alevilik,alevi forum,Alevi forumu,alevi,aleviler,alevilik tarihi


Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Alevilik Kaç gruba ayrılır?

Alevilik Genel

Kategorisinde ve Tartışmalar Forumunda Bulunan Alevilik Kaç gruba ayrılır? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçeriği Kısaca ->> Kelime anlamı itibarıyla Alevî, Hz. Ali’yi seven ve Ona mensup olan kişi demektir. Hz. Ali’yi sevenler, başlıca iki gruba ayrılır: 1- Hasbi ve samimî taraftarlar, 2- siyasî taraftarlar. Bunlardan birincisi, ona (ra.) Allah için muhabbet göstermişlerdir . Bu muhabbet sâfi, net ve durudur. Kaynağını dinî esaslar oluşturur. Bu samimî taraftarlar, ...

  1. #1
    Forum Gönüllüsü SerkanDgn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22-03-2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    27
    İleti
    3.767
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart Alevilik Kaç gruba ayrılır?

    Kelime anlamı itibarıyla Alevî, Hz. Ali’yi seven ve Ona mensup olan kişi demektir.

    Hz. Ali’yi sevenler, başlıca iki gruba ayrılır:

    1- Hasbi ve samimî taraftarlar,
    2- siyasî taraftarlar.

    Bunlardan birincisi, ona (ra.) Allah için muhabbet göstermişlerdir . Bu muhabbet sâfi, net ve durudur. Kaynağını dinî esaslar oluşturur. Bu samimî taraftarlar, Hz. Ali’ye iki açıdan yönelir. Birincisi, Hz. Ali’nin yüksek kemalâtı ve üstün meziyetleridir. Onun fazilet ve olgunluğu, takvâ ve ubudiyeti, müminlerin kalp ve dimağlarında, muhabbet ve takdire dönüşmüştür. İkincisi, Hz. Ali’nin (ra.) Ehl-i Beyt -Peygamber Efendimizin (asm.) evlat ve torunları- zincirinin temsilcisi olmasıdır. Müslümanlar o silsilenin başı olan Hz. Ali’ye (ra.) samimî bir muhabbet ve derin bir saygı göstermektedirl er.

    Bu iki cihetten kaynaklanan muhabbet, Kur’an ve Sünnet çizgisine uygundur. Dine gölge değil, vesile olmaktadır. Meşrûdur, akla yakındır. Fıtri, hasbi ve samimîdir. Hz. Resulüllah (asm.) gelecekte ortaya çıkacak fitne ve fesatlarda, Hz. Ali’yi (ra.) ümmet nazarında suçlamalardan korumak için onun kemalât ve üstünlüklerine önemle dikkat çekmekte:

    “Ben kimin dostu isem, Ali de onun dostudur.”
    “Ali’yi yalnız müminler sever, ona yalnız münâfıklar düşmanlık eder.”
    “Ben size iki şey bırakıyorum: Kur’an ve Ehl-i Beyt’im. Bunlara yapışırsanız, kurtulursunuz.” gibi hadis-i şerîfleriyle bu iki unsurun önemini belirtmektedir.

    Hz. Resulüllah’ın bu övücü beyanları, onun erdemine bir delildir. Peygamberin bu emrinden dolayı başta Sahabe-i Kirâm olmak üzere bütün Müslümanlar, Hz. Ali’ye ve Ehl-i Beyt’e teveccüh göstermişler ve o yüce silsileyi samimî olarak sevmişlerdir. Bu anlamda Hz. Ali’yi sevmek, dini sevmek, Hz. Peygamberi (asm.) sevmek demektir.

    İkinci grup taraftarlar ise, onu siyasî anlamda sevenlerdir. Bunlar arasında ciddi bir hedef birliği yoktur; her biri, ayrı bir sebeple Hz. Ali’ye taraftarlık gösterirler.

    Bilindiği gibi, siyasî tercih ve taraftarlığın kendine mahsus bir mantık ve bir hedefi vardır. Genellikle, siyasî faaliyetler, ister istemez siyasî varlığın oluşmasına ve devamına hizmet edebilecek farklı yönlendiriciler in emir ve kontrolüne girer. Bilhassa siyasî tansiyonun yükseldiği zamanlarda, siyasî faaliyetler içerisinde taraftarlık, menfaat, rekabet, kıskançlık, kin, haset, hırs, soy-sop taraftarlığı gibi hisler, şiddetli ve acımasız bir biçimde ortaya çıkar. Sosyal hayatta bir çatışma iklimine girilir. Provokatörleri ve hareket noktaları birbirinden farklı birçok fikirler, aynı hedefte birleşebilir. Siyasi taraftarlık şekil ve görünen hedefler açısından bir birlik ruhu gösterirken, gerçek cephesiyle, yani gaye ve niyet itibariyle birbirinden farklı ve dağınıktır. Siyasi taraftarlar, bir yığını andırır. Bu yığında farklı konumdaki ekoller, gruplar mevcuttur. Genelde her grup, her siyasî ekol kendi amacını gerçekleştirmek için siyasî kitleye güç ve kuvvet katar. Bu sebeple, siyasî tercih ve tarafgirlikte, fikri ve hissi bir uygunluk söz konusu değildir.

    Bu tespitler çerçevesinde, Hz. Ali’ye (ra.) taraftar görünenlere baktığımızda hedef ve gayeleri değişik birçok siyasî gruplar görürüz. Bu gruplar ana hatlarıyla beşe ayrılır:

    Birinci grup: Hz. Ali’nin (ra.) siyasî taraftarları içinde birinci grubu, İslâmî ölçülerde oldukça taşkın ve bağnaz ve o derecede dar görüşlü, ölçüsüz insanlardı. İçlerinde sahabeden hiç kimse yoktu. Bunlar Sıffin savaşından sonra, Hakem olayında Hz. Ali’ye karşı çıkarak onun ordusundan ayrıldılar. Hz. Ali’nin (ra.) hakemi kabul etmesini küfür olarak kabul ettiler. Onu çok ağır bir şekilde suçladılar. Bunlara göre, Hz. Ali (ra.) hakemi kabul etmekle dinden çıkmıştı. Bu grup, Hz. Ali’nin ordusundan huruç ettikleri için kendilerine “Haricîler ” ismi verildi. Haricilerin ortaya çıkması ile İslâm tarihinde yeni bir fitne ve fesat grubu teşekkül ediyordu. Hz. Ali, bir ordu hazırlayarak Haricîlerin üzerine yürüdü ve onlara Nehrevan’da büyük kayıplar verdirdi.

    Bu birinci grup, Hakem olayına kadar Hz. Ali’yi taşkın ve ölçüsüz bir surette sevdikleri halde, bu olaydan sonra, onun en büyük ve amansız düşmanı kesilmişlerdir.

    İkinci grup: Hz. Ali’nin taraftarları içinde ikinci grup, münâfıklar ve Yahudi dönmeleriydi. Bunlar, iki yüzlü, dessas ve karanlık ruhlu insanlardı. “Hz. Ali’ye muhabbet” ve “âl-i beyt sevgisi” gibi mâsum bir fikrin altında gerçek yüzlerini gizliyorlardı. Halkın içinde takiyye yapıyor, Müslümanlar arasında fitne çıkartıyor, sürekli sapık fikirler üretiyorlardı. Bunların amacı İslâmiyet’i içten yıkarak, inanç ve itikatları sarsmak, Müslümanları birbirlerine düşürüp ayrılık çıkarmaktı.

    Üçüncü grup: Emevîlerin ırkçı idarelerinden rahatsız olarak Hasan ve Hüseyin Efendilerimizin yanında yer alan gruptur. Bilindiği gibi, Emevîler başa geçince, icraatlarında birinci derecede ırkçılığı esas aldılar; saltanatlarını Arap milliyetçiliği üzerine binâ ettiler. Irkçılığın, adalet ve hakperestliği yıkma ve bozma karakteri, Emevîleri diğer kavimlere karşı gayet katı, sert ve acımasızca davranmaya yönlendirdi. Bu ise, diğer kavimlerde rahatsızlık meydana getirdi. Diğer taraftan, Emevî saltanatındaki aşırı israf ve gösterişle de ikinci bir huzursuzluk kaynağı oldu. Emevîlerin bu ölçüsüz ve sorumsuz faaliyetlerinde n rahatsız olan diğer kabile ve aşiretler onlardan intikam almak için Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e taraftarlık gösterdi ve Onların ordusunda yer aldılar.

    Dördüncü grup: Bu grubu İranlılar oluşturur. Hz. Ali ve Âl-i Beyt sevgisi İranlılarda ekseriyet itibariyle çok farklı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sevgi, Kur’an ve Sünnet’in düsturları dışında, aşırı ve ölçüsüzdür. Öyle ki bugün dahi, İran’da günlük hayatta, düğün ve şenliklerde, dinî toplantılarda bu ölçüsüz sevgi, etkisini sürekli olarak göstermektedir. Sazlı sözlü toplantılarda on dört asır önce Ehl-i Beyt’in başına gelen o elîm fâcialar için gözyaşı dökülmekte, bu fâcialar bahane edilerek sahabelere devamlı kin ve düşmanlık beslenmektedir. Bu törenler, özellikle Muharrem ayında sıklaştırılır; bu vesile ile ruhlarda ve kalplerde intikam hisleri yeniden filizlendirilir ve halkın şuuraltına enjekte edilir.

    Beşinci grup: Bu grup üç zihniyetin taraftarlarında n oluşmuştur. Bunlar, “İran’daki Mecusî dininin reis ve ruhanileri”, “İran’daki ırkçılar” ve “eski saltanat hanedanın mensupları”dır. Mecusî reis ve ruhânileri, inançları İslâm’ın karşısında eridiği ve kendileri de cemiyet bünyesinde eski itibarlarını kaybettikleri için her hâlükârda İslâm’dan intikam almanın fırsatını kolluyorlardı.

    Hanedan mensupları ise, binlerce yıllık saltanat ve övünç kaynakları, İslâm ile yerle bir olduğundan, köle olarak baktıkları ve çıplak telâkki ettikleri köylü Arapların, kendilerine hükmetmelerini kat’iyen hazmedemiyorlar dı.

    İran ırkının üstünlüğünü kabul eden ırkçılar ise, İslâm kültürü ile eski örf ve âdetlerinin bir anda sökülüp atılmasından son derece rahatsızdılar.

    Bu üç zihniyetin mensupları, istisnalar bir tarafa bırakılırsa, genelde İslâm’dan intikam almak için, şeklen Müslüman oldular, İslâm’ı içten yıkmanın plânlarını yaptılar ve bu gaye etrafında birleştiler. (İbn-i Hâzım, Fi’1-milel Ve’1-Ahvâ Ve’n-nihâl, II. 115, 1975, Beyrut.)
    Alıntı:.aleviwe b.com

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Aşık Gülabi-Kızılbaş
    • » Mısır'da gösteriler sürüyor
    • » Alevilerden AİHM kararı için...
    • » Çalıştay’a Hacıbektaş’tan protesto
    • » YÖK'ten önemli İlahiyat açıklaması
    • » ABD 2009`da 1 trilyon dolar bütçe açığı...
    • » ATATÜRK'ün hiç bilinmeyen fotoğrafı..
    • » Türkiye İsrail'e savaş mı açıyor?
    • » Yabancılar da Darbe Geliyor Diyor...
    • » pc ninde atasözü olur mu?

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Aleviler Aleviliği tanımlıyor
    • » Muharrem orucu ve yasakları
    • » Oruc nasıl tutulur
    • » 12. Hüseyin Gazi Derneği Rezaleti...
    • » payidar.net de alevilere tokat gibi bir...
    • » İslam'da kargaşa
    • » Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?
    • » Hızır Nebi Hakkındaki Bilgiler
    • » Alevi kimdir? Alevilik nedir?
    • » Alevi Dedesi Yetiştirme Proğramı
    Seke seke geldim ayağım yoktur
    Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
    Kimi kafir olmuş karnısı boktur
    Süzünü süzünü postunda otur.

    Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
    Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
    Muhammet elçisi Ana’dır deyin
    Hak için dergâha niyaza inin.


    Bildiren: Pir Zöhre Ana

  2. #2
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28-03-2008
    İleti
    2.479
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    Şahımerdan ALİ'yi sevenler sadece ve sadece 1 gruba ayrılır.O da Hz. ALi'yi gerçekten seven,yolundan giden, imanla ,aşkla dolu,Ehlibeyt'i ne gönül bağlayan, gösterdiği yüce yolda insan gibi yürüyen,ibadetl erini yapan,yaslarını tutan gruptur.

    Şahımerdan Ali'nin siyasetle işi olmadığı gibi,O'nu sevenlerinde" bu yolda" siyasetle işleri olmaz.

    Aleviyim diyenlerinde böyle bir Alevi olmaları gerekir, bunları yapmayanlar lütfen ve lütfen ben "Aleviyim" demesinler,
    Alevilerin adını küçültmesinler, yola yakışanı yapsınlar...
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibe yt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsa n yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldı ğı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsa n en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  3. #3
    Forumla Özdeşleşmiş N A S İ P - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu yer
    Türkıye
    İleti
    4.111
    Tecrübe Puanı
    33

    Standart

    Alıntı alikulu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şahımerdan ALİ'yi sevenler sadece ve sadece 1 gruba ayrılır.O da Hz. ALi'yi gerçekten seven,yolundan giden, imanla ,aşkla dolu,Ehlibeyt'i ne gönül bağlayan, gösterdiği yüce yolda insan gibi yürüyen,ibadetl erini yapan,yaslarını tutan gruptur.

    Şahımerdan Ali'nin siyasetle işi olmadığı gibi,O'nu sevenlerinde" bu yolda" siyasetle işleri olmaz.

    Aleviyim diyenlerinde böyle bir Alevi olmaları gerekir, bunları yapmayanlar lütfen ve lütfen ben "Aleviyim" demesinler,
    Alevilerin adını küçültmesinler, yola yakışanı yapsınlar...

    Aleviyim Diyen çokdur, Alevi olan çok azdır, İnsan gibi ,görünen çokdur, insan gibi olmak Zordur.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

  4. #4
    Üyemiz esra karabulut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24-03-2008
    Yaş
    34
    İleti
    332
    Tecrübe Puanı
    11

    Standart

    alevilikte bölücülük yoktur has olan ALLAH MUHAMMED ALİ sevgisini yasayıp yolun

    gereklerini yerine getirmektir, temel felsefe insan sevgisidir galiba bu sekilde bazı çıkarcı

    kişiler alevilik üzerinden siyaset yapmaya çalıyor simdide aleviler arasında bölücülük

    yapılmaya çalısılıyor artık insanların gözünü açıp yasayan tek pir ZÖHRE ANA ma sarılıp

    gerçekleri ögrenerek bu yola sahip çıkmaları gerekiyor,yarın daha geç olmadan.....
    Atatürk büyüktür
    Ruhu Alidir
    İkinci kardeşim Bektaş Velidir
    Anıtkabir yerim kimder ölüdür
    Alirıza Zübeyde nişan gülümdür




    ZÖHRE ANA

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. Zöhre Ana size ne vaad etti?
    By Mahir B. in forum Serçeşme (Tartışma Meydanı)
    Cevaplar: 104
    Son İleti: 23-07-2012, 16:36
  2. Sizce Alevilik Nedir
    By kadriye salini in forum Bir Sorum Var
    Cevaplar: 7
    Son İleti: 07-06-2010, 21:03
  3. Alevilerle İlgili Dehşet Rapor
    By Şaduman in forum Alevi Haber
    Cevaplar: 2
    Son İleti: 14-05-2010, 12:01

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.