alevi köyleri,alevi ünlüler,alevi türküleri,alevi nedir,alevi sözleri


Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: 12 Günlük Tutulan Oruc Alevi Orucu Mudur?

  1. #1
    Forum Gönüllüsü SerkanDgn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22-03-2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    27
    İleti
    3.785
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart 12 Günlük Tutulan Oruc Alevi Orucu Mudur?

    12 Günlük tutulan oruç ne İslamla ilgilidir ne de 12 İmamlarla ilgilidir.
    Anadolu Aleviliğinin bir rütüelidir.

    1- Tarihsel kökeni nedir?
    2- Ne zamandan beri tutulmaktadır?
    3- Anadolu Alevi/Kızılbaşlığına ne zaman girdi?
    4- Anlamı nedir? (12. Orucumu? Muharrem Orucumu? Yas Orucumu?)


    Muharrem orucumudur?

    Muharrem Orucu bir teşekkür orucudur. Çünkü muharrem orucunu Muhammed’de tutmuştur. Daha sonra Medine de Bakara süresi inince artık Muharrem orucunu tutmayıp Ramazan orucunu tutmuş ve artık Ramazan tutulmasını buyurmuştur. Peki nedir Muharrem ayını şükran orucu kılan? Genel inanışa göre 1- Adem ile Havva’nın dünyada buluştukları ilk gün tanrıya karşı şükran orucu tutmuştur. Böylece Muharrem ayının ilk gün orucu başlamıştır. Nuh tufandan kurtulunca bu sayıyı ikiye çıkararak iki günlük şükran orucu tutmuştur. Orucun ikinci günü ile aşure pişirme geleneği Nuh Peygamberden kalmıştır. İbrahim Nemrud’un ateşinden kurtulduğu için bu gün sayısı üçe çıkmıştır. İshak kurban olmaktan kurtulunca bir günde kendisi ekleyerek bu orucu dört güne çıkarmıştır. Musa Firavunun gazabından kaçıp Kızıldeniz’in kendisine yol vermesine karşılık bu şükran orucuna bir gün de kendisi ekleyerek beş gün oruç tutmuştur. Yakup oğlu Yusuf’a kavuşunca altı güne çıkarmıştır. Eyüp uğradığı ağır dertten kurtulunca 7 güne çıkarmıştır. Yunus balığın karnından kurtulunca bu güne bir günde kendisi eklemiştir böylece oruç sayısı sekize çıkmıştır. Muharrem ayının dokuzuncu gününü Muhammed tutmuştur. Mekke den kaçıp sağ salim Medine’ye kavuştuğu için tanrıya şükran olsun diye bir günde o eklemiştir ve onuncu günde Aşure pişirilip dağıtılmıştır. Muharrem aynının onuncu günün adı da aşuredir. Görüldüğü gibi teşekkür orucu olan bu oruç Bektaşiler ve Kızılbaşlar tarafından yas orucuna çevrilerek tutulmaktadır. Oysa Nusayri Alevileri(Güney Alevileri, Fellah, Arap Uşağı) Muharremin birinci gününü bayram olarak kutlarlar. Buna da Firaş Bayramı derler. Muhammed Mekke den Medine’ye kaçtığı gece yerine eniştesi ve amca oğlu Ali’yi bıraktı. Böylece düşmanlarından kurtuldu. Muhammeddin sağ kalışını ve Ali’nin kahramanca davranışı adına Nusayriler bu günü muharremin ilk gününü Firaş bayramı olarak kutluyorlar.

    Yası Şahadeti Hüseyin Orucumudur?

    Eğer yas orucu ise ne zamandan beri tutuluyor? Hz. Hüseyin’in şahadetinden bu yana mı tutuluyor? Hiçbir kaynakta bunu doğrulayacak bir bilgi yok. Kaldı ki Hüseyin’e atfen tutuluyorsa ve orada ölen insanların anısına tutuluyorsa neden 72 gün tutulmuyor da 12 gün tutuluyor? . Çünkü Hüseyin ile birlikte Kerbela da 72 insan katledildi. Bunu yas orucu olarak görenlerin gün sayısı sorunu yanı sıra günü sabitleme sorunu da var. Hüseyin’in ölüm günü 10 muharremdir. Bu orucu tutan Anadolu Alevileri Müslümanların orucuyla karışmasın diye gün gezdiriyorlar. Bu anlayış şöyle bir sonuç ortaya çıkarıyor. İmam muharrem ayında ölmüş oruç aylar içinde gezdirilince bazen imamın ölüm tarihi ile bağdaşmayan tarihlerde oruç tutuluyor demektir. Bazen de tam onun öldürüldüğü tarihte yas başlaması gerekirken gün dolandırıldığın dan o gün oruç bitip aşure dağıtılıyor. Yani Atatürk 10 kasım da ölmüşse her yıl on kasımda anılması gerekir Hüseyin On Muharremde öldürülmüşse bu miladi takvimiyle 10 Ekim demektir. Neden buna sadık kalınmıyor da dolaştırılıp duruluyor bu gün. İmam Ekimde ölmüş Marta, Nisanda oruç tutuluyor olur şey değil. Sonra eğer yas orucu ise Aşure bir tatlı yemeğidir bunun bu yasla ne ilgisi var? Genelde şöyle bir kanı var “bütün imamlar öldürülüp yalnızca Zeynel Abidin sağ kaldığı için ona sevinildiği için aşure pişiriliyor” o zamanda şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. Birinci imam Ali 598-661 ikinci imam Hasan 624- 669 Üçüncü imam Hüseyin 625- 680 dördüncü imam Zeynel Abidin 659 –713 demek ki Zeynel Abidin’in sağlığında 4 imam vardı. Neden bu oruç dört gün değil de 12 gün tutulmaktadır.

    12. İmam Orucumudur?
    (Önce 12 imam kim bir ona bakalım)


    1. Ali

    Milâdi takvime göre 21 mart (Kimi araştırmacılar göre temmuz. Kaleli 598'de doğmuştur. 24. 01. 661 tarihinde ise, İbn Mülcem adlı biri tarafından zehirli bir kılıçla öldürülmüştür.
    2. Hasan
    Hz. Ali den sonra gelen Ikinci Imamdir. Hazreti Ali'nin büyük ogludur. Hicretin ikinci ya da ücüncü yilinda dogdu (625). Hazreti Muhammed adini << Hasan >> koymustur. Künyesi << ebu Muhammed >> olup lakaplari << Taki >>, << Zeki >> ve <> dir. << Hasan'ül – Mücteba >> da denir. Anasi, Hazreti Muhammed'in kizi Fatima Hatun'dur. Halk arasinda Fatma ya da Fatma Ana diye anilir ve cok sevilir. Imam Hasan, her bakimdan üstün bir kisiydi. Hz. Ali'nin ölümünden sonra Imam olmus, halk da kendisine uymustu. O sirada Sam Valisi'yken devlet baskanligini türlü oyunlarla elde etmis olan Muaviye'ye mektuplar yazarak yola getirmeye calismissa da, basaramamisti. Adamlarinin hiyaneti yüzünden Halifeligi ona birakmak zorunda kaldi. Medine'de hic bir seye karismadan yasadigi sirada Muaviye tarafindan karisina zehirlettirildi . Ölümü: 669
    3. Hüseyin
    Ücüncü Imamdir. Dogumu: 626. Babasi Hazreti Ali, anasi Fatma'dir. Adini Hazreti Muhammed koymustur. Künyesi << ebuAbdullah >>, lakaplari << el-Sehit >>, << el-Sibt >>,<< Zeki >> ve << Mübarek >> tir. Bes erkek, üc kiz cocugu olmustur. Bunlardan tarihe ve edebiyata gecen << Zeynel' Abidin >> ile << Zeynep >> tir. Hazreti Hüseyin, Kerbela'da sehit edilmistir. ( Kerbela ya bakiniz ) Türbesi Kerbela'dadir. Ölümü 680 tarihindedir. Hasan ile Hüseyin, Hazreti Muhammed'in cok sevdigi iki torunudur.
    4. Imam Zeynel' Abidin:
    Dördüncü Imamdir. Hazreti Hüseyin'in ogludur. Anasi Sehribanu'dur. Dogumu: 659. Künyeleri << ebu Muhammed >>, << Ebul Hasan >>. Ünlü lakabi << Zeynel' Abidin >> dir. Cok bilgili, cok iyi huylu, sabiirli ve üstün bir insandi. Kendisine kötülük edenlere bile iyilik ederdi. Zeynel' Abidin, Kerbela faciasinda bulunmus, hastaligi yüzünden, babasi Hüseyin savasa girmesine izin vermemisti. Kerbela'dan Küfe'ye, oradan da Sam'a götürüldü. Zencire vurulmus olarak Yezid'in önüne cikarildi. Serbest birakildi, Medineye döndü. Ölünceye dek orada kaldi. Ölümü 719.
    5. Imam Bakir:
    Besinci Imam olup babasi Zeynel' Abidin'dir. Medine'de, 677 tarihinde dogmustur. Künyesi << ebu Cafer >> dir. En yaygin lakabi << Baki >> dir. Ölümü: 733. Büyk bir bilgin ve cok cömert bir insandi.
    6. Imam Cafer Sadik:
    Altinci Imam olup babasi Imam Bakir'dir. Dogumu: 699. Künyesi << ebu Abdullah >>; en yaygin lakabi << Sadik >>'tir. Cok bilgili ve iyi ahlakliydi. Onun zamaninda Emevi Devleti yikildi, yerine, Bagdat'ta Abbasogullari Devleti kuruldu. Cafer Sadik, hic bir siyasal olaya karismadi. 765'te Medine'de öldü. Bektasi ve Alevilerin tarikat kurallarini ögreten ve adina << Buyruk >> denilen bir kitablari vardir ki, Cafer Sadik'a mal edilir. Kendisi mezhep kurmadigi halde, ölümünden sonra taraftarlari, onun sözlerine ve eserlerine dayanarak Caferi Mezhebini kurdular. Anadolu Bektasi ve Alevileri mezhep olarak Caferi'dir.
    7. Imam Musa Kazim:
    Yedinci Imamdir. Imam Cafer'in ogludur. 745'te dogdu. Yaygin olan künyesi << Ebul Hasan >> dir. Ünlü lakabi << Kazim >> dir. Abbasi hükümdari Mehdi, Musa Kazim'i Bagdad'a getirtti, zindana attirdi. Bir süre sonra Medine'ye gönderdi. Harun kümümdar olunca kendisini Bagdad'a getirterek sehit etti ( 799 ).
    8. Imam Riza:
    Sekizinci Imamdir. Babasi Imam Musa Kazim'dir. Dogumu: 770'tir. Künyesi << Ebul Hasan >>; ünlü lakabi << Riza >> dir. Medine'de dogdu. Abbasogullarind an Memun tarafindan zehirlendi. Mezari Horasan'da Tus kenti yakinlarinda bir köydedir. Cok bilgili ve tedbirliydi.
    9. Imam Muhammed Taki:
    Dokuzuncu Imamdir. Medine'de dogdu ( 811 ). Imam Riza'nin ogludur. Künyesi << ebu Cafer >> ve << Taki >> dir. 835'te Bagdat'ta öldü. Zehirlendigi söylenir. Dedesi Musa Kazim'in yanina gömüldü.
    10. Imam Naki:
    Onuncu Imamdir. 829'da Medine'de dogdu. Künyesi > Ebu Hasan >>, lakabi << Askeri >> dir: << Ali'ül Hadi >>, << Naki >>, << Hadi >> de denir. Semira'da ( Bagdat ) öldü ( 868 ). Orada yatmaktadir. Abbasoglu Mutemed tarafindan sehit edildigine inanilir.
    11. Imam Hasan el - Askeri:
    On birinci Imamdir. 846'da dogdu. Babasi onuncu imam Naki'dir. Anasi Susen Hatun'dur. Künyesi << ebu Muhammed >>, lakabi << Askeri >> dir. << Hadi >> ve << Samit >> de denir. 874'de Samira'da öldü. Babasinin yanina gömülmüstür.
    12. Imam Mehdi:
    On ikinci ve sonuncu Imamdir. Babasi Imam Askeri, anasi Nercis Hatun'dur. Künyesi << Ebul Kasim Muhammed el - Mehdi >>, lakaplari << Mehdi >> ve << Sahib Zaman >> dir. Babasinin ölümünden sonra halktan gizlenmisti. Bu ilk gizlenise Gaybet-i Sugra ( kücük gizlenis) denir. Bu gizlenis sirasinda ümmetine elcilik yapan ebu Hasan Ali ölünce, Gaybet-I Kübra ( büyük gizlenis ) baslamistir. Mehdi'nin ne oldugu, son gizlenisten sonra anlasilamadi. Muhammed Peygamberin bir gün ortaya cikacagini haber verdigi Mehdi'nin, bu Imam olduguna inanilir. Sikisik zamanlarda isleri yoluna koyacak diye gelmesi beklenir. Nefeslerde Mehdi'ye cok yer verilir. Cok zaman << Sahib Zaman >> diye anilir.


    Eğer Hüseyin ile bir ilişkisi yoksa 12. imamla ilişkili ise o zaman bu oruç 10. y.y. la kadar tutulmamıştır. Çünkü 12. İmamcı Alevilik anlayışına göre on ikinci imam olan Mehdi B.Hasan’ül Askeri 30 temmuz 869 yılında Samerra kentinde dünyaya geldi. On iki imamcı inanışa göre Mehdi 5 yaşında iken kaybolmuştur. Bu kayboluş 70 yıl sürmüştür. Buna Gaybet-i Sugra (küçük kayboluş) denir. Gaybet-i Kübra ise (Büyük Kayboluş) tur ki hala sürmektedir. Beş yaşında iken kayıp olup yetmiş yıl sonra ortaya çıkınca demek ki tarih miladi 944 tur. Hiçbir kaynak bu imamların böyle bir oruç tutuğunu söylemiyor. Kaldı ki 12. imam orucu olarak kabul görmüş bile olsa biz şimdi sorularımızı sormaya başlayalım. Bu oruç hangi imam döneminde tutulmaya başlandı? Birinci İmam Ali olduğuna göre onunla mı başladı? Sonra kendisinden sonra gelen her imam bu oruca bir gün mü ekledi? Böylece son imam olan Mehdi ile bu tutulan gün sayısı 12 ye mi çıktı?. Konu ile ilgili bütün Ehli Sünnet, Şia ve Kızılbaş/Alevi kaynaklarına baktım hiç bir yerde bu orucun imamlara ait olduğuna dair bir kanıt bulamdım bırakın kanıtı en ufak bir ipucu bile. Halk arasında konuşulan rivayetler hariç!

    Sosyolog Kamil Fırat, “Alevileri n büyük çoğunluğunun, Sünnilikle bağdaştırdıklar ı için ramazan ayında oruç tutmadığını, buna karşılık Muharrem'den sonra 11 gün oruç tutma geleneklerine (aşurenin pişirildiği oruç) çoğunlukla bağlı olduklarını belirtiyor. Ramazan'da oruç tutanların büyük bölümünü ise Orta Anadolu kökenli Aleviler oluşturuyor.
    Araştırma, oruç ile Alevilerin toplumsal ve kültürel konumları arasındaki ilişkiyi de saptıyor. Okuryazar olmayanlar ile ilkokul ve ortaokulu bitirenlerin neredeyse tamamı geleneksel oruçlarını tutuyor. Bu oran lise mezunlarında yüzde 47'ye, üniversite mezunlarında ise yüzde 34'e düşüyor.

    Yaşlıların da genç kuşaklara göre oruç tutmaya daha eğilimli oldukları görülüyor. 1964'ten önce doğanların yüzde 85'i oruç tutarken, bu oran 1964'ten sonra doğanlarda yüzde 32'ye düşüyor. Ev kadınları ile emekliler arasında da oruç tutma oranının daha yüksek olduğu anlaşılıyor.
    Araştırma sonuçlarına göre, kentli Aleviler arasında, ramazanı oruç ayı olarak görmeyenlerin oranı yüzde 88. Yüzde 12'lik bir kesim ise ramazanda oruç tutuyor. Alevilerin yüzde 61'i kendi geleneklerine bağlı olarak oruç tuttuklarını, geri kalanlar ise hiç oruç tutmadıklarını belirtiyor.
    Nasıl oruç tutuyorlar?
    Muharrem orucu ramazan orucu bittikten 20 gün sonra başlar. 12 gün sürer. Kerbela'da öldürülen Hz. Hüseyin'in acısını paylaşmak için tutulan Muharrem orucuna, aynı zamanda "matem orucu" da denir. 12 imam için tutulur. Tutulan oruç hergün bir imama adanır. Muharrem orucunda ilk gün en geç 12'den önce niyet tutulur ve yatılır. Sahura kalkılmaz. Oruç gün batımına (güneş batıncaya) kadar sürer. Orucu bozarken 12 gün boyunca su çizilmez, et yenmez, aynaya bakılmaz, tıraş olunmaz, bir yakınını kaybeden insanın yaşadığına benzer bir duygu taşınır ve eğlenilmez.”
    Konu ile ilgili olduğu için buraya almakta sakınca görmedim. Ortodoks islamın iki kanadını oluşturan Sunnilik ve Şiilik inancın da bu oruç yok ve 12. imama atıfen de tutulmuyor. Türkiyedeki şii kurumlarından biri olan Kevser yayınları konu ile ilgili kendilerine gelen sorulara bakın nasıl yanıt veriyor:

    “1- Ramazan'da bazı Şii ve Alevi arkadaşlarımın oruç tutmadıklarını görüyorum; benim sorum şudur: Alevilik'de ve Şiilik'de ne zaman ve kaç gün oruç tutulur?

    Cevap: Evvela evvela siz de biliyorsunuz ki bir dini veya mezhebi hiçbir zaman o dine veya mektebe mensup olanların icraatı dikkate alınarak değerlendirmek doğru olmaz. Örneğin Müslüman olmayan bir kimse bugünkü Müslümanların durumuna bakarak İslam hakkında bir kanaat sahibi olmaya çalışırsa, belki bir kişi bile Müslüman olmaya rağbet etmez. Şimdi gelelim sorunuza; aziz kardeşim, sorunuzun cevabını anlamamız için Gerçek Şiilik ve Alevilik olan Ehl-i Beyt mezhebinin ana kaynakları olarak kabul edilen Kur'an-ı Kerim ve Resulullah'ın ve Ehl-i Beyt'inin hadislerine (ki aslında onlar da Resulullah'tan miras aldıkları hadislerdir) müracaat etmek gerekir. Bu konuda asırlar öncesinden (bizzat On iki İmamların hayatları zamanından beri) yazılan ciltler dolusu geniş kitaplar yazılmıştır. İsteyen herkes o kaynaklara müracaat edebilir. Evet bizim bu konudaki delilimiz Kur'an'dan Bakara Suresinin 183 ila 185. ayetlerdir ki sözü uzatmamak için ayetlerin metninin vermiyoruz. İsteyenler Kur'an'a müracaat edebilir. Resulullah ve Ehl-i Beyt'inden nakledilen hadislerden ise birkaç tanesini örnek olarak vermekle yetiniyoruz:
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Bu Ramazan ayı, öyle bir aydır ki onun orucunu Allah farz kılmıştır. Cennet kapıları onda açılır. Şeytanlar onda bağlanır. Onda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır (kadir gecesi). Kim o geceyi (ibadet, tövbe ve.. ile) idrak etmezse, (İlahi lütüflardan) mahrum kalır." Allah Resulü bu cümleyi üç defa tekrar etti." (Bihar-ül Envar, C.97, S.17)


    Hz. Emir-ül Mu'minin Ali (a.s): "Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah'a yönelenlerin yapıştıkları en büyük vesile, ona ve Rasûlü'ne inanmak, yolunda cihad etmektir. Cihad, İslâm'ın en yüce rüknüdür. Aynı zamanda Allah'ın birliğini ikrar etmek de bu vesîlelerdendir ; çünkü bu ikrar, yaratılışa uymaktır. Ve namaz kılmaktır, çünkü bu dînin esâsıdır. Ve zekât vermektir; çünkü bu, gerekli bir farzdır. Ve Ramazan ayının orucunu tutmaktır; bu da azaptan bir kalkandır. Ve Kâbe'yi ziyaret etmektir, hacdır, umredir; bunlar da yoksulluğu giderir, günahları yıkar, arıtır. Ve akrabâdan kesilmemek, onları görüp gözetmektir. Bu malın, ahvalin genişlemesine, ecelin gecikmesine sebeptir. Ve gizli sadaka vermektir ki bu suçları bağışlatır. Ve açıkça sadaka vermektir; bu da kötü ölümleri defeder; iyi işlerde bulunmaktır; buysa kötülüklere, kötü çağlara düşmekten korur insanı..." (Nehc-ül Belağa, Hutbe: 110)

    İmam Cafer-i Sadık (a.s): "Allah-u Teala bizden önce hiç bir ümmete Ramazan orucunu farz kılmamıştır." Ravi şöyle sordu: "O zaman "Allah size orucu farz kıldı; sizden öncekilere farz kılındığı gibi..." ayetine ne diyorsunuz? İmam Sadık şöyle buyurdu: "Allah-u Teala Ramazan orucunu geçmiş ümmetlere değil, sadece peygamberlere farz kılmıştı. Ama Allah-u Teala bu (İslam) ümmete Ramazan ile lütfedip onun orucunu hem Resulullah'a hem de ümmetine farz kıldı." (Men La Yahzurh-ul Fakih, C.2, S.99)

    İşte gördüğünüz gibi aziz kardeşim, hem Kur'an ayetleri, hem de Resulullah'ın ve Ehl-i Beyti'nin hadisleri Ramazan orucunu İslam ümmetine İlahi bir lütuf olarak farz kılındığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Artık bu delillerden sonra, Kur'an'a, Resulullah'a ve onun tertemiz Ehl-i Beyti'ne inanan bir kimsenin bu İlahi farizayı ihmal etmesi düşünülemez.

    2- 12 imam Orucu ne zamandan beri tutuluyor?

    Cevap: 12 imam orucundan maksadınız Muharrem ayının birinci gününden başlayarak Alevi geleneği olarak tutulan oruçtur herhalde. Bu orucun ne zamandan beri bir dini görev olarak Aleviliğe girdiği hakkında bir bilgiye sahip değiliz.

    3- Kur'an'da Muharrem'de tutulan 12 imam orucu il ilgile açık ayetler var mı?

    Cevap: Muharrem ayının orucu hakkında Kur’an’da bir ayet yoktur.
    Ehl-i Beyt İmamlarından Muharrem ayının birinci günün orucunun farz değil ama müstehap olduğu hakkında hadis vardır. Örneğin şu hadise dikkat ediniz:
    Merhum Şeyh Abbas Kummî, Nefes-ul Mehmum adlı eserinde kendi senediyle Reyyan ibn-i Şebib'den rivayet etmiştir ki o şöyle dedi:
    "Muharrem ayının ilk gününde Eb-ül Hasan (İmam) Rıza'nın (Allah'ın selamı ona olsun) yanına vardım; o bana: "Ey İbn-i Şebib oruca niyetli misin? dedi. "Hayır" dedim. İmam Rıza: "Bu gün Hz. Zekeriyya'nın "Ey Rabbim kendi indinden bana pak (temiz) bir soy ver sen dua'yı işitensin" diyerek Rabbi (Azze ve Celleye) dua ettiği gündür. Allah onun duasını kabul buyurdu ve meleklere emretti ki Zekeriyya mihrapta durup namaz kılarken şöyle nida ettiler: "Allah seni Yahya ile müjdeliyor."
    Kim bugün oruç tutar sonra Allah Azze ve Celle'ye dua ederse Allah onun duâsını kabul eder nasıl ki Zekeriyya'nın duasını kabul buyurdu. Sonra şöyle dedi:


    Ey Şebib oğlu! Cahiliyet dönemindeki Araplar bile Muharrem ayının hürmetini riayet ederek bu ayda savaş ve zulmü yasak bilirlerdi. Oysa, bu ümmet ne bu ayın saygısını ve ne de kendi Peygamberlerini n hürmetini gözettiler. Bu ayda Peygamber'in soyunu öldürdüler ve bu ailenin hanımlarını esir aldılar; varlıklarını yağmaladılar; Allah bu günahlarını affetmesin!
    Ey Şebib oğlu bir şeye ağlayacak olursan Ali ibn-i Ebi Talib oğlu Hüseyin'e (a.s) ağla! Onun başını bir koçu keser gibi kestiler; ve bunun yanı sıra ailesinden dünyada benzerleri olmayan 18 yiğidi öldürdüler. Yedi kat gök ve yedi kat yer onun ölümüne ağladı; dört bin melek gökten ona yardım etmek için indiler ama (ilahî takdir gereği) Hz. Hüseyin'in şehit olduğunu gördüler, bu melekler Hz. Mehdi aleyh-is selam kıyam edinceye kadar mahzun ve üzgün bir halde Hz. Hüseyin'in kabri etrafında bulunacaklar; bunlar Hz. Mehdi (a.s) kıyam edince onun yaranı arasında yer alırlar. Bunların sloganları "Ya le sarat-il Hüseyin" (Ey Hüseyn’in kanının davacıları) olacaktır.
    Ey Şebib oğlu babam kendi babasından o da büyük babasından (Zeyn-el Abidin "a.s") rivayet etmiştir ki Hz. Hüseyin şehit düştüğünde gökten kan ve kırmızı toprak yağdı.
    Ey Şebib oğlu, Hüseyin aleyhis selam'a gözünün yaşı yanaklarına sarkacak şekilde ağlarsan Allah senin büyük olsun küçük olsun az olsun çok olsun bütün günahlarını bağışlar.
    Ey Şebib oğlu, eğer Allah'ın huzuruna hiç bir günahın olmadan çıkmak istiyorsan Hz. Hüseyin aleyhis selam'ı ziyaret eyle.
    Ey Şebib oğlu, Peygamber sallallahu aleyhi ve alihi ile cennette bina edilmiş olan odalarda yerleşmek istiyorsan Hüseyin aleyhis selam'ın katillerine la'net oku!


    Ey Şebib oğlu, Hüseyin aleyhis selam ile birlikte şehit düşenlerin sevabı kadar sevab elde etmek istiyorsan ne zaman Hüseyin aleyhis selam'ı hatırlasan "keşke onlarla birlikte olaydım da yüce makama erişeydim." de.
    Ey Şebib oğlu, cennetin yüce derecelerinde bizimle birlikte olmak istiyorsan bizim üzüntümüze sen de mahzun ol, bizim sevincimize sen de sevin, bizim velayetimize sarıl (bizi kendine veli ve imam bil) Zira bir adam eğer bir taşa bile bağlı olsa Allah onu kıyamet günü o taşla birlikte mahşere getirtir."
    Muharrem ayının onuncu gününün, yani Aşura gününün orucu bazı hadislerde yasaklandığı ve bunun Umeyye Oğulları tarafından uydurulan hadislere dayandığı ve Hz. Hüseyin’in şehadetine şükretmek mahiyetinde böyle bir oruç uydurdukları nakledildiği için bu günün orucu Ehl-i Beyt mektebinin mercilerince mekruh bilinmiştir. Yani Aşura günü Ehl-i Beyt mektebine bağlı olan bir Şia-Alevi oruç tutmamalıdır. Sadece oruca niyet etmeden Aşura günü ikindi vaktine kadar bir şey yememesi ve bu sure içerisinde bir yaslı insan gibi Hz. Hüseyin’in mazlumluğuna ağlaması ve Hz. Hüseyin için düzenlenen yas merasimlerine katılması ve ikindi olduğunda az bir su içmesi gerekir. Bu konularla ilgili İmam Cafer Sadik (a.s)’dan bir takım hadisler nakledilmiştir. (Bkz. Şeyh Tusi, Misbahu’l-Müteheccidin, S.724 Vesaiu’ş-Şia, C.7, S.339)
    Muharrem ayının birinci gününden dokuzuncu gününe kadar Allah için oruç tutup bunların sevabını Ehl-i Beyt’e hediye etmekte bir sakınca yoktur. Ancak bunu yaparken bu oruçların dinde farz olmadığını sadece müstehap oruç olarak tuttuğumuzun farkında olmalıyız. İkincisi bu gibi oruçlar farz olan Ramazan ayının orucunun yerine asla geçmez ve her Ehl-i Beyt dostu mutlaka gerçek anlamda Ehl-i Beyt imamlarını hoşnut etmek istiyorsa, o masum imamlara uyarak her yıl Ramazan ayının orucunu eksiksiz tutmalıdır. Bu konuda her hangi bir ihmalkarlığa yer vermemelidir. Aksi taktirde Ehl-i Beyt İmamlarının yolunu gerçek anlamda takip edenlerden sayılmaz.

    4- Tevrat ve İncil'de 12 imam orucu ile ilgili ayetler var mı?

    Cevap: Tevrat ve İncil’de on iki imam orucu ile ilgili bir şey olduğu hakkında bir bilgimiz yoktur.. Ancak bazı rivayetlerde yer aldığına göre Aşura gününün orucu Yahudilikte olan bir gelenektir. Bu gelenek Ramazan Ayı’nın orucunun gelmesiyle İslam dinince kaldırılmıştır. (Bkz. Vesaiu’ş-Şia c.7 s340)

    5- Kerbela olayı miladi olarak hangi tarihte gerçekleşmiştir ?

    Cevap: Kerbela olayı, kameri takvimle Peygamber (s.a.a)’in hicretinin altmış birinci yılının Muharrem ayında gerçekleşmiştir .
    Hz. Hüseyin (s.a) Kerbela çölüne Muharrem ayının ikinci günü inmiştir ve Muharrem ayının onuncu günü yani Aşura günü şehit edilmiştir. Ehl-i Beyt mektebinin kaynaklarında yer alan bazı rivayetlere göre, Aşura günün Cuma günü olduğu kaydedilmiştir.
    Ancak bu gün miladi şemsi takvimle hangi aya denk geldiğini dakik olarak tespit etmek zordur; çünkü kameri aylar hilali görmeğe dayalıdır. Bu yüzden hesapla çıkarılan kameri ayla gerçek kameri ay arasında fark olabilir. Biz elimizde olan bir bilgisayar programıyla Aşura günün miladi şemsi takvimle hangi tarihe denk geldiğini tespit etmek istediğimizde şöyle bir tarih karşımıza çıktı: 9 Ekim 680 Salı Günü. Bu tarihin, yanlış olduğu yukarıda da işaret edildiği üzere açıktır. Çünkü Aşura günün Salı günü olduğuna göre bir nakile kitaplarda rastlamadık.


    2. Kerbela vakıasını anmada kameri takvimin esas oluşunun sebebi açıktır. Çünkü bu sırf normal bir tören değildir. Bu bir dini görevdir. Bu görevi biz Ehl-i Beyt İmamlarının emri üzere yapıyoruz. Aşağıda bunu ispatlayan bazı hadislere yer vereceğiz. Ehl-i Beyt İmamları da kendi dost ve Şialarına sürekli olarak Hicri Kameri takvime göre Muharrem ayının birinci gününden başlayarak on gün Hz. Hüseyin’in yasını canlı tutmaya her yıl aynı tarihte bu hadiseyi göz yaşlarıyla ağıtlarla anmaya emretmişlerdir. Özellikle Muharrem ayının onuncu günü anlamına gelen Aşura gününün yas ve hüzün günü olarak anılmasını emretmişlerdir. Öyle ki Muharrem ayında Hz. Hüseyin’in yasını anmak her Ehl-i Beyt dostunun bir kimlik ve özelliği durumuna gelmiştir. Bu vakıa 1400 yıl boyunca her yıl dünyanın her yerinde bulunan Şialar tarafından anılmakta, Hüseyin (a.s)’ın yolu ve mesajı tekrarlanmakta, o yola bağlılık kalpten gelen bir aşk ve muhabbet ve gözden akan yaşlarla ortaya konulmakta ve Yezid’in yolu lanetlenmektedi r. Ve bu Şia kültürünün en belirgin can noktasıdır. Bu olmadan zaten şia kendisini asla yaşatamazdı.
    Bir de Muharrem ayında Kerbela vakıasının anılmasın diğer bir nedeni de belki, Yezid ve takipçilerinin ne kadar cinayetçi ve zalim olduklarını göstermektir. Çünkü İslam dininde Muharrem ayında savaşmak haram olduğu kesindir. Ancak Yezit ve ordusu (Allah kıyamet kadar onlara lanet etsin) bu ayda Hz. Hüseyin (a.s)’ı katletmekten geri durmadılar.

    6. Dünyanın başka herhangi bir yerinde Türkiye'deki Aleviler gibi diğer dünya Alevileri namaz kılmıyorlar ve sadece cem ayiniyle mi yetiniyorlar veya onlarda da cem ayini diye bir uygulama var mı?

    Cevap: Alevilikten maksat Şiilik ise şunu bilmelisiniz ki, dünyada var olan Şia'nın mutlak çoğunluğu namaz kılmaktadır. Bunun için nüfusunun çoğunluğunu veya önemli bir kesimini Şia oluşturan ülkelerin durumunu incelemek yeterlidir. Örneğin İran, Irak, Azerbaycan, Lübnan, Pakistan, Afganistan, Bahreyn ve diğer ülkelerde yaşayan Şia kitleleri Ehl-i Beyt mektebinin fıkhı yani İmam Ca’feri Sadık mezhebi üzere namazlarını sürekli kılmaktadırlar. Ehl-i Beyt mektebinde namazın kılınış şeklini ve hükümlerini öğrenmek için bu sitede "Namaz Rehberi" bölümüne bakabilirsiniz.
    Ama maksadınız Şia gruplarından bir kol sayılan Bektaşilik vb. gruplar ise, bunların da temelinde namaz olmasına rağmen (bunun için Hacı Bektaş’ın makalat kitabındaki şeriatın marifete göre konumunu ağacın kökünün meyvesine göre konumuna benzetmesinden ve ağacın meyve verebilmesi için sürekli kökün sağlam olması gerektiğini vurgulamasından ve hem de Hacı Bektaş’ın bağlı olduğu İran’daki horasan seyitlerinin durumundan anlamak mümkündür) ancak bu kolların bu günkü halinde maalesef Ehl-i Beyt’in en çok önem verdiği namaz konusu unutulmuş ve yerine bazı cahilce efsaneler veya namaz adında bazı uyduruk merasimler örneğin yüz-yüze namaz gibi şeyler geçirilmek istenmiştir. Bizce bu, Osmanlının Alevilere her türlü saldırı ve baskıyı caiz göstermek için çeşitli oyunlarla Alevilerin bilgin ve alimlerini öldürerek onları bilgisizlik içerisinde bırakması, onları bilinçli olarak dinden uzaklaştırmaya çalışması ve bunun için onların Türkiye’nin güneyinde yer alan Aliyullahiliğin (Gulatın) etkisi altında kalmalarına zemin hazırlaması sonucu oluşan bir durumdur. Bu oyunlar gerçek Aleviliğin saptırılması ve yıkımı için düzenlenmiştir. Türkiye’deki Aleviliği Horasan erenlerinin ve İmam Rıza aleyhisselam’ın soyundan gelen seyitlerin oluşturduğu bir akım olarak değerlendirdiği mizde ve özellikle Aleviliğin fikir olarak esinlendiği İran’daki Şah İsmail dönemi Şialığa baktığımızda namazın ve diğer şer’i hükümlerin temel bir unsur olarak bu Alevilikte var olduğunu görmekteyiz.


    7. İmam Cafer Buyruğu olarak addedilen "Buyruk kitapları" İmam Cafer Sadık (a.s.) hazretlerine mi aittir veya menşei nedir?

    Cevap: Genelde Türkçe olarak İmam Ca’fer Sadık buyruğu olarak yayınlanan kitaplar hak ile batılın karışımıdır; başka bir ifadeyle İmam Ca’fer Sadık’tan nekledilen sahih hadislerle zayıf hadisler ve bazen bu kitabi oluşturanların kendi hatalı yorumları bir arada bu kitaplarda yer almaktadır. Bu ise söz konusu kitapları Ehl-i Beyt mektebini açıklayan bir güvenilir kaynak olmaktan çıkarır. Sadece bizim bilgimiz çerçevesinde İmam Cafer Sadık buyruğu adı altında yayınlan kitaplar arasında Sabri Hanedanı’nın yazdığı kitap içerik olarak sağlamdır.

    8. Kur'an'da cem ayini ile ilgili bir ayet var mı?
    Cevap: Kur’an Kerim’de cem aini ile ilgili bir ayet mevcut değildir. Hatta hiçbir sahih Ehl-i Beyt hadisinde de bu ain ile ilgili bir hadis yoktur. Bu sadece bir tasavvuf geleneği olarak aleviliğe geçmiştir ve şer’i sağlam bir dayanağı yoktur. Böyle ainleri yaparken Ehl-i Beyt imamlarını rencide edecek Allah’ın haram kıldığı işlerden uzak durmaya özen göstermek gerekir. Eğer bir araya gelip şer’i ölçüler çerçevesinde Ehl-i Beyt İmamlarının faziletleriyle ilgili olarak şiir, hadis veya İmam Hüseyin ile ilgili ağıtlar okunursa bunun sakıncası yoktur.

    9. Cem ayininin menşei nedir?

    Cevap: Cem ayinin menşei hakkında geniş bir bilgiye sahip değiliz. Ancak tasavvuf akımlarında görünen bir çeşit ayin olduğu ortadadır.

    10. Kur'an'da namaz kelimesine karşılık gelen Arapça kelime nedir? Bu kelime Kur'an'da kaç kere geçiyor?

    Cevap: Namaz kelimesinin karşılığı olan "Salat" kelimesi isim kipinde 62 defa (tekil ve çoğul olarak) Kur’an-ı Kerim’de kullanılmıştır. Salat (Salave) kökünden türeyen fiil ve mekan kipi sözcükleri de buna eklersek toplam olarak yaklaşık 90 defa namaz kelimesinin karşılığı olan salat kelimesi Kur’an’da kullanılmıştır. ”


    Biz yine konumuza dönersek İslami bir rütüel olmayan bu 12 günlük orucu’n tarihsel kökleri nereye uzanıyor onu bulmaya çalışalım. Bu orucun gerçek adı ve anlamı nedir? Yas orucu mu? 12. İmam orucu mu? Yoksa Muharrem orucu mu? Kaç gündür 10 mu yoksa 12 gün müdür? Zerdüştlükte kutsal olan 12 sayısının kutsallığın Safaviler üzerinden Anadolu Aleviliğine yansımış olmasın? Bilindiği gibi Kızılbaşlıkta Zerdüşt kökenlidir. Şah İsmail bu ritüelleri İslam’ i bir örtü altında Anadolu Aleviliğine sokmuş olamaz mı? 12 dilimli taç giymesi vs. Çünkü onun yaşadığı çağa (16.yy) kadar Anadolu Aleviliğinde Ne Ali var, ne 12 imamlar var nede Kerbela var. Hatta İmamların soyundan geldiği söylenen Hacı Bektaşı Veli’nin Vilayet-Name adlı kitabında bile ne 12 imamlar ne de Kerbela yoktur. Bu İslam’i motifler Şah İsmail ile birlikte Anadolu Aleviliğine sokulmuştur. Bu oruç MS 962-3 Bağdat’ta devlet meselelerinin Büveyhlileri eline geçmesiyle, Muaviye Peygamberin ailesine haksızlık yapanlara ince bir ima ile ilk üç halife sövme geleneği emredildi. 962. bir sonraki yıl Muizüd-devle (h 945-67) Şii bayramlarını başlattı. Özellikle Haz. Hüseyin’in 680 De Kerbela da katledilmesinin yıldönümü hatırasına Muharremin 10. günü genel yas tutma adeti ve Zilhicenin 18. günü Gadir Hum bayramın kutlanmasına başlandı. (1)

    Görüldüğü gibi bu oruç yas anlamında tarihte ilk kez Kuzey İran’dan gelmiş Buyid Hanedanlığının (Büveyoğulları) hilafetlerini ilan ettikleri (932-1055) tarihte başlamıştır. Safevi hanedanlığının kurucusu Şah İsmail’in 1502 yılında İran tahtına geçmesiyle şii inancı devletin resmi dini olarak bütün ülkeye dayatılmış; Buyidler tarafından Bağdat’ta başlatılan Muharrem ayında yas tutulması geleneği yeniden canlandırılmış ve daha da ayrıntılandırıl mış; ve ilk üç halifeye , Ebu Bekir, Ömer ve Osman’a toplu bir şekilde lanet okuma ve küfür etme uygulaması başlatılmıştır. (2) Yas veya 12. İmamı anımsamak için tutulan bu oruç Büveyoğulları tarafından başlatılmış Şah İsmail ile şekillendirilip Anadolu Aleviliğine sokulmuştur.

    Prof Dr. Bilge Umara göre ise bu orucun 12 imamla ilişkisi yok sadece “Ramazan ayında oruç tutulmasına karşılık, (Kerbela olayının geçtiği) Muharrem ayında, ilk günlerinden başlayarak 12 gün oruç tutulur. (o olayda İmam Hüseyin 12 gün aç susuz kalmış imiş). İftar ve savur yemeğinde dahi et, balık, yumurta yenmez. İçki kullanılmaz, eğlence olmaz. Muharrem 12. gününde aşure pişirilir, oruç sonrasında yenir ve dağıtılır.” (3)

    (*) Gadir Hum. Şiilik Peygamberin son hacından dönerken, kendisine eşlik eden büyük bir kalabalığın huzurunda Hz. Ali Bin Ebu Talibi kendisine halife tayin ettiği yer olan Mekke ve Medine arasında bir pınar, Şiiler Hz. Aliye Hilafet verildiğine inandıkları bu günü ve olayı büyük bir din bayramı olarak kutlarlar.

    1- İslam Tarihi Kronolojisi.(57 0-1000) H.U. Rahman. Birleşik Yayınları. 1995 İstanbul
    2- Kürtler, Türkler ve Araplar. Kuzey-doğu Irak’ta Siyaset, seyhat ve inceleme (1919-1925) C.J. Edmons. Avesta yayınları. 2003 İstanbul.
    3- Türkiye Halkının Ortaçağ Tarihi. Türkiye Türkleri Ulusunun Oluşması. Bilge Umar. İnkılap Yayınları. 1998 İstanbul.
    4- Kentleşen Alevilik - 4 Sosyolog Kamil Fırat'ın araştırması



    Ezeli Doğanay

    alipolat.tr.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Üye Grupları Forumumuz...
    • » 'Diyelim ki Başbakan istifa etti...'
    • » Cihaner: Dehşetle izliyorum
    • » Microsoft-Yahoo işbirliği onaylandı
    • » Zamdan emekliler memnun değil
    • » Yok Artık!!!Elektro nik şehadet...
    • » Bankalar Türk projelerine kredi...
    • » Polisin yüzde 85'i tasfiyeleri...
    • » Trafo kedisi yakalandı
    • » Balyoz avukatları hakkında suç duyurusu

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » OBAMA Mehdi'nin Habercisi mi?
    • » Ünsal Öztürk: Müslüman Münafık,...
    • » Ülkücüler Hazreti Ali'sini arıyor! (Ali...
    • » Hz Aliye Allah diyende kafirdir Hz...
    • » Kırklar Cemi Masalmış...
    • » Şiileşme tehlikeli midir? Kendimizi...
    • » Böyle Aleviliğe, Böyle Muharrem Orucu...
    • » Alevilikte Düşkünlük nedir ne demektir
    • » "Hakk" mı, "Hak" mı?
    • » Alevilik Kaç gruba ayrılır?
    Seke seke geldim ayağım yoktur
    Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
    Kimi kafir olmuş karnısı boktur
    Süzünü süzünü postunda otur.

    Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
    Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
    Muhammet elçisi Ana’dır deyin
    Hak için dergâha niyaza inin.


    Bildiren: Pir Zöhre Ana

  2. #2
    . . .Ete kemiğe büründüm . . . Yunus diye göründüm . . . Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Yaş
    51
    İleti
    3.347
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    '12 Günlük Tutulan Oruç Alevi Orucu Mudur?'
    Evet, Alevi orucudur.
    Alevilerden başka hiç kimse 12 gün oruç tutmuyor.
    Bu orucun kökenini başka kaynaklara bağlamak gerçeği örtmektir.
    Tarihi kaynaklardan çıkarılan bu sonuçlar Aleviliğin yok edilmek için ne kadar çaba gösterildiğini de ortaya koyuyor.
    Alevi pirlerini yok edeceksin, ibadetlerini yasaklayacaksın , çoluk çocuk çukurlara atıp yakacaksın sonra da bu zulmü yapanların yazdığı tarihe inanacaksın.
    Çocukmuyuz biz!
    Zöhre Ana bu yolun piridir.
    Aleviliği öğrenmek isteyenler bu yolun sahibinden öğrenebilir.
    Kaynak diye diye bir taraflarını yırtanların bulacağı bilgiler yukarıdaki gibi olur.
    Bizim hocalarımızın da okuyup anlattıkları bunlardan farklı değil.
    Nedir 12 İmam orucu:
    1- Oruç değil yas-ı matemdir.
    2- Adı Hz. Hüseyin'in Yas-ı Matem Orucudur.
    3- 3 Mart- 15 Mart arasında 12 gün tutulur. (12 gün çile çektiği için.)
    4- 12 İmamlar için tutulan bir oruç değildir.
    5- 26- 28 Şubat'ta 3 gün Hızır orucu tutularak başlanır, ara verilmeden 1- 3 Mart arasında 3 gün Eba Müslüm Yası tutulur, ara vermeden 3- 15 Mart arasında 12 gün Hz. Hüseyin Yas-ı matemi için tutulur. Tamamı 18 gündür.
    6- 16 Mart - 31 Mart arasında Aşure ve et lokması yapılarak sofra kurulup lokma olarak yedirilir. Aşure kapı kapı dağıtılmaz.
    7- 18 gün boyunca cana kıyılmaz, düğün dernek, kız isteme dahi yapılmaz.
    Bu gibi işler 1 Nisan'dan sonra yapılır.
    8- Yas-ı Matem tutanlar mutlaka Aşure ve kurban yaparlar. Yas-ı matem tutmadan Aşure pişirilmez ve et lokması yapılamaz.
    9- Bu yas orucunda su içilmez, elma yenmez, kuşburnu ve madımak yenmez, cinsel hayata ara verilir.
    10- Bu orucun tarihleri sabit olup Ramazanı ve Kurbanı takip etmez. Çünkü bu ulu canların kayba girdiği tarih bu verilen tarihtir.
    11- Kaynak mı? Kaynak yüce evliya Zöhre Ana'dır.
    12- İşine gelmediyse Arap- Emevi çukurunda debelenmeye devam edersin. Aleviliği Zöhre Ana'nın yolunda gidenlere bırakırsın. İnanmadığın bir şeyin satışını yapmaktan vazgeçersin.
    Konu Dogan tarafından (18-11-2010 Saat 21:21 ) değiştirilmiştir.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  3. #3
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    Şırnak
    İleti
    6.787
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Ehlibeytin Yası Matem Günleri-Muharrem Orucu

    Ehlibeytin Yası Matem Günleri

    Yası matem diye bilinen aylar,üç aylardır. Bunlar İmam Hasan’ın gayba girdiği (dünya değiştirmek) Aralık ayında başlar, Hz. Ali’nin gayba girdiği Ocak ayı ve Hz.Üseyin’in gayba girdiği Mart aylarını kapsar.

    15 Aralıkta Hz. Hasan, ikinci eşi olan Ömer’in kızı Ayşe’nin küçük bacısı Eşe’nin hazırlayıp bal şerbetine karıştırdığı zehiri içmiş ve 16 Aralıkta gabya girmiştir. 15–16 Aralık Hz. Hasan’ın yası matem orucu olup, iki gün sürmektedir.

    İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzaklar kurularak Pazartesiyi Salıya bağlayan sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir.

    Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.

    Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.

    “Güzümüzde bazı yörelerde Hızır Orucu diye tutulan 3 günlük oruç aslında Hz. Ali’nin yası matem orucudur.”

    Hz. Ali’nin şehit edilişinden sonra Muaviye tarafından Hz. Üseyin Fırat Nehri kenarında abdest alırken balık ağında Mart’ın 3’ünde yakalanmış, 12 gün işkence gördükten sonra Mart’ın 15’i Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece sabaha karşı saat 05.30’da Hz. Üseyin’in başını ensesinden keserek katletmişlerdir .

    Hz. Üseyin katledildikten sonra Ehlibeyt ve Ehlibeyt’i sevenler çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır.

    Şubatın 26’sından başlayarak üç gün Hızır orucu tutulur.

    Mart ayının 1-2-3’ü Eba Müslüm’ün yası matemi diye bilinir. Annesi Yeter Ana’nın Kırıkkale’nin Keskin kazasında yatan Haydar Sultan için tuttuğu oruçtur.

    “Üç ayların sebepleri, bu gerçeklerin peş peşe şehit düşmesindendir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgiler Zöhre Ana’nın “Ali Pirimdir Yolu Bizimdir” adlı 3. kitabında mevcuttur.” ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...])

    “ŞUBAT 25’i 26’ya BAĞLAYAN GECEDEN” MART AYININ 15’I AKŞAMINA KADAR KESİNTİSİZ OLARAK 18 GÜN YASI MATEM TUTULUR.

    ŞUBAT 26’SI İLE MART 15’I ARASINDAKİ YASI MATEMDE;

    SU İÇİLMEZ
    ELMA,
    KUŞBURNU,
    MADIMAK OTU YENİLMEZ.
    MART’IN 3’ÜNDEN İTİBAREN KURBAN KESİLMEZ.

    Zöhre Ana’nın bildirdiğine göre kirli kirli ibadet olamaz ve temizlik insanın hem özünde hem de bedeninde olması gerekmektedir. İman temizliğinin yanı sıra beden temizliğinin de önemi büyüktür.

    Yası matem tutulurken gece mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sabah saat 4’ten sonra yeme-içme kesilmeli ve iftar akşam saat 6’da yapılmalıdır. Sahura kalkılmadan oruç tutulamaz. Yemek yenmese dahi sahura kalkılmalı, abdest alıp niyetlenilmeli, yine iftar vakti abdest alınarak bu gerçekler yüzü suyu hürmetine dilekler tutularak oruç açılmalıdır.

    Orucun HURMA veya ÜZÜM ile açılması sevaptır.

    Hz. Üseyin defnedildikten sonra can yemeği olarak aşure çorbası yapılmış ve Hz. Üseyin’in canı için yedirilmiştir.

    AŞURE ÇORBASINA KATILACAK MALZEME LİSTESİ

    YARMA
    ŞEKER
    FINDIK
    CEVİZ
    FASULYE
    NOHUT
    ELMA
    ÜZÜM
    KARABİBER,TUZ,T ARÇIN
    KARANFİL
    SU
    HURMA
    18 gün yası matem orucu tutulduktan sonra kurban kesilir. Kurbanın sulu yemeği yapılır. Aşure pişirildikten sonra Ehlibeyti sevip sayanlar ve bu lokmaya layık olanlar eve davet edilir, abdest alınarak dilekler tutulur ve lokmalar yenir. Lokmanın bir tanesi bile Hak katında çok üstün olduğu için kesinlikle milletin ayağına götürülerek kapı kapı dağıtılmamalıdı r.

    Her On iki İmamlar adına ait olan çorba, aşure değildir. Aşure, sadece İmam Üseyin adına can ekmeği olarak verilen lokmadır.

    Oruçsuz, kurbansız, kan akmadan aşure çorbası yapılamaz ve kapı kapı dağıtılması günahtır. Bizzat kendi evlerinde pişirilip inançlı ve saygı duyan insanlara kısmet edilir. Çünkü çok kutsal bir ibadettir. Kendi ailelerinde ne kadar değeri varsa, onlardan üstün, insanlık adına can cömertliği yapan, Allah yoluna can veren Şahımız olduğu için saygılı olarak bu ibadetimizi yerine getirmeliyiz.

    10 KASIM ile 1 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA YASI MATEM AYLARI OLDUĞU İÇİN NİKÂH KIYILMAMALI, DÜĞÜN YAPILMAMALIDIR.

    18-19-20 Ocak Hz.Ali’nin Yâs’ı Matemi
    26-27-28 Şubat Hızır Yâs’ı Matemi
    1 – 2 – 3 Mart Eba Müslüm
    4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15 Mart Muharrem ayı. Hz.İmam Hüseyin’in Yâs’ı Matemi
    16 Mart – 31 Mart Aşure Çorbası Günleridir
    15 Nisan İsmail Peygamber’in Doğum Günüdür.
    Helva verilir.
    10 Mayıs – 11 Mayıs Hıdır – İlyas Yâs günüdür
    15 Temmuz ismail Peygamber’e kurban indiği gündür
    10 Kasım Atatürk’ün Yâs günüdür
    15 Aralık – 16 Aralık Hz.İmam Hasan’ın Yâs’ı Matemi
    Not: 26 Şubat – 15 Mart arası Yas’ı matem günleri kesintisiz tutulacaktır.

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


LinkBacks (?)

  1. 10-04-2014, 12:46

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 5 users browsing this thread. (0 members and 5 guests)

Benzer Konular

  1. Alevi Köyleri
    By Ali Haydar in forum Alevi Köyleri, Aşiretler, Ocaklar
    Cevaplar: 23
    Son İleti: 02-10-2014, 11:56
  2. Alevilerle İlgili Dehşet Rapor
    By Şaduman in forum Alevi Haber
    Cevaplar: 2
    Son İleti: 14-05-2010, 12:01
  3. Alevi partisi nerden çıktı?
    By haydarsultan in forum Alevi Haber
    Cevaplar: 1
    Son İleti: 18-02-2010, 16:54

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.