3. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var BirinciBirinci 12345 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 21 ile 30 ve 51

Konu: Zöhre Ana'nın insanlara gönderilme amacı nedir?

  1. #21
    Üyemiz NAİDE ARSLAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-03-2008
    Bulunduğu Yer
    istanbul
    Mesajlar
    208
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    ben anamın hak muhammet ehlibeyit yolunu bizlere doğrularıyla alinin nuru ışığıyla bizlere aydınlatmaya yaymaya gönderildiğini ve bizlerinde bu ışıktan bu yoldan şaşmamamız gerektiğine inanınıyorum

  2. #22
    Üyemiz sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    19-08-2008
    Bulunduğu Yer
    çorum- sungurlu
    Yaş
    54
    Mesajlar
    269
    Ettiği Teşekkür
    1
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    13

    Standart

    dertlilere derman,umutsuzlara umut karanlıklara ışık olmaya geldi iyiki geldi pirim allah başımızdan eksik etmesin gelmiş geçmiş tüm evliyalar pirimin yardımcısı olsun

  3. #23
    Üyemiz haticetül kübra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-02-2008
    Bulunduğu Yer
    Adana
    Yaş
    34
    Mesajlar
    221
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    insanlara gönderilme amacı nedir buna pek akıl erdiremeyecegim ;ama bu 2oldu rüyamda görüyorum yas-ı matemi çekmiyorum oruç tutmuyorum bir mesaj mı vermeye çalışıyo bana bugün ruh gibi dolaşıyorum ne dersiniz bu işe arkadaşlar

  4. #24
    Gerçegin Sesi Ali doğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    22-02-2009
    Yaş
    38
    Mesajlar
    305
    Ettiği Teşekkür
    1
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    pirimizin dünyaya gelmesi insanlara ışıgını yayması evliyaların hiç bir zaman
    ölmediyini insanlara göstermesidir evliyalar hiç bi zaman ölmez ama hala insanlar gerçekleri görmüyor dünyada bir pirin var oldugunu görmezden geliyor gerçeyimize sahip çıkalım
    benim babam gırtlak kanseriydi çok şükür pirimiz şahımızdan zöhre anamızdan aldı
    şifasını iyileşti allah başımızdan eksik etmesin
    pirimizi şahımızı

  5. #25
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    45
    Mesajlar
    2.499
    Ettiği Teşekkür
    31
    43 mesaja 47 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    Alıntı: Sibele
    pir sultan bu gün yaşasa benim için ne anlam ifade ederdi bilmiyorum yaşamadan bilinmez ama şu anda pir sultan abdal benim için değerli sözü özü bir deyişlerini keyifle okuduğum sözlerini çok anlamlı ve doğru buldugum sonderece saygıdeger bir alevi önderi ama benim pir sultan abdal inanışım diğer aleviler gibi değil yani ilahi bir şahsiyet olarak görmüyorum sırf pir sultan abdalı değil hiç kimseyi görmüyorum allah dışında bütün insanlar sadece insandır kimisinin farklı güçleri veya özellikleri olabilir özel ve seçilmiş insanlar olabilirler ilah gibi görmemi gerektirmez saygı duyar takdir ederim ama tapınmam yani gönül gözümden önce mantık gözüyle bakarım umarım demek isteiklerimi yanlış ifade etmemişimdir biraz karışık oldu ama anlayacağınıza inanıyorum saygılar.
    ---------------


    Sevgili Sibel,
    Mümkün ise senin o mantığından biraz faydalanabilirmiyim acaba?
    Şu soracağım sorulara mantıklı bir yorum yapmanı rica edeceğim;

    Görmediğin bir Allah’a inanmanın mantıklı bir açıklamasını yapabilirmisin bizlere?

    Eğer doğduğundan bu yana ailen sana hayır Allah diye bir şey yoktur,deseydi yine bugün Allah’a inanıyor olabilirmiydin? Yani acaba seni bu inanca yönelten mantığın mı yoksa ailenin veya çevrenin veya toplumun bıraktığı hazır bir miras mı?

    Eğer Peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında yaşamış olsaydın, daha peygamberimiz Allah’ın varlığından haber vermemiş olsaydı, Farz edelim ki sende o zaman putlara tapanlardan olsaydın, sen hangi mantığınla Allah’ın varlığını görecektin?

    Sırf Allah dışındaki herkesi yalnızca insan olarak görüyorsan, Peygamberi de bir insan olarak görüyorsundur. Bu durumda herhangi bir insandan biri olan peygamberimizin Allah’ın elçisi olduğuna nasıl inanacaktın. Yani o sırada başka bir insan da hayır gerçek tanrı bir tane değil birkaç tanedir deseydi. Hangisine inanacağına hangi mantıkla karar verecektin?

    Peki Allah peygamberleri ve evliyaları kendi yüceliğine rağmen, Kendisinin yaradan olmasına rağmen muhatap alıp kendi huzuruna alıp onları kendi huzuruna layık görüyorsa, onlarla muhabbet kuruyorsa, biz sıradan insanların o mübareklere daha bir aşk ile bağlanıp, muhabbetler kurmamız gerekmez mi? Bu durum da onları görmezlikten gelmek, onları basit sıradan insanlar gibi görmek ne kadar mantıklı olur?

    Şimdi evliyaları ilahlaştırmam diyorsun. Yalnızca ilah Allah’tır diyorsun.
    Peki Allah her şeyi tek görendir, bilendir, geleceği tek görendir, geçmişi bilendir, her türlü şifayı tek verendir, vs… diye şimdiye kadar bizlere hep anlatıldı. Eminim sen de buna inanıyorsundur.
    Ancak bugünde bu anlatılanların aynısını Zöhre Ana’dan görüyoruz. Bunların neler olduğunu çoğu yerde yazdık. Sende bunların çoğunu okumuşsundur. Acaba bunun mantıklı açıklaması nedir? Bu durumda Allah’ın yalnız mucizelere sahip olması gerekirken, aynı mucizeleri bir insanın vermesi O Allah’ın varlığına ve birliğine şüphe getirmezmi.? Tabi evliyaları sıradan bir insan olarak görürsek.

    Ancak evliyalar Allah’ın birer vekilleri dersek bu durumda mantıken bu Allah’ın varlığını ve birliğini daha şüphe götürmez kılmaz mı?
    Bunlara Allah’ın vekilleri veya elçileri desek, her dediklerine inanıp, kabullenmemiz gerekmez mi?

    Mevlananın şu güzel sözleri ile ilgili mantıklı bir açıklama yapabilirmisin?

    -Elini Pir’den başkasına verme; onun elini tutan Allah’tır.” Mevlana

    Allah ile oturup kalkmak isteyen kişi, veliler huzurunda otursun. Velilerin huzurundan kesilirsen helak oldun gitti.” Mevlana

    -“Can gözü açık olan Pir, aklı kıt olana göstermek için, akılla anlaşılan inciyi gözle görülür bir hale getirdi.” Mevlana

    Evet sevgili Sibel zorla bakalım biraz mantığını… Yok öyle tembellik. Hemen hazıra konup ben yalnız Allah’a inanırım demek yok öyle… Kolay gelsin…
    Konu adgan tarafından (06-03-2009 Saat 21:06 ) değiştirilmiştir.
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  6. #26
    Kıdemli Üyemiz sibele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-01-2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    700
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sevgili Sibel,
    Mümkün ise senin o mantığından biraz faydalanabilirmiyim acaba?
    Şu soracağım sorulara mantıklı bir yorum yapmanı rica edeceğim;
    sevğili adgan ben cevaplar veririm ama siz mantıklımı bulursunuz mantıksızmı bilemiyorum aynı şeylere inanmadığımız için muhtemelen size mantıklı gelmeyecektir zaten sorarken bile sibel konuşsun ben az dalga geçeyim diye sormuş gibisiniz
    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Görmediğin bir Allah’a inanmanın mantıklı bir açıklamasını yapabilirmisin bizlere?
    aşk da görünmez hissedilir yaşanır ve hiç bir allahın kuluda bu duyguyu inkar edemez mantıklı bir açıklaması yoktur çünkü aşkın mantığı olmaz başlı başına bir mantıksızlıktır bir yaratıcının oldugunu bilmek için onu gözle görmek gerekmez sadece dünyayı düşünelim bunu bir insanın yapabilme ihtimali varmı hayatı bütün bu düzeni bir insan saglayabilirmi hayır bütün bunları düşündüğün zaman yaratıcının olması mantıklı geliyor

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eğer doğduğundan bu yana ailen sana hayır Allah diye bir şey yoktur,deseydi yine bugün Allah’a inanıyor olabilirmiydin? Yani acaba seni bu inanca yönelten mantığın mı yoksa ailenin veya çevrenin veya toplumun bıraktığı hazır bir miras mı?
    ailem beni ve altı kardeşimi aynı şekilde yetiştirdi ama kardeşlerimden bir tanesi ateist neden acaba kendi kararımı yoksa ailem özellikle onu öylemi yetiştirdi?
    ayrıca benim ailem ve çevrem sünni inanışa göre yetişmiş insanlarla doludur hz ali ismini bile duymamışımdır peygamberin hz muhammed kitabın kuran mezhebin ebu hanifi diye ögrettiler bana ama ne garip bir durumdur ben bunların hiç birine inanmıyorum oysa 16-17 yaşlarına kadar kuran kurslarına gitmiş namazını kılmış ramazan orucunu tutmuş son derece dindar biriydim ailemden miras kalmış olsa dindar olmam gerekmezmiydi?

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eğer Peygamberimiz Hz. Muhammed zamanında yaşamış olsaydın, daha peygamberimiz Allah’ın varlığından haber vermemiş olsaydı, Farz edelim ki sende o zaman putlara tapanlardan olsaydın, sen hangi mantığınla Allah’ın varlığını görecektin?
    yaşamadığım birşeyi bilemem ne desem boş belki müslümanlığı kabul etmeyecektim zaten bana çok fazla hitap eden bir inanış şekli değil muhtemelen kendime en yakın bulduğum inanışı seçerdim allaha inanırmıydım bilmem mantıklı geliyorsa inanırdım herhalde ama bana ögretilen müslümanlıga kesinlikle inanmaz kabul etmezdim çünkü benim dünya görüşüme aykırı buluyorum

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sırf Allah dışındaki herkesi yalnızca insan olarak görüyorsan, Peygamberi de bir insan olarak görüyorsundur. Bu durumda herhangi bir insandan biri olan peygamberimizin Allah’ın elçisi olduğuna nasıl inanacaktın. Yani o sırada başka bir insan da hayır gerçek tanrı bir tane değil birkaç tanedir deseydi. Hangisine inanacağına hangi mantıkla karar verecektin?
    yukarıdaki cevabım bunun içinde geçerlidir o günün şartlarında ne mantıklı geliyorsa onu seçerdim
    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peki Allah peygamberleri ve evliyaları kendi yüceliğine rağmen, Kendisinin yaradan olmasına rağmen muhatap alıp kendi huzuruna alıp onları kendi huzuruna layık görüyorsa, onlarla muhabbet kuruyorsa, biz sıradan insanların o mübareklere daha bir aşk ile bağlanıp, muhabbetler kurmamız gerekmez mi? Bu durum da onları görmezlikten gelmek, onları basit sıradan insanlar gibi görmek ne kadar mantıklı olur?
    allah kiminle konuşur evliya yada pirlerin allah katında yerleri nedir bilemiyorum allah onlarla konuşuyormu onuda bilemem diyelimki öyle konuşuyor onlar allahın sevğili kulu saygı duyarım normal insandan farlı görmem içinde farkına bizzat şahit olmam gerekir sizinde dediğiniz gibi görmedğim birşeye nasıl inanabilirim
    ayrıca evliyalarda allahın bir kulu değilmidir allaha eş tutup önünde secde etmek doğrumudur bunun mantığı nedir hakka niyaz diyorsunuz hakkın kendine niyaz dururken neden kuluna niyaz edesinizki?


    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şimdi evliyaları ilahlaştırmam diyorsun. Yalnızca ilah Allah’tır diyorsun.
    Peki Allah her şeyi tek görendir, bilendir, geleceği tek görendir, geçmişi bilendir, her türlü şifayı tek verendir, vs… diye şimdiye kadar bizlere hep anlatıldı. Eminim sen de buna inanıyorsundur.

    Ancak bugünde bu anlatılanların aynısını Zöhre Ana’dan görüyoruz. Bunların neler olduğunu çoğu yerde yazdık. Sende bunların çoğunu okumuşsundur. Acaba bunun mantıklı açıklaması nedir? Bu durumda Allah’ın yalnız mucizelere sahip olması gerekirken, aynı mucizeleri bir insanın vermesi O Allah’ın varlığına ve birliğine şüphe getirmezmi.? Tabi evliyaları sıradan bir insan olarak görürsek.

    bunlar sizin söylemleriniz ben herhangi bir mucizesine şahit olmadım allahla eş tutulması için zöhre ananın hiç sıkıntı çekmeden hastalanmadan alalhtan şifa beklemeden yaşaması daha üstün özelliklere sahip olması gerekmezmi? insanlara şifa dagıtmak için bile allaha ihtiyaç duyması anaormal değilmi?
    allaha göre milyarda bir mucizelere sahip olan zöhre anayı allahla eş tutmak duğrumu?bunun neresi mantıklıdır söylermisniz zöhre anayla aynı özellikleri taşıyan bir sürü insan olabilir bunlar üstün yeteneklerdir bence allah tarafından onlara bahşedilmiş değerler için onlara değil allaha şükretmek gerekmezmi?



    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ancak evliyalar Allah’ın birer vekilleri dersek bu durumda mantıken bu Allah’ın varlığını ve birliğini daha şüphe götürmez kılmaz mı?
    Bunlara Allah’ın vekilleri veya elçileri desek, her dediklerine inanıp, kabullenmemiz gerekmez mi?
    ben allahın elçileri olarak görmüyorum şimdiye kadar evliya falan görmedim diyelimki zöhre ana evliyadır allahın vekilidir zöhre anayı gördüğüm için örnek veriyorum allahın vekili yezit şu bu diye ayrım yapmamalı ama zöhre ana yapıyor allahın vekili insanlar hakkında kötü konuşmamalı oysa zöhre ana konuşuyor allahın vekili kimseye beddua etmemeli oysa zöhre ana ediyor buna benzer bir çok şey kısacası ben bir evliyadan mücizeden fazlasını beklerim o kadar mükemmel olmalı ki ben ona kusur bulmamalıyım agzından çıkan her söze kayıtsız şartsız inanmalı ve helal olsun çok haklı doğu demeliyim bunlar olmadan zöhre ana bebek vermiş hastalığı iyi etmiş yada şu bu bunlar benim bir evliyada aradığım nitelikler değil insan üstü mükemmelliğe sahip olmalı.



    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mevlananın şu güzel sözleri ile ilgili mantıklı bir açıklama yapabilirmisin?

    -Elini Pir’den başkasına verme; onun elini tutan Allah’tır.” Mevlana


    Allah ile oturup kalkmak isteyen kişi, veliler huzurunda otursun. Velilerin huzurundan kesilirsen helak oldun gitti.” Mevlana


    -“Can gözü açık olan Pir, aklı kıt olana göstermek için, akılla anlaşılan inciyi gözle görülür bir hale getirdi.” Mevlana


    Evet sevgili Sibel zorla bakalım biraz mantığını… Yok öyle tembellik. Hemen hazıra konup ben yalnız Allah’a inanırım demek yok öyle… Kolay gelsin…
    mevlanın sözleri için yorumum yok pirleri övüyor işte mantığımı zorladım daha fazla basmıyo tatmin olmuşsunuzdur umarım sevgiler
    Konu sibele tarafından (07-03-2009 Saat 00:33 ) değiştirilmiştir.
    Eğer ikrar ile yola gidersen
    Müminin gözünde duman gerekmez
    Hak için sil süpür gönlün evini
    Yükün gevher ile saman gerekmez

    Ali dedikleri bir ulu kişi
    Elinde var idi hüneri işi
    Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
    Sana ondan gelen iman gerekmez

    Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
    Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
    Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
    Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.

  7. #27
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    45
    Mesajlar
    2.499
    Ettiği Teşekkür
    31
    43 mesaja 47 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    [quote=sibele;56118]sevğili adgan ben cevaplar veririm ama siz mantıklımı bulursunuz mantıksızmı bilemiyorum aynı şeylere inanmadığımız için muhtemelen size mantıklı gelmeyecektir zaten sorarken bile sibel konuşsun ben az dalga geçeyim diye sormuş gibisiniz

    Sevgili Sibel, seninle niye dalga geçeyim. Benim tek amacım öncelikle seninle bir beyin cimnastiği yapmak, sonra da senin kendi mantığınla kendi burnunun dikine gitmeni engelleyip, birazcık gayret edip bazı araştırmalarda bulunup, bizim yazıp çizdiklerimiz doğrultusunda başka gerçekler var mı? diye bir çaba içine girmeni sağalamaktır.

    aşk da görünmez hissedilir yaşanır ve hiç bir allahın kuluda bu duyguyu inkar edemez mantıklı bir açıklaması yoktur çünkü aşkın mantığı olmaz başlı başına bir mantıksızlıktır bir yaratıcının oldugunu bilmek için onu gözle görmek gerekmez sadece dünyayı düşünelim bunu bir insanın yapabilme ihtimali varmı hayatı bütün bu düzeni bir insan saglayabilirmi hayır bütün bunları düşündüğün zaman yaratıcının olması mantıklı geliyor

    Elbetteki bu düzeni ne sen ne de ben sağlamış olabiliriz. Elbetteki bir yaratıcı var bu yaratıcının da bizim olamıyacağımız kesindir. Ancak asıl benim sormak istediğim Yaratıcının nasıl özelliklere sahip olduğu ve de bizden neler istediğini nasıl Onu görmeden nasıl anlayabiliriz? Onu da aşk gibi hisederim deme sakın... Yani Yaratıcı kendini yarattıklarına nasıl bildirip göstermiştir. Onun elçileri bize ilim, keramet, mucize göstermeselerdi, bizler Allah'ın nasıl bir ilme, keramet ve mucizelere sahip olduğunu nerden bilecektik. Onun tek olduğunu nasıl kabullenecektik. Belki o zaman Allahın da bizim gibi annesi babası ve çocukları olabnileceğini düşünemezmiydik? Eğer bu gün böyle düşünemiyorsak, Allah birdir diyorsak, bu kimlerin sayesindedir sence?


    ailem beni ve altı kardeşimi aynı şekilde yetiştirdi ama kardeşlerimden bir tanesi ateist neden acaba kendi kararımı yoksa ailem özellikle onu öylemi yetiştirdi?
    ayrıca benim ailem ve çevrem sünni inanışa göre yetişmiş insanlarla doludur hz ali ismini bile duymamışımdır peygamberin hz muhammed kitabın kuran mezhebin ebu hanifi diye ögrettiler bana ama ne garip bir durumdur ben bunların hiç birine inanmıyorum oysa 16-17 yaşlarına kadar kuran kurslarına gitmiş namazını kılmış ramazan orucunu tutmuş son derece dindar biriydim ailemden miras kalmış olsa dindar olmam gerekmezmiydi?

    Dikkatli okuyacak olursan soruda yanlız ailen dememişim, çevre ve toplumdan da bahsetmişim. Yani demek istediğim mantığın değil seni yönlendiren ailen çevren ve toplumdur. O topluma da bunları bildiren Allah elçileridir. Tabi belli dönemlerde... Eğer ki bir adada tek başına varolsaydın Allah'ın, peygamberin, kitabın varlığından mantığınla haberdar olacakmıydın?


    yaşamadığım birşeyi bilemem ne desem boş belki müslümanlığı kabul etmeyecektim zaten bana çok fazla hitap eden bir innaış şekli değil muhtemelen kendime en yakın bulduğum innaışı seçerdim allaha innaırmıydım bilmem mantıklı geliyorsa inanırdım herhalde ama bana ögretilen müslümanlıga kesinlikle inanmaz kabul etmezdim çünkü benim dünya görüşüme aykırı buluyorum

    Evet müslümanlık diye bazı insanların yazıp çizdikleri var. O mantıklı gelmiyor diyorsun. Benim kendi dünya görüşüme aykırı diyorsun. Ancak şunu da kabul etmelisin ki eğer ki evlliyalar gelip de gerçekleri haykırmasaydı, bu bahsedilen müslümanlk karşısında gerçek müslümanlığı haykırmasalardı, şimdi belki de sen başka bir inançtan habersiz olacağından o inanmam dediğin müslümanlığın etkisinde kalmış ona inanıyor olabilirdin...

    Allah kiminle konuşur evliya yada pirlerin allah katında yerleri nedir bilemiyorum allah onlarla konuşuyormu onuda bilemem diyelimki öyle konuşuyor onlar allahın sevğili kulu saygı duyarım normal insandan farlı görmem içinde farkına bizzat şahit olmam gerekir sizinde dediğiniz gibi görmedğim birşeye nasıl inanabilirim
    ayrıca evliyalarda allahın bir kulu değilmidir allaha eş tutup önünde secde etmek doğrumudur bunun mantığı nedir hakka niyaz diyorsunuz hakkın kendine niyaz dururken neden kuluna niyaz edesinizki?

    Sevgili Sibel, Allah peygamberlerle evliyalarla konuşmuyorsa, Kur-an nasıl insanlara ulaştı? Acaba peygamberler kafadan mı uydurdular?

    Evliya sen ve ben gibi Allah'ın sıradan bir kulu değildir. Evliya Allah'ın ilim, ışık, keramet ve mucizelerinin insana ete kemiğe bürünüp gösterildiği şeklidir. Yoksa Allah'ın varlığı birliği, bizden istediği doğruları ve güzellikleri nasıl bilecektik? Eğer onlar sıradan insanlar ise bizler neden onların gösterdiği kerametleri gösteremiyoruz. Ayrıca aşağıda mevlananın sözlerinden de Pirlerin ne olduğu açık değil mi?

    Mevlananın dediği gibi Pirlerin eli Allah'ınelidir. Bu durumda o elleri öpüp niyaz etmek yine Allah'a niyaz edilmiş sayılmaz mı? Çünkü o eller Kur-an'ı Allah'tan alıp sana getiren ellerdir. O gözler Allah'ı görmüş gözlerdir. O dil ALLAH ile söyleşmiş dillerdir...

    bunlar sizin söylemleriniz ben herhangi bir mucizesine şahit olmadım allahla eş tutulması için zöhre ananın hiç sıkıntı çekmeden hastalanmadan alalhtan şifa beklemeden yaşaması daha üstün özelliklere sahip olması gerekmezmi? insanlara şifa dagıtmak için bile allaha ihtiyaç duyması anaormal değilmi?
    allaha göre milyarda bir mucizelere sahip olan zöhre anayı allahla eş tutmak duğrumu?bunun neresi mantıklıdır söylermisniz zöhre anayla aynı özellikleri taşıyan bir sürü insan olabilir bunlar üstün yeteneklerdir bence allah tarafından onlara bahşedilmiş değerler için onlara değil allaha şükretmek gerekmezmi?

    Sen gelip tanımaya çalışmadığı için görmemişsin. Farz edelim ki gekip gördün doğru söylediğimizi anladın, o zaman fikrin değişecek mi?
    Allah'a eş tutmak konusuna gelince; Ben Zöhre Ana'dan bir gördüklerimi söylüyorum. Bir de bütün Hak dinlerde Allah için kabul edilenleri söyledim. Bu durumda sence ne demek lazım? Ayrıca yetenek farklıbir şey, Hak için söylenen özellikleri taşımak ayrı bir şey...

    Evliyaları hastalanması konusuna gelince; eğer Allah isteseydi, kendini apaçık belli eder, hiç bir inançsız kalmazdı. Ancak sende kabul edersin ki bu yaratılış felsefesine ters bir durum olurdu. Allah'ın istediği gösterdiği ilim, keramet , mucizelerle insanlar kendi hür iradeleri ve aklıyla kendini görsün. Kendi ilim, keramet ve mucizelerini de evliyalar aracılığıyla insanlara göstermiştir. Dolayısıyla evliyalar da kendini açık olarak göstermiş olsalardı bu da yaratılış kanununa ters olurdu. Bunun önüne geçmek için aynen sıradan insanların sürdürdüğü bir yaşam tarzı sürdürerek kendini bir miktar gizler. Çünkü Gizlilik Yaratıcıya mahsustur. Bu nedenle de hastalık ve ölüm gibi goğal olayları aynı insanlar gibi yaşarlar. Sırf kendini belli etmemek adına. Sadece keramet ve mucizelerle kendilerini bir nevi belli ederler. O da insanları Allah'tan haberdar etmek içindir...


    ben allahın elçileri olarak görmüyorum şimdiye kadar evliya falan görmedim diyelimki zöhre ana evliyadır allahın vekilidir zöhre anayı gördüğüm için örnek veriyorum allahın vekili yezit şu bu diye ayrım yapmamalı ama zöhre ana yapıyor allahın vekili insanlar hakkında kötü konuşmamalı oysa zöhre ana konuşuyor allahın vekili kimseye beddua etmemeli oysa zöhre ana ediyor buna benzer bir çok şey kısacası ben bir evliyadan mücizeden fazlasını beklerim o kadar mükemmel olmalı ki ben ona kusur bulmamalıyım agzından çıkan her söze kayıtsız şartsız inanmalı ve helal olsun çok haklı doğu demeliyim bunlar olmadan zöhre ana bebek vermiş hastalığı iyi etmiş yada şu bu bunlar benim bir evliyada aradığım nitelikler değil insan üstü mükemmelliğe sahip olmalı.

    Sevgili Sibel, Zöhre Ana'yı toplasan kaçkere gördün. Ve ne kadar tanımaya çalıştın ki evliyalığını göresin. Benim de sana kafayı takmam bu yüzden zaten. Akıllı bir insansın. Gelip tanıyıp bazı gerçekleri görmeyi hakkedecek bir insansın(sakın şımarma)...

    Zöhre Ana'nın kimseyi ayırt ettiği yok. Herkese kapısı açıktır. Nitekim o kapıda gönüllü hizmet eden sünni insanlar bile var... Yeter ki insanlar saygılı bir şekilde, temiz duygularla gelsin...

    Zöhre Ana bazı insanlar hakkında kötü kanuşmasımda ne yapsın. İyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış demenin neresi yanlış...
    Adam gerici ise Alevi düşmanı ise, Zöhre Ana'ya atıp tutuyorsa, eğriye doğru diyorsa, o adama yezit demiyecen de ne diyeceksin. Zöhre Ana kapısına şifa için saygılı gelen sünni veya yabancı diğer insanlara niye yezit demiyor.

    Yani peygamberimiz kendine inanmıyan putperest kafirlere başka bir isimle mi çağırmıştır...

    mevlanın sözleri için yorumum yok pirleri övüyor işte mantığımı zorladım daha fazla basmıyo tatmin olmuşsunuzdur umarım sevgiler

    Mevlananın o sözlerinde çok derin manalar var. Boş verme. Bence mantığın yerine o pirlerin sözlerine kulak assan daha iyi olacak... Mantık insanı her zaman doğru yere götürmez. Çünkü mantık bilgiyle şekillenir. Eğer edindiğin bilgiler yanlış bilgiler ise sonucunu tahmin edersin... Onun için gerçek bir pir ışığında hareket etmenin kimsye zararı olmayacağı gibi bir sürü faydası olacaktır. O Pir de bugün Zöhre ANA'dır...

    Sağlıcakla kal...
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  8. #28
    Forum Tiryakisi Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İzmir
    Yaş
    54
    Mesajlar
    3.343
    Ettiği Teşekkür
    18
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    44

    Standart

    Sevgili canlar pirler olmasaydı Allah'da olmazdı.

    Çünkü onun varlığını ilk elden bilenler Adem, Havva ve onların çocuklarıydı.
    Hatta o zaman bile nefsine uyanlara Mikail ışık oldu, rehber oldu.
    Allah, (bir yaşamı da Hz. hüseyin olan) Mikail'de tecelli ederek, gerçeği apaçık bildirdi. Allah'ı bilmek için pir'e ihtiyaç vardır.

    Ben Gökçe Dede'yim bildirem sözü
    Allah'a ayandır kulların özü
    Ameli kötüyse karadır yüzü
    Hihmeti Pir'inden söz olmadıkça.(178)

    Sen ne dersen de yaradan Allah
    Ahmed'i Mehmed'i kandırın vallah
    Ahrete gözlerin amedir billah
    Hakikat şahidin Şah olmadıkça.(178)

    İnsanlar yaradılıştan beri ikiliğe düşmüşler, bu yüzden dünyayı cehenneme çevirmişlerdir. Allah, dağılan insanları yeniden bir araya getirmek için de evliyalarını göndermiştir. Bu gün Türk Milleti diye bir kavram varsa bunu Yüce Pirlerimize borçluyuz. Birlik olmak için de evliyalara muhtacız.

    Şah Hüseyin İmam Hasan babası
    Fatıma Zöhre'nin haktır duası
    Şeytanda gezenler bulur belası
    İkilik yolunda bir olmadıkça.(178)

    Gelin ey dostlarım birlik olalım
    İki cihan selverinden soralım
    Sorulur sorgular darda duralım
    Mürşüdi Kamil'e kul olmadıkça.(180)

    Dört kitap yazılı kalemi kimdir
    Kuran'ı okuyor Muhammed mimdir
    Erenler cem eder İmam Ali'dir
    Toplanıp başına yar olmadıkça.(182)


    Ölüm, insnların hiç istemedikleri ancak yenemedikleri bir fenomendir. Ölümden sonra hayatın ne olduğu konusunda çeşitli fikirler üretmişler. Bazı toplumlar cesedi yakarken, bazı toplumlar ise cenazenin yanına şahsi eşyalarını, sevdiği insanları dahi beraber gömmüşlerdir. Öbür dünyanın var olduğu, iyilik ve kötülüğün sorgulanacağı inancını da biz evliyalarımızın verdiği bilgilere borçluyuz.

    Birer birer gidiyorlar gidenler
    Dünya malıynan inkar ölenler
    Kahkaha atarak keyifli gülenler
    Şeytana tapmıştır öz olmadıkça.(180)

    İşinen gücünen oyalar adam
    Kazma kürek getir toprağı kazam
    Malını mülkünü sırtına saran
    Şefaatın alamaz pir olmadıkça.(178)

    Gelen pirler topluma bu hizmeti vererek ömür tüketirken, bu yolda emek verenleri de yad etmişler ve kendilerinden sonra gelen Hak Erenlerini de bildirmişlerdir. Toplum, bu sürekliliği idrak ederek gelmiş ve gelecek tüm evliyaları hak bilmiş, etrafında toplanmışlardır.

    Kazım, Musa, Rıza Gökçe'nin dili
    Çok şükür Zöhre Ana zikreder bizi
    Daşlarsa dervişi karadır yüzü
    Gelemez Ermiş'e yol olmadıkça.(180)

    Ben Gökçe Dede'yim gidem Yemen'e
    Şimdi ders veriyom Zöhre geline
    Go gıybeti dervişime ederse
    Pisliktir mayası bal olmadıkça.(181)


    Alevi toplumundan gelen bu evliyaların nefeslerini şiir olarak okuyup geçebilirsiniz. Ancak bu tavırla büyük bir gerçeği teğet geçmiş olursunuz. Bunu bilerek de tercih etmiş olabilirsiniz. Fakat pirlerimizin bu emeklerini inkar edemezsiniz. Çalıştığınız bir günlük yövmiyeniz dahi verilmese isyan edersiniz. Hakkınız yense hukuka müracaat edip hakkınızı ararsınız. Kuruşunuzu kimseye haksız yere yedirmek istemezsiniz. Bu en doğal hakkınızdır.
    Bir de pirlerimizi düşününüz. "İnsanlık" yolunda topluma ışık olmak için çileli bir ömür sürmüşlerdir. Bundan hiç gocunmamışlardır. Tek zenginlikleri canlarla beraber paylaştıkları sofraları olmuş. Tek boyun eğdikleri Hz. Ali olmuş. Sultana, padişaha, şeyhülislama boyun eğmemişler. İnsanlara doğru bildikleri yolda sonunda canlarını feda ederek hakkın varlığını ve birliğini ispat etmişlerdir. O nedenle onların nefeslerini öğretmeni dinler gibi, ders çalışır gibi okursanız bir çok gerçeğin ayan beyan gözünüzde canlandığını göreceksiniz.
    Bu kadar fedakarlık ve can cömertliği tarih boyunca her toplumda bilinirken, pirlerimizin bizden talepleri olması, ahde vefa beklemeleri doğal değil midir?

    Yüklediler bize bu yolun yükü
    Kerbela ilinde pirimin kürkü
    Kurnazlık yaparsan urufun tilki
    Keremi Beytullah'tan yol olmadıkça.(182)

    Pirini bilmezse sıfatı köpek
    Mayası bozuktur vallaha gerek
    Dünyaya doğmuştur ufacık bebek
    Dönüşü bulunmaz git olmayınca.(182)

    Bu yolu bilenler neylesin bizi
    Kafirlik yaparsanız seçerler sizi
    Muhammed Mustafa Ali'nin sözü
    Allah'tan kalemin yaz olmadıkça.(182)



    Alıntı yaptığım nefesler Gökçe Dede'ye aittir.
    Zöhre Ana'nın "mehtaptaki Erenler" kitabında bulunmaktadır.

    GÖKÇE DEDE:
    Halk dilinde Gökçe Dede olarak bilinen evliyanın gerçek adı da Gökçe'dir. Birinci türbesi Hasanoğlan- Kırıkkale'de, ikinci türbesi Kerem Baba- Kırklareli'nde, üçüncü türbesi Gökçe Dede Çorum- Buğet Köyü'nde, dördüncü türbesi Işık Baba- Tarsus'tadır.
    Bildiren: Zöhre Ana
    Konu Dogan tarafından (07-03-2009 Saat 08:42 ) değiştirilmiştir.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  9. #29
    Kıdemli Üyemiz sibele - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    27-01-2008
    Yaş
    40
    Mesajlar
    700
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Sibel, seninle niye dalga geçeyim. Benim tek amacım öncelikle seninle bir beyin cimnastiği yapmak, sonra da senin kendi mantığınla kendi burnunun dikine gitmeni engelleyip, birazcık gayret edip bazı araştırmalarda bulunup, bizim yazıp çizdiklerimiz doğrultusunda başka gerçekler var mı? diye bir çaba içine girmeni sağalamaktır.

    sevgili adgan tamam biraz sabit fikirliyim ama o kadar da değil acaba larım herzaman vardır ve olacaktırda hayat öyle bir şeyki hergün yeni bir doğru buluyorsun hergün yeni birşeyler keşfediyorsun zaten bunları yapamıyorsan yerinde sayıyor dünyaya kör bakıyorsundur ben hep diyorum belki doğrusu sizin yaptığınız yanlış benimki kimbilir belki benim yaptığım doru bunların hiç biri benim için kesinlik kazanmış değil kim bilir belki bir gün bende doğruyo bulurum ben zöhre anayı ziyarete geldiysem bunun başlıca sebeplerinden biri acaba başka gerçekler varmı çabasında olmamdandır



    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Elbetteki bu düzeni ne sen ne de ben sağlamış olabiliriz. Elbetteki bir yaratıcı var bu yaratıcının da bizim olamıyacağımız kesindir. Ancak asıl benim sormak istediğim Yaratıcının nasıl özelliklere sahip olduğu ve de bizden neler istediğini nasıl Onu görmeden nasıl anlayabiliriz? Onu da aşk gibi hisederim deme sakın... Yani Yaratıcı kendini yarattıklarına nasıl bildirip göstermiştir. Onun elçileri bize ilim, keramet, mucize göstermeselerdi, bizler Allah'ın nasıl bir ilme, keramet ve mucizelere sahip olduğunu nerden bilecektik. Onun tek olduğunu nasıl kabullenecektik. Belki o zaman Allahın da bizim gibi annesi babası ve çocukları olabnileceğini düşünemezmiydik? Eğer bu gün böyle düşünemiyorsak, Allah birdir diyorsak, bu kimlerin sayesindedir sence?

    bu konuda haklı olabilirsin elbette tanrının bizden neler beklediğini ancak onun elçileri sayesinde ögrenebiliriz ama bu elçiler kim hz isamı hz musamı hz davutmu hz muhammedmi? hangisine inanmalıyız hangisi doğru yoldur hangi kitap dogruyu yazar hangi peygamber en doğru yolda olandır hepsi doğruysa neden müslümanlık hiristiyanlığı hiristiyanlık yahudiliği yalanlar kısacası herkesin kendi çapında bir inanç sistemi oluşturduğu dünyada ben neye ve hangisine inanacağım en dogrusu bütün bunların arasından allahla arandaki elçileri çıkarıp sadece iyi ve doğru yolda yürümek değilmi?
    allahın isteklerini şimdiye kadar ögrendim aşk gibi hissetmesemde aklım sayesinde bulabilirim allah iyiliği ve doğruluğu istiyor bütün belirtiler bunu gösteriyor bende iyi ve doğru olmak için ugraşıyorum


    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Dikkatli okuyacak olursan soruda yanlız ailen dememişim, çevre ve toplumdan da bahsetmişim. Yani demek istediğim mantığın değil seni yönlendiren ailen çevren ve toplumdur. O topluma da bunları bildiren Allah elçileridir. Tabi belli dönemlerde... Eğer ki bir adada tek başına varolsaydın Allah'ın, peygamberin, kitabın varlığından mantığınla haberdar olacakmıydın?

    elbette haklısın dünyadan bir haber yaşıyor olsaydım bütün bunları bilmeyecektim bütün bunları bir şekilde duyuyoruz görüyoruz okuyoruz ve içlerinden kafamıza en yatkın olanını alıp diğerlerini eliyoruz kendi doğrularımızı yine kendi aklımız ve mantığımız sayesinde belirliyoruz
    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet müslümanlık diye bazı insanların yazıp çizdikleri var. O mantıklı gelmiyor diyorsun. Benim kendi dünya görüşüme aykırı diyorsun. Ancak şunu da kabul etmelisin ki eğer ki evlliyalar gelip de gerçekleri haykırmasaydı, bu bahsedilen müslümanlk karşısında gerçek müslümanlığı haykırmasalardı, şimdi belki de sen başka bir inançtan habersiz olacağından o inanmam dediğin müslümanlığın etkisinde kalmış ona inanıyor olabilirdin...

    buna katılmıyorum ben müslümanlığın doğru olmadığını bir yerlerden duyduğum için inanmamazlık etmedim kimsedende aksi bişey duymadım iki senedir evliya ve pirlerle ilğili fikrim var daha önce yoktu demekki arada en az bir on sene var bu on sene boyunca birileri yanlış dediği için değil bana yanlış geldiği için reddetmişim

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sevgili Sibel, Allah peygamberlerle evliyalarla konuşmuyorsa, Kur-an nasıl insanlara ulaştı? Acaba peygamberler kafadan mı uydurdular?

    Evliya sen ve ben gibi Allah'ın sıradan bir kulu değildir. Evliya Allah'ın ilim, ışık, keramet ve mucizelerinin insana ete kemiğe bürünüp gösterildiği şeklidir. Yoksa Allah'ın varlığı birliği, bizden istediği doğruları ve güzellikleri nasıl bilecektik? Eğer onlar sıradan insanlar ise bizler neden onların gösterdiği kerametleri gösteremiyoruz. Ayrıca aşağıda mevlananın sözlerinden de Pirlerin ne olduğu açık değil mi?

    Mevlananın dediği gibi Pirlerin eli Allah'ınelidir. Bu durumda o elleri öpüp niyaz etmek yine Allah'a niyaz edilmiş sayılmaz mı? Çünkü o eller Kur-an'ı Allah'tan alıp sana getiren ellerdir. O gözler Allah'ı görmüş gözlerdir. O dil ALLAH ile söyleşmiş dillerdir...

    size göre öyledir sayğı duyarım ama allah kula kulluk edilmesini her kitabında reddetmişken kulluk etmek doğrumu allah bile niyazın yalnızca allaha edildiğini söylerken elçilerine niyaz etmek doğrumu bilemem ayrıca allahın elçisi olduğuna inanan sizisiniz ben değil
    zöhre ananın 1 milyon sa fattullah gülen hoca efendinin 5 milyon inananı var mehdi diyorlar adama resmen tapıyorlar ve diyorlarki onun mucizelerini görmeniz lazım o gerçek bir mehdidir sizde diyorsunuz ki zöhre ana evliyadır bu her iki isimde birbirlerini red ediyor zöhre ana yaşayan tek evliya benim diyor fettullah hocada tek benim diyor bu durumda hangisine inanmak gerekir neden bu isimle mukayyese ettim çünkü tanınan bir isim olduğu için lütfen ard niyet olarak değerlendirilmesin.

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Sen gelip tanımaya çalışmadığı için görmemişsin. Farz edelim ki gekip gördün doğru söylediğimizi anladın, o zaman fikrin değişecek mi?

    doğru söylediğinizi derken ben siizn yalan söylediğiniiz hiç bir zaman düşünmedim ama herkesin inancı farklıdır siz öyle inanırsınız ben böyle sizin yolunuzun doğru olduğuna inanırsam neden fikrim değişmesin siz ögrensenizki aslında benim yolum doğru o zaman fikriniz değişmezmiydi?

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah'a eş tutmak konusuna gelince; Ben Zöhre Ana'dan bir gördüklerimi söylüyorum. Bir de bütün Hak dinlerde Allah için kabul edilenleri söyledim. Bu durumda sence ne demek lazım? Ayrıca yetenek farklıbir şey, Hak için söylenen özellikleri taşımak ayrı bir şey...



    Evliyaları hastalanması konusuna gelince; eğer Allah isteseydi, kendini apaçık belli eder, hiç bir inançsız kalmazdı. Ancak sende kabul edersin ki bu yaratılış felsefesine ters bir durum olurdu. Allah'ın istediği gösterdiği ilim, keramet , mucizelerle insanlar kendi hür iradeleri ve aklıyla kendini görsün. Kendi ilim, keramet ve mucizelerini de evliyalar aracılığıyla insanlara göstermiştir. Dolayısıyla evliyalar da kendini açık olarak göstermiş olsalardı bu da yaratılış kanununa ters olurdu. Bunun önüne geçmek için aynen sıradan insanların sürdürdüğü bir yaşam tarzı sürdürerek kendini bir miktar gizler. Çünkü Gizlilik Yaratıcıya mahsustur. Bu nedenle de hastalık ve ölüm gibi goğal olayları aynı insanlar gibi yaşarlar. Sırf kendini belli etmemek adına. Sadece keramet ve mucizelerle kendilerini bir nevi belli ederler. O da insanları Allah'tan haberdar etmek içindir...

    evliyalar kendini gizliyorsa zöhre na neden ben evliyayım diyor?

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Sibel, Zöhre Ana'yı toplasan kaçkere gördün. Ve ne kadar tanımaya çalıştın ki evliyalığını göresin. Benim de sana kafayı takmam bu yüzden zaten. Akıllı bir insansın. Gelip tanıyıp bazı gerçekleri görmeyi hakkedecek bir insansın(sakın şımarma)...

    yok şımarmadım zaten şımarmama hiç müsade etmiyorsunuzki iki kere gördüm pür dikkat izledim giderken daha faklıydı düşüncelerim daha inançlı gittim doğru olabilir neden olmasınki bu kadar insan inanıyorsa bir sebebi vardır dedim. ama ben birşey göremedim üzgünüm evet iyi insandır kabul ederim insanlara yardım ediyor hayra geçiyordur taktir ederim bir çok insanı doğru yola getirmeye çalışmış hastalara şifa olmaya çalışmıştır saygı duyarım ama bunların hepsi mışş öyleymişşş yani ben görmedim öyle diyolar hastalıklara şifa bulan binlerce insan var binbir şekillerde dertlere deva oluyorlar bunlarda gerçek elini bir dokunduruyor agrısı kalmıyor kanseri tedavi ediyor hepsinin bilimsel açıklamaları mevcut allah zöhre nayada böyle bir kudret vermiş olabilir
    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Zöhre Ana'nın kimseyi ayırt ettiği yok. Herkese kapısı açıktır. Nitekim o kapıda gönüllü hizmet eden sünni insanlar bile var... Yeter ki insanlar saygılı bir şekilde, temiz duygularla gelsin...

    Zöhre Ana bazı insanlar hakkında kötü kanuşmasımda ne yapsın. İyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış demenin neresi yanlış...
    Adam gerici ise Alevi düşmanı ise, Zöhre Ana'ya atıp tutuyorsa, eğriye doğru diyorsa, o adama yezit demiyecen de ne diyeceksin. Zöhre Ana kapısına şifa için saygılı gelen sünni veya yabancı diğer insanlara niye yezit demiyor.

    Yani peygamberimiz kendine inanmıyan putperest kafirlere başka bir isimle mi çağırmıştır...

    benim söylemek istediğim şu ben ve benim gibi sıradan insanları göz önüne alıyorum evet anlık sinirlerim vardır birden parlar agzıma geleni sayarım kızarım kırarım yeri gelir hakaret ederim ama ben kolay kolay bir insana beddua etmem hele bela hiç okumam sinirle söylediklerime bile hakettiğini bilsem bile pişman olurum kimseye kin tutmam bir insan kötüyse ve benim hayatımda olmayı haketmiyosa silerim o kadar ne arkasından küfrederim ne kötü söylerim nede beddua ederim bu kim olursa olsun bana ne büyük kötülük yaparsa yapsın farketmez benden uzak allaha yakın olsun derim ve beddua yerine allah ona doğru yolu göstersin diye dua ederim.

    bütün bunları neden söylüyorum ben sıradan bir insanım bunu yapıyorum benim gibi niceleri siz öbürü bir çoğu böyledir biz bile bu kadar hoşgörülü olabiliyorken allahın elçisi olarak gördüğümüz insanların peygamber yada evliya çok çok daha hoşgörülü ve çok daha iyi niyetli olması gerekmezmi ben isterimki benim yolundan gideceğim insan iyilikleriyle hoşgörsü ve güzel kalbiyle benim gözlerimi kamaştırsın kalbimi kazansın oysa ben hayal kırıklığına ugradım dualar var yezide lanet olsun allah allah falan şok oldum bu nasıl nir duadır diye düşündüm yezitte bir allahın kulu değilmidir kötüsüyle iyisiyle insan insandır ona beddua etmek yerine allaha havale etmek gerekmezmi doğru yolu bulmaları için dua etmek gerekmezmi? bilmiyorum belkide yanlış düşünen benimdir ama üzgünüm ben böyle düşünüyorum benim insana olan sevgim ve saygım bunu gerektiriyor.


    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mevlananın o sözlerinde çok derin manalar var. Boş verme. Bence mantığın yerine o pirlerin sözlerine kulak assan daha iyi olacak... Mantık insanı her zaman doğru yere götürmez. Çünkü mantık bilgiyle şekillenir. Eğer edindiğin bilgiler yanlış bilgiler ise sonucunu tahmin edersin... Onun için gerçek bir pir ışığında hareket etmenin kimsye zararı olmayacağı gibi bir sürü faydası olacaktır. O Pir de bugün Zöhre ANA'dır...

    Sağlıcakla kal...
    doğrular çoktur aslında ama doğru yol bir tanedir ve o yol mutlaka iyilikten temiz kalpli olmaktan geçer sonuçta neye inanırsan inan esas olan bunu korumaktır bunun için mantığını vijdanını ve kalbini dinlemek yeterlidir.sevgiler
    Konu sibele tarafından (08-03-2009 Saat 03:43 ) değiştirilmiştir.
    Eğer ikrar ile yola gidersen
    Müminin gözünde duman gerekmez
    Hak için sil süpür gönlün evini
    Yükün gevher ile saman gerekmez

    Ali dedikleri bir ulu kişi
    Elinde var idi hüneri işi
    Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
    Sana ondan gelen iman gerekmez

    Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
    Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
    Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
    Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.

  10. #30
    Forumla Bütünleşmiş mehmeni60 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    10-01-2009
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.575
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    19

    Standart

    bence PİRİM gercekleri göstermek için biz insanların bilmedigimiz okadar cok konular varki anlatamadığımız yanlış bildigimiz konular insanları aydınlatmak için dertlerimize deva hastalara şifa için gelmiş bulunuyor PİRİMİ ŞAHIMERDAN ALİ basımızdan eksik etmesin.

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-01-2013, 11:37
  2. Cevaplar: 50
    Son Mesaj: 01-08-2011, 23:09
  3. Umursadığım insanlara...
    Atanali - forum Toplumbilim, Ruh Bilimi (sosyoloji, psikoloji)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30-11-2008, 11:50
  4. Çevrenizdeki insanlara bakmak.....
    Atanali - forum Toplumbilim, Ruh Bilimi (sosyoloji, psikoloji)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-11-2008, 11:34
  5. Tüm Özel İnsanlara
    Zekai - forum Diğer
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 10-09-2008, 19:41

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.