8. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var BirinciBirinci ... 678
Gösterilen Sonuçlar: 71 ile 78 ve 78

Konu: Yezit nedir? Yezit ne demek?

  1. #71
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.553
    Ettiği Teşekkür
    60
    55 mesaja 61 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    Bugün için yezit, Pir Zöhre Ana'ya sırtını dönen, Ona iftiralar atarak karalamaya çalışan, Onun gösterdiği yolun tersine giden, çıkarları için Onun kapısına gelen, Onun kapısına gelip nankörlük eden, Onda gördüğü güzelliklere rağmen inkar gelen soysuzlara denir...

    Lanet olsun yezide, yezit soyuna ve onun gibi soysuzlara...
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  2. #72
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.912
    Ettiği Teşekkür
    118
    222 mesaja 274 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Thumbs down Yezit kimdir,Ne demek?

    Yezit kimdir,Ne demek?

    Yezit, Ehlibeyte düşmanlık yapan ve Hakikat Kur'anını ele geçirmek için yüce peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa'nın gözünün nurları Hz.Hasan, Hz.Üseyin ve Şahı Merdan Hz.Ali'yi 3 ay içinde şehit eden, insanlıktan nasip almamış bir şeytan dölüdür.

    Yezidi aklamaya,paklamaya çalışanlar da kuşkusuz aynı suça iştirak etmiş gibi suçludur. Peygamber soyuna kılıç çekmek ve peygamber soyunun kanını akıtmak affedilebilecek bir durum değildir !!!

    Söz de İslam adı altında yayım yapan bazı mecralarda okuyorum "Yok efendim ölmeden evvel namaz kıldı ve Allahétan af diledi" gibi yazılar mevcut. Aklınızı başınıza alın ey Müslüman gardaşlarım. Yarın bir gün peygamberimiz bunun hesabını sorar sizden...
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  3. #73
    Yeni Üye hurti117 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    25-12-2018
    Mesajlar
    21
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    3

    Standart

    Bilgilendirme için teşekkürler.

  4. #74
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    30-11-2018
    Yaş
    47
    Mesajlar
    11
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Beyler ve bayanlar, lütfen element uydurmayalim, dogadaki elementler Nils ve Bor tarafindan belirlendi yeterince(bilim adamlaridir, bilginize). Yezit sunni kani ve irkindan olana söylenir alevi cevrelerinde, yani herhangi bir inanc ile degilde irk ile baglantisi vardir yezitin. Eger bir insan sunniler tarafindan dünyaya getirilirse, derhal yezit olur ve bunu ne yasami boyunca gösterdigi iyi ahlaki veya iyi niyetli düsünceleri degistirmez. Bakin, burada yok bilmem yezit sunu bunu düsünendir diye element uydurmayin: alevilik geleneginde yezit ve yabanci kelimelerinin sadece irksal baglamlari vardir, düsünsel degil. üstün ari tanrisi Odinin selami üzerinize olsun sayin alevi yurttaslarim.

  5. #75
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    9.912
    Ettiği Teşekkür
    118
    222 mesaja 274 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alıntı ahmetverem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Beyler ve bayanlar, lütfen element uydurmayalim, dogadaki elementler Nils ve Bor tarafindan belirlendi yeterince(bilim adamlaridir, bilginize). Yezit sunni kani ve irkindan olana söylenir alevi cevrelerinde, yani herhangi bir inanc ile degilde irk ile baglantisi vardir yezitin. Eger bir insan sunniler tarafindan dünyaya getirilirse, derhal yezit olur ve bunu ne yasami boyunca gösterdigi iyi ahlaki veya iyi niyetli düsünceleri degistirmez. Bakin, burada yok bilmem yezit sunu bunu düsünendir diye element uydurmayin: alevilik geleneginde yezit ve yabanci kelimelerinin sadece irksal baglamlari vardir, düsünsel degil. üstün ari tanrisi Odinin selami üzerinize olsun sayin alevi yurttaslarim.
    Ünlü bir düşünür der ki: Yav he he

    Felsefe okuyan biri olarak Felsefe'ye saygım vardır ama Dünyayı filozofların kurmadığına inananlardanım !!!

    Allah'ın sesini bizlere ulaştıran peygamber ve evliyaların sözlerine göre "Alevinin de Yezidi vardır Sünninin de"

    Yani, nefsine uyup Hakkı bilmeyen, Peygambere ve evliyaya buğz eden kim olursa olsun Yezitten farkı yoktur.

    Evet tarihte bir kişi olarak geçer Yezit ama Pir Sultan Abdal'ı Osmanlı Sarayına ispiyonlayan Alevi Hınzır paşanın Yezitten ne farkı var !..
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  6. #76
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    30-11-2018
    Yaş
    47
    Mesajlar
    11
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    kardesim senin bunlara kaynagin nedir? Bu söylediklerine herhangi ispat niteliginde kaynak varsa sun lütfen. Güzel kardesim, yezit
    ve yabanci kelimeleri 500 yildir sunniler icin kullanilmis, bu 500 yil icerisinde bunun aksini ispat edecek herhangi delilin yok.yahu, alevi toplumuna yapilan katliamdan ötürü ben bir sunni dölü olarak özür diliyorum, ama özürü kim takar. Ne de olsa yezit tohumuyum. Sidik yarisi ne de olsa mesele. Selametle kardesim....

  7. #77
    Forum Gönüllüsü SuLTann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    6.578
    Ettiği Teşekkür
    57
    284 mesaja 330 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Evliyalara sırt dönen, kerametlerine dudak büken, Hak kapısına tirit için giden, yaşadığı kerametlere rağmen kör itlik yapan, kendi çıkarı için Evliya'ya çamur atan , menfaat peşinde koşan, nefsinin kölesi olmuş mahluktur, YEZİT !
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  8. #78
    Üyemiz
    Üyelik Tarihi
    13-05-2015
    Mesajlar
    85
    Ettiği Teşekkür
    5
    1 mesaja 1 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    6

    Standart

    Yezîd Kimdir?


    Hüseyin'in tam anlamda tam karşıtı ise Yezîd'dir.

    Yezîd; kötülüğü, yalanı, düzenbazlığı, kirlenmişliği, kokuşmuşluğu, zulmü, despotizmi, nekesliği ve namertliği temsil ediyor.

    Yezîd; kanun-kural bilmez, hak-hukuk tanımaz, ayyaş ve sarhoş birisiydi.

    Yezîd; hainlik, hilekârlık, iki yüzlülük, serserilik ve hayâsızlık gibi özellikleri geçmişlerinden miras almıştı. Hatta tarihçiler şöyle derler:

    “Yezîd, babası gibi taş yürekli ve gaddar birisiydi; ama onun gibi kurnaz değildi. Bu yüzden, acımasız ve hain uygulamalarına yumuşak diplomatik kılıflar uydurmakta pek mahir değildi. Düşük karakteri ve seviyesiz ahlâkı, onda şefkat, adalet, sadakat ve diğer insani-İslami erdemlerden eser bırakmamıştı.”

    O dönemin tarihini irdeleyip İmam Hüseyin (a.s) ve Yezîd'i tanıyanlar; Hüseyin'in, onun için zikrettiklerimizden daha yüce olduğunda ve Yezîd için söylediklerimiz de (hissiyatımızın ifadesi olmayıp) Yezîd'in bu anlatılanlardan çok daha rezil birisi olduğunda hemfikirdirler.

    Yezîd, sadece peygamber ailesine zulmetmekle kalmamış, Peygamber'in mescid ve mezarını, ashabının kanıyla kızıla boyamış, ırzları da dâhil, Peygamber ashabının her şeyini askerlerine mubah kılmıştı. Bununla da kalmayıp Allah'ın beyti, Müslümanların kıblesi Kâbe'yi mancınıkla taş yağmuruna tutup ateşe vermişti.

    Ve Yezîd; kalbi Resulullah'a (s.a.a) yönelik kin ve buğz ile dolu olan birisiydi. Bedir'de öldürülen müşrik dedelerinden dolayı bu kini besliyordu. Peygamber'in tertemiz Ehl-i Beyt'ini kılıçtan geçirdikten sonra Peygamber'den intikam aldığı için mutlu ve sevinçliydi. Tahtına kurulmuş, müşrik atalarının hazır olup intikamlarının nasıl alındığını görmelerini arzuluyordu ve pervasızca şarabını yudumlarken Abdullah b. ez-Zeb'arî’den iktibas ettiği şiir küstahça ağzından dökülüyordu:

    Keşke Bedir'deki büyüklerim olsalardı da görselerdi

    Hazrec'in, ok ve mızrakların isabetinden nasıl inlediğini

    Haykırırlardı ve sevinçten gözyaşı dökerlerdi

    Sonra derlerdi ki: Yezîd! Elin dert görmesin.

    Onların ileri gelenlerinden ulularını öldürdük

    Bedr'in karşılığı olarak, böylece denge sağlandı

    Haşimoğulları mülk ile oynadılar.

    (Yoksa Haşimi Muhammed’e Allah’tan) Ne bir haber gelmiş, ne de vahiy inmiştir

    Handef'ten olmayayım (soysuz olayım), eğer intikam almazsam

    Yaptıklarından dolayı Ahmed'in (Muhammed’in) soyundan.

    Şimdi acaba, bu sözleri söyleyen biri Müslüman olabilir mi?

    Yezîd Nasıl Hükümdar Oldu?

    Kötülük timsali böyle bir zalim -hem de Peygamber (s.a.a) ashabının yaşadığı bir çağda- nasıl oldu da Müslümanların başına hükümdar olarak musallat oldu? Bu sorunun cevabını şöyle özetleyebiliriz:

    Yezîd'in babası Muaviye, ikinci halife tarafından Şam valiliğine atandı. Gün geçtikçe güçlenen Muaviye, kendi kabilesinden üçüncü halife Osman döneminde, gücüne güç katarak başına buyruk bir devlet haline gelmişti.

    Bu tür valilerin zalimce icraatları ve yolsuzlukları yüzünden üçüncü halife öldürüldü. Hz. Ali (a.s) zorla hilafete getirildi.

    Hz. Ali (a.s) , hükümet programının bir paragrafında haksız kazanç, yolsuzluk ve kamuya ait menkul ve gayri-menkul malları kanunsuz yollardan ele geçirenlerden, bu malları hazineye / beyt'ül mala geri döndürmekte titiz ve kararlı olduğunu şu cümlelerle ifade ediyordu:

    “Allah'a yemin ederim ki bu mallarla evlenme veya hizmetçi almada harcananları bile tesbit ettiğim an Beyt'ül Mal hazinesine geri döndüreceğim. (Bu adil paylaşımdan kimse sıkılmasın) Şüphesiz adalette herkes için genişlik, rahatlık vardır. Adaletten sıkıntı duyan kimse, kendisine yapılacak cevrin (haksızlığın) daha sıkıcı olduğunu unutmamalıdır. (Adalet bir gün ona da lazım olur.)”

    Hz. Ali, adaletin ancak adil kadrolarla ikame edileceğine inanıyordu. Bunun için, kirlenmiş kadroları tasfiye edip yerine pırıl-pırıl kadrolarla ülkeyi yönetmeyi önemsiyordu.

    Zamanın siyasetçileri, bir müddet bu kadrolarla devam etmesini, özellikle Muaviye'ye dokunmamasını, tasfiye işlemini zamana yaymasını İmam Ali'ye tavsiye ediyorlardı.

    Oysa İmam Ali, siyasi oyunlarla iktidarını uzatmaktansa, iktidarı tehlikeye atma pahasına ilkeli ve hayatı pahasına bile adil kalmayı tercih ediyordu ve bunlardan asla ödün vermemeğe kararlıydı.

    Hükümet programı öyle, yönetim anlayışı da böyle olunca, devlet imkânlarından servet toplamaya alışmış güç odakları adalet ve eşitliği esas alan bu anlayıştan huzursuz oldular. İmam Ali’ye kendilerine önceki hükümetler döneminde tanınan ayrıcalıkların devam etmesi konusunda baskı yapmaya başladılar. Ali adalet, eşitlik ve hürriyeti esas alan İslami yönetim biçiminden taviz vermeyince; biatlerini bozup İmam Ali'ye karşı savaş başlattılar. Savaşlar birbirini izledi. En sonunda Ramazan ayının 19. gününün sabah namazında kendisini öldürmeğe gelen Abdurrahman b. Mülcem adındaki teröristi fark etmesine rağmen, daha suç işlememiş birinin özgürlüğünü, namazı bitirinceye kadar olsun sınırlamayı İslami hukuk anlayışına sığdıramadı ve ne yazık ki Ali hukuk ve adalet anlayışının kurbanı oldu. Başına aldığı kılıç yarası neticesinde ancak üç gün yaşayabildi.

    Kendisine ne yedirseler katiline de onu yedirmelerini, ona işkence etmemelerini, bu cinayetten dolayı taşkınlık yapmamalarını ve adaletten şaşmamalarını vasiyet etti ve öyle de oldu.

    Hz. Ali'den sonra halk Hz. Hasan'a biat etti. Bu arada çıkarcı güç odakları Muaviye etrafında kenetlenmiş, merkezi hükümete karşı savaşa devam ediyorlardı.

    Bir yandan kendi askerlerinde gördüğü savaşa karşı isteksizlik, bir yandan iç kargaşayı fırsat bilip hücuma geçerek İslam devletini kökten yok etmeyi amaçlayan dış tehdit ve diğer yandan gözünü iktidar hırsı bürümüş Muaviye’nin pervasızlığı; en büyük kaygısı İslam devletinin bekası olan İmam Hasan’ı sulha mecbur bırakmıştı.

    İktidar uğruna İslam'ın kökten yok olmasına gönlü razı olmazdı. İmamet sorumluluğu da buna izin vermezdi. Bunun için bir kısmını aşağıda zikredeceğimiz şartlarla iktidarı Muaviye'ye bırakarak iç savaşa son verdi. Sulh özetle şu şartlara bağlanmıştı:

    Muaviye, bütün İslam dünyasına hükümet ederken Allah'ın Kitabı ve Peygamber'in sünnetine uygun amel edecek, geçmişin düşmanlığı geleceğe taşınmayacak, Peygamber hanedanına karşı gizlide ve açıkta hileye başvurmayacak, Ali'ye sövmek ve sövdürmekten vazgeçecek, kimseye kötülük etmeyecek ve yerine veliaht tayin etmeyecekti.

    Muaviye bu şartlara uyacağını Allah'a ahdediyordu. Ama ne yazık ki, kendisinin de imzaladığı bu şartların hiçbirine Muaviye sadık kalmadı. İcraatında ne kitaba ve sünnete uydu, ne düşmanlığa son verdi, ne Ali'ye sövüp sövdürmekten, ne de Ehl-i Beyt'e karşı hile ve entrikadan vazgeçti. Bilakis ırkçı, despot, bir zulüm ve entrika düzeni kurup, İmam Hasan'ı zehirleterek şehit etti. Kendisinden daha rezil, ayyaş ve sarhoş olan oğlu Yezîd'i veliaht tayin etti. Daha kendisi hayatta iken, Yezîd için kiminden çıkar karşılığı, kiminden tehditle bîat aldı. Böylece kendi sağlığında oğlu Yezîd'i İslam ve Müslümanların başına musallat etti.

    Yezîd'in Yaptıkları

    Yezîd, üç senelik meş’um hükümetindeki üç korkunç cinayet işledi:

    Yezid, iktidarının ilk meş’um icraatı olarak başta İmam Hüseyin olmak üzere Peygamber hanedanının erkeklerini sadık yarenleri ile birlikte günlerce muhasara altında aç susuz bırakıp sonra da ok, mızrak ve kılıçla katletmiş, Peygamber kız ve gelinlerini kesik başlar ile birlikte şehir şehir gezdirip halka teşhir etmiştir.

    İkinci meş’um icraatı Peygamber’in Medine’sini istila edip Peygamber’in mescid ve mezarını ashabının kanıyla boyamış ve onların namusları da dahil her şeylerini askerlerine mubah kılmıştır. Tarihe Harre faciası olarak geçen bu hadisede on bini aşkın sahabi ve tabiin kılıçtan geçirilmiş, binlerce kız ve kadının ırzı kirletilmiştir.

    Üçüncü ve son meş’um icraatı ise Mekke ve Kâbe’yi mancınıklarla yakıp yıkmak olmuştur ve daha ordusu Mescid-i Haram’da Müslüman kanı akıtmakla meşgulken Yezid'in yatağında kömürleşerek öldüğü haberi gelmişti.

    Kaynak: zeynebiye.com/yezd-kimdir-_h82178.html

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.