alevilik,alevi forum,Alevi forumu,alevi,aleviler,alevilik tarihi


Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Drama Temel Konular

Sanat ve Kültür

Kategorisinde ve Tiyatro Forumunda Bulunan Drama Temel Konular Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçeriği Kısaca ->> 1. TEMEL KONULAR a. Yaratıcılık b. Dramatik Oyun c. Dramatizasyon ç. Drama ( Yaratıcı Drama ) d. Rol Oynama e. Doğaçlama f. İletişim g. Etkileşim 2. OYUNUN ÖNEMİ 3. DRAMA OYUN İLİŞKİSİ 4. DRAMANIN ÖNEMİ 5. DRAMA ARAÇ ve GEREÇLERİ DRAMA Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı ...

  1. #1
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama Temel Konular

    1. TEMEL KONULAR
    a. Yaratıcılık
    b. Dramatik Oyun
    c. Dramatizasyon
    ç. Drama ( Yaratıcı Drama )
    d. Rol Oynama
    e. Doğaçlama
    f. İletişim
    g. Etkileşim

    2. OYUNUN ÖNEMİ
    3. DRAMA OYUN İLİŞKİSİ
    4. DRAMANIN ÖNEMİ
    5. DRAMA ARAÇ ve GEREÇLERİ

    DRAMA

    Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini , araştırmasını, paylaşmayı öğrenmesini engeller. Drama ise , çocuğu geliştiren yetiştiren başlı başına bir eğitim alanıdır. Drama ile oyun iç içedir. Drama oyunun pek çok özelliğini barındırır. Oyun, çocuk için yemek, içmek kadar önemlidir. Oyun; çocuğun çevresiyle ilgi kurmasını,duygu larını dışa vurmasını,deney im kazanmasını , eğlenmesini , dinlenmesini , rahatlamasını ve problemlerini çözmesini sağlar. Drama ;bireyler arasında dolaysız bir iletişim ve etkileşim sağlar. Drama bir olayı,oyunu,yaş antıyı tiyatro tekniklerinden yararlanarak,ge liştirerek canlandırmaktır .
    Yaratıcı drama bir grup çalışması içinde,öğrencil erin bir yaşantıyı,bir kavramı,ders ünitelerinden belli konu yada temaları yaşayarak,canla ndırarak,oynaya rak öğrenmelerini sağlayan bir süreç, eğitsel bir ortamdır. Bu arada eski bilgiler yeniden gözden geçirilir,sorgu lanır,yeni bilişsel ve duyuşsal örüntüler içinde pekiştirilir . Drama surecinde çocuk;gözlem,de neyim,duygu ve bilgilerini canlandırarak yaşar.
    1.TEMEL KAVRAMLAR

    Dramada sıklıkla kullanılan kavramlardan önemlileri şunlardır :

    a. Yaratıcılık
    b. Dramatik oyun
    c. Dramatizasyon
    d. Drama ( Yaratıcı Drama )
    e. Rol oynama
    f. Doğaçlama
    g. İletişim
    h. Etkileşim
    a. Yaratıcılık

    1. Yaratıcılık insana özgü bir yeti ve yetenektir. Yeter ki insanlar bunun farkına varabilsin. Yaratıcı olmak için bir dahi olmak gerekli değildir. Yaratıcılık, insan yaşamının tüm yönlerinde yer alan temel bir yetenektir.
    2. Drama insanlara bu özelliklerini fark ettirir. Yeteneklerinin farkında olan ve onları kullanmaya çalışan insanlardan çekinilmemelidi r. Bu ifade şekilleri sözlü ve yazılı olabildiği gibi dans , resim , tiyatro , müzik , edebiyat,şiir şeklinde de gerçekleşebilir . Yada matematik,fizik ,kimya,biyoloji gibi bilgilerin eklenmesiyle keşiflerde bulunmak şeklinde ortaya çıkabilir.
    3. Yaratıcılığa bir süreç, bir kişilik özelliği yada süreç sonunda ortaya çıkan sonuç ( ürün ) açısından yaklaşılabilir. Eğitimciler açısından süreç daha önemlidir. Çünkü yaratıcı bir eğitsel süreç sonunda araştırıcı, özgür düşünen, sorular soran bireye ulaşır. Yaratıcı kişilerde öğrenmeye hazır olma, anlatımda akıcılık, düşüncede esneklik ve özgürlük, sabır,merak, sezgi,hayal gücü,deneme,ara ştırma,sınama,b ulma,kalıplarda n kurtulma ve yeni fikirler üretme en belirgin özelliklerdir. ‘Genel olarak yaratıcılık ;daha önceden kurulmamış ilişkileri kurabilme,böyle ce yeni düşünce şeması içinde,yeni yaşantılar,dene yimler,yeni düşünceler ve yeni ürünler ortaya koyma durumudur.’ Düşünce kalıpları dışına çıkmak hem bireye hem de etkileşim içinde olanlara önemli açılımlar sağlar.
    Yaratıcılığı Engelleyen Etmenler:
    İnsanın yaratıcılığını engelleyen en önemli etmenleri şöyle sıralayabiliriz ;
    * Bireyin kendini tanımaması
    * Eksikliklerini ve fazlalıklarını bilmemesi
    * Bilgiye ulaşmayı bilmemesi
    * Ezberci eğitim ve öğretim
    * Yurttaş olma sorumlulukların ı tanımaması
    * Yaşamı yeterince anlamlandıramam ış olması
    * Kendini ifade etme yetisinin gelişmemiş olması
    * Toplumda var olan durum ve kurallara uyma zorunluluğu
    * Rahatına düşkün olması
    * Kendini yeterince özgür hissetmemesi
    * Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması
    * Kendini güvende hissetmemesi
    * Yenilgiye uğramaktan, alay edilmekten ve yanlış yapmaktan korkması
    * Belli bir otoriteye bağımlı olması
    * Yaratıcılığın dünyada pek az kişiye özgü bir yetenek olduğunu düşünmesi
    Ayrıca kalabalık sınıf ortamı, esnek olmayan öğretmenler, öğrencilere söz hakkı tanımaması,kısa cası demokrasiye dayanmayan sınıf ortamı gibi etmenlerde yaratıcılığı engeller. Bunun yanında ailenin ve yakın çevrenin,çocuğu kısıtlamak çocuğun düşünce ve sorunlarına değer vermemek, doğa ile iletişimini engellemek , çocuğun yaptıklarını yanlış ve saçma bulmak,denetlem ek,şiddet kullanmak,azarl amak,belli kalıplara sokmaya zorlamak gibi davranışları da yaratıcılığı engeller.
    Yaratıcılık Aşamaları :

    1. Hazılık dönemi
    2. Kuluçka dönemi
    3. Aydınlanma dönemi
    4. Gerçekleşme yada doğrulama dönemi

    1. Hazılık dönemi :Bu dönemde sorun,gereksini m yada gerçekleştirilm ek istenen şey saptanır,tanıml anır. Çözüm için gereken bilgi ve malzeme toplanır ve bunlar çözümün geçerliliği işlerliliği bakımından ölçütlere vurulur.
    2. Kuluçka dönemi :Sorundan çıkarak geriye gidilir. Bu dönem,hazırlık aşamasındaki gibi dakikalarca sürebileceği gibi haftalar yada yıllar boyuda sürebilir.
    3. Aydınlanma dönemi :düşünüler yaratıcılığa bir temel oluşturmak üzere zihinden doğarlar bu aşama çoğunlukla anlıktır,müthiş bir iç görüler zenginliği içinde gelişir,birkaç dakika yada bir kaç saat sürer.
    4. Gerçekleşme dönemi ( Doğrulama Dönemi ):aydınlanma aşamasında ortaya çıkan ne ise,onun gereksinimleri karşılayıp karşılayamayaca ğının,hazırlık aşamasında saptanmış ölçülere uyup uymamayacağının anlaşılması ve gösterilmesi için yapılan bir dizi etkinliktir.
    b. Dramatik Oyun
    Çocukların çevrelerinde keşfettikleri tüm karakterleri ve hareketleri taklit ettikleri özgür bir ortamda oynanan oyundur. Dramatik oyun içinde çocuk kendini ifade eder. Çocuğun ilgisine göre tekrar oynanabilir. Örneğin;evcilik ,doktorculuk gibi oyunlar için dramatik sözcüğü eyleme dayalı olması,hareketl i oyun ve canlandırmalara yer verilmesi açısından kullanılmaktadı r. Dramatik oyun anlıktır,süresi belli değildir. Temel olarak öykünmeye dayanır.

    c. Dramatizasyon
    Dramatizasyon tıpkı drama gibi bir eylemselleştirm edir. Rol oynama yöntemi ile iç dramaların görselleştirilm esidir. Bir metni düz anlatımdan çıkarılarak yaşamda gerçekleşme şeklinin bulunması,bu tutumun bir beceri halini alması yönünde çalışma yapılmasıdır. Yada bir konu,bir olay yada durumun roller verilmesi yoluyla ve hareket,mimik,j est ve sözlerle canlandırılması dır. Çocuğun bedensel,zihins el,duyuşsal,sos yal ve kültürel tüm özelliklerini geliştirir,çocu ğu hayata hazırlamaya çalışır.

    d. Drama ( Yaratıcı Drama )
    Drama ve dram kavramlarının daha eski ve köklü kavramlar olduğu belirtilmişti. Böyle bir yaratıcılık eğitimi;
    * Eğitimde
    * Resim,müzik,tiy atro,dans,şiir, edebiyat gibi ifade becerilerinin geliştirilmesin de.
    * Bireyin kendini tanıması ve olanaklarını kullanması becerilerinin gelişmesinde kullanılır.
    * Psikolojide drama kullanımına psikodrama bilindiği gibi sosyolojide de sosyodrama sözü kullanılır.
    Dramanın dramatizasyonda n ayrıldığı önemli noktalar şunlardır; dramatizasyonda rolleri dağıtan ve oynatan bir öğretmen vardır. Dramada birlikte yaratılan oyun süreçlerine karşın,dramatiz asyonda belirlenmiş roller verilir,doğaçla maya yer verilmez,kendil iğindenlik de pek yer almaz. Çocuk hayal gücünü geliştirir,çocu ğun duygu ve heyecanı artar. Bunları yaparken sözcük dağarcığı gelişir,yeni bilgiler edinir. Öğrenci dramada yaratıcı bir sürece girer ‘drama; bir insanın kendi kendine ve başkalarıyla olan ilişkilerin tümüne denir. Kendi kendine olanına iç drama,başkaları yla iletişim ve etkileşim eylemine dış drama denir. İnsanların düalist ( iki ruhlu ) bir yapıda olmamaları için,iç dramalarıyla dış dramalarının örtüşmesi sağlanmalıdır. İç drama,bireyin çocukluğundan günümüze değin bilgi birikimi ile oluşur.

    e. Rol Oynama
    İnsanlar yaşantılarının her döneminde,her anında bir rol oynarlar. Rol,bir bakıma incelemek,anali z etmek,doğruyu aramaktır. Bir oyunda rol oynamak demek oyundaki bir karakterin duygularını,düş üncelerini canlandırmak demektir. Aslında insanlar yaşamlarında her an her zaman yeni bir rol oynarlar. Her duruma karşı yeni roller yaratırlar. Çocuk oyunlarında rol oynamaya en iyi örnek evcilik oyunlarıdır. Öykülenme ve pandonim rol oynamaya başlamanın kolay yoludur. Polis,doktor,öğ retmen,şoför gibi kişilerin yorgun,sinirli, kızgın,neşeli vb. hallerini canlandırmak söz konusu olabilir. Rol oynama hiç bir zaman bir film veya tiyatro oyundaki karakterin aynı biçimde canlandırılması değildir. Rol yapmanın daha gelişmiş biçimi , gerçek hayatta henüz yaşanmamış rolleri üstlenerek , yaşamın daha ilerideki aşamalarına hazırlanmaktadı r. Dramanın önemli bir bölümünü rol oynama oluşturur. Bir çocuk oyununda başarılı olan çocuk, rol oynama konusunda cesur ve girişken olmayabilir. Çünkü rol oynayarak kişilik sırlarını dışarı vuracağından korkar. Arkadaşlarının onun özel yanlarını öğrenerek kendisi ile alay edeceklerinden çekinir. Zaaflarının başkalarına eğlence olacağını zanneder.

    f. Doğaçlama
    Doğaçlama , belli bir hazırlık üzerine kurulan , büyük ölçüde grup dinamiğinden yararlanılarak oluşturulan rol oynamalar , oyunlar ve benzeri süreçlerdir. Doğaçlama , öğrenciye sosyal olaylardaki gerçeğe uygun davranışları canlandırması için fırsat verdiği gibi , gerçek yaşamda karşılaşacağı durumlara da hazırlıklı olması açısından geniş olanaklar sunar. Doğaçlama insanın davranışlarında önemli bir yönlendirici ögedir. Birbirini tanımayan iki insanın birbiri ile karşılaştıkları ndaki davranışları bir tür doğaçlama olarak görülebilir. Demek ki doğaçlama , anında ortaya çıkan bir durum olmaktan çok , belli kural ve kalıplara göre değişen , değiştirilebile n davranışlar , oluşumlardır. Anında yaratılırmış gibi görünse de belli hazırlık süreçlerini barındırır. Çocukların oyun oynamaları da bir tür doğaçlamadır. Çocukların ilk başlarda hareket ederken ve konuşurken akıcı olmayabilirler .Zamanla grubu tanırlar , kendilerine ve diğerlerine güvenleri artar , düşüncelerini sözlerle , hareketlerle rahat bir şekilde ifade ederler.

    g. İletişim
    Duygu , düşünce ya da bilgilerin söz , devinim , yazı , görüntü , vb. aracılığıyla başkalarına aktarılması ve paylaşılmasıdır .

    h. Etkileşim
    Toplumdaki insanlar birbiri ile ilişkilidir. Karşılıklı iletişim ve etkileşim hem birey hem de grup için son derece önemlidir. İnsanlar ve gruplar birbiriyle çok sayıda ilişki kurarlar. Etkileşim bu karşılıklı ilişkiler içinde geçerlidir. Öncelikle sosyal etkileşim karşılıklı olmayı gerektirir. Bundan dolayı da etkileşim iletişimde son derece önemlidir. Etkileme durumu ile anlatılmak istenen , bireylerin birbirlerinin duygularını , düşüncelerini , tutumlarını , ilgilerini , alışkanlıkların ı , değer yargılarını , yaratıcı drama sürecine katmaları , paylaşmaları , paylaştıklarını değişik açılardan denetlemeleri ve bunların sonucunda elde edilenleri çevreleriyle bütünleştirmele ridir.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Baykal, cihaner'e tam destek verdi
    • » Dershanelerden 'Kapanacak' iddiasına...
    • » Hz.Hasan'ın insanlığa bıraktığı miras
    • » Masum Adam
    • » Sizce Suçlumu??(Gerçek bir olay)
    • » KPSS’siz memurluk
    • » Atatürk ve Masonlar
    • » Ağrı kesicinin zararları
    • » Enflasyon
    • » 'Allahuekber' diyene saldır!'

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » 21 Yıldır Çok Özlüyoruz...
    • » 'Dersim'in Kayıp Kızları'nın galası...
    • » İBB Şehir Tiyatroları?nın Yeni Oyunu...
    • » Ece Uslu erkek olursa
    • » Polis, Gezi Parkı'nı oynadı
    • » ‘Hergelekon’ ve Kaşar Bey
    • » Çocuk Tiyatrosu
    • » İzmir Tiyatro Günleri’ne Doğru
    • » Sahne Yapım Aşamaları 2
    • » 'Diriliş'e salon yok
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  2. #2
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama ve Oyun

    OYUNUN ÖNEMİ

    Oyun , kişiliğin gelişimi süresince diğer insanlarla paylaşarak , taklit ederek gerçekleştirile n ve yaşamın temel dayanağı olan önemli bir etkinliktir. Oyun ortamları , çocukluktan başlayarak her yaştan insanın fırsat buldukça içinde olmaktan keyif aldığı ortamlardır. Oyun , öğrencinin hayal gücünü geliştirir , dil gelişimini sağlar , insanlar arası etkileşimi arttırır. Çocuğun , kendi bedenini tanımasına yardımcı olur , dikkatini toplamasını sağlar. Bunların yanı sıra oyun , çocuğun çevreyi gerçek yönleriyle tanıma ve araştırmasını , yetişkin rollerini gözlemlemesini , karar verme ve mantık yürütme yeteneğini geliştirmesini sağlar. Çocuk , oyun sayesinde fazla enerjisini iyi yönde kullanmayı öğrenir. Oyun , tarih boyunca hem çocukların hem de büyüklerin iletişim aracı olmuştur. İki çocuk yan yana geldiğinde , göz göze bakışarak birlikte oynamak istediklerini işaretini verirler. Az sonra ne oynayacaklarını kararlaştırırla r. Oyun aynı zamanda zaman geçirme ve eğlence aracıdır. Çocuğun duygularını , ruhsal çatışmalarını , eğilimlerini , düşlerini , isteklerini ve çevresel etkinliklerini içine alır . Çocuk oynadığı oyunda problemlerini , sevincini , öfkesini , nefretini ifade eder. Oyunun büyüleyici bir etkisi vardır . Oyun kuralları bağlayıcıdır. Kuşkuya yer bırakmaz . Kurallar bozulunca bütün oyun çöker. Oyun kurallarını çiğneyen oyun dışında kalır. Ciddi bir iş olarak benimsememekle birlikte oyuncu yoğun şekilde ve tamamen kendini oyuna verir.
    Çocuk oyunlarının bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz :
    1. Oyun çocuğun serbest etkinlik alanıdır. Oyunun belli başlı amacı yoktur
    2. Oyunda ki nitelik ve konular çocuğun gelişimine bağlı olarak zaman içinde farklılık gösterir.
    3. Oyunun tekniği her çocuğa göre değişir.
    4. Oyun , çocuğun duygularını doğal olarak ifade etmesini sağlar.
    5. Bazı oyunlarda bir çeşit ‘ alıştırma ’ işlevi bulunur .
    6. Oyunlar çoğunlukla bilinen yaşantıların yeniden yaşanması veya yaşantıların sürdürülmesi olarak görülür.
    7. Beceri ister.
    8. Cesaret ister.

    3. DRAMA – OYUN İLİŞKİSİ

    Drama ; bir sözcüğü , kavrama , bir yaşantıyı , bir olayı oyun veya oyunlar geliştirerek canlandırmaktır . Bireyler arası doğrudan etkileşime dayanır. Oyun , gelişimin ve büyümenin temel bir aracıdır. Oyun olmadan etkili bir yaşam ve sağlıklı bir gelişmeden söz edilemez. Oyun çocuk için yemek , içmek kadar önemli bir etkinliktir. Drama süreci içinde çeşitli oyunlarda yer alabilir. Çocuk , oyunda ben , sen ve biz kavramlarını öğrenir . Paylaşma , yardımlaşma , yenme ve yenilmeyi yaşayarak öğrenir ,Oyun kız erkek çocuklar arasındaki ayrımın , çekişmenin azalmasını sağlayabilir. Güven duyma , karar verme , iletişim kurma drama ile oyun arasında ki ortak noktalardır. Dramanın kökeninde oyun kavramı bulunduğuna göre eğitimde dramada da kültürel ve evrensel oyunlardan yararlanılır . Oyunda ki etkileşim ile toplumsal gerçeklikte ki etkileşimin benzer olması , oyunun eğitimde drama da kullanılmasına neden olmuştur. Eğitim de drama grupla yapılan oyunsu süreçlerdir. Grup içinde ki bireyler belli bir konuyu irdeler , oynar , yeniden gözden geçirir ve rolleri değiştirirler. Drama da dikkati toplayarak ve yaratıcılığı geliştirerek düşünmenin bilgiye geçişini sağlamak önemli bir hedeftir. Çocukluk çağı oyunları drama da temel alınır. Eğitim de drama çalışmalarında pek çok amaç için oyuna başvurulur. Oyunu birlikte tasarlama , kuralları birlikte belirleme , birlikte oynama gibi özellikler eğitimde drama da kullanılır. Drama da grup içerisinde daha küçük gruplar ve bireyler vardır. Fikir alışverişi yargılamayı ve değerlendirmeyi beraberinde getirir. Yargılama ve değerlendirme belli sentezlere götürür. Birey kendini böyle bir grup içerisinde güvende hisseder. Kendini tanır , grubu tanır , grupla uyumlu bir çalışma ortamına girer. Dramanın ve oyunun iç içe olduğunu düşünürsek drama lideri ( öğretmeni )’ nin çocuk oyunlarını iyi bilmesi yerinde olur.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  3. #3
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Dramanın Önemi

    4. DRAMANIN ÖNEMİ

    Drama, tiyatro,sinema, dans gibi kişiyi aktif kılan bir alandır. Drama insanı kuşatır ve geliştirir. Eğitim ve öğretimde öğretmenler pek çok konuda dramadan yaralanırlar. Rol oynama, yaratıcı dramanın önemli araçlarından biridir. Drama çalışmaları çocuğu bağımsız davranmaya, hoşgörülü olmaya, demokratik olmaya ve yaratıcı bir kişilik kazanmaya yöneltir. Ayrıca , drama,eğitimin değişik basamaklarında yer alan diğer disiplinlerin pek çoğunda bir yöntem olarak uygulanabilir. Drama yoluyla öğrenme çabuklaştırılır ,etkinleştirili r. Bu çalışmalar öğrencinin sözcükleri ,tutum ve davranışları ,devinimleri ve yaşam durumlarını anlamlandırması nı sağlar.
    Eğitimde yaratıcı dramanın önemini şu şekilde özetleyebiliriz ;
    1. İmgelem ( hayal ) gücünü geliştirir
    2. Bağımsız düşünebilmeyi sağlar
    3. İş birliği yapabilme özelliğini geliştirir
    4. Sosyal ve psikolojik duyarlılık yaratır
    Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasını ve hissetmesini ve bu durumun ona iletilmesi sürecine empati adı verilir.
    5. Dört temel dil becerisini ( konuşma , dinleme, okuma , yazma ) kazandırır,dili n kullanım alanlarını ve kalitesini zenginleştirir
    Dil gelişimi ile ilgili hedeflenenler şu şekilde belirlenmiştir :
    * Konuşmada güven
    * Konuşma becerisinde gelişme
    * Sözcük dağarcığında gelişme
    * Düşüncelerin yazılı ve sözlü anlatımında gelişme
    * Dinleme becerisinde gelişme
    * Farklı sosyal rol ve statülere ilişkin değişik dil biçimlerini kullanabilme
    * Okuma becerisini geliştirme
    * Yazma becerisini geliştirme

    6. Sözel olmayan iletişimin öğrenilmesini sağlar.
    7. Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlar.
    8. Etik değerlerinin gelişmesine olanak sağlar.
    9. Kendine güven duyma ,karar verme becerilerinin gelişmesini sağlar.
    10. Farklı olay ve durumlarla ilgili deneyim kazandırır.
    11. Kaslarını hareket ettiren yeni yöntemleri bulmayı,denemey i ve bedenini çok yönlü geliştirmeyi sağlar.
    12.Çevresindeki canlı ve cansız varlıkları tanıma ve algılamayı öğretir.
    13. Hata yapma korkusu olmaksızın yeni davranışlar geliştirmeyi sağlar.
    14. Sanat formlarına duyarlılık göstermeyi sağlar.
    15. Özellikle doğaçlama çalışmalarında iç tepi ve dürtülerden yaralanmayı öğretir.
    16. Duygunun sağlıklı bir şekilde boşalımından yararlanmayı sağlar.( Bu kontrollü bir birey için oldukça önemlidir.)Duyg unun denetlenmesi ,onun bastırılması anlamına gelmez. Bütün insanlar zaman zaman hissettikleri öfke,korku,kayg ı,kıskançlık,da rgınlık gibi duygularını bu temaların ifade edildiği oyunlarda rol alarak boşaltabilir ve gerilimden kurtulabilirler .
    17. Öncelikle kendini tanımasını sağlar.
    18. Kendinde bulunan özelliklerle başkalarını karşılaştırabil meyi sağlar.
    19. Başkaları ile benzerliklerini keşfetmesini sağlar.
    20. Kendinde geliştirmek istediği yanlarıyla ilgilenmesini ,kendini eleştirebilmesi ni sağlar.
    21. Kendini ifade etmede gerek duyduğu kaynaklara ulaşma gerekliliğini fark ettirir.
    22. Bilgiye ulaşmaya ve onu kullanmaya istekli duruma gelir.
    23. Kendini ifade etmede güven kazanır.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  4. #4
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama Araç ve Gereçleri

    DRAMA ARAÇ VE GEREÇLERİ

    Araç, gereç ve materyaller dramanın ayrılmaz parçasıdır.
    Araç ve gereçler rol oynamada ve doğaçlamalarda bireyin dikkatinin odaklaşmasında ( konsantrasyon ) yerinde kullanıldığında yararlı işlev üstlenir.
    Drama dersinin yapılacağı sınıf ortamında ( drama odasında ) şu araç ve gereçler bulunabilir:
    Çantalar,eski süs eşyaları,yörese l iysiler,çeşitli takılar,meslek giysileri,şapka lar,baston,fula r,başlıklar,mas keler,ayakkabıl ar,yelekler,mak yaj malzemeleri,top lar vb.
    Dramada konsantrasyon sağlamak ve işlenen konuyla ilgili bir atmosfer yaratabilmek için,klasik müzik,değişik uluslardan alınan etnik müzik örnekleri,pop müzik,çağın yeni müzik akımları olarak bilinen elektronik müzik;çizme ve boyamada dramanın etkisini arttırır , öğrencinin dikkatinin yoğunlaşmasını sağlar.
    Görsel materyaller , eski fotoğraflar , kartlar , gazete küpürleri , dergilerden kesilmiş resim ve fotoğraflar , slaytlar , tepegöz projektör vb. etkinlik öncesi öğretmen ( lider ) tarafından hazırlanabilece k olan materyallerdir .
    Öğretmen , malzeme sağlamada yönetimle , diğer öğretmenlerle , velilerle,çevre deki çeşitli işyerleri ve kurumlarla iyi ilişkiler kurarak destek alabilmelidir.
    Araç gereçsiz de drama yapılabileceği asla unutulmamalıdır . Gerektiğinde öğrencinin , üstündeki giysileri , saçı , eli , ayağı çeşitli amaçlarla isteğe ve yaratıcılığa göre kullanılabilir. Kitaplıklarda bir gereksinim olarak drama ile ilişkilendirilm eli drama dergisinde öğrenci, bilgiye gerek duyulan noktalarda kütüphaneden yararlanmaya , kaynağa ulaşmaya , kaynak tarayabilmeye , eriştiği bilgiyi uygulamada kullanmaya özendirilmelidi r. Bu açıdan kitaplıkta drama çalışmalarının bir başvuru merkezi olarak araç ve gereçten sayılabilir.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  5. #5
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama Türleri

    Drama Nedir?

    Öğrenme, eğitim etkinlikleri içindeki en önemli kavramdır. Bütün eğitimciler en etkili ve kalıcı öğrenme sürecinin ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ olduğu konusunda tartışmasız birleşmektedirl er. Drama, ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ bakımından en etkili yöntemlerden biridir. Genel olarak konuyla ilgili olan eğitimci/sanatçı/uygulayıcıların birleştiği ve en basit anlatımla drama; bir düşünceyi beden diliyle, hareket ederek, devinimle anlatımdır. İçsel bir durumun, bir tasarımın, bir düşüncenin eyleme dönüşmesidir. Dramayla birey düşünür, plan yapar, organize eder ve düşüncesini eyleme dönüştürerek uygular. Bu süreçte de yaşantılar yoluyla yeni davranış ve duyguları öğrenir, deneyim sahibi olur. Böylece birey duygularını kontrol edebilme, değiştirebilme, düşüncelerini ifade edebilme, konuşarak iletişim kurabilme gibi yeteneklerini geliştirir.

    Drama ve Eğitim

    Eğitimde, ülkemizde en çok başvurulan yöntem öğretmenin anlatıp öğrenenlerin dinlediği bilinen klasik yöntemdir. Bu yöntem birçok konuda işe yaradığı gibi, birçok konuda ise yetersiz kalmaktadır. Özellikle dramanın konu edindiği iletişim, sosyal ilişkiler, duygu ve düşüncelerin ifadede edilmesi, empati kurabilme, düş gücünü geliştirme gibi konularda öğrenenlerde istendik yönde davranış değişikliği meydana getirmek hemen hemen mümkün değildir. Sosyal yaşam ve sosyal çevreyle ilgili bilgilerin çoğu da yaşantılar yoluyla edinilir. Günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle bireyin sosyalleşme sürecinde aile, komşular, akrabalar vb. yakınların etkisi azalmıştır. Bu nedenle akrabalık ve komşuluk ilişkileri sırasında yaşantılar yoluyla edinilen bilgilerin bireye kazandırılması, yaşantılar yoluyla bireyde olumlu değişmeler sağlama yöntemi olan drama tekniğinin eğitimde uygulanması zorunluluk haline gelmiştir.

    J.Jack Rousseau ile başlayıp, John Dewey, Johann Heinrich Pestalozzi ve Friedrich Froebel ile devam eden, Maria Montessori ile önce Avrupa’dan, Amerika’ya yayılan, daha sonra da dünyadaki başka ülkelerde etkisini sürdüren, çocuğun içsel potansiyelinin önemini ve bu potansiyelini özgür ve sevgi dolu çevresel koşullarda aktif yaşantıları sayesinde gelişebileceğin i vurgulayan görüş, eğitimde drama tekniğinin temelindeki anlayışlardan biri olarak kabul edilebilir.

    Bu görüşü vurgulayan Hohmann ve Weikart gibi çağdaş eğitimciler de çocuğun doğrudan doğruya kendi yaşadığı yaşantılar ile ilgili olarak çalışmasının ve düşünmesinin anlamlı olduğunu, başkalarının yaşadığı yada anlattıklarının değil, kendi yaşantılarının anlamlı bilgi sağlayabileceği ni belirtmişlerdir . Anlamlı olan bilgi ise, davranışa yansır ve daha kalıcıdır.

    Çocuklarla drama kuramcılarından Peter Slade ise drama uygulamalarının bir başka yönü olan, kendi hareketleri yolu ile yaşantı geçirmenin yanı sıra, konuşarak iletişimde bulunmanın önemini vurgulamıştır. Kendi hareketleri yoluyla algıladıkları konusunda konuşarak iletişimde bulunan çocuk, öğrenme ortamında bir “seyirci” değil, “aktif bir katılımcıdır” ve öğrenme bakımından avantajlı bir konumdadır.

    Drama bir bakıma oyundur. Çocuk ve oyunun birbirine ne kadar çok yakışan iki olgu olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Çocuk, çevresiyle iletişim kurmaya başladığı andan itibaren oyun oynar ve bu oyunlar içinde hoşça vakit geçirip eğlenirken bir taraftan da hayatı tanır. Ancak drama da amaç çocuğu oyalamak, ona hoşça vakit geçirtmek, eğlendirmek değildir. Amaç söz konusu oyun sürecinde çocuğun kendini geliştirmesi bakımından yaşantılar yoluyla yeni öğrenimler kazanmasıdır. Bu bakımdan drama, özellikle örgün eğitim vermeyen SHÇEK bünyesindeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları gibi kuruluşlarda uygulanabilirli ği olan, çağdaş bir eğitim tekniğidir.
    DRAMANIN YARARLARI

    - Drama yönteminde bütün duyu organları etkin bir şekilde kullanıldığı için çocuğun dikkat, algılama, dinleme, konuşma, bedenini de kullanarak anlatma ve yorumlama gibi iletişim becerileri gelişir. Böylece çocuk kendini ve sorunlarını ifade edebilmeyi ve yorumlamayı öğrenir. Drama, çocuğun utangaçlık, çekingenlik vb. olumsuz duygulardan arınmasını sağlar.

    - Drama oyun oynayarak yapıldığından soyut ve teorik olay ve kavramların anlaşılıp somutlaştırılma sına yardımcı olur. Böylece olaylar karmaşık bile olsa çocuk kolayca anlar ve yorumlar, çatışmalarla olumlu biçimde baş etmesini öğrenir.

    - Çocuğun düş gücünü geliştirir ve zenginleştirir. Bilim ve teknolojideki buluşların, onları bulan kişilerin öncelikle düş güçlerinin bir ürünü olduğunu düşünürsek dramanın çocukların düş gücünü geliştirmesinin ne kadar önemli olduğu kolayca anlaşılacaktır. Ayrıca sanatın ve sanat eserlerinin oluşturulmasınd a da düş gücü olmazsa olmaz bir koşuldur. Drama, çocukların sanatçı ruh taşıyan bireyler olarak yetişmesinde de önemli rol oynar.

    - Çocuklarda estetik duygusunun ve bilincinin gelişmesine katkıda bulunur. Böylece çocuk iyi, güzel, doğru gibi kavramları daha sağlıklı algılar ve yorumlar.

    - Çocuğun eleştirel düşünme yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunur. Çocuk, olaylara ve hayata eleştirel bir gözle bakmayı, yorumlamayı öğrenir. Böylece çocukta olay, olgu ve kavramları bir mantık süzgecinden geçirme yeteneği oluşur ve kendisine sunulan her şeyi olduğu gibi kabullenmeden araştırıcı olmaya yönelir.

    - Drama çok önemli bir öğrenme yoludur. Drama arcılığıyla çocuk, olaylar ve durumları, bunların arasındaki bağlantıları kolayca öğrenebilir. Böylece çocuğun problem çözme yeteneği gelişir ve kendi ayakları üzerinde durabilme becerisi kazanır.

    - Drama grupla yapılan bir etkinlik olduğundan çocuğun işbirliği yapma, sosyal ilişkiler, iletişim kurma gibi sosyal yönlerinin gelişmesine katkıda bulunur, çoğun sosyal gelişimini hızlandırır.

    - Yapılan etkinlikler sırasında duygular da yansıtıldığında n çocuğun duygusal gelişimini olumlu yönde etkiler ve gelişmesine katkıda bulunur. Çocuğun günlük sıkıntılardan kurtulup deşarj olmasını sağlar.

    - Çocuk drama etkinlikleri içinde kendini ve çevresini, çevresindeki insanları daha iyi tanır. Böylece çocuğun empati kurma becerisi gelişir ve çevresindeki diğer bireyleri ve olayları anlaması kolaylaşır.

    - Yapılan etkinlerde ele alınan konuların içeriği bakımından çocukta ahlaki, milli ve manevi değerlerin gelişmesi sağlanabilir.

    - Dramanın öncelikli amacı çocukları eğlendirmek olmasa da, drama etkinliği sırasında çocuk eğlenir ve mutlu olur. Drama çocukları neşelendirir, umut ve iyimserlik duyguları yaratır.

    - Drama çocukta iyi bir edebiyat deneyimi oluşturur. Ayrıca çocukta sanat eğilimlerini başlatır ve sanatı özellikle de tiyatroyu sevmesine katkıda bulunur.

    - Drama yukarıda sayılan yararların hiçbirini sağlamasa en azından çocukları eğlendirir, hoşça vakit geçirmelerini sağlar.
    DRAMA TÜRLERİ


    Psikodrama

    Psikodrama Jakop Levy Monero’nun ilk kez Viyana’da anneleri ya da bakıcılarıyla parklara gelen çocukları izlerken onların bu alanda bir öğretmene ihtiyaç duyduğunu belirlemesi ve çevresine toplanan çocuklara şaşırtıcı ve düş gücünü yakalayan masallar anlatmasıyla kavram olarak ortaya çıkmıştır.

    Monero çocukların birbirlerine olan düşmanca kıskançça duygularından bu öyküler ve hayallerini doğal olarak oynayarak kurtulduklarını görür ve dramanın bir terapi olduğuna karar vererek (Teather Of Spentanity) ‘Doğallığı n Tiyatrosu’ adını verdiği tiyatrosunu kurar ve bu tiyatro Psikodrama Tiyatrosuna öncülük eder.

    Psikodrama kişilik, kişiler arası ilişki, çatışma ve duygu sorunlarının özel dramatik yöntemlerle keşfedildiği bir grup yöntemidir. İnsanların çoğu yaşamları boyunca bir şey söylüyor, başka bir şey düşünüyor, üçüncü bir şeyi hissediyor ve sonuçta bu üçüyle de ilişkisi olmayan bir şey yapıyor. Bunun sonucu insan ruhu hırpalanıyor, stres ve parçalanmaya geliyor. Psikodramanın amacı insanların söz düşünce ve davranışlarında tutarlı olmalarına yardımcı olmaktır. Bir başka amacı da kendimize ve başkalarına karşı açık ve tutarlı olmayı kolaylaştırmakt ır.

    Psikodramanın en önemli amaçlarından biri de bireylerde katarsis elde etme ve içgörü kazanmaları yoluyla psikolojik gelişimlerinin sağlanması ve böylece tedavi edilmeleridir. Psikodramanın, bir terapi tekniği olarak uzman kişilerce, özellikle bu konuda eğitim almış psikologlar tarafından uygulanması gerekir.

    Eğitici Drama


    Pedagojik drama olarak da adlandırılır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılan bir tekniktir. Bu nedenle diğer iki drama türünü de belirli oranlarda içine alır. Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarak yaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcı drama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacının oyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır.

    Yaratıcı Drama

    Çocukların yaratıcılık özelliğini geliştirmek ve oyun yoluyla düş güçlerini harekete geçirmek için çocuklarla yapılan drama etkinliklerine yaratıcı drama denir.

    Çocuklar da yetişkinlerin yaşadığı dünyada yaşamaktadırlar ve onların da yetişkinler gibi duyguları, düşünceleri ve tarzları vardır. Bunların oluşumunda hiç kuşkusuz çevresindeki yetişkinleri örnek alırlar. Oysa çocukların yetişkinleri örnek almasından çok yaşam konusunda deneyime ihtiyaçları vardır. İşte bu noktada çocukların en çok yaptıkları şey, oyun, çok önemli bir yere sahiptir. Çocuklar yaşama dair birçok şeyi oyun oynarken öğrenirler ve bu öğrenmeler yaparak-yaşayarak olduğu için de son derece etkili ve kalıcı olmaktadır.

    Araştırmacı Arthur T. Jershild, çocukların oyun sırasında oyunlar aracılığıyla kendi güçlerini sınadıklarını, atılıma giriştiklerini, kendi çizdikleri sınırlar içinde rekabet ettiklerini, oyunda kaybetseler bile bunu kabullendikleri ni, bu nedenle oyunların toplumsallaşma sürecinde önemli etmen olduğunu vurgulamaktadır .

    Yaratıcı drama, oyunlar kurarak çocuğa yaşantılar yoluyla yeni durumlara ve olaylara sağlıklı tepki vermesi ya da uyum sağlaması konusunda yardım etme sürecidir. Bu bakımdan yaratıcı drama çocuğun oyunlar yoluyla edindiği yaşama dair deneyimlerin doğru ve yerinde deneyimler olması için kontrol altında, önceden tasarlanmış ve bu konuda deneyimli kişiler tarafından yönlendirilerek yapılan bir etkinlik olmalıdır.

    Çocuklar, gençler ya da yetişkinlerle yapılan dramanın klasik sınıflandırılma sında ısınma ve rahatlama, rol oynama ve pandomim, oluşum ve değerlendirme aşamaları yer alır.

    a) Isınma ve Rahatlama : Bedensel ısınma hareketleri vücudun en üst eklem yeri olan boyundan başlar, sırayla omuz, bel, bacak ve ayak eklemleriyle son bulur. Bu eklem yerlerinin sağa-sola veya öne arkaya eşit sayıda hareketle ısınması sağlanır. Bu hareketler esnasında aynı bölgelerdeki kaslar da çalıştırılır ve ısınması sağlanır. Rahatlama hareketleri de yine aynı sırayla baş bölgesindeki gerginlik noktalarından başlar ve ayak ucunda son bulur. Bu gerginlik noktaları sırasıyla; yanak kasları ve dudaklar, sırt kasları, kol altı kasları, kalçalar, uyluk, bacak arka kasları, ayak tarak kemiğidir. Bu noktalardaki kaslar çalıştırılıp gerilir ve bırakılır. Bu noktalardaki gerginliğin yavaş yavaş el ve ayak parmaklarından çıktığı hissedilir.

    b) Rol Oynama : Katılımcılar kendi aralarında yaptıkları işbölümüyle doğaçlamayı gerçekleştirirl er ve oynarlar.

    c) Pandomim : Anlatımın mimik, jest ve hareketlerle yapıldığı diyalog ve monoloğun olmadığı anlatım biçimidir. Birey rolünü pandomimle yapar.

    d) Oluşum ve Değerlendirme : Grup etkinliği gerçekleştirdik ten sonra kendi kendine değerlendirme yapar. Grup lideri bu aşamada katılımcıları soru sorarak yönlendirir ve onların oyun ve yaşantı esnasında neler hissettiklerini ifade etmelerini sağlar.

    Bu aşamalar sırasında çocuk ve gençler yaşantı zenginliği kazanarak deneyim yoluyla değişik duyguları yaşar, hisseder. Böylece çocuk ve gençler oyun oynarken yeni yaşantılar yaşar, sonucunda grup olarak değerlendirme yapar ve yaşama dair deneyim kazanır.

    Dramanın ana unsurları; drama lideri, drama grubu, materyaller ve uygun ortam olarak sıralanabilir.

    a) Drama Lideri : Grubun yapacağı drama etkinliğini önceden planlayan, grup bireylerinin fiziksel ve psikolojik olarak etkinliğe ısınmasını sağlar, grubu yönetir ve yönlendirir.

    b) Drama Grubu : Etkinliğe katılmaya istekli bireylerden oluşur.

    c) Materyaller : Etkinlik yapılırken kullanılan oyuncak, top, yastık vb.

    d) Uygun ortam : Drama etkinliğinin yapılabilmesi için vücut hareketlerinin rahat ve sağlıklı bir şekilde yapılmasına elverişli, dış dünyanın gürültüsünden yalıtılmış, kapalı ortamlar daha uygun ortamlardır. Drama etkinliği planlanırken etkinliğin yapılacağı ortam dikkate alınmalıdır.

    DRAMA İLE TİYATRO ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ

    Drama, planlanmış bir etkinlik olmasına rağmen sonuç ve değerlendirme aşaması etkinliğe katılan bireylerin kişisel özelliklerine bağlı olarak her uygulamada farklı sonuçlar verebilir. Çünkü etkinlik süreci katılımcılar için bir etkileşim sürecidir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]da oyun yazılı bir metindir ve ona uyulur. Dolayısıyla verilen mesajlar genelde her uygulamada aynıdır ya da benzer mesajlardır. Tiyatroda sunum yani sergileme-gösteri önemlidir. Oysa dramada sunum hiç yapılmasa da katılımcılar doyum sağlarlar.

    Her iki etkinlikte de katılımcı bireyler hem farklı hem de benzer kazanımlar elde ederler. Dramayla tiyatro arasında bir işbirliği yapılabildiğind e ise katılımcılar kazanımlarını kendilerini izleyen bir izleyici grubuna aktarabilirler.

    Drama ile tiyatro işbirliği SHÇEK kuruluşlarında denenmiş bir uygulamadır. Bu uygulamalardan bazı örnekler aşağıda verilmiştir.

    1- Reklam Uygulamaları: Grup ısınma ve rahatlama çalışmaları yaptıktan sonra televizyonda dikkat çeken reklamlardan biri ya da birkaçını tartışarak gündeme alır. Seçilen reklamda izleyenlere hangi mesajların verilmeye çalışıldığı tartışılır. ‘Biz olsaydık bu reklamı nasıl oynardık?’ sorusuna cevap aranır ve seçenekler sırayla canlandırılarak oynanır. Daha sonra bu reklam oyunlarından oluşan bir reklam demeti oluşturularak gösteri planlanır ve izleyiciye sunulur.

    2- Klip ve Playback Çalışmaları : Grup ısınma ve rahatlama çalışmalarından sonra televizyonda gösterilen kliplerden bazıları seçilir. Klipte oynayanların davranışları biraz da karikatürize edilerek playback yöntemiyle oynanır ve planlanan gösteri içinde izleyiciye sunulur.

    3- Masal Uygulamaları : Grup ısınma ve rahatlama çalışmasından sonra bir masal seçilir. Masal bir kez anlatılır veya okunur. Grup içinde masalı farklı şekillerde bilenler varsa yalnızca farklı olan bölümleri anlattırılır. Masalda verilmek istenen mesajların neler olduğu tartışılır. Masalda ana unsurlar belirlenir. Gruptan bu unsurların dışına çıkmadan masalda birtakım değişiklikler yapmaları istenir. Bu aşamada grup birey sayısının yeterliliğine göre iki yada üç alt gruba bölünür. Alt gruplar kendi aralarında masalı ana unsurlara sadık kalmak koşuluyla değiştirirler ve rol paylaşımı yaparak oynarlar. Bütün alt gruplar oyununu sergiledikten sonra değerlendirme yapılır ve bireylerin duygu ve düşüncelerini ifade etmesi sağlanır. Daha sonra planlanan bir gösteride alt grupların oyunlarından başarılı olan masal izleyici karşısında oynanır.

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] uygulamalarında Karaman Çocuk Sitesi Gösteri-Animasyon Topluluğu tarafından gerçekleştirile n bazı masallar şunlardır:

    Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler:

    Masalda yapılan değişiklikler: Pamuk Prensesin annesi öz annesidir iyi kalplidir ve olağanüstü güçleri vardır. Ormanda yaşayan ‘Yedi Cüceler’ yerine yedi şişman adam vardır ve şişman oldukları için toplum tarafından dışlanmışlardır . Pamuk Prenses ormanda çiçek toplarken kendisi de şişman olan Prensi görür ve aşık olur.Bir gün yine çiçek toplarken bir kelebek görür, onu yakalamaya çalışırken ormanda kaybolur ve yedi şişmanın kulübesine sığınır. İyi kalpli şişmanlar ertesi gün onu saraya geri götürürler. Pamuk Prenses annesine şişmanların şişman olmaktan ne kadar rahatsız olduklarını anlatır. Annesi de bir zayıflama iksiri hazırlar. İksiri içen Yedi Şişman ve Prens zayıflarlar. Pamuk Prenses ve Prens evlenir herkes mutlu olur.

    Deli Dumrul :

    Masalda yapılan değişiklikler: Deli Dumrul bir mühendistir. Ülkenin kralı coşkun akan bir ırmağın üzerine köprü yapmasını ister. Dumrul köprüyü yapar ancak kötü kalpli kral ona ücretini ödemez bunun üzerine Dumrul eşkıya olur. Köprüden geçen geçmeyen herkes gönüllü olarak Dumrul’a yiyecek içecek ve para verir. Başları derde girdiğinde Dumrul’dan yardım isterler. Birgün genç bir adam ölür ve masalda bilinen olaylar başlar.

    Bu masalların dışında Çirkin Ördek Yavrusu, Kül Kedisi, Tepegöz, Ferhat ile Şirin, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Keloğlan Masallarından bir çoğu, Nasrettin Hoca Fıkralarının bir çoğu drama ve tiyatro işbirliği ile canlandırılmışt ır.

    Bu drama-tiyatro uygulamaları sonucunda Karaman Çocuk Sitesi Gösteri-Animasyon Topluluğu etkinliklerine katılan çocuk ve gençlerde olumlu yönde davranış değişiklikleri gözlenmiştir. Bu çocuklardan saldırgan ve geçimsiz davranış özellikleri sergileyen bazı çocukların bu davranışlarını süreç sonunda terk ettikleri, özgüven sorunu yaşayan bazı çocukların özgüven kazandıkları, etkinliklere katılan bütün çocuk ve gençlerin Türkçe’yi doğru konuşma, kullanma ve yorumlama yeteneklerinin geliştiği, tamamının okul başarılarının arttığı, arkadaşlık ilişkilerinin geliştiği, şiddet kullanmaktan uzaklaştıkları gözlenmiştir.

    SONUÇ

    Drama ve tiyatro SHÇEK bünyesinde korunma altında bulunan çocuk ve gençlerin bireysel olarak kendilerini geliştirmelerin de yararlanılacak önemli ve çok etkili bir eğitim tekniğidir. Bu teknikle

    çocuk ve gençler oyun oynayarak, sıkılmadan, zorlanmadan ve isteyerek kazanımlar elde ederler ve olumlu yönde değişirler. Bu nedenle uygulaması uzun zaman alsa da kolaydır. Ancak sabırlı olunmalı ve

    *Bu masal orijinal şekliyle Karaman Çocuk Sitesi Gösteri-Animasyon Topluluğu tarafından oyunlaştırılara k gösterime sunulmuştur. Oyun Karaman İlinde 1500 İlköğretim öğrencisi tarafından beğeniyle izlenmiştir.

    sonuç alıncaya kadar devam edilmelidir. Kuruluşlarımızd aki herhangi bir salonda rahatlıkla uygulanabilir. Kullanılan materyaller kolay bulunabilen, günlük yaşamın parçası olan nesnelerdir ve bu nedenle maliyeti düşük bir eğitim tekniğidir.

    Drama ve tiyatro kuruluşlarımızd a korunma altında bulunan çocuk ve gençlerimi için hem eğlendirici hem de eğitici bir meşguliyet tedavisidir. Çocuk ve gençlerimizin psikolojik sağaltımlarında önemli bir rol oynar. Ancak bu amaçla yapılan drama ve tiyatronun planlanması ve uygulanmasında drama uygulamasını yapan Meslek Elemanı gerekli eğitimi almış Sosyal Çalışmacı, Psikolog ya da bunlardan biriyle işbirliği içinde olan herhangi bir drama uygulayıcısı olmalıdır.

    Drama teknik olarak günümüzün en gelişmiş ve etkili eğitim sanatıdır. Bu eğitim sanatının en etkili kullanılacağı alanlardan birinin SHÇEK kuruluşları olduğu kesindir. Bu hem eğlenceli hem de etkili eğitim sanatından çocuk ve gençlerimizi mahrum bırakmamalıyız.
    Analoji (Benzetme) ve Drama


    İnsan, ömrünün hiçbir döneminde 3-6 yaş döneminde olduğu kadar aktif değildir. Çocuk bu dönemde evrende eşi bulunmaz bir enerji ile doludur. O sanki öğrenmek için doğmuştur. Dünya ise çocukların kendisini öğrenmesi için varolmuştur. Işıkları, renkleri, taşları, suları, tatları, kokuları, çeşitli canlı cansız varlıkları ile şaşırtıcı bir güçle çocukları kendine çeker. Bu yüzden sağlıklı her çocuk, dünyanın bir parçası olarak dünya ile bilinçle, istekle ilgilenir.
    Fen eğitimi işte bu çekici ve şaşırtıcı zenginliğin eğitimidir. Bu anlamda çocuğun nasıl suya, ekmeğe ihtiyacı varsa, bilimi öğrenmeye de o denli ihtiyacı vardır. Bu çerçevede fen eğitimi, çocuğun gerçek ilgi ve ihtiyaçları üzerine bina edilmiş, bu ilgi ve ihtiyaçları karşılayan kolay, somut bir eğitimdir .
    Bilimsel dil insanlar arasında iletişim kurmakta zorluklara sebep olmakta, bu da öğretmenleri öğrencilere fen'i anlaşılır hale getirmek için yeni metotlar bulmaya zorlamaktadır. Analojiler burada öğretmene ve öğrenciye yardımcı olmaktadır. Çocukların kendi yarattıkları benzetmeleri kullanmaları bilimsel olaylar hakkında fikir sahibi olmalarına ve olaya kendilerine özgü bir açıklama getirmelerine yardımcı olmaktadır. Burada önemli olan benzetmelerin öğretmen yada başka biri tarafından çocuğa doğrudan sunulmamasıdır. Bunun sonucunda çocuk kendi benzetmesini kendisi yaratarak, açıklamasını bunlara dayanarak yapmaya çalışacaktır. Böylece çocuklar konu ile ilgili çok yönlü ve aktif biçimde düşünmeye sevk edilmektedir. Bu şekilde çocukların yaratıcılıkları da ortaya çıkmaktadır (Çağlar ve Şahin 1997).
    Drama önemli bir öğrenme yoludur. Drama aracılığıyla olaylar ve durumlarla bunların arasındaki bağlantılar kolayca öğrenilebilir. İyi bir eğitim, çocukların kendilerine olan güvenini sağlamak, yaratıcılık ruhunu geliştirmek ile eş anlamlıdır. Çocuk oyunlarından ve benzer etkinliklerden yola çıkılarak gözlem yapma, doğaçlama, rol oynama, dramatizasyon gibi tekniklerden yararlanılarak çeşitli yaşam durumlarını canlandırma, onları yeniden yaratıp irdeleme, bu yaşam durumlarından öğrenme sağlanır.
    Drama sırasında çocuklar kendi duygularını yorumlayabilir, birlikte çalışmayı öğrenebilir ve problemlere yaratıcı çözümler bulabilirler. Eğitimdeki yeni yaklaşımlar, problem çözme sürecindeki aşamaları gerçekleştirdiğ i ve eleştirisel düşünmeyi sağladığı dramayı önemli bir araç olarak görmektedirler.

    Eğitimde Dramanın Yararları :


    -Karmaşık olayları anlaşılır hale getirir.
    -Soyut ve teorik olay ve kavramların anlaşılmasına ve somutlaştırılma sına yardım eder.
    -Öğrencilerin dikkat, konuşma, dinleme, anlatma, algılama ve yorumlama gibi -iletişim yeteneklerini geliştirir.
    -Öğrencilerin yaratıcılıkları nı geliştirir.
    -Eleştirel düşünmeyi sağlar.
    -Öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimini sağlar.
    -Öğrencilerin problem çözme yeteneklerinin gelişmesini sağlar.
    -Bireylere kazandıkları, değiştirdikleri ya da düzelttikleri davranışlar hakkında bilgi vererek gelişimlerini gösterir.
    -Bireylere önceden bildiklerini ve sonradan öğreneceklerini keşfetmeleri için yardım eder.
    -Drama öğrencilerin zihinsel kapasitelerini artırır. Drama yoluyla yaparak, yaşayarak öğrenme gerçekleşir.
    -Kavram geliştirmeyi sağlar. (Bolton 1985, Heatcoat and Herbert 1985).
    -Analojinin eğitimde etkin kullanılabilmes i öğretmenin önderliğinde olmaktadır. -Öğretmen analojiyi uygularken dramayı kullanması öğrencinin konuyu daha iyi anlayabilmesini sağlayabilir. Böylece öğrencilerin dikkatini yapılan analojiye daha kolay çekebilir. Bunun yanında öğrencilerin kendi benzetmelerini yaratabilmeleri için onlara fırsat vermelidirler.

    HER DERSTE DRAMA...

    Eğitim sisteminin içinde olanlar bilirler.En iyi öğrenme yaparak yaşayarak öğrenmedir.Öğre nmelerin en etkili olması gereken yerler hiç şüphesiz okullardır.Mutl aka okul yaşantımız içinde sevmediğimiz (sevemediğimiz ) yada kendimize göre sebeplerle başarısız olduğumuz dersler vardır.Hatta belki kimimiz için bu dersler bir kabus haline bile gelmiştir. Oysaki o dönemlerde hangimiz istemezdik ki o bir türlü sevemediğimiz dersi ve çok sıkıcı bulduğumuz konularını şöyle hiç unutmayacak biçimde öğreniverseydik .
    Bir tarih dersinde insanların ateşi yada tekerleği bulmadan önceki yaşantıları yada bulduktan sonraki değişen hayatları ,yada bir coğrafya dersinde önemli bir kara parçasının oluşumu,biyoloj i dersindeki o çok sıkıcı gelen sindirim sistemi konuları o dönemlerde hiç ilgimizi çekmemiş bunları da o ezberci eğitim çarkı içinde bizlerde ezberleyip belleğimizden bir çırpıda silip atmışızdır. Oysaki bu dersler ve konuları o tazecik beyinlerimize dramayla birlikte sunulabilseydi eminim her şey daha farklı olurdu. Okul sıralarından geçmiş olan herkes gibi o dersleri özlemle anıyor ve o gün yaparak yaşayarak öğrendiğimiz bilgileri hala daha hafızalarımızda saklıyor olurduk.
    İşte drama burada da bir kez daha karşımıza çıkıyor. Dramayla yapılan derslerde öğrenci yaparak yaşayarak öğreniyor ve tüm konunun özünü de öğrenmiş oluyor.Bu yazımda dramanın öneminden, özelliğinden uzun uzun bahsetmeyeceğim . Bu herkes tarafından zaten biliniyor.Artık kara tahta üstündeki yazılanları ezberlemek yerine öğrenciler için tüm derslerde dramayı kullanmak öğrenmeyi daha zevkli hale getirecektir. Öğrenci sınıfta aktif olduğu içinde, öğrenmeye daha çok açık olacaktır.
    Tarih dersinde öğrencilere ateşin bulunması ve önemini uzun uzun anlatmak yerine, öğrencilere sınıf içinde ateşin önemiyle ilgili küçük bir drama çalışması yaptırabilirsin iz. Onlardan oldukça ilkel bir ortamda yemek yeme, barınma, avlanmalarını, yani kısaca günlük yaşantılarını sürdürmelerini isteyebilirsini z. Tabi ki bunlar ateşle ilgili hiç bir araç gereç kullanmadan olacak. Öğrenciler çeşitli fikirler üretip bunların avantaj ve dezavantajların ı yaşayacak ve ateşin bulunduktan sonraki hayatlarını nasıl kolaylaştırdığı nı öğrenecekler. Belki de önemsiz gibi görünen bu konunun aslında insanlık tarihi için ne kadarda önemli bir adım olduğunu fark edeceklerdir.
    Örnekler daha bir çok ders için tabi ki çoğaltılabilir. Önemli olan dramaya öğrenciyi katarak öğrenmeyi onu kendi başına yapmasını sağlamaktır. Ders işlerken sınıf içersinde bu çalışmalara ne kadar çok yer verirseniz dersin o kadar daha zevkle hedeflerine ulaşmış olduğunu görürsünüz.Öğre tmenlik mesleğinin de bu şekilde daha da önem kazandığını sizlerde yaparak yaşayarak öğrenmiş olursunuz...
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  6. #6
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama İlkeler-Aşamalar

    DRAMA İLKELERİ VE AŞAMALARI

    1. DRAMA ÖĞRETMENİNİN ÖZELLİKLERİ
    2. DRAMA İLKELERİ

    a. Drama Oyun İlkeleri
    b. Drama Araç ve Gereçlerini Hazırlama ilkeleri
    c. Drama Oyun Alanı Hazırlama İlkeleri
    3. DRAMA AŞAMALARI
    a. Isınma
    b. Kaynaştırma
    c. Uygulama
    d. Tarışma ( Gözden Geçirme ve Değerlendirme )
    e. Rahatlama Alıştırmaları
    1. DRAMA ÖĞRETMENİNİN ÖZELLİKLERİ

    Öğretmen , çocuğun oyun arkadaşıdır. Drama çalışmaları ; hoşgörülü , yaratıcı , özgürce kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmeye yöneliktir . Drama sürecinin temel ögesi insandır. Drama öğretmeni , drama sürecinin temellerinden ve önemli ögelerinden biridir. Drama sürecinde ilk hareketi veren , sunan ve değerlendiren öğretmendir. Dramada liderlik en zor görevlerden biridir. Her an beklenmeyen yeni bir oyunsu oluşum ortaya çıkabilir. Yaratıcı dramanın yöntem , süreç ve esaslarına geçmeden önce drama öğretmeninin özelliklerinin bilinmesinde yarar vardır.
    Bu özellikler şöyle sıralanabilir :
    1. Drama öğretmeni konuştuğu dili doğru kullanmalıdır.
    2. Drama öğretmeninin oyunculuk konusunda giriş niteliğinde bir eğitim alması gereklidir.,
    3. Bireylerle ve grupla uğraşan drama öğretmeninin , grupta çıkabilecek sorunlara çözüm yolları bulma konusunda psikolojik bilgilere sahip olması gereklidir.
    4. Drama öğretmeni öğrencilerin yaratıcı güçlerini kullanmalarına ve deneyerek öğretmenlerine fırsat verici etkinlikler yaptırmalıdır.
    5. Öğretmen , çocukları olduğu gibi kabul etmeli ve kendi duygularını ifade etmelerine , tartışmalarına fırsat tanımalıdır.
    6. Drama öğretmeni çalışmaya başlamadan önce yapacağı işleri planlayarak sınıfa girmelidir.
    7. Drama öğretmeni , oyunları izlerken daha sonraki oyunları ve bunların içereceği mesajları düşünmelidir.
    8. Drama öğretmeni. , drama etkinliği sırasında grup dinamiğini ve dikkat yoğunlaşmasını etkinli sonuna kadar aynı düzeyde tutmaya özen göstermelidir.
    9. Drama da tümüyle kusursuzluk ya da doğruluk ve yanlışlık aranmayacağı , drama öğretmeni tarafından asla unutulmamalıdır .
    10. Drama öğretmeni , mesleğinde özgür olmalıdır.
    11. Drama öğretmeni , çocukların kendilerini keşfetmelerine fırsat tanımalıdır. Sonuçları söyleyerek ve çözüm yolunu açıklayarak , bu keşfetmeyi engellememelidi r.
    12. Drama öğretmeni ; iyi bir dost , iyi bir sırdaş , iyi bir arkadaş olmalıdır. Her öğrenciyi eşit olarak düşünmeli , rahat hareket edecekleri özgür bir ortam hazırlamalıdır.
    13. Drama öğretmeni ; sabırlı , tutarlı , hoşgörülü , güler yüzlü , anlayışlı olmalı , grubun güvenini kazanmalıdır.
    14. Değişmeye açık , gelişmeye elverişli , esnek bir kişiliğe sahip olmalıdır.
    15. Öğretmen , gerekli durumlarda farklı meslek uzmanları ile iletişime geçip işbirliğine gidebilmelidir. Okul yönetimi , öğretmenler ve velilerle iyi diyaloglar kurabilmelidir.
    16. Drama öğretmeni , grup dinamiğinin ayarlanması gereken durumlarda müdahale edebilmeli , sürecin akışını doğru ve tutarlı biçimde değiştirebilmek için yaratıcı gücünü kullanabilmelid ir.
    17. Drama öğretmeni , öğrenciden aldığı her türlü tepkiyi doğru ve tutarlı bir biçimde gözleyip yorumlamalıdır.
    18. Drama öğretmeni , öğrencilerde oyuna karşı bir gereksinim doğurmalı ; söylenceler ( efsaneler ) , masallar , gerçek olaylar ile onları güdülemeli ve kendi yaratıcılıkları nı ortaya koymalarına fırsat vermelidir.
    19. Her öğrencinin duygularının , düşüncelerinin önemli olduğunu unutmamalıdır.
    20. Drama öğretmeni alanı ile ilgili olarak kendini sürekli geliştirmelidir .
    2. DRAMA İLKELERİ

    a. Drama Oyun İlkeleri

    Drama dersi,çocukları n yaratıcılıkları nı geliştirmek üzere onlara olanaklar sunar. Yaratıcı oyunlar,çocuğun tüm gelişim düzeylerini uyaran ,yaratıcı güçlerini geliştiren,katı lımcı,öğrenci merkezli etkinliklerdir. Eğitimde drama aynı zamanda her yaş ve değişik meslekten insan için anaokulundan başlayarak öğretimin her basamağında ve yaygın eğitimde kullanılabilece k eğitsel ve sanatsal bir yöntemdir.
    Bu ilkeleri şöyle sıralayabiliriz :
    1. Drama etkinliğine katılanlar grup içi çalışmalara hazır olmalıdır.
    2. Grup içi çalışma süresince insanlar kendilerini rahat ve güvenli hissetmelidir.
    3. Etkinliklere katılanlar , yeni ve değişik şeyler keşfetmeye hazırlıklı olmalıdır.
    4. Drama etkinliği , çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun hazırlanmalı , etkinlik hazırlanırken kolaydan zora doğru ilkesi benimsenmelidir .
    5. Drama etkinliği hazırlanırken , grup içindeki diğer gruplarla tartışarak , fikir alış verişi yaptırılmasına özen göstermelidir.
    6. Drama çok genel olarak , seyirciler için oynanmaz .
    7. Drama etkinliğinde önemli olan oyun sürecidir.
    8. Drama çalışması yapılırken acele edilmemeli.
    9. Her drama etkinliğinden sonra etkinlik hakkında konuşulmalıdır.
    10. Pek çok derste drama kullanılabilir
    11. Drama çalışmalarında elverdiğince herkesin katılımı sağlanmalı.
    12. Etkinliğe katılan bireylerin gönüllü olmaları esastır.
    b. Drama Araç ve Gereçlerini Hazırlama İlkeleri :

    Dramada öncelikle temel araç , öğrencinin kendisidir.
    Araç ve gereç hazırlarken şu ilkelere dikkat edilmelidir:
    1. Seçilecek araç ve gereçler ;öğrencinin ekonomik durumuna uygun , o yörede kolay bulunabilir olmalıdır.
    2. Fiziksel olarak öğrenciye zarar vermemelidir ( kesici , sivri uçlu , patlayıcı olmamalıdır. )
    3. Alay konusu olacak , kişiliği zedeleyecek nitelikte olmamalıdır.
    4. Eldeki olanaklara göre fazla zorlanmaya girilmeden hazırlanmalıdır .
    5. Öğretmen konuya göre araç ve gerecini hazırlamayı öğrenciden istemeli , birlikte planlayarak araç ve gereçlerini hazırlayabilmel idir.
    6. Araç ve gereçlerin konsantrasyonu hızlandırdığı unutulmamalı ve birlikte araç ve gereç sepeti , kutusu ve sandığı oluşturulmalıdı r.
    7. Hazırlanan araç ve gereçler cinsiyet farkı gözetmeksizin çocukların isteğine göre kullanılmalıdır .
    8. Araç ve gereçler birden çok amaç için kullanılabilir.
    9. Hazırlanan araç ve gereçler , kasların uyum içinde çalışmasına yardımcı olmalı ve hareket özgürlüğünü kısıtlamamalıdı r.
    10. Paylaşma duygusunu desteklemeli.
    11. Hazırlanan araç ve gereçler malzemeler öğrencinin her an ulaşabileceği yerde bulundurulmalı ve öğrencinin bunları istedikleri etkinliklerde kullanmalarına fırsat verilmelidir.
    c. Drama Oyun Alanı Hazırlama İlkeleri

    Drama çalışmalarında bir çok önemli etken vardır. Mekan ( alan ) bunlardan en önemlisidir. Drama çalışmaları genellikle kapalı mekanda yapılır . Sınıf , uygun bir salon , hatta müze ortamı gibi rahatça hareket edebilecek mekanlarda ve açık havada da çalışılabilir. Drama çalışmalarının yapılacağı ideal alan ;
    1. Ayakkabısız çalışmaların yapılacağı , halı veya ahşap parke döşeli,
    2. Sabit sıraların olmadığı ,
    3. Gürültü unsuruna karşı gerekli önlemlerin alındığı ,
    4. Oyun sergilemeye elverişli ,
    5. Sıcaklığı ve aydınlatma koşulları çalışma yapmaya elverişli bir ortam olmalıdır.
    Yalnız , dikkate alınması gereken bazı ilkeler vardır.

    1. Ortam çocuğun ( öğrencinin ) rahat hareket edebileceği güvenli bir yer olmalıdır.
    2. Yerin ıslak ve kaygan olmamasına dikkat edilmelidir.
    3. Öğrencilerin fiziksel olarak zarar görmemesi için , öğretmenin ortamı iyice kontrol etmesi gerekir.

    3. DRAMA AŞAMALARI

    Eğitimde drama bir grup çalışmasıdır. Grupla yapılan çalışmalarda belirli bir yöntem izlenir. Bu yollar izlenirken öğretmene büyük görevler düşer.
    Drama etkinlikleri yapılırken aşağıdaki aşamalar izlenir:
    a. Isınma : Isınma , eğitimde dramanın önemli bir aşamasıdır. Kullanılırsa sürecin başında yaptırılması uygundur. Öğretmen tüm grubun bedenlerini ve duygularını harekete geçirir. Hareket ısınmanın ana ögesidir. Vücudun eklem yerlerini açar,kasları yumuşatır,rahat bir çalışma sağlar. Öğretmen ısınma çalışmalarını sınıf içindeki tüm çocuklarla yapmalıdır. En fazla 10-12 dakika olmalıdır. Daha fazla ısınma çalışması yapmak,çocuklar ı yorar. Verimli bir çalışma yapmayı engeller. Isınma çalışmalarında müzik ve ritm ısınmayı daha da kolaylaştırır. Öğretmen,ısınma çalışmalarında çocuklara müzik yada ritm eşliğinde yürüme,koşma,zı plama,itme,çekm e,sürünme,vb. hareketleri yaptırır. Öğretmen bu çalışmalar sırasında asıl hedefi gözden kaçırmamalıdır. Bu hedef doğrultusunda grubu motive etmelidir. Isınma çalışmalarında öğrenci önce kendini ve bedenini tanır,keşfeder. Duyu organlarını harekete geçirir. Isınma çalışmalarında öğretmen dikkatli olmalıdır. Bedeni zorlayıcı,ters hareketlerden yaptırmalıdır. Dramanın temel hedefi ; daha hoşgörülü , birbirlerini anlayan , daha demokrat insanlar yetiştirmektir.
    b. Kaynaştırma
    Çocuk , kendisini tanıdıkça , kendisi ile ilgili kimi özellikleri keşfettikçe grupla da iletişime girer. Bu da ısınma çalışmalarının bir parçasıdır. Çocuklar öğretmenini önerisiyle gözlerini kapatıp belirli bir konuyu düşünmeye , kendini dinlemeye yönlendirilebil irler. Çocukların yağmur damlası , kar tanesi , kuş tüyü olup o hareketleri yapmaları istenebilir. Bu çalışmalar sırasında kurulan iletişim giderek etkileşime dönüşür. Bu dönüşüm , grubu birbirine daha çok yaklaştırır çocuklar birbirini tanıdıkça , birbirine dokunarak iletişim kurarlar. Bu iletişim çocukta ve grupta güven duygusunu geliştirir.
    c. Uygulama
    Her yaşta insanın fırsat buldukça içinde olmaktan keyif duyduğu aşama , uygulama aşamasıdır. Uygulamalarda genellikle sürecin nasıl gelişeceği nereye varacağı gruba açılanmaz. Uygulama çalışmalarının ; beklenenden kapsamlı ,beklenenden daha uzun zaman alması yaratıcılık sürecinin işlemesine bağlıdır. Böyle bir durumda öğretmenini dikkat etmesi gereken nokta , oyunlarda katılımcıları gereğinden fazla yormamak , çalışmanın dağılmamasına dikkat etmektir. Çocuk ve ergenlerde yapılan uygulamalarda , yaratılan yaşam durumları yoluyla çeşitli konuların irdelenmesi ; anne , baba ,çocuk ilişkileri ; okul , veli ilişkileri ,kent yaşamı ve sorunları , çevre sorunları ,vb. konularda , iletişim , bilgilendirme , fikir üretme , çözüm bulma gibi amaçlara yönelmek mümkündür. Kısaca drama uygulamalarında yaratıcı yaklaşım içindeki bireyler kendi yaşamlarını daha bilinçli düzenler , kendilerine güven ve saygıyı geliştirirler.
    d. Tartışma ( Gözden Geçirme ve Değerlendirme )
    Yaratıcı dramada tartışmalar ; çalışma öncesinde , çalışma anında , çalışma sonunda veya daha sonra yapılabilir. Dranmanın aşamalarının her birinin yada bir kaçının ardından tartışmanın aşılması ; drama çalışmalarında sonuçtan çok süreç önemlidir. Drama aşamalarından geçen katılımcıların çeşitli davranış biçimlerini , düşüncelerini , yaşantılarını gözden geçirip , içsel irdelemeler yapabilmeleri ve kendi yaşamlarında bilinçli ve isteyerek yeni düzenlemeler oluşturulabilme leri bu değerlendirmeni n önemli bir boyutu oluşturur.
    e. Rahatlama Alıştırmaları
    Drama etkinliklerine katılan çocukların enerjileri en doruğa çıkmıştır. Bu enerjileri boşaltmak gerekir. Enerjinin boşaltılması aslında çocuğu rahatlamalıdır. Bu çalışmalar başlangıçta çocuklar tarafından garip karşılanabilir. Öğretmen bu çalışmalarda başarılı olursa çocuğa güven kazandırır. Çocukların hayal güçleri geniş olduğundan rahatlamaları daha kolaydır. Rahatlama çalışmaları sırasında çocuğun düşünceleri , rahatlama fikrinden çok kendine yönelir. Rahatlama çalışmaları sırasında yapılan fiziksel ve zihinsel hareketler , çocuğun bedeninin , zihninin ve düşüncelerinin rahatlamasına yardım eder. Rahatlama çalışmalarına başlamadan önce çocukların olumlu duygular taşıyıp taşımadığından emin olmak gerekir. Aslında öğretmen drama çalışmaları sırasında ( eleştiriler , öneriler ve değerlendirmele r ) çocukları rahatlama aşamasına hazırlanmış olmalıdır. Rahatlama çalışmalarında müziğin büyük etkisi vardır. Özellikle zihinsel rahatlamaya yardımcı olur. Çocuklarda rahatlamanın en tipik yöntemi yere uzanıp yatılarak yapılan çalışmalardır. Bu çalışma sırasında çocukların gözlerinin kapalı olması gerekir. Rahatlama çalışmaları sırasında kontrol , öğretmenin elindedir. Rahatlama çalışmaları uzun süreli olmamalıdır. Öğretmen , 4. ve 5.sınıflarda rahatlama çalışmaları yaptırabilir.
    Örneğin ;
    * Dağınık olarak yürü,
    * Omuzları boşalt,
    * Değişik duygularla yürüyün,
    * Burası sinema,
    * Parmaklarının ucunda yaylanarak yürü,
    * Derin nefes al ,
    * Yavaş yavaş ortaya doğru toplan,dur ,
    * Kollarını aç, kol boyu aralığında açıl,
    * Nefes al ve nefes alırken kollarını yukarı kaldır,
    * Nefesini verirken ip kopmuş gibi yere düş,
    * Gözlerini kapat, yere yerleş,
    * Belini yere ver , başını yerleştir , ayaklarını hareket ettir,
    * Nefes al karnını doldur,bırak,
    * Baldırını yere değdir,
    * Bacaklarını çek, kır, salla , bacakların titresin,
    * Avuçlarını aç , kapa, bileklerini çek,
    * Kollarını dirsekten kır, uza, çek, salla,
    * Kürek kemiklerini yerde hareket ettir,
    * Nefes al , nefesinin gittiği yeri düşün,
    * Küçük bir hap olduğunu düşün ve gittiğin yeri gözle,
    * Organlarını dolaş,
    * Hiçbir ağırlığın yok , boşlukta uçuyorsun, ( klasik müzik başlar.) rüzgarla birlikte hızlı bir seyahat yapıyorsun , duyduğun sesleri düşün ,kendini dinle , kendini hazır hissettiğin zaman yavaş yavaş sola dön, dört ayak ol ve otur.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  7. #7
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Drama etkinlik planı hazırlama

    1. DRAMA ETKİNLİK PLANI HAZIRLAMA

    Drama iyi bir organizasyon ister. İyi bir planlamayla hedeflenenlere kolayca ulaşır. Drama etkinlik planı hazırlarken etkinlikte verilmek istenen amaçlar göz önünde bulundurulmalıd ır. Eğer , öğretmen etkinliği dikkatli bir şekilde planlarsa ve grupta ne yapılması gerektiğini biliyorsa , hedefe daha kolay ulaşabilir.
    Konu : Genellikle konu bir başlık olarak verilir. Örneğin ; Mevsimler.
    Hedefler : Öğretmen her etkinlik için öğrencilere kazandırmak istediği davranışları ve bilgileri belirler.
    İçerik : Planlanan hedeflere varmayı sağlayabilecek öykü ya da senaryo taslaklarından oluşur.
    Oyunun Geçeceği Ortam : Dram konusunun geçtiği ( düşsel ) mekan , olayın yaşandığı yerdir.
    Öğretmenin Rolü : Drama liderinin , öğrenci grubunu ve oyunun akışını yönlendirmek amacıyla zaman zaman gireceği roller bulunabilir.
    Etkinlik planında öğretmene yönelik olarak dikkat edilecek diğer noktalar şunlardır :
    1. Konu seçimi: Çocuklara neyi öğretmek istiyorsunuz?
    2. Mekan seçimi: Dramayı hangi düşsel ortamda gerçekleştirmek istiyorsunuz?
    3. Çocukların rolleri: Çocuklar hangi rolleri oynayacaklar?
    4. Öğretmenin rolü: Öğretmenin alacağı roller nelerdir?
    5. Dramanın odak noktası: Çözülecek problem nedir?
    7 – 11 yaşındaki çocuklar ;
    1. Olayları , gözlemlerini ve deneyimlerini anlatabilir.
    2. Sonuçları tahmin edebilir, olasılıkları tartışabilir.
    3. Düşünce ve davranışlarının nedenlerini açıklayabilir.
    4. Yorumlar yaparak anladıklarını gösterebilir.
    5. Tartışma sonuçlarını mantıklı değerlendirmeye dönüştürebilir.
    6. Girdikleri role uygun dili kullanabilir.
    Öğretmenin dramadaki kendi rolü hakkında sorması gereken sorular aşağıdaki gibi örneklendirileb ilir:
    1. Toplumun kültür değerleri , davranış kalıpları gibi kültürel değişkenlikleri biliyor muyum?
    2. Hangi ortamda , hangi koşullarda yaşayan , ne tür ön yargılara sahip olan , hangi değerleri benimseyen öğrencilerle birlikteyim?
    3. Sosyal sorunlarımız nelerdir , nerelerde , hangi koşullarda yaşıyoruz , biliyor muyum?
    4. Çocukların gelişim özelliklerini biliyor muyum?
    5. Bu yaş çocuklarının olay ve olguları nasıl bir gözle gördüklerini biliyor muyum?
    6. Bu ders içinde hangi öğrenmeleri sağlayacağım?
    7. Drama sürecinde hangi rolleri üstleneceğim?
    8. Oyunların akışında oluşacak rolleri nasıl dağıtacağım?
    9. Sürecin oluşumuna göre hangi düzenlemeleri yapabilirim?
    2. OYUN ALANININ HAZIRLANMASI

    En ideal olanı özel bir drama salonunun bulunmasıdır. Böyle bir salonun bulunmadığı yerlerde öğrencilerin yüz yüze bakacakları , tehlikesiz geniş bir alan oluşturulur. Sınıf ta kullanılabilir. Dikkat edilmesi gereken diğer önemli noktalar ise ; konu dışı uyarıcılardan uzak bir alan olmasıdır.
    Alanın düzenlenmesinde şu kurallara uyulmalıdır:
    * Çalışmanın yaptırılacağı yerin belirlenmesi ,
    * Çalışma ortamının konu dışı uyarıcılardan arındırılması ,
    * Kullanacak materyallerin hazır bulundurulması ,
    * Öğrencilerin aksesuar sandığındaki malzemelerden istediği kadar yararlanmasının sağlanması gerekir .

    3. ETKİNLİKLERİN HAZIRLANMASI , KURGULANMASI

    Teması ya da konusu ( öyküsü ) belirlenmiş bir etkinlik için bölümlerin kurgulanması ve bazı tekniklerin kullanılması gerekir. Bu çalışma , bir dersi değil , birkaç haftalık süreyi hatta tüm bir dönemi de kapsayabilir.
    1. Öykünün oluşturulması :
    2. Üzerinde odaklanacak anın seçimi :
    3. Bu anı canlandırmak üzere gruplardaki her katılımcı bir rol üstlenir ve donar :
    4. Bu anın öncesinde ne olduğu tartışılır ve bu kez bunu göstermek üzere yeni bir tablo oluşturur :
    5. Bundan sonra ,belirlenen anın sonrasında neler olabileceği tartışılır :
    6. Gruplar isterlerse tek tek , o anın öncesi .o an ve o anın sonrası olmak üzere yeniden ve bir kez daha , hızlı olarak tablolarını oluşturabilirle r.
    7. Katılımcılar oluşturdukları tablolardaki rolleri için birer cümle bulurlar :
    8. Canlandırma için her grubun tablolarından öykünün içeriğine en uygun olanlar grubun önerileriyle seçilir.
    4. ETKİNLİKLERİN UYGULANMASI

    Etkinliğin Adı: Dışarıda ne var ?
    Hedefler: 1.Yaratıcı imgelemin desteklenmesini sağlayabilme
    2.Dil gelişimine yardımcı olabilme
    Materyal: Konuya uygun materyaller kullanılır. Oyun alanı da ona göre düzenlenir.
    Isınma Çalışmaları
    Çocuklar sınıf içinde dağınık olarak ayakta dururlar. Öğretmen ;
    * Ritm eşliğinde ileri doğru yavaş ve hızlı yürümeler ,
    * Ritm eşliğinde geriye doğru yavaş ve hızlı yürümeler ,
    * Olduğu yerde hızlı ve yavaş yürümeler ,
    * Başı yavaşça sağa sola çevirme , yukarı aşağı eğmeler ,
    * Omuzları içeri dışarı çevirme ,
    * El ve ayak bileklerini çevirme gibi çalışmalar yaptırır. Öğretmen , bunlara katılabileceği başka ısınmalarda tasarlayabilmel idir.
    Kaynaştırma çalışmaları
    Ortaya öğrenci sayısından az sandalye koyulur. Öğrencilerin müzik eşliğinde sandalyelerin çevresinde dönmeleri ya da dans etmeleri ve müzik durunca sandalyelere oturmaları istenir.
    Uygulama

    Öğretmen , öğrencilere gözlerini kapamalarını ve bir pencereden baktıklarını düşünmelerini söyler. Tanınan belli bir süre sonunda her öğrenci yanındaki arkadaşına gördüklerini anlatır. Sırayla çocuklar pencereden gördüklerini anlatırken , hangi ortamlarda , nasıl bir pencereden baktıklarını oynayarak canlandırırlar.
    Değerlendirme ( Gözden Geçir ve Tartış )
    Lider , yapılan çalışmalarda ki rollere ilişkin açık uçlu sorular sorarak bir tartışma ortamı yaratır. Öğretmen iyiye, kötüye karar verici bir durumda olmamalıdır.
    * Arkadaşlarımız hayal güçlerini kullandılar mı?
    * Hangi pencereden baktıklarını hemen anlayabildiniz mi ?
    * Oynarken ne hissettiniz? Neler yaşadınız?
    * Herhangi bir güçlük çektiniz mi? nerede güçlük çektiniz? Gibi sorularla etkinliğin tartışılması ve gözden geçirilmesi gerçekleştirili r.
    5. ETKİNLİĞİN DEĞERLENDİRİLME Sİ

    Drama eğitimin yapısı ve içeriği gereği , geleneksel bir eğitim dizgesini ölçme ve değerlendirme araçlarıyla drama eğitiminin geliştirmeye çalıştığı yaratıcılığı ölçmek pek olanaklı görülmemektedir . Değerlendirme , eğitimde yaratıcı drama etkinliklerin uygulamasında önemli bir aşamadır. Ölçme yöntemlerinin bazıları dramanın doğasına uyarlanarak uygulanabilir. Örneğin , test yöntemini kullanılması uygun değilken , öğrencinin dersteki gelişimini izleyecek gözlem formları oluşturulması ya da yapılan herhangi bir etkinliğin ardından , uygun olan zamanlarda ya da öğrencilerin isteği doğrultusunda tartışmalar açılması ve soru – yanıt tekniğinin kullanılması uygun olabilir. Öğretmenin açılan bu tartışma sırasında öğrencilere yöneltebileceği ‘ ne yaşadınız ?’‘ neler hissettiniz ’ , ‘ nerelerde güçlük çektiniz ’ gibi sorular öğrenciler tarafından yazılı ya da sözlü olarak yanıtlanabilir. Bu sorulardaki amaç , öğrencinin kendini çok yönlü ve yaratıcı bir biçimde ifade edebilmesidir. Öğretmen , öğrenciyi bu tür ortama hazırlayan bir aracı durumundadır.
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ’ bölümünde de anlatıldığı gibi , [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] değerlendirme aşamasında da esnek , hoşgörülü ve sabırlı olmalı , öğrenciye zaman tanımalıdır. Öğretmen , sürekli olarak öğrencileri desteklemeli ve olumlu bir biçimde oyuna katılmaya yönlendirmelidi r. Drama dersinin başarılı olması öğretmenin başarılı olmasına bağlıdır. Drama eğitiminde öğrenciler ; sesler , imgeler , hareketler, sözcükler ve biçimler yaratarak olaylara ilişkin düşüncelerini ve dünyaya bakış açılarını açıklamaya çalışırlar. Drama öğretmeninin , öğrencileri değerlendirmesi ne ışık tutması açısından aşağıda sayılan değerlendirme sayıları dikkate alınmalı.
    Değerlendirme Soruları
    § Dramaya aktif olarak katılıyor mu?
    § Dramaya katılımda istekli mi?
    § Drama dersine yönelik olarak olumlu bir tutuma sahip mi?
    § Dramaya katılırken işbirliği içerisinde mi?
    § İkili , küçük gruplara ya da tüm sınıfla birlikte çalışabiliyor mu?§ Isınma oyunlarına rahatlıkla katılabiliyor mu?
    § Sözel ya da sözel olmayan yollarla kendini ifade edebiliyor mu?
    § Duygularını , düşüncelerini , yaşantılarını , olayları ifade etme yeteneği gelişiyor mu?
    § Drama yolu ile girişkenliği gelişiyor mu?
    § İletişim kurma becerileri artıyor mu?
    § Konuştuğu dili kullanma yeteneği gelişiyor mu?
    § Problem çözme ve karar verme yetisi gelişiyor mu?
    § Doğaçlama oyunları oynamaya istekli mi?
    § Anında , kendiliğinden davranabiliyor mu?
    § Somut – soyut arasında ilişki kurabiliyor mu?
    § Sembolik gösterimleri algılayıp aktarabiliyor mu?
    § Yaratıcı ve hayal gücüne dayalı roller üretebiliyor mu?
    § Bireysel yaratıcılığını ve hayal gücünü drama ortamına tümüyle aktarabiliyor mu?
    § Bedenini ( ses , jest , mimik ve sözel olarak ) roldeki ya da öyküdeki duygu ve hareketlere uygun olarak ifade edebiliyor mu?
    § Kuklayı kullanarak bir karakter yaratabiliyor mu?
    § Rol oynama ve pandomime yönelik oyunlara katılmaya istekli mi?
    § Bir rolün içine girip oynayabiliyor mu ve rol içinde sahne yapabiliyor mu?
    § Grup önünde ya da gerekirse seyirci önünde oynayabilme rahatlığına sahip mi?
    § Grupla birlikte düşlerini , duygularını ve rollerini tartışabiliyor mu?
    § Kendisini ve gruptaki diğer kişileri olumlu bir biçimde eleştiriyor mu?
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  8. #8
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Eğitimde Drama Uygulamaları

    Eğitimde Drama Uygulamaları
    Dramada bir organizasyon gereklidir. Bu nedenle çocuklarla drama etkinlikleri yapılırken öncelikle göz önüne alınması gereken bazı koşullar vardır. Daha sonra her tür eğitim etkinliğinde olduğu gibi beklenen sonuçları elde etmek için bu koşullar yerine getirilerek, dramanın uygulama basamakları gerçekleştirilm elidir. Bu bölümde eğitimde drama sürecindeki öğelere, dramanın uygulama basamaklarına ve yararlanılacak kaynaklara yer verilecektir.

    A. Eğitimde Drama Sürecindeki Öğeler
    Drama süreci birbirini tamamlayan çeşitli öğelerden oluşan ve bu öğelerin aralarındaki ilişkileri belirleyen bir bütündür. Drama sürecindeki öğeler şu şekilde sıralanabilir:
    Çalışma mekanı (çevre, araç ve gereçler).
    Oyun grubu (katılımcılar).
    Çalışmanın kendisi (uygulama).
    Drama lideri (öğretmen).
    1. Çalışma Mekanı (Çevre, araç ve gereçler)

    Drama etkinliklerini uygulamak için öncelikle uygun bir çevre olmalıdır. Çevre ya da alan çok büyük olmak zorunda değildir. Ancak çocuklara yeterli bir alan sağlanması önemlidir. Özellikle rahatlama ve konsantrasyon çalışmaları sırasında çocukların birbirlerine dokunmayacaklar ı kadar geniş bir alanın olması gerekir. Ayrıca ayakkabısız çalışmaların yapılacağı, gürültüsüz, güvenilir, sıcaklığı ve aydınlatma koşulları uygun, rahat bir ortam olmalıdır.
    Drama uygulanan çevre, çocuğa her ayrıntıyı hazır sunmalıdır. Bu nedenle drama yapılan yerde, çocuğun zihinde canlandırmasına olanak verecek gerçek veya gerçeğe benzeyen nesnelerin bulunması ve önceden yerleştirilmele ri gerekir.
    Drama sürecinde kullanılan araç, gereç ya da materyallerin diğer eğitim ortamlarına göre farklı bir özelliği vardır. Bu özellik araç, gereç ya da materyalin aslında farklı amaçlar için kullanılması, biçiminin değiştirilmesi ya da birkaç nesnenin birarada farklı işlevler üstlenmesi biçiminde açıklanabilir. Ancak önemli olan aracın katılımcının eline ve kullanıma sunulmasıdır. Araç, gereçler drama çalışmalarında güdülemede kullanıldığı için çocuğun duyularına hitap etmeli ve devamlılığı sağlamak için yapılandırılmal ıdır.
    Dramada en sık kullanılan araç teyp, ses bantları ya da müzik ileten diğer araçlardır. Teybin yanı sıra resim, fotoğraf, poster, yazı, gösterim tahtası gibi görsel araçlar, karton, resim kağıdı, kukla, renkli boya kalemleri, oyuncak, süs eşyası, kutu, vazo, eski giysiler, ayakkabı gibi bozuk gerçek eşyalar, ev eşyaları, kitap, dergi, gazete, afiş, broşür, gazete ve dergilerden kesilmiş haber, yazı, duyuru, fotoğraf gibi basılı materyaller, slayt ya da tepegöz, projektör gibi aygıtlar önemli araç gereçlerdir. Ayrıca dramada öncelikli temel amaç katılımcı olduğundan, dokunma, koku ve tad alma duyuları da çalışmalarda uyarıcı araç olarak kullanılabilir.
    Drama uygulamasında kullanılacak araç-gereçlerin çocukların (katılımcıların ) ekonomik durumuna uygun, kolay bulunabilen, fiziksel olarak zarar vermeyen, birçok amaç için kullanılabilen, hareket özgürlüğünü kısıtlamayan, her an ulaşılabilen nitelik taşımasına dikkat edilmelidir. Araç gereçler cinsiyet farkı gözetmeksizin kullanılabilmel i ve çocuklarla birlikte oluşturulan araç sepeti, sandığı ya da kutusunda saklanmalıdır.

    2. Oyun Grubu (Katılımcılar)

    Drama grup ile yapılan bir çalışma olup, drama grubu bireylerden oluşur. Bireylerin herbiri farklı deneyim ve özelliklere sahiptir. Bu yüzden drama programında dikkate alınması gereken noktalardan biri de katılımcılardır . Gruptaki katılımcıların yaşları, gelişim seviyeleri, cinsiyetleri, ilgi ve ihtiyaçları dramanın nasıl yönlendirileceğ ini ve çalışmanın zamanını etkiler.
    Araştırmacılar, çocukların okulöncesi dönemden başlayarak drama etkinliklerine katılmaya hazır olduklarını ortaya koyan çalışmalar yapmışlardır. Sembolik oyunun iki yaşında başladığını belirten çalışmalar, dramada önemli olanın mükemmel sonuç olmadığını vurgulayarak, her yaştaki çocuğun yapabildiği kadarıyla drama etkinliğine katılmasını uygun görmektedir. Hangi etkinliğin, hangi yaşta uygun olduğunun kesin olarak belirlenmesinin güç olması, bu konuda ölçüt olarak çocukların gelişimsel düzeylerinin dikkate alınmasını gerektirir. Çocukların gerek oyuncu, gerekse izleyici konumundayken, konuya ilişkin önceki deneyimlerini hatırlayabilece kleri ve yansıtabilecekl eri bir ortam içerisinde olmaları gerekir. Bu ortamda eleştiriler yapabilmeleri, sosyal, duygusal ve bilişsel yönden bireysel farklılıklarını n farkına varabilmeleri, duyuya yönelik durumları yorumlayabilmel eri, dramanın alt tekniklerini kullanabilmeler i duyusal ve heyecan verici durumları keşfedebilmeler i sağlanır. Ayrıca çocukların yaratıcı hayal gücü ile ilgili olarak nesne, çevre ve kavramlara tepki gösterebilmeler i, soyut kavramları ifade edebilir hale dönüştürebilmel eri, düşüncelerini, hislerini hareketle ifade edebilmeleri, bireysel gözlem ve sosyal etkileşimlerind e dili kullanabilmeler i, kendini ve farklı karakterleri vurgulamada seslerini kullanabilmeler i gerekir. Tüm bunların yan sıra sorumluluk sahibi olduklarını gösterebilme, sosyal disiplin gösterme, kendinin farkında olma, kendini keşfetme, benzer ve farklı yönlerini keşfetme, grup ortamında bireylerle etkileşim kurma, problem çözme, doğaçlama, rolleri üstlenme, oyun kurma ve yazmaya yönelik gelişimsel yeterlilikte olmaları gerektiği de dikkate alınmalıdır. Görüldüğü gibi drama etkinliğinde gruba katılanların kronolojik yaşı değil, herhangi bir etkinliğe dikkatini yoğunlaştırması , ilgi göstermesi ve gerekli hareketleri yapabilmesi için isteklilik ve gelişim seviyesi önemlidir.
    Drama grubunda birlikte yaşama, üretme ve paylaşma süreci yaşandığından tüm paylaşımlardan haz alınması için gönüllülük esası da dikkate alınmalıdır. İyi bir işbirliği ve iyi bir grup ortamı yaratmak için zamana karşı yarışılmamalı ve acele edilmemelidir. Bunun için dramaya ayrılan süre, aşağı yukarı ne kadar zaman aldığı, denemeler yolu ile belirlenmelidir . İlk kez drama yapılan grupta, çalışmalara basitten başlanmalı ve karmaşık çalışmalara doğru gidilmelidir. Sağlıklı sonuçlar alabilmek için grubun sayısı önceden belirlenmelidir . Yaş ve gelişim düzeyiyle birlikte grubun özellikleri dikkate alınarak gruptaki çocuk sayısına karar verilmelidir. Sayı bu niteliklere göre değişmekle birlikte, 10-12 kişilik grupların ideal olduğu unutulmamalıdır .
    Grubun belirlenmesinde n sonra seçilecek etkinliklerde çocukların görüşleri dikkate alınmalıdır. Çocuklar kendi seçtikleri etkinliklere daha iyi konsantre olur ve kendi seçtikleri etkinliklerden daha fazla zevk alırlar. Bunun yanısıra, göz-önünde bulundurulması gereken noktalardan biri de, herhangi bir rolü oynarken başarısız olma risk ve gerginliğini çocuğa yaşatmamaktır. Bu açıdan gerekli önlemler alınmalıdır.

    3. Çalışmanın Kendisi (Uygulama)

    Her drama etkinliğinin belirli bir yapısı ve düzeyi vardır. Doğaçlama türü de dahil olmak üzere dramada belirlenen etkinliğin bir başlama noktası, geçtiği bir yer ve oynanacak roller bulunur. Başlangıç için bu yolları gösteren bir plan yapılması gerekir. Hazırlanan planda bazı noktalar gözönüne alınmalıdır. Gözönüne alınması gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir:
    Tema seçimi:
    Çocukların ne öğrenmesi isteniyor? Örneğin; İşbirliği, para.
    Çevre düzenlemesi:
    Öğrenme en iyi hangi ortamda gerçekleşebilir .
    Örneğin; Müze, süpermarket.
    Çocukların rol seçimi:
    Çocuklar kim olacak? Çocuklar deneyim kazandıkça değişik roller seçebilirler.
    Örneğin; Yolcu, müşteri.
    Öğretmenin rol seçimi:
    Kim olacağım? Öğretmen olarak kalıp, dramayı dışarıdan mı yönlendireceğim , yoksa drama içinde yer alacak mıyım?
    Çerçevenin belirlenmesi:
    Bu dramadaki rollerin hangi bakış açısından ele alınacağını belirler ve konsantrasyonu arttırır.
    Örneğin; Makasını kaybetmiş terziler.
    Odak noktası seçimi:
    Drama hakkında çözülecek problem nedir?
    Eylem seçimi:
    Çocuklar ne yapacaklar?
    Örneğin; Malları raflara yerleştirecekle r.
    Püf noktasının belirlenmesi:
    Başlangıçta çocuğun konuya dikkatini çekebilmek için ne kullanılacağı belirlenir. Bu işi öğretmen yapabileceği gibi, herhangi bir mektup, herhangi bir kumaş parçası, herhangi bir resim yapabilir.
    Örneğin; Öğretmenin Noel baba kıyafetiyle sınıfa gelmesi.
    Her drama etkinliğinden sonra etkinlik hakkında konuşulmalıdır. Ayrıca tüm drama etkinliklerinde ödül ve ceza yoluna başvurulmamak, sözel ödülün aralıklı pekiştireç olarak verilmesine özen gösterilmelidir . Drama çalışmalarının asla bir oyuncu eğitimi olmadığı, dolayısıyla çalışmaların seyircilere oynanan bir temsil olarak hazırlanmaması gerektiği göz önünde bulundurulmalıd ır.
    Drama programında dikkate alınacak noktalar dramanın hedeflerini gerçekleştirirk en, başarılı bir uygulamanın gerçekleşmesine neden olacaktır.

    4. Drama Lideri (Öğretmen)

    Drama etkinliklerinde n beklenen yönde yarar sağlanabilmesi, önemli oranda öğretmenin yaklaşımına, davranışlarına bağlıdır. Öğretmen yönetici, yönlendirici ya da en çok kullanılan haliyle drama lideri, drama çalışmalarında katılımcılara rehberlik eden kişidir. Drama lideri drama sürecinin temellerinden ve önemli öğelerinden biridir. Çünkü grup içinde bireylerin bir yaşantıyı ya da bir olayı kendi deneyimlerini de işin içine katarak, oynayarak canlandırması ve anlamlandırması liderin hedefleri ve yöntemleri ile belirlenir. Drama sürecinde ilk komutu veren, sunan, değerlendiren ve yeniden uygulayan kişi drama lideridir. Drama çalışmalarını planlayan, uygulayan değerlendiren kişi olan liderin, eğitimde drama açısından karakteristik olan özelliği animatör bir kişiliğe sahip olmasıdır. Çocuğun oyun oynama yetisini koruyup geliştirecek olan bu kişinin, pedagojik formasyonu olan bir kişi olması, aynı zamanda ısınma çalışmalarını, oynama, doğaçlama ve oluşumları gösteriye hazırlamayı, danışma - görüşme ve bilgi edinmeyi, oyun grubunun alıştırmalarını yürütmeyi ve en sonunda bu tür çalışmaları grupla birlikte geliştirmeyi öğrenmiş olması gereklidir. Bütün bunların gerçekleştirile bilmesi için de liderin nitelikli bir eğitim donanımına sahip olması gerekir. Ayrıca çocuklarla çalışan bir kimsenin çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda bilgi sahibi olması da gerekir.
    Bununla birlikte gelişim ve dramada eylem ve hareket önemli olduğundan, etkinliklerde doğru ya da yanlışın sözkonusu olmaması nedeniyle liderin sağlıklı ve tutarlı bir kişiliğe sahip olması beklenir. Görüldüğü gibi, her yaş için yürütülecek olan drama etkinliklerinde drama liderinin mesleki formasyonu; eğitim, psikoloji, gelişim psikolojisi, tiyatro, müzik, plastik sanatlar, oyun ve tiyatro pedagojisi gibi alanları kapsamalıdır. Drama lideri disiplinler arası bir ilişkide kendini yetiştirmeli, yaratıcı nitelikler taşıyan, değişmeye açık bir kişiliğe sahip olmalıdır.
    Drama liderinin bir öğretmen olarak da öğretmen dayanışlarını sergilemesi, ayrıca diğer belirli kişilik özelliklerini taşıması gereklidir. Buna göre drama öğretmeni iletişime açık, istekli ve hazır olmalıdır. Lider, anında durumlara çözüm getirici yaklaşımlar bulabilen, gerektiğinde hemen karar verebilen, yetersiz kaldığında hangi bilgi kaynaklarına ulaşması gerektiğini bilen, kendini ve başkalarını tanıyan, uygulamada aktif olan bir kişidir. Aynı zamanda lider iyi bir dost, iyi bir sırdaş iyi bir arkadaş olmalıdır. Sabırlı, tutarlı, hoşgörülü, güler yüzlü, anlayışlı olmalı grubun güvenini kazanmalı ve drama eliğine sahip olmalıdır.
    Drama etiğine (ahlakı) sahip olabilmek için liderde bulunması gereken nitelikler şu şekilde sıralanabilir:
    Öğretmenin kendi değerleri olmalı,
    Atölyede yaşananlar orada kalmalı,
    Lider demokratik, insana saygılı olmalı ve insana değer vermeli,
    Sürekli araştırmak ve kendini geliştirmekle sorumlu olmalı,
    İyi bir dinleyici olmalı,
    Grubun durdurma, değiştirme, yönlendirme hakkına saygı göstermeli,
    Sempatik ve doğal olmalı,
    Dramaya katılanlarda bir etik oluşturmaya çalışmalı,
    Grubu olumlu yönde geliştirmeye, birleştirmeye çalışmalı,
    Lider kendisinin de gelişip öğrendiğinin farkında olmalı,
    Dramanın sınırlarını bilmeli,
    İşbirliği içinde olmalı, dürüst bir şekilde hareket edebilmeli,
    Dramaya katılanların kendi yorumlarını, yargılarım, değer ve bakış açılarını oluşturmalarına fırsat tanımalıdır.
    Drama lideri, öğretmen davranışlarının sergilemesi açısından öncelikle etkinlikler sırasında iyi bir gözlemci olmalıdır. Sınıfta ne olup bittiğini bilimsel bir yaklaşımla analiz etmeli, görsel olarak yakaladığı noktaları yüksek sesli tahminlerle çocuklara açıklamalıdır. Öğretmen gözlemi etkinlikler dışında değil de kendiside etkinliklere katılarak yapmayı tercih etmelidir. Sınıfta olumlu bir hava kurmalıdır. Her çocuğun hislerinin ve duygularının önemli olduğunu kabul etmelidir. Psikolojik yönden serbest bir ortam yaratmalıdır. Çocukların fikirlerini ve davranışlarını kabul etmelidir. Çocukların daha çok yaşantı geçirmelerine izin vermelidir. Yaşantı ortamını, aktif öğrenme ortamı olarak düzenlemeli ve bu süreçte çocuğun ilgi istek ve yeteneklerini gözönünde bulundurmalıdır . Çocuğun kendi içindeki gelişimini esas almalıdır. Çocuğa öğrenmenin yollarını göstererek öğrenme eğitimi vermelidir.
    Bütün bu sayılanlar öğretmenin mesleki donanımı ile ilgilidir. Onun sahip olduğu meslek bilgisi, yapacağı çalışmaları ne şekilde planlayacağı, gerçekleştirece ği ve değerlendireceğ ini etkiler. Mesleki bilgisini uygulayabilmesi nde faydalı durum ortaya çıktığında önceki planını bırakma yeteneği ve istekliliğine, esnekliğine sahip olma etkinliğin başarıya ulaşması açısından büyük önem taşır. Dinlemenin karşılıklı bir süreç olduğu unutulmamalıdır . Dinleme yeteneği ve nitelikli uyarıcı sorular sorma yeteneği hedeflere ulaşma açısından gereklidir. Ancak öğretmenlik mesleki bilgisine ilave olarak eğitimde dramayı kullanmayı planlayan bir öğretmen, öncelikle dramanın değerine inanmalı ve kendine "Dramanın, eğitimdeki önemine inanıyor muyum?" sorusunu sormalıdır. Dramayı uygulamaya kesin karar verdikten sonra etkinliği organize edebilmesi ve kontrol altında tutabilmesi için etkinlik sırasında neler yapacağını net bir şekilde kestiremese de, organizasyon için şu sorulan cevaplandırması gerekir:
    Gruplar nasıl bölünecek?
    Dramaya nasıl bir giriş yapılacak?
    Drama için malzeme ve kostüm gerekli mi?
    Yansıtma çalışmaları (Örneğin; hissettiklerini resimleme gibi) gerekli olacaksa, uygun kaydetme malzemeleri (kalemler, boyalar, kağıt gibi) kolayca temin dilebilir mi?
    Sınıfın alanı nasıl kullanılacak?
    Başka ne gibi kaynaklar gerekir?
    Lider grupla çalışmaya başlamadan önce, bu sorular doğrultusunda hedeflerini, içeriğini, yöntemlerini, değerlendirmesi ni planlamış, kullanacağı malzemeyi sağlamış, çalışma ortamını da çalışma yapabilecek hale getirmiş olmalıdır. Grup dinamiğine giden yolda katılımcıların tanışma ve kaynaşmalarını sağlayacak iletişim, uyum, gözlem, etkileşim çalışmalarını uygularken haz alma ve eğlence boyutunu gözardı etmemek gerekir.
    Dramada liderin amaçları şu şekilde sıralanabilir:
    Grubun etkileşim sürecine katılmasını sağlamalıdır.
    Çocuğun dramada grup bilincine ulaşması, değer ve fikirlerine yanıt verip, geliştirmesi, bir rolü benimseyip oynayabilmesi, rolü ve çeşitli durumları söz ve devinimlerle inceleyebilmesi için deneme olanağı sağlamalıdır.
    Çocuğun gelecekte kendi duygu ve düşüncelerini seçip, bunları drama ile şekillendirip sunması ve yaşam deneyimini artırması için cesaret vermelidir.
    Lider, çocukların sözlü ve yazılı dil kullanım alanlarını genişletmeli, etkili bir dil kullanımına ve gelişimine ilgi göstermelidir.
    Lider, çalışmalarda çocukların hoşnutluklarını ve eleştirilerini geliştirmede, kendilerinin ve başkalarının değerini saptamada etkili ve yardımcı olmalıdır.
    Lider bu amaçlarını gerçekleştirirk en etkinlik sırasında göz önünde bulundurması gereken bazı önemli noktalara dikkat etmelidir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
    Öğrencinin yaşantısına uygun olarak oluşturulan drama ortamında, çeşitli araç-gereçlerin yapılıp kullanılmasında öğrencileri bağımsız bırakmalı, ancak onlara katılarak eksiklikleri gidermeye çalışmalıdır. Bazı etkinliklerde kullanılması gereken araç-gereç ve malzemeyi çocuğun ulaşabileceği bir yerde bulundurmalı, araç gereçlerle çocuğa deney ve keşif olanağı sağlamalıdır.
    Eleştirici olmalı, ancak kısıtlayıcı olmamalıdır. Çocukların yapabilecekleri ni onların yerine yapmamalı, öğrencilerin başarı duygusunu tatmalarına olanak sağlamalıdır. Çocukların tüm yeteneklerini kullanmalarına zemin hazırlamalı, liderlik duygularını ortaya çıkarılması için rehberlik etmelidir.
    Çocuk hata yapmaktan korkuyorsa, çocuğun hatasını ve kendisini kabul ettirmeye yönelik çalışmalar yapmalıdır.
    Çocukların duygularını ifade etmesinde öğretmenin davranışları ve tutumu önemlidir. Çocukların duygularını ifade etmesinde öğretmenin iki davranışı etkili olur. Bunlardan birincisi öğretmen kendi duygularını çocuklarla paylaşarak, gocuklara model olmalı, ikincisi ise çocuğun duygularını bastırmak yerine kabul edici tutum göstermelidir. Böylece çocuğun kendine güven kazanması sağlanabilir.
    Dramatik oyunlar sırasında deneyim arttıkça ortaya çıkan dialog kargaşası ve gürültüden öğretmen endişelenmemeli dir. Gürültü öğrenme, paylaşma, yaratıcılık, gelişme ve heyecan unsurlarını içeren bir esastır. Problem çözmeye yönelik olduğu sürece kaygılanmaya gerek yoktur.
    Öğretmen gerek etkinliğin başlangıcında, gerekse etkinlik sırasında ve sonunda çocuklarla iletişim kurmaya, onların anlayabilecekle ri sözcükleri kullanmaya deneyimlerini paylaşmaya özen göstermelidir.
    Etkinliğe katılım isteğe bağlı olmalı, çocuk asla zorlanmamalıdır . Ancak kailim, sözcük kullanımı ve davranışlarla davet edici, özendirici bir tavırla gerçek-eştirilmelidir. Etkinliğe davet ederken etkinliğin oyun değil, drama olarak adlandırılmasın a özen göstermelidir. Böyle bir açıklama, etkinliği çocuğun kendine özgü bir çalışma olarak algılamasına neden olacaktır.
    Öğretmen çalışma konusunu önerebileceğini , neyin canlandırılacağ ını söyleyebileceği ni, ancak nasıl yapılacağını tarif etmemesi gerektiğini unutmamalıdır.
    Öğretmen dramada müdahale edeceği yerleri iyi bilmelidir. Bu durumlar şu şekilde sıralanabilir:
    Etkinliğine başlamayı bildirme,
    Dramayı başlatma,
    Sahneyi tanıtma, rolleri dağıtma, uygun malzemeyi yerleştirme,
    Çocukların dağılıp pasifleştiğini hissettiğinde toparlayıcı ve harekete geçirici sözel yönergeler verme,
    Etkinlik sırasında etkinliğin oyun tarzındaki sürecini durdurup, gruba ya da belli çocuklara soru sorma,
    Etkinliği sona erdirme,
    Etkinlik sonrası soru sorma ve tartışmayı başlatma,
    Drama etkinliklerinde n çıkarılacak (varsa) ders ve yargıları özetleme,
    Etkinlik sonrasında yapılacak çalışmalara çocukları yönlendirme,
    Çocuklara yaptıkları resim ve benzeri çalışmalarla ilgili soru sormadır.
    Öğretmenin tüm bu müdahale aşamalarında yönerge verirken ses tonuna, kısa ve net açıklamalar yapmaya özen göstermesi gerekir. Öğretmen sözel anlatımı güçlendirecek biçimde tüm bedenini ve uygun yüz ifadesini kullanabilmelid ir.
    Etkinlikler ve oturumlar arasında bir geçiş ve devamlılık yaratmaya özen göstermelidir.
    Öğretmen, dramada müdahale ettiği durumlardan biri olan tartışma ve değerlendirme aşamalarında katılımcıları teşvik etmelidir. Tartışmada açık uçlu soruların olması gerektiği ve soruların tek bir doğru cevabı olmayacağını göz önüne alarak, eleştirilerin kişiye değil role yapılması gerektiğini unutmamalıdır.
    Son olarak öğretmen, drama etkinliklerinin asıl amacının çocukların diğer insanları anlaması, kendilerini onların yerine koyması olduğunu göz önünde bulundurarak, çocuklardan iyi bir oyuncu olmasını beklememelidir.
    Dünyada yaşayan bütün çocukların birbirlerini daha iyi anlama ve değerlendirmele ri için başarılı bir drama liderine ihtiyacı bulunmaktadır.
    B. Eğitimde Dramanın Uygulama Basamakları

    Dramada birbirinden biçim olarak farklılaşan ve her çalışmada bütün olarak
    alan üç aşama vardır. Bunlar;
    Isınma ve rahatlama çalışmaları.
    Oynama.
    Rahatlama ve değerlendirme çalışmalarıdır.
    1. Isınma ve Rahatlama Çalışmaları

    Bir drama atölyesinde ilk olarak yer verilen çalışmalardır.. Bu çalışmalarda grubu oluşturan bireylerin birbirleriyle bütünleşmesine yönelik alıştırmalara yer alır. Katılımcılar, birbirleriyle tanışır ve etkileşim kurarlar. Yaşayacakları yaşantılar için hazırlıklı ve istekli hale getirilirler. Tanışma ile başlayan güven ısınmaya, uyum sağlamaya, beş duyuyu kullanmaya, gözlem yetisini geliştir-e ve bedenini ve beynini duyumsamaya yönelik çalışmalar bu aşamada yer sınma çalışmaları müzik ya da ritm eşliğinde yürüme, koşma, zıplama, çek-itme, hayvan yürüyüşleri, çeşitli zemin ve zamanlarda yürüme, gösterilen kete uygun ritm tutma gibi çalışmalardır.
    Isınma çalışmalarında bireyin kentle ilgili bilişsel, duyuşsal ve devinimsel özellikleri incelemesi ve bu incele-onucunda karşısındaki bireyi de bu açıdan görmesi sözkonusudur. Bu ısın-şamasının kuralları kesin olarak belirlenmiştir ve sadece lider tarafından yürütülmelidir. Güven kazanma, uyum sağlama, beş duyuyu kullanma, gözlem ye-geliştirme, bedenini ve beynini duyumsama genel olarak kaynaştırma ve konsantrasyon çalışmaları ile mümkün olmaktadır.
    a. Kaynaştırma Çalıştırmaları
    Bu aşamada tüm grubun birbiri ile kaynaşması hedeflenir. Kaynaştırma çalıştı grubun rahatlaması ve çalışmanın sağlıklı başlayıp, devam etmesi açısından son derece önemlidir. Kaynaştırma çalışmalarına isim öğrenme ve tanışma ile başlamak en uygun çalışma şeklidir.
    ÖRNEK l :
    Katılımcılar, müzik eşliğinde iç içe iki daire halinde zıt yönde yürürler. Öğretmen (lider) müziği durdurduğunda her iki dairedeki katılımcılar dururlar ve bulundukları yönden arkadaşlarına dönerek birbirlerine isimlerini söylerler. Daha sonra hem ismini söyler, hem el sıkışırlar, daha sonra birbirlerine "nasılsınız ?" diye sorarlar.
    ÖRNEK 2:
    İsim Zinciri
    Katılımcılar yan yana ya da daire biçiminde oturur. Biri adını söyler. Onun solunda oturan, ilk başlayanın adını ve kendi adını söyler. Onunda solunda oturan ilk ikisinin adlarını ve kendi adını söyler. Böylece en sondaki çocuk, kendisinden önce gelen tüm çocukların isimlerini ve kendi ismini söylemeye çalışır.
    b. Konsantrasyon Çalışmaları
    Kaynaştırma çalışmalarının sonunda katılımcıların artık birbirleriyle daha iyi iletişim kurabilmeleri beklenir. Konsantrasyon çalışmalarının amacı ise, grubun dikkatini bir noktaya toplamak ve drama etkinliğine yönlendirmektir .
    ÖRNEK
    Üçgen Oyunu
    Tüm grup üçe ayrılır. Üçgenin tepesinde olanlar grup başkanı olarak seçilirler. Üçgenin diğer üyeleri en baştakinin yaptığı izleyerek, tekrar ederler. Burada önemli olan grup başkanını gözlerken ona dosdoğru bakmak değil, tam karşıya bakarken görüş alanına dikkat ederek yapılmasına özen göstermektir. Başın hep aynı yöne bakması önemlidir.2.
    2. Oynama (Esas Çalışma)

    Belirlenmiş kurallar içinde özgürce oyun oynama ve bu oyunları geliştirme çalışmalarından oluşur. Oyun, kişiliğin gelişimi sürecinde diğer insanlarla pay-aşarak, onları taklit ederek gerçekleştirili r. Sözü edilen oyunlar bu temel görüşen yola çıkarak uygulama içinde yerini alır. Yaratıcılık ve imgeleme (hayal) bo-'utları oyunlarla işin içine girer. Bu aşamada liderin (öğetmenin) dikkat etmesi ;ereken nokta oyunlarda aşırılığa kaçmamak ve katılımcıları gereğinden fazla 'ormamaktır.
    Çalışma grubunun özelliklerine uygun olarak oyunlar seçilir. Oyun oluştur-na için pandomim, rol oynama, doğaçlama, öykü oluşturma, dramatizasyon gi-ıi etkinliklerden biri veya bir kaçı seçilerek uygulama yapılır. Bu oyunlar kimi aman sözcük dağarcığını, duyuları ya da dikkati geliştiren oyunlar, kimi zamanla taklide dayalı yarışma oyunları olabilir.
    a) Pandomim
    Pandomim fikirlerin sözcük olmadan ifade edilmesidir. Oyuncunun sözcük-îr olmadan hareketlerle bir şeyi anlatması ya da oynaması şeklinde tammlana-ilir.
    Gelişimin ilk yıllarında pandomim sözcük kullanmadan mimikler, hareketler ullanılarak, bazen de sesler ilave edilerek basit bir şekilde yapılır. Çocuklar yaratıcı dramayı çocuklara tanıtmada ön çalışmalardan biri olan pandomimden çok oşlanırlar. Böylece, belirlenmiş bir olayı, karakterlerin hareketlerini ve durum-ırını ifade edebilirler. Anaokullarında bazı temel (koşma, yürüme, sekme gibi) hareketler çocukları pandomime hazırlar. Bu çalışmalar müzik eşliğinde çocuk-ıra daha hoş gelir. Çünkü koşan atların sesinin, zıplayan kurbağanın hareketi-in, yarışan arabaların gürültüsünün çıkarılmasında müzik etkili olur.
    Pandomim çalışmaları uygulanırken, çocukların gözlemlerinden ve yaşadık-ırı tecrübelerden yararlanılmalı ve bu tecrübeler gözönünde bulundurulmalıd ır.
    Örneğin, deniz görmemiş bir çocuğa, sandala binme ve kürek çekme taklidi yap-tırılamıyacağı gibi, hiç kar görmemiş bir çocuğa da karda yürüme ya da kardan adam yapma taklidi yaptırılmamakdı r. Örneğin, hayvanat bahçesine yapılan bir gezinin ardından, çocuklardan hayvanat bahçesini ve buradaki hayvanları gözlerinde canlandırmaları istenebilir. Daha sonra çeşitli hayvanların taklitleri yapılır. Çocuklar önce bir fil gibi yürürler, sonrada filin hortumu ile birşeyler yemesini taklit ederler. Daha sonra da arslanlarm kafesi önünde durup, arslanlar gibi kükrerler. Çocuklar pandomim ortamında geçmiş yaşantılarını hatırlamak için dikkatlerini yoğunlaştırırla r. Okudukları veya gördükleri bilgileri anımsamaya çalışırlar ve zihinsel olarak bunları resimleyip, şekillendirirle r. Bu beceriler hemen hemen bütün öğrenme süreçleri içinde gereklidir. Pandomim etkinlikleri sırasında yapılan çalışmalarla öğrenme süreçleri daha da kuvvetlenir.
    b) Rol Oynama
    Rol oynama, imgelemeyle (hayali olarak) ya da açıkça, bir başkasının veya başkalarının işlevlerini yerine kabullenmedir. Özgün şekliyle G.H. Mead tarafından kişinin ve toplumun felsefi çözümlemelerind e bir araç olarak kullanılan rol oynama, günümüzde psiko-terapi, grup dinamiği ve eğitimde kullanılmaktadı r.
    Öğretim etkinliğini doğrudan somut olgulara dayamak ve öğrenme konusuyla ilgili olayların kendilerini incelemek her zaman mümkün değildir. Böyle durumlarda kullanılabilece k en aktif öğretim yöntemlerinden biri rol oynama yöntemidir. Rol oynama yöntemi; bir düşünce, durum, problem veya olayın bir grubun tümü tarafından ya da grup önünde gruptan seçilen belirli üyelerce dramatize edilmesine dayanan bir öğretim yöntemidir. Rol oynama yönteminin esasını dramatizasyon teşkil eder. Böyle bir durumda bir fikir, durum, sorun ya da olay grup önünde dramatize edilir.
    Değişik gruplardaki çocuklar için tavsiye edilen drama çalışmalarına bakıldığında, dramatik oyunda olayların ve durumların canlandırıldığı görülür. Rol oy-lamada ise oyundaki karakterlerin özellikleri ve hisleri canlandırılır. Doğaçlama 5e her iki yöntemin karışımıdır. Rol oynama etkinliklerine başlarken çocukların 'basmakalıp, yüzeysel karakterleri oynamalarından çok, farklı meslek grupların-an ve bu meslek grupları içinde de görevleri farklı olan insanlardan oluşmuş >plum tanımları ve bu kişilerin toplum içindeki rollerini kavramaları çok önemdir. Rol oynamanın en kolay yolu toplumdaki farklı kişilerin mesleki görevlenin oynandığı, mesleki pandomimle başlamaktır.
    Rol oynama yöntemiyle sadece öğrenme konusu olan problem durumların azümü değil, rol oynayanların tüm sosyal, kültürel, doğal davranışlarını anla-lalarını ve insan ilişkilerindeki problemleri kavramaları da sağlanmış olur. Bu-anla birlikte günlük yaşamın öğretim ortamında canlandırılması , çocukların îrdeki yaşamlarında karşılaşacaklar ı sorunların çözümünde etkili bir deneyim ; yaşama hazır olmayı sağlar.
    Bu yöntem sayesinde, örneğin, anne rolünü oynayan çocuk, annesinin davra-şlarını anlayabilir. Şoför rolünü oynarken bir şoförün davranışlarını anlayabi-\ Konunun canlandırılması nda oynayanların tüm vücut hareketleriyle aktif hale getirilmesi gerekir. Bu aynı zamanda hareketi de beraberinde getirir.
    Özellikle konuşmayı gerektiren rol oynama sırasında çocuk, ses yüksekliği, aksiyon, telaffuz gibi konuşulan dilin unsurlarını ve konuşma sırasını bekleme, nleme, başkasının sözünü kesmeme gibi iletişim unsurlarını doğrudan doğru-çalışmış olur. Rol oynamanın önemli bir yararı da, o roldeki kişiyle empati rabilmek için gerekli olan, kendini diğer kişinin yerine koyabilme becerisinin zanılmasıdır.
    Rol oynamaya başlamanın en kolay yolu, oyunun lider (öğretmen) tarafından şlatılmasıdır. Daha sonra çocuklarla bazı roller paylaşarak dialog yaratılabilir.
    Oynamaya başlama ile ilgili örnekler aşağıda sunulmuştur:
    Piaget rol oynamanın çocuğun eğitimindeki önemini vurgulamıştır. Piaget'e göre kişisel yaşantılarda karar verme becerisinin gelişiminde, tarihsel ve sosyal konuları anlamada rol oynama etkili bir öğretim tekniğidir. Piaget özellikle küçük çocukların rol oynarken hem nesnel, hem de sosyal çevreyi canlandırarak çok iyi deneyimler kazandığını ileri sürer.
    ÖRNEK l :
    Çocukların herbirine sinirli bir postacı, yorgun bir öğretmen, kızgın bir otobüs şoförü gibi karakterler verilebilir. Uygulamalar sırasında birkaç karakter biraraya gelerek bir olay yaratılabilir.
    ÖRNEK 2:
    Çocuklardan denizin altında neler olduğuna dair fikirler geliştirmeleri istenir. Bu etkinlik için resimler, posterler gerekebilir. Bazı deniz hayvanları tanımlandıktan sonra, çocuklardan sırayla istedikleri deniz hayvanım seçmeleri ve sonra da kendilerine göre nasıl canlandıracakla rına karar vermeleri istenir. Daha sonra ikili - üçlü gruplar oluşturularak bir oyun içinde rol oynamaları istenir.

    c. Doğaçlama
    İş alanı, terapi, eğitim ve bireysel gelişim gibi alanlarda geniş bir kullanıma sahip olan doğaçlama genel olarak monotonluktan ve tek tip olmaktan kurtulup, aniden gelişen olaylar karşısında yaratıcı olmak şeklinde tanımlanabilir. Yeni tanışan iki insanın birlikteliğinde doğaçlama süreci çok iyi gözlenebilir. Böyle bir durumda hiçkimse bir diğerinin daha sonra ne söyleyeceğini ve nasıl söyleyeceğini bilemez. Samimi ve içten olmanın yolu yapay davranmamaktır. Bir çocuğun tüm hareketleri, davranışları ve düş gücünü kullanarak oyun oynaması da tipik bir doğaçlamadır. Çocukların yetişkin oluncaya kadar geçirdikleri yaşam oyununda önceden belirlenmiş roller, görevler, mekanlar, olaylar, yani bir senaryo yoktur. Bu sebeple yaşamda sürekli bir doğaçlama yapılır.
    Beklenmedik bir olayla karşılaşıldığın da ne yapılması veya nasıl yapılması gerektiği konusunda, çoğunlukla pek uzun uzadıya düşünmeden, doğrudan olay yaşanmaya başlar ve olayın bitiminde, nasıl yaşandığının değerlendirmesi yapılır. İşte insanlar bunu doğaçlama olarak adlandırmadan yaşarlar. Gündelik yaşamlarındaki bu doğaçlama onların son derece doğal davranışlardır. Doğaçlamanın birbirinden kolayca ayırdedilebilir nitelikte, belirli evreleri yoktur. Doğaçlama süreci yazarak ya da kaydederek değil, o anda zihinde canlananı oynayarak yaşanır.
    Bu çalışmalar sırasında, önceden ayrıntılar saptanmadığı için, süreç özgün bir şekilde gerçekleşir. Diğer bir deyişle doğaçlamaların ana kaynağı bireyin kendi yaşantısıdır. Bu nedenle, katılımcıların kendilerini rahatça ortaya koyabildikleri, bireysel olarak keyif alabildikleri bir aşamadır.
    Doğaçlama çalışmalarında çocuklar yetişkinlere göre daha fazla zorlanırlar. Çalışmada daha önceden canlandırılacak durum veya hikaye bilinse de, çocuklar arasındaki konuşma kolayca gerçekleşmez. Bu yüzden de doğaçlamayı uygulamak çocuklara rol oynamaktan daha zor gelir. Başlangıçta en basit hikayeler bile karışık gelir. Bazen anlatılan hikayenin bir bölümü alınıp geliştirilebili r. Ses efektleri, materyaller, kostümler de fikirlerin oluşmasında ve hayal gücünün yarılmasında etkilidir. Ayrıca maskeler ve kostümler kullanılarak farklı karakterler yaratılabilir.
    Doğaçlama çalışmalarında diğer bütün aşamalarda olduğu gibi, katılımcı özellikleri gözönünde tutularak, kimi zaman da saptanan bir hedefe doğru belli aşamalar planlanarak yol alınır. Konunun ya da temanın seçilmesinde ölçüler, gurubun daha önceden geçirdiği yaşantılar ve grubun ne amaçla bu çalışmaya katıldığına bağlı olarak değişir. Ancak hangi ölçüt göz önünde tutulursa tutulsun, doğaçlamalar hemen hemen her yaratıcı drama çalışmasının temelini oluşturur.
    Doğaçlama oyun gelişiminde bir araç olarak yer alır. Amacı oynayan kişinin deneyim kazanmasıdır. Doğaçlama yapan kişi çalışmasını nasıl planlaması gerektiğini, yaratıcı olmayı ve olayları geliştirmeyi, durumlar yaratmayı öğrenir. Bağımsız düşünebilme, karar alabilme, sorumluluk üstlenme, işbirliğine girebilme, sosyal duyarlılık yaratma, sözel ve eylem olarak daha iyi anlatım kazandırmada yardımcı olur. Doğaçlama yapmada başarısız olmak diye bir şey yoktur. Doğaçlama aksine bireye tekrar tekrar deneme fırsatı verir. Doğaçlama yapan kişi hatalarından yola çıkarak yeni şeyler öğrenir ve başka oyuncuları da gözlemleyerek doğruları bulmaya çalışır. Doğaçlamanın insanları düşünme konusunda eğitme işlevi de vardır. Edinilmiş düşünce alışkanlıkların ın her zaman sonuca ulaşmada başarı getiremeyeceğin i göstererek, yeni düşünme yolları kazandırır. Böylece kişi farklı durumlarda yeni yönelişler üretir.
    Drama çalışmalarının bu aşamasında doğaçlamanın çeşitli türlerinden yararlanılabili r. Bunların başlıca bilinenleri, kişilerin ve onların özgün kimliklerini konu alan karakter doğaçlamaları, objelerin kullanılmasında n ya da düşlenme-sinden yararlanılarak geliştirilen doğaçlamalar, kendi bedenini ya da gruptakilerin bedenini kullanarak bir nesne, eşya, yapı, organizma, araç oluşturma amacıyla yapılan doğaçlamalar, sonu veya tam ortası verilen bir şiir, öykü, masal ya da filmin sonunu tamamlama ya da bir kısmı gösterilen portre, resim ya da fotoğrafın bütününü düşleme ile ilgili doğaçlamalar, bir kentin pazar yerini, okulunu canlandırma gibi insanlar arası etkileşimin kolaylıkla gözlenebileceği ortamlara yönelik olan, durumdan kaynaklanan doğaçlamalardır .
    ÖRNEK 1:
    Durumlardan kaynaklanan basit doğaçlamalar
    Çocuklar yarım ay şeklinde sandalyelere otururlar. Lider (öğretmen) çocuklara "sizler bir mahallede yaşayan, bir grup insansınız." diyerek, çocukların ilgisini yapılacak olan doğaçlamaya çeker. Lider "bu mahallede çeşit çeşit lezzetli dondurmalar satan bir dondurmacı var. Bu kişinin özelliği, dükkanına gelen mahalle sakinlerinin özel hayatlarını ve günlük yaşantılarını detaylı bir şekilde bilmesidir" diyerek, çocukları, mahallede yaşayan bir karakteri seçmeleri ve bu karakterlerle ilgili olan özellikleri düşünmeleri konusunda yönlendirir. Kendiside dondurmacı rolünü oynar. Sonra çocuklardan dondurmacı ile konuşmalarını, diğer katılımcılara kim oldukları konusunda (öğretmen, tamirci, avukat, doktor, satıcı vb.) ipuçları vermelerini ister. Daha sonra meslekler konusunda tartışılır.
    ÖRNEK 2:
    Lider içeriye Noel Baba kıyafetinde girer ve o günün yılbaşı olduğunu hatırlatarak, "Ben Noel Baba'yım. Çocuklar evlerinde benden oyuncak bekliyorlar. Bana bu konuda yardım edebilir misiniz?" diye çocuklara sorar. Daha sonra katılımcılara, onları bir gezintiye çıkartmak istediğini ve bu gezinti ile çocuklara hangi hediyeleri alabilecekleri konusunda bir karar verebilecekleri ni söyler. Daha sonra lider ve çocuklar bir ulaşım aracı bulmak için düşünürler. Herkes kendi istediği bir ulaşım aracıyla ülkeyi gezmeye başlar. Ülkedeki çocukların istedikleri oyuncaklar belirlendikten sonra, çocuklar hangi oyuncak olacaklarına karar verirler. Daha sonra lider, oyuncak olan çocukların ellerinden tutarak ülkedeki diğer çocuklara dağıtır.
    ÖRNEK 3:
    Objelerle oluşturulan doğaçlamalar
    Çocuklar daire şeklinde yere otururlar. Lider dairenin ortasına parlak ve süs-ü bir hediye paketi koyar. Ve içinde ne olabileceğini düşünmeleri için çocukla-oa süre tanır. Daha sonra çocukları gruplara ayırır ve birbirlerine bu hediyenin lereden geldiğini, nasıl geldiğini anlatmalarını ister. Her grup hediye kutusu lakkında bir hikaye yaratır ve anlatır.
    ÖRNEK 4:
    Bedeni kullanarak oluşturulan doğaçlamalar
    Lider gruptaki katılımcılara kare, dikdörtgen, üçgen ve piramit olmaları konusunda görevler verir. Katılımcılar hep birlikte bu şekilde kendilerini benzetmeye çalışırlar.

    d. Oluşumlar
    Isınma ve rahatlama çalışmalarıyla başlayan, oyunlarla sürdürülen, doğaçlamalarla geliştirilen drama çalışmalarında artık ulaşılması hedeflenen en son aşamaya gelinmiştir. Bu aşama oluşumlardır. Oluşumlarla anlatılmak istenen sürecin özellikle önceden hiç belirlenmemiş bir çıkış noktasından başlamasıdır. Bu süreçte etkinliklerin nasıl gelişeceği ve nereye varılacağı önceden belirlenemez.
    Dramanın bu son uygulama yöntemi katılımcıların yaratıcılıkları nın en üst düzeyde gözlenebildiği bir süreçtir. Yine bu aşamada yardımcı pek çok araç - gereç ya da materyalin kullanılması ile farklı yaşantıların geçirilmesi sözkonusu olabilir.
    3. Rahatlama ve Değerlendirme Çalışmaları

    Rahatlamada hem fiziksel, hem de zihinsel rahatlama söz konusudur. Eklem yerlerinin rahat hareket ettirilmesi, kasların yumuşatılması ve çocukların sakinleştirilme si amacıyla etkinliklerin sonunda kullanılır. Rahatlamayı kolaylaştırmak için ortamda sakin bir müzik ve sözel yönergeler kullanılır. Burada amaç; çocuğu rahatlatmak ve olayın tamamlandığını hissettirmektir .
    Drama çalışmasının aşamalarının her birinin ya da bir kaçının ardından tartışma açılması, "ne yaşadınız?", "neler hissettiniz?", "nerede güçlük çektiniz?" gibi soruların sorulması ve katılımcıların yanıtlaması drama çalışmalarının önemli aşamalarındandı r. Bu çalışmanın ardından başkalarının davranış biçimleri, duyguları, düşünceleri, deneyimleri ile ilgili bilgi sahibi olmak bireyin kendi yaşamına bilinçli bir şekilde göz atması açısından önemlidir.
    Çalışmanın bu aşamasında diğer bir amaç da katılımcıları içinde bulundukları ortamdan kurtararak gerçeğe döndürmektir. Böylece birey yaşadığı süreci daha iyi gözlem ve analiz etme imkanı bulabilecekti

    C. Eğitimde Dramada Yararlanılabile cek Kaynaklar

    Eğitimde drama çalışmalarında, çocukların ilgisini çekerek, onları teşvik edebilecek ve kendi eğlenceli oyunlarını doğaçlamalarına yardımcı olabilecek masal, öykü, efsane, roman, şiir gibi çeşitli kaynakları kullanmak mümkündür. Bunun yanında, günlük hayatta karşılaşılan, güncel olaylar ve haberleri liderin (öğretmen) drama çalışmalarında kullanabileceği diğer kaynaklardır. Bu bölümde eğitimde drama çalışmalarında kullanılabilece k kaynaklar sırasıyla örneklenerek açıklanacaktır.
    1. Masallar
    Genellikle olağanüstü kişilere, olaylara, serüvenlere yer verilen ve ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa anlatılarak geçen hayal ürünü hikayelere masal denir.Masallar çok eskiden beri, çocukların ilgisini çeken bir yazı türü olup, gerek özgün, gerekse çeviri örnekleriyle edebiyatın içinde yerini almaktadır.
    Masalı diğer yazı türlerinden ayıran sadece olağan üstü olayların olması değil, aynı zamanda olayın geçtiği yer ve zamanın da bilinmemesidir. Masallarda genellikle yer ve zaman, "uzak ülkelerin birinde", "yıllar önce ve "Kaf dağının ötesinde" şeklinde verilir. Masalda olay kahramanlarının değişmez, belli özellikleri vardır. Prensler yakışıklı, prensesler güzel, üvey anneler kötü, ejderhalar ve devler korkutucudur. Masal konulan genellikle padişah (kral), şehzade (sultan, prens), fakir kız veya delikanlı gibi kahramanlar çerçevesinde gelişir. Bazen de özellikleriyle gerçek insana benzemeyen kişiler de bir masal kahramanı olarak karşımıza çıkabilir. Bütün bu açıklamalarda da görüldüğü gibi olağanüstü özellikler masala özgüdür. Ancak küçük çocuklar bu olaylar hakkında neden ve nasıl sorularını sormakta ve cevabını bulmakta zorlanmaktadırl ar. Çünkü somut işlemler dönemindeki çocuklar, tüm bu anlatılanları gerçek olarak kabul etmektedir. Çocuklar ancak altı yaşından sonra bu soruların cevabının masala özgü olduğunu düşünürler. Bu nedenle altı yaştan önce klasik masallar yerine, masalımsı, özellikler taşıyan, ancak kahraman ve olaylarının çocuğun somut düşünmesine uygun, hayal gücü sınırlarının dışına taşmayan masallar olmasında fayda vardır.
    Masallar, çocuğun hayal gücünü zenginleştiren, anadilini geliştiren, dinleme alışkanlığı kazandıran ve öğrenmeye hazırlayan bir araç olduğu için drama ile ilişki içindedir. Özellikle çocuklarla yapılan drama çalışmalarında doğaçlama etkinliği için masallardan faydalanılabili r. Bir drama liderinin (öğretmenin) masalı drama etkinliğinde nasıl kullanacağına dair, şöyle bir örnek verilebilir:
    ÖRNEK
    Derekuşu ve Çiçekler (Halk Masalı) :
    Bir varmış, bir yokmuş. Bir yaz varmış ama ne yazmış. Sıcak mı sıcak. Güneş çevreyi yakıyormuş. Günlerdir bir damla yağmur düşmemiş toprağa. Bütün çiçekler boyunlarını bükmüşler. Susuzluktan ölmek üzereymişler.
    Kenarda bir dere akıyormuş. Ama çiçekler derenin suyuna nasıl ulaşsınlar? Çiçekler ağustos böceğine yalvarmışlar. "Bize dereden biraz su taşı, yoksa öleceğiz" demişler. Ama böcek yerinden kıpırdamamış ve çiçeklere su taşımamış. Kelebeğe söylemişler. O da güzel kanatlarını göstererek "suya yaklaşırsam kanatlarım bozulur" demiş. Sonra uçup gitmiş. Çiçeklerin sesini bizim derekuşu duymuş ve onlara çok acımış. Gagasıyla onlara dereden damla damla su taşımış. Böylece çiçekler ölmekten kurtulmuşlar. Ama derekuşu son çiçeğe de su getirdikten sonra, yorgunluktan çimenlerin üstüne düşmüş. Orada uyuya kalmış.
    Derekuşu uyurken yağmur başlamış. Çiçekler çok sevinmişler. Suya kavuşmuşlar, kurtulmuşlar ölmekten. Ama içlerinden biri, "şu derekuşu olmasaydı, yağmur yağana kadar hepimiz çoktan solmuştuk. Bizi asıl o kurtardı" demiş.
    Bütün çiçekler onu haklı bulmuşlar ve derekuşunu korumaya karar vermişler. Çiçekler eğilerek yapraklarını uyuyan derekuşunun üzerine germişler. Böylece derekuşu yağmurdan hiç ıslanmamış. Rahat rahat uyumuş. Ama masal bu ya, çiçeklerin renkleri yağmurdan kuşun üstüne akmış. Derekuşunu renk renk boyamış. Uyandığında öteki kuşlar "Renkli kuş, güzel kuş sen kimsin?" diye sormuşlar. Çünkü onu tanıyamamışlar. Küçük derekuşu şaşırmış. Derenin kenarına uçup suya bakmış. Suya bakınca ne görsün? Renkli renkli tüylerle bezenmiş, güzel bir kuş olmuş. Tabi derekuşu buna çok sevinmiş."
    Lider masalı çocuklara okuduktan sonra, çocukların masalı doğaçlama ile canlandırmaları nı isteyebilir. Fakat amaç masalı olduğu gibi oynamak değil, masalı bir çıkış noktası olarak kabul edip, buna göre yeni çözümler oluşturabilmek olmalıdır. Böyle bir masal için maske, makyaj ve kostüm kullanılması uygun olur.
    Lider masalın başını okuduktan sonra, sırayla kahramanları seçer. Bunun için de küçük bir oyun kullanabilir. Çünkü gruptaki herkesin derekuşu olma şansı yoktur. Örneğin, adil bir oyun olması açısından sandalye kapmaca oynanabilir ve bu oyunun sonucunda birinci olan kişi derekuşu rolü için seçilebilir. Grubun diğer üyeleri de masal kahramanları rollerini üstlendikten sonra, masal konusu doğaçlanır. Masaldaki sonuçtan farklı bir sonuca ulaşılabilir. Bütün masallar bu ve bunun benzeri tekniklerle dramatize edilebilir.
    Masalımsı Hikayeler (Fabl) : Çocuğun hayal edebileceği olağanüstü özelliklerle süslenmiş, ancak çocuğun yaşantısında karşılaştığı olaylarla işlenmiş masalımsı hikayeler çocuklar için oldukça ilgi çekicidir. Masalımsı hikayelerde, klasik masallardaki olağanüstü kahramanlar, sihir, büyü gibi olağanüstü unsurlar mevcut değildir. Canlı ya da cansız kahramanlar, yaşamdan alınan olaylar, hayal unsurları ile süslenmiştir. Çocuğun bu hayal unsurlarını somutlaştırarak kullanması ve düşünmesi mümkündür. Örneğin, hayvan kahramanlarının okula gitmesi, dişini fırçalaması, uzayda arkadaş edinmesi, bulutların arkadaşlığı, çocuğun şemsiyesi ile konuşması gibi olaylar onlara daha ilgi çekici gelmektedir.
    Burada da yine masalımsı hikayelerin dramatik oyunda kullanılması sözkonusudur. Kullanılacak masalın seslerle canlandırılması da bir drama tekniğidir.
    ÖRNEK
    Küçük Tren
    Evvel zaman içinde bir küçük tren varmış, îki istasyon arasında gider gelirmiş. (Çocukların dikkatini çekmek için tren kelimesi yüksek sesle söylenir ve çocukların hep beraber trenin çalışma sesini çıkarmaları için beklenir). Küçük bir lokomotifi olduğu için tek bir vagonu varmış ve yalnız posta taşırmış. Bir gün yükünü almış. Yola koyulmuş, gidiyormuş. Önüne büyük bir tren çıkmış (çocukların daha yüksek bir tren çalışma sesi çıkarmaları beklenir). Büyük tren bozulmuş ve içindeki yolcular inmişler.
    İstasyon şefi trendeki öğrencilerin okula yetişmesini istiyormuş. "Şu küçük treni öne alalım, postayı boşaltalım, sonra öğrenciler binsin. Belki onları taşıyabilir" demiş. Hemen küçük treni öne almışlar. Sonra peşine iki vagon eklemişler. Küçük tren buna çok sevinmiş. Çocuklar vagonlara doluşmuşlar. Tren düdüğünü çalmış. (Çocuklar ses çıkarır).
    Küçük tren hareket etmiş. Başlamış çekmeye (çocuklarla birlikte önce yavaş yavaş, sonra hızlanarak trenin çuf çuf sesini çıkarırlar). Çocuklar yol boyunca sevinçle el çırpmışlar, şarkı söylemişler.

    2. Hikayeler
    Belirli bir zaman ve yerde bir veya birkaç kişinin başından geçen, gerçeğe uygun bir olayı anlatan veya birtakım kimselerin karakterlerini çizen ve çoğu kez birkaç sayfa tutan, kısa yazılar "hikaye" olarak tanımlanır.
    Okulöncesi dönemdeki çocuklar yaşamlarından alınmış olayların hareketli bir anlatımla verildiği hikayeleri zevkle dinlerler. Hikayelerde gerçek olayların ele alınması nedeniyle çocuğun bilgi kazanması ve toplumsal beklentilerin gerçekleştirilm esi kolaylaşır. Yaşadığı toplumun kültürel yapısını öğrenmesine de hikayeler yardımcı olur. Hikayeler de kullanılan farklı karakterler çocuğun ;örüş açısını genişletir, deneyim kazandırır. Eğlendirici özelliklerin, mutlu olayların ele alınması çocuğun hoş vakit geçirmesine, mutlu olmasına yardımcı olur. Çocuklar bunlardan dolayı hikaye dinlemekten hoşlanırlar. Çocuklara anlatılan bir hikaye zaman zaman dramatize ettirilebilir.
    Dramatizasyon çalışmalarında öğretmen çocuklara yakın davranan ve sözlü anlatımın gelişmesinde rehber olan kişidir. Öğretmen hikayenin yorumlanması sırasında, çocukların oyuna kendilerinden bir şeyler katmaları için cesaretlendir. Bunun için aynı hikaye birkaç kez dramatize edilse bile, birbirine benzemez e her defasında yeni bir oyun gibi canlı ve tazedir.
    Dramatizasyona uygun hikaye kitabı seçerken bazı noktalar göz önünde bulundurulmalıd ır. Çünkü hikaye seçimi dramatizasyonun başarıya ulaşmasındaki ilk basamaktır. Seçilen hikayenin hem öğretmene, hem de çocuğa hitap etmesi, kolayca oynanabilecek nitelikte, dilinin anlaşılır olması gerekmektedir. Hikaye seçimi dramatizasyonun ilk adımıdır. Daha sonra hikaye dramatize edilir. Dramatizasyon olay ve durumların oynanmasıdır. Hikaye ya okunur ya da liderin kendi kelimeleriyle anlatılır. Hikaye anlatımında hangi metot kullanılırsa kullanılsın, üzerinde durulması gereken nokta, çocuğun hikayedeki hareket ve karakterlerinin birbirleriyle etkileşimini anlamasıdır.
    Dramatizasyona başlarken "kimsenin daha önce duymadığı yeni bir hikaye oluşturacağız" şeklinde bir açıklama yapmak etkinliğe başlamak için iyi bir yoldur. Daha sonra gruptaki çocuklar, daire olarak yere otururlar. Öğretmen hikayeyi başlatır. Örneğin; "Bir gün bir ülkedeki kral uykudan kalkmış ve aynaya bakmış. Bir de ne görsün..." Liderin (öğretmen) sağında oturan çocuk, öyküye kendisinden bir parça ilave eder ve gruba söyler. Örneğin "saçları bembeyaz olmuş"... Daha sonra kendine sıra gelen diğer bir çocuk, öyküye bir cümle daha der ve çalışma böylece devam eder. Oluşturulan hikaye çocuklar tarafından oynanır.
    3. Efsaneler
    Doğa üstü varlıkları, hayali olayları konu alan ve bir halkın yaşadığı olayların ya da o halkın aile düzeni ve toplumsal ilişkilerini temellendiren yapıların anılarını düşselleştirere k yansıtan halk ya da edebiyat anlatışına efsane (mit) denilmektedir.
    Efsanelerin içerikleriyle ve birçok kuşak arasında yayılma biçimleriyle önemli toplumsal işlevleri vardır. Ayrıca efsaneler sık sık ayinlerle de birleşirler. Örneğin, Afrika'da belli bir yaş sınırı için düzenlenen geçiş ayininde, aşiretin kurucusu olarak görülen ilk insanın efsanesi yinelenir.
    ÖRNEK
    Ar akne
    Eski çağlardan birinde Arakne adında çok iyi dokuma yapan bir kız yaşarmış. Arkadaşları dışında kimse onun çok iyi dokuma yaptığını bilmezmiş. O ülkenin bir de dokuma tanrısı varmış ve tanrı kendi dokumalarının dünyanın en iyi dokumaları olduğunu söylermiş. Fakat Arakne kendi dokumalarının da tanrının dokumaları kadar güzel olduğunu düşünüyormuş. Arakne çevresindekiler e kendi dokumalarının tanrılarının dokumalarında daha güzel olduğunu söylemeye başlamış. Bir gün bu sözler tanrının kulağına gitmiş ve Arakne'yi bulup onu cezalandırmaya karar vermiş. Tanrı Arakne'yi bulmuş ve ona, başkasının kılığına girerek bu düşüncesinin halen devam edip etmediğini sınamış. Arakne ısrarla kendisinin dokumalarının daha güzel olduğunu iddia etmiş. Bunun üzerine tanrı onu ölümle cezalandırmış. Halk ve arkadaşları buna çok üzülmüş ve tanrıya gidip yalvarmışlar. Tanrı düşünmüş, taşınmış ve Arakne'yi dünyaya bir örümcek olarak tekrar getirmiş. Bu yüzden de örümcekler kendi evlerini çok güzel dokurlar.
    Efsaneler öykü ve hikaye de olduğu gibi dramatizasyon ile canlandırılabil ir. Bununla birlikte efsanenin bir kısmı okunup kalan kısmının çocuklar tarafından tamamlanarak doğaçlanması yapılabilir.

    4. Romanlar
    Daha çok insanların serüvenlerini, karakterlerini, düşünce ve duygularını ayrıntılarıyla, kendine özgü bir biçimde anlatan uzun düz yazılara verilen isimdir.
    Romanda anlatılanlar hayali veya gerçek hayat durumlarına dayanabilir. Roman konuları,
    Roman konuları,
    Yakın çevre ile ilgili,
    Hayvanlarla ilgili,
    Mizahi,
    Serüven ile ilgili,
    Duygusal konularla ilgili,
    Tarihi konularla ilgili,
    Gezi ile ilgili olabilir.
    Hikaye ve roman edebiyat türü olarak birbirlerine çok benzerler. Ancak ha-bakımından farklıdır. Yani romanlar sayfalara yazılabilirken, hikaye birkaç sayfadan oluşur. Çocuklar romanlarda, çeşitli konulara ilişkin olarak çözülmesini gerekli gördükleri sorunların karşılığını, olayların sebebini açıklayan bilgileri ve yorumları bulabilirler. Romanlar çocuğun hayat tecrübelerini zenginleştirir, türlü insan tipleri üzerinde düşünmelerine imkan sağlar. Geliştirmekte oldukları değer yargılarının daha açıklık kazanmasına yardımcı olur.
    5. Şiirler
    Şiirler hayal gücü, duygusallık, uyum ve ölçü gibi kendine özgü anlatım biçimi olan edebiyat türüdür. Çocuğa güzellik, insanlık duyguları kazındırır. Şiirler ritm ve ahenk sağladığından çocuklar tarafından sevilir. Kafiyeler, kelime oyunları, çocuklardaki ritm ihtiyacını besler.
    Olayların, insanların, cansız varlıkların duygulu, renkli ve etkili bir biçimde ildiği şiirler her dönemde olduğu gibi, okulöncesi dönemdeki çocukların da duygusal ihtiyaçlarına cevap verir ve onlara duygusal zenginlik sağlar. Şiirler zamanda çocuğa düşünce zenginliği ve esnekliği de kazandırır.
    Çocukların şiirle ilişkisi önce dinlemekle başlar. Sonraları kendileri okuyarak, ezberleyerek bu ilişkiyi sürdürürler. Şiirler zevkli tekerlemelerle başlayıp, ileri yaşlarda estetik duygusunun gelişmesine neden olur. Çocukların sevdikleri şiirler canlı, hareketli, melodik, vezin ve kafiyeli şiirlerdir. Bu yüzden öğretmen şiir seçerken, çocuğun düşünme ve olayları algılayış biçimini, duygularını ifade ediş biçimini, sözcük dağarcığını, dikkat süresi gibi özelliklerini dikkate almalıdır. Seçilen şiir çocukta anlama ya da söylemede güçlük yaratacak olursa, çocuğun şiire karşı olumsuz tavır geliştirmesi söz konusu olabilir.
    Şiirler okulöncesi çocukların anlayabileceği kadar basit ve ilgi çekiciyse hemen öğrenilip ezberlenebilir. Bu tip şiirlerin içine "parmak oyunu" denilen tekerleme türü şiirler de girmektedir. Parmak oyunları söylenirken, parmak ve vücut hareketlerinin de yapılması drama ile ilişkilendirile bileceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte parmak oyunları oldukça yalın bir dramatizasyon türüdür. Okunan ve dinlenen basit durumların eylemleştirilme sinde bu tür seçilir. Eylemleştirmeni n tamamı parmakla yapılır. Öğretmen önce kendisi yaparak çocukların parmak hareketlerini nasıl yapacaklarını gösterir. Parmak oyunları dra-manın diğer türlerine bir geçiş olarak da düşünülebilir. Başka bir deyişle, okulöncesi dönemdeki çocuklarla yapılan çalışmalardaki rahatlama ve ısınma çalışmasında bu teknik kullanılabilir.
    ÖRNEK l :
    İki ev
    Tepede iki ev var (iki el yumruk yapılır, öne uzatılır). Bu evde Ayşe oturur (Bir yumruk öne uzatılır, baş parmak çıkarılır). Bu evde Ali oturur (Diğer el yumruk yapılır, öne uzatılır ve baş parmak çıkarılır). Bir gün Ayşe evinden çıktı. (Baş parmak gösterilir). Tepeye tırmandı, tepeden aşağı indi. (El yukarı, aşağı hareket ettirilir). Fakat kimseleri göremedi. Ayşe evine girdi. Kapısını kapattı. (Baş parmak avuç içine saklanır). Ertesi gün Ali evinden çıktı. (Yukarıdaki sözler ve aynı hareketler tekrarlanır). Bir başka gün Ayşe ile Ali evlerinden çıktılar (İki elin baş parmaklan kaldırılır). Tepeye tırmandılar, birbirlerini gördüler.
    Ayşe Ali'ye "Günaydın nasılsın?" dedi (baş parmaklar hareket ettirilir). Sonra el e tutuştular ve okula gittiler (İki baş parmak birleştirilir).
    Yaratıcı dramada şiir çalışmaları bireyin imgelem gücünü geliştirmedeki önemli anahtarlardan biridir. İmgelem gücünü geliştirmeye yönelik şiir çalışmaları genellikle daha büyük yaştaki gruplarla uygulanan bir tekniktir. Bu sayede rey, düş gücünü de harekete geçirir. Şiir çalışmaları aynı zamanda bireyin sözcük dağarcığını da geliştirir. Bireyin kelime hazinesine yeni sözcükler katar. Günlük dili eskimiş sözcüklerden arındırır. İletişimsel becerileri artırır. Şiir okuyucusu ve dinleyicisi olarak bireyi geliştirir.
    ÖRNEK 2:
    Öğrenciler dört gruba ayrılır. Her grup için kendilerine verilen şiirlerin okun-ısı sağlanır. Şiirlerin okunması bitince, gruptan bu şiiri canlandırmaları ister. Canlandırdıklar ı şiirler için her gruba, tek sözcükten oluşan bir başlık bulmaları söylenir. Gruplar tarafından bulunan başlıklardan yola çıkarak her öğrencinin kendi şiirini yazması istenebilir. Seçilen sözcüklere ve belirlenen satırlara üç satır örnek olarak verilebilir.
    "Çocuktum, güzellik, doğa,
    Yaşam, sevgi, bekleyiş,
    Bahar, mutluluk, aşk"
    Bu sözcüklerden ve belirlenen satırlardan sonra yazılan şiire Sare Ünal'ın yazdığı örnek verilebilir.
    Çocukluğum doğada güzelliklerle geçti,
    Bekleyiş dolu sevgili yaşam,
    Aşk mutluluktur, baharsa sevgi.
    Öğrencilerin kendi şiirlerini yazmaları için belli bir süre verilir. Daha sonra isteyenlerin kendi şiirlerini gruba okumaları sağlanır.
    6. Güncel Olaylar
    Kitle iletişim araçları, bireylerin dış dünya ile ilişki kurmalarını, bilim ve teknikteki gelişmeleri izlemelerini, çok uzaklarda meydana gelen toplumsal, kültürel ve politik olaylardan, çağdaş sorunlardan haberdar olmalarını sağlar. Drama sürecinde kitle iletişim araçlarım düşsel olarak yararlanmak çocuklar için zengin yaşantılar sağlar. Diğer taraftan bu araçlar hakkındaki olumsuz algılamaların düzeltilmesi ya da varolan düşüncelerin analiz edilmesi konusunda yeni fırsatlar oluşturur. Birey bu süreci yaşarken, mevcut resim, fotoğraf, gazete kupürleri gibi malzemeleri farklı biçimlerde değişik amaçlar için kullanır. Bu çalışmalar içinde öğrenir.
    ÖRNEK l:
    Öğrencilerin sırtlarına kitle iletişim araçları yoluyla tanınan siyasetçi, sporcu, sanatçı, gazeteci, öykü yazarı, sunucu, şak gibi kişilerin resimleri bantla yapıştırılır. Oyunun her öğrencinin kendi sırtındaki resmin kime ait olduğunu buluncaya kadar sürdürüleceği söylenir. Resmin kim olduğunu bulmada önemli olan kural, yanıtı evet ve hayır olan değişik soruları, istediği arkadaşlarına sormaktır. "Türk müyüm, yaşıyor muyum?, kadın mıyım?, son kitabım ödül aldı mı?" gibi sorular sorulabilir.
    ÖRNEK 2:
    Öğrenciler dört eşit gruba ayrılır. Her gruba, gazete ve dergilerden kesilmiş çeşitli renklerde ve büyüklüklerdeki resimler verilir. Gruplardan bu resimleri çeşitli biçimlerde sıralayarak ya da gruplayarak televizyon programları oluşturmaları istenir. Bunu yaparken görüntünün arkasındaki seslerin kendileri olacağı, programın türüne göre konuşmacıların bu resimleri kullanacakları anlatılır. Her grubun bulunduğu alanın bir televizyon stüdyosu olduğu hatırlatılır. Çocuklara kendi televizyon haberlerini oluşturmaları için gereken süre verilir.
    Öğrencilerin hazırladıkları sonra dört ayrı televizyon kanalının programlan ırayla izlenir ve alkışlanır. Daha sonra, her öğrenciden izlediği televizyon programları ile ilgili eleştiri, öneri ve dileklerini yazmaları istenir. Daha sonra bu eleştiri ve öneriler okunur. Bir sonraki aşamada da mektubu yazan kişilere nasıl ir cevap verileceği konusunda tartışılır. Grubun kararına uygun olan cevap azılır. Bu aşamaların tümünde her gruba canlandırmalar için belli bir süre verir.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  9. #9
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart Eğitimde Drama ve Engelli Çocuklar

    Eğitimde Drama ve Engelli Çocuklar
    Mübeccel GÖNEN
    Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Y.O.Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi
    Öğrenmenin temel şartlarından birisi etkinliktir ve birey etkin olduğu sürece daha iyi öğrenir. Dramatik oyun bireyin etkin olduğu ve üzerinde prova yapılmayan bir gösteridir. Yurdumuzda yaratıcı drama normal eğitim programları ile bütünleşmeye başlamıştır.Anc ak özel eğitim gerektiren çocuklarda pek kullanılmamakta dır. Sınıftaki dramatik oyunlar, oyuncuların kendileri ve oyun oynarken edindikleri tecrübe ile ilgilidir.Bu oyunlar provasız, anında yaratılan, genelde yapısı öğretmen tarafından şekillendirilen ve herkesin bir göreve sahip olduğu grup faaliyetidir.Ço cuklar bu dramatik oyunlar sırasında duygu ve düşüncelerinin yanı sıra korku ve özel ilgilerini de ortaya koyarlar. Ayrıca, dramatik oyun dışında yaşamayacakları olayları da yaşayabilirler( Karın yağması gibi). Eğitimde drama yönteminin en etkili şekli, öğretmenin de rol aldığı tüm grup doğaçlamasıdır. Ancak öğretmen oyun sırasında oyuna karışmamalıdır. Öğretmenin önce, çocuklara neyi öğreteceğine karar vermesi gerekir.Sonra öğrenme işinin nerede yapılacağı, çocuklar ve öğretmenin rolü, olayın düğüm noktası ve başlangıçta çocukların dikkatini çekmek için ne yapılacağı belirlenmelidir . Dramatik oyunlar sırasında gürültü problemi çıkabilir.Eğer gürültü, problem çözmeye yönelik değilse, çocuklar oyuna ilgilerini kaybetmişlerdir .O zaman oyun hemen durdurulup, tamamen farklı bir oyun başlatılmalıdır .
    Pek çok oyunun sonunda tartışma yapılır.Tartışm ada açık uçlu sorular sorulur ve tek bir doğru cevaba gidilmez. Tartışmanın amacı; oynanan problemi tanımak, çözümünü öğrenmek ve diğer çözüm yollarını keşfetmektir.Ze kâ özürlü çocukların oyunu da birçok yönden, benzer zekâ yaşındaki daha küçük normal çocukların oyununa benzer ve daha yavaş bir hızla bu modeli takip eder(Lunzer ve Hulme, 1966).Drama, zekâ engelli çocukların öğrenme ve kendilerini ifade etmelerinde normallerden daha fazla yararlı olur.Engelli çocuklar sıkıldıkları için disiplin problemleri vardır.Bunlara yardımcı olmak için de sanat, müzik ve özellikle drama ile ilgilenmelerini sağlamak yararlı olacaktır.Ancak , bu çocukların oyunlar sırasında gerçeğe daha yakın tutulmaları gerekmektedir.
    Uygulanan drama etkinliklerinin bir amacı olmalı ve çocukların gelişimine yararlı olması için de, günlük yaşantı ile ilgili konular üzerinde çalışılmalıdır. Seçilen konuların canlandırılması nda parmak oyunları, kukla, maske, pandomim, dans gibi tekniklerle tekerlemeler, şarkılı oyunlar ve hareketli şarkılar kullanılabilir. Tüm sınıf aktiviteleri tarafından desteklenen drama çalışması, çocuğun kendine güvenini ve fizikî serbestliğini artırır, dil gelişimine yardımcı olur.Engelli çocuklar da drama sayesinde bir problemi kendi düzeylerinde algılama, çözme ve açıklama olanağını elde ederler.
    Eğitimde dramanın iki önemli yapı taşı vardır.Bunlarda n birisi, yaşamda yer alan çok çeşitli roller, diğeri de bu rollerin duruma uygun şekilde önceden hazırlanmaksızı n, anında yaratılarak oynanmasıdır(do ğaçlama). Burada, başıboşluktan çok, hissettirmeden yönlendirme vardır.Zihinsel engelli çocuklarla yapılan drama çalışmasında; çocuklara ipucu vermek ve normal çocuklarda kendiliğinden ortaya çıkan hünerlerin gelişimini cesaretlendirme k gerekir.Onlar duyu motor koordinasyonunu nasıl geliştirecekler i, tecrübelerini nasıl canlandıracakla rı ve bu tecrübeleri dramatik oyunda “zevkle” nasıl sembolize edecekleri yönünde desteklenmelidi r.Ancak bunlar sadece dramatik beceriler olarak görülmemeli, tüm programda, bu becerilerin geliştirilmesi desteklenmelidi r. Örneğin; bir pazar gezisi pek çok sınıf etkinliğine dönüşebilir.
    Bu çocuğun adölesan dönemine gelinceye kadar veya temel ve basit etkinliklerde yeterli tecrübe kazanana kadar, olaylara hızlı bir şekilde tepki gösteremeyebile ceği unutulmamalıdır .Ayrıca en basit hedeflere de sürekli olarak dönmek gereklidir. Dramatik oyun, genel gelişimi desteklemek için de kullanılabilir. Çocuğa vücut parçalarının isimleri ve hareketleri öğretilirken, çocuk aynaya bakarak göz, burun ve ağzı defalarca söyleyebilir.Pa rmak oyunları ve dokunma, burada öğrenmeyi destekler.Çocuk önce taklit edecektir.Daha ileri basamakta, zekâ engelli çocuklar bunları kendileri ya da oyuncakları ile yapacaklar ve bunları yaparken de konuşmaya başlayabilecekl erdir. Drama sayesinde çocuk hareketlerinin farkında olacak ve hareket yapmaktan da memnun olacaktır.Drama da yapılan hareketlerle çocuk, vücudunun kontrol, eşgüdüm ve becerilerini geliştirir, vücudunu tanır, ritm duygusunu geliştirir, vücudunu amaçlı olarak kullanmayı öğrenir.
    Drama; hareket, konuşma ve hayalî dramatik çalışmayı içermektedir. Öğretmen yapıcı etkinliği cesaretlendirir ken, aynı zamanda bazı materyallerin tahrip edilmesine de müsaade etmelidir.Drama , çocuğun sık sık şiddet ve saldırganlığını ortaya çıkarmasına da fırsat sağlamalıdır.Öğ retmenin bu durumda, grubu uygun bir şekilde gerçeğe döndürmesi gerekir.Hayal, yapmacık ve inanılmayana geçici olarak razı olma çocuğun dramatik oyununda görülür.Çocuk kendisine ve çevresindeki dünyaya güven duymaya başladıkça, tecrübelerin sembolik sunumlarına duyulan ihtiyaç da azalmaya başlayacaktır.G erçek hayat, çocuğun keşfetmesi ve maceraya atılması için ona sayısız fırsatlar sağlar.Zekâ engelli çocuk, tecrübeleri ile, makinelerin nasıl çalıştığı, bitki ve hayvanların nasıl büyüdüğünü öğrendikçe, gerçek ve hayal arasındaki farkı da ayırt eder.Burada dramanın amacı, sadece hayalî hikâyeleri canlandırmak değil hikâyenin ortaya attığı sorularla, düşünme düzeyini derinleştirmek, zihinsel boşalımı ve kendini ifade edebilmeyi sağlamaktır. Ayrıca, drama, çocuğun“niçin” ve “nasıl” sorularını sormasına yardımcı olur. Geziler yapmak ve olanları sonradan yeniden canlandırmak, mevsimlerde yaşanan değişiklikler sosyal güven ve dili geliştirmeye yardım eden fırsatlardır.Bu çocukların öğretmenleri drama yaparken eğitim verdiklerinin farkında olmayabilirler. Dramanın eğitimde kullanılması, çocuğun daha iyi anlama ve düşünmesine yardım eder. Hayal gücü sınırlı olan çocukların mümkün olduğu kadar çok ve gerçek şeyi tanımasına, görmesine, dokunmasına ve kullanmasına fırsat tanınmalıdır.Fa kat, onlar yine de çevre hakkındaki bilgileri derinleşene kadar, gerçek olan ile olmayan arasındaki farkı muhtemelen göremezler.Zekâ engelli çocuklar, gerçeğe daha yakın tutulmak zorunda olduklarından öğretmenleri onlara gerçek uyarıcı bulmakta güçlük çekebilir. Ancak, yeme-içme, soyunma-yatma, uyuma-uyanma, giyinme gibi çocukların günlük hayatlarında ve hayalî oyunlarında sık görülen etkinlikleri, öğretmenler dramatik durumlara kaynak olarak kullanabilirler .Sıcak ve soğuk şeyleri yeme ve içme, sevdiği ya da sevmediği yiyeceği yeme, gülme-ağlama, yiyen ve içen hayvanları izleme, yeme ve yürümelerini taklit etme, çevreyi incelemek için yürüyüşe çıkma gibi etkinlikler, çeşitli ortamlarda farklı şekilde kolaylıkla oynanabilir.Örn eğin; karlı havada yürürken güneş çıkabilir ya da çaya şeker yerine yanlışlıkla tuz konulabilir. Her durum, yeni bir tecrübedir. Bilhassa ziyaretler ve ziyaretçiler dramatik etkinliklerin kaynağıdırlar. Öğretmen, bu etkinlikleri çocukların duygusal ve zihinsel gelişimine yardımcı olmak, ev ile okul yaşantısını birbirine yaklaştırıcı dramatik çalışma yapmak için kullanabilir. Bu çalışmalar sırasında açık ve kesin olunması, karışık fikirler verilmemesi ve fiziksel temas kullanılması gerekir.
    Dramatik aktivite sırasında problem ortaya çıkabilir. Bunların çözümü yine çocuklar tarafından yapılır, sonra bunu diğer problemler de takip edebilir. Eğer oyun gürültüyü gerektiriyorsa bu engellenmemelid ir.Öğretmen, disiplini sağlamak için zil, davul gibi bir alet kullanabilir. Bu alet çocukların dikkatlerini toplamaları için uyarı vazifesi görür.Birden fazla özürü olan çocukla çalışırken yardımcı olması için, odada başka yetişkinler de bulunabilir.Bu, çocukların kişiliğini kazanmasına yardım eder. Etkinlik bittikten sonra rahatlama dönemi gelir. Bunun için de sakin müzik eşliğinde hareket yapılabilir. Her şey bittikten sonra ise yapılan etkinliğin tartışması yapılmalıdır.Di ğer çocuklar gibi, engelli çocukların da sevgiye, zamana, sabır ve saygıya ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır .
    DANSLATERAPİ
    Toplum ve insanların değişik problem ve sıkıntıları vardır ve insanlar bu problem ve sıkıntılardan kurtulmaya ihtiyaç duymaktadırlar. Drama ve hareket, problem ve sıkıntılarla baş etmek için kullanılan yöntemlerdendir .Dans ve hareket kesinlikle tedavi edicidir(terapa tiktir), çünkü her ikisi de insanın tabiatında yani yaşamında vardır.
    Terapi, problem ve sıkıntılardan kurtulmayı sağlayacak farklı bakış açıları kazanmak demektir.Öte yandan terapinin açıklanması oldukça çok yönlüdür, kişilerin eğitimi ve yorumuna göre farklılık gösterir.
    ENGEL GRUPLARINDA DANS
    a.Görme Engelliler
    Görme engelli kişiyi canlandırmak, harekete geçirmek ve etkin olmasını sağlamak için duyularının geliştirilmesi gerekir.Yürüme, oturma, dolaşma, koklama, hissetme vb. gibi pratiklerle kişinin güven duygusu gelişir.Görme engelli kişiye günlük yaşamında seslerin kullanılmasıyla yardımcı olunabilir.Kişi ye değişik müzikler dinletilmeli ve müziklere uygun hareketler oluşturması sağlanmalıdır.B irlikte yapılan uygulamalarla kişi dans etmeyi çok iyi bir şekilde öğrenebilir. Bazı görme engelli kişi ve çocuklar, normal insanların gözleri kapalı iken yaptıkları dans alıştırmalarınd an daha iyi ve daha güvenli hareket edebilme yetkisine sahiptir.
    Görme engelli birey, duyduğu müziğe ilişkin duygularını hareketlere döküp hareketlerle kendini ifade edebilir. Ancak bazen görme engelli bireylere kendilerini rahatlatmak için bağırma ve gürültü yapma ardından da tekrar sessizliğe gömülme çalışmaları yaptırmak gerekmektedir.
    b.İşitme Engelliler
    İşitme engeli, dans konusunda güçlükle yardımcı olunan bir durumdur.Total işitme kaybı olan kişilerde ise durum biraz daha zorlaşır.İşitme engelli bireyler hareketleri kopyalama yoluyla dans edebilirler ve okuma becerisini kazandıklarında , dans görsel yanı ile birlikte kombine olarak gerçekleştirile bilir.
    İşitme engelli bireylerde, değişik yönlere sallanma, dikey düzlemde bulunduğu yerde hareket ederek ve yatay düzlemde yer değiştirme şeklinde hareketler kullanılarak denge sorunlarına yönelik çalışmalar yapılabilir.
    Bu tip insanların, özellikle de total işitme kaybı olanların müziği veya sesi hissetmesi için ellerini yere veya davula vurarak ses çıkartma çalışmaları, müziğin titreşimini hissettirme çalışmaları yaptırılmalıdır .Dudak okuyabilen veya orta derecede kaybı olanlar için de hikâye anlatma ve bunun dansını yapma çalışmaları da zevkli olabilir.
    c. Fiziksel Engelliler
    Bazı fiziksel engellere sahip kişilerin hareketleri sınırlı ve yetersiz olabilir.Genell ikle dans etmeye yönelik çalışmalarla hareket becerileri artırılabilir.B acak ve kolların ayrı ayrı kullanılmasıyla ağırlık transferleri gerçekleştirili r ve daha ileri hareketler geliştirmeleri sağlanır.
    Tekerlekli sandalye kullanan ve diğer hareketleri çok kısıtlı olan bireyler, hareketli organlarını hareket yeteneğine göre sallayarak, el çırparak, başını hareket ettirerek, gözlerini hareket ettirerek dans edebilirler.Fiz iksel engelli çocuklar ve yatağa bağlı olanlar için de el ve parmak kuklaları kullanılabilir.
    d.Otizm
    Başlangıçta bu bireylerle yapılan etkinlikler çok basit ve düzenli olmalıdır.İlk hareketler ve işlevler normal değil iken ilerleyen aşamalarda normale yakınlaşmaktadı r. Çalışmalara akraba, eş, dost, arkadaşlar katılmalıdır.En iyi derecede sosyal yaşantı sağlanmalı, oyunlar oynatılmalıdır.
    Bu bireylerle yapılan çalışmada önemli bir nokta da su ile oyunlardır. Su ile oyunlarda çocuğun annesinden yardım alınabilir ve çalışmalar birlikte sürdürülebilir. Sevdiği nesne ve oyuncaklar da kullanılabilir.
    Tekrarlar hâlinde yapılan çalışmalarda çamur veya su sıçratma, fışkırtma vb. yapılabilir. Bu çalışmalara daha sonra su içerisinde dansla devam edilebilir.
    İlerlemek için özel çalışmalar yapılmalı, iletişimin farklı bir yönü olan hareketlerle iletişim kurmalı ve hareketleri geliştirerek dansa doğru yönelmelidir.
    Anlatılan dans terapi çalışmaları engelli bireylerin rahatlaması ve boş vakitlerini değerlendirmele rinde önemli bir yöntemdir.Basit ten zora, içten dışa doğru bir yol izlemesi gereken bu çalışmalarla engelli çocuk ve gençlerin daha iyi bir sosyal gelişim sağlamaları da mümkün olacaktır.
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. Temel Yılmaz ( 1953)
    By PELİN in forum Biyografiler
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 25-04-2009, 13:10
  2. Temel Komutlar
    By PELİN in forum Web Programlama
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 24-12-2008, 21:03
  3. Hiç bir erkeğin anlayamayacağı konular
    By PELİN in forum Agora (Meydan Yeri)
    Cevaplar: 1
    Son İleti: 21-12-2008, 16:01
  4. Temel ile Dursun
    By idil in forum Videolar
    Cevaplar: 2
    Son İleti: 27-04-2008, 02:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.