1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 12 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Pir Kapısında Evlilik

  1. #1
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    46
    Mesajlar
    2.554
    Ettiği Teşekkür
    57
    54 mesaja 59 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    37

    Arrow Pir Kapısında Evlilik

    Sevgili Canlar,
    Aşağıda bahsedeceğim konu, tamamen kendi hayat tecrübelerime dayanarak gençlerimize bir abi olarak, yol göstermek amacıyla yorumladığım bir yazımdır. Sizlerinde fikirlerinizi şimdiden çok merak ediyorum. Lütfen sizler de katılımda bulununuz, çünkü bu konular gerçek hayatta her zaman karşımıza çıkan konulardır...

    BEKARLIKTAN EVLİLİĞE İLK ADIM;

    Her insan doğar büyür belli bir yaşa gelince, özellikle gençlik dönemi olarak nitelendirdiğimiz bu dönemde tamamen içgüdüsel olarak kendini evliliğe hazırlar…

    Tabi çoğu zaman bu evliliğin düşünülmeye başlandığı zamanlar, öncelikle flört dönemi olarak nitelendirdiğimiz bir süreçten geçer.
    Gençler flört döneminde daha çok birbirlerini tanıma şeklinde, biraz da duygusal içerikli bir ilişki yaşarlar…

    Ancak bazen bu tanışma dönemine ait ilişkiler öyle bir hal alır ki, duygular mantığın önüne geçmek suretiyle, tamamen duygusal olarak verilen kararlarla, mantık üzerine inşa edilmesi gereken ortak gelecek yani aile dediğimiz kutsal kurum anlık bazı duygular yüzünden tehlikeye sokulmuş olur…

    Çünkü Aile dediğimiz kurum çocuk oyuncağı değildir ki bu gün kuralım, yarın sıkılırsak bir kenara atarız deyip içinden çıkılsın. Sonuçta o birlikteliğin meyveleri olan suçsuz günahsız çocuklar vardır. Bir anlık heves uğruna onların hayatlarını karartmaya hiçbir insanın hakkı yoktur…

    AŞK KARMAŞASI;

    İşte çoğu zaman yukarıda da belirttiğim gibi insanların mantığının dışında düşünmesine sebep olan bu duygu yoğunluğuna aşk diyoruz.

    Aşk denilen duygu karmaşası tamamen insanın kendi kafasında ulaşılmaz olarak gördüğü bir şeye ulaşma isteğiyle, kafasında pozitif duygularla kurmuş olduğu senaryolar sonucu meydan gelen sevgi patlamasıdır…

    Bu patlama tamamen geçici bir yanılgının sonucudur. Bu yanılgı ne zaman hisedilir biliyormusunuz? Kişinin ulaşılmaz olarak kafasında büyüttüğü şeyi elde ettiği zaman bu yanılgının farkına varır.

    Çünkü istenilen elde edilmiş, bunun sonucunda yoğun duygular elde edilen şey üzerinden boşaltılmış olduğundun, artık o insanda mantık yavaş yavaş devreye girmeye başlar. İşte mantık devreye girdiği anda insanlar o zaman geçmişte olsun, o an olsun veya geleceğe yönelik olsun atmış oldukları adımların doğruluklarının ve de yanlışlıklarının farkına varırlar…

    İşte o ana kadar aşk karmaşasıyla doğru adımlar atmışsanız, ki aşk karmaşası içerisinde bu mümkün değildir, o zaman bir problem yok. Ancak yanlış adımlar atmışsanız, özellikle de geri dönülmesi imkansız adımlar atmışsanız, işte artık hayatınızı bir heves uğruna karanlığa sürüklediğiniz bir sürece girmiş oluyorsunuz…

    Böyle karanlık bir sürece girmemek için ne yapmak gerekir? Tabi ki mantığınızı daima duygularınızın önünde tutacak şekilde bir flört dönemi yaşamanızla ancak böyle bir süreç engellenmiş olur…

    NEDİR MANTIKLI FLÖRT DÖNEMİ;

    Yaşanılan aşk karmaşasıyla ilgili önce birkaç örnek verelim;
    Mesela gençler birbirlerini uzakta oldukları için doğru dürüst görmemiştir tamamen telefon aracılığıyla birbirlerini tanımaya çalışmışlardır. Gelin görün ki bu telefonlaşma sonucunda öyle bir duygu yoğunluğu yaşarlar ki bir anda kara sevdaya tutulurlar…

    Mesela bunlardan biri de bir zamanlar bendim. Okul döneminde okulumun olduğu Kırıkkale de bir mahalle vardı. O mahalleden bir arkadaş beni bir kızla tanıştırmıştı. Kız evinden doğru dürüst çıkamadığı için hep telefonla konuşup birbirimizi tanımaya çalıştık. Ancak öyle birgün geldi ki ikimiz de artık telefondan kaç çocuk yapacağımızı konuşuyorduk.

    İşte tamamen iki insanın birbirine kavuşma isteğinden, ve de birbirine ulaşamama sürecinden kaynaklanan komik bir aşk, hatta ondan da öte bir kara sevda örneğidir benim o yaşadıklarım…

    Ailem bana o kadar karşı çıktı ki, ancak hiçbirini dinlemiyordum. O kadar bana mantıklı sebepler sunuyorlardı ki, hiç birini mantığım kabul etmiyordu. Çünkü ben zaten kafamda o kızla mutlu bir yuvayı kurmuş, çocukları yapmış, nasılsa aşkımız var, bizi kimse durduramaz düşüncesiyle, her şeyin aşkla olamayacağı gerçeğini görmekten uzak duygu yoğunluğuyla kendi bildiğimi okuyordum…

    Ne zaman ki birgün o kızla buluşup birbirimize kavuştuk, bendeki o aşk,o duygu yoğunluğu bir anda yerini derin mantıklı düşüncelere bıraktı. Başladım kara kara düşünmeye;
    - Ben halen okuyorum, bu kızla okurken nasıl evleneceğim?
    - Ailem fakir, hangi parayla düğün yapacağım?
    - Bu kız Sünni, ilerde problem olmaz mı?
    Diye kafamda bir sürü sorularla boğuşurken bir anda kıza karşı aslında hiçbir şey hissetmediğimi fark ettim. Evet; o kara sevda, o destansı aşk, kafamda ulaşılmaz olarak gördüğüm istediğime kavuşup hasreti bittirdikten sonra sona ermişti…

    Peki bu neden böyle oluyor? Yani neden aşk sevgiliye kavuşunca bitiyor? Çünkü insanoğlu doyumsuzdur. Bir şeyi çok ister. O şeyi ele geçirince hefesi biter, bu sefer başka arayışlara girer…

    Evet sevgili gençler, bu durumda böyle bir aşk karmaşasında dikkat etmemiz gereken en önemli şey bir kere büyüklerimizin bizi yönlendirmek adına yapmış olduğu yorumlara dikkat etmemiz gerekir. Çünkü o anda bizim duygularımız bir sarhoşluk içinde olacağı için mantıklı kararlar alamayız. Bunun için de olaylara daha mantıklı yaklaşacak olan çevremizdeki, bizi seven insanların fikirlerini mutlaka dikkate almamızda fayda vardır…

    PİR KAPISINDA EVLİLİK;

    İnsanların normal hayatlarındaki yaşadıkları aşk, Pir kapısında mana olarak çok daha farklı bir anlam kazanır.

    “Aşk İlahi sırları keşfetmek için bir araçtır.” Mevlana
    “Her kes bir zaman, ******i aşk çemberinden geçer.” Mevlana
    “Siz şehvetin adını aşk koymuşsunuz; Eğer öyle olsaydı, eşek, insanların şahı sayılırdı.” Mevlana

    Evet, Pirimiz Mevlana’nın da belirttiği gibi gerçek aşk hak aşkıdır. Diğer insanların kapıldığı aşk ise, şehvetten kaynaklanan bir heves sonucu oluşan duygu, istek ve arzulardır…

    Normal hayatta değişik duygularla flört eden gençlerin, Pir kapısında böyle bir şansları olamaz. Çünkü Hak kapısında edep erkan çok önemlidir. Böyle bir durumda gençler en fazla birbirlerini tanıma yoluna giderler, birbirleriyle konuşurlar. Ancak kesinlikle Pir’in onayı olmadan duyguların yeşermesine müsaade yoktur. Ancak Pir’in onayı alındıktan sonra duygusal bir bağ oluşturulabilir…

    Özellikle Pir kapısına hizmet eden gençlerin aslında hiç böyle bir yola girmeden, evlenecekleri kısmetlerini, Pir’in elinden beklemesi ve de Pir tarafından kendilerine gösterilen kısmetlerini, itiraz etmeden kararı tamamen Pirine bırakarak kabul etmeleri yapılabilecek en güzel davranıştır…

    Pir ışığında aydınlanmış bir gencin, O kapıya inanmayan bir insanla evlilik yoluna gitmesi, ister Alevi ister sünni olsun kabul edilebilir bir şey değildir. Pir’in bu tür evliliklere onay vermesi beklenemez. Pir yalnızca uyarır. Ancak yinede evlenecek insanları kendi hür iradelerine bırakır. Kimseyi zorla alacağı kararlardan alıkoymaz. Sonuçta herkes ektiğini biçeceği için, herkes kendi hazırlayacağı geleceğinde çıkacak olan karmaşalara yine kendisi katlanacaktır. Pir yalnızca gelecek ile ilgili olarak onları uyarır. Bu uyarılara rağmen kendi bildiğini okuyanlar sonuçlarına da katlanacaklardır.

    Eğer ki Pir kapısına inanmayan bir insanla evleniyorsa bir kişi, evlilikten sonra Pir kapısından kopmayı da göze almalıdır. Çünkü Pir kapısını kabullenmeyen, evleneceği kişinin onun inancına ilerde saygı gösterip göstermeyeceği garantisini Pirden başkası veremez. İlk flört döneminde insanlar birbirlerine pembe tablolar çizebilirler, birbirlerinin inançlarına, duygu ve düşüncelerine saygı göstereceklerini söyleyebilirler, ancak bir zaman sonra geçici aşk dediğimiz heves ve arzular sona erdiğinden verilen sözlerin ne kadar hatırlanacağını , tutulup tutulmayacağını yine Pirden başkası bilemez.

    Dolayısıyla Pir kapısına gidip gelen gençlerin kendi geçici duygu, arzu ve hevesleri ile yol arasında bir seçim yapabilecek ortamların doğabileceği bir sürece girmemeye, dikkat ve özen göstermeleri kendi gelecekleri açısından çok önemli ve yararlı olur. Geçici bir heves uğruna yolu terk etmek çok büyük bir ahmaklık ve akılsızlık olur.

    Onun için diyeceğim son söz şudur ki; girişeceğimiz her türlü işlerde özellikle de hayırlı işlerde Pir’in onayını ve görüşünü almamızda kendimiz için büyük faydalar vardır. Kesinlikle pirden onay aldıktan sonra işimizi gömeli, işe giriştikten sonra Pirden onay almak biraz yaydan fırlamış oku geri çevirmeye benzer…

    Binlerce tuzak yemleri vardır, hayat yolunda,
    Ve biz heves içinde zavallı kuşlar gibiyiz.
    Binlerce tuzak olsa her adım başı, yolda,
    Sen bizimle olduktan sonra kaygı yoktur, yolda.” Mevlana

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Antalya'da yangın
    • » Kürt sorununa 17 artı 1 formülü
    • » Fazıl Say'a 10 ay hapis cezası...
    • » Venüs'te gizemli parlak leke
    • » 'Çok gereksiz bir polemik'
    • » Beyin gücünü geliştirmek için 32 öneri !
    • » "AKP diyenler edepsiz"
    • » Eruygur'un köşe yazarları listesi
    • » Seçimler Sonrası Irak
    • » Kenan Işık'tan Alevi-Sünni kardeşlik...

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Bir Alevi Sitesinde Aleviliğin Oluşum...
    • » Ünsal Öztürk: Alevilerin Büyük Sırrı
    • » Otur yerine yarım Alevi!
    • » Erdoğan Çınar: Tarihin en büyük...
    • » ...Ne yapsın Alevi?
    • » Aleviliğin Yirmi Yılı
    • » Rıza Aydın:10 MUHAREM (ÂŞÛRÂ) TARİHTEKİ...
    • » Aleviler Neden Namaz Kılmaz
    • » Aleviler ve Kur'an-ı Kerim
    • » Alevilik Nasıl Yayıldı ?
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  2. #2
    Kıdemli Üyemiz Gülay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Yaş
    32
    Mesajlar
    623
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart

    Sevgili Eniştecim yazdığın bu yazıya satırı satırına katılıyorum.
    Kendi ailemden yola çıkarak bende konu ile ilgili düşüncelerimi belirtmek istiyorum.
    Ben aşka nedense inanamadım.Aşk bana göre hevesdir,hevesde elde edilince bitiyor zaten,dolayısıyla aşk denen şey yalandır.Ama evlilikte en önemli şey saygı, sevgi ve güven olduğununa inanıyorum.Saygı olduğu sürece sevginin de daim olacağını düşünüyorum.Pir kapısını bilmeyen birisiyle bir ömür geçeceğini düşünmüyorum.Çünkü düzen çok farklı oluyor.Örneğin_Zöhre Ana'nın duasını almak,Pir sözüyle okuyup ekmeğini eline almak,Pir sözüyle ve yine Pir duasıyla,nikahıyla Evlenmek,Nikahta çocuğunun cinsiyetini ve ismini öğrenmek , tüm bunlar paha biçilemez değerler.

    Her zaman şunu söylerim annemden vazgeçerim ama Zöhre Ana'dan asla.Bizlerle evlenmek isteyen kişiler öncelikle ,bizlerden önce Zöhre Ana'yı bilmeli.İnancımıza,yolumuza saygı gösterecek birini değil bizlerle aynı inançta,aynı yolda yürüyecek insanları seçmeliyiz.Allah herkese akıl vermiş önemli olan mantıklı,beynimizle düşünmek kalp herzaman atıyor nede olsa.Eş bulunur ama yol,aile,manevi değerler bulunmaz.
    Ali Rıza Bey babam ise
    O Zübeyde anam ise
    Al bayrağım kanım ise
    Koymam ahtını Zöhre Ana...

  3. #3
    Forumla Özdeşleşmiş Y O L C U - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Türkıye
    Mesajlar
    4.675
    Ettiği Teşekkür
    117
    18 mesaja 23 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    39

    Exclamation

    Alıntı Gülay;


    [COLOR=Purple
    Nickli Üyeden Alıntı
    Her zaman şunu söylerim annemden vazgeçerim ama Zöhre Ana'dan asla.Bizlerle evlenmek isteyen kişiler öncelikle ,bizlerden önce Zöhre Ana'yı bilmeli.İnancımıza,yolumuza saygı gösterecek birini değil bizlerle aynı inançta,aynı yolda yürüyecek insanları seçmeliyiz.Allah herkese akıl vermiş önemli olan mantıklı,beynimizle düşünmek kalp herzaman atıyor nede olsa.Eş bulunur ama yol,aile,manevi değerler bulunmaz.[/COLOR]


    Sevgili kardeşim , Alevi tpolumunun yok olmasındaki en büyük hata, süç, tuzağ ın başında İki canın ınaçlarının bir olmaması üzerine evlilik yapmalarıdır. Çünki evliliği herşeyın üzerinde tutdukları için yollarını kaybediyorlar.

    Hiç bilmiyorlarki Evlilikle yol yürür,evlilikle ınanç olur, ıkrarar olur, sonuçda
    Hak buyrugun da iki can bir olursa , gerçek yol sürerler,hakıkata varırlar.

    BİZİM TOPLUM NE YAPİYOR ,BİR TARAF DAN ALİ EVLADINA YAS TUTAR, DİYER TARAFDA ÖMER SOYUNUN KOYNUNA GİRER.


    ON İKİ İMAMLAR.

    *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
    1. İmam ALİ
    2. İmam CAFER
    3. İmam ZEYNEL
    4. İmam BAKIR
    5. İmam RIZA
    6. İmam CAFERİ SADIK
    7. İmam HASAN
    8. İmam TAĞI NAĞI
    9. İmam MEHDİYE HÜDA
    10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
    11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
    12. KIRKLAR DERGAHA


    *** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

  4. #4
    Üyemiz esra karabulut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-03-2008
    Yaş
    38
    Mesajlar
    335
    Ettiği Teşekkür
    32
    2 mesaja 4 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    pir olmadan yolda mutlulukda olmaz pirimiz bizim yol göstericimiz mürşüdimiz cok sükür ZÖHRE ANAMA herseyimi ona borcluyum okulumu işimi ve şimdide esimi verdi benimde gençlere tavsiyem her zaman anamın yolunda olsun ve özlerini bütün tutsunlar anam zamanı geldiginde herseyi kısmet ediyor ben nişanlımı hiç tanımıyordum oda beni anam çagırdı beni kızım sana münasip gördüm diye söyledi bende ana senin dedigin olur dedim ve yüzügümüz takıldı cok büyük bir mutluluk pir elinden murada ermek çok şükür ZÖHRE ANAMA bize öyle bir sevgi verdiki 40 yıldır tanısıyoruz gb kısacası söyleyecegim askmıs sevda imiş bunlar bos seyler önemli olan gönül askı pir askı bunlar olunca pirim zaten hepsini veriyor yeterki layik olalım ALLAH MUHAMMED ALİ yolundan ayrılmayalım bu arada 25 haziranda dergahta insallah dügünüm olacak tüm canları bekliyorum
    Atatürk büyüktür
    Ruhu Alidir
    İkinci kardeşim Bektaş Velidir
    Anıtkabir yerim kimder ölüdür
    Alirıza Zübeyde nişan gülümdür




    ZÖHRE ANA

  5. #5
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    46
    Mesajlar
    2.554
    Ettiği Teşekkür
    57
    54 mesaja 59 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    37

    Standart

    Alıntı [B Nickli Üyeden Alıntı
    Gülay[/b];69062]
    Alıntı [B Nickli Üyeden Alıntı
    Sevgili Eniştecim yazdığın bu yazıya satırı satırına katılıyorum.
    Alıntı [B Nickli Üyeden Alıntı
    Kendi ailemden yola çıkarak bende konu ile ilgili düşüncelerimi belirtmek istiyorum.
    Ben aşka nedense inanamadım.Aşk bana göre hevesdir,hevesde elde edilince bitiyor zaten,dolayısıyla aşk denen şey yalandır.Ama evlilikte en önemli şey saygı, sevgi ve güven olduğununa inanıyorum.Saygı olduğu sürece sevginin de daim olacağını düşünüyorum.Pir kapısını bilmeyen birisiyle bir ömür geçeceğini düşünmüyorum.Çünkü düzen çok farklı oluyor.Örneğin_Zöhre Ana'nın duasını almak,Pir sözüyle okuyup ekmeğini eline almak,Pir sözüyle ve yine Pir duasıyla,nikahıyla Evlenmek,Nikahta çocuğunun cinsiyetini ve ismini öğrenmek , tüm bunlar paha biçilemez değerler.

    Her zaman şunu söylerim annemden vazgeçerim ama Zöhre Ana'dan asla.Bizlerle evlenmek isteyen kişiler öncelikle ,bizlerden önce Zöhre Ana'yı bilmeli.İnancımıza,yolumuza saygı gösterecek birini değil bizlerle aynı inançta,aynı yolda yürüyecek insanları seçmeliyiz.Allah herkese akıl vermiş önemli olan mantıklı,beynimizle düşünmek kalp herzaman atıyor nede olsa.Eş bulunur ama yol,aile,manevi değerler bulunmaz.
    Eniştesinin bidanesi…

    Alıntı [B Nickli Üyeden Alıntı
    esra öztürk[/b]
    Alıntı [B Nickli Üyeden Alıntı
    pir olmadan yolda mutlulukda olmaz pirimiz bizim yol göstericimiz mürşüdimiz cok sükür ZÖHRE ANAMA herseyimi ona borcluyum okulumu işimi ve şimdide esimi verdi benimde gençlere tavsiyem her zaman anamın yolunda olsun ve özlerini bütün tutsunlar anam zamanı geldiginde herseyi kısmet ediyor ben nişanlımı hiç tanımıyordum oda beni anam çagırdı beni kızım sana münasip gördüm diye söyledi bende ana senin dedigin olur dedim ve yüzügümüz takıldı cok büyük bir mutluluk pir elinden murada ermek çok şükür ZÖHRE ANAMA bize öyle bir sevgi verdiki 40 yıldır tanısıyoruz gb kısacası söyleyecegim askmıs sevda imiş bunlar bos seyler önemli olan gönül askı pir askı bunlar olunca pirim zaten hepsini veriyor yeterki layik olalım ALLAH MUHAMMED ALİ yolundan ayrılmayalım bu arada 25 haziranda dergahta insallah dügünüm olacak tüm canları bekliyorum


    Allah mesut etsin. Darısı dergahın diğer tüm gençlerinin başına…
    Konu adgan tarafından (03-05-2009 Saat 21:10 ) değiştirilmiştir.
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

  6. #6
    Gerçegin Sesi Cemal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    36
    Mesajlar
    1.329
    Ettiği Teşekkür
    1
    2 mesaja 2 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    27

    Standart


    Allah mesut etsin. Esra Öztürk.Tüm dergahtaki bekarları, Pirimin elinden evlenmeyi nasip etsin..
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    ZÖHRE ANA PİRİMİZ
    YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


    GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
    İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
    SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
    MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

    ( PİR ZÖHRE ANA )

  7. #7
    Bölüm Denetmeni GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    7.513
    Ettiği Teşekkür
    8
    11 mesaja 15 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart

    Alıntı adgan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Canlar,
    Aşağıda bahsedeceğim konu, tamamen kendi hayat tecrübelerime dayanarak gençlerimize bir abi olarak, yol göstermek amacıyla yorumladığım bir yazımdır. Sizlerinde fikirlerinizi şimdiden çok merak ediyorum. Lütfen sizler de katılımda bulununuz, çünkü bu konular gerçek hayatta her zaman karşımıza çıkan konulardır...

    BEKARLIKTAN EVLİLİĞE İLK ADIM;

    Her insan doğar büyür belli bir yaşa gelince, özellikle gençlik dönemi olarak nitelendirdiğimiz bu dönemde tamamen içgüdüsel olarak kendini evliliğe hazırlar…

    Tabi çoğu zaman bu evliliğin düşünülmeye başlandığı zamanlar, öncelikle flört dönemi olarak nitelendirdiğimiz bir süreçten geçer.
    Gençler flört döneminde daha çok birbirlerini tanıma şeklinde, biraz da duygusal içerikli bir ilişki yaşarlar…

    Ancak bazen bu tanışma dönemine ait ilişkiler öyle bir hal alır ki, duygular mantığın önüne geçmek suretiyle, tamamen duygusal olarak verilen kararlarla, mantık üzerine inşa edilmesi gereken ortak gelecek yani aile dediğimiz kutsal kurum anlık bazı duygular yüzünden tehlikeye sokulmuş olur…

    Çünkü Aile dediğimiz kurum çocuk oyuncağı değildir ki bu gün kuralım, yarın sıkılırsak bir kenara atarız deyip içinden çıkılsın. Sonuçta o birlikteliğin meyveleri olan suçsuz günahsız çocuklar vardır. Bir anlık heves uğruna onların hayatlarını karartmaya hiçbir insanın hakkı yoktur…

    AŞK KARMAŞASI;

    İşte çoğu zaman yukarıda da belirttiğim gibi insanların mantığının dışında düşünmesine sebep olan bu duygu yoğunluğuna aşk diyoruz.

    Aşk denilen duygu karmaşası tamamen insanın kendi kafasında ulaşılmaz olarak gördüğü bir şeye ulaşma isteğiyle, kafasında pozitif duygularla kurmuş olduğu senaryolar sonucu meydan gelen sevgi patlamasıdır…

    Bu patlama tamamen geçici bir yanılgının sonucudur. Bu yanılgı ne zaman hisedilir biliyormusunuz? Kişinin ulaşılmaz olarak kafasında büyüttüğü şeyi elde ettiği zaman bu yanılgının farkına varır.

    Çünkü istenilen elde edilmiş, bunun sonucunda yoğun duygular elde edilen şey üzerinden boşaltılmış olduğundun, artık o insanda mantık yavaş yavaş devreye girmeye başlar. İşte mantık devreye girdiği anda insanlar o zaman geçmişte olsun, o an olsun veya geleceğe yönelik olsun atmış oldukları adımların doğruluklarının ve de yanlışlıklarının farkına varırlar…

    İşte o ana kadar aşk karmaşasıyla doğru adımlar atmışsanız, ki aşk karmaşası içerisinde bu mümkün değildir, o zaman bir problem yok. Ancak yanlış adımlar atmışsanız, özellikle de geri dönülmesi imkansız adımlar atmışsanız, işte artık hayatınızı bir heves uğruna karanlığa sürüklediğiniz bir sürece girmiş oluyorsunuz…

    Böyle karanlık bir sürece girmemek için ne yapmak gerekir? Tabi ki mantığınızı daima duygularınızın önünde tutacak şekilde bir flört dönemi yaşamanızla ancak böyle bir süreç engellenmiş olur…

    NEDİR MANTIKLI FLÖRT DÖNEMİ;

    Yaşanılan aşk karmaşasıyla ilgili önce birkaç örnek verelim;
    Mesela gençler birbirlerini uzakta oldukları için doğru dürüst görmemiştir tamamen telefon aracılığıyla birbirlerini tanımaya çalışmışlardır. Gelin görün ki bu telefonlaşma sonucunda öyle bir duygu yoğunluğu yaşarlar ki bir anda kara sevdaya tutulurlar…

    Mesela bunlardan biri de bir zamanlar bendim. Okul döneminde okulumun olduğu Kırıkkale de bir mahalle vardı. O mahalleden bir arkadaş beni bir kızla tanıştırmıştı. Kız evinden doğru dürüst çıkamadığı için hep telefonla konuşup birbirimizi tanımaya çalıştık. Ancak öyle birgün geldi ki ikimiz de artık telefondan kaç çocuk yapacağımızı konuşuyorduk.

    İşte tamamen iki insanın birbirine kavuşma isteğinden, ve de birbirine ulaşamama sürecinden kaynaklanan komik bir aşk, hatta ondan da öte bir kara sevda örneğidir benim o yaşadıklarım…

    Ailem bana o kadar karşı çıktı ki, ancak hiçbirini dinlemiyordum. O kadar bana mantıklı sebepler sunuyorlardı ki, hiç birini mantığım kabul etmiyordu. Çünkü ben zaten kafamda o kızla mutlu bir yuvayı kurmuş, çocukları yapmış, nasılsa aşkımız var, bizi kimse durduramaz düşüncesiyle, her şeyin aşkla olamayacağı gerçeğini görmekten uzak duygu yoğunluğuyla kendi bildiğimi okuyordum…

    Ne zaman ki birgün o kızla buluşup birbirimize kavuştuk, bendeki o aşk,o duygu yoğunluğu bir anda yerini derin mantıklı düşüncelere bıraktı. Başladım kara kara düşünmeye;
    - Ben halen okuyorum, bu kızla okurken nasıl evleneceğim?
    - Ailem fakir, hangi parayla düğün yapacağım?
    - Bu kız Sünni, ilerde problem olmaz mı?
    Diye kafamda bir sürü sorularla boğuşurken bir anda kıza karşı aslında hiçbir şey hissetmediğimi fark ettim. Evet; o kara sevda, o destansı aşk, kafamda ulaşılmaz olarak gördüğüm istediğime kavuşup hasreti bittirdikten sonra sona ermişti…

    Peki bu neden böyle oluyor? Yani neden aşk sevgiliye kavuşunca bitiyor? Çünkü insanoğlu doyumsuzdur. Bir şeyi çok ister. O şeyi ele geçirince hefesi biter, bu sefer başka arayışlara girer…

    Evet sevgili gençler, bu durumda böyle bir aşk karmaşasında dikkat etmemiz gereken en önemli şey bir kere büyüklerimizin bizi yönlendirmek adına yapmış olduğu yorumlara dikkat etmemiz gerekir. Çünkü o anda bizim duygularımız bir sarhoşluk içinde olacağı için mantıklı kararlar alamayız. Bunun için de olaylara daha mantıklı yaklaşacak olan çevremizdeki, bizi seven insanların fikirlerini mutlaka dikkate almamızda fayda vardır…

    PİR KAPISINDA EVLİLİK;

    İnsanların normal hayatlarındaki yaşadıkları aşk, Pir kapısında mana olarak çok daha farklı bir anlam kazanır.

    “Aşk İlahi sırları keşfetmek için bir araçtır.” Mevlana
    “Her kes bir zaman, ******i aşk çemberinden geçer.” Mevlana
    “Siz şehvetin adını aşk koymuşsunuz; Eğer öyle olsaydı, eşek, insanların şahı sayılırdı.” Mevlana

    Evet, Pirimiz Mevlana’nın da belirttiği gibi gerçek aşk hak aşkıdır. Diğer insanların kapıldığı aşk ise, şehvetten kaynaklanan bir heves sonucu oluşan duygu, istek ve arzulardır…

    Normal hayatta değişik duygularla flört eden gençlerin, Pir kapısında böyle bir şansları olamaz. Çünkü Hak kapısında edep erkan çok önemlidir. Böyle bir durumda gençler en fazla birbirlerini tanıma yoluna giderler, birbirleriyle konuşurlar. Ancak kesinlikle Pir’in onayı olmadan duyguların yeşermesine müsaade yoktur. Ancak Pir’in onayı alındıktan sonra duygusal bir bağ oluşturulabilir…

    Özellikle Pir kapısına hizmet eden gençlerin aslında hiç böyle bir yola girmeden, evlenecekleri kısmetlerini, Pir’in elinden beklemesi ve de Pir tarafından kendilerine gösterilen kısmetlerini, itiraz etmeden kararı tamamen Pirine bırakarak kabul etmeleri yapılabilecek en güzel davranıştır…

    Pir ışığında aydınlanmış bir gencin, O kapıya inanmayan bir insanla evlilik yoluna gitmesi, ister Alevi ister sünni olsun kabul edilebilir bir şey değildir. Pir’in bu tür evliliklere onay vermesi beklenemez. Pir yalnızca uyarır. Ancak yinede evlenecek insanları kendi hür iradelerine bırakır. Kimseyi zorla alacağı kararlardan alıkoymaz. Sonuçta herkes ektiğini biçeceği için, herkes kendi hazırlayacağı geleceğinde çıkacak olan karmaşalara yine kendisi katlanacaktır. Pir yalnızca gelecek ile ilgili olarak onları uyarır. Bu uyarılara rağmen kendi bildiğini okuyanlar sonuçlarına da katlanacaklardır.

    Eğer ki Pir kapısına inanmayan bir insanla evleniyorsa bir kişi, evlilikten sonra Pir kapısından kopmayı da göze almalıdır. Çünkü Pir kapısını kabullenmeyen, evleneceği kişinin onun inancına ilerde saygı gösterip göstermeyeceği garantisini Pirden başkası veremez. İlk flört döneminde insanlar birbirlerine pembe tablolar çizebilirler, birbirlerinin inançlarına, duygu ve düşüncelerine saygı göstereceklerini söyleyebilirler, ancak bir zaman sonra geçici aşk dediğimiz heves ve arzular sona erdiğinden verilen sözlerin ne kadar hatırlanacağını , tutulup tutulmayacağını yine Pirden başkası bilemez.

    Dolayısıyla Pir kapısına gidip gelen gençlerin kendi geçici duygu, arzu ve hevesleri ile yol arasında bir seçim yapabilecek ortamların doğabileceği bir sürece girmemeye, dikkat ve özen göstermeleri kendi gelecekleri açısından çok önemli ve yararlı olur. Geçici bir heves uğruna yolu terk etmek çok büyük bir ahmaklık ve akılsızlık olur.

    Onun için diyeceğim son söz şudur ki; girişeceğimiz her türlü işlerde özellikle de hayırlı işlerde Pir’in onayını ve görüşünü almamızda kendimiz için büyük faydalar vardır. Kesinlikle pirden onay aldıktan sonra işimizi gömeli, işe giriştikten sonra Pirden onay almak biraz yaydan fırlamış oku geri çevirmeye benzer…

    Binlerce tuzak yemleri vardır, hayat yolunda,
    Ve biz heves içinde zavallı kuşlar gibiyiz.
    Binlerce tuzak olsa her adım başı, yolda,
    Sen bizimle olduktan sonra kaygı yoktur, yolda.” Mevlana
    Gerçekten çok anlamlı bir yazı,bir genç olarak yazını her kelimesine katılarak okudum.

    Belkide sizin cocukluk zamanında karşılaştıgınız o bir anlık heves aşklara çevremizdeki çoğu insan tutulmuştur.örn: çoğu tanıdığım kişi internetten birilerini bulup daha birkez olsa bile yüzünü görmediği yada gözünün içine birkez olsun bakmadığı ailesini,düşünce tarzını,yaşam kurallarını,inançlarını ve herşeyden önce kalbinin duygularının düşüncelerinin samimiyetini bilmeden yola çıkıyorlar.Ve eninde sonunda aşk sandıkları o duygunun farkına varıp yolun sonunda tek başlarına kalıyorlar.

    Veya:

    Anlamsız heveslere kapılıp daha cocuk yaşta aşk sandıkları duygunun peşinden koşu ailelerini inançlarını hiçe sayıp akıl almaz bir deliliğe koşuyorlar.Evden kaçıyorlar,hayatlarının düzenini altüst edip inançlarını kendi hayatları gibi gözden çıkarıyorlar.Ama aradan akıllarını başlarına getiren zaman geçtiği zaman herşeyin farkına varıyorlar.

    Ben bir genç olarak birşeylerin mantık çerçevesi içinde yürütülmesinin taraftarıyım.

    Ananın yolunu bilmeyen biriyle bir birliktelik olduğu taktirde hayat bizi inancımızla sınar bence.Allah gönül aşkı için hak aşkından kimseyi vazgeçirmemeli.Her zaman hak aşkının manevi değerini bilmeli ve bunu tam kavramalıyız.

    Pir kapısından evlenmek her gencin hayalini kurduğu bişeydir.Ben kendi adıma konuşuyum orda pirimin kıymış lduğu bir çok nikaha şahit olduğum için söyliyorum çok paha biçilmezinmde ötesinde bir güzellik.Bence hak aşkının bir hediyesi pirimin elinden evlenmek.Pirimin desturunu alıp bişeylere başlamakla zaten doğru yolda olduğumuzu görürüz demekki doğru karalar vermişi sonu varki pirimde bunun olduğunu görüp destur verip birbirine uygun görüyor.Ama ben çok kişiyide pirimden estur almaya gidip daha sonra ananın uygun olmadığını söylemesiyle ilişkilerine devam eden bunları evliliğe kadar götürüp daha sonra yine ananın sözüne gelen insanlarıda duydum.

    Sonuç olarak pirimden hayatını paylaşacağın insan için destur almak ve bunu onun ağzndan duymak çok güzel bir duygu olsa gerek ve pirim bunu isteyen herkese yaşatır inşallah.Genöler olarak bizlerin geçici heveslere gönlümüzü kaptırmadan o yola laik olmamız lazım ki pirimde bunun hediyesini bize kendi dualarıyla nasiipleriyle versin.

    Kısacası böyle bir yolumuz varsa ve birşeylerin doğru olmasını istiyorsak
    yar aşkından çok hak aşığı olacağız.
    Benden evvel ben oldum
    Beni bende ben buldum
    Sahralara indim durdum
    Bana Ali dediler

    Merdan idim dirildim
    Her bedene verildim
    Kırk Kapı dört makamda
    Öldüm öldüm dirildim.

    Mürşit Zöhre Ana..

  8. #8
    Forumla Bütünleşmiş güzide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Uzay
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.892
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    25

    Standart

    hayatımda pirimden izin almadan hicbirşey yapmadım evliliktede asla yapmam o kapidan destur alınarak yapılan herşey güzel olur evliliklerde alllahım herkezi o kapıya layık insanlarla karsılastırsın
    Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
    Atatürk

  9. #9
    Forum Tiryakisi Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu Yer
    İzmir
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.341
    Ettiği Teşekkür
    18
    6 mesaja 6 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    45

    Standart

    Tüm sevgilerin kaynağı "Hak " sevgisidir.

    Gerçek olan tek aş "Hak aşkı"dır.

    Hakkı sevmeyen hiç bir şeyi sevemez.

    Hakka aşık olmayan "aşk"ı bilemez.

    Pir sevgisi ve pir aşkı tüm sevgileri besler, büyütür.

    Pir aşkını bilmeyen kendini aşık olmuş saymasın.

    Onun sevgisi dünyadaki tek ve gerçek sevgidir.

    Bu sevgiye sahip olan; herkesi, her şeyi sever.

    Görkemle çağlayan nehir,

    Müthiş akan şelale,

    Rahmetiyle ıslatan yağmur,

    Deryada yaşayan balık,

    Gökte parlayan yıldız,

    Seherde öten bülbül

    Bu sevgiyi anlatır.

    Dinlersen duyarsın,

    Bakarsan görürsün,

    Zöhre Ana'yı bilenlere selam olsun.
    Konu Dogan tarafından (04-05-2009 Saat 15:28 ) değiştirilmiştir.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  10. #10
    Üyemiz Hatayli Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    28-03-2008
    Bulunduğu Yer
    Almanya
    Yaş
    57
    Mesajlar
    444
    Ettiği Teşekkür
    1
    3 mesaja 3 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    16

    Standart

    Alıntı Dogan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tüm sevgilerin kaynağı "Hak " sevgisidir.

    Gerçek olan tek aş "Hak aşkı"dır.

    Hakkı sevmeyen hiç bir şeyi sevemez.

    Hakka aşık olmayan "aşk"ı bilemez.

    Pir sevgisi ve pir aşkı tüm sevgileri besler, büyütür.

    Pir aşkını bilmeyen kendini aşık olmuş saymasın.

    Onun sevgisi dünyadaki tek ve gerçek sevgidir.

    Bu sevgiye sahip olan; herkesi, her şeyi sever.

    Görkemle çağlayan nehir,

    Müthiş akan şelale,

    Rahmetiyle ıslatan yağmur,

    Deryada yaşayan balık,

    Gökte parlayan yıldız,

    Seherde öten bülbül

    Bu sevgiyi anlatır.

    Dinlersen duyarsın,

    Bakarsan görürsün,

    Zöhre Ana'yı bilenlere selam olsun.


    Sevgili Doğan yazın yüreğinin resmidir.
    Allah o yürekten Zöhre Ana mın Aşkını
    eksik eylemesin...

    Erken doğdum şafaktan
    Ufuk meydanında çıkan
    Yeşil Köşk Şah Aşkından
    Koy Muhammed Alisin sen.

    . C.G.Nefesler. sayfa...

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tuvalet kapısında Atatürk posteri!
    SerkanDgn - forum Atatürk Haberleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-11-2012, 04:26
  2. CHP'li vekiller cezaevi kapısında.
    *Başak* - forum Siyaset
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-02-2010, 15:56
  3. 10 PKK'lı Meclis kapısında
    SerkanDgn - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-01-2010, 19:58
  4. Şeriat kapısında Allahın Aslanı Hz. Ali
    SerkanDgn - forum Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15-01-2010, 20:27
  5. Kara çarşaf üniversite kapısında!
    PELİN - forum Güncel Olaylar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19-03-2008, 21:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.