1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 10 ve 12

Konu: Nedir Bu Mum Söndü?

  1. #1
    . . . . . . . Ali Ali İlla Ali . . . . . . . Zekai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.322
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Nedir Bu Mum Söndü?

    Tags: mum söndü,alevilik mum söndü,mum söndü olayı,mum söndü nasıl yapılır,aleviler mum söndü,alevi mum söndü,mum söndü gecesi,alevilikte mum söndü,mum söndü oyunu,mum söndü video,kızılbaş mum söndü,mehmet ali erbil mum söndü

    Anlatıma Bakın...!

    Üniversitede aynı evi paylaştığım arkadaşlarım alevilerdi.Okula gitmeden önce o kadar yanlış bilgilerle donatılmıştım ki aleviler hakkında onları tanıdıkça muhteşem kişilikte insanlar olduklarını öğrendim.Oysa kulaktan dolma o kadar fazla laf vardı ki ortada dönen.İnsan ayrımı yapan o kadar çok insan vardı ki...Bilmeden konuşan, anlamadan yargılayan..Suçmuydu başka bir mezhepten olmak.Hepimiz aynı çatının altında yaşamıyormuyduk.Hepimizin inancı bir değilmiydi.Ya da onların suçu neydi de böyle canice yargılanıyorlardı ,hesapsız kitapsız dışlanıyorlardı?
    Bu nasıl bir ayrımdı ki merhaba dediğin insanlar adını bile sormadan'' mezhebini''soruyorlardı.

    Arkadaşlarım uzun yıllar mücadele verdi ayrım yapanlara karşı.Arkadaşlarım sevdikleri insanlar yerine hayatları boyunca,yüzünü bile görmediği insanlarla evlenmek zorunda kaldı alevi-sünni çatışması yüzünden.Arkadaşlarım hep ezildiler.

    Oysa bilmediğimiz çok şey olmalı.Bilmediğimiz şeyleri bize anlatabilecek birileri olmalı.Mesela mum söndü... ''nedir bu mum söndü?''diye sorduğumda; Evlilik çağına gelmiş insanlar bir odaya toplanıp ışıklar kapatılıyormuş.Ve karanlıkta kim kimin elini tutarsa onun nasibi o oluyormuş. Ama şimdi böyle bir uygulama yok, çok çok eskilerde oluyormuş bunlar''dedi.

    Mum söndü...oysa her kafadan o kadar farklı ses çıkıyor ki, bir başkası bu anlatılanlara defalarca gülüyor.''mum söndü karanlık bir ortamda tamamen aile bireyleri arasında oluyor'' diyor kimisi.Kitaplara bakıyorum, dergileri karıştırıyorum SEBATAYCILAR' a ait olduğu yazıyor bu muhabbetin.Sanırım işin gerçek boyutunu kimse bilmiyor ya da bilenler de anlatmak istemiyor.İnandığım tek şey eski ev arkadaşlarımın anlattığı bilgiler.Çünkü onun üzerinde başka bir gerçek çıkmadı karşıma.Yıllardır aklımın bir köşesindeki soru işaretinin cevabını hala bulamadım.Nedir bu mum söndü?



    Bu Yazı bir siteden Alıntıdır.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Koç ve Sabancı neye direniyor
    • » Yozgat'in Cemevleri (Listesi)
    • » Tehdit Maili ilgilenelim
    • » Hristiyanlara Allah izni
    • » Laptop bilgisayar alırken......
    • » Dikkat! Bulaşık makinesi kullananların...
    • » Gazi Baba Hoşgeldin...
    • » Uluç Gürkan ( 1945)
    • » 'Pkk arşivini bulamazsak Ermeniler gibi...
    • » Bir Kez Daha Canlı Yayınımızı...

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Muharrem Yası Matemi
    • » Yok Artık!!‘Alevile rin mallarını ve...
    • » Kürt Aleviliği
    • » D E N İ Z K E N A R I , Y A N I Y O R ...
    • » Alevilerde Gusül var mıdır?
    • » Musahip kardeşi nedir? Kirve nedir?
    • » Tencere tava gürültü yapıyor da ramazan...
    • » Orucu bozmayan ilaçlar
    • » Bu Sözü HzAli Söylemiş Olamaz
    • » Hz Aliye Allah diyende kafirdir Hz...

  2. #2
    Forum Gönüllüsü SvmDoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    15-03-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.253
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    Bunlar ancak anlatan kişiyi bağlar doğruluğundan şüpheliyim güya alevi arkadaşlarını yere göğe sığdıramamış.

    Ama sonraki rivayetler yüz karası iftiralar...
    yavuz sultan selim dönemindeki yapılan alevi kıyımlarını asla unutamayız.

    Alevilere yakıştırılan bu çirkin iftira yavuz sultan selim dönemindeki alevi kıyımları nedeniyle ibadetlerini(cem) mumışığında ve gizli gizli yapmaktaydılar.

    Padişahın aseslerinin seslerini duyar duymaz hemen mumlarını söndürürler
    ve gitmelerini beklerlerdi ki ibadetlerine devam edebilsinler.

    Adamlar ne yapsın? kim ister inancından dolayı kellesi kılıcın ucunda havada uçsun?
    Bu çirkin yazıyı yazan şahsı kınıyorum ve insanlığa ve dürüstlüğe davet ediyorum.Biz alevi insanları bacı kardeş ortamında kadın erkek beraber ibadet ediyoruz.
    Çünkü bizim için orada yalnız Allah inancı ve mübareklerin sevgisi vardır o anda kimse kimsenin cinsiyetine bakmaz.

    Zaten nefsine hakim olamayan insan değildir.İnsan her zaman kendini geliştiren ve kontrol edebilen canlılardır.

    ******larla insanları ayıran en önemli özelliklerimiz bunlar değilmidir zaten?.


    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  3. #3
    Forumla Bütünleşmiş gültenilik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İst-Ümraniye
    Mesajlar
    1.648
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    32

    Standart

    Hala bu çağda bu kadar bilgiler elde iken aynı sorular soruluyorsa yuh olsun.Kitaplar yeterli gelmemişse gelsin canlı kitap pir zöhre anamdan dinlesin.

    Kendi nefisleri bunları soracak yazacak kadar kaldırabiliyorsa artık gerçekten dünyanın sonu gelmiş demektir.Esefle kınıyorum.
    Konu gültenilik tarafından (16-09-2008 Saat 12:29 ) değiştirilmiştir.
    Cihana gelmişim Mustafa diye
    Atatürk büyüktür sıfat kim ile
    Allahın yolunda dervişler ile
    Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


    PİR ZÖHRE ANA

  4. #4
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Mesajlar
    2.406
    Ettiği Teşekkür
    5
    8 mesaja 9 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alıntı Aliekber Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anlatıma Bakın...!

    Üniversitede aynı evi paylaştığım arkadaşlarım alevilerdi.Okula gitmeden önce o kadar yanlış bilgilerle donatılmıştım ki aleviler hakkında onları tanıdıkça muhteşem kişilikte insanlar olduklarını öğrendim.Oysa kulaktan dolma o kadar fazla laf vardı ki ortada dönen.İnsan ayrımı yapan o kadar çok insan vardı ki...Bilmeden konuşan, anlamadan yargılayan..Suçmuydu başka bir mezhepten olmak.Hepimiz aynı çatının altında yaşamıyormuyduk.Hepimizin inancı bir değilmiydi.Ya da onların suçu neydi de böyle canice yargılanıyorlardı ,hesapsız kitapsız dışlanıyorlardı?
    Bu nasıl bir ayrımdı ki merhaba dediğin insanlar adını bile sormadan'' mezhebini''soruyorlardı.

    Arkadaşlarım uzun yıllar mücadele verdi ayrım yapanlara karşı.Arkadaşlarım sevdikleri insanlar yerine hayatları boyunca,yüzünü bile görmediği insanlarla evlenmek zorunda kaldı alevi-sünni çatışması yüzünden.Arkadaşlarım hep ezildiler.

    Oysa bilmediğimiz çok şey olmalı.Bilmediğimiz şeyleri bize anlatabilecek birileri olmalı.Mesela mum söndü... ''nedir bu mum söndü?''diye sorduğumda; Evlilik çağına gelmiş insanlar bir odaya toplanıp ışıklar kapatılıyormuş.Ve karanlıkta kim kimin elini tutarsa onun nasibi o oluyormuş. Ama şimdi böyle bir uygulama yok, çok çok eskilerde oluyormuş bunlar''dedi.

    Mum söndü...oysa her kafadan o kadar farklı ses çıkıyor ki, bir başkası bu anlatılanlara defalarca gülüyor.''mum söndü karanlık bir ortamda tamamen aile bireyleri arasında oluyor'' diyor kimisi.Kitaplara bakıyorum, dergileri karıştırıyorum SEBATAYCILAR' a ait olduğu yazıyor bu muhabbetin.Sanırım işin gerçek boyutunu kimse bilmiyor ya da bilenler de anlatmak istemiyor.İnandığım tek şey eski ev arkadaşlarımın anlattığı bilgiler.Çünkü onun üzerinde başka bir gerçek çıkmadı karşıma.Yıllardır aklımın bir köşesindeki soru işaretinin cevabını hala bulamadım.Nedir bu mum söndü?

    Bu Yazı bir siteden Alıntıdır.
    Bu pislikleri Alevilere mal etmeye gerek yok,bugün Türkiye'de "enses" denilen ,aile içinde yaşanan sapık bir tür var,70 milyon insanın hepsi mi Alevi,haberlere bir bakıyorsun takkeli adam Allah vermesin kızına tacizde bulunmuş,bir bakıyorsun abisi kardeşine aynı pisliği yapmış bu da mı Alevi.


    Aleviler için mumu söndürüp yapıyorlar diyenler,bu haberleri izlediğinizde ne düşünüyorsunuz ,aleNi yapıldığına göre demekki ALevi değiller öyle değil mi?

    Her yapılan pisliği Alevilere mal etmek insanları rahatlatıyor sanırım.

    Bizim yolumuz güzel ahlak yoludur,el'e,dil'e,bel'e sahip olmak bizim en büyük ikrarımızdır yani HAKKA söz vermemizdir,elime,belime,dilime sahip olacağımıza dair.

    Herkes kendi gibi bilirmiş karşısındakini...
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  5. #5
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.378
    Ettiği Teşekkür
    112
    179 mesaja 223 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bu İFTİRAYA cevap vermek bile abest esasında. Dünya'da "normal" hiçbir insan aile üyesinden birini cinsel obje olarak görmez veya göremez.

    Yine Dünya'da "normal" hiçbir insan bir başka insanın aile üyelerini cinsel obje olarak gördüğünü düşünmez.

    Eğer bu düşünce içinde olan bir "insan" var ise tırnak içinde belirttiğim gibi ona "insan" sıfatı yakıştırılamaz.

    Nasıl ki terörün dini,imanı olmaz ise böyle pislik bir olayda da din,mezhep,ırk,kültür aramak yanlış sonuçlar doğurur.

    Bıçağın iki yüzü vardır.

    Bıçağın bir yüzü beni rencide etmek,aşalağamaktan daha öte bir konuma koymak için kullanılıyorsa, diğer yüzünü de benim kullanma hakkımın olduğunu kimse unutmasın lütfen.

    Yani bana yapılan bir saygısızlığa benim de aynı saygısızlıkta cevap verme hakkım vardır.

    Ancak Alevilik Muhammed Ali yolu olduğu için bizler de Atalarımızın bizlere bıraktığı sevgi,hoşgörü ve incinsen de incitme desturundan hareketle sabırla cevaplarımızı veriyoruz.

    Bu pislik düşünce içinde olanları bir sıfatı Allah olan Şah-ı Merdan Ali'ye haval ediyoruz.

    Ali var Gam yok.
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  6. #6
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Mesajlar
    2.406
    Ettiği Teşekkür
    5
    8 mesaja 9 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    O iftirayı çıkarana sormak lazım,demekki bu işleri iyi biliyor...

    Bir milleti, mezhebinden dolayı bu kadar küçültmek,karalamak,iftira atmak hemde aynı dinden olan başka bir mezhebe yakışıyor mu? sadece bunu soruyorum...

    Siz Hz.Muhammed'in ümmeti oluyorsunuz,biz nesi?

    Hz.Muhammed'in Ehlibeyt'i kimdir,Alevilik nerden gelir?

    Bizim suçumuz sadece Hz.Muhammed ve Hz.ALi'yi birbirinden ayrı görmeden,aynı nurdan yaratılmış olduğunu evliyalar aracılığıyla öğrenmemiz mi?

    1500 yıldır çektiğimiz acıların sebebi ne? acı çektirenlerin nedir bu hıncı?

    Bizler karıncayı incitmekten dahi imtina edenleriz...Çünkü karanlıkta ,karıncanın izini sürene yalvarırız.


    Her gelen evliya'nın öğretisi; ELİNE-DİLİNE-BELİNE SAHİP OL değil midir?

    Hakkın gönderdiği evliya, tüm cihana geldiği halde Ehlibeyt soyundan geliyorsa ,onların öğretisini uygulayan kişiler nasıl olurda söylenildiği,iftira edildiği şekliyle davranır?

    Eskiden elektrik yoktu doğal olarak Kırklar Cem'i yapılırken(müsahiplik Cem'inde yani yol kardeşliği) , kandil,çerağ yani mum yanardı, müsahip olacak kardeşler,Pir huzundayken ayak baş parmakları ile bu mumu söndürürlerdi bu mumun sönmesinden dolayı,içleri fesatlıkla,kadın-erkek beraber ibadet yapamaz diyen bazı şahıslar tarafından böyle bir iftira atılmıştır...

    Bu iftira ,binyıllardır devam etmektedir, böyle giderse daha bin yıl sürecektir...

    Yolumuz büyük bitmesin
    Kardeş olduk yitmesin
    ŞAH Üseyin'e söyleyin
    Bizi mahrum etmesin..

    Pir Zöhre Ana

    Allah,bu yoldan,Ehlibeyt yolundan ayırmasın...
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  7. #7
    Forum Gönüllüsü PELİN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    ANKARA
    Yaş
    28
    Mesajlar
    6.509
    Ettiği Teşekkür
    1
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    51

    Standart

    İbadet ediyorum diye gittiğin camide, gözüne nefsine sahip olamayacağını bilerek haremlik selamlık safa duran ey yobaz !!

    Eline, beline, diline sahip olmayı Pirler'inden öğrenip; ibadetlerini Yavuz Sultan Selim gibi bir katliamcı döneminde gizli saklı yaparak yolunu süren masum insanlara sırf Alevi oldukları için iftira atmaya karalamaya ne hakkın var?

    Hemde sırf kısmeti açılsın, cini çıksın diye kendi ellerinle hacıya hocaya karını kızını teslim eden sen iken !!


    Bizim yolumuz Muhammed-Ali yoludur diyoruz. Hz. Ali Kimdir? Peygamberimiz Muhammed Mustafa'nın damadı öyle değil mi?

    Peki ya madem bu gerçekliği bile tartışılamaz iftiraları ortaya atıyorsunuz, hiç şunu düşündünüz mü;

    Peygamberimiz Hz. Muhammed kızı Fatma Ana'yı haşa bahsettiğiniz durumlu bir aileye gelin olarak verir mi?

    Sizler yıllardır ezdiğiniz, dışladığınız, ifiralar attığınız, katlettiğiniz Alevi insanlarının yolunu karalarken, aslında kendi inancınızı Peygamberimizi ve özünüzü karalıyorsunuz.

    Ayrıca bizler mum söndürmeyiz, mum yakarız ! ŞAHIMERDAN ALİ'nin ışığı iki cihanda yansın, bizleri de o ışığından mahrum etmesin diye....



    Ben göremem daha uzun boyunu
    Ahret derler kısaltamam yolunu
    Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
    Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

  8. #8
    Üyemiz zeynep zehra cömert - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    18-03-2008
    Yaş
    39
    Mesajlar
    42
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    bak ne de güzel söylemiş!!! kulaktan dolma şeyler duydum hep diye...

    o zaman bu arkadaş şunu da çok iyi bilir kendi soyunda HÜLLE diye bir GERÇEK vardır, rivayet değildir, kuktan kulağa duyulan bir şey değildir gerçeğin ta kendisidir.

    İnandıklarını söyledikleri Allah çarpar adamı, insan biraz düşünerek konuşur, tabii aklı varsa...
    (DESTUR ŞAHIM)

    UYAN KARDEŞ UYANAN
    DİN,DİL,IRK AYIRIM YAPAN
    ALLAH'IMIZ BİR BİZİM
    HER CANLIYI YARATAN

    PİR ZÖHRE ANA

  9. #9
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.378
    Ettiği Teşekkür
    112
    179 mesaja 223 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Yüzyıllardır süregelen iftira zincirinin baş ve son halkasıdır Mum Söndü Olayı !

    "Ya size birşey soracam" ile başlayan cümleyi duyduğumda yok sorma diyorum ben atılan iftiraları size anlatacağım...

    Bir toplumu karalamak bu kadar kolay olabilir mi?
    Bir toplumu daha nasıl aşağılayabilirsiniz acaba merak ediyorum ?

    Kızılbaş kelimesi denildiğinde onu aşağılama ve ahlaksız iması öne çıkarıldı yüzyıllarca .Osmanlılar döneminde bu adı hakaret için kullananlar daha ziyade resmi ideolojinin temsilcileri idiler ve Kızılbaşlık düşüncesiyle mücadele için bunu yapıyorlardı. Onlara göre, durmadan isyanlara kalkışan, durmadan devletin başına çorap ören bu gruba karşı yaptırım ve cezaları haklı gösterecek bir zemin gerekiyordu. Bu zemini de böyle bir iftira çıkartarak yaptılar.

    Her kim ki böyle bir iftirayı atıyor veya inanıyorsa Allah bildiği yapsın diyorum. Aleviler, en az Sünni canlar kadar şereflidir ve değerlidir.



    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  10. #10
    Üyemiz aleviunluler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    15-05-2015
    Mesajlar
    181
    Ettiği Teşekkür
    14
    9 mesaja 10 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    4

    Standart

    Kızılbaşlık ve mum söndü

    Anadolu Aleviliğinin tarihsel süreçteki adı Kızılbaşlık'tır. Bu kelimenin içini dolduran anlam yüzyıllar içinde değişmiş, bir zamanlar "Kızılbaşlık gibi unvanımız var" diye övünülen bir isim iken bugün saklanan bir kimlik haline dönüşmüştür.

    Alevilere neden Kızılbaş denildiğine dair pek çok rivayet vardır. İsmin kökenini Uhud harbinde Kâinatın Efendisi Muhammed Mustafa'yı savunurken on altı yerinden yaralanıp başlığı al kanlara bulanan Hz. Ali hakkında kullanılmış bir tabir gibi gösterenler yanında, Şamanların kızıl bir başlığa bürünerek ayinlerini yönetmelerinden dolayı işi İslam öncesi dönemlere küfürlü içerikürenler vardır. Bu iki uç görüş arasında Kızılbaş adına yorum getiren daha pek çok rivayet mevcuttur. Bu rivayetler günümüz Aleviliğinin çeşitliliğini ve makasın uçları arasındaki geniş yelpazeyi de işaret etmektedir. Yani Kızılbaşlığı Sünni İslam dairesine yaklaştırarak namaz kılıp oruç tutan bir Alevilik ile "Ali'siz Alevilik"i savunarak İslam öncesi Şamanlıkla bağlantı kurmayı tercih eden bir Alevilik arasında gidip gelen kültürel bağ. Başına kırmızı serpuş dolayan bir Alevi dedesinin "Kızıl-baş"lığı her iki uca da hükmetme iddiasında; heyhat!..

    Kızılbaş adı Şah İsmail döneminde yaygınlaşıp resmileşmiş ve tarihsel süreçte bir övünç vesilesi olmuştur. İsmail'in babası Şeyh Haydar, Erdebil tekkesi müritlerine on iki dilimli kızıl bir taç giydirip kızıl sarık sarmaya başladığında müritlerini manevi derecelerine göre tasnif edip aynı kızıl başlığı sarıklı veya sarıksız olarak giydirmiştir. İsmail bu uygulamayı devam ettirmiş, şeyhliğini şahlığa tahvil edince de askerlerine, halifelerine, dai ve nökerlerine aynı kızıl başlığı giyindirmiştir. Güçlü bir devlet olup da II. Bayezid ile yaptığı andlaşma gereği askerlerini Anadolu'dan Suriye'ye geçirdiği vakit Anadolu'daki mürit ve muhipleri de kızıl başlık kullanmaya başlamışlar, Yavuz Sultan Selim döneminde de bunu bir kimlik göstergesi saymışlardı. Anadolu Aleviliğinin "Kızılbaş" adını kullanması ve diğerlerinin de onları bu adla anması o yıllarda başlamış, kızıl başlıklar ile beyaz başlıkların savaşı olan Çaldıran'dan sonra da yaygınlaşmıştır. Zaten Türkler arasında başa takılan başlıklara izafeten boy ve oymak isimleri eskiden beri kullanılmaktaydı. Siyah başlık (papak, kalpak) giydikleri için "Karakalpak" veya "Karapapak" diye anılan Türk boyu veya Anadolu'da "Karabörk", "Karabörklü", Kızılbörklü", "Akbaşlı" ve "Akbaşlar" diye adlandırılmış eski köyler bunun örneğiydi. Keza XVI. yüzyılda Özbek askerleri yeşil başlık kullandıkları için "Yeşilbaşlar", Karakoyunlular kara başlık kullandıkları için "Karabaşlar", Osmanlı askeri de beyaz başlık kullandığı için "Akbaşlar" olarak anılabiliyordu.

    Şah İsmail'den sonra ne oldu?

    Kızılbaş adı bir hakaretin adına dönüştü. Birisine Kızılbaş denildiğinde onu aşağılama ve hamiyetsizlik iması öne çıkar oldu. Osmanlılar döneminde bu adı hakaret için kullananlar daha ziyade resmi ideolojinin temsilcileri idiler ve Kızılbaşlık düşüncesiyle mücadele için bunu yapıyorlardı. Onlara göre, durmadan isyanlara kalkışan, durmadan devletin başına çorap ören bu gruba karşı yaptırım ve cezaları haklı gösterecek bir zemin gerekiyordu. Gel gelelim, ötekileştirme çabası bilhassa Cumhuriyet'in ilanını takip eden yıllarda daha da arttı ve Kızılbaşlık gayr-i ahlakî bir tavır ile tanımlanır oldu. Bunun en belirgin göstergesi de "mum söndü" safsatasıyla örtüştürülerek halkın dimağlarına kazındı. Oysa "mum söndü" ifadesi, Kur'an'ın dışlandığı, imanın içinin boşaltıldığı, tekkelerin kapatıldığı, ibadetlerle birlikte dinî zikir ve tasavvuf adabının yasaklandığı, ibadet esnasında jandarma korkusuyla kapılara nöbetçilerin, sokak başlarına erketelerin konulduğu dönemin anılarını taşıyordu ve anî baskınlara maruz kalmamak için gizli kapaklı semah yapan Kızılbaş grupların bunu ancak mum ışığında yapabilmeleri ve yakalanacakları haberi gelir gelmez, yahut her dinî grup gibi kapıları dipçikle dövülmeye başladığında mumları söndürüp ortamı gizleme gayretlerine yakıştırılan suçlamanın adıydı. Tarihsel süreçte ise böyle bir suç bulunmamaktadır. Nitekim Osmanlı'nın hukuk sisteminde kriminal olayların kafa kâğıdı sayılan kadı sicillerinde buna örnek teşkil edecek dava ve hükümler yer almaz.

    Kızılbaşlık geleneğinde mum ile semah ilk kez Şah İsmail ile Kalender Çelebi'nin mülakatlarında gündeme gelmiş, ikisi bir mum yakarak semaha kalkmışlar, mum sönesiye kadar (o zamanki mumların patates misali yamru yumru olduğu ve yaklaşık iki saat kadar yandığı bilinmektedir) vecd halinde dönmüşler ve sonra bitap düşmüşler. Bilahare bazı Kızılbaş gruplar arasında mumlu semah uygulaması kısa bir süre Şah İsmail sünneti olarak tatbik olunmuş, sonra terk edilmiş (Yeni çıkan Şah&Sultan romanımda bu konunun teferruatı anlatılmıştır).

    Bana göre Türkiye'mizde barış ve huzur içinde yaşamanın yolu dayatmaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Ermeni, Kürt veya Alevi, başörtülü veya ateist, herkes kendi kimliğine uygun hayatı yaşayasıya kadar karşılıklı anlayış, saygı ve özgürlük ortamını desteklemek zorundayız. Ta ki bir Alevi kendisini "Kızılbaş" olarak tanıtmaktan utanmasın, hatta gurur duyabilsin. Bir "Alevi Açılımı"ndan söz edilecekse bunu başarmak durumundayız.

    İskender Pala
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Mum Söndü Nedir, Nasıl Yapılır?
    SuLTann - forum Tartışmalar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18-05-2014, 15:23
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-01-2013, 11:37
  3. mum söndü ne demektir? mum söndü gerçeği
    HüsniyeDuman - forum Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16-11-2009, 14:02
  4. Mum Söndü Karalaması
    HEROCUK - forum Alevi Haber
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 24-08-2008, 13:37
  5. Mum söndü karalaması
    özkan - forum Tartışmalar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 28-07-2008, 15:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.