Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: 15 Mart 2016 Muharrem Orucu (Ehlibeyt'in Yası Matemi)

  1. #1
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    8.953
    Ettiği Teşekkür
    91
    130 mesaja 169 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Thumbs up 15 Mart 2016 Muharrem Orucu (Ehlibeyt'in Yası Matemi)

    Muharrem ayı veya Muharrem Orucu diye ifade edilen hakikâtte Hz.İmam Üseyin’in Yas-ı Matemidir. Hz.Üseyin’ in davası, Hz.Üseyin daha dünyaya gelmeden önce dedesi Hz.Muhammet Mustafa tarafından Hz.Ali’nin doğumunda Gülbenk duası ile bildirildi. Hz.Üseyin’in varlığı, makamı çok yücedir. Onun için yas-ı matemi de çok önemlidir.

    Dedesi koynunda uyur Üseyin
    Hak yoluna kestim yavrum bebeğim
    Yasını tutmayana kulum mu derim
    Huzuruma gelir mahrum ederim.

    Nefes: Hz.Muhammed Mustafa
    Bildiren : Mürşit Zöhre Ana



    Hz.Üseyin, Hak divanının sahibi ve Allah yolunun şehididir. Onun Muhammed Ali yoluna can cömertliği yapması Hakkın emridir. Hz.Üseyin, Yezid’e biat etmeyerek, dedesi Muhammed Mustafa’nın Hakikat Kur’an’ını bu kafirlere vermemiş ve en sonunda bu uğurda mübarek başını vermiştir. Hz.Üseyin şehit edildikten sonra öncelikle Ehlibeyt ve tüm sevenleri karalar bağlamıştır.

    Yüzyıllardır, O’nun için yası matem tutulur , göz yaşı dökülür, ağıtlar, mersiyeler yakılır, söylenir.

    Gelen her evliya nefesine Hz.Üseyin ile başlar, O’nun aşkını, çilesini, sitemini dile getirerek yaşatır. Zöhre Ana’nın 34 yıldır verdiği mücadele Ehlibeyt, Hz. Hasan ve Hz. Üseyin’in mücadelesidir.


    İmam Üseyin’in davası, Emevi tarihinin sayfalarında yazıldığı gibi, Ehlibeytin verdiği bir “iktidar”kavgası değildi haşa. Öyle olması da düşünülemezdi !.. Çünkü Ehlibeyt, Allah yolu’nun sahibiydi. Allah yolunun sahibi olan Ehlibeyt’in dünya saltanatı, kürkü, koltuğu peşinde olması da imkansızdı. Hz.Üseyin’in mübarek kanı üzerine saltanatlarını kuranlar, Hz.Üseyin’i tarihte bitirmek isteyenler asla bunu başaramadılar ve O’nu gönüllerden, dillerden silemediler ve Dünya durdukça da silemeyecekler…

    Hz.Muhammed ve Hz.Ali’nin soyu Ehlibeyt’ini asıp kesenler bu mübarekler gayba girdikten (dünyasını değişmek ) sonra karşılarında doğruyu haykıracak ve karşı duracak kimse kalmadığından “İslam” adı altında zulüm devleti kurdular ve medreseler açarak , bugün yaşanan “İslam’ın” temellerini attılar. Peygamberimizin gaybından en az 200 yıl sonra ortaya çıkan sözüm ona din alimleri aradan geçen seneleri unutup peygamberin yanındaymış gibi “Hadis” , “Sünnet” adı altında Emevi, Abbasi geleneklerini, âdetlerini peygamber sözü , davranışı diye insanlara baskıyla, şiddetle kabul ettirdiler.
    ***
    Suriye dağlarını kaplamış duman
    Yetiş atam Ali halimiz yaman
    Yetmiş iki yerimden bıçağı vuran
    Kerbela diyarında kanımı koyan

    Üseyin’in babasına Ali dediler
    Muhammed meydanda Veli gördüler
    Ilgıt ılgıt bedenlerim ezdiler
    Gömlekler elinde sokak gezdiler

    Hz.Üseyin’ini şehit ettikten sonra o mübareğin kanlı gömleğini sokak sokak gezdirip o dönemdeki topluma korku verdiler. Küfe kafirleri, Ehlibeyti satan alçaklar ;

    Eğer,
    “Hz.Ali’nin gücü olsaydı hem kendinin hem de oğullarının başına bunlar gelmezdi.”
    “Hüseyin ile Yezid’in mücadelesi siyasi bir kavgadır.”
    “Keşke Hüseyin, Yezid’e biat etseydi de şehit edilmeseydi.”
    “Yezid, Hüseyin’in öldürülmesini asla istemiyordu.”
    diyerek , Ehlibeyti bırakıp lanet mavya soyunun tarafında yer aldılar ve günahkar oldular.

    Kendi saltanatlarını devam ettirmek , insanları egemenlikleri altında tutabilmek için işte bu alçakça yalanlara ve “sapık” düşüncelere başvurdular ve halâ bunların uzantıları bu yalanları söylemeye devam ediyor.

    Türbenin üstünü nakşeylemişler
    Seni dört köşeye baş eylemişler
    Yezidin bağrını taş eylemişler
    Gel dinim imanım İmam Hüseyin

    Pir Sultan Abdal
    ***
    Yezidin ordusu, ellerinde siyah şeriat bayrakları, kafaları gözlerine kadar siyahlar içinde tanınmamak için yüzlerini gizlediler. İnsanlardan yüzlerini gizlediler fakat Hakkın huzurunda yüzleri kara olmaktan kurtulamadı. Önlerine gelen herkesi kılıçtan geçirip, Ali diyen dilleri kökünden kestiler, evleri yaktılar, Ehlibeyt’in kadınlarını çıplak olarak develere bindirip Şam’a gönderdiler, sevenlerini ise zincirleyip sürgüne… Yine, kiliselerden bozma yeni yapılara cami adını verip bu Emevi camilerinde Hz.Ali’ye ve soyuna küfrü ritüel, zorunluluk haline getirdiler.
    ***
    Kerbela, Allah ve insanlık davasının güdüldüğü yerin adıdır.

    Kerbela, salt bir şehir adı değil , Ehlibeyt kanının döküldüğü, Peygamber soyuna kılıç çekildiği , bir matem yeridir.

    Kerbela bundan dolayı ; acıyla, kederle, gözyaşıyla ve Şahların Şahı olan, Allah şehidi Hz. İmam Üseyin ile sonsuza kadar anılacaktır.

    Kerbela toprağının yüzü gülmez, insanlarının da yüzü gülmeyecektir çünkü dünya çıkarları için evliyayı, Hz.Üseyin’i “sattılar” , Hz.Üseyin’i küfe kafirlerinin eline verdiler !.. İmam Üseyin’in şehit edilmesi; Kerbela’dan günümüze kadar Mümin ile münkiri ayıran en belirgin olay oldu. Şah Üseyin’den yana olanlar mümin, Yezid’ten yana olanlar ve bu vahşete sessiz kalanlar ise münkir idi. Yüzyıllar önce Peygamber soyunu hunharca katledenlerin bugün ki uzantıları; Hz.Üseyin için bir damla gözyaşını çok görüp, onu katleden cehennem köpeklerinin isimlerinin başına Hazreti , sonuna da R.a (Radiyallahu anh:Allah ondan razı olsun ) gibi kavramlar kullanıyorlar. Ey Muhammed Mustafa’dan şefaat bekleyenler ! Allah , Ehlibeyt’e her dönemde düşmanlık yapan ve Ehlibeyt’i kastedenlerden razı olur mu ?..

    Hz.Üseyin; kainat şehididir, iki cihanın serveridir, Ulu divanın sahibidir, dünya durdukça , ay güneş gökte var oldukça Şah Üseyin var olacaktır. Hz.Üseyin bitmez, tükenmez, O , dünyanın güneşidir. Dünya dolar boşalır, Hz.Üseyin yeniden gelir…

    Hz.Üseyin; şehit edildiği günden bu güne ; her gelen evliyanın dilinde , kalbinde , aşkında, ateşinde, inancında ve ibadetinde olduğu için zamanımıza kadar geldi ve sevgisi, saygısı, matemi yaşatıldı. Ne yazık ki, Hz.Üseyin’in gerçek varlığı tarihte anlatılmadı , gerçekte neden şehit olduğu bildirilmedi , toplumdan saklandı !

    Hz.Üseyin’in şehit edilmesinden sonra toplum Alevi- Sünni diye ikiye bölündü ve mezhep ayrımları gündeme geldi. Çıkarcı insanlar yanında, mezhep ayrımları gitgide çoğalmaya başladı ve bugüne kadar devamede geldi. Oysa ki din, dil,ırk ayrımı ayrımı gözetmeden, beraberce bütün güzellikleri tüm insanlarla paylaşarak yaşamalıyız.
    ***
    Allah şehidi İmam Üseyin için dünya’da yas-ı matem tutan tek inanç, ibadet,sevgi ve insanlık yolu Hak Muhammed Ali yoludur.
    Bu yol ; Eline, diline, beline hakim olmayı düstur edinen, yetmiş iki millete bir nazarda bakan , adaletin, eşitliğin, doğruluğun, hoşgörünün, birlik ve beraberliğin bir simgesi olarak geçmişteki Evliyaların rehberliğinde , yüzyıllardır olduğu gibi bugün de yaşayan tek Ehlibeyt Evliyası Zöhre Anaile varlığını sürdürmektedir ve dünya durdukça da sürdürecektir.
    Tüm gelen ermişlerin, evliyaların kervanı Hz.Ali’nin kervanıdır. Bu kervanı kimse durduramaz !..

    Muharrem Yası Mateminde , Pirimiz Zöhre Ana'nın Ehlibeyt ocağında yapılan ibadetlere ait fotoğları görmek için [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Şemdinli'de bombalı saldırı
    • » Göbeklitepe’nin Dili Neceydi?
    • » İlginç ve komik buluşlar
    • » Ankara ve 5 ilde elektrik kesintisi
    • » Kulak/Burun/Boğaz ile ilgili Makaleler
    • » Altınok kardeşler, Galata Şenliği’nde
    • » Insan kaynakları yönetimi'nin değişen...
    • » Ardıç çok iyi bir ağrı kesici...
    • » Demirel ve Çiller'e DP kongresine davet
    • » Ali Karul

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » 29 Ekim 2013- Pir Zöhre Ana ile...
    • » Zöhre Ana'nın Desturu ile düzenlenen...
    • » 10 Kasım Anıtkabir Ziyaretimiz
    • » Zöhre Anam ve Çanakkale...
    • » Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
    • » Kütüphanemiz
    • » Kütüphanemizin son resimleri
    • » Zöhre Ana ve sevenlerinin Anıtkabir...
    • » Zöhre Ana ile Samsun Ziyareti
    • » 15 Mart 2016 Muharrem Orucu...
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  2. donanma44 üyemize teşekkür edenler:

  3. #2
    Forum Gönüllüsü Elif-K - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    13-07-2011
    Mesajlar
    5.247
    Ettiği Teşekkür
    52
    144 mesaja 167 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Bu mübarek gecede, sabahın sekizine kadar doyumsuz Ehlibeyt sohbetiyle bizlere nefes döken Pir Zöhre Ana'mıza ve yüce postuna aşk ile niyaz ederim..Hz. Üseyin'in çektiği çileleri , Ehlibeyte yapılan zulümleri bir nebze de olsa o gece canlandıran tüm canların da emekleri Hak katında kabul olsun..

    Hz.Üseyin şefahatinden mahrum bırakmasın, yolundan ayırmasın..
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  4. #3
    Söz Ola Beri Gele donanma44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu Yer
    Şırnak
    Mesajlar
    8.953
    Ettiği Teşekkür
    91
    130 mesaja 169 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Pirimiz Zöhre Ana'nın yüreğimize bir tohum gibi ektiği, yeşerttiği ve büyüttüğü Hz.Üseyin ve Ehlibeyt sevgisi ile hayatımızın bir anlam kazandığını düşünmekteyim.

    Her yıl sadece 18 gün değil; yılın her ayı her günü yeri geldiğinde her saatinde özümüzde Ehlibeyt'in varlığını hissediyoruz. Sadece dilimizde değil, ruhumuzda kalbimizde sevgileri her daim yaşıyor.

    Dünyanın en şanslı insanları arasında olduğumuzu düşünüyorum. Her inanışa, her görüşe, her bakışa saygı duyuyorum elbette ancak Hak yolu bir yoldur. O yol da Ehlibeytin vazgeçilmez ,sarsılmaz yoludur.

    Rehberimiz Muhammed Mustafa, Mürşidimiz Şahımerdan Ali'dir. Bugün, ahir zamanda bu yüce canların postuna oturan Pir Zöhre Ana'dır. Haktan aldığını hakka veren, Muhammed Ali yolunu yeniden ilk yaşandığı inanç ve ibadetleriyle yaşatmaktadır. Her şehirde her mahallede bir Alevi derneği, kurumu görebilirsiniz ama biliriz ki o mekanlardan Şahımerdan Ali'nin bizatihi sesini duyamazsınız. Oysa ki Pir Zöhre Ana, binbir dondan baş gösteren Hz.Ali'nin son gelen bedeni,sıfatı ve bir yaşamıdır. Pir Sultan Abdal'ın dediği gibi " Bilmeyenler bilsin beni Ben Ali'yim Ali benim" Sadece Pir Sultan Abdal değil gelmiş geçmiş , Hak sırrına eren tüm evliyalar aynı şeyi söylemektedir.

    Hz.Muhammed Mustafa, Eba Müslüm ve şehitler serdarı, Kerbela'nın gülü Hz.Üseyin için tutulan yası matem niyetlerimizi Hak Muhammed Ya Ali kabul etsin.

    Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası Pirimiz Zöhre Ana'ya ; 34 yıldır her türlü baskılara,iftiralara,karalamalara karşın dimdik ayakta durup bizleri Muhammed Ali,Ehlibeyt,Mustafa Kemal Atartürk ve İnsanlık ülküsü ile yetiştirdiği için sonsuz şükranlarımı sunar, yüce postuna aşk ile niyaz ederim.

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] - [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  5. donanma44 üyemize teşekkür edenler:

  6. #4
    Forum Gönüllüsü adgan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    24-02-2008
    Yaş
    44
    Mesajlar
    2.495
    Ettiği Teşekkür
    28
    43 mesaja 47 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    35

    Standart

    Gerçek İbadetlerin, inançların, insanlığın kaybolduğu bir dönemde açtığı Hak kapısı ile inancı, ibadeti, insanlığı tüm gerçekliğiyle doğruluğuyla gösterip öğreten, Hakkın sesi, nefesi ilmi, ışığı Pir Zöhre Anamıza niyazlarımız olsun...

    Açtığı Ehlibeyt okulu ile bizlerin nefis terbiyesini yapıp eline beline diline sahip olma konusunda nefsimizi ıslah etmemiz için rehberliğini ve ışığını eksik etmeyen, insanların birlik ve beraberliği için çalışan Pir Zöhre Anamızdan Allah razı olsun. Allah başımızdan eksik etmesin...

    Unutulmuş ve çarpıtılmış ibadetleri tekrardan bizlere gösterip öğreten, insanlara şefaat kapısını sebepleyen Pir Zöhre Anamız tüm Ehlibeyt sevdalılarının ibadetlerini kabul etsin...
    Mustafa dediler benim adıma
    Bir sıfatı Ali bindi atıma
    Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
    Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

    (PİR ZÖHRE ANA)

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, [email protected] mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.