7. Sayfa - Toplam 7 Sayfa var BirinciBirinci ... 567
Gösterilen Sonuçlar: 61 ile 69 ve 69

Konu: Brek - Brek ( Elif-K'nın Bloğu )

  1. #61
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Kıssadan Hisse.......
    Köyde yaşayan yaşlı bir ressam vardı. Olağanüstü güzel resimler yapıp iyi fiyata satardı.
    Bir gün köyden bir fakir gelip dedi ki :
    -Yahu senin durumun iyi. Neden kimseye yardım yapmıyorsun. Bak fırıncı fakirlere ara ara bedava ekmek veriyor. Kasap bazen Bedava et veriyor. Sen neden hiç yardım etmiyorsun?
    Ressam tebessüm etti ama bir şey demedi.

    Bu fakir bütün köyde sabah akşam ressamın aleyhinde propaganda yapıyor ve ressamı kötülüyordu.
    Bir gün ressam hasta oldu . Kimse de onun yanına gelmedi ve sonunda ressam öldü.
    Aradan bir kaç gün geçti .Artık ne fırıncı ekmek verdi fakirlere ne de kasap et verdi.
    Sordular neden fakirlerin hakkını kestiniz?

    Dediler ki her ay başı o merhum ressam bize para verip fakirlere ekmek ve et vermemizi söylerdi. O ölünce para veren kalmadı o yüzden.
    İnsanların bazıları seni kötü bilir kimileri ise sudan daha temiz ve berrak.
    Ne kötü diyenler sana zarar verir ne de iyi diyenlerin bir yararı olmaz.
    Önemli olan senin gerçek ve hakiki durumundur. Onu da bir tek Allah bilir.
    Kimseye karşı önyargılı olma. Eğer gerçek halini bilsen başka türlü davranırsın.

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  2. SuLTann üyemize teşekkür edenler:

  3. #62
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Vicdanlı ve Dürüst Olmak; Hesaplı Olmaktan İyidir.
    "Hesap" İnsanı Makam Sahibi Yapar da,
    "Vicdan" Daha Önemli Bir İşe Yarar; İNSANI İNSAN YAPAR.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  4. #63
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ;
    "Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
    Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
    · Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
    · Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
    · Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

    · Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
    Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?"
    sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
    Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
    Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
    Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
    “İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
    Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
    ‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür.
    Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…
    Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar..."
    N'olur fazla mütevazi olmayın!...
    "Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
    Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
    Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
    “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

    alıntıdır...


    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  5. #64
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Ben bilincinde, sadece kendini düşünen kişi, gasp eden bir tavır içinde yaşamı elinden geldiği kadar sömürür ve bununla gurur duyar. Sömürdüğü ve gasp ettiği için suçluluk duymaz, hatta çevresindekilerin kendisini takdir etmesini bekler. ‘Benim kafam iyi çalışır; enayileri sömürmek benim hakkım,’ diye düşünür.


    Biz bilinci içinde yaşama bakan kişi ise, yaşamla ilişkisinde adil olmaya özen gösterir. Bu ilişki insanlarla, hayvnlarla, ağaçla, doğayla olabilir. Adil olmaya, hakkını almaya ve hakkını vermeye özen gösterir. Biz bilincinin olduğu yerde hakkaniyet duygusu vardır ve insanlar birbirine güven duyar.

    Doğan Cüceloğlu
    Konu SuLTann tarafından (22-09-2018 Saat 23:34 ) değiştirilmiştir.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  6. #65
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bizim kafa hangi kafa diyenlere

    Behlül Dânâ Hazretleri,bir gün pazara üç tane kuru kafa getirerek, onları satmaya başlar. Her üç kafanın da fiyatları farklı farklıdır.Tabiî millet merakla Behlül Dânâ’nın etrafına toplanır. Önüne açtığı tezgâhın üzerindeki bu kuru kafaları sattığını öğrenince sorarlar;
    –Ey Behlül! Bu kafaları kaça satıyorsun?
    Behlül Dâna:
    –Birini bir paraya, birini on paraya, birini de ağırlığınca paraya satıyorum, diye cevap verince, oradakilerden bir tanesi taaccüb ederek sordu:
    –Ey Behlül! Bunların üçü de kurumuş kafalar olduğu hâlde sen üçüne de ayrı ayrı fiyat biçiyorsun. Bunların birbirlerinden ne farkı var ki?
    Behlül Dânâ Hazretleri, bunun hikmetini şöyle anlattı:
    –Birincisi, taş kafadır. Bunun değeri hepsinden düşüktür; çünkü bu hiç nasihat dinlemez ve nasihata ihtiyaç duymaz.
    İkincisi, yani on paralık kafa ise, nasihat dinler; ama nasihati tutmaz… Söz onun bir kulağından girer, öbür kulağından çıkar. Bunun adı da boş kafadır.
    Üçüncüsü ise, tam kafadır. Bu kafa, hem nasihat dinleyip onunla amel eder, hem de öğrendiklerini başkasına öğretir. İşte en kıymetli kafa budur. Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum der.

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  7. SuLTann üyemize teşekkür edenler:

  8. #66
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Kıssadan Hisse.......

    Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduguna takmış kafayı.. Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş.. Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı diyormuş...
    Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş...
    Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabiki ...
    Tam umudunu yitirmişken bir köyde konustuğu insanlar ona:
    -Şu karşı ki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir.. demişler.
    Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne oldugunu sormuş...
    Bilge :
    -Sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor, demiş ...
    Adam kabul etmiş...
    Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içinede silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş.
    -Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel...
    -Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ eksilmesin eğer bir damla eksilirse kaybedersin...
    Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, Bilge sormuş;
    -Peki bahçe nasıl dı?”
    Adam şaşkın..
    -Ama, demiş
    -Ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki.
    Bilge;
    -Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş.
    Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü ...
    Geri geldiğinde bilge, adama;
    -Bahçe nasıldı? diye sormuş ...
    Adam gördüğü güzellikler karşışında büyülendiğini anlatmış...
    Bilge gülümsemiş,
    -Ama kaşıkta hiç yağ kalmamış, demiş ve eklemiş:
    -Hayat senin bakışınla anlam kazanır, ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın..Yada görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır.
    -Hayatının anlamı senin bakış açında gizlidir...
    Konu SuLTann tarafından (04-04-2019 Saat 00:12 ) değiştirilmiştir.
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  9. #67
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    HEPİMİZ ÜMMİ DEĞİL MİYİZ?

    Bir vesileyle Şişli Nüfus Müdürü Gülsüm Civelek Hanım’la tanıştığımı dünkü yazımda belirtmiştim. İsmini Ü. Gülsüm Civelek olarak yazıyor. Kendisine, İsminizin başındaki Ü. harfi neyi simgeliyor, diye sordum.
    Hocam dedi, babam ismimi ‘Ümmü’ Gülsüm koymak istemiş, ama Nüfus Memuru, ‘Ümmi’ Gülsüm olarak yazmış. Sonradan öğrendim ki, “Ümmü,” umut veren, uğur getiren anlamına geldiği halde “Ümmi,” okuma yazması olmayan anlamına geliyor. Lisede öğrenci iken adımı değiştirmek istedim, okuma yazması olmayan anlamında bir ismim olsun istemedim. Babama ismimi değiştirmek istediğimi söyledim. Neden, diye sordu. Okuma yazması olmayan cahildir, cahil anlamına gelen bir ismim olsun istemiyorum, dedim.
    Babam, gülümsedi. Kızım dedi, Peygamber Efendimize de Ümmi derlerdi; onun da okuma yazması yoktu. Allah’ın ilmi karşısında hepimiz ümmi değil miyiz? Sen bilirsin, istersen değiştirebilirsin, dedi.
    Değiştirmemeye karar verdim. Ama babamın açıklamasından sonra Ümmi ismimi severek kullanmaya başladım.
    “Allah’ın ilmi karşısında hepimiz ümmi değil miyiz” ifadesini:
    - Bir dindar olarak;
    - Bir filozof olarak;
    - Güzel sanatlarda ustalaşmış bir ressam, bir mimar, bir bestekar, bir şair, bir edebiyatçı olarak;
    - Bir bilim dalında uzmanlaşmış bir bilim insanı olarak okuyup anlam verebilirsiniz.
    Nereden bakarsanız bakın, bana çok doğru geliyor.

    Doğan Cüceloğlu

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  10. #68
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.401
    Ettiği Teşekkür
    55
    263 mesaja 305 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    İki melek yeryüzünü dolaşmaya çıkmışlar. Tabi insan kılığında.
    Akşam olmuş. Kentin en zengin semtinde lüks bir villanın kapısını Tanrı misafiri olarak çalmışlar. Ev sahipleri somurtarak buyur etmişler onları. Yemek falan teklif etmemişler. Sıcacık misafir odaları yerine, buz gibi ve nemli bodruma iki şilte atıp;“Geceyi burada geçirebilirsiniz” demişler. Şilteleri betona sererken, yaşlı melek duvarda bir çatlak görmüş. Elini uzatmış. Şöyle bir sürmüş yarığa. Duvar eskisinden sağlam olmuş. Genç melek:“Niye yaptın bunu?” diye sormuş merakla.“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir” demiş yaşlı melek yavaşça.

    Ertesi akşam melekler bir köy evinde çok fakir, ama çok iyiliksever bir aileye misafir olmuşlar. Her şeyleri bir tanecik inekleri imiş. Onun sütünü satıp geçiniyorlarmış. Ev sahipleri mütevazı sofralarına almış onları. Allah ne verdiyse beraber yemişler. Yatma zamanı gelince kadın:“Siz uzun yoldan geliyorsunuz, yorgun olmalısınız”demiş. “Bizim yatakta siz yatın, bir rahat uyuyun. Biz şu divanda idare ederiz.”Güneş doğarken uyanan melekler, zavallı adamla karısını iki gözleri iki çeşme ağlar bulmuşlar. Hayattaki tek servetleri inekleri bahçede ölü yatıyormuş. Genç melek öfkeden deliye dönmüş.“Bunu nasıl yaparsın. Bu kadar iyi insanların yegane servetinin ölmesine nasıl izin verirsin. Önceki gece gittiğimiz villada her şey vardı, ama kötü ev sahipleri bize hiçbir şey vermediler. Sen onların bodrumlarını tamir ettin. Bu fakir insanlar bizimle her şeylerini paylaştılar ineklerinin ölmesine göz yumdun?..

    ”“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat” demiş, yaşlı melek gene.“Nasıl yani?” diye daha da öfkeyle yinelemiş sorusunu genç melek.“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat” demiş yaşlı melek bir daha. Ve anlatmış.“İlk gittiğimiz zengin evinin o duvar çatlağının içinde yıllar önceden saklanmış bir hazine vardı.Ev sahipleri, zenginlikleri ile çok mağrur, ama hiç paylaşmayı sevmeyen insanlar oldukları için bu defineyi bulmayı haketmemişlerdi. Çatlağı kapayıp, onları bu hazineden ebediyen mahrumettim. Dün gece fakir köylünün yatağında yatarken ölüm meleği, adamın karısını almaya geldi. Kadının hayatını bağışlamasına karşılık ona ineği verdim. her şey her zaman göründüğügibi değildir. İşler bazen istendiği gibi gitmez göründüğünde, aslında olan budur.

    Eğer inançlı isen, her işte bir hayır olduğunu düşünürsün. O hayrın ne olduğunu da, bir süre sonra anlarsın.

    Alıntıdır

    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  11. SuLTann üyemize teşekkür edenler:

  12. #69
    Forumla Özdeşleşmiş Y O L C U - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.695
    Ettiği Teşekkür
    129
    19 mesaja 24 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    40

    Standart

    Bizim kafa hangi kafa diyenlere

    Behlül Dânâ Hazretleri,bir gün pazara üç tane kuru kafa getirerek, onları satmaya başlar. Her üç kafanın da fiyatları farklı farklıdır.Tabiî millet merakla Behlül Dânâ’nın etrafına toplanır. Önüne açtığı tezgâhın üzerindeki bu kuru kafaları sattığını öğrenince sorarlar;
    –Ey Behlül! Bu kafaları kaça satıyorsun?
    Behlül Dâna:
    –Birini bir paraya, birini on paraya, birini de ağırlığınca paraya satıyorum, diye cevap verince, oradakilerden bir tanesi taaccüb ederek sordu:
    –Ey Behlül! Bunların üçü de kurumuş kafalar olduğu hâlde sen üçüne de ayrı ayrı fiyat biçiyorsun. Bunların birbirlerinden ne farkı var ki?
    Behlül Dânâ Hazretleri, bunun hikmetini şöyle anlattı:
    –Birincisi, taş kafadır. Bunun değeri hepsinden düşüktür; çünkü bu hiç nasihat dinlemez ve nasihata ihtiyaç duymaz.
    İkincisi, yani on paralık kafa ise, nasihat dinler; ama nasihati tutmaz… Söz onun bir kulağından girer, öbür kulağından çıkar. Bunun adı da boş kafadır.
    Üçüncüsü ise, tam kafadır. Bu kafa, hem nasihat dinleyip onunla amel eder, hem de öğrendiklerini başkasına öğretir. İşte en kıymetli kafa budur. Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum der.






    ..............................................................................................

    Her İnsan kendi kafasından sorumludur , ama önemli olan kendısınden sorumlu olacak kafa lazım ınsana , her ikisinden de sorumlu ınsanı bulmak çok zor. kuru kafa ne anlar sorumlulukdan degerinden.
    Konu Y O L C U tarafından (29-11-2019 Saat 07:59 ) değiştirilmiştir.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.