alevilik,alevi forum,Alevi forumu,alevi,aleviler,alevilik tarihi


Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
Toplam 24 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree39Likes

Alevi nedir?Alevilik nedir? Alevilik Tarihi ve Batından Zahire Yolumuz

Zöhre Ana Kategorisinde ve Röportajlar, Basında Zöhre Ana Forumunda Bulunan Alevi nedir?Alevilik nedir? Alevilik Tarihi ve Batından Zahire Yolumuz Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçeriği Kısaca ->> Bildiren Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana "Yolumuz, Muhammet Ali yoludur. Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali, bu yolu nefesleriyle, ibadetleriyle insanlığa miras olarak bırakmışlardır. Gösterdikleri yolun kurallarını yerine getiren ve Kırklar Dergâhındaki ibadetlerini bu şekilde yapan, bütün derviş, ermiş kişiler vasıtasıyla da insanlık adına Muhammed Ali’nin gösterdiği güzellikleri bizlere aktaran ...

  1. #1
    Уσℓυ๓ѕυηЧа Ąℓ¡ Mahir B. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    2.845
    Tecrübe Puanı
    37

    Thumbs up Alevi nedir?Alevilik nedir? Alevilik Tarihi ve Batından Zahire Yolumuz

    Bildiren Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana

    "Yolumuz, Muhammet Ali yoludur.

    Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali, bu yolu nefesleriyle, ibadetleriyle insanlığa miras olarak bırakmışlardır. Gösterdikleri yolun kurallarını yerine getiren ve Kırklar Dergâhındaki ibadetlerini bu şekilde yapan, bütün derviş, ermiş kişiler vasıtasıyla da insanlık adına Muhammed Ali’nin gösterdiği güzellikleri bizlere aktaran ve mezhep olarak Alevilik mezhebini getiren, İmam Cafer adıyla bilinen evliyadır. (Toplumda bilinen ismi İmam Caferi Sadık’tır.)

    Muhammed-Ali mezhebi olarak bilinen Alevilik, ayrı bir mezhep olarak görülemez. Görülemeyeceği gibi de kimsenin, yolumuzu başka mezheplerle karşılaştırarak , kişisel sorunlarıyla dışlamaya, çamur atmaya hakkı yoktur. Yani bu yolu mezhep olarak görmek istemeyen bir takım insanlar, İslamiyet Dışı ve Müslümanlık adı altında yargılayarak kirletemez.

    Alevilik mezhep olarak ilk defa Mavya katliamıyla tahriklere ve bölüntülere uğradı. 1500 yıl önce başlamış olan bu tahrikler halen devam etmektedir.

    Ehlibeyt yolunu benimsetmemek için Muhammed – Ali evlatlarına, insanlığa yakışmayan akıl almaz eziyet ve zulümler yaparak Kerbela’yı tahriklere uğrattılar.

    Muhammed-Ali Oniki İmam canlarını bitirmek isteyen münafık ve fesatlar, Allah yoluna düşman olanlar, birçok iftira atarak; çıkar ve amaçlarına ulaşmak için o dönemde yaşayan insanları da parçalara böldüler, inançlarını zedeleyerek toplumda mezhep ayrılığına sebep oldular. İslamiyeti din göstererek Müslümanlık adı altında yapmadıkları çirkeflik kalmadı.

    Muhammed – Ali yolu, Allah’ın, bizlere ışık tutması için, Muhammed’i rehber, Ali’yi mürşit kapısı olarak bildirmesidir. İnsanlığın yolu, ilimdir. İlmin kapısı, Hacı Bektaşi Velimizin dediği gibi; “Allah ışığı”dır. Bu ışığın sahibi de, bin bir dondan baş gösteren, insanlık sancağını çeken, bir ismiyle Hazreti Ali, bir ismiyle de Şahımerdan tanınan Allah’ın aslanıdır. Yolumuzun adı Müslümanlık değil insanlığa giden yoldur. Çünkü Allah birdir, Muhammed-Ali yolunda ikilik yoktur birlik vardır. Bizim sevgimiz, aşkımız, pirimiz, ışığımız, mürşit kapımız Hazreti Ali’dir. Ve Hak sancağını çeken bu canlardır.

    Bir insan nasıl doğduysa öyle olmalıdır. Sadece, büyük günahlarıyla Hakkın huzuruna vardığı zaman, mezhebinden değil kendi işlediği günahından sorulur.

    Bunu da ancak Allah’tan başka hiç kimse yargılayamaz. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan bizim gözümüz ve özümüzde insanların hepsi birdir. Sadece inançları farklı farklıdır. Bu durum içinde de Alevilik ne İslam dışı ne de bir felsefe olarak görülmelidir. Bilhassa Müslümanlıkla değil de iman ve Kuran aşkıyla ibadet ederek bağlanıp o yola yürüyebilmek için bir kul olarak layık olunabilinirse ne mutlu. Alevilik de bu kapsamda Muhammed – Ali yoludur. Bu yolu kimse kendine yakıştırarak kullanamaz. Çünkü Allah Muhammed Ali, Oniki İmam, Ehlibeyt inancıyla; Kırklar adıyla, mürşitlik yapan, Allah’ın ulu nazar ettiği canlardır. En büyük Allah mirası bunlara lütfedilmiştir.
    Muhammed’e Kuran, Hazreti Ali’ye Zülfikar gönderilmiştir.

    Aynı sözümüz olarak, kıskançlık yaparak, dünya saltanatına erişmek isteyenler, zalim zulümlük altında işkenceler yapıp, acılar çektirerek Muhammed – Ali soyunu ve onlara biat eden insanları, katliamlar sonucunda bitirmek ve yok etmek istemişlerdir ve tarihe de ne için yapıldığını bildirmemek için hiçbir şeyi açıklamadan, İslam ve Müslümanlığı ortaya sürerek amaçlarına ulaşmak için çabalamışlardır . Sonra da bu insanlar arasında bin bir türlü felaketler ortaya çıkarılarak mezhepler kullanılmıştır. İmam Cafer mezhebi Muhammed – Ali ışığı altında bu günlere kadar gelmiştir. Bu mezhep ismine ise, asırlardan beri İslam tarihinde yer vermemişlerdir. Ve her şehit düşen evliyanın, Muhammed torunlarının, Hazreti Ali’nin şehitlik tarihlerini değiştirmişlerd ir. Bunlardan sonra gelen ve Hak tarafından yetişip yetiştirilen keramet sahiplerine (Hak âşıklarına ve maşuklarına) eziyetler yaparak, aynı acıları çektirerek gerçekleri yansıtmamış ve onları susturmaya çalışmışlardır.

    Fakat bu Gerçekler, isimleri dillerde, mucizetleri, kerametleri ve nefesleriyle her zaman bilindiler.

    Her birini kesip, asıp, yüzüp şehit ederek veya sürgüne yollayarak varlıklarını yok etmeye çalıştılar.
    Onların ışığını hiç bir zaman kimse söndüremez, sadece göç eden bedenleridir. Asla ruh ölmez, don (beden) değişir. Don değişenler, evliyalık mertebesinde insanlık adına ışık tutan yol gösteren, kerametleri ve ibadetleriyle öncülük yaparak gelen evliyalardır. Allah’ın insanlığa gönderdiği lütuflardır. Gerçekler, memleketin dört bir yanından yetişerek gelirler ve gayba gittikten sonra da, bunların soyundan gelenler ocakzade olarak bilinirler..."

    Hak şarabı içmiş olan evliyalar, ille de bir ocaktan gelmezler. Bir ocaktan da ikinci bir evliya gelmez. Ermişe yaş sorulmaz, baş sorulur. Erkek, kadın diye bir ayrım yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Çünkü veren, ilahi gücü büyük, Allah’tan okuyandır. Allah, evliyanın dilindedir. Onun ilim deryası, imanı, kuranı, Allah’tandır. Allah ilmi, evliyanın derya ummanıdır, Hak nefesini dilinden dökmesidir Hak’tan gelen Hak’tır ve derya ummandır.

    Türbe başı beklemekle, namazla, abdestle, oruçla, şekilciliklerle ve zahirdeki okumayla, kendi kendine şiir yazmakla, rüya gibi hayal âleminde yaşamakla, dedelik-babalık, şeyhlik – şıhlık yapmakla, tarikatlarda derviş olmaya çalışmakla, hiçbir inançla ve ibadetle kişi evliyalık mertebesine ulaşamaz. Evliyalarda şekilcilik aranmaz. Evliyanın ışığı, kerametleri ve gösterdiği mucizeleri Allah tarafından bildirilir ve gösterilir. Evliyadan, “inandım veya inanmıyorum” diyerek mucize bekleyen kişiler, geçmişte de aynı hataları yapanların durumuna düşerler. Öyle insanlar var ki ermiş canları bırakın, Allah’ı bile inkâr ediyorlar. Her insan kendinden sorumludur. Kimse kimsenin inancına karışamaz ama doğrulara da çamur atamaz.

    Ve geçmiş tarihlerde de olduğu gibi, her gelen ermiş kişiye karalamalar yapılmış, susturulmaya çalışılmıştır. Kimi insan, Allah’ın varlığını yok bilir, kimi insanlar da Allah için güzellikler yapar. Hakka ve halka yakışan hizmeti veren ve inancıyla, vicdanıyla insanlığa yürüyen bu insanlara da saygı duyulmalıdır.

    Muhammed – Ali yolunda evliyaları hiç bir kimse kendi şahsına kullanıp sahiplenemez. İnanan insan, Allah aşkıyla, onların yüzü-suyu hürmetine, himmetlerini isteyerek o yola yürümelidir. Muhammed-Ali, “Bize hakikatleri inkâr eden değil, yolumuza yürüyen lazım” demiştir.

    “Batın yolu” dedikleri söz, Allah’ın gözle görülmeyen, sırlarına erilemeyen yoludur. Evliyalar da bu deryadan Hak şarabı içenlerdir. Onların Abu Kevser Irmağı gibi coşarak akmalarıdır.

    “Hak şarabı”nın manası ise, Allah’tan gelen ilim deryasından, elif sözlerini okuyarak dökmesidir. Bunun bir ismi de Kevser Şarabı denilen Allah’ın nefesleridir. Bu şarap, dem niyetine kullanılan şarap değildir. Bazı yörelerde, bazı insanların, Muhammed-Ali ibadetlerinde (Cemevlerinde) dolu, bade, dem adı altında verdikleri alkol, Allah demi olarak kabul edilemez. Alkol, sadece insanların kendi özel hayatlarındaki alışkanlıklarıd ır. Bu alışkanlıkların ı Hacı Bektaş Veli adıyla, inanç yollarına layık ederek kullanamazlar. Bu kesinlikle Hak demi değildir. Dem Allah’ın evliyaya verdiği nefesidir. Bu nefesleri de çoğu kişiler Duvazı İmam, beyit ve şiir olarak bilirler. Allah’ın bin bir isminden biri de Elif’tir ve bu sözleridir.

    Allah’la bütünleşmiş olan ermişlerin nefesleri bitmek tükenmek bilmez, bunların kitabı kalbi, dili kalemidir ve can gözleri açıktır, dört kapı kırk makam olarak bilinen ibadetleri, Kırklar ismini zikrederek coşup, Kırklar semahında, Allah semasına yükselerek, derya ummana dalıp, semah tutmalarıdır.

    “Semah”, evliyanın Hak aşkıyla coşup, kolunu kanadını çırparak uğunmasıdır ve Kırklar katında en büyük ibadetten biridir. Çünkü Hak semasıdır. Bu kutsal ibadet, bir takım insanlar tarafından layık olmayan yerlerde, (mesela, eğlence yerlerinde, gösteri amaçlı, halk oyunlarına benzetilerek) uygulanmamalıdı r. Semah, Muhammed – Ali yoluna yakışan bir ibadettir. Bu yola gönül veren insanların ibadet için toplandıkları yere de Cemevi denir.

    “Ermiş makamına serilen post”; o gerçeğin makamının yüceliğini, ışığını, gittiği yolların büyüklüğünü temsil ettiği için mucize ve kerametleriyle Muhammet Ali makamının her zaman keramet sahiplerince sahiplenilmesid ir. Can gözü açılan ermişlerin önünde Allah Muhammet Ali, Onikiİmam, Ehlibeyt adına verilen bir saygıdır ve Allah için secdeye inilmesidir. Bu post niyazları ise gelmiş geçmiş keramet sahiplerinin makamlarının yüceliğinin kabul edilmesidir ve hak bilerek ona verilen bir saygıdır. Yer ve ayak öpme olarak değerlendirilem ez. Bu güzelliği hak eden bir canın eli de öpülür. Muhammet Ali’den, Hacı Bektaş Veli’den bu günlere kadar gelen her ermişin evliyanın da makamı, saltanat koltuğu değil, Allah’ın verdiği bir post mekânıdır. Bu post makamlarının gerçek sahipleri de ermişlerdir.

    Batıl ise, hocalık, hacılık, şıhlık, şeyhlik, müritlik, el alıp-el vermeler, tekke ve türbe adı altında yürütülen bir yoldur. Ayrıca da muska, büyü, fal, medyumluk, üfürükçülük gibi boş işler de bunlarla alakalıdır. Bunların hiçbir zaman gerçek keramet gösteren ermişlerin yolunda yeri olamaz, hiçbir zaman da bunları savunanlar Hakikatten ilim alıp veremezler. Sadece inandıkları kişilerin kendi yazdıkları gibi kulaktan dolma aktarımlarla bugüne kadar gelinmiştir.

    Abdest ve namaz belli bir inanca ait değildir. Kimse kendisine mal edemez. Sadece Muhammed – Ali, Hak divanına durarak insanların doğru yola yürümeleri ve bütün kötülüklerden kendilerini uzak tutabilmeleri için, Hacı Bektaş-i Veli’nin dediği gibi, “İnsanların eline, diline, beline sahip çıkarak”, Hakkın buyruğundan dışarı çıkmadan, yaşadığı müddetçe Allah’a söz vererek, divanında ibadetini yerine getirmesidir. Abdest ve namaz, Muhammed – Ali’nin, onlara gönül veren ve onların yolundan gitmek isteyen insanlara bıraktığı bir ışıktır, ibadettir. Gerçek ibadetlerden de insanlığa zarar gelmez.

    Hakikat yolundan gitmeyenlerin sonu karanlıktır.

    Her dönemde ve her toplumda olduğu gibi, bugünlerde de, gerçekleri ve gerçek yolları, yürümeden, kabullenemeden, gerçek yüzleri tanımadan, gerçeklerden alıntı yaparak, kendi birtakım önyargılarıyla, “çamur atalım, izi kalsın” gibi art niyetli yaklaşımlarla gerçekleri gördüğü halde, her zaman doğruları çarpıtarak, aktarmışlardır.

    Gerçekler, yalnızca gerçeklerden öğrenilir.

    Gerçekleri yalnızca gerçekler bildirir. O gerçekler de can gözü açık olan erenler, evliyalar, ermişlerdir.

    Zöhre Ana olarak, insanlık adına her zaman güzellik, birlik beraberlikten yanayım. Hurafeye, ibadetin, dini inançların istismar edilmesine karşıyım. Allah’ın bana verdiği bir ışıktır. Sahtekârlık, yalancılık gibi amaçlarım asla olmamıştır, olamaz da… İnsanlığa ait olan her yolda insanlara el uzatıp onların yanında oldum ve olmaya devam edeceğim. Ben, hiçbir zaman din, dil, ırk ayrımı yapmadım ve yapanların da daima karşısındayım. Dedelik ya da aileden, toplumdan, herhangi bir kişiden herhangi bir din eğitimi almadım, bu yolda kimseyi tanımadım, herhangi bir dede soyundan gelmiyorum.

    Rüya gibi hayal âleminde gezen insanlar gibi de gelmedim. İnsanlar beni farklı bakış açılarıyla değerlendirebil ir. Bana önyargıyla yaklaşan insanlara ben önyargıyla yaklaşmam. Onlar hangi gözle görürse görsün ben önyargılı gözlerin gördüğü ve anlattıkları gibi değilim. Her zaman toplumun birlik ve beraberliğinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin, Türk Ordusunun, Laikliğin ve ona sahip çıkan insanların yanındayım. Devletimizin, milletimizin bütünlüğünü bozmaya ve onu parçalamaya çalışan insanların daima karşısındayım.

    Ne mutlu ki bana Mustafa Kemal’e gönül vermişim…

    Ne mutlu Mustafa Kemal’e gönül verenlere…


    Bütün dünya bilir Türk Ordusunu
    Egemenlik kurdum yurt ulusunu
    Dillerde söylenir Allah doğrusu
    Cihana getirdim barışı sulhu

    Gökyüzünde uçar turna katarı
    Türkiye unutma güzel Atanı
    Memleket kurtaran bunca vatanı
    Her gelen gerçeğe çamur atanı

    Zöhre Ana, Allah’ın verdiği bitmez tükenmez bir derya ummandır, bilgilenmek ve aydınlanmak isteyen insanlara kapısı her zaman açıktır.

    Zöhre Ana’nın deryasından bir damla nefesi:

    İnsan isen yola gel
    Bülbül isen güle gel
    İkilik yoktur bizde
    Kâfir isen dine gel

    Şüphe etme gel imana bizlere
    Batın haberini verem sizlere
    Gün biter bir anda vurun dizlere
    Dinle can kulakla bildirir Zöhre

    Üçler beşler dükkânından alanım
    Allah’ın yoluna pazar kuranım
    Zöhre Ana donunda gelin olanım
    Kevser Elifinden ilim alanım

    Bezirgânsız kervan gitmez.
    Alisiz derviş ötmez.
    Gerçeksiz de ocak tütmez…

    Arı her çiçekten yapıyor balı
    O yeşil güneşte gördüm kırmızı alı
    Bu dünya fanidir boş göçer Salı
    Fatıma Zöhre Ana, sıfatı garı…

    Pir Zöhre Ana

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Pırıme gelmeden oncesı ve sonrası
    • » atom karıncalıgı bırakmak istiyorum
    • » 1 Mayıs faciası...
    • » Atatürk’ün evladı Türk gençliğiydi
    • » 'Başbakan konuşurken +13 yazılsın'
    • » Astronot heykeli yok oldu
    • » Harika bir öneri: Domuz gribi aşısı...
    • » Ege sallandı
    • » Obama'ya sürpriz akraba iddiası
    • » Yemen'de çatışmalar sürüyor: 14 ölü

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Aleviliğin Yaşayan Tek Piri Zöhre Ana...
    • » "Atatürk İçin Yas Orucu ve Etli Pilav"...
    • » Frmtr.com'de "Atatürk için yas orucu...
    • » Zöhre Ana Kimdir ?
    • » Chp'nin Umudu Zöhre Ana| Türkiye Gerçeği
    • » "Zöhre Ana, an Alevi prophetess" (Zöhre...
    • » Aleviliğin yaşayan tek Pir'i,Zöhre Ana...
    • » Zöhre Ana'nın Flash TV'de Erkal Zenger...
    • » Zöhre Ana'nın Deyimi
    • » Aleviliğin Yaşayan Tek Piri, Pir Zöhre...
    "Benim Testim Kerbela Suyudur..."

    Zöhre Ana


  2. #2
    Genel Sorumlu T U N Ç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06-12-2007
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    41
    İleti
    5.175
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    Alıntı ŞahımMerdan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bildiren Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana

    "Yolumuz, Muhammet Ali yoludur.

    Nokta...

  3. #3
    Forum Gönüllüsü Arslan Ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05-04-2008
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    İleti
    983
    Tecrübe Puanı
    15

    Standart

    Bu Forumun özeti budur işte. Bunu Piri tanıyan tanımayan herkezin okuması gerek.Sağdan soldan duyma alevilik tanımları,ibade t şekilleri,cem vs.. bir çok konuda gerçekleri sunulmuş...
    Pirin yolu Hak yoludur...
    Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. (Pirim Zöhre Ana)
    Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
    Bitmeyen yas

  4. #4
    Kıdemli Üyemiz canan 58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05-06-2009
    Yaş
    39
    İleti
    571
    Tecrübe Puanı
    9

    Standart

    yuregine emegine saglik... DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEM YOLUMDAN.... ne mutluu bizlere YA ISTIKLAL YA ÖLÜM...slm olsun pirime MUSTAFA KEMAL ATATURK,

  5. #5
    Forum Gönüllüsü HÜSEYIN150 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29-01-2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Yaş
    44
    İleti
    2.130
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart

    Pir Zöhre Ana ile Muhammet Ali yolunda yürüyen canlara selam olsun...
    Atatürk dediler adıma benim
    İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
    Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
    Latince yazısını dilden dökerim

    Çanakkale içinde aynalı çarşı
    Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
    Üseyin kafası mızrakta başı
    Deniz kenarında Mehdi duacı

    BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA

  6. #6
    Forumun Kıpkıdemlisi GAMZE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08-01-2008
    Bulunduğu yer
    İsTaNbUl
    Yaş
    25
    İleti
    7.071
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    Zöhre Ana olarak, insanlık adına her zaman güzellik, birlik beraberlikten yanayım. Hurafeye, ibadetin, dini inançların istismar edilmesine karşıyım. Allah’ın bana verdiği bir ışıktır. Sahtekârlık, yalancılık gibi amaçlarım asla olmamıştır, olamaz da… İnsanlığa ait olan her yolda insanlara el uzatıp onların yanında oldum ve olmaya devam edeceğim. Ben, hiçbir zaman din, dil, ırk ayrımı yapmadım ve yapanların da daima karşısındayım. Dedelik ya da aileden, toplumdan, herhangi bir kişiden herhangi bir din eğitimi almadım, bu yolda kimseyi tanımadım, herhangi bir dede soyundan gelmiyorum.

    Rüya gibi hayal âleminde gezen insanlar gibi de gelmedim. İnsanlar beni farklı bakış açılarıyla değerlendirebil ir. Bana önyargıyla yaklaşan insanlara ben önyargıyla yaklaşmam. Onlar hangi gözle görürse görsün ben önyargılı gözlerin gördüğü ve anlattıkları gibi değilim. Her zaman toplumun birlik ve beraberliğinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin, Türk Ordusunun, Laikliğin ve ona sahip çıkan insanların yanındayım. Devletimizin, milletimizin bütünlüğünü bozmaya ve onu parçalamaya çalışan insanların daima karşısındayım.

    Ne mutlu ki bana Mustafa Kemal’e gönül vermişim…

    Pirimin bu sözleri kendine atanlara,kabull enmek istemiyip görmezden gelenlere ve gören gözlerle bakan körlere bence çok iyi bir cevap olsun.Zöhre Anayı orda burda aramasınlar artık.Pir kendi ağzıyla gerçeklerin sultanı olduğunu anlatıyor.Ona üfürükçü,falcı mühamelesi yapanların cinci, hacı hoca gibi laf söyliyenlerin söylediklerinde n utanması gereken bir yazı olmuş.Pirimin söylediği gibi onlar hangi bakış açısından bakarlarsa baksınlar,ne yakıştırmak isterlerse istesinler Zöhre Ananın gerçek sıfatını değiştiremezler .Değiştiremiyce klerde.(Pirime niyazlarımla)

    Ne mutluki doğrularınıza,ı şığınıza yolunuza size gönül vermişiz...
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...],[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...],[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

  7. #7
    . . .Ete kemiğe büründüm . . . Yunus diye göründüm . . . Dogan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20-02-2008
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Yaş
    51
    İleti
    3.347
    Tecrübe Puanı
    41

    Standart

    Aleviliğe farklı tanımlar, farklı anlamlar yükleyenler, Aleviliği siyasi menfaatlerine göre bükmek isteyenler ve Alevilik hakkında bilgi sahibi olmayanlar bu eksikliklerini Zöhre Ana'nın verileriyle kapatırlar umarım.
    Zöhre Ana, Aleviliğin serçeşmesidir.
    Zöhre Ana, Muhammed- Ali'nin dilidir.
    Bu verilere göre Aleviliğin temel kaynakları ve esasları gayet açıktır:

    1- Bu yol, Muhammed- Ali Yolu'dur. Hz. Muhammed ve Hz. Ali birbirinden ayrı tutulamaz.
    "Muhammed – Ali yolu, Allah’ın, bizlere ışık tutması için, Muhammed’i rehber, Ali’yi mürşit kapısı olarak bildirmesidir."

    2-Muhammed- Ali tarafından İnsanlığa miras bırakılan Alevilik yolunu Kırklar
    Dergahı ibadetleriyle süren Pir İmam Cafer'dir. Alevilik yolu olan Caferilik dışındaki mezhepler sonradan ortaya çıkan yanlış inanışlardır.

    3- Aleviliği İslam veya Müslümanlık adı altında kategorize etmeye kimsenin hakkı yoktur. Aleviliğin ibadetleri Kırklar Dergahı'ından miras kalmıştır.
    Bu mirası Allah'ın gönderdiği ermiş ve dervişleri sürdürmüştür.

    4- Alevilik; aydınlık, çağdaş ve insana değer veren bir yoldur.
    Hacı, hoca, molla, şeyh, şıh yolu değildir. Büyü, muska, fal, medyumculuk ve üfürükçülük hurafedir. Bu yolla insanların istismar edilmesine karşıdır.

    5- Mezhep ayrılığı ilk kez Mavya zamanında, Ehlibeyt'e zulüm edilerek ortaya atılmıştır. Birliğin yolu Alevilik olup, ayrımcılığın kaynağı Muaviye siyasetidir.

    6- Alevilik; Muhammed- Ali, Oniki İmam ve Ehlibeyt yoludur. Bu yolun adı Müslümanlık değil "Allah'a Giden Yol'dur.

    7- Şahımerdan Ali, İnsanlık sancağı'nı çeken ve binbir donda baş gösteren Allah'ın Aslanı'dır. Muhammed Rehber, Ali Mürşit'tir. Muhammed'e Kuran, Ali'ye Zülfikar inmiştir.
    "Bizim sevgimiz, aşkımız, pirimiz, ışığımız, mürşit kapımız Hazreti Ali’dir."

    8- Alevilik inancında dil- din- ırk ayrımcılığı yoktur. Hak katında herkes kendi günahından sorulur. Allah düşmanları, kıskançlık, fesatlık ve dünya saltanatı için Ehlibeyt'e zulüm yaparak bu yolu yok etmeye çalışmışlardır.

    9- "Gerçek ölmez don (beden) değişir."
    Asılan, kesilen, sürgün edilen Evliyalar; beden değiştirerek Anadolu'nun dört bir tarafından Allah'ın insanlara gönderdiği ışık olarak gelmiş, kerametleri ve ibadetleriyle bu yolu yaşatmışlardır.

    10- Evliyalar her dönemde gelen Allah'ın lütuflarıdır.
    Bu dönemde de Zöhre Ana olarak gelmiştir.
    "Ermişe yaş sorulmaz, baş sorulur. Erkek, kadın diye bir ayrım yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Çünkü veren, ilahi gücü büyük, Allah’tan okuyandır. Allah, evliyanın dilindedir. Onun ilim deryası, imanı, kuranı, Allah’tandır. Allah ilmi, evliyanın derya ummanıdır, Hak nefesini dilinden dökmesidir Hak’tan gelen Hak’tır ve derya ummandır.

    11-Alevilikte ibadet yeri cemevidir.
    “Semah”, evliyanın Hak aşkıyla coşup, kolunu kanadını çırparak uğunmasıdır ve Kırklar katında en büyük ibadetten biridir. Çünkü Hak semasıdır. Bu kutsal ibadet, bir takım insanlar tarafından layık olmayan yerlerde, (mesela, eğlence yerlerinde, gösteri amaçlı, halk oyunlarına benzetilerek) uygulanmamalıdı r. Semah, Muhammed – Ali yoluna yakışan bir ibadettir. Bu yola gönül veren insanların ibadet için toplandıkları yere de Cemevi denir."

    12- Alevilikte namaz vardır.
    "Abdest ve namaz, Muhammed – Ali’nin, onlara gönül veren ve onların yolundan gitmek isteyen insanlara bıraktığı bir ışıktır, ibadettir. Gerçek ibadetlerden de insanlığa zarar gelmez."

    13- "Batın" ve "Batıl"
    “Batın yolu” dedikleri söz, Allah’ın gözle görülmeyen, sırlarına erilemeyen yoludur. Evliyalar da bu deryadan Hak şarabı içenlerdir. Onların Abu Kevser Irmağı gibi coşarak akmalarıdır. "

    "Batıl ise, hocalık, hacılık, şıhlık, şeyhlik, müritlik, el alıp-el vermeler, tekke ve türbe adı altında yürütülen bir yoldur. Ayrıca da muska, büyü, fal, medyumluk, üfürükçülük gibi boş işler de bunlarla alakalıdır. Bunların hiçbir zaman gerçek keramet gösteren ermişlerin yolunda yeri olamaz, hiçbir zaman da bunları savunanlar Hakikatten ilim alıp veremezler."

    14- Alevilik Atatürkçüdür.
    Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde n yana taraftır.
    İnancın siyasete alet edilmesine karşıdır. .
    "Her zaman toplumun birlik ve beraberliğinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin, Türk Ordusunun, Laikliğin ve ona sahip çıkan insanların yanındayım. Devletimizin, milletimizin bütünlüğünü bozmaya ve onu parçalamaya çalışan insanların daima karşısındayım."

    "Ne mutlu ki bana Mustafa Kemal’e gönül vermişim…

    Ne mutlu Mustafa Kemal’e gönül verenlere…" Zöhre Ana

    Bundan böyle Aleviliğin alfabesi, sözlüğü, kitabı, yorumu buradadır.
    Zöhre Ana'nın anlatımı dışındaki tanımlar sadece laftır.

    Gerçekler" konuşunca, "inkarın" kalesi yıkılır.

    "İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

    "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

    "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


    Söz bir, söyleyen bir.

  8. #8
    Forumu Seven VAHiT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-03-2008
    Bulunduğu yer
    Almanya
    Yaş
    41
    İleti
    1.430
    Tecrübe Puanı
    22

    Standart

    Muhammed Ali nin eli degilmi
    Hak bilip tuttugum el bana yeter
    Bu yolun sahibi Ali degilmi
    Ali nin kurdugu yol bana yeter........
    (Pir sultan Abdal)
    Bu yolun yolda$I olmamizi saglayan Pirimiz Zöhre Anamiza niyaz ediyorum....... ..
    YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
    SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


    "ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
    Bir sıfatı Allah olan
    Bir sıfatı Ali inan
    Bir donu var Şahımerdan
    Duyanlara Helal Olsun

  9. #9
    Ali PirimdirYolu Bizimdir zümre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09-02-2008
    Bulunduğu yer
    αηкαяα
    İleti
    4.243
    Tecrübe Puanı
    39

    Standart

    anama inanmayıp çamur at izi kalsın diyip ön yargıyla yaklaşanlar at gözlüklerini çıkarıp okusunlar...
    Bir ismi Ali’dir bir ismi Veli
    Onlar nurdan dogdu nurudur nebi
    Eveli ahiri yaratan Ali
    Simdi de geziyo Zöhre Ana dili
    Pir Zöhre Ana

  10. #10
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    02-12-2010
    İleti
    3
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Bu yaşayan tek pir, on sekiz bin alemi anlatsın ; haber etsin de dinleyelim bari!


LinkBacks (?)

  1. 24-07-2014, 21:42
  2. 11-03-2014, 23:24
  3. 06-03-2014, 11:17
  4. 14-12-2013, 23:17
  5. 14-12-2013, 12:37
  6. 06-12-2013, 14:16
  7. 08-11-2013, 03:23
  8. 03-11-2013, 23:49
  9. 25-10-2013, 00:15
  10. 24-10-2013, 21:44
  11. 09-10-2013, 21:58

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 5
    Son İleti: 03-12-2008, 20:56
  2. Cevaplar: 1
    Son İleti: 03-12-2008, 07:00
  3. Aleviliğin Arapça Yazılı Kaynakları...
    By T U N Ç in forum Tartışmalar
    Cevaplar: 0
    Son İleti: 07-08-2008, 22:18
  4. Cevaplar: 23
    Son İleti: 01-08-2008, 08:05

Tags for this Thread

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.