Pir Zöhre Ana Forum

Tam Versiyon: Cahit Sıtkı TARANCI Hayatı Ve Şiirleri
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8
[FONT="Courier New"] Aşk Masalı

Nerde ne zaman bu hava çalınsa
Hoş geldi geçmişteki güzel günler
Nereye gidersen git günlük tasa
Bırak biraz da şad olsun gönüller

Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede
Nisan akşamlarının en tatlısı
Sevdiceğim on dördünü sürmede
Bende gönüllerin en kanatlısı

Ben delikanlıyım o kız ve dilber
Bahar kokan o yanıp tutuşan ben
Şakadan derken dalmışız beraber
[FONT="Courier New"] BATAN GEMİ

İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim!
Sağa sola sallanıpbakınçırpınıyorum;
Fakat bilmem ki sarhoş onlar mıdırben miyim;
İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim!

Deliklerim açıldı tazyikinden suların;
Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum!
Güverteyi yıkıyor çığlığı yolcuların.
Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum!

Gittikçe kabarıyoramanınbu dalgalar;
Ufuk sise gömülüne gelen var ne giden.
Kaptan imdat düdüğü durmadan çalar!
Kaptan imdat düdüğü beyhude çalar!

Ne zaman kara yüzü göreceğimne zaman!
Bir ümit dağılıyor çıkan her nefesimden.
Batacağım galiba bir limana varmadan!
Ne zaman kara yüzü göreceğimne zaman
[FONT="Courier New"] BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM

Kapımı çalıp durma ölüm
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım
Kuşlar cıvıldamasa dallarında
Yemişlerine doymadığım ağaçların
Yağmur mu yağıyor
Güneş mi var
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem
Tuzludur teneffüs ettiğim hava.
Ya nasıl dururum olduğum yerde
Öyle upuzun yatmış
İki elim yanıma getirilmiş
Hareketsiz
Sükûta râmolmuş;
Sanki devrilmiş bir heykel?

Ellerim ne der sonra bana?
Soğumuş kalbime ne cevap veririm?
Utanmaz mıyım ayaklarımdan?

Kalkmalıyım
Dolaşmalıyım
Sokaklarda parklarda.
El sallamalıyım
Giden trenlere
Kalkan vapurlara.
Bilmeliyim
Gölgelerin boyundan
Saatin kaç olduğunu...
Islık çalmalıyım.
Türkü söylemeliyim
Yol boyunca
aaafimden ya hüznümden.
Geçmiş günleri hatırlamalıyım
Dalıp dalıp akarsuya
Hayaller kurmalıyım
Güzel geleceğe dair.
Yanımdan geçenler olmalı
Selâm almalıyım;
Robenson'u düşünmeliyim
Garipliğini:
Şükretmeliyim
İnsanlar arasında olduğuma.
Nedir ki eninde sonunda ölüm?
Ayrı düşmek değil mi aşinalardan?

Kapımı çalıp durma ölüm
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.
[FONT="Courier New"] BEN AŞK ADAMIYIM

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer
Derdim ki: "Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yasin okuyanım
Baharda kabrime menekşe getirenim de."

Fakat bütün bunlar da olur
Yine tasa etmem
Yine kırılmam kimseye.
Ben aşk adamıyım
Sevmeye geldim insanları
Gönlümle elimle kafamla sevmeye;
Hesapsız karşılıksız
Ayrılık gayrılık gözetmeden.
Gün gelip gidersem şayet
Öyle severekten gideceğim ki
Karanlık kıyılardan bile olsa
Candan selamlarım
Civarımdan geçecek gemileri;
Güneşli gemileri;
Şarkılı gemileri;
İçlerinde kendim varmışım gibi!
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]BİR KAPI AÇIP GİTSEM [/color]

Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben
Ben öyle her insandan o kadar uzağım ben
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var

Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan
O içimden sevdiğim benim olan dünyadan
Bir ses bana: 'Gel! ' dese ben o sesi işitsem
Kimsecikler duymadan bir kapı açıp gitsem
CAN YOLDAŞI

Can yoldaşın olmazsa olmasın
Yalnızım diye hayıflanmayasın
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi
Bir anne şefkatine musavi.
Üç adım ötede deniz
Dosttur ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz.
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara
Ağac yaprak verir sır vermez rüzgara
Ve kış yaz
Dalda kuş eksik olmaz
Dağ başında duman
Yalnızlık nedir göreceksin
olduğun zaman.
[FONT="Courier New"][COLOR="SlateGray"]ÇÖKÜYORUM

Saltanat sürmektedir içimde bir hükümdar
Hırsının pençesindeşehvetinin esiri;
Etrafını almıştır dalkavuk ve riyakar;
Korkulu bir sarayım doğduğum günden beri.

Ne gizli cinayetlerneler neler oluyor
Denize her gün körpe cesetler döküyorum.
Ne baharlar soluyorne baharlar soluyor
Azamet ve ihtişam içinde çöküyorum!
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8