Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Sinan Işık (Kral Çıplak) nihayet sıyırdı...
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2
Sinan Işık nihayet sıyırdı...

[QUOTEZöhre ana??? ismiyle açılan foruma üye olduktan sonra oranın müdavimleri ve seçkin üyeleriyle oldukça sert tartışmalara girişmiştik...

O forumda birçok topik açılmıştı...
Birçok insan (hemde gencecik????) Zöhre hanımın kerametlerinden bahsediyordu...
Zöhre hanımın Aleviliğine inanmadığım gibi,
iddia edilen kerametlerine de asla inanmadığımı söyledim ve ispat etmesini istedim...
Yakından tanıdığım gencecik bir bayaynı iyileştirmesini istedim...
bilindik mazeretlerle cevap verdiler...
Beklediğim bir karşılık olduğu için şaşırmadım...
Dediler ki " Kişi gelsin derdini arzetsin kalbi tezmizse karşılığını alacaktır "
Yani kalp temizliği birinci şart...
Peki bu kalbin temizliği nasıl anlaşılacak???
17 yaş civarında geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan ve yıllarca bu şekilde yaşayan bir bayan...
Geçen sene gelin oldu...
Tabi ki tekerlekli sandalyede...
Bu kalbin temiz olmama durumu varmıdır???
Bu soruyu ilgili kişilere sorsak alacağımız cevabı da şimdiden bilmemiz kehanet olmayacaktır...
Beklentiye cevap veremeyecek olan bu zat-ın bundan başka sığınacak bir şeyi olabilir mi???
Üstelik böyle bir iddianın yalan olduğunu bile bile böyle bir teklifte bulunmuştum ve üstelik birde kendimi ortaya koyarak " gerçekleşmesi halinde o kapıda sürüneceğimi " söylemiştim...
Bu mesele hiçbir karşılık bulmadan o forumdakilerin kendilerince oluşturdukları ataklar sonusunda kapanmıştı...
O olaydan sonra o foruma herhangi bir yazı yazmamıştım...

Geçenlerde başka bir Alevi forumunda buradaki konunun aynısının açıldığını gördüğümde dayanamayıp yine birşeyler yazdım...
Bu sefer eski isteğimden vazgeçip,
kimsenin zerre kadar mazeret bulamayacağı bir örnekle yine onlardan bu iddialarını ispatlamalarını istemiştim...
Bu seferki örmek kişi 7 yaşındaki bir kız çocuğuydu...
Adı Ece...
Doğduğu günden beri çok az insanda görülen bir hastalıkla dünyaya geldiği anlaşılmıştı...
7 yaşına gelmiş olmasına rağmen bir gün bile kendini ve çevresini bilmeden tıpkı bir et yığını gibi yaşamaktadır...
Öz yeğenimin kızı olan bu bebek sürekli olarak havale geçirdiği için doktorlar buna karşı çaresiz kalmışlardı...
Tek yapılabilecek şey havaleleri önlemekti...
Bunun için de bir ilaç verilmesi gerekiyor...
Yalmız ne var ki bu ilaç ta Türkiyede olmayan sadece İsviçre de bulunan bir ilaçmış...
Yani görüldüğü gibi şanssızlık içinde şanssızlık yaşanıyordu...
Bu aile çocuğunun durumuna mı yansın,
yoksa dünyanın bi ucundaki ilaca ulaşmayamı çalışsın bilemiyordu...
Tam da bu esnada bir şansımız olduğunu gördük...
Abim İsviçrede yaşadığı için onun sayesinde ilaçlar getirtilmeye başlandı...
Fakat bu mesele de o kadar kolay olmuyordu...
Oraları bilenler iyi bilir ki,
İnsanlar elini kolunu sallayarak eczaneden ilaç almazlardı...
Hele hele söz konusu olan böylesine az bulunan bir ilaç olunca durum iyice zorlaşıyordu...
Sonuçta her defasında bu zorluklar aşılarak ilaç temin ediliyor ve her defasında hava alanına gidilerek Türkiye-İstanbula uçan Türk yolculara rica edilerek bu ilaç çocuğa ulaştırılıyor...
Bu durum hala bu şekilde devam ediyor...

Geçenlerde bu konu tartışılmaya başlandığı gün bu yeğenimin durumunu söyleyip,
Zöhre ana???nın yardımını istedikten bir gün sonra birden aklıma şu durum gelmişti...
Ailenin inanç durumunu iyi bildiğim için bunca zaman içerisinde bu yavrucağı birçok kutsal mekana ve kerametine inanılan kişilere götürülmüş olabileceğini hatırlayıverdim...
Tabi ki ilk aklıma gelen de çok meşhur ve çok iddialı ZÖHRE ANA???idi...

Lütfen buraya dikkat....

Bebeğin annesi olan yeğenimi telefonla aradım ve bebeği dedelere götürüp götürmediğini sordum...
Şöyle dedi " Ah be dayı nerelere götürmedikki...Meryem ana-ya bile götürdük "
Dedim ki " Peki Zöhre ana???ya da götürdünüz mü??? "
Dedi ki " Tabi ki götürdük...Çocuğumla birlikte dizlerim üstünde gittim...Derdimizi anlattım...Elindeki yeşil bezi çocuğa sürdü ve üzülme iyi olacak...Bundan sonra o ilaçları da kullanma dedi..."
Zöhre ana???ya gideli yaklaşık üç sene kadar oluyormuş...
Peki şimdi çocuğun durumu nasıl???
Durum şöyle...Eski durumunu bile aratacak hale geldi...
Bir süreden beri ağızdan beslenme de olamdığı için, boğazına açılan bir delikten hortumla sıvı beslenme yapılıyor...
Demek ki bizim bebeğinde kalbi temiz değilmiş...

Bir de başka bir ana???ya gitmişler...
Bu ana??? ise bizim mahalleden tanıdık birisi...
Kendileriyle ailece tanışırız...
Annem hakka yürümeden önce çok ısrar ettiği için kalbini kırmamak adına alıp o ana???ya götürmüştüm...
Kendine özgü yöntemlerle anneme baktıktan sonra bizden bir kurban kesmemizi istemişti...
Bu yöntemi bildiğimizden hazırlıklı olarak gitmiştik...
Ana-nın kocası dede-miz kurban parasını alıp kurbanı kendisi kesermiş...
Bunlarda kendi çevrelerinde baya ünlüdürler...
Neyse tüm istekleri yerine getirip kalbimizi de hiç bozmadan oradan ayrılmıştık...
Fakat yerğenimin anlattıkları bizim yaşadıklarımızdan oldukça farklıydı...
Çocuğu götürmüşler...
Ana çocuğa bakarken nasıl olmuşsa gözü çocuğun kolundaki bileziğe ve kulaklarındaki küpelere takılmış....
İstemiş almış...
Yeğenimin parmağındaki yüzüğü almış...
Üstüne birde kurban parası alıp çocuğunuz iyileşecek diyerek göndermiş...

İşte Alevi realitesi???

Şarlatan müritlerin dikkatine...


Saygılarımla


Kral çıplak.[/QUOTE]
Öncelikle evinde kalıcı hastası olan tüm ailelere geçmiş olsun dileklerimi göndermek istiyorum. Allah dert verip derman arattırmasın.

Bahsi geçen graluunn bu mesajının dışında bir alevi forumunda ki diğer mesajlarını da okudum. İçimizde psikolog varsa yardımcı olsun lütfen arkadaşa. Bunu neden söylüyorum sakın hakaret ettiğimi ve egomu tatmin ettiğimi düşünmeyin lütfen. Bir insan düşünün ki takıntılı ve takıntısı da Hakkın gönderdiği bir Evliya olan Zöhre Ana olsun. Eğer bir ışık görememişseniz, kerametlerine inanmıyorsanız normalde bir insanın yapacağı kendi bildiği yola devam etmektir.Kerametini gören,şifasını alan,muratlarına kavuşan binlerce insanın söylediklerini nereye koyacağız. Siz yok dediğiniz,inanmadığınız için yok mu olacak bunlar graaluumm!..

Masum bir bebek üzerinden sinsi planlara girdiğinizi görüyorum. Hakkın gönderdiği Evliya ile pazarlık yapıyorsun gerçekten bu bile ne halde olduğunu gösteriyor. İnsanoğlu ne zamandan beri Hak ile Hakkın gönderdiği Pir,Evliya ile aşık atar oldu,bu gücü sen nereden alıyorsun. Hesap soracaksan o zaman önce haşa haşa Hak'tan başlaman lazım değil mi? Bu çocuğu veren ,bu çocuğun böyle doğmasını isteyen Hak değil mi? Doğan her canlının günahsız olduğuna inanılır ki ben de öyle inanıyorum. Peki Hak neden bu masum çocuğun böyle doğmasını istedi ?.. Eğer Allahı bulursan ve görürsen haşa bu sorularını sorarsın öğrenirsin? Herşeyi biliyorsun ya o bakımdan söylüyorum yanlış anlama lütfen...

Zöhre Ana'ya inanan hiçbir insan kalkıpta masum bir bebek için kalbinin temiz olması lazım gibi saçma sapan,gerizekalıca bir söz söylemez. Bunu söyleyen biri varsa ancak yüzüne tükürülür. Bunu ima edenin de aynı şekilde. Çünkü bu akla,izana bir hakarettir.

Bu forumun saygın üyelerine naçizane bir öneride bulunmak istiyorum. Haddini bilmeyen,inanca insana saygısı kalmamış,yolunu yitirmiş insanların söylediklerine bakarak seviyenizi lütfen düşürmeyin. Herkes yaptıklarının hesabını er geç verecektir Hakka buna böyle inanın. Zöhre Ana her zaman insanlıktan,güzellikten yana,edep erkandan yana. Ne diyor Pir Zöhre Ana:" Bana önyargıyla bakana ben önyargıyla bakmam." Ecdadımız büyüktür yolu uludur. Yola yürüyenler olacağı gibi yürüyemenler de olacaktır. 1500 yıl önce başlayan ehlibeyt zulmü ahir zamanda bugün de devam ediyor. Gelen her evliyanın kaderi çile,iftira,karalamadır. Hz.Useyinden tutun bugün Zöhre Ana'ya kadar aynı tezgah aynı oyun.

Sevgiyle kalın.Amedden herkese selamlar...
Kral iyice cıbıldadı...

Başlangıçta ne güzel doğru düzgün anlaşıyorduk ama sonra ne olduysa oldu birden cıbıldayıverdi.

Ayrıca diğer sitelerde baya cesur ha atıp tutuyor bir bayram havası var kendi aleminde...

Fakat çok sabırsız ve de bilmiyor cahil demek istemiyorum çünkü gayet akıllı bir vatandaş...Bence en doğru kelime bilmiyor.

Şimdi şöyle düşünelim:

Ulan bu Amerika dünyayı düzüyor. Zöhre Ana neden el atmıyor? Amerikayı yok etsin o zaman O'nun köpeği olurum!

Ya da ulan bu Ortadoğunun savaşı niye bitmiyor? Zöhre Ana bitirsin kölesi olayım!

Ya da mesela arkadaş niye Zöhre Ana afrikada açlıktan ölenlere yardım etmiyor? Eğer Afrikadaki açlar doyarsa ben Zöhre Ana'nın turabı olurum!

Ya da yahu arkadaş niye bazı insanlar tam doğarken bazıları eksik doğuyor? Zöhre Ana eksikliklerini gidersin ben O'nun tekeri olayım döndersin beni!

Ya da yahu niye insanlar ölüyor? Kötülükler var? ZÖhre Ana ölümsüzlüğe kötülüğe çare bulsun ben O'nun yürüdüğü yollara kurban olayım!!!

Yahu Amerikayı Zöhre Ana mı dünyaya bela etti?

Ya da hastaları Zöhre Ana mı hasta etti?

Zöhre Ana bu dünyaya haşa süperman olarak mı geldi?

Eğer üstesinden gelemeyeceğiniz bir derdiniz varsa ve bütün yolları tüketmşişseniz buyrun gelin Zöhre Ana'ya...

Ismarlama keramet mi olur?

Hadi iyileşti diyelim Zöhre Ana'dan iyileştiğini nerden anlayacaksınız?

Ben çok bilmeyen gördüm de böyle kara bilmeyen hiç görmedim.

Sevgili cıbıldak,

Şu konuda anlaşalım:

Zöhre Ana bir Hak evliyasıdır. Her şeye gücü yeter mi?

Bunu ancak O'nu gönderen bilebilir. Yeri geldiğinde elbette yeter.

Ancak Zöhre Ana keramet göstermeye değil Muhammet Ali yolunu anlatmaya gelmiştir.

Birçok insan zaten kerametlerini görüp de söylediklerine inanmıştır.

Zöhre Ana'yı anlayabilmek için gidip gelmeniz sohbet etmeniz, sohbetelrine katılmanız gerekmektedir.

Öyle uzaktan kadılık sana yakışmıyor.

Di mi ama

cıbıl...
Merhaba cankardelenler,
Kalbinin altından kendisini birşeylerin rahatsız ettiği fakat şeytanın yolundan vazgeçip tövbe edip dogru yolda mücadele etme erdemine sahip olamayan 'cıbıl' savrulup duruyor; anladığım kadarıyla bu biraz daha devam edecek sana tavsiyem
-aynaya bakarken gözbebeğine dikkatli bak ve ben kimim de,
-kendine cevapları insan kapasitesini aşan sorular sorma bocalarsın,
-Hak yolunu hiç bir şeyle kıyaslama koşulsuz sığın,...
]Alıntı:"Bir de başka bir ana??? ya gitmişler...
]Bu ana??? ise bizim mahalleden tanıdık birisi...
Kendileriyle ailece tanışırız...
Annem hakka yürümeden önce çok ısrar ettiği için kalbini kırmamak adına alıp o ana???ya götürmüştüm...
Kendine özgü yöntemlerle anneme baktıktan sonra bizden bir kurban kesmemizi istemişti...
Bu yöntemi bildiğimizden hazırlıklı olarak gitmiştik...
Ana-nın kocası dede-miz kurban parasını alıp kurbanı kendisi kesermiş...
Bunlarda kendi çevrelerinde baya ünlüdürler...
Neyse tüm istekleri yerine getirip kalbimizi de hiç bozmadan oradan ayrılmıştık...
Fakat yerğenimin anlattıkları bizim yaşadıklarımızd an oldukça farklıydı...
Çocuğu götürmüşler...
]Ana çocuğa bakarken nasıl olmuşsa gözü çocuğun kolundaki bileziğe ve kulaklarındaki küpelere takılmış....
İstemiş almış...
]Yeğenimin parmağındaki yüzüğü almış...
Üstüne birde kurban parası alıp çocuğunuz iyileşecek diyerek göndermiş...

İşte Alevi realitesi???

Şarlatan müritlerin dikkatine...""


Konuya Zöhre Ana olarak girip, mahallenizdeki bayağı bayağı hırsız,üçkağıtçı olan başka bir kadına getirip ona da haşa ana sıfatını kullanmanız ,okuyanların ilk etapta haşa sanki yapan Zöhre Ana'ymış gibi algılamaları ne kadar vicdani,ne kadar insani bir şey,soruyorum?

Doğmadan anne karnındaki bebeğin özürlü doğacağını annesine söyleyip;üzülme ama bebek biraz sorunlu doğacak, ona iyi davran diyen ve çocuk doğduğunda da kolunun dirsekten aşağısı olmayan,yüce bir Şah'a yapılan iftiralar,karalamalar, aymazlıklar ne zaman son bulacak,bu dünyadan göçen ,dünya değiştiren diğer Pir'ler gibi,bu dünyadan göçtükten sonra mı kıymeti anlaşılacak...

Zamanında Pir sultan'ı anlamayan,Nesimi'yi bilmeyen,Mansur'a Hak gözüyle bakmayan,Şahımerdan Ali'ye biat etmeyenler nasılsa,şimdide Zöhre Ana'ya cevredenler umarım geç olmadan hatalarını anlarlar...


Şarlatan müritlerin dikkatine diye yazmışsınız kötü söz sahibinindir.

Bu baldırı çıplak arkadaşın en büyük sorunu internetten foruma girip de keramet isteyecek kadar kendini bilmez olmasıdır. Sanki internet shop kısmında alışveriş yapıyor akıllım...

Ayrıca mantık yürütmekten o kadar uzak ki bir evliyanın nasıl evliya olduğunun ispatlanabileceği konusunda hiç bir fikri yok. Tek dayattığı onu yaparsa bunu yaparsa inanırım...

Oysa bilmiyor ki Hakkın kulunun kendisine inanmasına ihtiyacı yoktur. Tam tersine kulun Hakkın yoluna layık olabilmesi için Ona ve Onun elçilerine inanması lazım. Yoksa başka türlü gerçekleri, doğruları ve de yolunu bulamaz...

Evliyalar Allah'ın yeryüzündeki vekilleri ve de elçileridir. ]"Nasıl ki Allah'a şu anda bir hastam var sakat. Onu iyileştirmese Allah olduğuna veya büyüklüğüne inanmayacağım" diyemiyorsa bir insan. Aynı şekilde Allah elçileri olan evliyalar için de bunu söyleyemezler...

O zaman düşünsenenize Allah sürekli ektiğini biçmesi açısında kulunun başına bir kaza bir hastalık bir sakatlık gelmesini sağlayan düzenine karşı, bir Evliya çıkacak onların hepsini iyileştirecek bütün problemlerini ortadan kaldıracak. Yani Allah'ın yarattığı kusursuz düzende sürekli birileri ektiğini biçecek, yani hasta olacak, sakat kalacak, başka belalara maruz kalacak. Gelen evliya da sürekli bunun karşısında durup olanlara mani olup Allah'a karşı gelecek. Var mı böyle mantıksızca bir yaklaşım. Allah kuluna nasıl yaklaşıyorsa Allah'ın elçileri olan evliyalar da aynı şekilde yaklaşır. Allah nasıl ki sürekli kendinden dileklerde bulunan her kulunun o anda dileğini kabul etmiyorsa, nasıl her kuluna aynı şeyleri aynı anda nasip etmiyorsa, Allah'ın elçileri olan evliyalar da her isteyene her istediğini kulların istediği anda nasip etmez. Allah'ın yaratılış kanunlarına karşı yanlış bir şeyler yapmazlar. Evliyaların insanlara yaklaşımı aynen Allah'ın insanlara yaklaşımı şeklinde olur. Farklılık bekleyenler boşuna baklemiş olurlar...

Gelen hastaların iyileşmesi konusuna gelince, Zöhre Ana'ya gelip de muradını alamayacak kimse yoktur. Ancak bunun için
]1- Ne kadar saygılı geldiği,
]2- Ne kadar özü temiz olarak geldiği
]3- Ne kadar o kapıda nasibi olabileceği
çok önemlidir...

Gelen hastanın ve de gelen çocukların kimse iyi veya kötü kalpliliği konusunda yorum dahi yapamaz. Ancak o çocuğu getiren anne baba veya yakınlarının özlerinin veya ne kadar saygılı geldiklerinin veya nasiplerinin ne derece olabileceğini ancak Zöhre Ana bilir. Dolayısıyla da ona göre şifalarını veya muradlarını verir gönderir...

Bir örnek vereyim. İstanbuldan tanıdık olan bir bayan ile kocası, hiç çocukları olmadığı için Zöhre Ana'ya gitmişlerdi. Gittiklerinde Ankarada Annem onları misafir edip Zöhre Ana'ya götürüyor. Zöhre Ana duasını verip bunlara çocuklarını verip hatta cinsiyetini söyleyip bebeğin ismini de veriyor...

Bayan gelip Zöhre Ana'dan şifasını alıp kerametini hemen görüyor. bir zaman sonra hamile kalıyor. Ancak birgün sağdan soldan eş dost gelip nasıl hamile kaldığı sorunca, bu bayan saygısız bir ifadeyle Zöhre Ana diye bahsetmek yerine
]- ya kadının birine gittik okuttuk oldu
gibisine durumu anlatmış. Yani bebeğin nerden kimden geldiğini olduğu gibi anlatmamış hem de Zöhre Ana'dan bahsederken saygısız bir şekilde bahsetmiş...

İşte daha o akşam Zöhre Ana bu bayanın rüyasına girip ona;
]- Sen büyük bir terbiyesizlik yaptın. Sana o çocuğu nasıl verdiysem almasını da bilirim.
demiş

Bu rüyadan bir kaç gün sonra kadın bebeğini düşürüyor. Kadın hatasını anlıyor ama çok geç oluyor. Sonra kocasına anlatıyor. Kocası bunu alıp tekrar Zöhre Ana'nın yanına gidip özür diliyorlar. Hatasını anladıklarını söylüyorlar. Bunun üzerine Ana'dan tekrar bir çocuk alıp gidiyorlar. Daha sonra nur topu gibi bir çocukları oluyor...

Evet işte ders alınacak ibretlik bir yaşanmış hikaye. Şimdi orda düşen çocuğun bir suçu varmıydı. Çocuk masumsa neden böyle oldu? Tamamen Anne'nin yaptığı saygısızca bir söylem yüzünden oldu. Çünkü evliyalar yanlız kendilerine değil dünyanın neresinden olursa olsun her insanın aklından geçen ağzından çıkan hata ve hatta kalbinin sesine kadar her şeyi görür duyar ve bilir...

Bu baldırı çıplak arkadaşın yeğeni gelmiş de çocuğu iyileşmemiş de falan filan...
Eğer yeğeni de bu baldırı çıplak gibi önyargılı ve de evliyanın ne olduğunu bilmeden gitmişse, aynen bu baldırı çıplağın zihniyetine sahipse çocuğun iyileşmemesi çok normaldir. Sebebini de yukarda açık bir örnekle anlattım...

Bakın ne güzel kendisi de anlatıyor. Zöhre Ana'ya inanç getirmedikleri için Allah şaşırtmış bir şarlatanın eline düşmüşler, paralarını altınlarını kaptırıp gitmişler. İşte Hak kapısına inanç getirmemenin sonuçları böyle olur.Hani bu baldırı çıplak sürekli Zöhre Ana evliyaysa beni çarpsın diyordu ya işte Zöhre Ana adamı böyle şaşırtıp çarptırır...

Eğer ki Zöhre Ana gerçek bir evliya olmasaydı o zaman o şarlatana kaptırdıkları paralarını ve altınlarını kendisi almazmıydı?
Hiç bir şey bilmiyorsa insan biraz burdan bir ders çıkarır...

Hak ile pazarlığa girmek şeytanın işidir. Onun için kimse insanlığını unutup şeytanın bu oyununa gelmesin. Hakka şart koşulmaz yanlızca şartlarına uyulur...


Kral Çıplak arkadaşım...

Senin isteklerini ilkokulda okuyan bir çocuğa söylesek ne der biliyor musun ?
"Böyle ahmakça söz olur mu?"

Senin gibi arkadaşlarımız maalesef "evliya" kavramının ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar sığ , dengesiz, patavatsız olabiliyor.

Hak tarafından gönderilmiş evliyalar , toplumun kendilerini idrak edebilmeleri için keramet gösterirler. Birileri sırf istiyor diye keramet göstermelerini beklemek biraz ahmakça bir beklenti olmaz mı ?


Muhammet- Ali yolu herkese nasip olmaz. Bu yolun sahibi Şahımerdan Ali kısmet etmezse hiçbir şey olmaz.

"Her ne ararsan kendinde ara" sözü insanların kendi özlerini yoklamaları için söylenmiş bir söz değil midir?

Yüzbinlerce insan Zöhre Ana'nın ışığından , kerametinden faydalanmış. Olay alamayanda biter.

Biraz mantıklı bir insanın soracağı veya düşüneceği şu olmalı;

"Zöhre Ana 30 yıldan beri var. Kapısına onca insan bu kadar yıldır gidiyor. Atılan iftiralara karalamalara, haksız eleştirilere , sayısız onca baskıya rağmen Muhammet-Ali ışığını bu kadar zamandır insanara gösteriyorsa burda bir durmak gerekmez mi?"

Adam olana sormazlar mı?

Türkiye'de sayısız ziyaret ve türbe var. Mesela Hünkar Hacı Bektaş-i Veli türbesi.
O mübarekten medet uman dilek dileyen bir sürü insan var. Kimisi dileğini alıyor kimisi alamıyor. Alamayanlar o zaman şunu düşünsün.
"İnananlar,Hünkar Hacı Bektaş-i Veli'yi bir pir,keramet sahibi,dertlere derman olarak görürler. Dilekleri olmayanlar da Hünkar Hacı Bektaş-i Veli'nin kerameti olmadığını düşünsünler. Böyle ahmakça bir yaklaşım olabilir mi ?

Ben burdan Kral Çıplak arkadaşıma şunu söylemek isterim.
[color=Red]Özellikle Alevilerin gittiği ziyaretlerden ve türbelerden giden herkes şifasını veya dileğini alabiliyor mu?
Sayfalar: 1 2