Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Vizyondaki en yeni Sinema Filmleri
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22
][B]Resimdeki Hayalet[/B]

[Resim: 429931hr6.jpg]


Gösterim tarihi:]08.Ağustos.2008
Yönetmen:]Masayuki Ochiai
Oyuncular:]Joshua Jackson, Rachael Taylor, Megumi Okina, David Denman
Dil:]İngilzce
Tür:]Gerilim

Taylandlı Banjong Pisanthanakun ve Parkpoom Wongpoom’un 2004'te büyük yankı yaratan filmi bu kez Japon bir yönetmenin elinde Amerikalı oyuncularla yeniden beyazperdeye geliyor. Gizemli hayalet öykülerinden hoşlananlar için.

]Konusu
Yeni evli bir çift, trajik bir kaza sonrası, çekilen fotoğraflarda hayalet görüntüleri ile karşılaşmaya başlarlar. Bazı gizemlerin çözülmemesinin daha iyi olduğunu ve geçmişte yapılan bir hatanın ebedi bir intikama dönüşebileceğini daha sonra başlarına gelen ürkütücü alametlerle öğreneceklerdir….

Fotoğraf sanatçısı Ben ve eşi Jane, karlı bir moda çekimi için Tokyo’ya giderler. Yeni evli çift için bu egzotik profesyonel iş değişikliği, balaylarını kutlamak için de mükemmel bir fırsattır. Fuji dağının yolunda ilerlerken, yeni kuracakları hayat büyük bir çatırtıyla sarsılır. Arabaları yolun ortasında duran bir kadına çarpar, ancak kazanın ardından kendilerine geldiklerinde kadından hiç iz bulamazlar.

Bu şokun etkisinde Tokyo’ya ulaşırlar. Ben, daha önce de Japonya’da bulunmuş olması ve lisanı akıcı kullanabilmesinin rahatlığıyla bu yeni fırsatı değerlendirmeye başlar ve eski arkadaşlarıyla tekrar bağlantı kurar. Ancak durum, şehirle ilk defa tanışan Jane için o kadar kolay değildir. Yabancısı olduğu şehrin sokaklarında tek başına tedirgindir…

Ben, pahalı bir fotoğraf çekimi sonrasında fotoğraflarda insana benzeyen beyaz karaltılar görür. Jane, fotoğraflardaki bu beyaz karaltının yolun üzerindeki kadına ait olduğunu ve onu yolda ölüme terkettikleri için intikam istediğini düşünür ve zaten yabancı hissettiği bu şehirde endişelerine bir yenisini daha eklenir…
Bu filme kesin gidecem...Smile
]Taş Yastık



[Resim: 1968421zl0.jpg]


]Gösterim tarihi: 15.Ağustos.2008
]Yönetmen: Fatih Hacıosmanoğlu
]Oyuncular: Suna Selen, Oktay Dener, Ali Savaşçı,
]Dil: Türkçe
Tür: Drama, macera





Türk sinemasının son dönemde üretilen ilginç örneklerinden biri. Senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Hacıosmanoğlu'nun üstlendiği filmde, çalınan bir Hamlet kopyasından Şehrazat adlı bir muhabbet kuşuna kadar ne ararsanız var.


[B]Konusu[/B]
İstanbul'da eski bir kitap ciltleme dükkanı işleten bir ailenin Lodos ve Poyraz adında iki oğlu vardır. Chicago’da çalışmakta olduğu kitapçı dükkanından Hamlet’in bir kopyasının silah tehtidi ile çalınmasının ardından Lodos, İstanbul'daki ailesinin yanına geri döner. Annesine emanet ettiği muhabbet kuşu Şehrazat'ın evin kedisi Hamlet tarafından öldürülmesinin ardından Boğaz’da rüzgar daha sert esmeye başlar.
]Star Wars: Klon Savaşları
Star Wars: The Clone Wars



[Resim: starwarstheclonewars1qj1.jpg]




Gösterim tarihi:]15.Ağustos.2008
Yönetmen:]Dave Filoni
Oyuncular:]SESLENDİRENLER: Samuel L. Jackson, Christopher Lee, Matt Lanter, Ian Abercrombie
Dil:]İngilizce
Tür:]Animasyon, bilim kurgu, macera
Fragman: [Resim: video.gif] [COLOR=#0066cc]İzlemek için tıklayınız




Sinema tarihinin efsanevi serisi Yıldız Savaşları bu kez animasyon oldu. Filmin yönetmenliğini ise kendisi de bir Yıldız Savaşları hayranı olan Dave Filoni üstleniyor. Senaryo George Lucas, Henry Gilroy, Steven Melching ve Scott Murphy’nin ortak çalışması.

[FONT=Tahoma]]Konusu
Klonlar tüm galakside tozu dumana katmaktadırlar. Sistem her geçen gün biraz daha fazla kara güçlerin etkisi altında kalmaktadır. Galaksi Cumhuriyeti’ndeki bölücülerin ve onların ellerindeki robotların (droid) sayısı giderek daha da artmaktadır. Kahraman Jedi savaşçıları ise her şeye rağmen düzeni ve barışı korumak adına daha çok çalışmaktadırlar.

Galaksiyi tamamen ele geçirmeye çalışan Hutt Jabba, karşısında Anakin Skywalker ve serinin yeni kahramanlarından olan Padavan öğrencisi Ahsako Tano’yu bulur. Kahramanlarımız galaksiyi korumaya çalışırken, Kont Dooku ve aralarında onun çok güvendiği suikastçisi Asajj Ventress’in de bulunduğu sinsi ajanları onların başarısız olmaları için ellerinden geleni yapmakta kararlıdırlar.

Klon savaşları başlamıştır ve kahramanlarımız sonucu çok kritik bir mücadeleye girişmişlerdir. Obi-Wan Kenobi ve Yoda Usta karanlık güçlere karşı koymak için, muhteşem klon ordusuna kahramanca önderlik etmektedirler. İyiler ve kötüler arasındaki galaksiler arası mücadele başlamıştır.
[B]]Zohan’a Bulaşma [/B]



[Resim: dontmesswithzohanposterzt2.jpg]



Gösterim tarihi: ]15.Ağustos.2008
Yönetmen: ]Dennis Dugan
Oyuncular: ]Adam Sandler, John Turturro, Emmanuelle Chriqui, Nick Swardson
Dil: ]İngilizce
Tür: ]Drama
Fragman: [Resim: www.zohreanaforum.com] [COLOR=#0066cc]İzlemek için tıklayınız


İsrail'in en iyi komandolarından biri bu tür işleri bırakıp hayatının hayalini gerçekleştirmek için ülkeden kaçarsa neler olur. Bir de üstelik en büyük hayali kuaför olmaksa ve her gece saç modelikataloglarına bakarak uykuya dalıyorsa.. Cevabı bu filmde.

[B]Konusu[/B]
İsrailli komando Zohan Dvir, ülkenin en ünlü anti-teröristidir ve bu yüzden Ünlü Zohan olarak bilinmektedir. Çok yeteneklidir; herkes onun yenilmez olduğuna inanır. Ünlü Zohan, her ne kadar ülkesini çok sevse de tüm bu savaşlardan yorulmuştur. Onun bütün hayali ordudan ayrılıp kuaför olarak yaratıcılığını ortaya koyabilmektir. Yatağının altında sakladığı 1987 Paul Mitchell saç modelleri kitabındaki resimlere bakarak uykuya dalmaktadır.

Zohan, beklediği fırsatı eski düşmanı Filistinli Fantom ortaya çıktığında elde eder. Düşmanını yok etmek yerine kendini ölmüş gibi gösterir ve düşmanının kendisini yendiğine inanmasına izin verir. Böylece hayallerinin peşinde düşmek için bir New York uçağına kaçak olarak biner ve kargo bölümüne saklanır. Yol arkadaşları ise Scrappy ve Coco isimli iki köpektir.

New York’a varır varmaz Paul Mitchell kuaför salonunu gider. Kendini “Scrappy Coco” olarak tanıtır. Modası geçmiş yöntemleri yüzünden alay konusu olsa da bunlar Zohan’ın hayallerinin peşinden koşmasına engel olamaz.

Bir trafik kazasında pısırık bir adam olan Michael’i savununca kalacak yer sorununu da halletmiş olur. Micheal ve annesinin Brooklyn’deki dairelerinin üst katına yerleşir. Daha ilk gecesinde bir Amerikan diskosu deneyimi yaşamak isteyen Zohan’ın keyfi, İsrail göçmeni Oori’nin kendisini tanımasıyla kaçar. Zohan her ne kadar adının Scrappy Coco olduğunu söylese de Oori’yi inandıramaz. Neyse ki, vatandaşı onun sırrını saklayacağına söz verir.

Şansını her denediği salon tarafından reddedilen Zohan, Oori’nin elektronik dükkanına gider. O semtte İsrailliler ve Filistinliler içe içe ve nispeten sorunsuz bir yaşam sürdürmektedirler. Oori, Ünlü Zohan’ın mesleğe atılması için onu köhne ve genellikle yaşlıların gittikleri bir salona götürür. Ne var ki, bu salon semtin Arap tarafındadır. Salon sahibi Dalia’nın da “Scrappy Coco”yle ilgili tereddütleri vardır, çünkü Zohan’ın hiç saç kesme deneyimi yoktur.
][B]Annemin Sevgilisi[/B]


[Resim: 1403154h1st1.jpg]



[B]Gösterim tarihi: 15.Ağustos.2008 [/B]
[B]Yönetmen: George [/B] Gallo
[B]Oyuncular: Antonio Banderas, Meg Ryan, Colin Hanks, Selma [/B]
Blair[B]Dil: İngilizce [/B]
[B]Tür: Romantik, komedi [/B]
[B]Fragman: [Resim: www.zohreanaforum.com] [COLOR=#0066cc]İzlemek için tıklayınız [/B]


Hollywood'un romantik prensesi Meg Ryan, Annemin Sevgilisi (My Mom’s New Boyfriend) adlı filmde sinemaseverlerle buluşuyor. Ryan'ın bu filmdeki rol arkadaşı ise Antonio Banderas. George Gallo'nun yazıp yönettiği eğlenceli bir yapım.

]Konusu
Henry, genç bir FBI ajanıdır. 2 yıl süren bir yurtdışı görevinden sonra yaşadığı yer olan Shreveport, Louisiana’ya geri döner. Mutsuz ve şişman bir kadın olan annesi Marty ise, oğlunun yokluğunda epeyce değişmiştir. Fazla kilolarından kurtulmuş; ince, çekici ve hayat dolu bir kadına dönüşmüştür. Etrafındaki tüm erkeklerin dikkatini çekmeyi başaran Marty, yeni halinden son derece mutludur.

Yuvaya geri dönen Henry, annesinin yeni hali karşısında çok şaşırır. Bu kadar ilgi gören annesini nasıl idare edeceğini bilememektedir. Henry’nin nişanlısı Emily ise Marty’nin bu durumu ile çok eğlenmekte ve Henry’nin karşı çıktığı her türlü uygunsuz davranışını desteklemektedir.

Tommy ise iki Avrupalı ortağı Niko ve Jean-Yves ile Benini’nin çok ünlü “Anne ve Çocuk” heykelini bir müzeden çalmanın yollarını arayan uluslararası bir suçludur. Tommy ve Marty’nin yolu bir sokak fuarında kesiştiğinde aralarında bir çekim oluşur. Hırsızlık planları yapan Tommy, Marty’ye aşık olduğunda işler daha da karmaşıklaşır.

Henry yeni görevini FBI Büro şefi John Conrad’dan öğrendiğinde, durumu daha da zorlaşacaktır; çünkü peşine düşmesi gereken kişi annesinin yeni sevgili Tommy’dir. Genç ajan, Tommy’yi, dolayısıyla herşeyden habersiz olan annesini de takibe alır ve tüm görüşmelerini kaydetmeye başlar. İşin en tuhaf yanı ise, annesinin romantik anlarını diğer FBI ajanları ile birlikte dinlemek zorunda kalmasıdır.
[FONT=Lucida Sans Unicode]][B]Aynalar/Mirrors [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[Resim: intothemirror1zi6.jpg]
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Gösterim tarihi: ]22.Ağustos.2008 [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Yönetmen: ]Alexandre Aja [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Oyuncular: ]Kiefer Sutherland, Paula Patton, Cameron Boyce, Erica Gluck [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Dil: ]İngilizce [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Tür: ]Gerilim [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Fragman: ]İzlemek için tıklayınız [/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Ses getiren Tepenin Gözleri adlı filmiyle tanınan Alexandre Aja'nın imzasını taşıyan Aynalar sezonun en çok konuşulan filmlerinden. Yönetmen filmin ana temasıyla ilgili görüşlerini "Aynalar bize bilinçaltımızda su yüzüne çıkmayı bekleyen travmalarımızı ve gerçeklikleri gösterirler" diye anlatıyor.
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] [B]Konusu[/B]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Oldukça keyifli bir yaşam süren Ben Carson’ın hayatı, New York Polis Departmanı’nda çalışan bir arkadaşını kazara vurmasıyla birdenbide değişir. Bu kaza, Ben’in hem işini kaybetmesine hem de evdeki düzeninin bozulmasına sebep olur. Çok fazla alkol almaktadır ve bu durum ailesi için katlanılmaz bir hale gelmiştir. Ben, çareyi Queens’da yaşayan ablasının yanına taşınmakta bulur.
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Başlangıçta hayatını düzene sokmaya ve tekrar ailesini bir araya getirmeye çalışsa da bunu başaramaz. Kendine yeni bir düzen kurmak için Mayflower adlı bir süpermarkette gece bekçiliği yapmaya başlar. Mayflower, geçmişte zenginliğin sembolü olarak bilinse de, birçok insanın ölmesine sebep olan büyük yangından sonra adeta batık bir gemiye benzemektedir.
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Ben, bir gece devriyesi sırasında mağazanın süs aynaları üzerinde yanıp sönen ışıklar arasında birtakım korkunç görüntülere tanık olur. Aynalar tüm görüntüleri çarpık bir biçimde yansıtmaktadır. Ben, aynadaki çarpık görüntüsünün yarattığı duyguyu kendine işkence yapılırmışçasına bedeninde hisseder. Eski polis, kendini kasları kasılmış, nefesi tıkanmış, vücudu kanlar içinde görüntüsüyle boğuşurken bulur.
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Ben’in kardeşi Angela, kardeşinin durumunu yaşadığı strese ve kazadan dolayı duyduğu suçluluk duygusuna bağlar. Boşandığı karısı Amy ise eski kocasının davranışlarından korkmaya başlamıştır, bu korku ailesinin Ben’den daha da uzaklaşmasına sebep olur.
[FONT=Lucida Sans Unicode]
[FONT=Lucida Sans Unicode] Mayflower’da çalışan bir görevlinin ansızın ortadan kaybolması üzerine Ben olayı çözmeye çalışır ve ip uçlarını takip etmeye başlar ve giderek yaşanan gizemli olayların aynalarda gördükleriyle ilintili olduğuna inanmaya başlar. Şeytani ve ruhani bir güç, kendisini ve ailesini tehdit etmek üzere aynalaları bir yol olarak kullanmaktadır. Ben, kendisini ve ailesini bu beladan kurtarmak için aynaların arkasındaki sırları çözmek zorundadır…
[FONT=Lucida Sans Unicode]
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22