Hz Muhammed, İmam Hasan'dan önce gayba girdi. Ancak Hz Muhammed Şubat ayında, İmam Hasan Aralık ayında gayba girmiştir. Aralarında tahmini olarak söylüyorum, yaklaşık 10-15 yıl kadar bir zaman var.
EKİN yazdı:Hz Muhammed, İmam Hasan'dan önce gayba girdi. Ancak Hz Muhammed Şubat ayında, İmam Hasan Aralık ayında gayba girmiştir. Aralarında tahmini olarak söylüyorum, yaklaşık 10-15 yıl kadar bir zaman var.
Halifelik Hz,Ali Şehit edildikten sonra çıktı ise bu 10-15 yıllık dönemde kimler nasıl idare etmiştir toplumu
j3urak yazdı:Halifelik Hz,Ali Şehit edildikten sonra çıktı ise bu 10-15 yıllık dönemde kimler nasıl idare etmiştir toplumu
Son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim lafı uzatmadan Halifelik, Ömer'in kendi ve ailesi için getirdiği bir makamdır.
Hz.Ali hiç bir zaman halife olmamıştır. Bizler bu konuda Emevi İslam tarihinin anlattığına inanmıyoruz. Hz.Ali Allah'ın yeryüzündeki tezahürüdür. Ehlibeyt evliyalarının yüzyıllardır asılıp,yüzülüp yok edilme nedeni bu gerçeği topluma aktarmalarıdır. Gelen her derviş Hz.Ali'nin varlığını ortaya koyar ama egemenler bu fikirden hoşlanmazlar. Onlar gerçek dini değil değiştirilmiş, cennet satan vaadi bol ama bir o kadar da yalanı bol sahte Emevi dinini severler. Toplumu yönetmenin yolunu taa o zamanlardan bulmuşlar. Kerbela olayından sonra gerçekleri haykıracak kimse kalmadı. Ehlibeyt diyenin dilleri kesildi, Ali diyenin başı kesildi, Emevinin zulmü bitmedi bitmeyecek... Ehlibeyt'e duydukları kin bitmedi, bitmeyecek, Ehlibeyt delisi olan Alevilere kinleri bu yüzden, iftiralar bu yüzden...
Hz.Muhammed ve Hz.Ali bir yol getirmiştir. Bu yol Hak yolu, insanlık yoludur. Dünyayı var eden Allah, bu yolu yürütmeyi Ehlibeyt soyuna (Muhammed Ali) layık etmiştir. Allah'ın yeryüzünde temsilcileri olan Ehlibeyt canlarının dünya saltanatının bir işareti olan halifelik gibi bir makama ihtiyaçları yoktu.
Hz.Muhammed Mustafa gayba girdikten bir müddet sonra Ömer arka arkaya önce Hz.Hasan'ı, sonra Hz.Ali'yi en sonunda da Kerbela'nın Şahı Hz.İmam Üseyin'i şehit etmiştir.
j3urak yazdı:Halifelik Hz,Ali Şehit edildikten sonra çıktı ise bu 10-15 yıllık dönemde kimler nasıl idare etmiştir toplumu
Sevgili arkadaşım, bilmediğiniz bir şey var, o da Hz Muhammed döneminde herhangi bir iktidar meselesi yoktu. Çoğunluğu Kerbela köyünde yaşayan bir Ehlibeyt ailesi vardı. Ehlibeyt'in her ne kadar yaşça büyükleri vardıysa da hiç şüphesiz büyüklerin büyüğü Muhammed-Ali idi. Herkes onların sözüyle hareket ediyordu. Çünkü Hz Muhammed ile Hz Ali, Allah'ın vekilleriydi. Hem kendi aileleri hemde aynı soydan olan Türkler (aleviler) bu hakikati kabul etmiş ve ikrar vermişlerdi. Doğal olarak halifemiz, beyimiz, ağamız, kralımız, yöneticimiz, idarecimiz diye bir kavramla hareket etmiyorlardı. Kan ve gönül bağı ile bağlı oldukları bu zatlara, Pirimiz, Şahımız, Mürşidimiz diyerek hürmet gösteriyor ve inanıyorlardı. Hz Muhammedin vefat etmesinin ardından da aynı saygı ve inançla, Şahı Merdan Hz Ali'ye ve evlatlarına bağlılıklarına devam etmişlerdir. Bununla birlikte Ehlibeyt ve Türk soyundan olmayan insanlardan da onların yollarına yaklaşanlar olmuştu. Hiç kimseye hükmetmek yoktu. Hacı Bektaşi Veli dergahını düşünün. Bu mübarek zat kimi zorla boyunduruğu altına aldı. Muhammed-Ali dergahı da böyleydi. Sonradan gelen Pirler'de bu güzelliği yaşattı. Çünkü ecdatlarından onlara mirastı.
donanma44 yazdı:....Hz.Muhammed ve Hz.Ali bir yol getirmiştir. Bu yol Hak yolu, insanlık yoludur. Dünyayı var eden Allah, bu yolu yürütmeyi Ehlibeyt soyuna (Muhammed Ali) layık etmiştir. Allah'ın yeryüzünde temsilcileri olan Ehlibeyt canlarının dünya saltanatının bir işareti olan halifelik gibi bir makama ihtiyaçları yoktu.
Hz.Muhammed Mustafa gayba girdikten bir müddet sonra Ömer arka arkaya önce Hz.Hasan'ı, sonra Hz.Ali'yi en sonunda da Kerbela'nın Şahı Hz.İmam Üseyin'i şehit etmiştir.
Donanmanın yukarıdaki sözleri gayet açıklayıcı. Geçen zaman içinde bu güzellikten nasip alamamış olanlar, kendi çirkinliklerini örtmek için güzeli ortadan kaldırmaya çalıştı ve güzeliğin adına çirkinliklerini sergiledi. Tarihide çirkinler yazıp asıl güzel budur dedi.
Ekin teşekkür. Şimdi tarih tam bilmiyoruz şimdi tarihe göre Hz muhammed savaşları var en sonda Mekke Fethi bundan sonra Devlet kurulup yönetiyor sorun burdan başlıyor savaşlar ve devlet olayı bunun aslı nedir bilgin var mı
Öncelikle bizlere gerçek Muhammed Ali yolunu öğretip, Ehlibeyt'in yüce varlığını bildirdiği için yüceler yücesi Pirimiz Zöhre Ana'ya sonsuz sevgi ve şükranlarımı sunuyor, yüce postuna aşk ile niyaz ediyoruz.
2018 yılı Muharrem Yası Matemimiz başladı.
Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hz.Muhammed (Hızır) orucu tutulucak.
Mart ayının 1,2,3 ’üncü günü Eba Müslüm’ün yası olarak bilinen ancak nişanı Yeter Ana'nın oğlu Haydar Sultan için üçler aşkına ve Allah rızası için tuttuğu oruç nedeniyle bizler de 3 gün bu yası tutacağız.
Mart'ın 4'ü ile 15 'i arasında Kerbela'nı Şahı Hz.Üseyin için toplam 12 gün yası matem tutulacak...
Hak Muhammed Ali, Ehlibeyt'in yası matemlerini layıkıyla tutmayı nasip etsin.
***
Muharrem Yası aynı zamanda, Emevi anlayışının yakamızı hiç bırakmayan izlerini de hatırlamamıza neden olmakta. Kerbela'da akan kan Hz.Üseyin'in ve Ehlibeyt'inin mübarek kanı. İslam olduğunu söyleyip Muharrem Yasını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu anlayış aynı zamanda peygamber yolunda olduğunu ifade etmekte ama Kerbela, İmam Üseyin, Yas gibi değerleri duyduğunda bu gerçekleri yok saymakta,inkar etmektedir !..
Kendilerine ve ailelerine reva görmedikleri her şeyi Hz.Üseyin ve Muharrem mevzu bahis olduğunda zıttını yapmaktadırlar.
Her insanın doğum ve ölüm tarihi sabit ve belli bir gündür. Her yıl değişmez, değişemez. Atatürk'ün gayba girdiği tarih nasıl 10 Kasım ise ve bizler her yıl aynı tarihte yüce Ata'mızı saygıyla anıyorsak bu durum Hz.Muhammed, Hz.Üseyin ve Ehlibeyt'i için de geçerlidir.
Emevi anlayışının hüküm sürdüğü ve bununla beraber o Emevi'nin şekillendirdiği yalancı tarihi bir kenara koyarsak; dünyanın hiçbir coğrafyasında bir kişinin şehit edildiği tarih ve yası her yıl 10 gün öne çekilerek farklı tarihlerde anma yapılmaz. Hz.Üseyin'in şehit edildiği tarih belli bir gündür ve bundan dolayı her yıl aynı tarihte yas tutulmaktadır.
Hz.Üseyin'in yası 4-15 mart tarihleri arasında toplam 12 gündür.
Kendi cenazesi için her sene "Yıl lokması" yapan ölen canını anan, her yıl aynı tarihte doğum gününü kutluyan ama Hz.Üseyin gibi dedesi Hz.Muhammed Mustafa'nın yolunda, O'nun Hakikat Kur'an'ı için mübarek başını veren Hz.Üseyin'e ve Ehlibeyt'e geldi mi mantıksız davranan iki yüzlü,vizdansız bir toplum ile karşı karşıyayız.
Canımızı yakan sadece bu tarih meselesi de değil. Aşure çorbalarının kapı kapı dağıtılması ve sokak ortalarında, siyasilerin,belediyelerin panayır havasına soktuğu Aşure dağıtımları da canımızı yakmaktadır.
Hiçbir cenazenin lokması kapı kapı dağıtılmaz !.. Annesinin,babasının,kardeşinin,eşinin cenaze lokmasını sokak ortalarında, elde tabak,tencere konuya komşuya dağıtan var mı?
Kerbela'nın Şahı Hz.Üseyin'in cenaze lokması, Aşure çorbası neden sokaklarda, neden kapı kapı dağıtılıyor?
İnsanların kendi aile fertlerine reva görmediğini Hz.Üseyin'e yapmaları hem haksızlık hem saygısızlık hem de vicdansızlıktır.
Pirimiz Zöhre Ana ’Bizim tuttuğumuz Oruç değil, Yas’tır.’ demektedir. Bu yas gönül yasıdır. Bu yas Ehlibeyt'in bitmeyen yasıdır. Sadece ağız bağlanarak tutulmaz...
***
Hak Muhammed Ali tüm Ehlibeyt dostlarının yası matemlerini tekrardan kabul etsin... Saygılar...
Yerin göğün ve tüm tabiatın yas tuttuğu, Erenlerin gayba göçtüğü, Ehlibeytin karalar büründüğü yaslardayız..
İnsanlık dışı eziyetlere rağmen , çile ve işkencelere boyun bükmeyen , canını kanını ve mübarek başını Hak yoluna feda eden can cömerdi Şahımız İmam Üseyin'in yası matemi ..Hak Muhammed Ali niyetlerimizi kabul eyler inşallah..
Gerçekleri bizlere bildiren Pirimiz Zöhre Ana'mızın yolundayız, izindeyiz.... Son nefesimize kadar Zöhre Ana'mızın öğrettiği şekliyle inanç ve ibadetlerimizi yerine getirebilmeyi,özlerimizi bağlayıp gözyaşlarımızla yaslarımızı tutabilmeyi Yüce Allah'tan diliyorum.. Pir Zöhre Ana'mıza ve tüm Erenlere aşk ile niyaz eylerim..