Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Cahit Sıtkı TARANCI Hayatı Ve Şiirleri
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]ÇOCUKLUK

Affan dedeye para saydım
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]ESKİ SAADETİNLE

Mazim! Aho bir daha bulunmazbir hazine!
Hırsız gibi dalardım altın gümüş içine.
Dalardım!Fakat şimdi o servetten bana ne!
Mazim!Ah o bir daha bulunmaz bir hazine!

Mazim çılgınca çalançalan bir orkestra!
Her günüm bir ahenkteher biri bir hatıra!
Piyanokemanflütsaksafon ve tambura!
Mazim bir orkestramazim bir orkestra!

Mazim tüten bir bacadumanın yoktu sonu.
Her günüm göğe çıkan bir duman helezonu.
Hangi mel'un şeytandır bilsem söndürdü onu!
Mazim tüten bir bacadumanın yoktu sonu.

-Eski saadetinlegeçmiş günleriyle kal!
Gözlerini yumarak o dünyayı seyre dal!
O değil mi hayatta tutunduğun en son dal!
Eski saadetinlegeçmiş günlerinle kal!
[FONT="Courier New"]GECE BİR NETİCEDİR

Renkler çekildi işte simsiyah bir saraya
Birbirine müsavi artık her şey: Gecedir.

Geldi minarelerle kuyular bir hizaya;
Ya her şey dev gibidir yahut her şey cücedir.

Bir sular hücumudur ansızın hafızaya
Bu başlayan belki de biten bir işkencedir.

Kafalar ayna gibi şimdi bir muammaya
Bu içinden çıkılmaz bir müthiş bilmecedir.

Korku bir kokudur ki karışmış bu havaya
Ve sükut bir çığ gibi büyüyen düşüncedir.

Şimdi her kımıldanış usulca sessizcedir.
Bir torba tutmuş gibi boşlukta bir el güya

Gülen ağlayan başlar düştü aynı torbaya
Gece bir sebep değil belki bir neticedir.
[FONT="Courier New"] GENÇLİK BÖYLEDİR İŞTE

İçimi titreten bir sestir her gün.
Saat her çalışında tekrar eder:
'Ne yaptın tarlanı nerede hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?
Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.
Gençlik böyledir işte gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye.'

Ah o kadrini bilmediğim günler
Koklamadan attığım gül demeti
Suyunu sebil ettiğim o çeşme
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki sular batıya meyleder
Ağaçta bülbülün sesi değişti
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]Adamın Biri

Çifte koştuğun öküzler
Senin kadar yorgun değil kardaş!
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

Ne esnaf ne tüccar ne efendi
Senin kadar değil düşünceli
Senin kadar yorgun değil kardaş!
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!

Sevmesi sana mahsustur
Yüreğin hükmedince
Boynun damarları kabararak
Türkü söylersin söyleyince
En iyi sen gülersin
Ölürsün öl deyince
Sana mahsus çalışmak.
Sen ki kış ve yaz düşünceli
Sen ki kış ve yaz yalınayak!
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]Bilinmeyen
O ki bardağa dökülen seraptır
(Bal yoğunluğundadır sıcaktır ışıktır)

O ki sabah erken bir bahçedir
(Çayir kokusudur serinliktir muttur)

O ki esen yeldir kar erirken
(Çigdemdir agaç çiçeğidir okşayıstır)

O ki içilen sudur kana kana
(Özlemdir doymayıştır kardeştir)

O ki bir yüce ırmaktır akar
(Ürküntüdür baş dönmesidir gidiştir)

O ki maviliği belirsiz denizdir
(Buğulanmadır düştür sevmekte ölümdür)

O ki bir ince kızdır ak tenli
(Yaşamdır umuttur gözyaşıdır)
[FONT="Courier New"] Bir Yılbaşı Gecesi

Niye geldin 47 senesi?
Sanki geçen yıldan memnun muyduk?
Uzak düştük bütün ahbaplardan
Ne ısındık Ne doyduk.

Çocuğumun elindeki ekmek
Ben laf söyledikçe azaldı
Bu yüzden şiirler ceplerimde
Her zaman yarım kaldı.

Gün geçtikçe zayıfladı karım
Gün geçtikçe işimden soğudum.
Öyle zamanlar oldu ki
Yaşadığımı unuttum.

Hey sokaklar uçup giden sokaklar
Bir zaman bende gezerdim.
Çarşı Pazar kalabalık gördüm mü
Korsan gibi dalıp girerdim.

İnanılmaz genişlikte çayırlar görmüştüm
İnanılmaz mavilikte denizler.
Kızlar vardı diri pırıl pırıl
Sudan yeni çıkmış balığa benzer.

Öyle kadınlar gördümki koy başını göğsüne
Yaz günlerini yaşa.
Hey hovardalık günlerim benim
Geri gelmez bir daha.

Arkadaşlarım da oldu zaman zaman
Çoğu hergele çıktı.
Öylesini gördüm ki bazen
Altın gibi çocuktu.

Boş ver filan oğlu filan
Yılbaşı gecelerinde tasalara boşver!
Bilmezmisin rüzgar estikçe
Çiçeklerin kokusu uçar gider.

Bilmez misin ağaçlar sallandıkça
Meyveler dökülür yere
Gün olur yeniden bahar gelir
Dünyamız yeşerir birden bire.

Hoş geldin yılbaşı gecesi
Geçen yıllardanda memnunduk
Gelecek günleri düşündük de
Hem ısındık hem doyduk
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8