed Ali" Yolu yani "İnsanlık Yoludur.

Bu yolda dile,dine,ırka,yaşa,başa hele hele mezhebe bakılmaz. Öze bakılır.


Pir Zöhre Ana adını özellikle Alevi toplumunda bazı çıkar çevreleri ve alevi yapılanmaları "kutsal ittifaklar" kurarak toplum nezdinde haşa "itibarsızlaştırma" gayretleri gütmektedirler.

1500 yıldır gelen giden Ehlibeyt evliyalarının tamamı, Pirin geldiği dönemin egemenleri tarafından çeşitli iftira,karalama,hakaret ve dönemine göre işkencelere maruz bırakılmışlardır. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, Ehlibeyt'in kökünü kurutamamış ve Sevgisini yok edememişlerdir.

Gelen evliyalar yaşadıkları topluma her zaman nefesleriyle yol göstermiş,inanç ve ibadetleriyle de toplumun yoldan sapmalarına mani olmuşlardır.Çünkü pirimin ifadesiyle "İnancı diri tutan ibadettir.İbadetsiz insan olmaz."

[B]Karalamanın,iftiranın temel nedeni tam burada yatmaktadır.[/B]

]VARAN 1.[/color] Zöhre Ana 30 yıldır; kutsal ibadetlerimizden biri olan Ehlibeyt cemlerinde içki içen dedelerle mücadele etmiş ,insanları bilinçlendirmiştir.

Zöhre Ana demektedir ki :" Birahanede,barlarda,gazinolarda,terbiyesiz ortamlarda içilen,"kafa yapıcı" bir illetin Alevi inancında,ibadetinde yeri olabilir mi?... Hiç kimsenin Alevi inanç ve ibadetlerini kişisel çıkarları ve zevkleri uğruna kullanmasına müsâde edilemez,edilmemelidir..."

Bugün, çok büyük oranda artık cemlerimizde içki içilmiyor. Toplum hemen tepkisini koyuyor.


]VARAN 2.[/color] Zöhre Ana 30 yıldır Ehlibeyt Namazlarını kıldırmaktadır. Zöhre Ana'nın yazdığı "Ali Pirimdir Yolu Bizimdir" adlı 3.kitabında hem namaz hem de namaz için gerekli olan Abdest duaları ve anlamları ile beraber anlatılmıştır.Namazımız başlangıçtaki duaların dışında Türkçe olarak kılınmaktadır. Namazımız 3 vakit ve 6 rekattır.Sabah 2,Öğlen 1 ve Akşam 3 rekattır.

Pir Zöhre Ana namaz konusunda şunları söylemektedir:" Muhammed – Ali, Hak divanına durarak insanların doğru yola yürümeleri ve bütün kötülüklerden kendilerini uzak tutabilmeleri için, Hacı Bektaş-i Veli’nin dediği gibi, “İnsanların eline, diline, beline sahip çıkarak”, Hakkın buyruğundan dışarı çıkmadan, yaşadığı müddetçe Allah’a söz vererek, divanında ibadetini yerine getirmesidir. Abdest ve namaz, Muhammed – Ali’nin, onlara gönül veren ve onların yolundan gitmek isteyen insanlara bıraktığı bir ışıktır, ibadettir. Gerçek ibadetlerden de insanlığa zarar gelmez..."

Alevilikte namaz yok diyen canlarımız cenazeleri oldu mu cemevlerinde dedelerin kıldırdığı cenaze Namazlarında abdetsiz de olsa hemen saf tutmaktadırlar.

Yakinen biliyorum Cem Evi dedesi "Alevilik'te namaz yoktur" diyor ama cenaze namazını menfaatleri için istemeyerekte olsa kıldırıyor. Bu ikiyüzlülük,bu riyâkârlıktır başka birşey değil. Eline diline ve Beline en başta sahip olması gerekenlerin bu halleri toplumun ne kadar büyük bir tehlike içinde olduğunu gösteriyor.


]VARAN 3.[/color] Ehlibeyt'in bitmeyen yası Hz.Üseyin için tutulan yası matem oruçlarından sonra İmam Üseyin için kurban kesilir ve can aşı olarak "Aşure Çorbası" yapılır.

Pir Zöhre Ana ; Aşure'nin kesinlikle kapı kapı dağıtılmasına karşıdır. Neden peki?..

Bizler Kerbela'da hunharca şehit edilen ,Muhammed Mustafa'nın torunu Hz.İmam Üseyin için 12 gün boyunca susuz yas tutarız. Yası Matem tutup kurbanlar kesip,aşure yaptığımız Yolumuzun ışığı,hakikat divanının sahibi ve postu olan bir gerçeğin lokmasını "cenaze lokmasını" nasıl olur da kapı kapı milletin ayağına götürürüz. Sıradan bir insanın dahi cenaze lokması,cenaze evinde verilir.Cenazeye saygısı,sevgisi olan insanlar memleketin dört bir yanından gelerek taziyelerini bildirir,hanenin acılarını paylaşırlar. Cenaze evine gelen insanlara Hak lokması pişirilir ,yedirilir.Alevi olsun sunni olsun cenazelerimizde böyle yapmıyor muyuz?

Alevi dernekleri,vakıfları,siyasi partiler akıllarını başlarına alsınlar. Hz.Üseyin siyaset malzemesi yapılamaz. Yasını tutmadığın,kurbanını kesmediğin,gönülden aşk ile göz yaşı dökmediğin Hz.Üseyin'in aşuresini siyasi ve kişisel menfaatler uğruna sokaklarda dağıtıyorsunuz.

Pir Zöhre Ana iş te bunun karşısındadır.

[BZöhre Ana'ya karşı yapılan saldırıların temelinde menfaatten başka birşey yatmamaktadır. [/B]

Zöhre Ana Halkı bilinçlendirmekte,Haktan aldığı doğruları söylemekte,toplumu aydınlatmaktadır. Toplumun gerçeklerin peşinden koşmalarını ve her şeyi sorgulamalarını sağlamaktadır. Yok efendim böyle gelmiş,biz dedemizden böyle gördük demek hakikatlere gözlerimizi kapatmamız anlamına gelir.

Mesela: "Efendim yası matem ayında tıraş olunmaz,banyo yapılmaz,tırnak kesilmez" dedelerimizden hepimiz duymuşuzdur. Şimdi; 12 gün yıkanmadığınızı, tırnağınızı kesmediğinizi ve banyo yapmadığınızı düşünün. Amirinize "İnancımız böyle kardeşim ! " derseniz nasıl bir tepki ile karşılaşacağınızı söylemeye gerek var mı? Pislik içinde ibadet yapılıyorsa eğer,temiz olarak neden yapılmasın. Geçmişte insanlarımızın zor coğrafi bölgelerde yaşamalarından dolayı kendilerine böyle bir adet çıkarmışlar.

Her sene 26 Şubat-15 Mart tarihleri arasında tutulan yası matemlerin ardından 16-31 Mart tarihleri arasında Aşure çorbası yapılmaktadır. 16 Mart'ta Pirimiz Zöhre Ana'nın kendi çorbası verilmektedir. 15 Mart gecesi Zöhre Ana tarafından Ehlibeyt muhabbeti yapılmakta,semahlar dönülmekte ve Hz.Üseyin için lokmalar verilmektedir. Aşure çorbası, Hz.Üseyin'in can yemeği olarak 17-31 Mart tarihleri arasında Hizmet binamızda bulunan aş evinde pişirilip,gelen ziyaretçilere yemekhane bölümünde verilmektedir. Dileyen canlar,17-31 Mart tarihleri arasında Kesimhane,Aşevi,yemekhane birimlerimizden hiç bir ücret ödemeden faydalanabilirler.


VARAN 4. Pir Zöhre Ana, Mustafa Kemal Atatürk aşığı, onun için herşeyi göze almış,mekanına gelen canları Atatürk sevgisi ve saygısıyla yetiştiren bir Evliya. Zöhre Ana sayesinde ülkemize,milletimize,bayrağımıza ve Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'e daha çok bağlıyız ve izinden gidiyoruz.

Zöhre Ana, Atatürk ilke ve devrimlerinin izinde. Çocuklara ve gençlere değer veriyor. Tıp,Mühendislik,Bilişim vb. daha bir çok dalda okuyan üniversite öğrencilerine burs veriyor. Gençlerin sosyal ve kültürel olarak ta gelişmelerini sağlamak için onları tiyatroya,müziğe yönlendiriyor. Hizmet binasında aktif olarak çalışan tiyatro grupları kuruyor,semah kursları açıyor.

Pkk ile kolkola,omuz omuza hareket eden,gençleri Hak Muhammed Ali'den uzaklaştırıp,Ateist ve Marksist ideoloji ile besleyen bazı alevi dernek ve vakıflarını gördüğümüzde Zöhre Ana'ya neden düşmanlık beslediklerini anlayabiliyoruz.


Pir Zöhre Ana 12 İmam Evliyası bir Hakikat,bir gerçek,bir Ermiş,bir Evliya'dır.

İsteseniz de istemeseniz de Pir Zöhre Ana şahsında diyorum ki Ehlibeyt varlığını sürdürecek,Muhammed Ali yolu dünya döndüğü müdetçe var olacaktır.

Son söz olarak Kerbelâ'da dedesi Muhammed Mustafa'nın Kur'an'ı ve Ehlibeyt için can cömertliği yaparak kendini Muhammed Ali yoluna feda eden şehitler serdarı Hazreti İmam Üseyin için tuttuğumuz Yası Matem oruçlarınızı Şahımerdan Ali kabul etsin.Hak dergâhına yazsın.

Bizim Yolumuz,Pirimiz,Işığımız Erenlerin Şahı Zöhre Ana'dır.

Ne Mutlu Hak Muhammed Ali'ye gönül verene,
Ne Mutlu Zöhre Ana'yı Mustafa Kemal Atatürk'ü sevene...
Zöhre Ana'yı Türkiye'nin %80'i tanıyor,kiminin işine gelmiyor varlığını kabul etmek,kimi de korkuyor bunu açıklamaktan.

Kimileri Zöhre Ana'nın verdiği, tarihten farklı olan bilgileri kullanıyor,kaynağını söylemiyor.

Bugün ,insanların aklına geç olsada bazı soru işaretleri belirmeye başladı.

30 yıldır bu ülkede varlığı açığa çıkmış, ışığı sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde belirmiş, söylediklerinin hiç birinde haşa bir tutarsızlık olmadığı anlaşılmış, insanlardan sadece sevgi,saygı,inanç ,ibadet beklemiş Pir olan Zöhre Ana ,kimilerine tanıdığı günden itibaren, kimilerine de yavaş yavaş gerçeklerin varlığını göstermiştir.

Ali istemezse kimse Ali'yi sevemeyeceğine göre , Ali'yi sevenlere,binbir sıfatından biri olan Pir Zöhre Ana'ya gönül verenlere ne mutlu.

Hiç tanımadığı halde çamur atanlara,işine gelmediği için karalayanlara,iftira atanlara , haşa falcı,büyücü,üfürükçü diyenlere de "yazık-zavallı" diyorum.

intizar almak kolay mesele değil.

Okundu selası,ılıdı suyu
İntizar eyledim Üseyin soyu
Kerbela'da derin dermansız kuyu
Kestiler Üseyin'i uzanır boyu..
Pir Zöhre Ana
Pir Zöhre Ana yanlızca Alevi dünyasının değil, bütün değişik inançtan olan insanların dünyasına açılmış Hak kapısının bugün ki tek sahibidir...

O Hak kapısına gelen hiristiyanı Hz. İsa'yı, Musevisi Hz. Musa'yı, Müslümanı Hz. Muhammed'i, Alevisi Hz. Ali'yi görecektir...

Çünkü bu saydığım Yüce İsimlerin hepsi zamanında değişik dönemlerde insanlık için gelip Allah'tan konuşup, Allah'tan bildiren Hakkın birer nurlarıdır...

Pir Zöhre Ana da aynı şekilde bugüne gelmiş dosdoğru yalnızca Allahtan konuşup, Allah'tan bildiren, İlmi, ışığı ve insanlara yaşattığı güzellikleriyle insanlığa rehber olmuş bir Hak nurudur. Hakkın bir evliyasıdır. Hak kapısının bugün ki bekçisidir. Hz.Ali'nin binbir sıfatından biri olarak gelip Hakkın sesi nefesi ve ışığı olarak kendini bildirmiştir...

Zöhre Ana, Hz. Ali'nin ilmi, Mustafa Kemal Atatürk'ün dili, Allah Muhammed Ali yolunun bugün ki yaşayan tek Piridir...

Pir Zöhre Ana dışında Alevilik inancının önderliğine soyunan diğer bütün dede olsun, ocakzade olsun, vakıf ve dernek kurucuları olsun, onlar yanlızca denizlerdeki sönmeye mahkum köpükler olmaktan öte gidemezler...

Bugüne kadar Alevi insanlarına oruç yok, namaz yok, deyip de Ehlibeyt ibadetini unutturanlar, içki sofrasında semah döndürtenler, Aşureyi sıradan bir çorba gibi kapı kapı dağıttırıp bugün de siyasi amaçlarla tatlı niyetine yedirenler, Aleviliği sünnileşmeye terkedenler, kendini Er, Pir gibi gösterip insanlardan gerçek bir Evliyanın varlığını saklayanlar, bugün Pir Zöhre Ana sayesinde maskeleri düşürülüp sahte yüzleri insanlarca fark edileceğini anlamış olduklarından her defasında attıkları çamur ve iftiralarla Zöhre Ana'yı karalamak için hiçbir şerefsizlikten ve haysiyetsizlikten çekinmemişlerdir...

Ancak tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı gibi Pir Zöhre Ana da insanların gönüllerini ve sevgisini kazanarak yolunu yürüdüğü için her geçen gün biraz daha sayısı artan dünya insanlarının dilinde, gönlünde ve aklında hakkettiği yerini almaya devam etmektedir. Zöhre Ana'ya bugüne kadar atıp tutanlar ise tarihin karanlık sayfalarına her geçen gün biraz daha gömülerek bir hiç olarak yok olmaya mahkum olmuşlardır, olmaya da devam edeceklerdir...

Unutulmamalıdır ki Hakkın yazdığını kul hiçbir zaman bozamaz. Hak her zaman batıla galip gelir. Şeytanın atıyla yol alanlar ise eninde sonunda zamanı gelince tepetaklak olup Hakkın gücünü birkez daha anlayacaklardır...






haddini asanlarin haddini yine zöhre anam verir....allah muhammed ya aliiii
canan 58 yazdı:haddini asanlarin haddini yine zöhre anam verir....allah muhammed ya aliiii

------------------------------------------------------------------------

Haddini aşmak, artık , normal sayılıyor,bu zaman da , Zorada düşünce İnsan oğlu ,bir kurtarıca aramaya başliyorlar, Şiddet olunca ,polis, Hastalanınca ,Can kurtaran, Dara düşüncede ,Şahi Merdan Pirim ,Zöhre Anam . işde insan oğlu.

********************************************************
Alevi dünyası yatıp kalkıp da binlerce şükür etsin ki yine ecdadı darına yetişti.
Hem de dalgaları en muhteşemi gerçeği ve hakikatı.

Yıllarca yok denilen ya da öyle öğretilen bir takım bir takım alevi inanç bilgilerinin
en doğrusunu direkt haktan alıp halka veren evliyaların ölümsüz bedenlerinden
binbir dondan bir olan ZÖHRE ANA öyle bir çağda milletine öğretmekte ve bunun için
canını ortaya koyan Alevi yolunun piridir.

Alevilere Allahın bir lutfudur.Ne mutlu yoluna gidene çünkü o yol öyle dürüst
öyle candan ki orda hiç bir riyakarlığa rastlayamazsınız.

Çünkü orda buna müsade etmeyen Allahın nuru vardır.Orda vatanı ve yolu için
mücadele eden vede bunu halkına ve yoluna gidenlere sevdiren aşkına düşüren
canların canı yücelerin yücesi pir var.

Dilerim tüm aleviler Zöhre Ana dalgasına kapılsınlar kapılsınlarki
gerçeği görüp yollarına sahip çıksınlar.
Sayfalar: 1 2