Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: 'Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?'

  1. #1
    Forum Bağımlısı TÜLAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    02-01-2008
    Mesajlar
    2.249
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart 'Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?'

    Soru : Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?

    Cevabımız : Değerli Kardeşimiz;

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz. Ali muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur. Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur. Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah-ü Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır. Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi, en son Peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder.

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız.” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir.

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacağım.

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hü*küm vermekte isabet edelim. Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur. Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter.

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında ola*maz. Sünnetin zıddına anlaşıla*maz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlana*maz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenler*dir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayı*şı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksan*larını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir.


    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah'ın ve Ehli Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.

    Farzları kabul eden kimse mü'mindir. Kabul etmeyen ise in*karcı konumundadır. Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur. Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hü*kümlülük olur.

    Bu şartlara uyan bir alevi ehli imandır. Bu bakımdan her kesimde olduğu gibi aleviler içerisinde de müslüman ve gayr-i müslimler bulunmaktadır.

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek isterim:

    Alevîlik Kur'ân'm dışında olamaz. Sünnetin zıd*dına anlaşılamaz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlanamaz. Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîli*ği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir. Onla*rın oyununa gelinmemeli, Alevîliği İslâm'ın dışında gös*termek isteyenlere itibar edilmemelidir... Resûlüllah'ın damat ve kayınpederliğe lâyık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir.


    Selam ve dua ile...

    alıntı..sorularlaislamiyet.com

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Bu İktidar ATATÜRK’ü Unutturmak İstiyor
    • » Yılmaz Tekgül
    • » Türkiye Çin’den füze almaktan vazgeçti
    • » İhracat dibe vurdu
    • » İstanbul, TABOO için geri sayıyor!
    • » 16 bin sağlık personeli alınacak
    • » fettullahın Dokunulmazlığı Var. İşte...
    • » Türkiye IŞİD’le gerçekte mücadele...
    • » Arapça dersinde Atatürk!
    • » Yalçın Bayer

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Alevilikte Tartışmalı Bir Sır Daha...
    • » Aşura Tatlısımı, Aşure Çorbasımı?
    • » Bu ülkeyi Türkleştiren ve...
    • » Cemal Şener Röportajı-(Posta Gazetesi)
    • » Erdoğan çınar’ın suçları…
    • » Sünni Namazını Hz.Muhammed ve Hz.Ali...
    • » Arnavutluk,Komü nist İktidar ve Aleviler
    • » Abdest Çeşitleri.....
    • » Türkiye'de AleviLer Neden Bir Olamıyor ?
    • » Alevilerde Muharrem Orucu nedir, nasıl...
    "Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"

  2. #2
    Üyemiz Hatayli Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Almanya
    Yaş
    59
    Mesajlar
    444
    Ettiği Teşekkür
    1
    3 mesaja 3 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    Alıntı TÜLAY Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Soru : Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?

    Cevabımız : Değerli Kardeşimiz;

    Aslında bir Müslüman’ın veya bir tarikatın Hz. Ali muhabbetini meslek ve meşrebine esas almasının dinen hiçbir mahzuru yoktur. Diğer sahabelere tecâvüz etmemek, Kur'an ve Sünnet'in ışığında namazını kılmak, orucunu tutmak ve diğer sorumluluklarını yerine getirmek kaydı ile, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt muhabbetini rehber edinmenin hiçbir mahzuru yoktur. Gerçek şu ki, Kitap ve Sünnet'i bilen ve gereği gibi yaşayan hakikî bir Alevî, ancak Allah-ü Teâlâ'yı ma'bûd olarak tanır. Kendisini, İslâmîyet’in bir ferdi olarak bilir, Peygamberimizi, en son Peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de son semavî kitap kabul eder.

    Bu sun’î ayrılığın ortadan kalkmasının tek yolu, Kur'an'ın ışığı altına girmek ve O'nu yegâne ölçü kabul etmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerim'de, “Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız ve ayrılmayınız.” buyurmakla, bütün Müslümanların Kur'an etrafında toplanmasını emretmektedir.

    Bu anlayış içinde sualin cevabını vermeye çalışacağım.

    Önce Alevîliğin ne olduğunu belirlememiz gerekir ki, hü*küm vermekte isabet edelim. Gerçekten de Alevîlik nedir? Evet, cevabını aradığımız soru budur. Alevîliğin ne olduğunu belirleyebilsek mesele biter.

    - Alevilik Kur'ân'ın dışında ola*maz. Sünnetin zıddına anlaşıla*maz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlana*maz, Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenler*dir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...

    Alevîlik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayı*şı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksan*larını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...

    Ancak böyle değil de, alevîlik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:

    - Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihî olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir.


    Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah'ın ve Ehli Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.

    Farzları kabul eden kimse mü'mindir. Kabul etmeyen ise in*karcı konumundadır. Bunu tesbit ise, görüşüp konuşmakla mümkün olur. Görüşüp konuşmadan kestirip atmak peşin hü*kümlülük olur.

    Bu şartlara uyan bir alevi ehli imandır. Bu bakımdan her kesimde olduğu gibi aleviler içerisinde de müslüman ve gayr-i müslimler bulunmaktadır.

    Bir mühim noktaya daha işaret etmek isterim:

    Alevîlik Kur'ân'm dışında olamaz. Sünnetin zıd*dına anlaşılamaz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlanamaz. Alevîlik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dinî emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Alevîli*ği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenlerdir. Onla*rın oyununa gelinmemeli, Alevîliği İslâm'ın dışında gös*termek isteyenlere itibar edilmemelidir... Resûlüllah'ın damat ve kayınpederliğe lâyık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir.


    Selam ve dua ile...

    alıntı..sorularlaislamiyet.com
    Degerli Tülay böylesine degerli bilgi cevherlerinin kiymetini bilmek lazim.Ben nasil bir Alevi oldugumu bu yazi sayesinde ögrendim. Bende kendimi mümin olarak görüyordum.Megerse farzlari kabul eden kimse mümin oluyormus...
    Hz Muhammed'n mucizesini gördükten sonra,bazi insanlar biz iman ettik dediler. Daha sonra 'Siz iman etmediniz Müslüman oldunuz' ayeti kerimesi indi.
    Benim kisisel düsüncem odurki;Herhangi bir Mucize ve kerametini görmege gerek duymadan Zöhre Ana'ya inanan herkes gercek mümindir.Hemde Emir el mümin'nin müminidir.
    Türkiye'ye çıkarmışım bir gelin
    Urufu Zöhre Ana onu Pir bilin
    Muhammed elçisi Ana'dır deyin
    Hak için Dergaha niyaza inin
    Zöhre Ana

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
    SuLTann - forum Tartışmalar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08-10-2015, 14:14
  2. Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 20-08-2013, 01:04
  3. Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
    idil - forum Tartışmalar
    Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 05-03-2012, 01:16
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-10-2009, 11:47
  5. Yenilikçi miyiz Gelenekçi mi ???..
    munzur - forum Bir Sorum Var
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 15-08-2008, 13:10

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.