06/02/2011, 04:04
Sinan Işık nihayet sıyırdı...
[QUOTEZöhre ana??? ismiyle açılan foruma üye olduktan sonra oranın müdavimleri ve seçkin üyeleriyle oldukça sert tartışmalara girişmiştik...
O forumda birçok topik açılmıştı...
Birçok insan (hemde gencecik????) Zöhre hanımın kerametlerinden bahsediyordu...
Zöhre hanımın Aleviliğine inanmadığım gibi,
iddia edilen kerametlerine de asla inanmadığımı söyledim ve ispat etmesini istedim...
Yakından tanıdığım gencecik bir bayaynı iyileştirmesini istedim...
bilindik mazeretlerle cevap verdiler...
Beklediğim bir karşılık olduğu için şaşırmadım...
Dediler ki " Kişi gelsin derdini arzetsin kalbi tezmizse karşılığını alacaktır "
Yani kalp temizliği birinci şart...
Peki bu kalbin temizliği nasıl anlaşılacak???
17 yaş civarında geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan ve yıllarca bu şekilde yaşayan bir bayan...
Geçen sene gelin oldu...
Tabi ki tekerlekli sandalyede...
Bu kalbin temiz olmama durumu varmıdır???
Bu soruyu ilgili kişilere sorsak alacağımız cevabı da şimdiden bilmemiz kehanet olmayacaktır...
Beklentiye cevap veremeyecek olan bu zat-ın bundan başka sığınacak bir şeyi olabilir mi???
Üstelik böyle bir iddianın yalan olduğunu bile bile böyle bir teklifte bulunmuştum ve üstelik birde kendimi ortaya koyarak " gerçekleşmesi halinde o kapıda sürüneceğimi " söylemiştim...
Bu mesele hiçbir karşılık bulmadan o forumdakilerin kendilerince oluşturdukları ataklar sonusunda kapanmıştı...
O olaydan sonra o foruma herhangi bir yazı yazmamıştım...
Geçenlerde başka bir Alevi forumunda buradaki konunun aynısının açıldığını gördüğümde dayanamayıp yine birşeyler yazdım...
Bu sefer eski isteğimden vazgeçip,
kimsenin zerre kadar mazeret bulamayacağı bir örnekle yine onlardan bu iddialarını ispatlamalarını istemiştim...
Bu seferki örmek kişi 7 yaşındaki bir kız çocuğuydu...
Adı Ece...
Doğduğu günden beri çok az insanda görülen bir hastalıkla dünyaya geldiği anlaşılmıştı...
7 yaşına gelmiş olmasına rağmen bir gün bile kendini ve çevresini bilmeden tıpkı bir et yığını gibi yaşamaktadır...
Öz yeğenimin kızı olan bu bebek sürekli olarak havale geçirdiği için doktorlar buna karşı çaresiz kalmışlardı...
Tek yapılabilecek şey havaleleri önlemekti...
Bunun için de bir ilaç verilmesi gerekiyor...
Yalmız ne var ki bu ilaç ta Türkiyede olmayan sadece İsviçre de bulunan bir ilaçmış...
Yani görüldüğü gibi şanssızlık içinde şanssızlık yaşanıyordu...
Bu aile çocuğunun durumuna mı yansın,
yoksa dünyanın bi ucundaki ilaca ulaşmayamı çalışsın bilemiyordu...
Tam da bu esnada bir şansımız olduğunu gördük...
Abim İsviçrede yaşadığı için onun sayesinde ilaçlar getirtilmeye başlandı...
Fakat bu mesele de o kadar kolay olmuyordu...
Oraları bilenler iyi bilir ki,
İnsanlar elini kolunu sallayarak eczaneden ilaç almazlardı...
Hele hele söz konusu olan böylesine az bulunan bir ilaç olunca durum iyice zorlaşıyordu...
Sonuçta her defasında bu zorluklar aşılarak ilaç temin ediliyor ve her defasında hava alanına gidilerek Türkiye-İstanbula uçan Türk yolculara rica edilerek bu ilaç çocuğa ulaştırılıyor...
Bu durum hala bu şekilde devam ediyor...
Geçenlerde bu konu tartışılmaya başlandığı gün bu yeğenimin durumunu söyleyip,
Zöhre ana???nın yardımını istedikten bir gün sonra birden aklıma şu durum gelmişti...
Ailenin inanç durumunu iyi bildiğim için bunca zaman içerisinde bu yavrucağı birçok kutsal mekana ve kerametine inanılan kişilere götürülmüş olabileceğini hatırlayıverdim...
Tabi ki ilk aklıma gelen de çok meşhur ve çok iddialı ZÖHRE ANA???idi...
Lütfen buraya dikkat....
Bebeğin annesi olan yeğenimi telefonla aradım ve bebeği dedelere götürüp götürmediğini sordum...
Şöyle dedi " Ah be dayı nerelere götürmedikki...Meryem ana-ya bile götürdük "
Dedim ki " Peki Zöhre ana???ya da götürdünüz mü??? "
Dedi ki " Tabi ki götürdük...Çocuğumla birlikte dizlerim üstünde gittim...Derdimizi anlattım...Elindeki yeşil bezi çocuğa sürdü ve üzülme iyi olacak...Bundan sonra o ilaçları da kullanma dedi..."
Zöhre ana???ya gideli yaklaşık üç sene kadar oluyormuş...
Peki şimdi çocuğun durumu nasıl???
Durum şöyle...Eski durumunu bile aratacak hale geldi...
Bir süreden beri ağızdan beslenme de olamdığı için, boğazına açılan bir delikten hortumla sıvı beslenme yapılıyor...
Demek ki bizim bebeğinde kalbi temiz değilmiş...
Bir de başka bir ana???ya gitmişler...
Bu ana??? ise bizim mahalleden tanıdık birisi...
Kendileriyle ailece tanışırız...
Annem hakka yürümeden önce çok ısrar ettiği için kalbini kırmamak adına alıp o ana???ya götürmüştüm...
Kendine özgü yöntemlerle anneme baktıktan sonra bizden bir kurban kesmemizi istemişti...
Bu yöntemi bildiğimizden hazırlıklı olarak gitmiştik...
Ana-nın kocası dede-miz kurban parasını alıp kurbanı kendisi kesermiş...
Bunlarda kendi çevrelerinde baya ünlüdürler...
Neyse tüm istekleri yerine getirip kalbimizi de hiç bozmadan oradan ayrılmıştık...
Fakat yerğenimin anlattıkları bizim yaşadıklarımızdan oldukça farklıydı...
Çocuğu götürmüşler...
Ana çocuğa bakarken nasıl olmuşsa gözü çocuğun kolundaki bileziğe ve kulaklarındaki küpelere takılmış....
İstemiş almış...
Yeğenimin parmağındaki yüzüğü almış...
Üstüne birde kurban parası alıp çocuğunuz iyileşecek diyerek göndermiş...
İşte Alevi realitesi???
Şarlatan müritlerin dikkatine...
Saygılarımla
Kral çıplak.[/QUOTE]
[QUOTEZöhre ana??? ismiyle açılan foruma üye olduktan sonra oranın müdavimleri ve seçkin üyeleriyle oldukça sert tartışmalara girişmiştik...
O forumda birçok topik açılmıştı...
Birçok insan (hemde gencecik????) Zöhre hanımın kerametlerinden bahsediyordu...
Zöhre hanımın Aleviliğine inanmadığım gibi,
iddia edilen kerametlerine de asla inanmadığımı söyledim ve ispat etmesini istedim...
Yakından tanıdığım gencecik bir bayaynı iyileştirmesini istedim...
bilindik mazeretlerle cevap verdiler...
Beklediğim bir karşılık olduğu için şaşırmadım...
Dediler ki " Kişi gelsin derdini arzetsin kalbi tezmizse karşılığını alacaktır "
Yani kalp temizliği birinci şart...
Peki bu kalbin temizliği nasıl anlaşılacak???
17 yaş civarında geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan ve yıllarca bu şekilde yaşayan bir bayan...
Geçen sene gelin oldu...
Tabi ki tekerlekli sandalyede...
Bu kalbin temiz olmama durumu varmıdır???
Bu soruyu ilgili kişilere sorsak alacağımız cevabı da şimdiden bilmemiz kehanet olmayacaktır...
Beklentiye cevap veremeyecek olan bu zat-ın bundan başka sığınacak bir şeyi olabilir mi???
Üstelik böyle bir iddianın yalan olduğunu bile bile böyle bir teklifte bulunmuştum ve üstelik birde kendimi ortaya koyarak " gerçekleşmesi halinde o kapıda sürüneceğimi " söylemiştim...
Bu mesele hiçbir karşılık bulmadan o forumdakilerin kendilerince oluşturdukları ataklar sonusunda kapanmıştı...
O olaydan sonra o foruma herhangi bir yazı yazmamıştım...
Geçenlerde başka bir Alevi forumunda buradaki konunun aynısının açıldığını gördüğümde dayanamayıp yine birşeyler yazdım...
Bu sefer eski isteğimden vazgeçip,
kimsenin zerre kadar mazeret bulamayacağı bir örnekle yine onlardan bu iddialarını ispatlamalarını istemiştim...
Bu seferki örmek kişi 7 yaşındaki bir kız çocuğuydu...
Adı Ece...
Doğduğu günden beri çok az insanda görülen bir hastalıkla dünyaya geldiği anlaşılmıştı...
7 yaşına gelmiş olmasına rağmen bir gün bile kendini ve çevresini bilmeden tıpkı bir et yığını gibi yaşamaktadır...
Öz yeğenimin kızı olan bu bebek sürekli olarak havale geçirdiği için doktorlar buna karşı çaresiz kalmışlardı...
Tek yapılabilecek şey havaleleri önlemekti...
Bunun için de bir ilaç verilmesi gerekiyor...
Yalmız ne var ki bu ilaç ta Türkiyede olmayan sadece İsviçre de bulunan bir ilaçmış...
Yani görüldüğü gibi şanssızlık içinde şanssızlık yaşanıyordu...
Bu aile çocuğunun durumuna mı yansın,
yoksa dünyanın bi ucundaki ilaca ulaşmayamı çalışsın bilemiyordu...
Tam da bu esnada bir şansımız olduğunu gördük...
Abim İsviçrede yaşadığı için onun sayesinde ilaçlar getirtilmeye başlandı...
Fakat bu mesele de o kadar kolay olmuyordu...
Oraları bilenler iyi bilir ki,
İnsanlar elini kolunu sallayarak eczaneden ilaç almazlardı...
Hele hele söz konusu olan böylesine az bulunan bir ilaç olunca durum iyice zorlaşıyordu...
Sonuçta her defasında bu zorluklar aşılarak ilaç temin ediliyor ve her defasında hava alanına gidilerek Türkiye-İstanbula uçan Türk yolculara rica edilerek bu ilaç çocuğa ulaştırılıyor...
Bu durum hala bu şekilde devam ediyor...
Geçenlerde bu konu tartışılmaya başlandığı gün bu yeğenimin durumunu söyleyip,
Zöhre ana???nın yardımını istedikten bir gün sonra birden aklıma şu durum gelmişti...
Ailenin inanç durumunu iyi bildiğim için bunca zaman içerisinde bu yavrucağı birçok kutsal mekana ve kerametine inanılan kişilere götürülmüş olabileceğini hatırlayıverdim...
Tabi ki ilk aklıma gelen de çok meşhur ve çok iddialı ZÖHRE ANA???idi...
Lütfen buraya dikkat....
Bebeğin annesi olan yeğenimi telefonla aradım ve bebeği dedelere götürüp götürmediğini sordum...
Şöyle dedi " Ah be dayı nerelere götürmedikki...Meryem ana-ya bile götürdük "
Dedim ki " Peki Zöhre ana???ya da götürdünüz mü??? "
Dedi ki " Tabi ki götürdük...Çocuğumla birlikte dizlerim üstünde gittim...Derdimizi anlattım...Elindeki yeşil bezi çocuğa sürdü ve üzülme iyi olacak...Bundan sonra o ilaçları da kullanma dedi..."
Zöhre ana???ya gideli yaklaşık üç sene kadar oluyormuş...
Peki şimdi çocuğun durumu nasıl???
Durum şöyle...Eski durumunu bile aratacak hale geldi...
Bir süreden beri ağızdan beslenme de olamdığı için, boğazına açılan bir delikten hortumla sıvı beslenme yapılıyor...
Demek ki bizim bebeğinde kalbi temiz değilmiş...
Bir de başka bir ana???ya gitmişler...
Bu ana??? ise bizim mahalleden tanıdık birisi...
Kendileriyle ailece tanışırız...
Annem hakka yürümeden önce çok ısrar ettiği için kalbini kırmamak adına alıp o ana???ya götürmüştüm...
Kendine özgü yöntemlerle anneme baktıktan sonra bizden bir kurban kesmemizi istemişti...
Bu yöntemi bildiğimizden hazırlıklı olarak gitmiştik...
Ana-nın kocası dede-miz kurban parasını alıp kurbanı kendisi kesermiş...
Bunlarda kendi çevrelerinde baya ünlüdürler...
Neyse tüm istekleri yerine getirip kalbimizi de hiç bozmadan oradan ayrılmıştık...
Fakat yerğenimin anlattıkları bizim yaşadıklarımızdan oldukça farklıydı...
Çocuğu götürmüşler...
Ana çocuğa bakarken nasıl olmuşsa gözü çocuğun kolundaki bileziğe ve kulaklarındaki küpelere takılmış....
İstemiş almış...
Yeğenimin parmağındaki yüzüğü almış...
Üstüne birde kurban parası alıp çocuğunuz iyileşecek diyerek göndermiş...
İşte Alevi realitesi???
Şarlatan müritlerin dikkatine...
Saygılarımla
Kral çıplak.[/QUOTE]