Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Kızamık
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
]Belirtileri:
Mikrop vücuda girdikten ancak on bir gün sonra hastalık ortaya çıkar.
* Hastalığın ilk günü vücut ateşi birden bire yükselir; nezle ve öksürük başlar. Deride iltihaplanma görülür. Baş ağrısı da vardır.
* İkinci gün vücut ateşi düşer. Avurt içlerinde beyaz lekeler Ortaya çıkar.
* Üçüncü gün ağız içinde ve boğazda kırmızı lekeler oluşur.
* Dördüncü gün vücut ateşi tekrar yükselir. Ateşle birlikte, kulak arkasından başlamak üzere lekeler belirir. Bu lekeler, iki-üç gün içinde bütün vücuda yayılır.

Kızamık lekelerini, diğer döküntü lekelerinden ayıran özellikler şunlardır:

-Açık kırmızı renktedirier.
-Mercimek büyüklüğündedirier.
-Sınırları kesin olup kenarları yayvan değildir.
-Zamanla birkaç leke birleşerek daha büyük lekeler oluşturabilirler.
* Lekelerin vücuda yayılışı sırasında şiddetli öksürük, iştahsızIık, halsizlik, lenf bezlerinde şişme görülür.
* Gözlerde sulanma ve sümük salgısında artış olur.
* Yaklaşık beş gün sonra lekelerde ve hastalık belirtilerinde gerileme başlar.
* Beş günün sonunda lekelerin rengi açık kahveye dönüşerek iki-üç hafta kadar varlıklarını sürdürürler.
* Vücut ateşinin düşmesi ile birlikte hastalığın bulaşma tehlikesi azalır.

]DIKKAT: Hastalık sırasında vücut direnci iyice düşeceğinden, hastanın bakımı ve istirahati yeterince temin edilmediği takdirde beyin zarı iltihabı, akciğer veremi, ortakulak iltihabı gibi ciddi hastalıklara sebebiyet verebilmektedir.

Ne Yapmalı
* 12. aydan itibaren çocuğunuza kızamık aşısı yaptırınız.
* Hastalık sırasında ortaya çıkması muhtemel diğer hastalıklara karşı antibiyotik tedavisi uygulatınız.
* Hastaya bol bol sıvı ve sulu yiyecekler veriniz.
* Öksürük, nezle ve baş ağrısı için gerektiğinde doktor tarafından yazılmış ilaçlar verilebilir.
* Hastalık göz iltihaplarına da yol açabildiğinden, böyle bir durumla karşılaştığınızda, doktora haber vermekle beraber, hastanın yatağını aşırı ışık almayacak bir yere taşıyınız.
* Kızamık, çocuk başka bir hastalık geçirdiği sırada ortaya Çlkarsa; çok tehlikeli neticeler doğabileceğinden, hastanın mutlaka doktor kontrolünde bulunması icabeder.
* Kızamık geçiren bir hasta, bilhassa ilk günlerde, mutlaka diğer çocuklardan uzak tutulmalıdır. ,
* Yetişkinlerde ve beslenme bozukluğu olan çocuklarda bu hastalık oldukça ağır seyreder.
Bulaşıcı hastalıklar içinde en ciddi olanıdır. Sinsi bir gelişme gösterdiğinden, geç farkedilir. Erken teşhis edildiği takdirde tedavisi zor değildir. Özellikle sık hastalanan, vücut dirençleri düşük kimselerde, alkol ve uyuşturucu kullananlarda, gece eğlencelerine düşkünlükten uykusuz kalanlarda, yeterli beslenemeyenlerde, güneşten ve temiz havadan mahrum yerlerde çalışanlarda vereme yakalanma riski oldukça yüksektir. Keza, zayıf bünyeli ve asabi gençlerde -bilhassa kızlarda- bu hastalığa sık rastlanmaktadır. Tabiatta birçok tüberküloz basili bulunmakla beraber, bunlardan yalnız iki tanesi insanda hastalık yapabilmektedir. Tüberküloz hastalığı, belirtilerine göre, üç devrede incelenir.

Birinci Devre:
* Tüberküloz basiıleri girdikleri yerde küçük ve grimsi düğümcükler şeklinde iltihap oluştururlar. Bu iltihap dÜğümlerine "tüberkül" adı verilmektedir.
* Gelişen iltihap düğümleri birleşerek daha geniş bir yer kaplarıar.
* İlk yerleştikleri alanda iltihap düğümleri meydana getirdikten sonra, basiller odak noktalarından çıkarak lenf damarları yoluyla lenf boğumlarına yerleşirler. Lenf boğumlarında da iltihap dÜğümleri meydana geldikten sonra birinci devre sona ermiş olur.

Belirtileri
* İltihap düğümleri teşekkül ederken hastada genel bir yorgunluk, iştahsızlık, vücut ateşinde 38 dereceye kadar yükselme, sırt ağrıları ve öksürük görülür.

]DIKKAT:
Bu belirtiler "soğuk algınlığı" zannedilerek ciddiye alınmadığı takdirde; daha tehlikeli olan "ikinci devre" baş gösterir.

Ne Yapmalı
* Hassas ve zayıf bünyeliler bu tür belirtilerle karşılaştıkları zaman mutlaka bir doktora görünerek röntgen filmi çektirmelidirler. Zira, iltihap düğümleri (tüberküller) sadece röntgen filminde belli olurlar.

İkinci Devre
Birinci devrede hastalık ciddiye alınmadığı ve gerekli tedavi uygulanmadığı takdirde, vücut direncinin iyice düştüğü bir zamanda tüberküloz basilleri yerleştikleri bölgeyi ve lenf boğumlarını terkederek bütün vücuda yayılırlar. Kan damarları ve lenf kanalları yoluyla deri, kemik, eklemler, böbrekler, bağırsaklar, gözler, beyin zarı gibi hassas bölgelere yerleşirler. Belirtileri birinci devredekine benzer şekilde kendisini gösterir.
Vücut direncinin gücüne bağlı olarak iltihap düğümleri ya iyileşip kireçlenerek mevzi kalırlar ya da vücudu sarmaya devam ederek en tehlikeli olan üçüncü devreyi başlatırlar.

Üçüncü Devre
* Grip ya da bronşiti andıran belirtilerle başlar.
* Yorgunluk, akşamları yükselen hafif ateş ve balgamlı öksürükle devam eder.
* Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemeleri üçüncü devrenin başladığını belli eden kesin işaretlerdir.
* Balgamlı öksürük, tüberküllerin akciğerlere geçtiğini gösterir. Bir ila otuz milim genişliğinde akciğerlerin köprücük kemiği altında kalan bölgesine yerleşen iltihaplı basil düğümleri, bilahare birleşerek daha geniş alanlara yayılırlar.
* Tüberküloz basilleri genellikle tek akciğerde yerleşirler. Ancak üçüncü devrenin ilerlemesi halinde diğer akciğere de geçiş yaparak burayı da işgal ederler.

]DİKKAT: Hastanın balgamlı öksürükleri başladığı zaman tüberküloz bulaşıcılık özelliği kazanır. Tüberküloza yakalandığı anlaşılan hasta mutlaka hastahane tedavisi görmeli, eşi ve çocukları ile aynı odada yatmamalıdır.

Ne Yapmalı
* Çocuklarınıza daha birinci yaşında iken, hatta doktor uygun gördüğü takdirde ilk aylarda, verem (BCG) aşısı yaptırınız.
* 1lk belirtileri görülür görülmez hastahaneye gidip röntgen filmi çektiriniz ve "tüberkül deneyi" yaptırınız. Deneyde sonuç negatif çıktığı ve filimde tüberkül varlığı tesbit edildiği takdirde; doktor sizi yatıracak 4 ila 9 ay müddetle tedavi edecektir.
* Hastahane tedavisinden sonra sadece tehlikeli dönem atlatılmış olacağından; tüberküloz basillerinin vücuttan tamamen atıIabilmesi için tedavinin evde devam etmesi gerekecektir. İki yıl müddetle ilaç ve sağlıklı bir beslenme uygulandığı takdirde vücuda yerleşmiş olan basiller tamamen etkisiz hale getirilir. Hastalık tekrarlamaz.
* Ev tedavisi devam ederken, hasta sık sık temiz havaya çıkmalı; ruh sağlığı ve morali yerinde olmalıdır.

TÜBERKÜLOZUN YAN ETKİLERİ
Tüberküloza yakalanan hastanın tedavisi geciktiği durumlarda tüberküloz basilleri tehlikeli ilave hastalıklara sebep olurlar. Bunların başında "zatülcenp" gelir. Basillerin vücuda yayılıp iltihap düğümleri oluşturması sırasında kalp zarı (perikard), karın zarı (periton) ve akciğer zarı (plevra) çok kolayetkilenirler. En evvel etkileneni de şüphesiz akciğer zarıdır. Akciğer zarının tüberküloz basilleri tarafından işgal edilmesi ile ortaya çıkan hastalığa zatülcenp veya tıp diliyle "plörezi" diyoruz.
Zatülcenp -etkilerine derecesine göre- üçe ayırılır:
Kuru, yaş ve iltihaplı zatülcenp.

1-Kuru Zatülcenp:
Tüberküloz basillerinin akciğer zarına yerleşmeleriyle birlikte; eğer vücut direnci yüksek ise iltihap yapacak fırsatı bulamazlar. Soluk alma sırasında boyun ve göğüs bölgesinde şiddetli ağrı ile kendisini belli eder. Hasta kesik kesik solur. Vücut ateşi 38 ile 39 derece arasında değişir. Tedavisi tüberkülozla beraber yürütülür. Ayrıca göğüs sargısı, termofor ve elektrikli yastık gibi usullerle göğüs bölgesi sıcak tutulur ve kuvvetlice oğulursa ağrıların hafiflernesi temin edilmiş olur. Eğer soluk alma güçlüğü ile birlikte öksürük de başlarsa; öksürük için ilaç alınabilir.
2-Yaş Zatülcenp:
Vücut direnci yeterli olmadığı durumlarla "kuru zatülcenp" gelişerek akciğer zarı arasında su toplanmasına sebep olur. Sıvı birikmesi fazla olduğu takdirde, hasta soluk alırken göğsüne çivi batıyormuş gibi acı duyar. Bu sebeple ağrı duyduğu tarafın tersine yatar. Aşırı terleme ve idrarda azalma görülür. Öksürük sırasında balgam çıkaramadığı için boğazda gıcıklanma olur. İki veya üç hafta müddetle 40 dereceye varan ateş yapar. Mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmesi gerekir.

3-İltihaplı Zatülcenp (Amflyem):
Yaş zatülcenbin ilerlemiş halidir. Akciğer zarı arasında biriken sıvı iltihaplandığı zaman bronşları patlatacak tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple, akciğer zarında toplanan sıvının özel tıbbı usullerle alınması gerekir.

TÜBERKÜLOZLU MENENJİT
Tüberküloz belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra tedavi uygulanmadığı takdirde 3 ila 6 ay içi.nde beyin zarı iltihaplanması ortaya çıkabilir. Buna tüberkülozlu menenjit diyoruz. Genellikle zayıf bünyeli küçük çocuklarda görüldüğünden mutlaka doktor tedavisi gerektirir.

Belirtileri:
Tüberkülozun ikinci devresinde ortaya çıkar ve şu işaretleri verir:
* İlk belirtileri iştahsızlık, aşırı esneme ve uzun süren uyku halleridir.
* Daha sonra aşırı derecede kabızlık, kusma, baş ağrısı, ateş yükselmesi ve felçler ortaya çıkar.
* Boyun tutukluğu. diş gıcırtısı. adale krampları ve kendini kaybetme hastalığın iyice yerleştiğini gösterir.

]DİKKAT:
Hasta sırt üstü yatırıldığı zaman bacakları kamına doğru çeker ve geriye tekrar açamaz ise veya bir bacağını karnına doğru çekerken diğer bacak da kendiliğinden onu takip ederse durum son derece ciddi demektir. Hasta en kısa zamanda tedavi altına alınmazsa bunu felç hali izleyecektir. Felçlerin çoğunun ölümle neticelendiğini unutmayınız. Hasta kurtarılsa bile; konuşma bozukluğu, körlük. sağırlık ve zeka geriliği bıraktığı vakalar az değildir.

GIRTLAK TÜBERKÜLOZU
Tüberküloza yakalanmış kimselerde, vücut direnci düşük olduğu takdirde, hastalık basiBeri gırUağı işgal ederler. Önce gıcık şeklinde öksürük. boğazda sıcaklık duygusu ve bunu müteakip yutmada zorluk görülür. İlerlemesi halinde yemek yediremeyecek hale getirir. Akciğer tüberkülozunun tedavi altına alınması ile birlikte bu hastalık da iyileşir. Ancak tek başına ortaya çıktığı takdirde hastahane tedavisi gerektirir.

Diğer Yan Etkiler
Ta konunun başında tüberkülozun çok tehlikeli sonuçlar doğuran bir hastalık olduğunu söylemiştik. Bu sebeple. halk arasında tüberküloza "ince hastalık" adı verilmiştir. Bazı yan etkilerini (ilave hastalıkları) yukarıda izah etmeye çalıştık. Hepsini ayrı ayrı ele alıp detayları ile incelemek tıp kitaplarının işidir. Biz burada kısaca belirtilerini verip sizi uyaracağız. Zaten daha fazla bilgi gereksiz ve sıkıcı olacaktır.

SİNDİRİM YOLLARlNDA TÜBERKÜLOZ
Belirtileri;
* Midede tokluk hissi.
* 1ştahsızlık.
* 1shal ve çOğunlukla kabızlık.
* Karın ağrısı.
* Kilo kaybı ve deride kuruluk.
* Hafif ateş.
* Yemek yedikten sonra barsaklarda dayanılmaz ağrılar.

KEMİK VE EKLEM YERLERİNDE TÜBERKÜLOZ
Belirtileri;
* Kol ve bacaklarda ağırlık hissi.
* Hareket ederken eklem yerlerinde ağrı.
* Baş ağrısı.
* Gövde hareket ettirilirken omurgada şiddetli ağrı. Tedavisi geciktiği takdirde kamburluğa benzer şekil bozuklukları yapar.
* Eklem tüberkülozunda, eklem derisi üzerinde morumsu kabarıklıklar oluşur ve derinin rengi soluklaşır. Tedavi edilmediği takdirde. eklemler bir müddet sonra hareket ettirilemez duruma gelir.

BÖBREKLERDE TÜBERKÜLOZ
Belirtileri;
* Hasta önce idrarın azaldığından ve idrar torbasının şişliğinden şikayetçi olur.
* Sonra hafif ateş ve halsizlik başlar.
* İdrardan kan gelmesi, böbrek tüberkülozu ihtimalini kuvvetlendirir.
* Hastalık basillerinin idrara karışması böbreklerin iltihaplandığını gösterir.
* Bu durumda ateş yükselir, idrar torbasındaki basınç artar.
* İdrar yollarında şiddetli ağrılar hissedilir.
* Zayıflık ve kansızlık baş gösterir.
* Tedavi edilmemesi halinde idrar yolu ile sağlam böbreğe de basiller geçiş yapar ve "üremi" dediğimiz kan zehirlenmesi ortaya çıkar.
* İlerlemiş böbrek tüberkülozunda bilhassa erkeklerde "er bezleri" de etkilenirler.
* Er bezlerinin yanlarında şişlikler şeklinde kendisini belli eder. Tedavi edilmediği takdirde er bezlerinde erime olur.
* Kadın cinselorganlarında (yumurtalık, fallop boruları ve rahim) görülen tüberküloz, daha çok akciğer tüberkülozunun ikinci devresinde ortaya çıkar. Çok az ağrı yaptığından genellikle ihmal edilir. Hasta, doktora çocuğu olmadığından şikayet ederek baş vurur. Akciğer tüberkülozu tedavi edilirken bu hastalık da iyileşmiş olur.

DUYU ORGANLARINDA VE BEZLERDE TÜBERKÜLOZ
* Göğüs ve sindirim sistemi çevresindeki bezler tüberküloz basillerinin hücumuna uğradıkları takdirde, hastalık ilerledikçe kan damarları yoluyla göze kadar uzanabilirler.
* Ortakulak iltihapları, kolayca tüberküloz basillerinin yerleşmelerine zemin hazırlarlar.