alevilik,alevi forum,Alevi forumu,alevi,aleviler,alevilik tarihi


Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Zaman Gazetesinde ''Muharrem Ayı'' köşe yazısı

İnsan ve Toplum

Kategorisinde ve Güncel Olaylar Forumunda Bulunan Zaman Gazetesinde ''Muharrem Ayı'' köşe yazısı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçeriği Kısaca ->> Muharrem ayı, aşure tatlısı ve orucu üzerine... İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı, 1434. hicri yılımızın birinci ayı olmaya layık görülecek kadar özel ve güzel bir aydır. Tarih boyunca peygamberlerle ilgili tüm kutsal kurtuluş mucizeleri bu ayda gerçekleşmiş, bu sebeple de tüm dinlerde de kutsal ay olarak saygı görmüştür Muharrem ayı. Nitekim ...

  1. #1
    Forum Gönüllüsü sultann - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12-07-2011
    İleti
    937
    Tecrübe Puanı
    8

    Standart Zaman Gazetesinde ''Muharrem Ayı'' köşe yazısı

    Muharrem ayı, aşure tatlısı ve orucu üzerine...

    İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı, 1434. hicri yılımızın birinci ayı olmaya layık görülecek kadar özel ve güzel bir aydır.

    Tarih boyunca peygamberlerle ilgili tüm kutsal kurtuluş mucizeleri bu ayda gerçekleşmiş, bu sebeple de tüm dinlerde de kutsal ay olarak saygı görmüştür Muharrem ayı.

    Nitekim Hz. Adem’in tövbesinin kabulü, Hz. İbrahim’in Nemrud’un ateşinden kurtulması, Hz.Yakub’un gözleri açılıp oğlu Yusuf’a kavuşması, Hz. Eyyub’un hastalığından şifa bulması, Hz. Musa’nın Kızıldeniz’den geçerek Firavun’un zulmünden kurtulması.. gibi nice kutsal kurtuluş mucizeleri hep bu ayda ve özellikle de Aşure Günü’nde yaşanmıştır..

    Aşurenin başlangıcı da, Hz. Nuh’un gemisinin tufan sularından kurtularak Cudi Dağı’nda karaya oturmasıyla gerçekleşmiştir . Kurtuluşun şükrü olsun için geminin ambarında kalan tahılları karaya çıkarıp özel bir tatlı yapan gemi sakinleri, böylece günümüze kadar gelen Aşure tatlısının da ilk örneğini vermişlerdir.

    Bu tarihi olayı her yıl Muharrem’de bir daha hatırlamak niyetiyle benzeri tatlılar yapanlar, eş dost, konu komşu ile paylaşarak yeniden bir kaynaşma ve hediyeleşme vesilesi meydana getirmekteler. Böylece tarihte yaşanmış Tufan Hadisesi ve karaya çıkarak kurtuluş nimetinin şükrü, bir daha zihinlerde canlandırılarak şükretme mesajı da verilmektedir. Dini bir mecburiyeti olmadığı halde Aşure tatlısı bu sosyal faydasından dolayı asırlar boyu toplumların sıcak ilgisine mazhar olmuştur.

    ***

    -Aşure orucuna gelince: Efendimiz (sas) Hazretleri Medine’yi teşriflerinde Yahudilerin neden Aşure günleri oruç tuttuklarını sorması üzerine:

    - Allah Teala Aşure Günü’nde Hz. Musa ile İsrail oğullarını Firavun’un zulmünden kurtarmıştır. Onun için şükür orucu tutmaktayız, cevabını vermeleri üzerine Peygamberimiz, “Ben Musa’ya sizden daha yakınım.” buyurarak O’nun tuttuğu orucu tutmuştur. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca, insanları muhayyer bırakan Efendimiz, “İsteyen tutsun, istemeyen de tutmasın, bizim Ramazan orucumuz başladı..” buyurmuştur.

    Bu sebeple deniyor ki: Aşure Günü’nde oruç tutan sevap alır, tutmayan da günaha girmez. Ancak, Aşure Günü’nde tek oruç tutacak olanlar, önüne yahut da arkasına oruç ekleyerek tutsalar, öncekilerin tek orucunu taklit değil de, kendi nafile oruçlarını tatbik etmiş sayılarak daha sevaplısını yapmış olurlar, denmiştir.

    ***

    Muharrem ayı tarih boyunca mübarek ay olarak bilindiğinden dolayı bu ayda yapılan tüm ibadetler, edilen tüm iyilikler benzeri aylardan kat kat fazla sevaba vesile olacağı konusunda Peygamberimiz’i n müjdeli hadisleri de vardır. Bu sebeple Muharrem ayında dini hassasiyetlerde artmalar, ibadet ve iyiliklerde çoğalmalar söz konusu olur.

    Ne var ki, tarih boyunca mübarek bilinen bu Muharrem ayı, hep böyle kutsal kurtuluş mucizelerine sahne olmakla kalmamış, daha sonraları (H.61) Aşure Günü’nde can yakıp gönül sızlatan olaylara da maruz kalmıştır.

    Hazret-i Resulullah’ın aziz Ehl-i Beyti’nin yetmiş iki eşsiz mensubu da Aşure Günü’nde Kerbela’da şehit edilmiştir. Bu elim olay da mübarek Aşure Günü’nü, gönül yakıcı, vicdan sızlatıcı ıstırap günümüz haline dönüştürmüştür.

    Biz matem tutmayız ama bu can yakıp ciğer sızlatan olayın acısını da vicdanımızın derinliklerinde olanca acılığıyla hep hissederiz.. İslam büyükleri, tarihte sahabeler arasında yaşanmış Cemel, Sıffin ve Kerbela gibi elem ve ızdırap verici olayları enine boyuna yeniden gündeme taşıyıp da zihinlerde bir kargaşa meydana getirmeyi uygun bulmamışlar, zalimlerin cezaya gittiğini, mazlumların da şehitlik makamına uçtuğunu ifade ile adaletin yerini bulmuş olduğunu hatırlatmışlar, bize, mazlumlar için dua edip şefaat dilemekten başka bir şey kalmamıştır demişlerdir ..

    İlk müceddit Ömer bin Abdulaziz gibi büyük bir zat ise bu konuda hepimize ölçü olan sözünü şöyle söylemiştir:

    -Allah bizim elimizi o kanlı olaylardan temiz tuttu, biz de dilimizi temiz tutar, ileri geri konuşarak zihinleri karıştırmaktan uzak kalırız.

    Takdir, elbette düşünen insanlara aittir.

    Ahmet Şahin


    Hay senin din alimliğin yerin dibine batsın..Bir de utanmadan diyor ki ;yaşanan yaşanmış onlar şehitlikle mükafatlandırıl mış, bu acıyı uzatıp kargaşa yaratmanın anlamı yokmuşş...
    Senin evladının başını kessinler bakalım acı neymiş o zaman anlarsın..

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Kılıçdaroğlu'nu n Anıtkabir ziyareti ve...
    • » Dünyanın en ilginç tasarımları
    • » AKP’nin Alevi aldatmacası
    • » Migren
    • » Gerçek gibi tablolar
    • » Risk Almak Diye Buna Derler
    • » Kriz bankalara da sıçradı ...
    • » Mercedes-Benz SL-Maxx (Wheelsandmore)
    • » Mülkiye ve ‘Kentbilim’
    • » Arşimet

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Kürtçe Yayın Geliyor
    • » Samsun ve Tokat'tan 'Andımız...
    • » 'AKP il binası yıkılsın, altı kazılsın!'
    • » Bu dava türkiye'yi sarsar...
    • » Postiş saça daimi zarar verebilir
    • » Maden işçileri Ankara yolunda
    • » Toyota, Türkiye'deki 57 bin 301 aracı...
    • » Engin Çeber davası...
    • » Google CEO'su: İnsan Olun...
    • » İşte Ahmedinejad'ın eşi......
    ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

    Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

    MUSTAFA ŞEREF,
    KEMAL GURUR,
    ATATÜRK ONURDUR...

    Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
    Horasan köyünden geliyor pirim
    Kırklar binasında var oldu yerim
    Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
    Pir Zöhre Ana

  2. #2
    Yeni Üye elvan_b - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26-01-2011
    Yaş
    43
    İleti
    252
    Tecrübe Puanı
    5

    Standart

    muaviye ecdadı olduğu için, ecdadının yaptıklarını korumaya çalışmış.. bunlar her türlü herzeyi yerler, sonrasında kuran'ı, dini, imanı kendilerine kalkan yapıp birde üzerine hadisi şerif uydurduktan sonra, yaptıkları her haltı ilahlaştırırlar ...
    Mansur Baba boşuna dememiş;
    "Yezit oğlu oyuncudur oyuncu"...
    GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
    İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
    SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
    MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

    ( PİR ZÖHRE ANA )

  3. #3
    Forum Gönüllüsü Murat58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23-03-2008
    Yaş
    42
    İleti
    625
    Tecrübe Puanı
    12

    Standart

    Asırlar geçse de yezit yezitliğinden vazgeçmez! Ehli Beyte kastedmiş kafirler bir de din tüccarlığı yaparak insanlara cennet vaad ederler.


    GÖZÜM ÜZERİNİZDE !


    İktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


    Mustafa Kemal Atatürk
    20 Ekim 1927


Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, zohreana@zohreana.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.