6. Sayfa - Toplam 6 Sayfa var BirinciBirinci ... 456
Gösterilen Sonuçlar: 51 ile 54 ve 54

Konu: Yörelerimiz ve Yerel Konuşma Şivesi .

  1. #51
    Forumla Özdeşleşmiş N A S İ P - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.606
    Ettiği Teşekkür
    76
    16 mesaja 20 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart


    ARDAHAN ŞİVESİ
    Ardahan Yöresel Sözcükler






    LEYAKIL DÜŞMEK :Yorgun düşmek
    ŞOGURT alya
    YEĞİN :Çalışkan titiz
    ENDEZE :OLMAK Oyalanmak
    TUSMAK inmek
    MURUSLARINI DÖKMEK : Suratını asmak
    YÜNGÜL :Hafif
    AĞZINI GÖZÜNÜ TUZ GİBİ YALAMAK :Çok özlenen kimseler için söylenir
    GOMBA DÖNMEK :Takla atmak
    GIGIL YÜZLÜ :Yüz yapısı küçük olan kimseler için söylenir
    HERSLENMEK inirlenmek
    ABURSUZ :Rezil
    PÜRÇEK aç Tutamı
    GOLOP :Ağaçtan yapılmış yoğurt kapı
    SİTİL :Yoğurt Kabı
    GAGAÇ : Zayıf kimseler için söylenir
    BİTİG :***** yavrusu
    CİRTAKOZ Deli
    GANFET :Akide Şekeri
    FARS :Kötü rezil kadin
    ÇAĞILDAMAK : Gülmek
    CİCİP :Ağız kenarında ve yüzde çıkan yaralar
    TEŞT aç leğen
    GEŞLENMEK Donmak,Üşümek
    SOYHA, ANDIR, MERET : Uğursuz şeyler için söylenir
    HINGILIM ATMAK :Gereksiz hareket ve işler
    KÖÇMEK :Evlenmek
    DILDIBIL :Çırılçıplak
    GURUĞ TAVUK Anaç tavuk
    HARO :Kiler,ambar
    OBBAZ :İşe yaramaz aylak
    SEĞİRTMEK : Çabuk davranmak
    PELLÜK :Ayaktaşi oyunu
    YAŞIK :Ağaçtan yapılan kasa
    GOPPAL :Büyük burun
    PORTLAK :Göz Yapısı büyük plan
    VEDRA :Kova
    BİBİ :Hala
    CUCUL :Civciv
    DOY DOY :Güvercin
    PEŞ GÜN ofra
    GUŞGANA :Tencere
    CİNCAR :Isırgan Otu
    ZIRZA :Aşmalı kilit
    BİJLİ ivri
    PALAZ :Bez
    HERZAL :Tekerleksiz el arabası
    ZAĞAR :Küçük *****
    İSTOL :Yer sandalyesi
    GIJİK :Kıvırcık saç
    ÇİRNAĞ :Tırnak
    YEKTİ :Yetim
    MUÇURLAMAK :Buruşturmak
    ŞARILDAYAN :Yıldırım
    COPLANMAK :Şişmek
    PEŞKİR :Havlu
    GIDİK : oğlak
    GUDİK :Küçük *****
    KARTOPU atates
    BİŞKA :Kibrit
    CAMUŞ :Manda
    LAZUT :Mısır
    BEDASIL oysuz
    TEVÜR :Çeşit
    GUNÇUL :Uç
    GULLEP :Menteşe
    GODET üpürge sapı
    GOTİK :Manda Yavrusu
    GAGAL :Göz
    SEKÜ Divan
    FURĞUN :Öküz Arabası
    KOR ARABA :Kağnı
    GAŞGA :At Arabası
    İŞKAP Dolap
    CİCE :Büyük Abla
    GİZLENGUGİ aklambaç
    BEYABUR Rezil
    BAÇ ETMEK :Öpmek
    GIJGIRMAK :Yoğurdun ekşimesi
    HARMUTLAMAK uyu ılıtmak
    GİDİL :Küçük
    PİŞİK :Kedi
    MOZİK Dananın büyüğü
    GARABAN :Köy evinin girişi
    KERSEN :Hamur teknesi
    GODA :Büyük zar
    FANTİ :İskambil
    HERG ürülmüş Tarla
    HAROS :Nadasa bırakılmış tarla
    PULUL :Ot Yığını
    GALAMAK :Yakmak
    GALAK :Tezek Yığını
    KOTETE :Tabure
    CEMSE :Askeri araç konvoyu
    KAVÇAL :Uzun çene
    NİGART :Tavuğun gagası
    TAR :Tavukların kümeste üzerine çıktıkları yer
    ÇİMMEK :Banyo yapmak
    TEREK :Raf GUZUK :Kambur
    DILLO :Hafifmeşrep
    ÇIKMAK :Yırtmak
    GATAKLAMAK :Kovma, Uzaklaştırma
    MURUSLARINI DÖKME uratını asma
    MÜRGÜLEMEK :Uyumak
    GAJ GÖZ :Çakır göz
    CİNDAL :Kedi Yavrusu
    GORUĞÇU :Kır Bekçisi
    LOBYE :Fasulye
    GIJO :Kozalak
    BED :Çirkin
    CANCUR :Erik
    LIBBIZ: Parasız, Züğürt
    KAYIŞ :Kemer
    TELLÜK :Yünlü takke
    MİNTAN :Gömlek
    ÇENKÜRMEK :Küçük Köpeğin Havlaması
    GOCİK :Kaban
    ŞOŞARTMAK :Abartma
    ŞUŞLANMAK :Fazla yatma
    AĞBUN :Gübre
    AKHORA :Yakın bir yer
    BADİYE :Geniş ağızlı tas
    BULUZ :Elbise
    CİCLOBA :Arpacık
    ÇİNÇAVAT :Varyemez, cimri
    DEYHORA :Uzağı tarif eden işaret zamiri
    GÜZGİ :Ayna
    ĞUĞUN :Ağlama
    HELHEL :Havai kimse
    AGOZ abanın açtığı iz
    JUJUN :Tatlı kaşıntı
    KERSEN :Hamur teknesi
    KOLOPA :İçi oyulmuş kap
    KÜSGİ :Ağaç sırık
    GARAVUL :Bekçi
    LÖK :Büyük
    PÖRÇÜK :Tırpanı sapına bağlayan yeri
    SOKO :Mantar
    SAKO :Kolsuz ceket
    ŞÜŞİT :Huni
    ŞİNEL: Palto
    ŞÖHE iyah boncuk
    TAPUL, PULUL :Ot demeti
    TAT :Çorabın ayağa giyilen daban kısmı
    TORHOLA :Kabuk tutmamış yumurta
    TIĞ aman ekin karışımı yığın
    DINAZA :Alay etme
    ÜLEŞMEK :Bölüşmek
    YABA :Beş parmaklı ağaç dirgen
    ZAĞ :Keskin sivri
    ZABUN :Fakir
    ZANGAL :Tabansız uzun çorap
    ZEDA :Tarlanın sürülmemiş tarafı
    GUZUK :Kambur
    ZURGANA :Eğri büğrü vücutlu
    ZENNE :Kadın
    ZUBUN :Mintan
    POCİLEMEK :Baltayı taşa vurma
    MÜRGÜLEME :Otururken hafif uykuya dalma
    TAĞAYİRLENME :Kendinden geçme
    CENÇİKLERİN GEVŞEDİ :Hoşuna gitme
    SINAMA Deneme


    Konu N A S İ P tarafından (19-10-2016 Saat 23:13 ) değiştirilmiştir.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

  2. #52
    Forumla Özdeşleşmiş N A S İ P - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.606
    Ettiği Teşekkür
    76
    16 mesaja 20 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart


    Giresun Yöresel Kelimeler
    A

    Abrul : Nisan
    Abuş : Şapşal
    Accuk : Azıcık
    Aclanmak : Acıkmak
    Adref : Etraf
    Afkurmak : Havlamak
    Ağanamak : İnlemek
    Ağarlamak : Ağırlamak
    Ağıl : Küçükbaş ****** ahırı
    Ağırşak : Eğerceğin yuvarlak parçası
    Ağrı : -den doğru anlamında bir edat
    Ağuşuk : Yarı açık
    Ahaca : İşte burada
    Akak : Ormanda artık suyu olmayan, dibi taş, eski su yolu
    Akınmak : Kaymak
    Akunduruk
    Akunduz
    Alaf : ******a verilen bitki demeti
    Alamuk : Yağmurdan sonra güneşin bulutların arasından tesirli bir şekilde vurması
    Alemeşkere : Alenen, insanlar görecek-duyacak şekilde
    Allahu : AlemAllah bilir (tahminlerde kullanılır)
    Andır : İşe yaramaz, fena, kötü
    Andır galsın : Yerin dibine geçsin
    Angaz : Büyük, ağır ve hantal eşya
    Anlak : Meydan
    Annaklamak : Gözlemek, bakmak
    Angıramak1) Avazı çıktığı kadar bağırmak 2) Eşeğin anırması
    Aranko : Boş boş, serseri gibi gezen
    Argış
    Arkulu : Paralel
    Arkurulamak : Yan tarafa doğru gitmek
    Aşana : Geleneksel evlerde mutfak
    Aşar : Turşusu kurulan madde
    Aşki : Tevekkeli
    Atlamak : Ayıklamak
    Ateşlük : AteşlikGeleneksel evlerde ateşin yakıldığı kısım
    Avara : Boş gezen
    Avu : AğuZehir
    Ayam : Hava, hava durumu
    Ayama : Lakap
    Ayu : Ayı
    Azuk : Yiyecek


    --------------------------------------------------------------------------------------------
    B


    Bacca : bahçaBahçe, fındık bahçesi
    Bad : Koyun geceleme yeri
    Bardabaş : Çok gürültü yapan kişi
    Başşak : SoğlamaFındık toplandıktan sonra geri kalan artıklar
    Bayak : Az önce, demin
    Bece : Bu gece
    Bed : Kötü, çirkin
    Bek : Sert
    Belertmek (gözünü)1) Gözlerini iyice açmak 2) Gözünü açarak korkutmak
    Bere : pereKoyunların sağıldığı yer
    Besbelli : Herhalde, belli ki
    Beter : Çok, fena
    Bezene : Bezelye
    Bıldır : Geçen sene
    Bibi : Büyük hala
    Bileki : İçinde ekmek yapılan çamurdan kap
    Bitduma : CitdumaAzıcık
    Boydak : Tek başına, başıboş
    Bozaltı : Alaca karanlık
    Böce : BöğceFasülye
    Böğün : Bugün
    Bulaşuk : İspiyoncu
    Buymak : Üşümek
    Buzakluk : İnek rahmi
    Büngüldemek : Yerinde duramamak, oynamak


    ------------------------------------------------------------------------------------------------
    C


    Caht : Gayret, çaba
    Camış : Bir büyükbaş ****** türü
    Caplama : Fraktıya yatay olarak çakılan çıta
    Caranak : Sağanak yağmur
    Caydak : Tek başına, yalnız, çıplak
    Cazı : fesat kadın
    Ceccal : Çok yaramaz çocuk, deccal
    Celecoş : Keş'ten yapılan bir tür yemek
    Cenik : Giresun Dağlarının kuzeyinde kalan yöre ve bu yöredeki köyler
    Cereme : Zahmet, eziyet, sıkıntı
    Cıbban : Alkış
    Cıbıldak : Çıplak
    Cıdık : Tuzak
    Cıftır : gibiÇok hızlı bir şekilde
    Cılga : İnce su yolu
    Cımbış : Komik, şaka
    Cıngıl : Bir nevi tenekeden yapılmış kulplu su kabı
    Cırıtta : Bir tür hamur kızartması
    Cırıtta gibi uşak : Su gibi delikanlı
    Cırmak,cıymak : Ağaç kökünün uzantıları
    Cıscıbıl : Çırılçıplak
    Cıvırtmak : İshal olmak
    Cicük Cicik : Meme
    Cidduk, Cıddık, Cındık : Ufaklık, sevimli çocuk
    Cinibiz : Keskin zekalı, hafızası kuvvetli
    Citduma,Bitduma : Azıcık
    Cilim : Çok yapışkan bir tür çamur
    Cimbar : Harabe yer
    Cimcük,Cimcik : Çimdik


    ------------------------------------------------------------------------------------
    Ç


    Çakal Yağmuru : Aniden bastıran kısa süreli yağmur
    Çakır : Bir bayan ismi
    Çakır Gözlü1) Renkli gözlü 2) Ela gözlü
    Çalpamak : Çalkalamak
    Çangal : Fasülye sırığı
    Çapula : Eskiden giyilen bir tür ayakkabı
    Çaput : Eski elbise
    Çara : İnekten gelen akıntı
    Çaruk : Ayakkabı
    Çatmak : Rastlamak, rast gelmek
    Çavgun,Çağulgun : Esintili yağan yağmur
    Çaytak : Bacakları dışa doğru eğri kimse
    Çeç : 1) Ayıklanmış fındık 2) Madeni para
    Çekek : Küçük gemi barınağı
    Çencik : ÇencükKapı mandalı
    Çentiği : asdar'dan yapılan bir tür çanta
    Çentik : ÇentükÇizik
    Çepni : Çepniler, Türkiye Türklerinin ataları olan oğuzlar'ın 24 boyundan Üçoklar'ın Gökhan kolundan , dört oğuldan biridir. (Bayındır, Peçenek, Çavundur, ve Çepni)
    Çettüğüm : Kördüğüm
    Çerkez Bıçağı:Yöreye özgü hamsiye benzer küçük bıçak
    Çıpırtlak:Çok renkli, rengi parlak, alacalı bulacalı
    Çiğsenti : İnce yağan yağmur, çiğse
    Çileklik Çalı çileği. Yaprağından çorba yapılır
    Çimmek:Yıkanmak, yunmak
    Çitemek Dikmek, tutturmak
    Çivit : Limon, mandalina gibi meyvelerin çekirdeği
    Çort : Dikenlik yer
    Çotanak : Birkaç fındıktan oluşan fındık demeti
    Çöğör : Mısırın biçildikten sonra toprakta kalan kısmı
    Çölük : Küçük ağaç parçası
    Çömen:Otluk
    Çöten : Darı anbarı
    Çömez:Ufak çocuk
    Çükelik,Çükelük : Çökelek
    Çürük Ayı : Temmuz ayı. Ağustos ve Temmuz çürüklük ayları olarak bilinir.


    --------------------------------------------------------------------------------------------
    D

    Da : Anlamı güçlendiren ek
    Dadduk : Sevimli, tatlı
    Dani : lGeveze, dangalak
    Darlanmak : Sıkılmak, bunalmak
    Dasdar : Yün kilim
    Davun : Kötü, andır
    Dazıratmak :
    Debertmek : Debelenmek
    Değermen : Değirmen
    Depebızdık : Takla
    Derbey : Bir tür lastik ayakkabı
    Deydağa : İşte orada
    Deyha : İşte şurada
    Dibek : Tahıl tanelerini dövmeye yarayan taştan oyulmuş araç
    Dibek,Depük : Kuru
    Dibleğ : Giresun'a has bir yemeğimiz
    Dişemek : Yontmak, keskinleştirmek
    Divrin : Bir ağaç türü
    Divron : Ucu V şeklinde uzun sopa
    Dizlik : Uzun erkek donu
    Dobuç : Sivriliğini kaybetmiş, körelmiş
    Dodol : iPipi
    Dozik : Dangalak
    Duman : Sis
    Dundar : Üstü kapalı yer, sığınak
    Düdek : Ham, olmamış meyve
    Düşün : Mola, ara


    ---------------------------------------------------------------------------------------------
    E


    Ebeguşağa : Gökkuşağı
    Ebrimek1) Erimek 2) : Eskimek
    Efrini almak : Acıdan dolayı aklını almak
    Eğercek : Yün eğirme aleti, kirman
    Eğratlık : Bir tür imece
    Ehe : lEhil, usta
    Ekinci : Güneyli (Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk, Gümüşhane yöresi insanı)
    Elçi : Evlilikte aracılık eden kişi
    Elguvan : Mor renkli bir çiçek, ergüvan
    Encamı : Topu topu
    Enük : Kedi ***** yavrusu
    Eşkere : Alenen, açıktan
    Eteklik, Eteklük : Etek
    Evlürmek : Yetmek
    Evsi, Öğseğ : Bir kısmı yanmış odun parçası
    Evşün : Ekmek çevirmeye yarayan alet
    Evza : Kibrit
    Ey : Bir seslenme edası
    Ey vermek : Seslenmek, çağıran kişiye cevap vermek
    Eyhe : Sana göre hava hoş
    Eylenmek : Oyalanmak


    ------------------------------------------------------------------------------------
    F


    Fagaz : Bir armut türü
    Fanila : Kollu atlet
    Farfara : Bir tür meşale
    Farimek : Hafiflemek, rahatlamak
    Faşırtı : Parazit, Cızırtı
    Fayrap : Birden alevlenen ateş
    Felfekiç : Paramparça
    Fene : Çok
    Fer : Derman, hal, kuvvet
    Feşel : Yaramaz
    Fetir : Sac üstünde yapılan bir çeşit kızartma
    Fırfıkıç : Ağzına kadar dolu
    Fırıç : Pişmiş meyve
    Fırtana : Fırtına
    Fışkı : Dışkı
    Fışırtmak : Fırlatıp atmak
    Follamak : Kabuğunu ayıklamak
    Foni : Bir ucu geniş, bir ucu dar; kaplara su doldurmaya yarayan gereç, huni
    Fosaldak : Suyunu çekmiş
    Fösük : Dişsiz, dişleri dökülmüş
    Fraktı : Örme çit
    Fuzuli : Boşu boşuna


    --------------------------------------------------------------------------------------
    G


    Gabalak : Galdiriğe benzer bir bitki
    Gaban : Kaş, yamaç
    Gaccuk : Kadar
    Gacır : Yaş fındık kabuğu
    Gagiliç : Biçimsiz, tipsiz
    Gagit : Kuru, dölsüz
    Galdirik : Dere kenarlarında yetişen, turşusu da yapılan bir bitki türü
    Galemlik : Bacanın üstüne, kuşların yuva yaptığı bölüm, bir nevi baca kapağı
    Gam : bakKel
    Ganayaklı : Sakin, uysal
    Gararbazar : Göz kararı, aşağı yukarı
    Garcaşturmak : Tahrik etmek, karıştırmak
    Garduf : Patates
    Garer : Karar, tam kıvamı
    Garsamba : Ev içindeki eşya kalabalığı
    Gartobak : Patates
    Gasavet, gasevet : Dert, sıkıntı
    Gasmuk1)Kabuk 2) : Kusmuk
    Gasmuk bağlamak : Pislikten adeta katran bağlamak
    Gavsak,Gavsun : Fındığın dışındaki yeşil kabuk
    Gavun Armudu : Bir armut çeşidi
    Gavunç : Hadım
    Gaybana : Kahrolasıca, andır, hayrı dokunmayan
    Gayda vurmak : Türkü söylemek
    Gaydelenmek : Genellikle kendi kendine yavaş ritimli türküler söylemek
    Gazel : Dökülmüş yapraklar
    Gebiç : Kenarı olmayan
    Gebiççi : Değirmenci
    Gecin : Ayıklanmış fasülye kabuğu
    Geçi, Ğeçi : Pis kötü şey, kötü insan, domuz
    Gedik, Gedük : Oyuk
    Gegecen : Bir çeşit orak
    Gelçek : Merdiven
    Gelincik : Kediden küçük, fareden büyük
    Gerevi : Dal eğmeye yarayan ucu bükük sopa
    Gıbrağa : Kurbağa
    Gıdık : Küçük yumurta sepeti
    Gıran : Köyün ya da mahallenin genellikle merkezine yakın, boş ve düz arazi
    Gırnap, Gınnap : İp
    Gırklık : Koyun kırpma aleti
    Gırkmak : Kırpmak
    Gışmık : ****** tekmesi, çifte
    Gıynak : Tekleme fındık gavsağı
    Girebi : Küçük balta
    Glik : Sacda yapılan küçük ekmek
    Gofil, Kofil : Fıçı
    Goğoz, Goğuz : Aralı, hafiften açık(kapı)
    Gogil : Saçların örülüp, başın arka tarafına 2 parça halinde toplanmasıyla oluşan saç demetinin her biri
    Gohnik, Kohnik : Yaşlı kimse, moruk
    Golan : Odun taşırken sırta sarılan ip
    Goşmak,Goşama : İki eli birleştirerek yapılan büyük avuç
    Got, Kot : Eski bir ölçü birimi
    Gölük : ****** sürüsü
    Güçük Ayı : Şubat Ayı
    Göğnümek : Meyvenin kararıp yumuşaması
    Göreslenmek : Göresi gelmek
    Gumbul : Büyük sepet
    Guruş Taşı : Evin ateşliğindeki çıkıntı taşı
    Guvak : Kepek
    Guytak : Çukur, kuytu
    Güman : Umut
    Gübür, Küpür : Pislik ve toz kırıntısı
    Güni : Güney
    GüveTahta : kurusu
    Güvenek : Bir tür iri sinek
    Güzine : Bir tür soba


    ------------------------------------------------------------------------------------------
    Ğ


    Ğeçi, Geçi : Pis kötü şey, kötü insan, domuz

    H

    Ha : Anlamda kesinliği artıran bir nevi önek
    Haböle,Haşöle
    Haole : Böyle, şöyle, öyle Habu,Haşu,HauBu, şu, o
    Habura,Haşura
    HauraBura(sı), şura(sı), ora(sı)
    Hacat : İhtiyaç
    Haccak : Güzel
    Haçan1) Madem 2) Ne zaman
    Haçan ki : Ne zaman ki
    Halefet : Muhabbet, sohbet
    Halik : Küçük taş
    Halpıtmak : Yoğurt yemek
    Haltuk : Buzağının boynundaki ip tasma
    Happak : Sade yoğurt
    Harar : Büyük örme sepet
    Harın : Dayanıksız
    Harez, Harız : Boş bırakılan arazi
    Harman
    Hartama : Çatıyı kaplayan tahta
    Haset : Kıskanç, fesat
    Haşindi : Tam şimdi
    Haşlak : Yakıcı, kavurucu
    Hatça : Hatice adının yöresel söylenişi
    Haus : Hafız adının yöresel söylenişi
    Havruz
    Havse : Hafize adının yöresel söylenişi
    Hayana : Önden
    Hayat : Evin girişi, antre
    Helenpir : Külüstür, angaz
    Helim : Halim adının yöresel söylenişi
    Helle : Un çorbası
    Henki : Yaşlı, ihtiyar
    Henkimek : İhtiyarlamak
    Hennük : Toprağı suya doyuran yağmur
    Hepek : Gizli geçit kapağı
    Heri
    Herk : Tarlaların sürülmesi işi
    Hers : Hırsla karışık sinir
    Herslenmek : Sinirlenmek
    Hevlane : Küçük tencere
    Heysin : Hasan adının yöresel söylenişi
    Hılli : Göründüğü gibi olmayan, sinsi
    Hıntak : Gevşek, tıkız olmayan
    Hınkırmak : Sümkürmek
    Hırp etmek : Örtmek
    Hırtlamak : Ezerek parçalamak
    Hışır : Eski, kırık dökük
    Hızan : Çocuk ve torunlar
    Hızar : Büyük testere
    Hızım darı : Zayır mısır
    Him : Duvalın temelinin oturduğu çukur
    Hirtik : Dirliksiz, fesat çıkaran
    Holasa : Gelişigüzel yapılan iş
    Hollamak : Ayıklamak, follamak
    Honça,Hemençe : Küçük yün torba
    Hopalak : Tombul
    Hopçurmak : Bir şeyin içine zıplayarak atlamak
    Hopul : Unun tortusu
    Horon : Kemençe ve tulum(gayde) ile oynanan yöresel oyunumuz
    Horsa : Heves
    Horsasını almak : Hevesini almak
    Horsası geçmek : Hevesi geçmek
    Hortik : Ayı yavrusu
    Hoşkil : Kumar
    Hoşkuran,Hoşuran : Bir tür bitki
    Hoşmak : Bir yemeğimiz
    Hozan : Sık çalılık
    Höl : Islak
    Höldirik : Dandik, adi yapılı eşya
    Hörelenmek : Kafa tutmak, dayılanmak
    Höshöldüremük : Tadına varılamadan alelacele içilen çay
    Höşül1) Bulanık sıvı 2) : Çayın dip kısmı
    Hulukçu gibi gezmek : Kalabalık bir halde ve çokça gezmek


    -------------------------------------------------------------------
    I


    Imımak : Isınmak
    ImıkIlık : ne sıcak ne de soğuk
    Irgamak : Sallamak, hareket ettirmek
    Irgat : Amele, işçi
    Irıb : Yöntem, püf noktası
    Istınka : Ağzına kadar dolu
    Işgın : Fındık filizi


    -----------------------------------------------------------------------------------------------
    İ


    İçlik : Gömlek
    İğdiç : Eğri bacaklı
    İkretmek : Tiksinmek, nefret etmek
    İleki gün,Lekigün : Önceki gün
    İlistir : ****l kevgir
    İndem : O kadar da
    İrepata : Ekmek yapmaya yarayan yassı alet
    İsiyin : Hüseyin adının yöresel söylenişi
    İşmar etmek : Baş, göz ve elle işaret etmek
    İyicene : Hepten, iyice
    İzavra : Köle, amele


    J

    Jile/Zile Pekmezi : Bir pekmez çeşidi

    K

    Kabakçı : Ordulu
    Kakmuklamak : Yumrukla itip kakalamak
    Kaliser : Şebinkarahisar
    Kapşon : Giyeceklerin başlığı
    Karakış Ayı : Aralık ayı
    Karalastik : Lastik ayakkabı
    Karatağuk : Bir çeşit kuş
    Karşılama : Kemençeyle oynanan bir Giresun oyunu
    Kasele
    Katakulli : Oyun, üçkağıt
    Katuk : Ayran
    Kavuma : gitmek
    Kaynarı : Ölmeyesice
    Keçemen : Kertenkele
    Keçibaş : Kafasının kenarları saçlı, ortası kel kimse
    Kelçük : Meyve koçanı
    Kelem : Karalahananın kökü, soyulup yenir
    Keleplemek : Fırlatıp atmak
    Kelif : Basit baraka
    Kemçük : Biçimsiz, çukurca
    Kemre : ****** gübresi
    Kenef : Tuvalet
    Kerenti : Tırpan
    Kesek,Kötek : Kısa çubuk
    Kesmük,Kösmük : Dövülürken savrulan tahıllar
    Keşan : Yöreye özgü çubuk desenli şal
    Keşgül : Su kabağı
    Keşik : Sıra
    Keşir : Meyvenin yenilmeyen kısmı
    Keyfanı : Kocakarı, ihtiyar kadın
    Kıble : Güneyden esen rüzgar
    Kıymık : İnce odun parçası
    Kile : Eski bir ölçü birimi
    Kiraz Ayı : Haziran ayı
    Kiraz Duzlusu : Kirazı soğanla kavurarak yapılan bir yemek
    KirkoTirizme : vurma aleti
    Kittik : Küçük sabun parçası
    Kodaman : Yaşlı ve zengin kimse
    Kofil : Fıçı
    Konuşuk : Laf, konuşulan şey, söz
    Kopça1)Düğme 2) : Kısa bacaklı kimse
    Kopuk : Serseri, it gibi gezen
    Korgon çorbası : Mısır çorbası
    Koruk : İçi boş fındık
    Köm : Ağır
    Kömeç : Kuru ağaç parçası
    Köstü : Köstebek
    Köstüre : Yuvarlak bileme taşı
    Kuma : Aynı erkekle evli kadınlar
    Küpbaş : Koca kafalı, kafası büyük
    Küpü : Baltanın sırtı
    Külek kafalı : Koca kafalı, kafası büyük
    Kürtük : Dağlarda yazın bile erimeyen kar yığını
    Kürün : Sulama amacıyla içi oyuylmuş ağaç
    Küskülemek : Gaza getirmek
    Kütmek : Küçük tahta tabure
    Küveç,güveç : Ağaçtan yapılmış kap


    -------------------------------------------------------------------------
    L


    Laz armudu : Giresun'a has bir armut türü
    Leftir
    Lobya, Lomya : Fasülye
    Lobut1) Büyük değnek 2) : Şişman ve iri adam
    Löç : Çok ıslak, suya doymuş
    Lülemek : Bir şeyin ucunu yontmak


    ----------------------------------------------------------------------------------------
    M


    Mabeyin : Oda
    Macir1) Göçmen 2) : Gürcü (Acaralı)
    Macirce : Macirlerin konuştukları dil; Gürcücenin Acara şivesi
    Mada : İştah
    Mafir : Defa, kez, kere
    Mahna : Sebep, semete
    Mahnaliğin : Sebebine, sayesinde
    Makluvat : Zayıf yabani ******
    Makta : Orman kesim işleri
    Malak
    Mam : Bir tür oyun
    Mandalin : Mandalina
    Maslı : Sepet çubuğu
    Maraz : Ruhi hastalık, sıkıntı
    Marşaba : Su kabı, maşraba
    Maşat
    Mavzer : Tüfek
    Mazı :
    Medek : Dişi manda
    Meğel : Küçük geniş çapa
    Meh : Buyur, al
    Mendabur : Aşırı derecede pis insan
    Merek : Serenti'ye benzer yapı, ot saklanan yer
    Merulcan : Taze diken ucu
    Miyese, Meyse : Miyase adının yöresel söylenişi
    Mısgıç : Cimri
    Mısmıl : Uyuşuk, tembel
    Misir : Bir çeşit domates
    Mamali, Momuli : Peynir kurdu, küçük böcek
    Mostra
    Mudara : Sağlam olmayan kalitesiz
    Mugalif : Zayıf, dayanıksız
    Mundar : Pis
    Mühkem : Sağlam


    N

    Nacak : Küçük et doğrama baltası
    Namazlağ, namazlık : Seccade
    Nebri
    Nene : Nine, babaanne ve anneanne
    Nezük,Nezik : Güzel, tatlı
    Nifi1) : Eskiden açık saçlı, çember takmayan gayrimüslim kadınlarına verilen ad
    2) Çok açık saçık giyinen kadın


    O

    Obuz : Büyük su arkı
    Okaru, Okarı : Yukarı
    Osmak : Kıyaslamak, vuruşturmak
    Oslama : Boşuna
    Oyrak : Çukur arazi


    Ö

    Öğürsemek,Örsemek : İneğin boğa istemesi
    Öklemek : Bağlamak
    Örkenmek : Taklit etmek, özenmek
    Ötürmek1) İshal olmak 2) : Kötü kelimeler kullanarak konuşmak


    P

    Paçka : Küçük ev, serentiye benzer yapı
    Paçuri : Paçavra
    Padar : Çamın dış kabuğu
    Pağaç : Külde yapılan ekmek
    Pahal : Kıskanç, çekemeyen
    Palak : Ayı yavrusu
    Palan : İnce minder
    Palaz : Bir fındık türü
    Palas Pandıras : Apar topar, Patır kütür
    Pancar : Karalahana
    Pança1) Pençe 2) : Çok kıllı erkek eli
    Pandır
    Pantul, Pontul : Pantolon
    Papara : Dayak
    Parabelli : Bir tür silah
    Pasa : Habire, devamlı
    Pattangoç : Bir çeşit oyuncak silah
    Patoz : Fındık çekme makinası
    Payandura : Destek
    Paykırtmak : Kaçırmak
    Pee : Taş duvar
    Pelit : Meşe ağacının meyvesi, palamut
    Pere, Bere : Koyun sağma yeri
    Pervaz : Kapı, pencere kenarları
    Pestil
    Peş : Ek, yama
    Pezük : Pazı bitkisi ve yemeği
    Pıddak : Patlamış mısır
    Picali : Bezelye
    Poğol, Poğul : Suda pişmiş mısır
    Pöstekisi Çıkmak : Pestili çıkmak
    Pur : Sert kumlu toprak
    Putana : Tahta turşu saklama kabı
    Pür : Çamın iğne gibi olan yaprakları


    R

    Rafan gitmek : Çok hızlı ilerlemek

    S

    Sağrak : Yağ saklama kabı
    Sahan : Bakır kap, tabak
    Sakırca : Beyaz çiçekli, kökü yumurtayla kızartılarak yenen bir tür bitki
    Sakırtlak : İnsana yapışan böcek
    Sali1) : Salih adının yöresel söylenişi 2) Salı günü
    Saplıyak : ****l yemek kepçesi
    Sarıcalı : Balsız bir arı türü
    Sasuk : Tatsız
    Sazmak : Islak çimen, bataklık
    Sef : Yanlış, hata
    Seğiretmek : Fırlayıp koşmak
    Semete1) Vasıta, sebep 2) : Uyku mahmurluğu
    Sepetbaş : İçi boş kafalı
    Serenti : Yöreye has bir yapı, bir nevi kiler
    Sıçan : Küçük fare
    Sırappa : Sıraya dizili
    Sırgan1) : Isırgan otu ve yemeği
    Sibek başlı : Gıcık, aksi, inat
    Simelek : Uyuşuk
    Sin
    Sinmek : Saklanmak
    Siron : Giresun'a has yufkadan yapılan yoğurtlu bir yemek
    Sökütmek : Üstünü başını çıkartmak
    Söykenmek : Yaslanmak
    Sulu Sepken : Sulu yağan kar
    Suluk : Süzme konulan yer
    Süflü : Pasaklı
    Sümüç : Parmak boyunda ölçü birimi
    Sümsük


    Ş

    Şalak : Geçmiş salatalık
    Şavgu : Şevki adının yöresel söylenişi
    Şelek : Harar'ın küçüğü
    Şenlik : Evin önünde yemeklik sebze yetiştirilen küçük bahçe
    Şişek : Genç erkek koyun


    T

    TaDaha
    Taflan : Kiraz'a benzer bir meyve, Karayemiş, Anadolu'da Laz kirazı olarak da bilinir.
    Taflan Tuzlusu : Taflan'dan yapılan Giresun'a has bir yemek
    Takkuma : Yöreye has bir kuş
    Talanmak : Habire birşeylerle uğraşmak
    TamAhır
    Taran : Sudaki taşın altındaki boşluk
    Tasal : Takatsiz, tembel
    Tasattuk etmek : Dağıtmak
    Tay : Yük, parça
    Taylanmak : Hazırlanmak
    Tehin : Çok hızlı hareket eden küçük bir ******
    Tehin gibi : Atik olmak, eli çabuk olmak
    Tekne Gazuntusu : Son çocuk
    Telaşa : Telaş
    Telaşiya Kalmak : Telaşa düşmek, telaşlanmak
    Telef : Canı çıkmışçasına yorgun
    Telef Tasal : Yorgun argın
    Telesimek : Susamak
    Terek : Tahtadan raf
    Tesbermek : Kurumak
    Tesçe : Çok aceleci
    Tevek : Asma dalı
    Tevekkel : Sakin, ganayaklı
    Tez : Çabuk, hızlı bir şekilde
    Tezen Peyniri : Giresun'a has bir peynir
    Tıkız : Sıkı sıkıya kapalı
    Tıman : Don
    Tırmıt : Mantar
    Tibal : Giyiminde çok titiz olan
    Tili : Yemek seçen
    Tirizme vurmak : Toprağı kazarak kökleri çıkarma
    Toklu : Kuzunun büyüğü
    Topur : Çoklu fındık çotanağı
    Tulum1) : Bir tür peynir 2) : Giresun'da da kullanılan bir çalgı aleti, Gayde
    Töngel : Bir tür muşmula
    Tüğüm : Düğüm
    Tülemek : Oluşmak meydana gelmek
    Tünek : Kuş tüyü
    Tünemek


    U

    Uheym : Bir hayret ve şaşırma nidası
    Ula : Bir hayret ve sesleniş nidası
    Uluk : Pis, pasaklı,kötü kadın
    Uruf olmak : Üzülmek
    Uslu : Köyün ve ailenin büyükleri, sözü geçenleri
    Usulca : Yavaşça
    Uşak : Erkek evlat
    Uy : bir hayret nidası
    Uyartmak : Uyandırmak


    Ü

    Üğüm : Fındık dalı
    Üşmek : Eşmek, eşelemek
    Üveç : Yaşı gelmemiş erkek koyun
    Üzüm Ayı : Ekim Ayı


    V

    Vire : Daima, devamlı
    Y
    Yağlaş : Muhallebi
    Yal : İnek yemeği
    Yalak1) : ******ların su içmesi için çeşme altlarında oluşturulan çukur yer 2) : İnsanın sırtının ortasındaki çukurluk
    Yalavu : Alev, kıvılcım, ateşin sıcaklığı
    Yalavuz,Yalağuz : Yalnız, tek başına
    Yane : Ne sandın?
    Yarmaça : Yarılmış odun
    Yasan Olmak : Ortadan kaybolmak
    Yaşmak : Başörtüsü
    Yavşu : Mısır tarlasında yetişen bir tür ot
    Yaykın : Kızılağaç
    Yayuk1) Ayran 2) : İçinde bu ayranın yapıldığı tahtadan ve uzunca eşya
    Yenlik : Hafif
    Yesir : Ebelemece türü bir oyun
    Yitmek : Kaybolmak, gözle görünmez olmak
    Yivtin : Bir bitki türü
    Yolluk : Kilim
    Yuka : Suyun derin olmayan kısmı
    Yunmak : Yıkanmak, çimmek


    Z

    Zabacca : Sabahleyin
    Zağar : Uyuz *****
    Zara : Un yapılan mısır ve buğday
    Zatiberi : Zaten, eskiden beri
    Zeğele : Akşam, akşama, akşamüstü
    Zıbıç : Sebze ve meyvenin sap kısmı
    Zıpçık : Taze daldan yapılan bir çeşit müzik aleti
    Zıpka : Yöreye özgü paçası dar, üstü bol pantolon
    Zivzik : Küçük fare
    Zorlu, Zollu : Güzel, güçlü kuvvetli
    Zorunan : Zorla
    Zote : Saklambaç oyununun yöredeki adı
    Zumbuk : Yumruk

    Konu N A S İ P tarafından (29-12-2016 Saat 01:05 ) değiştirilmiştir.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

  3. #53
    Üyemiz dolunay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    07-07-2015
    Yaş
    37
    Mesajlar
    211
    Ettiği Teşekkür
    12
    11 mesaja 13 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart

    Elazığ Yöresi - Gakkoş kelimesi ne anlama gelir ?

    GAKKOŞ/GAKKO/GAKGO SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE
    Elazığ yöresinde kullanılan bu sözcük Türkçe kökenlidir. Eski Türkçede ka "akraba, arkadaş" demektir. Kañ, baba demektir. Kadaş ise "akraba, arkadaş, kardeş" demektir. Yine kañdaş sözcüğü de "babaları aynı olan, kardeş" anlamındadır. Azerbaycan Türkçesinde gağa sözcüğü ağabey anlamındadır. Türkmen Türkçesindeki kaka sözcüğü ise baba demektir.

    Görülüyor ki Türkçede soybağı (akrabalık) bildiren bu sözcüklerde ortak bir "ka" kökü vardır.

    Gakgo sözcüğü yalnızca Elazığ yöresinde kullanılmaz. Türkiyenin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine pek çok yörede kullanılır. Bu sözcüğün "kaka, kako, kakko, keki, keke, keko, gaga, gağa, gacı, gada, gıcı, gıga, guca, gucca" gibi çok değişik biçimleri Türkiye'nin türlü yörelerinde kullanılmaktadır.
    Özellikle Doğu ve Güneydoğu ağızlarında bazı özel adlar kısaltılarak ve sonuna o sesi eklenerek söylenir:
    Mustafa > Musto, Mısto
    Ayşe > Eşo
    Hasan > Haso
    İbrahim > İbo
    ...
    Bununla birlikte yine Doğu ve Güneydoğu Anadolu ağızlarında özel adlara sevgi anlamı yüklerken adın sonuna ş ünsüzü eklenir:
    Fatma > Fatoş
    İbrahım > İboş
    Şimdi sözcüğü anlambilimsel olarak değerlendirince sözcüğün kökeni ile anlamının ne denli benzer olduğunu göreceğiz.
    Gakgo sözcüğü "sevilen, sözü dinlenen, yaşına saygı gösterilen ocak büyükleri" için kullanılır. Bununla birlikte özel olarak "ağabey" anlamı taşır. Nitekim Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğünde de gakko sözcüğü Elazığ kaynak gösterilerek "erkek kardeş" olarak tanımlanmış. Bir kızın, küçük erkek kardeşine "gakgom" demesi onu ağabeyi gibi gördüğü ve onu yücelttiği anl***** gelir.
    Günümüzde gakgo sözcüğü, "yiğit, er, delikanlı, babayiğit" anlamlarına gelecek biçimde de kullanılmaktadır.
    Görülüyor ki Türkçe kökenli olan gakko/gakkoş sözcüğü, artık yalnızca soybağı bildiren bir sözcük değildir. Soybağına ek olarak toplum ekininde (kültüründe) yer alan bir sözcük olmuştur. Ayrıca toplum içinde kişileri tanımlarken kullanılan bir kişilik ve öz yapı (karakter) sözcüğü olmuştur.


    Kaynak : Türkçenin Diriliş Hareketi


  4. #54
    Forumla Özdeşleşmiş N A S İ P - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.606
    Ettiği Teşekkür
    76
    16 mesaja 20 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    38

    Standart

    urfa şivesi ile bazı kelime örnekleri;


    siye = sana
    biye = bana
    gelisen mı = geliyor musun
    gidisen mı gidiyor musun
    gelah = gelelim
    gidah = gidelim
    anê = anne
    babo = baba
    nene = nine
    dedey = dede
    bibi = hala
    dayze = teyze
    herif = koca
    avrat = hanım bayan
    güveg = damat
    lo = erkek çağırılırken kullanılır
    le = bayan çağrılırken kullanılır
    deget = yürü git
    güz = sonbahar
    tez = çabuk
    irak = uzak
    suvak = sokak
    mıhalle = mahalle
    henek = şaka
    afrit = şeytan yavrusu firlama kimselere denilir
    hış oldum = döküldüm
    öksedim = özledim
    haho = yeter artık
    kırtik = azıcık biraz
    ağbati başiya = darısı başına
    zerzur = sığırcık kuşu
    kit = yabani güvercin
    pısik = kedi
    haket = gerçek
    ğas = marul
    bahtenis = maydanoz
    pırpır = semiz otu
    fırenk = domates
    balcan = patlıcan
    isot = urfa biberi
    leymun = limon
    pircikli = havuç
    hıttı = bir salata çeşidi
    bostana = bir çeşit salata (çok güzeldir)
    savık = soğuk
    ülbe = soğuk
    tud = dut
    ferik = taze, genç (aynı ben *)
    payam = badem
    kehke = simit
    reçel = biber salçası
    neçek = yazma
    puşu = erkek baş örtüsü
    haphap = takunya
    kahke bezi = amerikan bezi
    ezye = bayan elbisesi
    sako = ceket
    koyneg = gomlek
    tuman = don, külot
    kuşhana = tencere
    teşt = leğen
    sülahye = sürahi
    koruk = olmamış üzüm
    dürmük = dürüm
    tike = nasil anlatsam bilmiyorum ama habbe deriz ya da lokma gibi bir şey.
    şıllık = bir tatlı çeşididir.
    germi = bulgur pilavi
    tedirbe = sokak
    heyat = evin geniş avlusu
    mahle şenigi (şenik) = komşu, aynı çevrenin insanı
    hâh = yabancı
    hulh = bunu da nasil anlatacagimi bilmiyorum
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hulhum dar demek içim sıkılıyor sabrım yok gibi
    made = mide

    ************************************************************************************


    urfa şivesi ile yazılmış bir mektup; :)

    Oğlum Mahir!
    Ana heyran nasılsan?
    Ne haldasan?
    Biz seni aramasah, sormasah,
    Sen bizi ne arisan, ne de sorisan;

    Sen ne hersiz bir evlatmışsan!
    Bemırad olmıyasan,
    Hahin kızınan gezisen dolaşisan?
    Edemisen anana mektup yazasan
    Heç Allah'tan korhmisan bizi merakta bırahisan

    Dünegin arkadaşın Hüsen gelmisti Ankara'dan
    Getmişem sağlık haberin ondan almışam
    Seni belediye otobozunda görmiş bir kıznan
    Sözlüm diye bahsetmişsen o kızdan
    Birde yüzüg tahmişsan barmagan
    Niye oglum sen anasiz kalmişsan
    Sansahan evlenmaga kalhmişsan?

    Hüsen'e dedim ki;
    "-- Hüsen! Hele birez kızı anlat"
    Dedi ki:
    "-- Ne anlatayım diyaza, ay parçası bemırad
    Gülende güller açi,
    Agliyanda incinen mercan saçi.
    Bele güzel ne görülmiş, ne duyulmış,
    Hak teala öz nurundan yaratmış."
    Mahir!

    Niye sen hirif olmışsan,
    Böyükleren danışmadan evlenmaga kahmışsan
    Kardaşından da mi ibret almisan?
    Getti bir tango kız getirdi.
    Ne kendisi rehet etti,
    Ne de bizi rehet ettirdi
    Kız da kız olaydı üregim yanmazdı
    Ele zaif ele zaifti ki
    Ayni Çirtik Eso'ya benzidi
    Çirpi gibi bacagi
    Emin aganin ayagi gibi ayagi
    Çamaşir tokaci gibi de elleri vardi
    Ne aglidi agliyasan,
    Ne gülidi gülesen.
    Ne konuşmagimizi begenidi
    Ne pişirdigimizi yeyidi
    Zıkkımın köküni yiyeydi
    Her bişede kusur buludi
    Her bişeye yeni yeni adlar tahidi
    Ben deyidim babakanuç,
    O deyidi " patlican ezmesi"
    Ben deyidim lebeni,
    O deyidi " yogurt çorbasi"
    Ben deyidim hilorik aşı
    O deyidi "ekşili izmir köftesi"
    Yoh! Carut degil faraşmış
    Küçe degil sokahmış
    Hebene degil destiymiş
    Havuca pirçikli demah ayıpmış
    Ben bele konuşayım diye benden utanimiş.
    Niye kendi yaptigindan utanmidi
    Gün evle olidi yatahtan kahidi
    Benim elimden çaput
    Onun elinden roman düşmidi
    Gezmeye gidende de en öne o düşidi.
    Birgün baban dükkanden geldi
    Hanimin kızı yerinden bile teprenmedi
    Baban çoh agrina getti
    Bırahsam, alimallah saçını pirçigini yolacahtı.
    Ben ne şanssız bir karıymışam anam!
    Kaynanaların zalim zamanında gelin olmışam
    Gelinlerin zalim zamanında da kaynana olmışam
    Kime ne etmisem ki bulmışam.

    Mahir! sen sen olasan
    Aklı başında bir kız alasan
    ister Urfali olsun
    istersen yedi yabancıdan olsun
    Yeter ki helal süt emmiş bir kız olsun
    Istiyem ki sonradan peşman olmıyasan
    Karı kısmı ayakkabı degil ki,
    Sıhtı mı çıharasan atasan
    Namusumdur diyecahsan
    Ömrü billah çekecahsan
    Mahir! Biliyem eyisen hoşsan
    Her şeye çabuh kizisan
    Kızanda da alalo gibi kabarisan

    Oglum! Asebi erkegin kahrı çoh olur
    Kahir çeken karı zor bulunur
    Onun için, karilarin hamuri sabirnan yogrulmuştur
    Onlar hanımdır
    Onlar hatundur
    Onlar sultandır
    Onların mekânı Cennet-i A'lâ'dır
    Onlar ışıhtır
    Onlar nurdur
    Onlar yüce Allah'ın erkeklere bir lütfudur.


    *********************************************



    Konu N A S İ P tarafından (20-02-2017 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 3 kullanıcı var. (0 üye ve 3 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.