Haydar Özkurt
ENTEL SERSERİNİN ÖYKÜSÜ
In
[COLOR=#006699]Uncategorized on February 25, 2010 by entelserseri
http://www.facebook.com/haydar.ozkurt
.......Herkesin içinde dövüp aşağılayarak ruhsal dengesini bozduğu birader için babam artık yaptıklarına pişmandı.Onu kurtarmak için uğraşıyordu.Zile çevresinde medet ummadığı,kurban adamadığı evliya kalmamıştı.Çeltek Evliyası denilen ve ruh hastalarının iple bağlandığı,eğer hasta iyileşirse bu ipin kendinden çözüleceğine inanılan bir direk bulunan evliyaya da götürülmüştü ama nafile.İkimize para verip Keçeci Evliyası’nın bulunduğu köye yollamıştı.Orada ben evliyaya bağışta kullanılan kumbaraya para atmak istemişim;’’parayı bana vereceksin,benden iyi kumbara mı olur’’diyen evinde kaldığımız Alevi dedesiyle tartışmıştım.Babam o kadar geri kafalı biriydi ki biraderi muskacılara,cincilere götürüyor,yıldıznamesine baktırıyor,bilmem kaç gün beklemiş içinde Arapça bir şeyler yazılı sular içiriyor,bir sonuç alamıyordu.]O zamanlar yeni tanınan Ankara’daki Zöhre Ana’nın huzuruna gitmişler,babam :’’Eşiğine yüz sürdüğüm Zöhre Ana!’’diyerek ondan medet ummuştu.Zöhre Ana da:’’Şu kadar gün evinize kimseyi koymayacaksınız’’ gibi tuhaf reçeteler sunmuş biz de gerçekten günlerce evimize gelen her misafire kapıda durumu açıklayıp kusura bakmamalarını söyleyip geri yolcu etmiştik. Tüm bunlara rağmen o düzelemedi. Okumayı bıraktı.Evdekilere saldıran bir canavar olup çıktı.......
[COLOR=#0e774a]Ana sayfa:
Haydar Özkurt
[COLOR=#0e774a]iletişim:
Haydar Özkurt | Facebook
Maşallah faturayi da pirime aninda kesmiş.Benim anlamadiğim gidenler hiç acaba biz ne kadar yol aldık ne kadar candan sarıldık gibi öz sorgulamasini hiç yapmadan aninda keramet bekliyorlar.
Doktora gitseniz bile böyle hastalıklarda yıllarca size tadavi ve ilaç verirler.
Siz o kapıya bir kaç kere gelip aşk ile sarılında bakin o aşilmaz dediğiniz şeyler size
nasil düz yol olur.Herkes ektiği kadar biçer ne diyelim.
Zöhre Ana kapısına sıradan bir kapıya gelir gibi gelip
]"Zöhre Ana benim bir derdim var" demek yerine,
Derdinize dönüp de ;
]"Ey derdim, Benim bir Zöhre Anam var" demeyi öğrendiğinizde hiç bir derdiniz kalmayacaktır...
Ancak bunun için, inanç, itikat, iman ve aşk lazım. Bunu da uzaktan atıp tutarak değil, bizzat gelip Zöhre Ana'nın ışığında aydınlanarak kazanabilirsiniz. Yoksa falcı muskacı kapısına gider gibi Hak kapısına gitmeye kalkarsanız kısmetiniz falcıdan muskacıdan alabileceğiniz kadar olur. Yani koca bir hiç olur...
Her şey nasip kısmet işidir. Yağan yağmurla arandaki şemsiyeyi kaldırmadığın sürece yağmurdan nasibini alamazsın...
gultenilik yazdı:Maşallah faturayi da pirime aninda kesmiş.Benim anlamadiğim gidenler hiç acaba biz ne kadar yol aldık ne kadar candan sarıldık gibi öz sorgulamasini hiç yapmadan aninda keramet bekliyorlar.
Doktora gitseniz bile böyle hastalıklarda yıllarca size tadavi ve ilaç verirler.
Siz o kapıya bir kaç kere gelip aşk ile sarılında bakin o aşilmaz dediğiniz şeyler size
nasil düz yol olur.Herkes ektiği kadar biçer ne diyelim.
Aynen katiliyorum
doktorlarin yapamadigi çareyi pirim sayesinde kurtulanlar oldu.
" pirim çalsin melhemi dermanimi versin YA ALI " bu kisa cumleyi bile soyleyemediler çunku anlayamadilar
allah herkesin kalbine gonlune gore verir boyle, sonra da reklam yaparlar kendi sitelerinde al bir çamur daha:mad:
konuya saygilarimla
Şaduman yazdı: Haydar Özkurt
ENTEL SERSERİNİN ÖYKÜSÜ
In [COLOR=#006699]Uncategorized on February 25, 2010 by entelserseri
http://www.facebook.com/haydar.ozkurt
.......Herkesin içinde dövüp aşağılayarak ruhsal dengesini bozduğu birader için babam artık yaptıklarına pişmandı.Onu kurtarmak için uğraşıyordu.Zile çevresinde medet ummadığı,kurban adamadığı evliya kalmamıştı.Çeltek Evliyası denilen ve ruh hastalarının iple bağlandığı,eğer hasta iyileşirse bu ipin kendinden çözüleceğine inanılan bir direk bulunan evliyaya da götürülmüştü ama nafile.İkimize para verip Keçeci Evliyası’nın bulunduğu köye yollamıştı.Orada ben evliyaya bağışta kullanılan kumbaraya para atmak istemişim;’’parayı bana vereceksin,benden iyi kumbara mı olur’’diyen evinde kaldığımız Alevi dedesiyle tartışmıştım.Babam o kadar geri kafalı biriydi ki biraderi muskacılara,cincilere götürüyor,yıldıznamesine baktırıyor,bilmem kaç gün beklemiş içinde Arapça bir şeyler yazılı sular içiriyor,bir sonuç alamıyordu.]O zamanlar yeni tanınan Ankara’daki Zöhre Ana’nın huzuruna gitmişler,babam :’’Eşiğine yüz sürdüğüm Zöhre Ana!’’diyerek ondan medet ummuştu.Zöhre Ana da:’’Şu kadar gün evinize kimseyi koymayacaksınız’’ gibi tuhaf reçeteler sunmuş biz de gerçekten günlerce evimize gelen her misafire kapıda durumu açıklayıp kusura bakmamalarını söyleyip geri yolcu etmiştik. Tüm bunlara rağmen o düzelemedi. Okumayı bıraktı.Evdekilere saldıran bir canavar olup çıktı.......
[COLOR=#0e774a]Ana sayfa: Haydar Özkurt
[COLOR=#0e774a]iletişim: Haydar Özkurt | Facebook
....Kardeşinizin evdekilere saldıran bir canavar olmasının nedenini neden muskacılardan vb. sorgulamıyorsunuz da faturasını Hak'kın yeryüzündeki tecellisi olan ve veremeyeceği şifa dilek deva olmayan mübarek Ana'ya mal ediyorsunuz? Anlayamıyorum bir türlü.
O kadar insan şifa buluyor da sizler neden bulamıyorsunuz birazcık da kendi özünüzü sorgulasanız olmaz mı? Elmanın çürüğü özünde olurmuş; o çürük de bütününü eritmeye yetermiş. Daha sag duyulu düşündüğünüzde şifa bulmamanızın nedenini bir tek Zöhre Ana'da değil birçok etkende aramanız gerekirdi.
Ayrıca değindiğiniz konudan anlaşıldığına göre uzun zamandır Zöhre Ana'mızın şifa veriş yönteminden bihaber olduğunuz anlaşılmakta. Bahsettiğiniz yöntem Anamızın ilk erdiği dönemlerde erenlerin Anamıza geçici bir süre uygulattırmış olduğu bir yol idi. Daha sonraları ise bir dua vermesi yeterli olmuştur.
İsterseniz yeniden bir gelin de vaktiyle aynı dertten muzdarip olmuş ancak şifasını Anamızdan bulmuş nice örneklere şahit olun, (tıbbın çaresiz kaldığı konularda dahi) nice dertlerine derman bulmuş, dileklerine kavuşmuş insanlarla kendiniz görüşün bizleri o zaman daha iyi anlayacaksınız.
Anlayamadığım bir husus daha var ki o da şudur. Neden dertlerimize derman bulamadığımız zaman haşa Allah'a hesap sorabiliyor muyuz ki Onun evliyasına sitemde bulunup sınırlı beynimiz ve kıt inancımızla olur olmaz yorumlar getirip gafil hareketlerde bulunuyoruz.
Bu arada inançlı babanıza da hürmetlerimi sunuyorum. Muskacı vb. gitmekle hata yapmış olabilir ama O'nuda bu konuda anlıyorum Çünki denize düşen yılana sarılırmış. Ancak Evliyalara olan inancına saygı duydum. Allah yardımcısı olsun.