alevi köyleri,alevi ünlüler,alevi türküleri,alevi nedir,alevi sözleri


Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 7 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree9Likes

Konu: Aleviler Kaç Gruba Ayrılır ?

  1. #1
    Forum Gönüllüsü SerkanDgn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22-03-2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    27
    İleti
    3.792
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart Aleviler Kaç Gruba Ayrılır ?

    Alevîler kaç gruba ayrılır?

    Kelime anlamı itibarıyla Alevî Hz. Ali’yi seven ve Ona mensup olan kişi demektir.

    Hz. Ali’yi sevenler başlıca iki gruba ayrılır:

    1- Hasbi ve samimî taraftarlar
    2- Siyasî taraftarlar.

    Bunlardan birincisi ona (ra.) Allah için muhabbet göstermişlerdir . Bu muhabbet sâfi net ve durudur. Kaynağını dinî esaslar oluşturur. Bu samimî taraftarlar Hz. Ali’ye iki açıdan yönelir. Birincisi Hz. Ali’nin yüksek kemalâtı ve üstün meziyetleridir. Onun fazilet ve olgunluğu takvâ ve ubudiyeti müminlerin kalp ve dimağlarında muhabbet ve takdire dönüşmüştür. İkincisi Hz. Ali’nin (ra.) Ehl-i Beyt -Peygamber Efendimizin (asm.) evlat ve torunları- zincirinin temsilcisi olmasıdır. Müslümanlar o silsilenin başı olan Hz. Ali’ye (ra.) samimî bir muhabbet ve derin bir saygı göstermektedirl er.

    Bu iki cihetten kaynaklanan muhabbet Kur’an ve Sünnet çizgisine uygundur. Dine gölge değil vesile olmaktadır. Meşrûdur akla yakındır. Fıtri hasbi ve samimîdir. Hz. Resulüllah (asm.) gelecekte ortaya çıkacak fitne ve fesatlarda Hz. Ali’yi (ra.) ümmet nazarında suçlamalardan korumak için onun kemalât ve üstünlüklerine önemle dikkat çekmekte:

    “Ben kimin dostu isem

    Ali de onun dostudur.”
    “Ali’yi yalnız müminler sever ona yalnız münâfıklar düşmanlık eder.”
    “Ben size iki şey bırakıyorum: Kur’an ve Ehl-i Beyt’im. Bunlara yapışırsanız kurtulursunuz.” gibi hadis-i şerîfleriyle bu iki unsurun önemini belirtmektedir.

    Hz. Resulüllah’ın bu övücü beyanları onun erdemine bir delildir. Peygamberin bu emrinden dolayı başta Sahabe-i Kirâm olmak üzere bütün Müslümanlar Hz. Ali’ye ve Ehl-i Beyt’e teveccüh göstermişler ve o yüce silsileyi samimî olarak sevmişlerdir. Bu anlamda Hz. Ali’yi sevmek dini sevmek Hz. Peygamberi (asm.) sevmek demektir.

    İkinci grup taraftarlar ise onu siyasî anlamda sevenlerdir. Bunlar arasında ciddi bir hedef birliği yoktur; her biri ayrı bir sebeple Hz. Ali’ye taraftarlık gösterirler.

    Bilindiği gibi siyasî tercih ve taraftarlığın kendine mahsus bir mantık ve bir hedefi vardır. Genellikle siyasî faaliyetler ister istemez siyasî varlığın oluşmasına ve devamına hizmet edebilecek farklı yönlendiriciler in emir ve kontrolüne girer. Bilhassa siyasî tansiyonun yükseldiği zamanlarda siyasî faaliyetler içerisinde taraftarlık menfaat rekabet kıskançlık kin haset hırs soy-sop taraftarlığı gibi hisler şiddetli ve acımasız bir biçimde ortaya çıkar. Sosyal hayatta bir çatışma iklimine girilir. Provokatörleri ve hareket noktaları birbirinden farklı birçok fikirler aynı hedefte birleşebilir. Siyasi taraftarlık şekil ve görünen hedefler açısından bir birlik ruhu gösterirken gerçek cephesiyle yani gaye ve niyet itibariyle birbirinden farklı ve dağınıktır. Siyasi taraftarlar bir yığını andırır. Bu yığında farklı konumdaki ekoller gruplar mevcuttur. Genelde her grup her siyasî ekol kendi amacını gerçekleştirmek için siyasî kitleye güç ve kuvvet katar. Bu sebeple siyasî tercih ve tarafgirlikte fikri ve hissi bir uygunluk söz konusu değildir.

    Bu tespitler çerçevesinde Hz. Ali’ye (ra.) taraftar görünenlere baktığımızda hedef ve gayeleri değişik birçok siyasî gruplar görürüz. Bu gruplar ana hatlarıyla beşe ayrılır:

    Birinci grup: Hz. Ali’nin (ra.) siyasî taraftarları içinde birinci grubu İslâmî ölçülerde oldukça taşkın ve bağnaz ve o derecede dar görüşlü ölçüsüz insanlardı. İçlerinde sahabeden hiç kimse yoktu. Bunlar Sıffin savaşından sonra Hakem olayında Hz. Ali’ye karşı çıkarak onun ordusundan ayrıldılar. Hz. Ali’nin (ra.) hakemi kabul etmesini küfür olarak kabul ettiler. Onu çok ağır bir şekilde suçladılar. Bunlara göre Hz. Ali (ra.) hakemi kabul etmekle dinden çıkmıştı. Bu grup Hz. Ali’nin ordusundan huruç ettikleri için kendilerine “Haricîler ” ismi verildi. Haricilerin ortaya çıkması ile İslâm tarihinde yeni bir fitne ve fesat grubu teşekkül ediyordu. Hz. Ali bir ordu hazırlayarak Haricîlerin üzerine yürüdü ve onlara Nehrevan’da büyük kayıplar verdirdi.

    Bu birinci grup Hakem olayına kadar Hz. Ali’yi taşkın ve ölçüsüz bir surette sevdikleri halde bu olaydan sonra onun en büyük ve amansız düşmanı kesilmişlerdir.

    İkinci grup: Hz. Ali’nin taraftarları içinde ikinci grup münâfıklar ve Yahudi dönmeleriydi. Bunlar iki yüzlü dessas ve karanlık ruhlu insanlardı. “Hz. Ali’ye muhabbet” ve “âl-i beyt sevgisi” gibi mâsum bir fikrin altında gerçek yüzlerini gizliyorlardı. Halkın içinde takiyye yapıyor Müslümanlar arasında fitne çıkartıyor sürekli sapık fikirler üretiyorlardı. Bunların amacı İslâmiyet’i içten yıkarak inanç ve itikatları sarsmak Müslümanları birbirlerine düşürüp ayrılık çıkarmaktı.

    Üçüncü grup: Emevîlerin ırkçı idarelerinden rahatsız olarak Hasan ve Hüseyin Efendilerimizin yanında yer alan gruptur. Bilindiği gibi Emevîler başa geçince icraatlarında birinci derecede ırkçılığı esas aldılar; saltanatlarını Arap milliyetçiliği üzerine binâ ettiler. Irkçılığın adalet ve hakperestliği yıkma ve bozma karakteri Emevîleri diğer kavimlere karşı gayet katı sert ve acımasızca davranmaya yönlendirdi. Bu ise diğer kavimlerde rahatsızlık meydana getirdi. Diğer taraftan Emevî saltanatındaki aşırı israf ve gösterişle de ikinci bir huzursuzluk kaynağı oldu. Emevîlerin bu ölçüsüz ve sorumsuz faaliyetlerinde n rahatsız olan diğer kabile ve aşiretler onlardan intikam almak için Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e taraftarlık gösterdi ve Onların ordusunda yer aldılar.

    Dördüncü grup: Bu grubu İranlılar oluşturur. Hz. Ali ve Âl-i Beyt sevgisi İranlılarda ekseriyet itibariyle çok farklı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sevgi Kur’an ve Sünnet’in düsturları dışında aşırı ve ölçüsüzdür. Öyle ki bugün dahi İran’da günlük hayatta düğün ve şenliklerde dinî toplantılarda bu ölçüsüz sevgi etkisini sürekli olarak göstermektedir. Sazlı sözlü toplantılarda on dört asır önce Ehl-i Beyt’in başına gelen o elîm fâcialar için gözyaşı dökülmekte bu fâcialar bahane edilerek sahabelere devamlı kin ve düşmanlık beslenmektedir. Bu törenler özellikle Muharrem ayında sıklaştırılır; bu vesile ile ruhlarda ve kalplerde intikam hisleri yeniden filizlendirilir ve halkın şuuraltına enjekte edilir.

    Beşinci grup: Bu grup üç zihniyetin taraftarlarında n oluşmuştur. Bunlar “İran’daki Mecusî dininin reis ve ruhanileri” “İran’daki ırkçılar” ve “eski saltanat hanedanın mensupları”dır. Mecusî reis ve ruhânileri inançları İslâm’ın karşısında eridiği ve kendileri de cemiyet bünyesinde eski itibarlarını kaybettikleri için her hâlükârda İslâm’dan intikam almanın fırsatını kolluyorlardı.

    Hanedan mensupları ise binlerce yıllık saltanat ve övünç kaynakları İslâm ile yerle bir olduğundan köle olarak baktıkları ve çıplak telâkki ettikleri köylü Arapların kendilerine hükmetmelerini kat’iyen hazmedemiyorlar dı.

    İran ırkının üstünlüğünü kabul eden ırkçılar ise İslâm kültürü ile eski örf ve âdetlerinin bir anda sökülüp atılmasından son derece rahatsızdılar.

    Bu üç zihniyetin mensupları istisnalar bir tarafa bırakılırsa genelde İslâm’dan intikam almak için şeklen Müslüman oldular İslâm’ı içten yıkmanın plânlarını yaptılar ve bu gaye etrafında birleştiler. (İbn-i Hâzım Fi’1-milel Ve’1-Ahvâ Ve’n-nihâl II. 115 1975 Beyrut.)
    duslerforum.org

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Yahoo'yu kızdıran teklif
    • » Sivas kongresinin 94'üncü yılı
    • » Atatürk-Mal Varlığı-Özel Yasa
    • » İtin ölümü yaklaşınca....
    • » Kılıçdaroğlu'nd an yeni vaat
    • » Nedir Bu Türkler ?
    • » Erbakan ile Saadet arasında çatlak mı?
    • » Belçikalı bile...
    • » Keşke bunları önceden bilseydim...
    • » zöhre anaya gidipte muradını...

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » "Hz. Muaviye (ra)’nin" oğlu...
    • » Alevileri sevmeseniz de olur!
    • » Alevilerin %97 si HAYIR dedi
    • » Hz. HÜSEYİN’İN HAYATI
    • » Mum Söndü İftirası
    • » İnanç Bakımında Alevi-Sünni...
    • » İzzettin Doğan: Biz Zaten Atatürk...
    • » Allah birdir diyoruz aliyide allah...
    • » Şamanizmin ve Zerdüştlüğün Aleviliğe...
    • » Ali Bizden degil bizde Aliden...
    Seke seke geldim ayağım yoktur
    Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
    Kimi kafir olmuş karnısı boktur
    Süzünü süzünü postunda otur.

    Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
    Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
    Muhammet elçisi Ana’dır deyin
    Hak için dergâha niyaza inin.


    Bildiren: Pir Zöhre Ana

  2. #2
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    42
    İleti
    2.040
    Tecrübe Puanı
    31

    Standart

    Aleviler ikiye ayrılır...

    Zöhre Ana'nın yoluna giden Aleviler,

    Ve diğer Aleviler...

    Diğer Aleviler de yine kendi aralarında bir sürü kola ayrılmaktadır.
    Konu adgan tarafından (21-01-2010 Saat 21:10 ) değiştirilmiştir.
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  3. #3
    Forum Gönüllüsü SvmDoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15-03-2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    37
    İleti
    1.268
    Tecrübe Puanı
    25

    Standart

    Aleviler beşe ayrılır;
    1. Cem ibadetinde içip içip kendinden geçerek demimizi aldık diyerek kutsal ibadetimizi hiçe sayanlar.
    2. Alevi doğup camiden ayrılmayanlar
    3. Rüzgar ne tarafa eserse o tarafa dönen dönek rüzgargülleri.
    4. En acınası olanları da bir ot misali hiçbirşeye inanmayan ateistliği modernlik kabul edenler
    5. Bence en örnek alınması gereken Aleviler ise Hak,Allah,Muham met,Ali yolunda Pir Zöhre Ana'nın ilminde ışığında aydınlananlardı r.
    Konu SvmDoğan tarafından (21-01-2010 Saat 23:38 ) değiştirilmiştir.
    Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

    Mustafa Kemal Atatürk

  4. #4
    Forumla Özdeşleşmiş N A S İ P - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu yer
    Türkıye
    İleti
    4.235
    Tecrübe Puanı
    33

    Standart

    Alıntı SvmDoğan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aleviler beşe ayrılır;
    1. Cem ibadetinde içip içip kendinden geçerek demimizi aldık diyerek kutsal ibadetimizi hiçe sayanlar.
    2. Alevi doğup camiden ayrılmayanlar
    3. Rüzgar ne tarafa eserse o tarafa dönen dönek rüzgargülleri.
    4. En acınası olanları da bir ot misali hiçbirşeye inanmayan ateistliği modernlik kabul edenler
    5. Bence en örnek alınması gereken Aleviler ise Hak,Allah,Muham met,Ali yolunda Pir Zöhre Ana'nın ilminde ışığında aydınlananlardı r.


    Bencede ikiye ayrılır, 1- 4 kadar olanlar 1rinci bölüm ve ikincisi bölüm 5 gerçeklere , hakıkata inanlar ve bu yolu gidenlerdir.



    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

  5. #5
    Forum Gönüllüsü FadimeBK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28-03-2008
    İleti
    2.509
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart

    Alevilerden önce sünnilik kaça ayrılır diye soralım.

    Önce büyük mezhep denilerek mezhep kabul edilenler 4'e ayrılır.
    Hanefilik,Şafil ik,Hanbelilik,M alikilik

    Daha sonra bu mezheplerden Türkiye'de olan 2'si yani Hanefilik ve Şafi'lik kendi aralarında cemaatlere ve tarikatlara ayrılır.

    Ayrıca Hanifilikte örneğin orucu,abdesti bozan şey Şafilikte bozmaz.

    Hani HAK YOL bir tane olduğu için bu kadar yoksa daha çok olurdu yani

    İSTANBUL-KAYSERİ -DÜZCE-ANKARA
    Kadiri Muhammediye

    Kadiri tarikatı kökenli Muhammediye kolu İstanbul, Ankara, Kayseri ve Düzcede güçlü. Lideri Şeyh Seyyid lakabını kullanan Muhammed Ustaoğlu. 1987de imamlıktan emekliye ayrılan Ustaoğlu, İstanbulda yaşıyor. Kendisinden sonra yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan oğlu Muhittin Ustaoğlu da Diyanet İşlerinde görevli, Düzcede imamlık yapıyor. Cemaatin Kayseri vekili Muammer E. Almanya vekili Şükrü Oral. Muhammediye, tarikat şeceresini Kadiri tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylaniye dayandırmakla birlikte kendisini Nakşibendi ve Mevlevi geleneğinin parçası kabul ediyor. Zikir törenlerinde zaman zaman yaklaşık bin kişiyi buluşturmayı başarıyor.
    KÜTAHYA
    Halveti tarikatının Şabaniye Kolu

    Şeyhlik postunda Mehmet Dumlu oturuyor. Türkiyenin en aktif Halveti tarikatı olarak biliniyor. Düzenli yaptıkları zikir törenlerine kadın ve erkeğin bir arada katılmasıyla tanınıyorlar. Kütahya merkezli cemaatin zikir törenlerine İstanbulun yanı sıra, Bursa, Uşak, Eskişehir, Ankara ve Afyondan da geniş katılımlar oluyor.
    ANKARA-VAN-Ş. URFA-İSTANBUL
    Hizb-ut Tahrir

    Grup kendisini "İdeolojisi İslam olan parti" olarak tanımlıyor. Adlarını Hizb-ut Tahrir Türkiye sözcüsü Yılmaz Çelikin İstanbul Fatih Camiindeki basın açıklamasıyla duyurdular. Ankara ve İstanbulun yanı sıra Şanlıurfa ve Vanda da güçlü oldukları biliniyor. Örgüt çalışmalarını Ankara merkezli Köklü Değişim adlı dergi çevresinde sürdürüyor.
    ANKARA- ANTALYA
    Galibiler

    Kadiri-Rufai tarikat geleneğinden gelen cemaatler arasında tarikatlığını ilan eden tek kol. Şeyhleri Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu. Zikirde şiş çekmeleriyle tanınıyorlar. Her perşembe akşamı Ankaranın Hüseyingazi semtindeki Tevhid Camiinde yaptıkları zikre yaklaşık 3 bin kişi katılıyor. Müritlerin çoğu çevredeki sitelerin esnafı. Şeyh Kuşçuoğlu kendisini şöyle tanımlıyor: "Mezhep olarak Hanefi; meşrep olarak Alevi; yol olarak Kadiri-Rufai Galibiyiz." Faaliyetlerini, şeyhin adını taşıyan eğitim vakfı kanalıyla sürdürüyor. Cemaat Antalyada da faaliyette.
    ERZURUM
    Nurcu Kırkıncı Hoca Grubu

    Said Nursinin ölümünden bu yana Nurcular 10dan fazla gruba bölündü. En etkin grup Fethullah Gülen cemaati. Ancak, Nurcular içinde bir isim var ki, Said Nursinin ölümünden bu yana "talebeler" içindeki saygın önder konumunu hiç kaybetmiyor. Bu isim, Nurcular arasında Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı. Said-i Nursinin, "Evlerinizi medrese yapın" çağrısına uyup Erzurum Karanlık Kümbet Medresesini kuran Kırkıncı, yaşamını burada sürdürüyor. 12 Eylül darbesinden iki yıl sonra MGK Başkanı Genelkurmay Başkanı Kenan Evrene mektup yazan Kırkıncı Hoca, "Dini güçlendirmek, milleti güçlendirmektir " demiş, ima yoluyla da olsa anayasa referandumunda cemaat desteğine karşılık, cemaate destek arzusunu dile getirmişti. Bu tavrı nedeniyle Nurcular arasında eleştirilse de, müridleri ve Güleni Nurcu yapan hocası olduğu için, Gülen Cemaati taraftarları arasında özel bir otoriteye sahip.
    TRABZON
    İcmalciler

    Kadiri Tarikatının İcmal Kolunun lideri Haydar Baş son dönemde çalışmalarını Bağımsız Türkiye Partisi adıyla sürdürüyor. Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerden büyük bir yenilgiyle çıktı. Ulusal televizyon ve günlük bir gazetenin sahibi Haydar Başın Türkiyenin en zengin cemaat liderleri arasında olduğu iddia ediliyor. Trabzon ve çevresinde güçlü. Başın ismi Trabzondaki rahip cinayeti sonrasındaki tartışmalarda geçmişti.
    İSTANBUL-BURSA
    Cerrahiler

    Halveti tarikatına dayanıyor. Dergahları, İstanbulda Fatih-Karagümrü kteki Kethüda Canfeda Hatun Camii bitişiğinde. Zikirlerinde, müzik ve ibadet dışında hiçbir şey konuşulmuyor. Müritleri arasında çok sayıda tanımış ses sanatçısı bulunuyor. Tarikatın Tophanedeki Kadiriler yokuşundaki Kadirhanesinde düzenlenen zikir törenleri neredeyse turistikleşmiş durumda. Kadirhanenin şeyhi Ahmet Misbah Erkmenkul. Celvetiye tarikatına bağlı İsmail Hakkı Bursevi tarafından kurulan Hakkıye kolunun müritleri ise en çok Bursada yaşıyor. Kurucularının adını taşıyan bir vakıfları var.
    İSTANBUL-ANKARA-Ç ORUM-BOLU
    Uşşakiler

    Halveti Tarikatının bir kolu Uşşakiye. Merkezi İstanbul Kasımpaşa. Kurucusu Pir Hüsameddinin türbesi de bu semtteki aynı isimli camide. Tarikatı kamuoyuyla tanıştıran isim İbrahim İpek. Uzun yıllar sessiz faaliyet gösteren tarikat onunla birlikte ün kazandı, İpek Yolu adlı yeni bir cemaat oluştu. İpekin 2000 yılında ölümünün ardından posta 44 yaşındaki eski milli güreşçi Fatih Nurullah oturdu. Nurullah tarikat nüfusunu artırmak için herkese açık kutlamalar, piknikler düzenliyor; zikirleri tarikat üyesi olmayanlara da açıyor. Tarikatın Kasımpaşadaki merkezi her sene Boluda ve Çorumda düzenlediği "Devran" adlı zikir törenleriyle tanınıyor. Boludaki son devrana 2 bin kişi katılmıştı.
    ADIYAMAN-ANKARA- AFYON-SAKARYA-İ STANBUL
    Menzilciler

    Nakşibendi Tarikatının Menzil Kolu adını Adıyamanın Menzil köyünden alıyor. Cemaatin en ünlü ismi, uğradığı zehirli iğne saldırısından bir süre sonra hayatını kaybeden Raşit Erol. Şeyh postunda şimdi kardeşi Abdülbaki Erol oturuyor. Şeyh adaylarından Fevzettin Erol ise şimdilik cemaatin Ankara ve Afyon örgütlenmesini yönetiyor. Menzilcilerin Ankara çevresi "Semerkant Grubu" olarak da adlandırılıyor. Fevzettin Erol, yılın bir bölümünü de Afyondaki merkezde geçiriyor. Cemaat ekonomik gücünü özellikle kendilerine derviş adını veren müritlerin kurduğu şirketlerin belediyelerden aldığı ihalelerle arttırıyor. Raşit Erolun "İmanı kurtarmanın ve pekiştirmenin kafi olduğu bir devir yaşıyoruz" anlayışıyla hareket eden cemaatin Adıyaman Menzil ve Ankara merkezleri özellikle alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen kişilerin ilgi odağı.
    SİİRT- ANKARA- İSTANBUL- ELAZIĞ
    Tillocular
    Kurucuları Sultan Memduh Hazretlerinin türbesinin bulunduğu Siirtin Tillo beldesi manevi merkezleri. Süryanice "Yüksek Ruh" anlamına gelen Tillo geleneği Kadiri Tarikatının en güçlü kollarından. Siyasete uzak durmaları nedeniyle İcmalcilerden, Kadiri-Rufai geleneğinde faaliyet sürdürmesi nedeniyle de Galibilerden ayrılıyor.
    HATAY-GAZİANTEP-Ş ANLIURFA- KİLİS-MARDİN- BATMAN
    Hazneviler:
    Türkiye Kürtleri arasında en güçlü Nakşibendi cemaatlerinden biri. Merkezi Suriyede. Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Batman da örgütlüler. Cemaatin şeyhi Muhammed Haznevi yılda en az bir kez Türkiyeye gelip, zikir törenlerini yönetirdi. Geçen yıl öldüğünde, binlerce Türk müridinin cenaze töreni için Suriyeye geçmek istemesi haber bültenlerine konu olmuştu. Şeyhliği Muhammed Haznevinin oğlu Muhammed Muta Haznevi üstlendi.
    SAKARYA-DÜZCE- BURSA
    Hakikatçılar
    :
    Hemen hemen tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeyle tanınan Hakikatçıların şeyhi Ömer Öngüt. Adapazarında yaşıyan Öngüt, Cemalettin Kaplan, Fethullah Gülen, Necmettin Erbakan, Süleymancılar, İsmailağa Cemaati ve Diyanete yönelik ağır eleştiri içeren kitaplarıyla tanınıyor. Sakarya başta olmak üzere Düzce, Bursa ve Ankarada önemli sayıda müride sahip. Tarikat, şeyhe mutlak itaat ilkesiyle yaşıyor.
    KAYSERİ
    NakşibendiYahya lı Cemaati
    :
    Kayseride Gülen Cemaatiyle birlikte en güçlü dini grup. Nakşibendi tarikatının Anadoludaki en önemli kolları arasında. Yahyalı Hacı Hasan Efendiden alıyor adını. Şimdi şeyh postunda oturan kişi Ramazan Dinç. Cemaat, Kayserideki sanayi gelişimine paralel olarak hızla büyüdü. Müritleri arasında Kayserinin önde gelen işadamları bulunuyor.
    İSTANBUL
    Işıkçılar
    :
    Seyit Abdülhalim Arvasiye bağlı Hüseyin Hilmi Işıkın kurduğu cemaat günümüzde İhlas Holding şemsiyesi altında büyüdü. Cemaatin lideri Enver Örenin rahatsızlığı ve İhlas Finansa el konulması cemaatin güç kaybetmesine neden oldu.
    TÜRKİYENİN EN YAYGIN İKİ CEMAATİ
    Gülen Cemaati ve Nurcular

    Türkiyenin tarikat ve cemaat haritasında Nurcular ağırlıklı yer işgal ediyor. Tarikatın en ünlü ismi Fethullah Gülenin etkinlik alanı Türkiyenin tüm illerini kuşatıp, tarikat okulları kanalıyla Afrikadan Uzakdoğuya uzanıyor. 1941 doğumlu Gülen, 1970lerden itibaren Nur hareketi içinde gözyaşı eşliğindeki vaazlarıyla kendi yolunu çizdi. Akyazılılar ve Türkiye Öğretmen Vakfı gibi kuruluşlarla başlayan örgütlenmesi bugün büyük bir ekonomik ve siyasi güce dönüşmüş durumda. Cemaatin medyadan eğitime, finansa, sağlık sektörüne kadar pek çok alanda yatırımı bulunuyor. Gülen uzun süredir ABDde yaşaması, olası vefatı sonrasında bu büyük ekonomik gücün nasıl paylaşılacağı belli değil. Nur cemaatinin içinde adı sık geçen diğer gruplar şunlar: Liderliğini Mehmet Kutluların yaptığı Yeni Asyacılar (İstanbul), liderleri İzzet Yıldırım, Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen Med-Zehra Vakfı çevresi (Doğu-Güneydoğu Anadolu), Müslüm Gündüz liderliğindeki Aczmendiler (Elazığ-İstanbul) , Yeni Nesilciler, Yazıcılar
    Süleymancılar:Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, soyunu Nakşibendi Şeyhi Selahaddin İbni Seracettin e dayandırıyor. Zamanla bağımsız bir yol izledi. Kurduğu Kuran kurslarından yetişen öğrenciler, hocalarının mehdiliğine iman edip, Süleymancılar cemaatini oluşturdu. Ege ve Akdeniz bölgelerinde güçlenen Süleymancılar zamanla tüm yurda yayıldı. Faaliyetlerini "kurs ve okul talebelerine Yardım Dernekleri" adı altında yürütüyor. Hakikatçıların şeyhi Ömer Öngüt, Süleymancıları "Dinleri Süleymancılık, imanları para, huyları gasp, meslekleri de dilencilik olan bir cemaat" olarak adlandırıyor. Türkiyenin her ilinde en az bir Kuran kursuna sahip cemaatin, kurs ve öğrenci yurtlarının toplam sayısının 1500ü bulduğu söyleniyor. Tunahan ın ölümünün ardından cemaat liderliğine Kemal Kaçar geçti. Onun vefatı sonrasında ise cemaat her ne kadar reddedilse de iki kardeş Ahmet Denizolgun ile Beyazıt Denizolgun arasında bölündü.
    İSTANBUL-ANKARA
    İskenderpaşa Cemaati
    :
    Geçmişi 1800lü yıllara, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevine uzanıyor. Uzun süre, Gümüşhanevi tekkesi cemaate ismini verdi. Mehmet Zahit Kotku şeyhlik postuna oturduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii tarikata ismini verdi. Kotkunun ölümünden sonra liderliğe geçen damadı Prof. Esad Coşan da 2001 Şubatında Avustralyada trafik kazasında öldü. Post oğlu Nurettin Coşana kaldı. Esat Coşan, tarikatı kurduğu vakıflar sayesinde büyüttü. Bunların en etkini Hakyol Vakfı. Koşan, İlim Kültür ve Sanat Vakfı ile Sağlık Vakfını da kurarak örgütlenmeyi genişletti. "Hanım Dernekleri"yle kadın örgütlenmesine yöneldi. Şu andaki lider Nurettin Coşan, dini eğitiminin yanı sıra New Yorkta işletme öğrenimi gördü. Babasının isteğiyle 1996da aile şirketi Server Holdingin yöneticiliğini üstlendi. Ticari faaliyetleri ve seyahatleri nedeniyle liderlik görevini yerine getiremediğini iddia eden bir grubun muhalefet başlattığı ve tarikattan koptuğu söyleniyor. Siyasetin birçok önemli ismi cemaatle gönül birliği içinde: Eski cumhurbaşkanı Turgut Özal, başbakana Recep Tayyip Erdoğan, Korkut Özal, maliye bakanı Kemal Unakıtan, bir dönem için dahi olsa Necmettin Erbakan. İskenderpaşa Tarikatının bir de siyasi partisi var: "Sağduyu Partisi." Recep Tayyip Erdoğanın, 3 Kasım 2002 Seçimleri sonrasındaki ilk cuma namazını Ankaranın Dikmen semtindeki Mehmet Zait Kotku Camiinde kılması bu gönül bağının sembolik işareti olarak değerlendiriliy or.
    İZMİR-MANİSA-AYDIN
    Melamiler
    :
    Melami Tarikatının kamuoyu önüne çıkan en önemli ismi Ahmet Arslan. Emekli astsubay Arslan, Şeyh Hasan Özlemin 1996da ölümünün ardından posta oturdu. 66 yaşındaki Arslan, Manisanın Salihli ilçesinde yaşıyor. Cemaatin Aydın, Adana, Uşak ve İzmirde mürit grupları bulunuyor. Tarikatın diğer önemli ismi Davud Yılmaz. 73 yaşında, İzmirde yaşıyor ve küçük bir cemaati kontrol ediyor. İstanbulda da takipçileri var. "İbadet gizli, gösterişsiz olmalı" yaklaşımını savunan Melamiler genellikle ev toplantılarında bir araya geliyor.
    İSTANBUL-KONYA- ANKARA
    Erenköy Cemaati
    :
    Kökleri Kelami Dergahına ve şeyhi Erbilli Mehmet Esata dayanıyor. Mehmet Esat, tekkeler kapatılınca Erbildeki arazilerini satıp, İstanbula yerleşti. Erenköyde bir köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen Ayaklanmasına karıştığı iddiasıyla gözaltındayken rahatsızlanıp hayatını kaybetti. Erenköy Cemaati, Mehmet Esatın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlunca kuruldu. Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu olarak biliniyor. Ramazanoğlunun ardından cemaatin dini sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. Onun ölümüyle üç isim ön plana çıktı: Yeni Şafakın eski başyazarı Ahmet Taşgetiren, Eymen Topbaş ve Konyada yaşayan Tahir Büyükkörükçü. Şeyh postuna Büyükkörükçünün oturduğu ileri sürülüyor. Konyada Erenköy Mahallesinde yaşayan Büyükkörükçü bir dönem Milli Selamet Partisi milletvekilliğ i de yapmıştı. Erenköy Cemaatinin Ankara örgütlenmesini ise Muradiye Vakfı yürütüyor.
    İSTANBUL
    İsmailağa Cemaati
    :
    Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi, 1723te Fatihte adını taşıyan camiyi inşa ettirdi. Ölümünden sonra cemaati tarikat yoluna girdi. Şeyh Batumlu Ali Haydar Efendi, 1960da ölene kadar liderliği yürüttü. Görevi İsmail Ağa Camii imamı Mahmut Ustaosmanoğlu devraldı. Cemaat İstanbulun merkezi Fatihte, Türkiyenin en dikkat çeken İslami gettosunu oluşturdu. Sarık, şalvar ve cübbeli giyimleriyle diğer Nakşibendi gruplarından ayrılıyorlar. İsmailağa Cemaati, Ustaosmanoğlunu n kökeni nedeniyle İslami gruplar içinde "Oflular" olarak da tanınıyor. Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket etmesi, grubun radikalleşme potansiyelinin bir kanıtı gösteriliyor.

    hurriyet

    Bu bilgiler alıntıdır...
    Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

    “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”



    Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibe yt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

    Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsa n yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldı ğı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsa n en büyük mutluluk budur.
    (Pir Zöhre Ana)

  6. #6
    Üyemiz Nursen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18-04-2008
    Bulunduğu yer
    Ankara
    İleti
    489
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Eri erden seçmeyip Anamıza gerçek yüce Pir diyenler ve yolundan yürümeye çalişanlar alevidir.

    diğerleri aleviliği özümseyememiş Alici geçinenlerdir.

    sünnilere gelince onlar ne Alevi ne de Muhammedi lerdir sadece kandırılmış muaviyenin yolunu hak bilmek gibi bir gaflete düşmüş zavallılardır ne yazık ki hala da kandırılmaya devam ediliyorlar maalisef
    İnsan isen yola gel
    Bülbül isen güle gel
    İkilik yoktur bizde
    Kafir isen dine gel
    ZÖHRE ANA

  7. #7
    Forumu Seven Hür_Şehit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-01-2008
    Bulunduğu yer
    ANKARA MAMAK
    Yaş
    37
    İleti
    1.179
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart

    Alevilik Hak İçin Alev Alev Yanmaktır.

    Bu yolda Alev Alev Yananlar bu Yolun Talipleri Mürşitlerdir. Oda Pir Zöhre Ana ve Ecdadıdır.....

    Bu toplumdan olsa olsa ya Tirit olur yada kör it...

    şuanda Pirin sohbetini dinlerken bu Yazıyı Yazıyorum Sorunun cevabını söyledi Pirim sohbetinde diyorki

    Hz Üseyin'nin yoluna Ne Can Verebilirisiniz ,Nede Malınızdan Vaz gecersiniz. Bari bu yola saygı duyun...


    Saygılarımla Hür_Şehit
    Konu Hür_Şehit tarafından (15-10-2012 Saat 23:18 ) değiştirilmiştir.
    Nefsi “Pir”in gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o “nefs öldüren”in eteğini sımsıkı tut.

    ''HZ MEVLANA''

    ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
    '' Aşkın Şehidi'sin!..''
    Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
    ÇELEBİ


LinkBacks (?)

  1. 20-08-2014, 19:21
  2. 25-07-2013, 02:03

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 41
    Son İleti: 06-03-2014, 15:01
  2. Kişilik Bozuklukları Kaça Ayrılır? Belirtileri Nelerdir?
    By HüsniyeDuman in forum Toplumbilim, Ruh Bilimi (sosyoloji, psikoloji)
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 07-08-2009, 15:19
  3. insanlar kaça ayrılır
    By haticetül kübra in forum Gülmece (Nam-ı Diğer Mizah)
    Cevaplar: 3
    Son İleti: 21-05-2009, 18:20
  4. Aleviler ve Sünniler
    By idil in forum Alevi Haber
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 27-11-2008, 16:05
  5. Bilgi yönünden insanlar dört gruba ayrılır:
    By PELİN in forum Agora (Meydan Yeri)
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 26-11-2008, 11:09

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.